Otomotiv
Yeni BMW iX3 ve MINI JCW , IAA Mobility 2025’te Tanıtılacak
BMW, MINI ve BMW Motorrad markalarının üreticisi BMW Group, 9 – 14 Eylül tarihleri arasında Münih’te düzenlenecek IAA Mobility fuarında elektrifikasyon, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi temalarını öne çıkartacak. Otomobil tutkunlarının merakla beklediği fuarda BMW, Neue Klasse’nin ilk seri üretim modeli olan Yeni BMW iX3’ü tanıtacak; MINI ise Deus Ex Machina iş birliğiyle geliştirdiği iki özel John Cooper Works konsept modelini sahneye çıkaracak. Sürdürülebilirlik, fuarın ana odağını oluştururken elektrikli güç üniteleri, ikincil materyal kullanımı ve verimlilik odaklı tasarımlar BMW Group’un çevre dostu mobilite vizyonunu vurgulayacak.
Yeni BMW iX3: Neue Klasse ile Geleceğin Tamamen Elektrikli SAV’ı
BMW’de yeni bir dönemin başlangıcı olan Neue Klasse’nin ilk temsilcisi Yeni BMW iX3, sürüş deneyimi, tasarım ve teknolojide tüm ürün yelpazesine ilham olacak tamamen elektrikli bir SAV (Sport Activity Vehicle) olarak yollara çıkıyor.
BMW Group Yönetim Kurulu Başkanı Oliver Zipse yaptığı değerlendirmede Neue Klasse’nin BMW Group’un geleceğe yönelik en büyük ve en iddialı projesi olduğunu belirterek; “Bu projeyle birlikte sadece yeni bir otomobil neslini değil, aynı zamanda tamamen yeni bir teknoloji platformunu hayata geçiriyoruz. Elektrifikasyon, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi alanlarında attığımız adımlar, sektörümüzde çıtayı yeniden belirleyecek. Yeni BMW iX3, bu vizyonun ilk somut örneği olarak yalnızca modern tasarımı ve etkileyici sürüş dinamikleriyle değil, aynı zamanda sürdürülebilir üretim anlayışıyla da fark yaratıyor. Müşterilerimize daha verimli, daha bağlantılı ve daha çevre dostu bir mobilite deneyimi sunarken, aynı zamanda BMW markasının köklü değerlerini geleceğe taşıyoruz. Neue Klasse ile BMW, bir çağın kapanıp yeni bir çağın başladığı noktada duruyor. Yeni BMW iX3’ün, bu yolculuğun başlangıç işareti ve bizi daha da ileriye taşıyacak güçlü bir dönüm noktası olduğuna inanıyoruz.” dedi.

- Neue Klasse ile Yeni BMW iX3: Geleceğe Açılan Kapı
Altıncı nesil BMW eDrive teknolojisiyle donatılan otomobil, 108,7 kWh’lik silindirik hücreli batarya sayesinde 805 kilometreye (WLTP) kadar menzil sunuyor. 400 kW ultra hızlı şarj kapasitesiyle 10 dakikada 372 kilometreye kadar menzil sağlanırken, çift yönlü şarj (V2L, V2H, V2G) özelliği aracı mobil bir güç bankasına dönüştürüyor. Yeni BMW iX3 50 xDrive versiyonu, 345 kW/469 hp güç ve 645 Nm tork ile 0-100 km/s hızlanmayı 4,9 saniyede tamamlıyor. Elektrikli motorlar (arkada EESM, önde ASM), enerji kayıplarını yüzde 40 azaltarak verimliliği artırıyor.
Aracın “dört süperbeyin” elektronik mimarisi, dört yüksek performanslı bilgisayar üzerinden 20 kat daha yüksek işlem gücü sunuyor. Bu yapı, zonal elektrik mimarisiyle kablo karmaşasını azaltarak yazılım tanımlı araç konseptini temel alıyor. Heart of Joy sistemi, sürüş dinamiklerini elektrikli mükemmelliğe taşırken, Soft Stop teknolojisi günlük frenlerin yüzde 98’ini rejeneratif enerjiyle gerçekleştirerek en yumuşak duruşu sağlıyor. Otonom sürüş için yeni Otoyol & Şehir Asistanı, Park Asistanı ve dünyada ilk kez sunulan simbiyotik frenler, konfor ve güvenliği artırıyor.
- Heart of Joy: Saf Sürüş Keyfi Yeni Bir Boyuta Taşınıyor
Neue Klasse’nin yenilikçi elektronik mimarisinde yer alan dört “süperbeyin”den biri olan Heart of Joy, aktarma organları ve sürüş dinamiklerini kusursuzca yöneten yüksek performanslı bir kontrol ünitesi olarak öne çıkıyor. Bu ileri teknoloji ünite; aktarma sistemi, frenler, enerji geri kazanımı ve direksiyon fonksiyonlarını koordine ederek, geleneksel kontrol birimlerinden on kat daha hızlı işlem kapasitesi sunuyor.
Heart of Joy’un üstün çekiş kabiliyeti ve BMW tarihindeki en yumuşak duruşu sağlayan eşsiz Soft Stop işlevi, aktarma organları, fren sistemi ve enerji geri kazanımının entegre yönetimiyle Yeni BMW iX3’ün verimliliğini zirveye taşıyor. Günlük sürüşte gerçekleştirilen frenleme manevralarının %98’i, sürtünmeli frenlere ihtiyaç duyulmadan yalnızca enerji geri kazanımıyla tamamlanıyor.
Bununla birlikte, Yeni BMW iX3; sürücü destek sistemleriyle entegre çalışan Symbiotic Drive özelliğiyle bambaşka bir sürüş deneyimi sunuyor. Sürücünün hızlanma, frenleme veya direksiyon hareketleri, yapay zekâ destekli yazılım sayesinde sezgisel ve akıcı bir şekilde entegre ediliyor.
Sonuç olarak, Saf Sürüş Keyfi’ni yeniden tanımlayan benzersiz ve unutulmaz bir deneyim ortaya çıkıyor.
- Tasarımda Sade, Zamansız ve Güçlü Bir Duruş
BMW’nin yeni tasarım dilini yollara taşıyan ilk model olan Yeni BMW iX3, güçlü yüzey geometrileri, dikey böbrek ızgaraları ve krom yerine ışıkla tanımlanan far imzası ile modern duruşunu vurguluyor. Aerodinamik optimizasyonla Cd (sürtünme katsayısı) 0,24’e inen Yeni BMW iX3’ün iç mekânında kokpit çizgileri kapı panellerine akarak bütünsel bir alan yaratırken; geniş cam yüzeyler ve panoramik tavan ekstra ferahlık sağlıyor.
- Dijitalleşmede Yeni Standart: BMW Panoramic iDrive
BMW Panoramic iDrive, dijital işlevler ile fiziksel kontroller arasındaki kusursuz uyumuyla, BMW’nin ikonik “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesini daha da ileriye taşıyor. Kabinde fiziksel düğmeler korunurken, çok sayıda fonksiyon dokunmatik ekran, sesli komutlar ve çok işlevli direksiyon üzerinden optimize edilerek maksimum verimlilik sunuyor.
Geliştirilmiş BMW Akıllı Kişisel Asistan (BMW Intelligent Personal Assistant), iki yeni ses seçeneği, BMW Panoramic Vision ile uyumlu yenilenmiş bir arayüz, proaktif sürücü önerileri ve kişiselleştirilebilir rutinlerle dikkat çekiyor. Gelecekte, daha doğal ve sezgisel sesli etkileşimler için “Large Language Model” (LLM) teknolojisi aşamalı olarak sisteme entegre edilecek.
BMW Panoramic iDrive, dört temel bileşenin eşsiz birleşimiyle öne çıkan bir görüntüleme ve kontrol deneyimi sunuyor. A sütunundan A sütununa uzanan BMW Panoramic Vision, temel sürüş bilgilerini sürücünün görüş alanına yansıtarak kişiselleştirilebilir içeriklerle tamamlanıyor. Üstte yer alan BMW 3D Head-Up Display, entegre navigasyon ve otonom sürüş verilerini mekânsal derinlik ile sunarken, serbest kesim tasarımlı Merkezi Ekran matris arka aydınlatma teknolojisiyle direksiyonun yanına ergonomik bir şekilde konumlandırılıyor. Sürücü tarafında dikey yerleşimli widget’lar, QuickSelect teknolojisiyle sık kullanılan işlevlere anında erişim sağlıyor. Yeni çok işlevli direksiyon ise kabartmalı yüzeyi, dokunsal geri bildirim sunan düğme panelleri ve zarif aydınlatma detaylarıyla sürücü ile otomobil arasında sezgisel bir bağ kuruyor.
BMW Panoramic iDrive’ın çekirdeğinde, yenilikçi BMW İşletim Sistemi X bulunuyor. Bu sistem, BMW ID ile geniş kişiselleştirme seçenekleri, akıllı sürücü destek sistemleri, çok yönlü dijital işlevler, My BMW App üzerinden kapsamlı bağlantı özellikleri ve BMW Remote Software Update ile sürekli güncellenen güçlü bir dijital altyapı sunuyor.
- Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik
Yeni BMW iX3, selefine kıyasla yaşam döngüsü boyunca yüzde 34 daha düşük CO₂ emisyonuyla çevresel etkiyi azaltıyor. Debrecen’deki fabrikada tamamen fosil yakıtsız enerjiyle üretilen otomobil, ikincil materyallerin yaklaşık üçte birini kullanıyor. Yüksek geri dönüşüm oranı, kolay sökülebilir tasarım ve malzeme seçimi (örneğin yüzde 100 geri dönüştürülmüş polyester iplikler, Econeer koltuklar) döngüsel ekonomi vizyonunu güçlendiriyor. Batarya hücrelerinde yüzde 50 ikincil nikel, kobalt ve lityum kullanılıyor; geri dönüşüm ortaklıkları SK ile kapalı döngü sağlanıyor. Aerodinamik ve verimlilik iyileştirmeleri sayesinde Yeni BMW iX3, Avrupa elektrik karışımıyla 21.500 km’de benzinli muadillerinden daha düşük emisyonlu hale geliyor. Bu özellikler, fuarın “Döngüsel” temasını doğrudan yansıtarak BMW Group’un tedarik zincirinden ürün sonuna kadar sürdürülebilirlik odaklı stratejisini somutlaştırıyor.

MINI JCW x Deus Ex Machina: İki Felsefe, İki Otomobil, Tek Tutku
MINI’nin Deus Ex Machina ile iş birliği, IAA Mobility 2025’in en dikkat çekici sürprizlerinden biri olacak. İki konsept John Cooper Works modeli, MINI’nin motorsporları mirasını ve kişiselleştirme kültürünü yeniden yorumlayarak dikkatleri üzerine çekecek.
Elektrikli “The Skeg” ve içten yanmalı “The Machina”, fuarın sürdürülebilirlik temasına katkı sağlarken; özellikle The Skeg’in elektrikli yapısı (190 kW/258 hp) ve ağırlığı yüzde 15 azaltan fiberglass panelleri, enerji verimliliğini artırarak çevresel etkiyi minimize ediyor. İçten yanmalı versiyon ise 170 kW/231 hp gücündeki motoruyla performans odaklı bir deneyim sunuyor. Her iki otomobil, büyük beyaz “X” çatı grafiğiyle iş birliğini simgeliyor ve motor sporları ile yaşam tarzı kültürünü birleştiriyor.
- Holger Hampf’tan MINI JCW x Deus Tasarım Felsefesi
MINI Tasarım Başkanı Holger Hampf, ilham kaynağını şöyle anlatıyor: “Bu olağanüstü iş birliğinde, MINI’nin motorsporları tarihini ve başarılarını hatırlatan iki otomobil sergiliyoruz. Her detay, zanaatkâr titizliğiyle ve ustalıkla işlendi. Bu sayede özgün tasarım dili ve grafik kullanımıyla birbirine bağlı benzersiz karakterler ortaya çıktı. Otomobiller ham ve el yapımı bir yaklaşımla ‘kusursuzluğun güzelliğini’ kutluyor; parlaklık yerine özgünlük ön planda. Görünür dikişler, çarpıcı anahtarlar ve geleneksel kollar kokpitin mekanik karakterini vurguluyor. Dış tasarımda sayılar, geometrik unsurlar ve parlak renkler, MINI’nin yarış tarihine saygı duruşu niteliğinde.”
- Elektrikli “The Skeg”: Sörf Kültürüyle Buluşma
Elektrikli “The Skeg”, sörf kültüründen esinlenerek minimal tasarlandı. Vivid sarı ve gümüş gövde, yarı şeffaf fiberglass paneller (yüzde 15 ağırlık azaltımı, sürdürülebilir verimlilik için) ve Flex Tip Surf Spoiler (dalga konturlarını taklit ederek hava akışını optimize eder) ile dikkat çekiyor. Gerilim kayışları, sörf tahtası taşıma ritüelini yansıtırken, aydınlatmalı sekizgen ön ızgara çerçevesi ve tavan spoyleri silueti keskinleştiriyor.
İç mekânda analog kontroller, neopren koltuk kaplamaları (su itici ve konforlu) ve sörf tahtası yapısına benzer ön panel, sadelik ve fonksiyonelliği birleştiriyor. Fiberglass tepsiler ise ıslak mayo depolama gibi pratik detaylarla sahil yaşam tarzını araca entegre ediyor.
- İçten Yanmalı “The Machina”: Saf Yarış Ruhu
İçten yanmalı “The Machina”, MINI’nin saf yarış ruhunu taşıyor. Kırmızı-beyaz-siyah renk paleti, geniş çamurluklar, Nürburgring Nordschleife esintili yarış difüzörü ve Can-Am tarzı spoyler, MINI JCW’nin yarış DNA’sını yansıtıyor.
İç mekânda 5 noktalı emniyet kemerleri, ham alüminyum zemin plakaları (hafif ve dayanıklı) ve mumlu kumaş ön panel, ağırlık tasarrufu sağlayarak performansı artırıyor. Her iki modelde de görünür dikişler ve geleneksel kollar mekanik karakteri vurgularken; dış grafikler (sayılar ve geometrik şekiller) ve takla kafesi MINI’nin yarışçı geçmişine saygı duruşu niteliğinde.
- Sürdürülebilirlik ve Malzeme Kullanımı
The Skeg’in fiberglass panelleri ve The Machina’nın alüminyum bileşenleri, ağırlık tasarrufu ve verimlilik sağlayarak sürdürülebilirliği destekliyor. Bu malzeme seçimleri, fuarın döngüsel ekonomi temasını yansıtarak kaynak tasarrufuna katkıda bulunuyor. Ayrıca, The Skeg’in elektrikli yapısı emisyonları sıfıra indirerek çevresel etkiyi minimize ediyor.
- MINI X DEUS Yaşam Tarzı Koleksiyonu
MINI x DEUS yaşam tarzı koleksiyonu, Münih’te bulunan MINI Pavillon’da ve seçili satış noktalarında tanıtılacak. Koleksiyon, yüksek kaliteli materyaller ve hikâye anlatımıyla motor sporları kültürünü modern giyimle buluşturuyor.
Otomotiv
Hyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor
Hyundai, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Model bazında farklılaşan geniş ürün yelpazesinde araç üstü çadırdan elektrikli araçlara özel şarj çözümlerine, otomatik bagaj açma sisteminden yan basamaklara kadar pek çok seçenek yer alıyor.
Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 40’a varan indirim avantajıyla Hyundai Yetkili Servisleri’nde sunuluyor.
Hyundai, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve farklı yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak geliştirdiği orijinal aksesuarlarla otomobil deneyimini daha konforlu ve işlevsel hale getiriyor. Kalite, güvenlik ve tasarım standartlarını karşılamak üzere kapsamlı testlerden geçirilen Hyundai Orijinal Aksesuarları, araçlarla uyumlu yapıları sayesinde hem günlük kullanıma hem de farklı yolculuklara değer katıyor.

Hyundai, modellerin tasarımına ve kullanım özelliklerine göre farklılaşan 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Konfor, işlevsellik, seyahat ve elektrikli mobilite gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren bu geniş ürün yelpazesinde öne çıkan aksesuarlardan bazıları şöyle:
- Araç üstü çadır: Kamp, doğa ve seyahat tutkunları için geliştirilen araç üstü çadır; kolay açılıp kapanabilen yapısı, dört mevsim kullanılabilmesi ve dört yetişkine kadar konaklama kapasitesiyle açık hava deneyimini daha konforlu hale getiriyor. Teleskopik merdiveni, yatağı, ayakkabılık gözleri ve güneşlik çubuklarıyla pratik bir kullanım sunarken anahtarla kilitlenebilen yapısıyla güvenli saklama imkânı sağlıyor.
- Şarj kablosu: Elektrikli araçların 22 kW’a kadar hızlı ve verimli şekilde şarj edilmesini destekleyen kablo, kullanım sonrasında yeniden spiral formuna dönen tasarımı sayesinde kolayca toplanıp saklanabiliyor. Suya ve toza dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sunan ürün, sert kapaklı koruma çantasıyla birlikte geliyor.

- Mobil konnektör: Şarj noktalarının müsait olmadığı durumlarda elektrikli araç kullanıcılarına pratik bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı sayesinde araçta kolayca taşınabilen mobil konnektör, şarj sürecini takip eden ve aşırı ısınmaya karşı koruma sağlayan entegre kontrol sistemiyle güvenli kullanımı destekliyor.

- Otomatik bagaj açma sistemi: Bagajın kolayca açılıp kapatılmasını sağlayarak özellikle ellerin dolu olduğu anlarda günlük kullanımı daha konforlu ve pratik hale getiriyor.
- Yan basamak: Araca iniş ve binişi kolaylaştırırken Hyundai modellerine özel tasarımı ve model logosuyla aracın sportif görünümünü tamamlıyor.
Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli yüzde 40’a varan indirim fırsatıyla kullanıcılarla buluşuyor. Kampanyaya ve araçlarla uyumlu aksesuar seçeneklerine ilişkin ayrıntılı bilgi Hyundai Yetkili Servisleri’nden alınabiliyor.
Otomotiv
Nissan Qashqai’den Tarihi Rekor
Nissan Qashqai’den Tarihi Rekor:
Avrupa’da 4 Milyon, Türkiye’de Yaklaşık Çeyrek Milyon Satışa Ulaştı
- Nissan Qashqai, 2006’daki lansmanından bu yana Avrupa’da dört milyon satış rakamını aştı.
- Qashqai, farklı ülkelerde kazandığı 20 Yılın Otomobili ödülü dahil olmak üzere 110’dan fazla uluslararası ödüle layık görüldü.
- Türkiye’deki çeyrek milyona yakın Qashqai sahibinin de araçlarındaki gizli kalmış özellikleri keşfetmesini sağlayacak bir video serisi Qashqai’nin teknolojilerinden en iyi şekilde yararlanılması amacıyla YouTube’da yayınlandı.
Nissan Qashqai, Avrupa’da dört milyon ve Türkiye’de yaklaşık 250 bin adetlik satışa ulaşarak kıtanın en başarılı SUV’larından biri olma konumunu pekiştirdi. 2006’daki tanıtımından bu yana Qashqai; pratik tasarımı, günlük kullanım kolaylığı ve özellikle Avrupalı müşteriler için geliştirilen teknolojileriyle Nissan’ın en büyük başarı hikâyelerinden biri haline geldi.
Üç nesil boyunca Qashqai, değişen müşteri beklentilerini karşılamak üzere gelişti; SUV segmentinin ön saflarında kalmasına yardımcı olan öncü e-POWER hibrit teknolojisi de dahil olmak üzere pek çok yeniliği bünyesine kattı. Qashqai, farklı ülkelerde kazandığı 20 Yılın Otomobili ödülü dahil 110’dan fazla uluslararası ödülle, sürdürdüğü başarıyı ve güvenilirliğini bir kez daha kanıtladı.
Nissan Qashqai Neden Avrupa’nın En Çok Satan SUV’larından Biri Haline Geldi?
Yaklaşık yirmi yıl önce özgün bir crossover olarak tanıtılan Nissan Qashqai, bir SUV’un yüksek sürüş pozisyonu ve çok yönlülüğünü, bir binek aracın pratikliği ve verimliliğiyle bir araya getirerek kendi segmentini yarattı.
Qashqai, tarihi boyunca güvenlik, bağlantı, elektrifikasyon ve konfor gibi alanlarda müşteri beklentilerini karşılamaya devam ederek bölgedeki tüketicilerin gözdesi bir SUV olmayı sürdürdü.
Nissan Qashqai’de Hangi Teknolojiler Sunuluyor?
Günümüz Nissan Qashqai’si, günlük sürüşü daha kolay, daha güvenli ve daha konforlu hale getirmek üzere tasarlanmış gelişmiş teknolojiler sunuyor.
Öne çıkan teknolojiler:
- e-POWER: Nissan’ın hibrit güç aktarma sistemi, harici şarj gerektirmeden elektrikli bir sürüş deneyimi sunuyor. Tek depoyla 1.250 km’nin (WLTP) üzerinde menzile ulaşırken 100 km’de 4,4 litre yakıt tüketiyor.
- ProPILOT sürücü destek teknolojileri, otoyol ve günlük sürüşte sürücü yükünü azaltıyor.
- Kullanım kolaylığını ve pratikliği artırmak üzere tasarlanmış sezgisel dijital teknolojiler.
Avrupa’da Tasarlanan, Geliştirilen ve Üretilen Bir Araç
Avrupa’daki her Nissan Qashqai, Nissan’ın Avrupa genelindeki ekipleri arasındaki iş birliğinin bir sonucu.
Araç:
- Londra‘daki Nissan Design Europe’da tasarlanıyor.
- Cranfield ve Barselona‘daki Nissan Technical Centre Europe’da geliştiriliyor.
- Nissan’ın Sunderland Fabrikası‘nda üretiliyor.
Geliştirme süreci boyunca Nissan’ın Customer Oriented Engineering (Müşteri Odaklı Mühendislik) ekibi, müşteri klinikleri, medya değerlendirmeleri ve araç sahiplerinden gelen geri bildirimleri kullanarak müşterinin sesini temsil ediyor ve her yeni Qashqai neslinin şekillenmesine katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, müşterilerin modelden beklediği çok yönlülüğü, kaliteyi ve sürüş güvenini korumaya yardımcı oluyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Nissan Qashqai nedir?
Nissan Qashqai, 2006 yılında Avrupa’ya tanıtılan kompakt bir SUV’dur. SUV pratikliğini binek araç konforuyla birleştiren model, Avrupa’nın en çok satan SUV’larından biri haline gelmiştir.
Avrupa’da bugüne kadar kaç Nissan Qashqai satıldı?
Avrupa’da dört milyonun üzerinde, Türkiye’de ise yaklaşık 250 bin adet Nissan Qashqai satıldı.
Nissan e-POWER nedir?
e-POWER, Nissan’a özgü hibrit güç aktarma sistemidir; bu sistemde benzinli motor elektrik üretirken tekerlekleri yalnızca elektrik motoru tahrik eder ve böylece harici şarja ihtiyaç duymadan elektrikli araç benzeri bir sürüş deneyimi sunar. Özellikle Türkiye gibi elektrifikasyona geçişin hızlandığı pazarlarda, şarj kablosu veya istasyon arama kaygısı olmadan tam elektrikli sürüş deneyimi sunması Qashqai’nin başarısındaki en büyük etkenler arasında yer alıyor.
Nissan Qashqai nerede tasarlanıyor ve üretiliyor?
Avrupa’daki Qashqai modelleri Londra’da tasarlanır, Cranfield ve Barselona’da mühendislik çalışmasından geçer, Birleşik Krallık’taki Nissan Sunderland Fabrikası’nda üretilir.
Nissan neden yeni bir Qashqai teknoloji video serisi başlattı?
Bu videolar, araç sahiplerinin Qashqai’nin arkasındaki Nissan mühendislerinin geliştirdiği günlük kullanım teknolojilerini daha iyi anlamalarına ve kullanmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.
Editörlere Not: Türkiye’deki çeyrek milyon Qashqai sahibinin de araçlarındaki gizli kalmış özellikleri keşfetmesini sağlayacak video serisi YouTube’da yayında: https://www.youtube.com/playlist?list=PLdGDxtdxCgzY
Otomotiv
Hyundai CRATER Concept, AutoMobility LA 2025’te Tanıtıldı
Hyundai, CRATER Concept modelinin küresel tanıtımını AutoMobility LA 2025 kapsamında Los Angeles’ta düzenlenen basın toplantısında gerçekleştirdi. Kompakt bir off-road SUV olarak tasarlanan CRATER Concept, dayanıklılığı ve gücü görsel olarak yansıtan cesur tasarımıyla dikkat çekerken, keşif ve macera ruhunu simgeleyen bir tasarım çalışması olarak konumlanıyor. Konsept araç, Kaliforniya’daki Hyundai America Technical Center bünyesinde, ekstrem çevre koşullarından ilham alınarak geliştirildi.
CRATER Concept, Hyundai’nin IONIQ 5 XRT, SANTA CRUZ XRT ve PALISADE XRT PRO modellerinde görülen XRT ruhunu daha ileri bir seviyeye taşıyor. Güvenlik, bağlantı ve işlevselliği ön plana çıkaran tasarım detaylarıyla konsept model, hem estetik hem de performans açısından güçlü bir karakter ortaya koyuyor.

AutoMobility LA 2025 süresince medya günlerinde ve 30 Kasım Pazar gününe kadar düzenlenecek Los Angeles Auto Show kapsamında sergilenecek olan CRATER Concept, Hyundai’nin ödüllü ürün gamıyla birlikte ziyaretçilerle buluşacak. Sergilenen modeller arasında tamamen yeni 2026 PALISADE, IONIQ 5 ve yüksek performanslı IONIQ 6 N de yer alacak.
Hyundai ve Genesis Global Tasarım Başkanı SangYup Lee, “CRATER’in yolculuğu şu soruyla başladı: ‘Özgürlük nasıl görünür?’. Yeni konseptimiz, bu soruya verdiğimiz yanıtın kendisi. Keşfetme tutkumuzun bir yansıması olarak, müşterilerimize daha derinlemesine keşfetme ve maceranın etkisini benimseme ilhamı veriyor” dedi.

Dış Taarım: Art of Steel Felsefesi
Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dili, çeliğin gücünü ve esnekliğini heykelsi bir estetikle birleştiriyor. Akıcı hacimler ve keskin çizgiler, güçlü ama zamansız bir duruş ortaya koyarken, CRATER Concept’in dış yüzeyinde bu yaklaşım net bir şekilde hissediliyor.
Maceranın Etkisi: Dış Tasarım Teması
CRATER Concept’in dış tasarımı; keskin gövde hatları, güçlü alt koruma plakaları, geniş çamurluk yapısı ve yüksek yaklaşma-açılma açılarıyla zorlu arazi koşullarına hazır bir form sunuyor. 18 inç’lik altıgen formdaki jantlar ve 33 inç özel off-road lastikleri hem görsel güç hem de performans avantajı sağlıyor.

İç Mekân: Döşemenin Kıvrımı
CRATER Concept’in iç tasarımı, teknolojiye meraklı ve maceracı kullanıcılar için fonksiyon odaklı olarak kurgulandı. Yumuşak ancak dayanıklı malzemeler, sert yapısal detaylarla bir araya getirilerek hem konfor hem de dayanıklılık sağlanıyor. Kabin içinde açıkta bırakılmış takla kafesi, bütünleşmiş tutma kolları ve dört noktalı emniyet kemeri gibi unsurlar güvenli keşif hissini güçlendiriyor.
Dijital deneyim tarafında ise; BYOD (Kendi Cihazını Getir) yaklaşımı, Head-up display, Çok fonksiyonlu off-road kontrol ünitesi ve Kar, kum ve çamur modları bulunuyor.

Renk ve Malzeme Dili
Dune Gold Matte dış renk, Kaliforniya’nın sahil ve çöl coğrafyasından ilham alırken; Black Ember iç mekân paleti dayanıklılığı ve fonksiyonelliği ön plana çıkarıyor. Turuncu vurgular ise iç mekâna enerjik ve genç bir karakter kazandırıyor.
CRATER Concept, Hyundai’nin gelecekteki XRT modellerine yönelik vizyonunu ortaya koyarken, markanın tasarım, dayanıklılık ve duygusal bağ kurma konusundaki yaklaşımını da somut şekilde gözler önüne seriyor.
-
Otomotiv2 hafta önceHyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor
-
Ulaşım2 hafta önceUluslararası yol bisikleti yarışı Tour of İstanbul’un parkuru açıklandı
-
Elektrikli Araçlar3 gün önceHDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti
-
Otomotiv Sektörü2 gün önceHyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu
-
Ulaşım2 hafta önceACI World ‘Havalimanı Deneyim Zirvesi’ İstanbul’da!
-
Deniz Yolu5 gün önceİDO, AVŞA’NIN BAĞBOZUMU COŞKUSUNDA BU YIL DA YERİNİ ALIYOR
-
HTA Haberleri3 gün önceBursa’dan Kuzey Amerika’ya İhraç Edilecek Ram ProMaster City, “2027 Yılının Ticari Yeşil Aracı” Seçildi!
-
HTA Haberleri2 gün önceMercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, perakende ve lojistik dünyasının paydaşlarıyla Perakende Zirvesi 2026’da buluşuyor

