Otomotiv Sektörü
Alfa Romeo, kompakt SUV’u Tonale’nin çevreci sportifliğin kilometre taşı olacak dört tekerlekten çekişli, şarj edilebilir Hibrit (Plug-in Hybrid Q4) versiyonunu Türkiye’de satışa sundu.
Tonale Plug-In Hybrid Q4, 1910’da kurulan Alfa Romeo markasının sportif DNA’sına sadık kalarak, elektrifikasyon dünyasına giriş yapıyor. Sınıfının en iyisi olan bu versiyon, maksimum verimlilik ile sportifliği birleştirerek Alfa Romeo’nun dönüşümünde yeni bir sayfa açıyor.
Çeviklik, sürüş dinamikleri ve dört tekerlekten çekiş performansı ile sınıfının en iyi dinamiklerini sunan Tonale Plug-in Hybrid Q4, 26 gr/km CO2 emisyon değeriyle bugüne kadar üretilen en çevreci Alfa Romeo modeli olarak öne çıkıyor.
Günlük kullanımda tamamen elektrikli moddayken 80 km’nin üzerinde menzile sahip olan Tonale Plug-in Hybrid Q4, şehir dışı kullanımda ise 600 km’nin üzerinde toplam menzile sahip. Sınıfının en iyi konfor ve ses yalıtımını sunan; ürün gamının en sportif versiyonu Tonale Plug-in Hybrid Q4’ün şarj edilebilir hibrit sistemi, toplam 280 HP
güç üretiyor, Q4 dört tekerlekten çekiş sistemiyle en iyi yol tutuş ve sürüş güvenliğini sunuyor.
Alfa Romeo, teknolojik, yeni nesil ve küçük hacimli motor seçenekleriyle Türkiye pazarındaki en önemli segment olan kompakt SUV segmentinde Tonale ile iddiasını ortaya koymayı sürdürüyor. 1910 yılından bu yana sporcu DNA’sına sadık kalan ve otomotiv tarihine damga vuran modelleri hayata geçiren Alfa Romeo’nun dönüşümünü simgeleyen Tonale’nin şarj edilebilir ve dört tekerlekten çekişli Hibrit (Plug-in Hybrid Q4) versiyonunu ülkemizde satışa sunuluyor. Sınıfının en iyi performansı için Alfa Romeo tarafından geliştirilen dört tekerlekten çekişli, şarj edilebilir hibrit (Plug-in Hybrid Q4) Tonale, çevreciliğini üst düzey sportiflikle birleştiriyor.
Alfa Romeo Tonale’nin 280 HP Plug-In Hybrid Q4 sistemi, performans ve pil ömrü açısından da sınıfının en iyisi olarak öne çıkıyor.

Sınıfının En İyi Performansını Sunan, Bugüne Kadar Üretilen En Çevreci Alfa Romeo
Şarj edilebilir ve dört tekerlekten çekişli Tonale, Alfa Romeo’ya özel 1.3 litre 280 HP’lik gücünde motor ile satışa sunuluyor. Sistem gücünü, 6 vitesli çift kavramalı şanzıman üzerinden ön tekerleklere aktarırken 90 KW gücündeki elektromotor arka tekerleklere 250 Nm çekiş sağlıyor. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 6,2 saniyede tamamlayan Tonale Plug-in Hybrid, Q4 çekiş ile en yüksek performans seviyesi sunarken, tamamen elektrik modunda şehir içinde 80 km’ye varan menzile ulaşıyor. Plug-in Hybrid güç-aktarma sisteminde standart olan Q4 çekiş, benzersiz bir sürüş güvenliği ve keyfi sağlıyor. Sınıfının en iyi performansı için Alfa Romeo tarafından geliştirilen Hibrit ve dört tekerlekten çekişli Şarj Edilebilir Hibrit (Plug-in Hybrid Q4) versiyonu, 100 kilometrede sadece 1.14 litre yakıt tüketimiyle bugüne kadar üretilen en çevreci Alfa Romeo modeli olarak öne çıkıyor.
- Alfa Romeo DNA’sı ve En İyi Sürüş Dinamikleri
Tonale Plug-in Hybrid Q4, Alfa Romeo DNA mirasını sürdürüyor. Kullanım tercihlerine göre seçilen Dynamic modda, elektrik ve ICE motorlarını birlikte kullanılan özel bir gaz kelebeği kalibrasyonu, şanzıman yönetimi ve daha doğrudan direksiyon tepkisi ile aracın performansından en iyi şekilde yararlanmak için tasarlandı. Bu modda sürekli e-AWD devrede olurken, günlük kullanım için ideal performans sunan Natural mod e-Motor ve ICE motorun gerekli yerlerde birlikte çalışmasını ve performansı optimize etmeyi sağlıyor. Çekiş performansı, ihtiyaca göre kendiliğinden e-AWD olarak değişebiliyor. Sürüş esnasında elektrik bataryasının şarj yüzdesinin korunmasını veya dolumu sağlıyor, e-Save modu aktifleştirildiğinde ise DNA sürüş modu ‘N‘ (Natural) olarak ayarlanabiliyor. Sürücü gaz pedalından ayağını çektiğinde devreye giren e-Coasting ise yavaşlama sırasında enerji geri kazanımı sağlıyor. Frenleme işlemi esnasında enerji geri kazanımı otomatik olarak devreye giren e-Breaking ile sağlanıyor. Advanced Efficiency modu seçildiğinde ise sadece elektrikli motor devreye giriyor ve çekiş arka tekerleklerden aktarılıyor.

Geniş Ekran ve Sezgisel HMI (Human Machine Interface) Arayüz
Alfa Romeo Tonale Plug-in Hybrid Q4, kabin içerisinde birinci sınıf malzemeler ve en son teknolojiyi birleştiriyor. Tonale’de, 22,5 inçlik 2 büyük ekrandan oluşan sofistike, smooth ve sezgisel bir kullanım sunan Sürücü Odaklı Kokpit (HMI) bilgi-eğlence sistemi yer alıyor. Gösterge panelinin ortasında, geleneksel “Cannocchiale” (teleskopik) ekran tasarımıyla, otomobilin tüm verilerine ve otonom sürüş teknolojileri ayarlarına erişim sağlayan 12,5 inçlik TFT ekran göstergeler yer alıyor. Sürücü ekran üzerinden elektrikli sürüş fonksiyonlarının gösterimine kolaylıkla erişebiliyor. Tonale Plug-in Hybrid Q4’de “Elettro Biscione” adı verilen ve Alfa Romeo’nun logosunda da yer alan yılan figüründen esinlenen sol arka kapı camındaki amblemi, onun elektirikli olduğunu vurguluyor. 12.5’’ Full TFT Gösterge panelinden kolayca takip edilebilen otomobilin elektrikli sürüş fonksiyonları ve işlevler farklı renklerle ifade ediliyor. Örneğin Elettro Biscione’nin rengi beyazken elektrikli motorun kapalı olduğu ve benzinli motorun devrede olduğu anlaşılıyor. Elettro Biscione’nin rengi açık maviyken elekrikli motorun devrede olduğu; yeşil renkteyken ise elektrik motorun şarjda olduğuna işaret ediliyor.

Tonale’de tamamen dijital, dokunmatik 10,25 inçlik ekran güncel akıllı telefonlarla benzer kullanım arayüz ile kullanım kolaylığı sunuyor. Yatay kaydırma ile Alfa D.N.A., radyo, medya, kablosuz şarj, uydu navigasyon, klima, bağlantılı hizmetler elektrikli sürüş uygulamaları, anlık güç gösterimi ve ADAS gibi menülere ulaşılabiliyor. Tonale Plug-in Hybrid Q4’te sportifliği öne çıkaran alüminyum vites kulakçıkları standart sunuluyor. Sürücü ve yolcu konforunu artırmak için ayrıca ısıtmalı direksiyon simidi, ısıtmalı ve sınıfında sadece Tonale’nin sunduğu havalandırmalı ön koltuklar, elektrikli ayarlanabilen ön koltuklar, Harman Kardon Premium Ses Sistemi (14 Hoparlör 465W) Luxury Pack kapsamında sunuluyor.
- 2’nci Seviye Otonom Sürüş, Çoklu Şarj Seçenekleri
Tonale, sürüş keyfini engellemeden maksimum sürüş güvenliği sunmak üzere; hızlanma, fren ve şerit takibini otomatik yöneten 2’inci seviye otonom sürüş için yeni Alfa Romeo Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS) ile donatılıyor. Tonale, otomobilin çevresini dikey ve yanal olarak izleyen ön kamera ile “Akıllı Uyarlanabilir Hız Sabitleme” (IACC) ve “Şerit Ortalama” (LC) sistemlerini birleştirerek Seviye 2 otonom sürüşü, Driving Asistance Pack ile mümkün kılıyor. Sistem, öndeki araçlarla güvenli bir mesafeyi korumak için otomobilin hızını otomatik olarak ayarlayan “Akıllı Uyarlanabilir Hız Sabitleme”, “Trafik İşareti Tanımlama Sistemi” ve “Akıllı Hız Sabitleme” sistemlerini kullanıyor. Entegre kamerayı kullanan sistem trafik işaretlerini algılıyor, bunları ekranda gösteriyor, sürücüyü mevcut hız sınırı konusunda uyarıyor ve sürücünün hızını tespit edilen sınıra düşürmesini öneriyor. Sürücü kabul ederse, hız sabitleyici ayarları otomatik olarak ayarlanıyor. Şerit Ortalama sistemi ise yoğun trafik koşullarında bile aracı şeridin ortasında tutmak için aracın yanal hareketini kontrol ediyor.
Tonale’nin, 15,5 kWh kapasiteli bataryalarıyla, WLTP döngüsünde 100km’de 1,14 lt kadar düşebilen yakıt tüketimi sağlanıyor. Şehir otomobili segmenti kullanıcılarırın günlük işe gidip gelmeleri için gerekli olan ortalama 80 km’lik menzil 7,4Kw dahili şarj cihazı kullanarak 2,5 saatten daha kısa bir sürede hızlı şarj ile dolabiliyor. Ayrıca, Mod 3 (Wallbox tipi) kabloya ilave olarak ev tipi prizlere uyumlu Mod 2 şarj kablosunu da sunan Tonale’de 7,4 kW’lık Wallbox çözümleri bulunuluyor.

Güvenliğe Hizmet Eden Yenilikçi Sistemler
Yeni Alfa Romeo Tonale’de, günlük sürüş ihtiyaçlarına uygun, sürüşü kolaylaştıran aktif ve pasif güvenlik özellikleri birlikte yer alıyor. Ön, yan ve perde hava yastıklarının yanı sıra sürücü, araç ve yol arasındaki etkileşimi mükemmelleştiren yenilikçi donanım ve teknolojiler Tonale’de standart olarak sunuluyor. Yaya veya bisikletçiyi algılayarak sürücüyü tehlikeye karşı uyaran ve bir yaya veya bisikletli ile çarpışmayı önlemek veya etkilerini azaltmak için aracı tamamen durduran “Hassas Yol Kullanıcıları ile Otonom Acil Durum Fren” veya sürücü yorgunluğunu algılamak için aracın hareketlerini denetleyen “Sürücü Yorgunluk Algılama” gibi sistemler, Tonale’deki standart özelliklerden birkaçı olarak öne çıkıyor. Tonale’de Driving Asistance Pack ile sunulan “Kör Nokta Algılama”, “Arka Çapraz Trafik Uyarısı”, gibi güvenlik unsurları geri manevra anında, yandan gelen araçlara karşı sürücüyü uyaran “360° Kamera” çevre görünteleme sistemi ön ızgaraya, dikiz aynalarına ve bagaj kapağına entegre edilen dört adet yüksek çözünürlüklü kamera ile yakaladığı aracın çevresine ait görüntüyü kılavuz çizgileriyle birlikte 10,25 inçlik ekranda gösteriyor.
En üst düzey sportiflik sunan “Veloce” donanım seviyesiyle tercih edilebilecek olan Alfa Romeo Tonale Plug-in Hybrid Q4, 1.949.800 TL’lik başlangıç fiyatıyla Alfa Romeo showroomlardaki yerine alıyor.
Otomotiv Sektörü
OMODA 4 Fransa’da, OMODA 5 NEXT Avrupa’da İlk Kez Sahneye Çıktı!
OMODA | JAECOO, 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda OMODA 4 ve OMODA 5 NEXT modellerini otomobil tutkunlarıyla buluşturarak Avrupa’daki büyüme yolculuğunda yeni bir adım attı. “DRIVE THE NEW VIBE” temasıyla fuarda yer alan marka, OMODA 4’ün Fransa’daki ilk tanıtımını gerçekleştirirken OMODA 5 NEXT’in Avrupa prömiyerini yaptı. Fütüristik CYBER MECHA tasarım diliyle öne çıkan OMODA 4, yenilikçi karakteriyle dikkat çekerken OMODA 5 NEXT, coupe tarzındaki sportif çizgilerini gelişmiş konfor özellikleri ve hibrit teknolojisiyle bir araya getirdi. OMODA | JAECOO, iki markanın farklı yaşam tarzlarına hitap eden ürünlerini ve deneyimlerini Paris’e taşırken Avrupa’daki Ar-Ge, üretim ve satış sonrası hizmet yatırımlarına yönelik yaklaşımını da ortaya koydu. Dünya genelinde 77 pazarda, Avrupa’da ise 22 ülkede faaliyet gösteren marka, yerelleşme stratejisi doğrultusunda küresel büyümesini güçlendirmeyi sürdürüyor.
Otomotiv sektörünün yenilikçi markaları OMODA | JAECOO, 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirdiği iki önemli model tanıtımıyla dikkatleri üzerine çekti. Paris Expo Porte de Versailles’ın 4’üncü salonundaki A91 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayan marka, “DRIVE THE NEW VIBE” yaklaşımı doğrultusunda yenilikçi tasarım anlayışını, ileri teknolojilerini ve farklı kullanıcı beklentilerine hitap eden mobilite çözümlerini sergiledi. Fuar kapsamında OMODA 4 modeli Fransa’da ilk kez tanıtılırken, OMODA 5 NEXT Avrupa prömiyerini gerçekleştirdi. OMODA ailesinin iki yeni üyesi, farklı karakterleriyle özellikle bireyselliğe, teknolojiye ve yaşam tarzına önem veren yeni nesil otomobil kullanıcılarına hitap ediyor.
OMODA 4 ile dijital dünyanın tasarım anlayışı yollara taşınıyor!
Paris Otomobil Fuarı’nın dikkat çeken yeniliklerinden OMODA 4, dijital dünyanın fütüristik tasarım anlayışını otomotiv dünyasına taşıyan CYBER MECHA tasarım diliyle öne çıkıyor. Keskin hatları, güçlü geometrik çizgileri ve teknoloji odaklı estetik unsurlarıyla dikkat çeken model, markanın yenilikçi tasarım yaklaşımını somutlaştırıyor. Moda ve tasarım dünyasının önemli merkezlerinden Paris’te gerçekleştirilen tanıtım, OMODA 4’ün kendine özgü karakterini vurgularken markanın “BE THE ONE” felsefesini de yansıtıyor. Bireyselliğini otomobiliyle ifade etmek isteyen kullanıcılara hitap eden OMODA 4, sıra dışı görünümü ve güçlü tasarım kimliğiyle OMODA ürün ailesinin yenilikçi karakterini temsil ediyor.
OMODA 4 ile aynı sahneyi paylaşan OMODA 5 NEXT ise sportif tasarımını ileri teknoloji ve konfor özellikleriyle bir araya getiriyor. Yeni nesil mecha tasarım anlayışıyla şekillendirilen kupe benzeri gövde yapısı, dinamik görünümünü çağdaş tasarım detaylarıyla tamamlıyor. Modelin iç mekânında sunulan 15,6 inçlik 2K yüksek çözünürlüklü ekran, Sony ses sistemi ve masaj fonksiyonuna sahip sürücü koltuğu dikkat çekiyor. Kullanıcıların dijital deneyimini ve seyahat konforunu geliştirmeye odaklanan OMODA 5 NEXT, SHS-H hibrit teknolojisiyle de verimli sürüşü destekliyor. Böylece model, sportif tasarımı, gelişmiş teknolojileri ve konfor özelliklerini bir araya getirerek OMODA ürün gamına yeni bir soluk getiriyor.
OMODA 4’ün cesur ve fütüristik yaklaşımı ile OMODA 5 NEXT’in konfor ve teknoloji odaklı karakteri, markanın farklı kullanıcı profillerine hitap eden ürün stratejisini ortaya koyuyor. OMODA 7 gibi modellerin de yer aldığı genişleyen ürün ailesi, Avrupa pazarında farklı yaşam tarzlarına ve mobilite beklentilerine yönelik alternatifler sunuyor.
OMODA’nın dijital dünyası ile JAECOO’nun özgür yaşam tarzı Paris’te buluştu!
OMODA | JAECOO, Paris Otomobil Fuarı’nda yalnızca yeni modellerini sergilemekle kalmadı, aynı zamanda iki markanın farklı yaşam tarzı yaklaşımlarını da ziyaretçilerle buluşturdu. OMODA’nın dijital kültür ve yenilikçi tasarım odaklı karakteri ile JAECOO’nun doğadan ilham alan rafine macera anlayışı, fuar standındaki farklı deneyim alanlarıyla yansıtıldı.
VALORANT Esports EMEA’nın resmî otomotiv partneri olan OMODA, e-spor dünyasının dinamik yapısını OMODA 4’ün CYBER MECHA tasarım anlayışıyla bir araya getirdi. Dijital dünyanın görsel unsurlarından ilham alan fütüristik tasarımlar ve etkileşimli deneyimler, markanın teknolojiyle iç içe yaşayan yeni nesil kullanıcılarla kurduğu bağı güçlendirdi. OMODA, bu yaklaşımıyla “BE THE ONE” felsefesini otomobil tasarımının ötesine taşıyarak bireyselliği ve özgün yaşam tarzlarını destekleyen marka kimliğini ön plana çıkardı.
JAECOO ise fuar standında doğayla iç içe yaşamı, keşfetme tutkusunu ve şehir hayatının konforunu bir araya getiren yaklaşımını sergiledi. Doğal yaşamdan ilham alan tasarım unsurlarıyla oluşturulan deneyim alanında, markanın güçlü ve sofistike karakteri ön plana çıkarıldı. Şehir içindeki günlük kullanımdan doğa keşiflerine uzanan farklı ihtiyaçlara yanıt vermeyi hedefleyen JAECOO, zarafet ile macera ruhunu buluşturan yaşam tarzı yaklaşımını Paris’e taşıdı.
OMODA’nın dijital kültür ve e-spor dünyasıyla bütünleşen dinamik kimliği ile JAECOO’nun doğa ve keşif odaklı rafine yaklaşımı, iki markanın farklılaşan karakterlerini gözler önüne sererken “DRIVE THE NEW VIBE” anlayışının da temelini oluşturdu.
Avrupa’da yerelleşme stratejisi güçlenerek devam ediyor!
OMODA | JAECOO için Paris Otomobil Fuarı, yeni ürünlerin tanıtıldığı uluslararası bir organizasyon olmasının yanı sıra Avrupa pazarındaki uzun vadeli büyüme stratejisinin de önemli bir göstergesi oldu. Marka, “In Somewhere, For Somewhere, Be Somewhere” yaklaşımı doğrultusunda faaliyet gösterdiği pazarların ihtiyaçlarına odaklanarak yerel operasyonlarını, Ar-Ge çalışmalarını ve endüstriyel iş birliklerini geliştirmeyi sürdürüyor.
Avrupa’daki çalışmalarını İspanya, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta bulunan Ar-Ge merkezleriyle destekleyen OMODA | JAECOO, ürün ve teknolojilerini bölgedeki kullanıcıların beklentilerine, sürüş alışkanlıklarına ve teknik gerekliliklere uygun biçimde geliştirmeye odaklanıyor. Yerel pazar dinamiklerinin ürün geliştirme süreçlerine entegre edilmesi, markanın Avrupa’daki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen stratejisinin temel unsurları arasında yer alıyor.
Üretim tarafında İspanya’daki yerel üretim projesini geliştirmeyi sürdüren marka, Avrupa genelindeki endüstriyel iş birliklerini de güçlendiriyor. Bölgesel satış ve satış sonrası hizmet ağını geliştirmeye, tedarik zinciri yapılanmasını genişletmeye yönelik çalışmalar da kullanıcı deneyiminin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Yerel iş ortaklarıyla uzun vadeli iş birliklerine önem veren OMODA | JAECOO, ürün çeşitliliğini güçlü bir hizmet altyapısıyla desteklemeyi amaçlıyor.
Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılan OMODA 4 ve OMODA 5 NEXT modelleriyle ürün ailesinin farklı karakterlerini ortaya koyan marka, Avrupa’daki yatırımları ve yerelleşme stratejisi doğrultusunda küresel büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.
OMODA | JAECOO’nun yeni durağı 2026 CHERY Uluslararası Kullanıcı Zirvesi olacak!
Paris Otomobil Fuarı’nın ardından OMODA | JAECOO’nun küresel etkinlik takvimi, 19 Ekim’de düzenlenecek 2026 CHERY Uluslararası Kullanıcı Zirvesi ile devam edecek. Dünyanın farklı bölgelerinden kullanıcıları ve sektör paydaşlarını bir araya getirecek organizasyon, markanın kullanıcı odaklı yaklaşımını, teknolojik yeniliklerini ve ekosistem iş birliklerini ön plana çıkaracak. Zirve kapsamında OMODA X modelinin dünya prömiyerinin gerçekleştirilmesi de planlanıyor. Yeni modelin tanıtımı, markanın geleceğin mobilite teknolojilerine ve farklı yaşam tarzlarına yönelik çalışmalarında yeni bir dönüm noktası olacak.
Otomotiv Sektörü
Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu
Hyundai, 2026/27 sezonunda başlayacak ve uzun yıllar devam edecek iş birliği kapsamında UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri oldu. Avrupa kulüp futbolunun standartlarını belirleyen UEFA Champions League, futbolun en iyilerini bir araya getiriyor ve Hyundai de kendi sektöründe aynı yüksek standartları benimsiyor.
Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan IONIQ 3, Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da tanıtacağı beş önemli modelin ilki ve markayı bu iş birliğinde temsil edecek ilk model olacak.
Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olduğunu ve bu kapsamda uzun yıllar sürecek bir anlaşmaya imza attığını duyurdu. Hyundai’ın Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine olan bağlılığını ortaya koyan iş birliği, 2026/27 sezonunda başlayarak 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek.
Futbol, Hyundai için oldukça tanıdık bir alan. Yaklaşık 30 yıldır dünyanın en büyük uluslararası turnuvalarından farklı ülkelerdeki kulüp ve federasyonlara kadar futbolu en üst seviyede destekleyen Hyundai, UEFA Champions League ile bu bağlılığını Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor.
UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki benzerlikler, sahip oldukları ölçeğin çok daha ötesine uzanıyor. Bu organizasyonda mücadele eden takımlar, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’nın en üst seviyesinde rekabet ediyor.
Hyundai de Avrupa’da araçlar tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; modellerini kıta genelinde satışa sunuyor. Böylece faaliyetleri açısından tartışmasız biçimde Avrupalı, etkileri bakımından ise uluslararası iki organizasyon bir araya geliyor.
Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Futbol, yaklaşık 30 yıldır Hyundai’ın bir parçası. Dilleri, sınırları ve nesilleri aşarak insanları başka çok az şeyin başarabileceği kadar güçlü bir biçimde bir araya getiriyor. UEFA Champions League, her hafta Avrupa’nın en tutkulu taraftarlarının karşısında oynanan, dünyanın en iyi kulüp futbolu organizasyonu. Hyundai’nin bu yaz Dünya Kupası’nda gerçekleştirdiği çalışmaların ardından UEFA Champions League, güzel tasarımlara ve taraftarların seveceği özelliklere sahip araçlarımızı sergilemek için ideal bir platform sunuyor. Madridliyim ve bu nedenle bu organizasyonu hayatım boyunca takip ettim. Avrupa genelindeki taraftarlarla bir araya gelecek olmaktan kişisel olarak da büyük heyecan duyuyorum. Futbolun güzelliğini Hyundai ile kutlamak için harika bir dönemdeyiz”.
Hyundai, “İnsanlık için İlerleme” marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeyi ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmayı hedefliyor. UEFA ile Avrupa Futbol Kulüpleri’nin ortak girişimi olan UC3 ile gerçekleştirilen bu iş birliği kapsamında Hyundai; UEFA Champions League’in gücünü ve mobilite çözümlerini kullanarak Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Hyundai, milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu bir etki yaratmayı da hedefliyor.
Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise şunları söyledi: “UEFA Champions League ve Hyundai; ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefiyle hareket ediyor. Bu iş birliğine bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla adım atıyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, geleceğin ürün gamımıza öncülük edecek modelimiz”.
UEFA Champions League, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin ilgi gösterdiği ve dünyada en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu olarak öne çıkıyor. 36 kulübün mücadele ettiği turnuva, tutkulu futbolseverlerden oluşan geniş bir kitleyle iletişim kurmak için önemli bir platform sunuyor. Aynı zamanda Hyundai’nin robotik ve fiziksel yapay zekâdan yazılım teknolojilerine ve Avrupalı müşterilere özel akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek vizyonunu aktarmasına imkân tanıyor.
Hyundai, 30 yılı aşkın süredir Avrupa’da güçlü bir varlığa sahip küresel bir marka olarak faaliyet gösteriyor. Markanın Almanya’nın Rüsselsheim kentindeki Avrupa Teknik Merkezi, Hyundai modellerinin geliştirme ve mühendislik çalışmalarını yürütürken aynı tesiste bulunan Avrupa Tasarım Merkezi de araçların görsel tasarımını ve kimliğini şekillendiriyor. Üretim faaliyetleri Çekya ve Türkiye’deki fabrikalarda gerçekleştirilirken Hyundai modelleri, 42 Avrupa ülkesindeki 2.000’den fazla satış ve satış sonrası hizmet noktası aracılığıyla müşterilerle buluşuyor. Hyundai’ın tasarım, mühendislik, üretim ve iş ortağı ağı, her gün müşterilere ve taraftarlara hizmet sunuyor.

IONIQ 3 Sahaya Çıkıyor.
Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan tamamen elektrikli IONIQ 3, Hyundai’ın bu iş birliğindeki ilk temsilcisi olacak. Bu yıl Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren kompakt hatchback model, Ağustos ayında üretimin başlamasıyla birlikte Hyundai’ın İzmit Fabrikası’nda üretilen ilk bataryalı elektrikli araç oldu. IONIQ 3 aynı zamanda Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da satışa sunacağı beş önemli yeni modelin ilkini oluşturuyor.
Hyundai, IONIQ 3 ile Avrupa’nın rekabetin en yoğun olduğu kompakt sınıfına, Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına cevap veren sınıfının öncüsü özelliklerle giriş yapıyor. IONIQ 3’ün Aero Hatch gövde yapısı, 0,263 Cd’lik hava sürtünme katsayısı ve 497 kilometreye varan WLTP menziliyle sınıfının öncüsü verimlilik ve menzil sunmak üzere geliştirildi. 441 litrelik bagaj hacmi, sınıfının en geniş iç mekânı, Hyundai’ın en yeni PLEOS Connect bilgi-eğlence sistemini içeren segmentinin öncüsü 14,6 inçlik ekranı ve güçlü fiyat-değer dengesiyle IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobiliteyi Avrupalı müşterileri için daha erişilebilir hâle getirme kararlılığını temsil ediyor.
Hyundai’ın ürün gamı; bataryalı elektrikli, hibrit, şarj edilebilir hibrit, hidrojen yakıt hücreli elektrikli ve içten yanmalı motor seçeneklerini kapsıyor. Bu geniş ürün yelpazesi, müşterilerin araç sahibi olma ve araçlarını kullanma biçimleri göz önünde bulundurularak şekillendiriliyor.
IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobilite alanındaki kapsamlı çalışmalarını ortaya koyan önemli ödüllerle güçlenen Avrupa’daki EV başarısını daha ileriye taşıyor. Hyundai INSTER, 2025 Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili seçilirken IONIQ 9 ise Almanya’da 2026 Yılının Premium Otomobili unvanına layık görüldü.
Hyundai’ın müşteri odaklı yaklaşımı, markanın UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak imza attığı yeni iş birliğinin de temelini oluşturuyor.
UC3 Eş Genel Müdürü Guy-Laurent Epstein ise iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hyundai’yi UEFA Champions League’in resmi partnerleri arasında görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hyundai, futbolu en üst seviyede destekleme konusunda köklü bir geçmişe ve futbolun insanları bir araya getirme gücüne yönelik güçlü bir inanca sahip. Önümüzdeki yıllarda bu ortak hedefi dünyanın dört bir yanındaki taraftarlar için hayata geçirecek bir iş birliği geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz”.
Otomotiv Sektörü
Karsan’da Üst Düzey Görev Değişimi
Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından Karsan’da üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Son on yıldır Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak görev yapan Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanmak üzere görevlerinden ayrıldı. Karsan Yönetim Kurulu kararıyla, Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.
Türkiye otomotiv sanayisinin öncü kuruluşlarından Karsan’da üst yönetimde görev değişimi yaşandı. Şirketin CEO’su ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanma kararı doğrultusunda görevlerinden ayrıldı. Okan Baş, son on yılda Karsan’ın global bir mobilite markasına dönüşüm sürecine liderlik ederek, şirketin elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümleriyle uluslararası pazarlarda daha görünür ve güçlü bir konuma ulaşmasında önemli rol üstlendi. Görev süresi boyunca Karsan’ın global mobilite vizyonunun güçlenmesine, dönüşüm stratejisinin hayata geçirilmesine ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sundu. Karsan Yönetim Kurulu, şirkete sağladığı katkılar dolayısıyla Okan Baş’a teşekkür etti.
Okan Baş’ın görevlerinden ayrılmasının ardından, Karsan Yönetim Kurulu tarafından Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.
Lojistik sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Utku Can Ayyarkın, sahadan başlayarak üst yönetime uzanan güçlü liderlik birikimi, operasyonel yetkinliği ve stratejik yönetim deneyimiyle; Karsan’ın yeni döneminde şirketin büyüme stratejisine, dönüşüm vizyonuna ve sürdürülebilir başarı yolculuğuna liderlik edecek.
Karsan, Utku Can Ayyarkın liderliğinde; 60 yıllık köklü mirasından aldığı güçle elektrikli ve otonom mobilite alanında global bir marka olma yolculuğunu yeni başarılarla büyütmeye, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecek.
