Connect with us

Blog

Ticaret Savaşının Yeni Cephesi: Limanlar

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği’nin (TÜRKLİM) 24. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 5 Kasım’da yapılmıştı. Son üç yıldır TÜRKLİM’de başkanlık görevini yürüten Hakan Genç, bayrağı Aydın Erdemir’e devretti. Göreve gelmesinin ardından ilk kez DÜNYA’ya konuşan Aydın Erdemir, yeni yönetimin önceliklerini ve hedeflerini paylaştı.

TÜRKLİM’in küresel liman operatörü firmaların da aralarında olduğu Türkiye’nin lider firmalarından oluşan 70 üyesi var. 2020 yılı verilerine göre konteyner hareketinin yüzde 96’sını, genel kargo/kuru dökme yük hareketinin yüzde 68’ini, sıvı kimyasal yük hareketinin yüzde 100’ünü ve kruvaziyer turizminin yüzde 95’ini TÜRKLİM üyesi limanlar elleçliyor. Aydın Erdemir, yeni yönetim olarak, pandeminin devam ettiği gerçeğini ve belirsizliği yönetmenin son derece önemli olduğunu görerek, dünyadaki teknolojik, çevresel, ekonomik ve sosyal dönüşümü de dikkate alarak TÜRKLİM’i yöneteceklerini söyledi.

aydin-erdemir.jpgPandemiyle beraber küresel ölçekte ortaya çıkan belirsizliğin, lojistik ve ticaret zincirlerinde büyük kırılmalara yol açtığını dile getiren TÜRKLİM Başkanı Aydın Erdemir, “Bunun ilk etkisini artan gemi navlunlarında ve konteyner taşıma fiyatlarında gördük. Her ne kadar bugünlerde navlunlar gevşemiş olsa da başta ABD, Çin ve bazı AB ülkelerinde limanlarda bekleyen gemilerle ilgili sorunların azalmadığı gibi büyüyerek devam ettiğini görüyoruz. Pandemi ile birlikte ortaya çıkan durum hem lojistik ve taşıma tarafında hem de liman tarafında personel bulunamamasına yol açtı. Ortaya çıkan yeni talep dalgasıyla beraber bugün bu ülkelerin liman ve lojistik altyapılarında önemli sıkıntılar olduğu, zamanında yapılamayan yatırımların yarattığı yatırım ve altyapı eksikliğinin sonuçları yaşanıyor” diye konuştu.

Kapasite sorunu artacak

Erdemir, yaşanan sorunların dev ekonomileri yöneten hükümetleri harekete geçirdiğini ifade etti. ABD’deki yeni yönetim, 9 Kasım’da ülkenin limanlarına, su yollarına ve nakliye ağlarına yatırımı hızlandırmak için bütçesi 1,2 trilyon dolara kadar ulaşan bir liman ve lojistik eylem planı açıkladı. Erdemir, “Liman ve lojistik altyapının ne kadar önemli, acil bir iş olduğunu göstermek için ABD’nin aldığı bu karar bize çok şey öğretmeli” dedi. Yine Çin ve AB’de de bu konuda eylem ve yatırım planları hazırlanıyor.

Türkiye’nin de limanlarda benzer darboğazları yaşama riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Aydın Erdemir, artan ihracat paralelinde Türkiye’nin limanlarında kapasite ihtiyacının arttığına dikkat çekti. Türk limanları 2020 yılını yaklaşık 497 milyon ton elleçleme ile kapatmıştı. Bu yıl yaklaşık yüzde 5,5 büyüme ile toplam elleçleme rakamımızın 525 milyon tona ulaşması öngörülüyor. Konteynerde ise 2020 yılında elleçlenen 11,6 milyon TEU’nun 12,5 milyon TEU’ya ulaşması bekleniyor. 2050 yılı hedeflerine baktığımızda ise 2020 yılında 497 milyon ton olan toplam yükün toplamda asgari olarak 1-1,2 milyar tona, 12 milyon TEU olan konteyner sayısının ise 35 milyon TEU’ya çıkması öngörülüyor. Erdemir, “Bu hedeflerin gerçekleşmesi için mevcut durumda Türkiye’de kurulu olan liman kapasitenin 2-3 katına çıkması gerekecek. Bu durum mevcut liman işleticilerimiz dışında ülke içinden ve/veya dışından çok büyük ölçekte yatırım yapabilecek yeni liman yatırımcılarının sektöre girmesi ile mümkün olacak” açıklamasını yaptı.

‘Kullanım süresi’ sorunu aşılamıyor

Limanları bekleyen en önemli konuların başında dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve kapasite yatırımları geliyor. Ancak bu alanlar çok yüksek tutarlarda yatırımları gerektiriyor. Limancılar bu yatırımlar için finansal desteklere ihtiyaç duyuyor. Ayrıca yatırım süreçlerinde bürokrasinin azaltılmasını istiyor. Limanlara özel teşvikler, yeşil dönüşüm fonu oluşturulması bekleniyor. Ancak finansal zorlukların yanı sıra limancıları bu yatırımları yapmaktan alı koyan önemli bir neden de özel limanların kullanım sürelerinin dolacak olması. Kullanım süresi 5-7 yıla düşen limanlar var. Sektör yetkilileri uzun süredir bu konudaki taleplerini yüksek sesle söylüyor. Ancak sektörün bu talebi karşılık bulmuş değil. Erdemir, 2013 yılında tersanelerin kalan kira sürelerinin bitmesine 18 yıl kala kullanım sözleşmelerinin yapılan bir düzenleme ile yeniden 49 yıla çıkarıldğını hatırlatarak, “Bu destekle tersanelerde yatırımlar hızlı bir şekilde arttı. Hem kullanım süreleri kısalan özel limanlarımız, hem de işletme devri ile özel sektör tarafından işletilen liman işletmelerimiz için bu kullanım sürelerinin uzatılması uygulaması ayrı ayrı ele alınmalı. Liman altyapımızı geliştirmek, büyütmek, ekipman olarak yenilemek tüm limanlarımız için hayati” şeklinde konuştu.

2050 hedefleri için yol haritası çizilecek

Diğer birçok sektörde olduğu gibi limancıların gündemindeki en önemli konulardan biri de yeşil dönüşüm. Aydın Erdemir, bu konuda bir rapor hazırlığı içerisinde olduklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “2022 yılı ses getiren raporlarımızı yayımlamaya devam edeceğiz. Önümüzde çok önemli iki raporumuz var. Bunlardan birincisi Konteyner Taşımacılığında Küresel Terminal Operatörlerinin (KTO) Etkinliği ve Türkiye’ye Yansımaları” başlıklı raporumuz olacak. Bir diğeri ise Türkiye Limancılık Sektörü 2022 Raporu içinde yer alacak olan Vizyon 2050 raporumuz. 2007 yılında ülkemizin 2023 yılı hedeflerine paralel olarak Türk Limancılık Sektörü Raporu VİZYON 2023 isimli bir rapor yayımlamıştık. 2023 yılından 16 sene önce yayımladığımız bu raporumuz 2021 yılının sonuna geldiğimiz bir dönem itibarıyla son derece önemli tespitler ve öngörüler ortaya koydu. Bu raporumuz gerek kamu idaremizin ve gerekse de sektördeki tüm paydaşlarımızın yaptıkları çalışmalara tek referans kaynak haline geldi. Şimdi ise sıra ülkemizin 2050 hedeflerine dönük Türk limancılık sektörünün hedeflerini ve vizyonunu ortaya koymak. Bu raporumuz da sektörümüzün geleceğine ışık tutacak. 2050 hedeflerinin bir tarafında yer alması kaçınılmaz olacak şekilde Türkiye’ye en uygun bir liman yönetim modelini tasarlama çalışmalarında sektörün tek sivil toplum kuruluşu olarak yer almak istiyoruz.”

ABD, su yolları ve yeni limanlar için harekete geçti

Pandemide limanlarda en fazla sıkıntı yaşayan ülkelerden biri de ABD oldu. Bu nedenle 9 Kasım’da Biden-Harris yönetimi, ABD limanlarına, su yollarına ve nakliye ağlarına yatırımı hızlandırmak için bir dizi somut adım olan bir liman eylem planı açıkladı. Planın hedefleri ve zaman çizelgeleri, federal kurumları harekete geçirecek ve yakın zamanda onaylanan 1,2 trilyon dolarlık İki Tarafl ı Altyapı Anlaşmasının uygulanması için temel oluşturacak. Eylem planı, liman hibeleri için federal esneklikleri artıracak; liman altyapısı hibe ödüllerini hızlandırmak kıyı navigasyonu, iç su yolları ve kara giriş limanları için yeni inşaat projelerini duyurmak; ve İki Tarafl ı Altyapı Anlaşması aracılığıyla finanse edilen genişletilmiş liman altyapısı hibelerinin ilk turunu başlatmak. Limanlara ve su yollarına yapılan bu yatırım, tedarik zinciri tıkanıklığını azaltmak ve uzun vadeli tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmek için tasarlandı. Ordu Mühendisler Birliği, modernizasyonları için ayıracağı 4 milyar doların harcanabileceği liman ve iç su yolu projelerini belirlemeye başlayacak.

Savannah Limanı, biriken iş yükünü hafifl etmek için yaklaşık 160 km içeride açılır bir konteyner terminali inşa etmek için önceki bir hükümet hibesinden gelen parayı kullanacağını açıkladı. Önümüzdeki 45 gün içinde hükümet, ülke çapında kapasiteyi geliştirmek için Liman Altyapı Geliştirme Programı hibelerinden 240 milyon dolar tahsis edecek. ABD Başkan Joe Biden salı günü Wal-Mart, Target, UPS ve FedEx CEO’ları ile Güney Kaliforniya’da sıraya giren yeni yüksek kutu gemileriyle tedarik zinciri zorluklarını nasıl giderebileceğimiz hakkında konuştu.

Aysel YÜCEL – DÜNYA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

40 Bininci Mercedes-Benz Tourismo Üretim Bantlarından İndi

Mercedes-Benz Türk, global ağda üretilen 40 bininci Mercedes-Benz Tourismo’yu Hoşdere Otobüs Fabrikası bantlarından indirmenin gururunu yaşıyor. Avrupa’nın en başarılı seyahat otobüslerinden biri olan Mercedes-Benz Tourismo’nun global çaptaki üretiminin yüzde 80’ine yakını Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda gerçekleştiriliyor.

Mercedes-Benz Türk, Daimler Buses bünyesinde üretilen 40.000’inci Mercedes-Benz Tourismo’nun Hoşdere Otobüs Fabrikası üretim bantlarından indiğini duyurdu. Avrupa’nın en çok tercih edilen seyahat otobüslerinden biri olan Tourismo’nun bu önemli kilometre taşı, modelin global pazardaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarken, Türkiye’nin üretim ve mühendislik gücünü de gözler önüne serdi. Üretilen tüm Mercedes-Benz Tourismo modellerinin yaklaşık yüzde 80’ine imza atan Hoşdere Otobüs Fabrikası, yüksek üretim kapasitesi ve ihracat performansıyla modelin ana üretim üssü konumunda bulunuyor.

 

Birinci Nesil Tourismo’nun Doğuşu

 

Mercedes‑Benz Tourismo’nun başarı hikâyesi, 1992 yılında O 340 ile başlıyor; onu takip eden O 350 Tourismo ise model adında Mercedes‑Benz yıldızını taşıyan ilk otobüs olarak tarihe geçiyor. Mercedes‑Benz Tourismo modeli ekonomik, konforlu ve sağlam yapısıyla üst segment seyahat otobüsü pazarına hitap ediyor. 12 metre uzunluğundaki iki akslı model, kısa sürede en çok satan modellerden biri hâline geldi. 2006 yılında, yepyeni tasarım dokunuşlarıyla ikinci nesil Tourismo, Türkiye pazarında satışa sunuldu ve Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretimine başlandı. Gövde konfigürasyonuna ek olarak, donanıma yönelik daha fazla konfigürasyon seçeneği sunulması, Tourismo’nun belirli operasyonel koşullara ve ülkeye özgü gerekliliklere uyum sağlamasına olanak tanıyor. Yeni Tourismo kısa sürede büyük bir satış başarısı yakaladı ve 2015 yılında global çaptaki toplam satışlar 10.000 adede ulaştı. İlk iki nesilde 26.000 adedin üzerinde satışa ulaşıldıktan sonra, Mercedes‑Benz Tourismo otobüsünün üçüncü nesli 2017 sonbaharından itibaren satışa sunuldu.

2026 Mercedes-Benz Tourismo Yenilikleri

Mercedes-Benz Türk, 2026 model yılıyla birlikte Mercedes-Benz Tourismo modelinde güvenlik, konfor ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli güncellemeler sunuyor. Sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda geliştirilen bu yenilikler, uzun yol ve turizm taşımacılığında sürüş güvenliğini ve yolcu konforunu daha ileri seviyeye taşıyor. Yeni dönemde tüm Mercedes-Benz Tourismo modellerinde standart hale gelen elektrikli tavan kapakları, sürücünün kontrol paneli üzerinden kolay kontrol imkânı sunarken; geliştirilen iç mekân çözümleriyle daha estetik ve bütüncül bir kabin deneyimi sağlanıyor. Sürücü dinlenme alanında kullanılan yeni zemin malzemesi, daha hafif ve dayanıklı yapısıyla konforu artırırken hijyen açısından da önemli avantajlar sunuyor. Yenilenen koltuk seçenekleri ve aydınlatma çözümleri ise uzun yolculuklarda sürücü ve yolcu deneyimini destekliyor.

Gelişmiş Güvenlik Teknolojileri ile Daha Güvenli Yolculuk

2026 model yılıyla birlikte Mercedes-Benz Tourismo’da sunulan güvenlik sistemleri daha da geliştirildi. Tüm dış kapaklar için görsel ve akustik uyarı sistemlerinin standart hale getirilmesiyle operasyonel güvenlik artırılırken, Aktif Fren Asistanı (ABA 6 Plus) gibi yeni nesil sistemlerle aktif güvenlik daha ileri seviyeye taşındı. Bununla birlikte sürücü dikkat asistanı ve gelişmiş sürüş destek teknolojileri, uzun yol operasyonlarında sürücü güvenliğini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Verimlilik ve Konfor Bir Arada

Tourismo, aerodinamik yapısı, optimize edilmiş güç aktarma sistemi ve düşük yakıt tüketimiyle işletmeler için yüksek verimlilik sunmaya devam ediyor. Öngörülü sürüş sistemleri ve sürüş geri bildirim teknolojileri sayesinde yakıt tüketimi ve emisyonlar azaltılırken, sürücüler için daha konforlu ve kontrollü bir sürüş deneyimi sağlanıyor. Mercedes-Benz Türk, Tourismo ile yalnızca bugünün değil, geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına da yanıt veren çözümler sunmaya devam ediyor. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretilen 40.000’inci Tourismo ile birlikte marka, global başarı hikâyesini Türkiye’nin üretim gücüyle daha da ileriye taşırken, sektördeki öncü konumunu pekiştiriyor.

Continue Reading

Blog

FORD TRUCKS YENİ F-MAX İLE TÜRKİYE TURUNA ÇIKIYOR

Ford Trucks, ağır ticari araç pazarındaki referans modeli F-MAX’in yeni yüzü ile 20 Ekim-17 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek Türkiye turuna çıkıyor.

 Ford Trucks, ağır ticari araç segmentindeki öne çıkan modeli F-MAX’in yeni yüzünü, 20 Ekim–17 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenleyeceği Türkiye turu kapsamında kullanıcılarla buluşturacak. 12 ili kapsayan etkinlik boyunca lojistik ve ağır ticari araç sektörünün temsilcileri ile sürücüler Yeni F-MAX ürün sunumuna katılarak, aracı yakından inceleyip test etme imkânına sahip olacak. Katılımcılar turun her durağında düzenlenecek bilgi yarışmaları, oyunlar ve eğlenceli etkinliklerde çeşitli hediyeler kazanma şansı yakalayacak.

25 Eylül 2025’te Ford Otosan Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde gerçekleştirilen lansmanla tanıtılan Yeni F-MAX, iç ve dış tasarımıyla dikkat çekerken, yüksek verimlilik sunan Ecotorq GEN2 motoru ile öne çıkıyor. Yüzde 11,3’e varan yakıt tasarrufu sağlayan bu yeni motorunun yanı sıra, Yeni F-MAX’in üstün performansı, konfor ve dayanıklılığı uzun yol taşımacılığında standartları bir kez daha yükseltiyor.

Modern tasarım ve teknolojik donanımlarıyla dikkat çeken Yeni F-MAX’in dikkat çeken yenilikleri arasında Dijital Ayna Sistemi, siyah çerçeveli ön farlar, kişiselleştirilebilir 12” dijital gösterge paneli ve 12.4” multimedya ekranı, kablosuz şarj, elektronik park freni ve anahtarsız çalıştırma gibi özellikler bulunuyor. Güvenlik Kilidi ile ek güvenlik sunan Yeni Ford F-MAX, ayrıca 13 dil destekli Sesli Asistan ve yatak yanındaki dokunmatik kontrol ünitesi gibi özellikleriyle sınıfında öne çıkıyor.

Yeni F-MAX Türkiye Turu Programı

20 Ekim-17 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Türkiye turunun durakları şöyle sıralanıyor:

  • 20 Ekim 2025: İstanbul Avrupa Yakası, Erdem TIR Parkı
  • 21 Ekim 2025: İstanbul Anadolu Yakası, Bi Mola Reşadiye
  • 22 Ekim 2025: Kocaeli, Gebze Marmara Nakliyeciler Sitesi
  • 23 Ekim 2025: Düzce, Türsan Dinlenme Tesisi
  • 24 Ekim 2025: Ankara, Yurt İçi Lojistik Üssü
  • 27 Ekim 2025: Artvin, Hopa Esenkıyı Köyü
  • 30 Ekim 2025: Mardin, Kızıltepe Bozanlar TIR Parkı
  • 3 Kasım 2025: Gaziantep, Nakliyeciler Sitesi
  • 5 Kasım 2025: Mersin, Hasan Şeker TIR Garajı
  • 7 Kasım 2025: Kayseri, Ambar Nakliyeciler Sitesi
  • 11 Kasım 2025: Konya, Kamyon Garajı
  • 13 Kasım 2025: İzmir, Işıkkent
  • 17 Kasım 2025: Bursa, Karacabey Kooperatifi
Continue Reading

Blog

Türk Otomotiv Devi Dur Durak Bilmiyor: Ağustos İhracatında Zirveye Demirliyoruz!

Türkiye’nin ihracat rekortmeni otomotiv sektörü, Ağustos ayında da göz kamaştırdı! Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) raporlarına göre, Ağustos ayında %1.3’lük büyüme ile 2.7 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak bir kez daha liderlik koltuğuna oturduk. Yılın başından bu yana süregelen yükseliş trendiyle, Ocak-Ağustos döneminde toplam ihracatımız %13’lük çarpıcı bir artışla 26.5 milyar doları geride bıraktı. Bu rakamlar, sektörümüzün global arenadaki sarsılmaz konumunu bir kez daha tescilledi.

Baran Çelik’ten Vizyoner Bakış: “Türkiye’nin Kalkınma Lokomotifi Olmaya Devam Ediyoruz”

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, bu muhteşem başarıyı değerlendirirken sektörün geleceğine ışık tuttu: “Ağustos ayında özellikle Çekiciler ve Otobüs-minibüs-midibüs segmentlerinde çift haneli büyüme kaydettik. Almanya’ya %41, İspanya’ya ise %59’luk ihracat artışı, yeni pazar stratejilerimizin meyvelerini verdiğini gösteriyor. İlk sekiz ayda Türkiye ihracatına en büyük katkıyı sağlayan sektör olarak, ülkemizin ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmasında kilit rol oynamaya devam edeceğiz.” Çelik’in bu sözleri, Türk otomotiv sektörünün sadece bir sanayi kolu olmanın ötesinde, ulusal ekonominin stratejik bir gücü olduğunu ortaya koydu.

Tedarik Zincirinin Gücü, Avrupa’nın Odak Noktası

Ağustos ayında ihracatın belkemiğini oluşturan tedarik endüstrisi, 1.2 milyar doları aşan performansı ile dikkat çekti. Binek otomobillerde hafif bir düşüş yaşanırken, otobüs-minibüs-midibüs %26, çekiciler ise %19 oranında büyüme kaydetti.

Ülke bazında ise Almanya, %41’lik devasa artışla 499 milyon dolarlık ihracatla listenin zirvesinde yer aldı. İspanya’ya %59’luk sıçrama ile 238 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Fransa, Fas, Çekya ve Portekiz gibi önemli pazarlar da güçlü büyüme oranlarıyla öne çıktı.

Avrupa Birliği ülkeleri, toplam ihracatımızın %72’sini oluşturarak 1.9 milyar doların üzerinde bir hacme ulaştı ve %12’lik artış kaydetti. Kuzey Amerika ve Afrika pazarlarındaki büyüme de sektörün pazar çeşitliliği stratejisinin bir yansıması oldu.

Türk otomotiv sektörü, sadece üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda esnekliği, inovasyon gücü ve küresel pazarlara adaptasyon yeteneğiyle de adından söz ettiriyor. Bu başarı hikayesi, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasında ilham vermeye devam edecek.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.