Connect with us

Otomotiv Sektörü

ALPINE A390: ALPINE’İN SPORTİF FASTBACK MODELİNİN DÜNYA LANSMANI GERÇEKLEŞTİ

Alpine A390’ın dünya lansmanı, 27 Mayıs akşamı Fransa’nın Dieppe kentinde gerçekleşti. Alpine’in yeni spor fastback modeli A390, markanın DNA’sını ve A110’un heyecan verici sürüş deneyimini daha fazla işlevsellikle bir araya getiren çok özel bir model. AmpR Medium platformunda geliştirilen Alpine A390’ın odaklandığı en önemli şey ise sürüş keyfi. Bu model, tamamen elektrikli modellerden oluşan Alpine Dream Garage serisinin ikinci modeli olarak yerini aldı.

 

Alpine CEO’su Philippe Krief, “Alpine A390, 5 kişilik spor fastback yapısıyla A110 ruhunun yeniden yorumlanmış hali. A390, Alpine’in özü olup sportifliği ve performansı, teknoloji ve zarafetle bir araya getirerek hem günlük kullanıma hem de sportif sürüşlere uygun, benzersiz bir sürüş deneyimi sunuyor. Fransız tasarım uzmanlığından ilham alan bu özgün tasarım, tıpkı 70 yıldan uzun süredir Alpine’in yaptığı gibi spor otomobil tutkunlarını büyüleyecek. Alpine A390, elektrikli sportifliğin önemine inanan ve bu amaca ulaşmak için çok çalışan bir ekibin ürünü.” ifadelerini kullandı.

 

Alpine A390, Fransa’nın Dieppe kentinde bulunan tarihi Jean Rédélé Fabrikası’nda üretiliyor. Tesis aynı zamanda hem elektrikliye geçiş hem de üretim hacimleri açısından geçmiş ile gelecek arasında bir köprü olmayı hedefleyen bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Verkor’un yüksek performanslı bataryaları; Dunkirk’te üretilip Douai’de monte edilen hücreleri ve modülleri kullanırken, motorlar Cléon fabrikasında üretiliyor. Özel olarak geliştirilen lastikler Michelin; ses sistemi ise Devialet imzasını taşıyor.

 

Alpine A390: Takım Elbiseli Yarış Otomobili

 

Özgün bir karaktere sahip, şık bir spor fastback olarak tasarlanan A390; ikonik hatlarının akıcı ve sportif çizgilerini, beş yolcusu için de davetkâr bir iç mekânla birleştiriyor. 4.615 mm x 1.885 mm x 1.532 mm boyutlarıyla Alpine’in standart ölçüleri için geniş, ancak aynı zamanda bir o kadar da kompakt bir boyut sunuyor.

 

A390, Alpine’in efsane modeli A110’dan da zekice düşünülmüş detaylar taşıyor. Coupe oranları 110 metre uzaklıktan görülebiliyorken, kask vizörü şeklindeki arka cam ve kompakt cam yüzeyler, A390’ın dikkat çekici görünümüne katkıda bulunuyor. Ardından ikinci bir yorumlama seviyesi olan 110 santimetrede; entegre kapı kollarıyla arka kapıları canlandıran heykelsi çizgiyi, gövde çizgisinin omuz bölgesindeki hassas işçiliği, yansımaları ve hacimleri, aerodinamik akışları yönlendirmek üzere havanın geçmesine izin veren kaput çizgisi ortaya çıkıyor. 110 milimetrede ise dağlardan esinlenen üçgen şekilli ön tamponlar ve hava perdesi oluşturan açıklıklar gibi hayranlık uyandıran detaylar göze çarpıyor. Diğer unsurlar ise benzersiz ışık imzasını şekillendiriyor. Önde “Kozmik Toz” adı verilen ışıklı üçgenler kümesi, atmosferi delen bir kuyruklu yıldız görüntüsünü çağrıştırıyor. Kullanıcı araca yaklaştığında ise bunlar karşılama animasyonuyla canlanıyor. Alpine logosunun kar taneleriyle çevrili bir yansıması da zemin seviyesinde yatay olarak hizalanıyor. Her detayı ayrı bir ayrıntı özenle düşünülmüş olan A390, tüm tasarımsal özellikleriyle dikkat çekici bir görünüm sergiliyor.

 

Alpine A390’da Elektrikli menzilin en önemli unsurlarından biri olan aerodinamik özellikler, göz alıcı ön kaputtan arka tampona kadar her bir ayrıntıda dikkatlice ele alındı. Tüm bunların yanı sıra Alpine A390; Deep Siyah, Abyss Mavi, Alpine Mavi, Mercury Gri, Topaz Beyaz ve Mat Thunder Gri olmak üzere toplam 6 adet gövde rengine sahip. Versiyona bağlı olarak tavan gövde renginde ve farklı bölgelerde çeşitli seçeneklerle sunuluyor.

 

İç Tasarım: 5 Kişilik Sportif Bir Koza

 

Alpine A390, iç mekânıyla tamamen sportifliğe adanmış bir dünya ortaya koyuyor. Konfor ve kalite, modelin yaşam alanında hemen kendini hissettiriyor. Deri kaplı ön konsol, orta konsol ve kapı panelleri bu izlenimi güçlendiriyor. Ayrıca içerisinde, Alpine’in dikkat çekici mavi rengiyle sofistike bir aydınlatma atmosferi de bulunuyor.

 

Sürücü odaklı bir mimariye sahip olan kokpit, 12,3 inç ve 12 inç yüksek çözünürlüklü ekranlarla kullanıcıyı Alpine evrenine çekiyor. Fiziksel iklimlendirme paneli, sürücünün gözlerini yoldan ayırmadan ayarları değiştirmesine olanak tanıyor. Düz kenarlı ve Napa Mavi rengindeki spor direksiyonda ısıtma özelliğine ek olarak; sürüş modları, sürüş yardımcıları, telefon, sesli asistan ve gösterge paneli ekran modlarına ait kontroller de bulunuyor. Formula 1 dünyasından esinlenerek tasarlanan iki özel renkli alüminyum düğme, rejenerasyon seviyesini (mavi RCH düğmesi “Şarj”), tek pedal modunu ve sollama ile kalkış kontrolü için kullanılan Boost (kırmızı OV düğmesi “Geçiş”) işlevlerini kontrol ediyor. Ayrıca sesli komut için özel bir anahtar sistemi de mevcut.

 

İkonik A110 tasarımından esinlenen yüksek orta konsol, iki ayarlanabilir kanatla vurgulanan Alpine RND şanzıman kontrollerini içeriyor. Alcantara mikrofiber malzemeden üretilen mavi ve gri napa deri kaplı Sabelt® ısıtmalı Alpine Sport koltuklar, koltuk başlıklarında bulunan A logosu, Devialet alüminyum hoparlör kapakları, opsiyonel mikrofiber tavan döşemesi ve Atelier Alpine imzalı çok sayıda kişiselleştirme seçeneği (fren kaliperi rengi, koltuklar, jantlar, vb.) ayrıcalıklı bir dünyanın kapılarını aralıyor. Alpine A390 ayrıca, 532 litre bagaj hacmine sahip. Opsiyonel iki katlı bagaj zeminiyle ise ek işlevsellik de sunuyor.

 

Alpine A390, yüksek çözünürlüklü 12 inçlik dikey formatlı merkezi ekrana, grafik temalara ve Alpine tasarım diline özgü bir kullanıcı arayüzüne sahip. Piktogramların tasarımı, yazı tipleri ve Alpine mavisi arka plan, iki ekran arasındaki görsel uyuma katkıda bulunuyor. Alpine Portal sistemi, Android Automotive ve Google Automotive Services bağlantılı sistemleri temel alınarak oluşturuldu. Akıcı ve verimli çalışıyor ve ayrıca kablosuz güncelleme (FOTA) teknolojisiyle sürekli olarak uzaktan güncelleniyor. Google Haritalar destekli GPS navigasyon ve elektrikli araçlar için rota planlama özelliği tüm ürün gamında standart olarak sunuluyor. Ayrıca Google Asistan sesli asistan özelliği de bulunuyor.

 

Ödün Verilmeyen Alpine Performansı ve Muhteşem Donanım

 

Alpine’in isimlendirme stratejisi A harfi ve üç rakamdan oluşuyor. 3 aracın boyutunu, 90 ise markanın çok yönlü günlük araçlarını ifade ediyor. 4.615 mm uzunluğunda olan A390; denge için daha fazla iz genişliği, özel dövme alüminyum süspansiyon bağlantıları ve üstün manevra kabiliyeti için 2.708 mm aks mesafesi gibi ince ayrıntıları bir araya getiriyor. Düşük ağırlık merkezi ve önde %49, arkada %51 ile ideal ağırlık dağılımı, çok dengeli ve eğlenceli bir sürüş deneyimi için mükemmel bir temel oluşturuyor.

 

A390 sınıfının en iyi performans seviyesine sahip olup, bu performans batarya tam şarj olmasa bile performans kaybı olmadan sürdürülebilecek şekilde tasarlandı. Üç motorun sağladığı dört tekerlekten çekiş sistemi, A390’a her türlü yol koşulunda örnek gösterilebilecek bir çekiş gücü kazandırıyor. GT versiyonu toplam 400 hp güç ve 650 Nm’ye varan tork değeriyle, 0’dan 100 km/s hıza sadece 4,8 saniyede ulaşarak ve maksimum 200 km/s hıza çıkarak sınıfının en iyi performans seviyesini sunuyor. GTS versiyonu ise 470 hp güç ve 808 Nm’ye kadar tork değeriyle 0’dan 100 km/s hıza 3,9 saniyede ulaşıyor ve maksimum 220 km/s hıza çıkıyor. Arkadaki iki motor, A390’ın sürüş dinamiklerinde önemli rol oynayan Alpine Aktif Tork Yönlendirme sistemini harekete geçiriyor. Şasi ayarı, Alpine ürün gamının referans modeli olan A110’un çevikliğini, hafifliğini ve dengesini en iyi şekilde yansıtıyor.

 

A390, konfor ve yol tutuşu arasında en iyi dengeyi sağlamak üzere hidrolik stoperli özel bir süspansiyona sahip. Fren sistemi ise 365 mm disklere ve 6 pistonlu kaliperlere Alpine için bir ilk niteliğinde. A390 en güncel nesil gelişmiş sürüş destek sistemlerine (ADAS) sahip. Kademeli acil durum freniyle sürücü dikkat dağınıklığı izleme işlevi, ön dışında geri işleviyle geliştirilen otomatik acil durum freni, şeritten çıkma uyarısı ve park anında yolcular için güvenli çıkış gibi yeni özellikler, geleneksel sürüş yardımcılarını tamamlıyor. Direksiyonun sol tarafında bulunan My Safety düğmesi, sürücünün ADAS ayarlarını tek dokunuşla seçmesine, bunları etkinleştirmesine veya devre dışı bırakmasına, müdahale seviyesine ve sesli uyarılar konusunda karar vermesine olanak tanıyor.

 

Çığır Açan Yüksek Performanslı Batarya

 

Alpine A390 bir ilk olarak Fransız uzman Verkor tarafından Alpine için özel olarak geliştirilen ve Fransa’da üretilen yüksek performans kimyasına (hücreler ve modüller) sahip bir batarya ile yollara çıkıyor. Verkor, 400V bataryanın tüm mimarisini, özel olarak boyutlandırılmış bir soğutma sistemi (özellikle daha yüksek su akış hızı sayesinde) ve yüksek nikel içeriğine ve yüksek enerji yoğunluğuna sahip NMC kimyasıyla yeniden tasarladı. A390, 89 kWsa gibi oldukça yüksek batarya kapasitesi sayesinde 20 inç jantlarla 555 km’ye kadar (WLTP çevrimi, onay bekliyor), 21 inç jantlarla ise 520 km’ye kadar (WLTP çevrimi, onay bekliyor) menzil sunuyor. Tüm donanım seviyelerinde standart olarak bir ısı pompası bulunuyor ve iç sıcaklığı optimize ederek menzili koruyor.

 

A390’ın mükemmel ortalama şarj performansı sayesinde DC hızlı şarj 190 kW’a kadar çıkabiliyor. Akıllı şarj yönetimi sayesinde uzun süre boyunca yüksek şarj gücünü koruyabilme becerisi ön plana çıkıyor. Bu sayede araç 20 dakikadan kısa sürede şarj edilebiliyor, 2 saatlik otoyol sürüş menzili geri kazanılabiliyor ve 25 dakikadan kısa sürede %15’ten %80’e şarj edilebiliyor*. 11 kW entegre şarj cihazı standart olup opsiyon olarak 22 kW seçilebiliyor. Ayrıca opsiyonel adaptörle V2L uyumlu çift yönlü şarj özelliğini destekliyor.

 

Alpine A390’ın 2026 yılında Türkiye’ye de getirilmesi planlanıyor.

 

 

* Tüm teknik veriler gösterge niteliğinde olup nihai sertifikasyon ve homologasyon onayı bekliyor.

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.

Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.

Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.

Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi

Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.

Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.

Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi

Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:

  • Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
  • Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
  • Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
  • QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları

geliyor.

Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.

Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor

Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.

Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.

Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor

Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.

Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.

“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”

TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”

“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”

TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:

“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”

Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:

  • Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
  • Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
  • Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
  • Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek

Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant

Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.

Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımı ve menzil kaybı azaltılıyor.

Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci

Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”

Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.

70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.

HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.

Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

 

 

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı

Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.

İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.

Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.

MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik

MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.

1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket

Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:

  • Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.

  • Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.

  • DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.

2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı

MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:

  • Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.

  • Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.

3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı

Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.

🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları

  • MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.

  • MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.

Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

Continue Reading
Reklam
Otomotiv Sektörü3 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü1 ay önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Yük Taşıma1 ay önce

Volvo Trucks, Volvo FM 4×2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!

Yeni Otomobiller1 ay önce

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Reklam
Otomotiv Sektörü3 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü1 ay önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.