Connect with us

Otomotiv Sektörü

Yeni Mercedes-Benz V-Serisi Satışa Sunuldu

Mercedes-Benz V-Serisi V 300 d versiyonu ile Türkiye’de satışa sunulmaya başlanan Yeni Mercedes-Benz V-Serisi, 2.0 litrelik turbo beslemeli 4 silindirli dizel motor, 237 BG güç seçeneği, 9G-TRONIC otomatik şanzıman ve 4MATIC ile müşterilerin taleplerini karşılamaya hazırlanıyor.

Tufan Akdeniz: “V-Serisi’nin, premium segmentin simgesi olacağını öngörüyoruz”

Mercedes-Benz Otomotiv Hafif Ticari Araçlar Ürün Grubu İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz; “5.175 adetlik satış ile tamamladığımız 2020 yılında, Sprinter ve Vito araçlarımızla bir kez daha minibüs ve 8+1 kategorilerinde en çok tercih edilen marka olduk. Şimdi ise mevcut modellerimizin yanına Yeni V-Serisi’ni de ekleyerek premium kategorisinde, müşterilerimizin taleplerini karşılamaya hazırlanıyoruz. Yeni V-Serisi, özellikle bireysel kullanımda standartların bir üst seviyeye nasıl taşınabileceğini işaret ediyor. Panoramik cam tavan, katlanabilir masa, yüksek kalitedeki deri koltuk opsiyonları ve daha birçok özelliğiyle V-Serisi’nin premium segmentin simgesi olacağını öngörüyoruz. Tüm bu özellikler ile müşterilerimiz günün yorgunluğunu V-Serisi ile atabilecekler. V-Serisi, arka bölümde rahat ve konforlu bir alan sunarken, sürücülere ise otomatik şanzımanı ve sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi 4MATIC ile benzersiz bir sürüş deneyimi yaşatacak.” dedi.

İç mekanda özel deri koltuklar ve süslemelerle premium etki artırılıyor

Tasarımcılar, güncel Mercedes-Benz binek otomobil modellerinin iç tasarım felsefesini yeni V-Serisi’ne uyarlamak için özel bir çaba sarf etti. Yeni V-Serisi’nin iç mekânı, markanın güncel tasarım anlayışını sürdürüyor. Yeni Mercedes-Benz V-Serisi’nin arka bölümünde sunulan yüz yüze bakabilen ısıtmalı ve soğutmalı deri koltuklar, panoramik cam tavan seçeneği, katlanabilir masa ve bardaklıklar ile konfor ve ergonomi seviyesi bir üst noktaya taşınıyor. V-Serisi, sunmuş olduğu Tartufo Nappa Deri, Siyah Nappa Deri ve Bej Nappa Deri ile iç mekana modern ve zarif bir görünüm kazandırıyor. Arka bölümde, kapı döşemelerinde ve ön konsolda uygulanan süslemeler de kabin içerisindeki modern ve zarif görünümü destekliyor. Yeni V-Serisi’nde sunulan ambiyans aydınlatma, polar, solar ve beyaz olarak 3 farklı renk seçeneği ile her durumda kendinizi iyi hissettiren bir ortam yaratabiliyor. Sportif bir görünüme sahip türbin şeklindeki havalandırma ızgaraları ile 5 inç ekrana sahip gösterge paneli kullanıma sunuluyor. Yalınlaştırılan tasarım yaklaşımı sayesinde sürücüler, fonksiyonlara kolayca erişim sağlayabiliyor.

İklimlendirmede üst düzey konfor

Yeni V-Serisi, ergonomik özelliklerinin yanı sıra ısıtma ve soğutma sistemleriyle de kullanıcılar için fark yaratıyor. Sahip olduğu THERMOTRONIC kliması sayesinde araç içi sıcaklığı, sürücü, ön yolcu ve arka bölüm olmak üzere 3 bölüm için ayrı ayrı ayarlanabiliyor. Buna ilave olarak; orta konsolda sunulan buzdolabı sayesinde içecekler soğutulabiliyor. Aynı zamanda orta konsolun arkasında yer alan ısıtma ve soğutma özellikli bardaklıklar sayesinde içecekler istenilen sıcaklıkta korunabiliyor.

Standart 9G-TRONIC otomatik şanzıman, 4MATIC ile sunuluyor

9G-TRONIC otomatik şanzıman da Yeni V-Serisi’nde yerini alıyor. Kullanıcılar, DYNAMIC SELECT sürüş karakter seçim fonksiyonu ile “Konfor” ve “Sport” sürüş modlarından birini seçebiliyor ve şanzımanın vites değiştirme karakteristiğini de kişiselleştirebiliyor. İlave olarak “M” sürüş modunda, DIRECT SELECT direksiyon kulakçıkları kullanılarak vitesler manuel olarak da değiştirilebiliyor.

Yeni V-Serisi’nde sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi 4MATIC standart olarak sunuluyor. Böylece araç farklı yol şartlarında da güvenle ilerleyebiliyor. Araç yüksekliği, dört tekerlekten çekiş ile donatıldığında bile iki metre sınırının altında kalıyor. Böylece Yeni V-Serisi üstün günlük kullanım kolaylığı ve pratiklik sunarken, standart garajlar dışında çok katlı veya yer altı otoparklarına da rahat bir giriş imkanı sunuyor.

Tasarımda farklı renk ve jant seçenekleri sunuluyor

Mercedes-Benz V-Serisi, tasarımı, tarzı ve kalitesiyle segmentine yön vermeye hazırlanıyor. V-Serisi’nin tasarımcıları, araca güncel Mercedes-Benz binek otomobillerinin tasarım diline uygun bir görünüm kazandırdı. Sahip olduğu ön tasarım sayesinde V-Serisi, çok daha dikkat çekici bir görünüm sergiliyor. Söz konusu dikkat çekici görünümde en büyük payı, çarpıcı hava girişleri ve elmas kesim yeni radyatör ızgarasına sahip yeni ön tampon üstleniyor. Radyatör ızgarasının ortasında konumlandırılan ‘’Mercedes Yıldız”ı gümüş renkli iki çıta ile çerçeveleniyor.

Çok popüler siyah ve beyaz renklerine ek olarak, metalik grafit grisi ve metalik selenit gri isimli iki gövde rengi, çeşitliliği arttırıyor. Yine isteğe bağlı olarak sunulan metalik sümbül kırmızısı ve metalik kavansit mavisi ile yeni V-Serisi çok daha olgun, dikkat çekici bir görünüm kazanıyor. Görsel çekiciliği 5 farklı yeni hafif alaşım jant modeli tamamlıyor. Bunlar arasında parlak tenorit gri alüminyumdan 10 kollu, 16 kollu, 5 çift kollu jantlar veya daha sportif bir görünüm öneren parlak siyah ya da tenorit gri AMG 7 çift kollu 19 inç seçenekler bulunuyor.

Güçlü ve verimli aktarma

Yeni Mercedes-Benz V-Serisi’nde yer alan sıralı dört silindirli OM 654 dizel motor, 237 BG (176 kW) güç ve 500 Nm tork (karma yakıt tüketimi 6.5-8,5 lt/100 km, karma CO2 emisyonu 171-224 gr/km) üretiyor. Anlık olarak kullanıma sunulan 30 Nm ilave tork değerinin de katkısıyla bu versiyon 0-100 km/s hızlanmasını sadece 9,4 saniyede tamamlayabiliyor ve 208 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor.

Yeni nesil motor, daha çevreci olmakla kalmıyor aynı zamanda çok daha düşük ses ve titreşim seviyesiyle sürüş konforuna da katkı sağlıyor.

Alüminyum gövde ve çelik pistonlu kombinasyon, kademeli yanma işlemi ve sürtünmeyi azaltmaya yönelik silindir yatağı kaplaması NANOSLIDE, motora yakın egzoz gazı arındırma sistemi gibi gelişmiş teknolojiler, bir yandan yakıt tüketimini düşürürken diğer yandan ise emisyonları düşürmeye yardımcı oluyor.

 

Yeni V-Serisi’nde güvenli bir sürüş deneyimi

Standart olarak sunulan Yan Rüzgar Asistanı ile sürücü, şiddetli yan rüzgarlarda bile V-Serisi’ni yolda stabil bir şekilde sürmeye devam edebiliyor. Bunun dışında sahip olduğu ATTENTION ASSIST, V-Serisi’nin güvenlik standartlarıyla kendi segmentinde en üst noktaya çıkmasını sağlıyor. Yeni V-Serisi, güvenlik özellikleriyle standartları belirlemeye devam ediyor.

Aktif Fren Asistanı önde giden bir araçla olası çarpışma riskini algılayabiliyor ve ilk etapta görsel ve işitsel olarak sürücüyü uyarıyor. Sürücünün tepki vermesiyle Aktif Fren Asistanı, sürüş koşullarına uygun olarak fren basıncını artırıyor. Sürücünün tepki vermemesi halinde ise otonom olarak fren yapılıyor. Aktif Fren Asistanı, aynı zamanda şehir içi trafiğinde sabit nesnelere veya yoldan karşıya geçen yayalara da tepki veriyor. Böylece kazalar önlenebiliyor veya olası kazaların etkileri önemli oranda hafifletilebiliyor.

Aktif Mesafe Asistanı DISTRONIC sürüş yardımcı sistemi öndeki araçla güvenli takip mesafesinin korunmasına yardımcı oluyor. Radar destekli sistem gerektiğinde aracı frenliyor ve mümkünse ayarlı olan istenen hıza tekrar hızlandırıyor. Bu sayede arkadan çarpma riski azaltılmış oluyor ve sürüş konforu artırılıyor. DISTRONIC, aktif takip yardımcısı önde bir araç yokken de çalışmaya devam ediyor. Radar sensör sisteminden gelen bilgiler, sollama yapan ve önden giden araçları algılayarak erken tepki verme olanağı sağlıyor.

V-Serisi’nde sunulan Uzun Far Asistanı Plus, bir diğer güvenlik özelliği olarak dikkat çekiyor. Uzun Far Asistanı Plus, trafikteki diğer sürücülerin gözlerini kamaştırmadan, mümkün olan en etkin ve geniş yol aydınlatmasını sağlayarak sürüş güvenliğine katkı sağlıyor. Önde giden veya karşıdan gelen bir araç olması halinde uzun far modülünün LED’leri kısmen devre dışı bırakılıyor ve böylece ışık konisinde U şeklinde bir kesik oluşturuluyor. Yolun kalan alanları uzun huzmeli farlarla (kısmi uzun far) aydınlatılmaya devam ediyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant

Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.

Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımı ve menzil kaybı azaltılıyor.

Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci

Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”

Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.

70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.

HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.

Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

 

 

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı

Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.

İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.

Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.

MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik

MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.

1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket

Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:

  • Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.

  • Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.

  • DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.

2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı

MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:

  • Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.

  • Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.

3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı

Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.

🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları

  • MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.

  • MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.

Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

BYD Türkiye, “Teknoloji Şovu”na TEKNOFEST İstanbul’da Devam Ediyor

BYD Türkiye, Kemerburgaz’da inşa ettiği özel alanda YANGWANG U8 ve YANGWANG U9’un benzersiz yeteneklerini sergilediği nefes kesen teknoloji şovunun ardından, şimdi de bu modelleri ve teknolojik gücünü TEKNOFEST İstanbul’da katılımcılarla buluşturdu.

Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İstanbul’da yerini aldı. 17-21 Eylül tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen festival, teknoloji tutkunlarını bir araya getirirken; BYD Türkiye de lüks segment markası YANGWANG U8 ve YANGWANG U9 modellerinin yanı sıra, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) Ocak – Ağustos verisine göre tüm elektrikli hatchback modeller içerisinde en fazla satış yapan BYD DOLPHIN modelini ziyaretçilerle buluşturdu.

 

BYD’nin devrim niteliğindeki Blade Batarya, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi başta olmak üzere ileri teknolojileri de fuar alanında kurulan özel stand alanında katılımcılara tanıtıldı.

 

TEKNOFEST’E gelen ziyaretçiler, BYD’nin inovasyon gücüyle donatılmış araçlarını ve ileri teknolojilerini yakından inceledi. Track Edition versiyonu ile dünyanın en hızlı elektrikli süper spor modeli unvanına sahip YANGWANG U9, BYD’nin kurduğu özel stand alanında sergilenirken, amfibi özelliği sayesinde hem karada hem de suda hareket edebilen YANGWANG U8 ise 360 derece Tank Dönüşü performansı ile nefes kesen bir şov sundu.

 

“BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra, ileri teknolojilerimizi TEKNOFEST’te tüm Türkiye ile buluşturuyoruz”

BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, markanın inovasyona olan güçlü bağlılığını her fırsatta yansıtmaya büyük önem verdiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliği olan TEKNOFEST, ülkemizin özellikle havacılık ve savunma sanayi alanında ulaştığı noktayı gösteren son derece değerli bir organizasyon. Ayrıca, gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisini destekleyerek, ülkemizin geleceğine de katkı sunuyor.

 

DNA’sında teknoloji ve inovasyon olan BYD ise, kendini sürekli gelişime adamış küresel bir teknoloji markası. 120 bini aşkın Ar-Ge mühendisiyle her gün ortalama 40 patent başvurusu gerçekleştiren şirket; bataryadan elektrikli motorlara, süspansiyon sistemlerinden akıllı sürüş teknolojilerine kadar birçok devrim niteliğindeki teknolojiyi otomotiv dünyasına kazandırıyor.

 

Türk tüketicisi, yeni teknolojilere olan ilgisi ve hızlı adaptasyon yeteneğiyle öne çıkıyor. Biz de BYD Türkiye olarak, 7 farklı modelden oluşan geniş ürün yelpazemizle en son teknolojileri kullanıcılarımızla buluşturuyoruz. Bugün burada teknoloji ve otomobil severlere BYD’nin inovasyon gücünü yakından tanıtmak için bulunuyoruz. 11 Eylül’de Kemerburgaz’da gerçekleştirdiğimiz, Avrupa’da bir ilk olma özelliği taşıyan etkinlikte YANGWANG U8 ve U9 modellerimizi kapsamlı bir teknoloji şovuyla tanıtmıştık. BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra şimdi ileri teknolojilerimizle TEKNOFEST’te yer almak ve bu teknolojilerimizi tüm Türkiye ile buluşturmak bizim için ayrı bir mutluluk.”

 

BYD, teknoloji gücüyle fark yaratıyor

1995’te batarya üreticisi olarak yola çıkan BYD, bugün elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve akıllı teknolojiler alanında geliştirdiği çözümlerle daha temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyor. 2022’de fosil yakıtlı araç üretimini tamamen sonlandıran ilk otomotiv şirketi olan BYD, bugün dünyanın lider yeni enerjili araç üreticisi konumunda bulunuyor.

 

Batarya, elektrik motorları ve elektronik kontrol üniteleri gibi elektrikli araçların kalbinde yer alan bileşenlerdeki uzmanlığıyla öne çıkan BYD, son yıllarda geliştirdiği Blade Batarya, DM-i Süper Hibrit Teknolojisi, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi ve DMO Süper Hibrit Sistemi gibi yenilikler, markayı sektörün öncüleri arasına taşıyor. Bir teknoloji lideri olarak BYD, yalnızca otomobil üretmekle kalmıyor; mobilitenin geleceğini yeniden tanımlıyor. YANGWANG U8 ve U9 modelleri, bu vizyonun en çarpıcı örneklerini temsil ediyor.

 

DOLPHIN: Gelişmiş teknoloji, uzun menzilli batarya gücü

Okyanus serisinin öne çıkan modellerinden BYD DOLPHIN, deniz yaşamından ilham alan tasarım detaylarıyla şık ve modern bir görünüm sunuyor. Gelişmiş teknolojisini uzun menzilli batarya gücüyle birleştiren BYD DOLPHIN, konfor ve verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sağlıyor.

Geniş iç hacmi ve yüksek teknoloji donanımlarıyla segmentinde öne çıkan BYD DOLPHIN, 2024 AutoBest Ödülü’nü kazanarak kalite ve verimliliğini tescilledi. BYD’nin kendi geliştirdiği e-Platform 3.0 üzerinde yükselen model, Lityum Demir Fosfat (LFP) teknolojisine sahip 60.4 kWsa kapasiteli Blade Batarya ile güvenlik, dayanıklılık ve performans konusunda yüksek standartlar sunuyor.

204 PS güç ve 310 Nm tork üreten elektrik motoruyla 0-100 km/s hızlanmasını 7 saniyede tamamlayan DOLPHIN, 160 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. WLTP ölçümlerine göre 427 km WLTP menzil ve 15.9 kWsa karma  enerji tüketimi sunan model, 110 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde bataryasını yüzde 30’dan yüzde 80’e 26 dakikada şarj edebiliyor. Gelişmiş enerji tasarrufu sağlayan ısı pompası sistemi ise standart olarak sunuluyor.

Euro NCAP’ten 5 yıldız alan BYD DOLPHIN, markanın diğer modellerinde olduğu gibi uzaktan bağlantı özellikleriyle kullanıcılarına üst düzey konfor sunuyor. Türkiye’deki BYD sahipleri ise uzaktan güncelleme (OTA) sistemi sayesinde araçlarını servise gitmeye gerek kalmadan güncelleyerek her zaman en güncel teknolojiye sahip olabiliyor.

 

YANGWANG U8: BYD’nin lüks ve son teknoloji SUV’u

YANGWANG markasının ilk seri üretim modeli olan U8, BYD’nin 20 yılı aşkın AR-GE birikiminin ve inovasyon vizyonunun bir sonucu olarak ortaya çıktı. Performans, güvenlik ve ileri teknolojiyi bir arada sunan U8, lüks SUV segmentinde “fütüristik teknoloji, olağanüstü off-road kabiliyeti ve premium yaşam alanı” kombinasyonu ile öne çıkıyor. YANGWANG’ın temeli, 2004’te tanıtılan BYD ET konseptine dayanıyor. ET, dört motorlu bağımsız aktarma sistemini dünyaya ilk kez tanıtmıştı. 20 yıl sonra bu vizyon, e4 platformu ile seri üretime taşındı.

 

Markanın logosu, “elektrik” anlamına gelen en eski Çince hiyerogliflerden Dian’dan esinlenmiş olup, ilerleme ve bilinmeyene cesurca yol almayı simgeliyor.

 

Dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden olan IF Tasarım Ödüllü U8’in öne çıkan teknolojileri arasında yüzme kabiliyeti dikkat çekiyor. Araç, bu özelliği sayesinde karada ilerledikten sonra su üzerinde de yol alabiliyor. Bir diğer yenilikçi özellik olan Tank Dönüşü ise dört tekerin ters yönlerde dönmesiyle aracın kendi etrafında 360 derece dönmesine imkân tanıyor.

 

49,05 kWh Blade Batarya ve CTC (Cell-to-Chassis) entegrasyonu ile 880 kW (1.196 PS) güç ve 1.280 Nm tork sunan araç, 0’dan 100 km/s hıza 3,6 saniyede ulaşıyor ve azami 200 km/s hız yapabiliyor. CLTC protokolünde, aracın karma sürüş menzili 1.000 km, elektrikli sürüş menzili ise 180 km olarak açıklanıyor.

 

Araç içi uydu iletişimi, gece görüş sistemi ve opsiyonel drone kitiyle donatılmış olan U8, aynı zamanda VtoL enerji paylaşımı ve 15+1 kişiselleştirilebilir off-road modu gibi özelliklerle de dikkat çekiyor. DiSus-P hidrolik gövde kontrol sistemi, 20 inç dövme alaşım jantlar, su geçirmez hava girişi ve sabit yan basamak gibi donanımlar da araca üstün bir kullanım deneyimi sağlıyor.

 

YANGWANG U9: BYD’nin elektrikli süper otomobil vizyonu

BYD YANGWANG U9, inovasyon, mühendislik, güvenlik ve estetiği bir araya getiren elektrikli süper spor otomobil vizyonunu temsil ediyor. 360 derece dönüş, zıplama ve dans etme kabiliyetleriyle otomotiv dünyasında yenilikçi bir performans deneyimi sunan bu model, ileri teknoloji ile estetiği bir araya getiriyor. Keskin hatlara sahip Time Gate tasarım dili, Interstellar far tasarımı ve dinamik ışık imzaları ile U9, aerodinamik ve sportif bir duruş sergiliyor. Çift kokpit iç düzen ve 127 renkli ambiyans aydınlatması, sürüş moduna göre değişerek yüksek teknoloji deneyimini pekiştiriyor.

 

Dört bağımsız motoruyla 1.305 PS güç ve 1.680 Nm tork üreten BYD YANGWANG U9, 0’dan 100 km/s hıza 2,36 saniyede ulaşabiliyor. 80 kWh yeni nesil Blade Batarya ile CLTC protokolünde 450 km menzil sağlayan araç, 500 kW çift girişli ultra hızlı şarj sistemi sayesinde yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 10 dakikada ulaşabiliyor.

 

BYD’nin e4 platformu üzerine inşa edilen U9, bağımsız tork kontrolü, DiSus-X akıllı gövde kontrol sistemi, karbon-seramik diskler ve gelişmiş süspansiyon yapısı ile hem pist performansı hem de günlük sürüş konforu sunuyor. Aerodinamik olarak ayarlanabilir ve opsiyonel karbon fiber “swan neck” spoiler yüksek yere basma kuvveti sağlayarak üstün yol tutuşu sağlarken, araçta ısı pompası ve Cell-to-Body entegrasyonu gibi ileri teknolojiler de yer alıyor.

 

YANGWANG U8 ve U9 modelleri, BYD’nin Ar-Ge gücünü, mühendislik vizyonunu ve teknoloji liderliğini doğrudan yansıtırken, şu an için Avrupa homologasyonu bulunmadığı için Türkiye pazarında kısa vadede satışa sunulmaları planlanmıyor.

 

 

 

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.