Otomotiv Sektörü
Cesur, Yalın ve Yenilikçi: Yeni Opel Astra Türkiye’de!
Opel Astra, altıncı nesliyle Türkiye’de satışa sunuldu. Markanın cesur, yalın ve modern Alman tasarım ögelerini taşıyan yeni nesil Astra, yenilenen tasarımı kadar sınıfının ötesindeki teknolojileriyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Yeni Opel Astra dört farklı donanım, 1.2 litre turbo benzinli ve 1.5 litre dizel motor seçenekleri ile 668.900 TL’den başlayan fiyatlarla ülkemizde otomobil severlerle buluşuyor.
Sahip olduğu üstün Alman teknolojisini en çağdaş tasarımlarla buluşturan Opel, sınıfının en çok tercih edilen modellerinden Astra’nın altıncı neslini ülkemizde satışa sundu. Yeni nesliyle duyguları harekete geçiren Opel Astra, iç ve dış tasarımıyla da dikkatleri üzerinde topluyor. İlk göz temasında keskin hatlarıyla dikkatleri üzerine çeken yeni Astra, sunduğu teknolojiler ve verimli motor seçenekleriyle sınıfında standartları yeniden belirliyor.
Ülkemizde Editon, Elegance, GS Line ve GS isimli dört farklı donanım seçeneğiyle satılmaya başlanan yeni Astra, bu sayede otomobil severlere zengin seçim olanağı sunuyor. Verimli 1.2 litre benzinli ve 1.5 litre dizel motor seçenekleriyle ülkemiz yollarına çıkan yeni model, her iki motor seçeneğinde de AT8 isimli, 8 ileri vitesli otomatik şanzımana sahip. Her açıdan gerçek bir tasarım simgesi olarak öne çıkan yeni Astra, ülkemizde 668.900 TL’den başlayan fiyatlarla Opel showroom’larında otomobil tutkunlarını bekliyor.

2022 Opel Astra
Opel’in en popüler modellerinden biri olan Astra’nın altıncı neslini ülkemiz yollarına çıkarmanın heyecanını yaşayan Opel Türkiye Genel Müdürü Alpagut Girgin yaptığı değerlendirmede, “İlk olarak Mokka’da vücut bulan Opel’in yeni tasarım dili, bu kez Astra yorumuyla karşımıza çıkıyor. Hem dış hem de iç tasarımda kullanılan cesur ve yalın tasarım dili, ülkemiz tüketicilerinin de oldukça beğenisini kazandı. Yüksek sürüş keyfi, zengin donanımı ve verimli motor seçenekleriyle de yeni Astra’nın, Türkiye’de sınıfının en çok tercih edilen modellerinin başında geleceğine eminim. Yeni nesil Astra’nın Opel Türkiye’nin yükselen satış grafiğine ciddi bir ivme kazandıracağını düşünüyorum. Türkiye olarak Opel’in Avrupa’da üçüncü büyük pazarıyız ve altıncı nesil Astra ile bu unvanımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cesur ve yalın tasarım felsefesi
Yeni Astra’nın tasarımı Opel’in 2020’li yıllar boyunca uygulayacağı güncel tasarım diliyle buluşuyor. Markanın ilk kez gerçek anlamda Mokka’da kullandığı yeni tasarım yüzü ve temel dış tasarım ögesi olan Opel Vizör, aracın ön cephesi boyunca uzanıyor yeni modelin daha geniş görünmesini sağlıyor. Ultra ince IntelliLux LED® Pixel farlar ve IntelliVision 360o Çevre Görüş Kamerası gibi teknolojiler Vizör’e kusursuz bir şekilde entegre ediliyor. Yeni nesil Astra, yandan bakıldığında oldukça dinamik bir görünüm sergiliyor. Arkadan bakıldığında ise Opel Compass yaklaşımı; merkezi olarak tam ortada konumlanan şimşek logosu, dikey olarak hizalanan 3. fren lambası ve arka stop lambaları ile vurgulanıyor. Tüm dış aydınlatmalarda olduğu gibi stop lambalarında da enerji tasarruflu LED teknolojisi kullanıyor. Bagaj kapağında bulunan şimşek logosu, bagaj açma mandalı olarak önemli bir işlev üstleniyor.
Yeni nesil Pure Panel dijital kokpit
Aynı Alman hassasiyeti, ilk kez Mokka’da kullanılan yeni nesil Pure Panel kokpit ile iç mekanda da geçerli. Baz donanımdan itibaren standart olan bu geniş dijital kokpit, donanım seviyelerine bağlı olarak tamamen cam şeklinde tercih edilebiliyor ve sürücü tarafı havalandırmasıyla birlikte yatay biçimde entegre edilen iki adet 10” HD ekrana sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Ön camdaki yansımaları önleyen perde benzeri bir katman sayesinde ekranların üzerinde bir siperliğe gerek duymayan kokpit, ileri teknoloji ile işlevselliği bir arada sunuyor ve iç ambiyansı daha da geliştiriyor. Temel fonksiyonlarının, zarif tasarımlı dokunmatik kumandalarla kontrol edildiği Pure Panel, dijitalleşme ve sezgisel kullanım arasında optimum denge sağlıyor. Dokunmatik ekran dışında doğal dilde ses kontrolü ile de kullanılabilen yeni nesil bilgi-eğlence sistemi, akıllı telefonlar için geliştirilmiş kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlanabilirliği sunuyor.

Yeni Opel Astra Hybrid (2022)
Verimlilik uzmanı turbo benzin ve dizel motor seçenekleri
Yeni Astra, yüksek verimlilik seviyesine sahip bezinli ve dizel motor olmak üzere 2 ayrı güç ünitesiyle ülkemizde satışa sunuluyor. 1.2 litrelik turbo benzinli motor 130 HP güç ve 230 Nm tork üretirken, 6 ileri manuel ya da 8 ileri AT8 şanzımanla gücünü yola aktarıyor. 6 ileri manuel şanzımanıyla yeni Astra, 100 kilometrede ortalama 5,4-5,7 litre yakıt tüketim değeri sunarken, AT8 versiyon ise 5,6-5,8 litrelik WLTP ortalama yakıt tüketim değerine sahip. Otomatik ve manuel şanzımanıyla yeni Astra, 9,7 saniyede 0’dan 100 km/s hızlanmasını tamamlıyor. Hem manuel hem otomatik versiyonun maksimum hızı ise 210 km/s.
Dizel cephesinde de gayet verimli 1.5 litrelik motor ile donatılan yeni nesil Astra, 130 HP’lik gücünü ve 300 Nm’lik torkunu 8 ileri AT8 tam otomatik şanzımanla yola aktarıyor. 0’dan 100 km/s hıza 10,6 saniyede ulaşan dizel motorlu yeni Astra’nın maksimum hızı ise 209 km/s. Dizel motorun asıl uzmanlığı ise yakıt tüketiminde kendini gösteriyor. Yeni Astra 1.5 litrelik dizel motoruyla WLTP kriterlerine göre 100 kilometrede karma tüketimde 4,5-4,6 litrelik ortalama sunuyor.
*WLTP (Hafif Taşıtlar için Dünya Genelinde Uyumlu Test Prosedürü)

Yeni 2021 Opel Astra
Dinamik ve dengeli yol tutuş
Yeni Astra, en başından itibaren Opel DNA’sına uygun şekilde, son derece esnek EMP2 çok enerjili platformun üçüncü nesli üzerine inşa edildi. Bu, yol tutuşunun dinamik ama aynı zamanda dengeli olduğu ve her Opel gibi yeni modelin de “autobahn proof” olduğu anlamına geliyor. Modelin yol tutuş kabiliyeti en öncelikli geliştirme hedeflerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Yeni model fren anında, üstün bir performans sergiliyor ve düz bir çizgide olduğu kadar virajlarda da oldukça dengeli kalıyor. Yeni Astra’nın burulma rijitliği ise önceki nesilden yüzde 14 daha yüksek.
Daha alçak ve daha geniş
Sportif hatchback gövde tipiyle pazara sunulan yeni Opel Astra, daha alçak bir siluete sahip olmasına karşın, yerini aldığı nesil ile kıyaslandığında daha geniş bir iç mekana sahip olmasıyla öne çıkıyor. Yeni Astra, 4.374 mm uzunluk ve 1.860 mm genişlik ile tam da kompakt sınıfın merkezinde yer alıyor. Yeni Astra, 2.675 mm (+13 mm) daha uzun bir dingil mesafesine sahip olmasına karşın önceki modelden sadece 4,0 mm daha uzun. Kaslı ve kendinden emin duruşuyla yeni Astra, ayarlanabilir zemine sahip pratik bagajıyla 422 litrelik bir bagaj hacmi sunuyor.
Baz donanımdan itibaren yüksek güvenlik standart
Yeni nesil Astra, ülkemizde Editon, Elegance, GS Line ve GS isimli dört farklı donanım seçeneğiyle satılmaya başlanırken, baz donanımdan itibaren yüksek güvenliği standart olarak sunuyor. Viraj ve düz hat denge kontrolü, sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları, çekiş kontrol sistemi, ikincil çarpışma freni ve hız sabitleyicinin yanı sıra, bir üst segmentte görmeye alışık olduğumuz şerit koruma özellikli aktif şerit takip sistemi, araç ve bisikletli tespit edebilen kamera bazlı aktif acil frenleme sistemi, trafik işareti tespit sistemi, hız adaptasyon sistemi ve sürücü yorgunluk tespit sistemi baz donanımdan itibaren standart olarak yer alıyor.
Gece dahi araç, bisikletli ve yaya algılama özellikli kamera ve radar bazlı aktif acil frenleme sistemi, gelişmiş trafik işareti tanıma sistemi, dur-kalk özellikli adaptif hız sabitleyici Elegance ve GS Line donanımıyla standart olarak sunulurken; bunların yanında en üst donanım olan GS paketinde; şerit ortalama özellikli aktif şerit takip sistemi, gelişmiş kör nokta uyarı sistemi ve arka çapraz trafik uyarısı ekleniyor.
Tüm donanımlarda anahtarsız çalıştırma sistemine standart olarak yer veren Yeni Opel Astra, şehir içi manevralar ve park durumlarında da sürücüsüne hem güvenliği hem de konforu standart sunuyor. Ön ve arka park sensörleri baz donanımdan itibaren standart olarak yer alırken, 180o geri görüş kamerası Elegance donanımında; IntelliVision 360o çevre görüş kamerası ise GS Line ve GS donanımında standart olarak sunuluyor.
Gelişmiş sürüş destek sistemleri
Yeni Astra, aynı zamanda en güncel otonom sürüş destek sistemlerini de içeriyor. Tüm bu gelişmiş teknoloji, ön camdaki çok işlevli kameraya ek olarak biri önde, biri arkada ve birer adet yanlarda olmak üzere dört gövde kamerası; biri önde ve her bir köşede olmak üzere beş adet radar sensörü ve ayrıca ön ve arka olmak üzere ultrasonik sensörleri kullanıyor.
IntelliDrive; arka çapraz trafik uyarısı, gelişmiş kör nokta uyarı sistemi ve şerit ortalama özellikli aktif şerit takip sistemi gibi işlevleri kapsıyor. Yeni Astra ayrıca, ayarlanan hızı aşmadan öndeki aracı takip etmek için hızı artıran veya azaltan, gerekirse durana kadar fren yapabilen adaptif hız sabitleyiciyi de içeriyor.

2022 Opel Astra Hybrid
Yeni Astra, premium IntelliLux LED® Pixel Farları’ kompakt sınıfa getiriyor
Astra’nın ileri teknolojide öncü olma rolü, Opel markasının uzmanlık alanları olan aydınlatma ve koltuk sistemleri ile devam ediyor. Önceki nesil, 2015 yılında adaptif LED Matrix farların pazara sunulmasında öncü bir rol oynamıştı. GS donanımıyla birlikte standart olarak gelen IntelliLux LED® Pixel far teknolojisi yeni Astra’yla birlikte ilk kez kompakt sınıfın kullanımına sunuluyor. Opel’in Grandland ve Insignia modellerinde kullanıma sunulan bu ileri teknoloji, her biri ultra ince farda 84 adet olmak üzere 168 LED hücresiyle pazarın en gelişmiş aydınlatma teknolojisini kullanıma sunuyor. Uzun far, trafikteki diğer paydaşların gözünde parlama yapmadan milisaniyeler içinde kusursuz bir şekilde ayarlanıyor. Karşıdan gelen veya önde ilerleyen trafikte, sürücüler ışık hüzmesinden kesinlikle etkilenmiyorlar. Işığın menzili ve yönü, sürüş koşullarına ve çevreye göre 10 farklı modda otomatik olarak uyarlanıyor ve böylece tüm hava ve yol koşullarında optimum aydınlatma sağlanıyor. Yeni Opel Astra baz donanımdan itibaren full LED ön farlar, LED sis farları ve LED stop lambalarıyla da sınıfında fark yaratıyor.
Isıtmalı ve sınıfının en iyisi AGR onaylı ergonomik koltuklar
Opel’in ödüllü ergonomik AGR onaylı koltukları haklı bir üne sahip ve yeni Astra bu uzun soluklu geleneği sürdürüyor. Elegance donanımdan itibaren sürücü tarafında standart olarak gelen “Almanya Sağlıklı Sırtlar Kampanyası” sertifikalı ön koltukların konumu önceki nesile göre 12 mm daha alçak. Bu da sportif sürüş hissini destekliyor. Spor ile konforu mükemmel harmanlayan koltukların köpük yoğunluğu, iyi bir duruşu garanti ediyor. Yeni Astra’nın AGR ön koltukları, kompakt sınıfın en iyisi ve elektrikli sırt eğim ayarından elektrikli bel desteğine farklı isteğe bağlı ayar işlevi bulunuyor. GS Line donanımından itibaren standart sunulan ısıtmalı ön koltuklar, ısıtmalı direksiyon ve ısıtmalı ön cam, kış aylarında konforu arttırıyor. GS donanımındaki Alcantara döşemeli koltuklarda ön yolcu koltuğu da AGR onaylı olup; sürücü koltuğu ise elektrikli ve hafızalı oluşuyla fark yaratırken yan aynaların da hafıza fonksiyonu dikkatleri üzerine topluyor.
Otomotiv Sektörü
İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.
Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.
Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi
Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.
Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.
Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi
Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:
- Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
- Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
- Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
- QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları
geliyor.
Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.
Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor
Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.
Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.
Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor
Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.
Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.
“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”
TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”
“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”
TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:
“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”
Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:
- Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
- Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
- Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
- Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek
Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş
Otomotiv Sektörü
Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.
70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımını ve menzil kaybını azaltılıyor.
Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci
Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”
Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.
70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.
Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı
Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.
İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.
MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik
MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.
1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket
Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:
-
Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.
-
Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.
-
DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.
2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı
MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:
-
Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.
-
Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.
3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı
Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.
🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları
-
MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.
-
MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.
Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

