Connect with us

Otomotiv Sektörü

Cesur, Yalın ve Yenilikçi: Yeni Opel Astra Türkiye’de!

Opel Astra, altıncı nesliyle Türkiye’de satışa sunuldu. Markanın cesur, yalın ve modern Alman tasarım ögelerini taşıyan yeni nesil Astra, yenilenen tasarımı kadar sınıfının ötesindeki teknolojileriyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Yeni Opel Astra dört farklı donanım, 1.2 litre turbo benzinli ve 1.5 litre dizel motor seçenekleri ile 668.900 TL’den başlayan fiyatlarla ülkemizde otomobil severlerle buluşuyor.

Sahip olduğu üstün Alman teknolojisini en çağdaş tasarımlarla buluşturan Opel, sınıfının en çok tercih edilen modellerinden Astra’nın altıncı neslini ülkemizde satışa sundu. Yeni nesliyle duyguları harekete geçiren Opel Astra, iç ve dış tasarımıyla da dikkatleri üzerinde topluyor. İlk göz temasında keskin hatlarıyla dikkatleri üzerine çeken yeni Astra, sunduğu teknolojiler ve verimli motor seçenekleriyle sınıfında standartları yeniden belirliyor.

Ülkemizde Editon, Elegance, GS Line ve GS isimli dört farklı donanım seçeneğiyle satılmaya başlanan yeni Astra, bu sayede otomobil severlere zengin seçim olanağı sunuyor. Verimli 1.2 litre benzinli ve 1.5 litre dizel motor seçenekleriyle ülkemiz yollarına çıkan yeni model, her iki motor seçeneğinde de AT8 isimli, 8 ileri vitesli otomatik şanzımana sahip. Her açıdan gerçek bir tasarım simgesi olarak öne çıkan yeni Astra, ülkemizde 668.900 TL’den başlayan fiyatlarla Opel showroom’larında otomobil tutkunlarını bekliyor.

2022 Opel Astra

Opel’in en popüler modellerinden biri olan Astra’nın altıncı neslini ülkemiz yollarına çıkarmanın heyecanını yaşayan Opel Türkiye Genel Müdürü Alpagut Girgin yaptığı değerlendirmede, “İlk olarak Mokka’da vücut bulan Opel’in yeni tasarım dili, bu kez Astra yorumuyla karşımıza çıkıyor. Hem dış hem de iç tasarımda kullanılan cesur ve yalın tasarım dili, ülkemiz tüketicilerinin de oldukça beğenisini kazandı. Yüksek sürüş keyfi, zengin donanımı ve verimli motor seçenekleriyle de yeni Astra’nın, Türkiye’de sınıfının en çok tercih edilen modellerinin başında geleceğine eminim. Yeni nesil Astra’nın Opel Türkiye’nin yükselen satış grafiğine ciddi bir ivme kazandıracağını düşünüyorum. Türkiye olarak Opel’in Avrupa’da üçüncü büyük pazarıyız ve altıncı nesil Astra ile bu unvanımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi. 

Cesur ve yalın tasarım felsefesi

Yeni Astra’nın tasarımı Opel’in 2020’li yıllar boyunca uygulayacağı güncel tasarım diliyle buluşuyor. Markanın ilk kez gerçek anlamda Mokka’da kullandığı yeni tasarım yüzü ve temel dış tasarım ögesi olan Opel Vizör, aracın ön cephesi boyunca uzanıyor yeni modelin daha geniş görünmesini sağlıyor. Ultra ince IntelliLux LED® Pixel farlar ve IntelliVision 360o Çevre Görüş Kamerası gibi teknolojiler Vizör’e kusursuz bir şekilde entegre ediliyor. Yeni nesil Astra, yandan bakıldığında oldukça dinamik bir görünüm sergiliyor. Arkadan bakıldığında ise Opel Compass yaklaşımı; merkezi olarak tam ortada konumlanan şimşek logosu, dikey olarak hizalanan 3. fren lambası ve arka stop lambaları ile vurgulanıyor. Tüm dış aydınlatmalarda olduğu gibi stop lambalarında da enerji tasarruflu LED teknolojisi kullanıyor. Bagaj kapağında bulunan şimşek logosu, bagaj açma mandalı olarak önemli bir işlev üstleniyor.

Yeni nesil Pure Panel dijital kokpit

Aynı Alman hassasiyeti, ilk kez Mokka’da kullanılan yeni nesil Pure Panel kokpit ile iç mekanda da geçerli. Baz donanımdan itibaren standart olan bu geniş dijital kokpit, donanım seviyelerine bağlı olarak tamamen cam şeklinde tercih edilebiliyor ve sürücü tarafı havalandırmasıyla birlikte yatay biçimde entegre edilen iki adet 10” HD ekrana sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Ön camdaki yansımaları önleyen perde benzeri bir katman sayesinde ekranların üzerinde bir siperliğe gerek duymayan kokpit, ileri teknoloji ile işlevselliği bir arada sunuyor ve iç ambiyansı daha da geliştiriyor. Temel fonksiyonlarının, zarif tasarımlı dokunmatik kumandalarla kontrol edildiği Pure Panel, dijitalleşme ve sezgisel kullanım arasında optimum denge sağlıyor. Dokunmatik ekran dışında doğal dilde ses kontrolü ile de kullanılabilen yeni nesil bilgi-eğlence sistemi, akıllı telefonlar için geliştirilmiş kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlanabilirliği sunuyor.

Yeni Opel Astra Hybrid (2022)

Verimlilik uzmanı turbo benzin ve dizel motor seçenekleri

Yeni Astra, yüksek verimlilik seviyesine sahip bezinli ve dizel motor olmak üzere 2 ayrı güç ünitesiyle ülkemizde satışa sunuluyor. 1.2 litrelik turbo benzinli motor 130 HP güç ve 230 Nm tork üretirken,  6 ileri manuel ya da 8 ileri AT8 şanzımanla gücünü yola aktarıyor. 6 ileri manuel şanzımanıyla yeni Astra, 100 kilometrede ortalama 5,4-5,7 litre yakıt tüketim değeri sunarken, AT8 versiyon ise 5,6-5,8 litrelik WLTP ortalama yakıt tüketim değerine sahip. Otomatik ve manuel şanzımanıyla yeni Astra, 9,7 saniyede 0’dan 100 km/s hızlanmasını tamamlıyor. Hem manuel hem otomatik versiyonun maksimum hızı ise 210 km/s.

Dizel cephesinde de gayet verimli 1.5 litrelik motor ile donatılan yeni nesil Astra, 130 HP’lik gücünü ve 300 Nm’lik torkunu 8 ileri AT8 tam otomatik şanzımanla yola aktarıyor. 0’dan 100 km/s hıza 10,6 saniyede ulaşan dizel motorlu yeni Astra’nın maksimum hızı ise 209 km/s. Dizel motorun asıl uzmanlığı ise yakıt tüketiminde kendini gösteriyor. Yeni Astra 1.5 litrelik dizel motoruyla WLTP kriterlerine göre 100 kilometrede karma tüketimde 4,5-4,6 litrelik ortalama sunuyor.

*WLTP (Hafif Taşıtlar için Dünya Genelinde Uyumlu Test Prosedürü)

Yeni 2021 Opel Astra

Dinamik ve dengeli yol tutuş 

Yeni Astra, en başından itibaren Opel DNA’sına uygun şekilde, son derece esnek EMP2 çok enerjili platformun üçüncü nesli üzerine inşa edildi. Bu, yol tutuşunun dinamik ama aynı zamanda dengeli olduğu ve her Opel gibi yeni modelin de “autobahn proof” olduğu anlamına geliyor. Modelin yol tutuş kabiliyeti en öncelikli geliştirme hedeflerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Yeni model fren anında, üstün bir performans sergiliyor ve düz bir çizgide olduğu kadar virajlarda da oldukça dengeli kalıyor. Yeni Astra’nın burulma rijitliği ise önceki nesilden yüzde 14 daha yüksek.

Daha alçak ve daha geniş

Sportif hatchback gövde tipiyle pazara sunulan yeni Opel Astra, daha alçak bir siluete sahip olmasına karşın, yerini aldığı nesil ile kıyaslandığında daha geniş bir iç mekana sahip olmasıyla öne çıkıyor. Yeni Astra, 4.374 mm uzunluk ve 1.860 mm genişlik ile tam da kompakt sınıfın merkezinde yer alıyor. Yeni Astra, 2.675 mm (+13 mm) daha uzun bir dingil mesafesine sahip olmasına karşın önceki modelden sadece 4,0 mm daha uzun. Kaslı ve kendinden emin duruşuyla yeni Astra, ayarlanabilir zemine sahip pratik bagajıyla 422 litrelik bir bagaj hacmi sunuyor.

Baz donanımdan itibaren yüksek güvenlik standart

Yeni nesil Astra, ülkemizde Editon, Elegance, GS Line ve GS isimli dört farklı donanım seçeneğiyle satılmaya başlanırken, baz donanımdan itibaren yüksek güvenliği standart olarak sunuyor. Viraj ve düz hat denge kontrolü, sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları, çekiş kontrol sistemi, ikincil çarpışma freni ve hız sabitleyicinin yanı sıra, bir üst segmentte görmeye alışık olduğumuz şerit koruma özellikli aktif şerit takip sistemi, araç ve bisikletli tespit edebilen kamera bazlı aktif acil frenleme sistemi, trafik işareti tespit sistemi, hız adaptasyon sistemi ve sürücü yorgunluk tespit sistemi baz donanımdan itibaren standart olarak yer alıyor.

Gece dahi araç, bisikletli ve yaya algılama özellikli kamera ve radar bazlı aktif acil frenleme sistemi, gelişmiş trafik işareti tanıma sistemi, dur-kalk özellikli adaptif hız sabitleyici Elegance ve GS Line donanımıyla standart olarak sunulurken; bunların yanında en üst donanım olan GS paketinde; şerit ortalama özellikli aktif şerit takip sistemi, gelişmiş kör nokta uyarı sistemi ve arka çapraz trafik uyarısı ekleniyor.

Tüm donanımlarda anahtarsız çalıştırma sistemine standart olarak yer veren Yeni Opel Astra, şehir içi manevralar ve park durumlarında da sürücüsüne hem güvenliği hem de konforu standart sunuyor. Ön ve arka park sensörleri baz donanımdan itibaren standart olarak yer alırken, 180o geri görüş kamerası Elegance donanımında; IntelliVision 360o çevre görüş kamerası ise GS Line ve GS donanımında standart olarak sunuluyor.

Gelişmiş sürüş destek sistemleri

Yeni Astra, aynı zamanda en güncel otonom sürüş destek sistemlerini de içeriyor. Tüm bu gelişmiş teknoloji, ön camdaki çok işlevli kameraya ek olarak biri önde, biri arkada ve birer adet yanlarda olmak üzere dört gövde kamerası; biri önde ve her bir köşede olmak üzere beş adet radar sensörü ve ayrıca ön ve arka olmak üzere ultrasonik sensörleri kullanıyor.

IntelliDrive; arka çapraz trafik uyarısı, gelişmiş kör nokta uyarı sistemi ve şerit ortalama özellikli aktif şerit takip sistemi gibi işlevleri kapsıyor. Yeni Astra ayrıca, ayarlanan hızı aşmadan öndeki aracı takip etmek için hızı artıran veya azaltan, gerekirse durana kadar fren yapabilen adaptif hız sabitleyiciyi de içeriyor.

2022 Opel Astra Hybrid

Yeni Astra, premium IntelliLux LED® Pixel Farları’ kompakt sınıfa getiriyor

Astra’nın ileri teknolojide öncü olma rolü, Opel markasının uzmanlık alanları olan aydınlatma ve koltuk sistemleri ile devam ediyor. Önceki nesil, 2015 yılında adaptif LED Matrix farların pazara sunulmasında öncü bir rol oynamıştı. GS donanımıyla birlikte standart olarak gelen IntelliLux LED® Pixel far teknolojisi yeni Astra’yla birlikte ilk kez kompakt sınıfın kullanımına sunuluyor. Opel’in Grandland ve Insignia modellerinde kullanıma sunulan bu ileri teknoloji, her biri ultra ince farda 84 adet olmak üzere 168 LED hücresiyle pazarın en gelişmiş aydınlatma teknolojisini kullanıma sunuyor. Uzun far, trafikteki diğer paydaşların gözünde parlama yapmadan milisaniyeler içinde kusursuz bir şekilde ayarlanıyor. Karşıdan gelen veya önde ilerleyen trafikte, sürücüler ışık hüzmesinden kesinlikle etkilenmiyorlar. Işığın menzili ve yönü, sürüş koşullarına ve çevreye göre 10 farklı modda otomatik olarak uyarlanıyor ve böylece tüm hava ve yol koşullarında optimum aydınlatma sağlanıyor. Yeni Opel Astra baz donanımdan itibaren full LED ön farlar, LED sis farları ve LED stop lambalarıyla da sınıfında fark yaratıyor.

Isıtmalı ve sınıfının en iyisi AGR onaylı ergonomik koltuklar

Opel’in ödüllü ergonomik AGR onaylı koltukları haklı bir üne sahip ve yeni Astra bu uzun soluklu geleneği sürdürüyor. Elegance donanımdan itibaren sürücü tarafında standart olarak gelen “Almanya Sağlıklı Sırtlar Kampanyası” sertifikalı ön koltukların konumu önceki nesile göre 12 mm daha alçak. Bu da sportif sürüş hissini destekliyor. Spor ile konforu mükemmel harmanlayan koltukların köpük yoğunluğu, iyi bir duruşu garanti ediyor. Yeni Astra’nın AGR ön koltukları, kompakt sınıfın en iyisi ve elektrikli sırt eğim ayarından elektrikli bel desteğine farklı isteğe bağlı ayar işlevi bulunuyor. GS Line donanımından itibaren standart sunulan ısıtmalı ön koltuklar, ısıtmalı direksiyon ve ısıtmalı ön cam, kış aylarında konforu arttırıyor. GS donanımındaki Alcantara döşemeli koltuklarda ön yolcu koltuğu da AGR onaylı olup; sürücü koltuğu ise elektrikli ve hafızalı oluşuyla fark yaratırken yan aynaların da hafıza fonksiyonu dikkatleri üzerine topluyor.

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant

Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.

Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımı ve menzil kaybı azaltılıyor.

Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci

Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”

Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.

70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.

HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.

Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

 

 

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı

Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.

İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.

Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.

MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik

MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.

1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket

Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:

  • Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.

  • Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.

  • DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.

2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı

MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:

  • Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.

  • Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.

3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı

Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.

🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları

  • MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.

  • MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.

Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

BYD Türkiye, “Teknoloji Şovu”na TEKNOFEST İstanbul’da Devam Ediyor

BYD Türkiye, Kemerburgaz’da inşa ettiği özel alanda YANGWANG U8 ve YANGWANG U9’un benzersiz yeteneklerini sergilediği nefes kesen teknoloji şovunun ardından, şimdi de bu modelleri ve teknolojik gücünü TEKNOFEST İstanbul’da katılımcılarla buluşturdu.

Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İstanbul’da yerini aldı. 17-21 Eylül tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen festival, teknoloji tutkunlarını bir araya getirirken; BYD Türkiye de lüks segment markası YANGWANG U8 ve YANGWANG U9 modellerinin yanı sıra, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) Ocak – Ağustos verisine göre tüm elektrikli hatchback modeller içerisinde en fazla satış yapan BYD DOLPHIN modelini ziyaretçilerle buluşturdu.

 

BYD’nin devrim niteliğindeki Blade Batarya, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi başta olmak üzere ileri teknolojileri de fuar alanında kurulan özel stand alanında katılımcılara tanıtıldı.

 

TEKNOFEST’E gelen ziyaretçiler, BYD’nin inovasyon gücüyle donatılmış araçlarını ve ileri teknolojilerini yakından inceledi. Track Edition versiyonu ile dünyanın en hızlı elektrikli süper spor modeli unvanına sahip YANGWANG U9, BYD’nin kurduğu özel stand alanında sergilenirken, amfibi özelliği sayesinde hem karada hem de suda hareket edebilen YANGWANG U8 ise 360 derece Tank Dönüşü performansı ile nefes kesen bir şov sundu.

 

“BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra, ileri teknolojilerimizi TEKNOFEST’te tüm Türkiye ile buluşturuyoruz”

BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, markanın inovasyona olan güçlü bağlılığını her fırsatta yansıtmaya büyük önem verdiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliği olan TEKNOFEST, ülkemizin özellikle havacılık ve savunma sanayi alanında ulaştığı noktayı gösteren son derece değerli bir organizasyon. Ayrıca, gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisini destekleyerek, ülkemizin geleceğine de katkı sunuyor.

 

DNA’sında teknoloji ve inovasyon olan BYD ise, kendini sürekli gelişime adamış küresel bir teknoloji markası. 120 bini aşkın Ar-Ge mühendisiyle her gün ortalama 40 patent başvurusu gerçekleştiren şirket; bataryadan elektrikli motorlara, süspansiyon sistemlerinden akıllı sürüş teknolojilerine kadar birçok devrim niteliğindeki teknolojiyi otomotiv dünyasına kazandırıyor.

 

Türk tüketicisi, yeni teknolojilere olan ilgisi ve hızlı adaptasyon yeteneğiyle öne çıkıyor. Biz de BYD Türkiye olarak, 7 farklı modelden oluşan geniş ürün yelpazemizle en son teknolojileri kullanıcılarımızla buluşturuyoruz. Bugün burada teknoloji ve otomobil severlere BYD’nin inovasyon gücünü yakından tanıtmak için bulunuyoruz. 11 Eylül’de Kemerburgaz’da gerçekleştirdiğimiz, Avrupa’da bir ilk olma özelliği taşıyan etkinlikte YANGWANG U8 ve U9 modellerimizi kapsamlı bir teknoloji şovuyla tanıtmıştık. BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra şimdi ileri teknolojilerimizle TEKNOFEST’te yer almak ve bu teknolojilerimizi tüm Türkiye ile buluşturmak bizim için ayrı bir mutluluk.”

 

BYD, teknoloji gücüyle fark yaratıyor

1995’te batarya üreticisi olarak yola çıkan BYD, bugün elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve akıllı teknolojiler alanında geliştirdiği çözümlerle daha temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyor. 2022’de fosil yakıtlı araç üretimini tamamen sonlandıran ilk otomotiv şirketi olan BYD, bugün dünyanın lider yeni enerjili araç üreticisi konumunda bulunuyor.

 

Batarya, elektrik motorları ve elektronik kontrol üniteleri gibi elektrikli araçların kalbinde yer alan bileşenlerdeki uzmanlığıyla öne çıkan BYD, son yıllarda geliştirdiği Blade Batarya, DM-i Süper Hibrit Teknolojisi, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi ve DMO Süper Hibrit Sistemi gibi yenilikler, markayı sektörün öncüleri arasına taşıyor. Bir teknoloji lideri olarak BYD, yalnızca otomobil üretmekle kalmıyor; mobilitenin geleceğini yeniden tanımlıyor. YANGWANG U8 ve U9 modelleri, bu vizyonun en çarpıcı örneklerini temsil ediyor.

 

DOLPHIN: Gelişmiş teknoloji, uzun menzilli batarya gücü

Okyanus serisinin öne çıkan modellerinden BYD DOLPHIN, deniz yaşamından ilham alan tasarım detaylarıyla şık ve modern bir görünüm sunuyor. Gelişmiş teknolojisini uzun menzilli batarya gücüyle birleştiren BYD DOLPHIN, konfor ve verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sağlıyor.

Geniş iç hacmi ve yüksek teknoloji donanımlarıyla segmentinde öne çıkan BYD DOLPHIN, 2024 AutoBest Ödülü’nü kazanarak kalite ve verimliliğini tescilledi. BYD’nin kendi geliştirdiği e-Platform 3.0 üzerinde yükselen model, Lityum Demir Fosfat (LFP) teknolojisine sahip 60.4 kWsa kapasiteli Blade Batarya ile güvenlik, dayanıklılık ve performans konusunda yüksek standartlar sunuyor.

204 PS güç ve 310 Nm tork üreten elektrik motoruyla 0-100 km/s hızlanmasını 7 saniyede tamamlayan DOLPHIN, 160 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. WLTP ölçümlerine göre 427 km WLTP menzil ve 15.9 kWsa karma  enerji tüketimi sunan model, 110 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde bataryasını yüzde 30’dan yüzde 80’e 26 dakikada şarj edebiliyor. Gelişmiş enerji tasarrufu sağlayan ısı pompası sistemi ise standart olarak sunuluyor.

Euro NCAP’ten 5 yıldız alan BYD DOLPHIN, markanın diğer modellerinde olduğu gibi uzaktan bağlantı özellikleriyle kullanıcılarına üst düzey konfor sunuyor. Türkiye’deki BYD sahipleri ise uzaktan güncelleme (OTA) sistemi sayesinde araçlarını servise gitmeye gerek kalmadan güncelleyerek her zaman en güncel teknolojiye sahip olabiliyor.

 

YANGWANG U8: BYD’nin lüks ve son teknoloji SUV’u

YANGWANG markasının ilk seri üretim modeli olan U8, BYD’nin 20 yılı aşkın AR-GE birikiminin ve inovasyon vizyonunun bir sonucu olarak ortaya çıktı. Performans, güvenlik ve ileri teknolojiyi bir arada sunan U8, lüks SUV segmentinde “fütüristik teknoloji, olağanüstü off-road kabiliyeti ve premium yaşam alanı” kombinasyonu ile öne çıkıyor. YANGWANG’ın temeli, 2004’te tanıtılan BYD ET konseptine dayanıyor. ET, dört motorlu bağımsız aktarma sistemini dünyaya ilk kez tanıtmıştı. 20 yıl sonra bu vizyon, e4 platformu ile seri üretime taşındı.

 

Markanın logosu, “elektrik” anlamına gelen en eski Çince hiyerogliflerden Dian’dan esinlenmiş olup, ilerleme ve bilinmeyene cesurca yol almayı simgeliyor.

 

Dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden olan IF Tasarım Ödüllü U8’in öne çıkan teknolojileri arasında yüzme kabiliyeti dikkat çekiyor. Araç, bu özelliği sayesinde karada ilerledikten sonra su üzerinde de yol alabiliyor. Bir diğer yenilikçi özellik olan Tank Dönüşü ise dört tekerin ters yönlerde dönmesiyle aracın kendi etrafında 360 derece dönmesine imkân tanıyor.

 

49,05 kWh Blade Batarya ve CTC (Cell-to-Chassis) entegrasyonu ile 880 kW (1.196 PS) güç ve 1.280 Nm tork sunan araç, 0’dan 100 km/s hıza 3,6 saniyede ulaşıyor ve azami 200 km/s hız yapabiliyor. CLTC protokolünde, aracın karma sürüş menzili 1.000 km, elektrikli sürüş menzili ise 180 km olarak açıklanıyor.

 

Araç içi uydu iletişimi, gece görüş sistemi ve opsiyonel drone kitiyle donatılmış olan U8, aynı zamanda VtoL enerji paylaşımı ve 15+1 kişiselleştirilebilir off-road modu gibi özelliklerle de dikkat çekiyor. DiSus-P hidrolik gövde kontrol sistemi, 20 inç dövme alaşım jantlar, su geçirmez hava girişi ve sabit yan basamak gibi donanımlar da araca üstün bir kullanım deneyimi sağlıyor.

 

YANGWANG U9: BYD’nin elektrikli süper otomobil vizyonu

BYD YANGWANG U9, inovasyon, mühendislik, güvenlik ve estetiği bir araya getiren elektrikli süper spor otomobil vizyonunu temsil ediyor. 360 derece dönüş, zıplama ve dans etme kabiliyetleriyle otomotiv dünyasında yenilikçi bir performans deneyimi sunan bu model, ileri teknoloji ile estetiği bir araya getiriyor. Keskin hatlara sahip Time Gate tasarım dili, Interstellar far tasarımı ve dinamik ışık imzaları ile U9, aerodinamik ve sportif bir duruş sergiliyor. Çift kokpit iç düzen ve 127 renkli ambiyans aydınlatması, sürüş moduna göre değişerek yüksek teknoloji deneyimini pekiştiriyor.

 

Dört bağımsız motoruyla 1.305 PS güç ve 1.680 Nm tork üreten BYD YANGWANG U9, 0’dan 100 km/s hıza 2,36 saniyede ulaşabiliyor. 80 kWh yeni nesil Blade Batarya ile CLTC protokolünde 450 km menzil sağlayan araç, 500 kW çift girişli ultra hızlı şarj sistemi sayesinde yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 10 dakikada ulaşabiliyor.

 

BYD’nin e4 platformu üzerine inşa edilen U9, bağımsız tork kontrolü, DiSus-X akıllı gövde kontrol sistemi, karbon-seramik diskler ve gelişmiş süspansiyon yapısı ile hem pist performansı hem de günlük sürüş konforu sunuyor. Aerodinamik olarak ayarlanabilir ve opsiyonel karbon fiber “swan neck” spoiler yüksek yere basma kuvveti sağlayarak üstün yol tutuşu sağlarken, araçta ısı pompası ve Cell-to-Body entegrasyonu gibi ileri teknolojiler de yer alıyor.

 

YANGWANG U8 ve U9 modelleri, BYD’nin Ar-Ge gücünü, mühendislik vizyonunu ve teknoloji liderliğini doğrudan yansıtırken, şu an için Avrupa homologasyonu bulunmadığı için Türkiye pazarında kısa vadede satışa sunulmaları planlanmıyor.

 

 

 

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.