Connect with us

Otomotiv Sektörü

Opel, 160. Yaşını Kutluyor

Dünyanın en köklü otomobil markalarından olan Opel, 2022 yılında 160. yılını kutlamanın gururunu yaşıyor.Adam Opel, otomotiv endüstrisine yön veren Opel markasını Ağustos 1862’de kurdu. Şirketi daha sonra beş oğlu ile eşi Sophie yönetti ve geliştirdi. Sophie, şirketin gelişimine tüm enerjisi ile dahil oldu ve bu nedenle dikiş makinesi, bisiklet ve otomobil markasının ilk kadın yöneticisi olarak da tarihte çok önemli bir yere sahip diyebiliriz.

Tutkularının yanı sıra, sunduğu yeniliklere duygu ve geleneklerini de ekleyen Opel, bugüne kadar bu taahhüdüne sadık kalmaya devam etti. Efsanevi 4/12 PS “Laubfrosch”, Kadett ve Kapitän, Astra, Mokka ve elbette bu yıl 40. doğum gününü kutlayan Corsa gibi çok sayıda otomobil bu felsefe ile üretildi. 1920’lerde montaj hattı teknolojisini tanıtarak öncülük yapan Opel, şimdi de 2028’den itibaren Avrupa’da tamamen elektrikli araçlara geçerek sürdürülebilir bir ulaşım markası olma yolunda ilerliyor.

“160 yıldır insanları harekete geçiriyoruz”

Opel CEO’su Uwe Hochschurtz 160’ıncı yıl değerlendirmesinde, “Opel, 160 yıldır insanları harekete geçiriyor. Bugün, şirket kurucusu Adam Opel ile aynı ruhla hareket ediyoruz. Dikiş makineleri, bisikletler veya otomobiller olsun daima herkes için teknoloji ve yenilikler sunmayı amaçlıyoruz. Geleceğe umutla bakarak her zaman zorluklara göğüs geriyoruz. Opel’in köklü geçmişindeki en çok satan modeller kadar yeni elektrikli modellerimiz de zorluklara karşı elde ettiğimiz başarıyı temsil ediyor. Opel, 2028’den itibaren Avrupa’da tamamen elektrikli bir marka olacak. Dolayısıyla önümüzdeki 160 yıl için de iyi hazırlandık” dedi.

Dikiş makinelerinden dünyanın en büyük bisiklet üreticisine

Başarı hikayesi, Ağustos 1862’nin sonunda başladı. Adam Opel, ilk dikiş makinesini Rüsselsheim’da üreterek Opel şirketinin temelini attı.

1868 gibi erken bir tarihte Adam Opel ve çalışanları yeni bir fabrikaya taşındı. Şirket kısa sürede Almanya’nın en büyük dikiş makinesi üreticilerinden biri haline geldi ve tüm Avrupa’ya ihracat yaptı.

Opel, dikiş makinelerinin ardından bir sonraki başarılı hamlesini ise bisikletle yaptı. 1886’da Rüsselsheim’da ilk yüksek tekerlekli bisikletini üreten Opel, Almanya’nın ilk bisiklet üreticilerinden biri haline geldi. Kısa süre sonra model yelpazesini genişleterek 1888’de bisiklet üretimi için özel bir fabrika açtı. Opel, bisikletlerinde hızla modern teknolojileri devreye aldı. 1894’ten itibaren Opel, kadınlar için özel olarak tasarlanmış bisikletleri tanıttı. Başarı öyküsü onlarca yıl boyunca devam etti. 1920’lerde Opel, dünyanın en büyük bisiklet üreticisi olma yolunda ilerledi.

opel-zafira.jpg

İleri teknoloji ve seri üretim ile ekonomik ulaşım

Adam Opel’in ölümünden sonra beş oğlunun çabalarıyla gelişmeye devam eden şirketin tarihindeki asıl önemli gelişme 1899’da otomobil üretimine başlaması oldu. Opel, kısa zamanda otomotiv endüstrisinin öncülerinden ve dünyadaki en köklü markalarından biri haline geldi. Otomobil üretimi Rüsselsheim’da Opel “Patent-Motorwagen System Lutzmann” ile başladı. 1906’da 1000’inci araç üretildi. Son atılım, 1909 yılında efsanevi 4/8 PS “Doktorwagen” ile geldi. 3.950 mark ile lüks rakiplerin yarısı fiyatındaydı ve nüfusun daha geniş bir bölümünün kendi otomobiline sahip olmasının önünü açtı.

Opel, montaj hattı teknolojisini kullanarak büyük ölçekli üretime geçen ilk Alman üretici oldu. 1924’te Almanya’da montaj hattından çıkan ilk otomobil 4/12 PS “Laubfrosch” idi. Hep ünlü yeşil rengiyle üretildi. Sadece üç yıl sonra baz fiyatı sadece 2.980 mark olan Opel 4 PS, otomobili lüks ürün olmaktan çıkardı ve güvenilir bir ulaşım aracı haline getirdi. Opel’e olan talep artmaya devam etti ve ilk kez 1931’de 1,2 litre modelinin üretimiyle gerçek anlamda “halk otomobili” oldu.

Kısa bir sürenin ardından üretimdeki bir sonraki devrim geldi. 1935’te yeni Olympia modeli, tamamen çelik gövdeye sahip ilk Alman seri üretim araç oldu. Bu yapı, düşük ağırlığı sayesinde daha iyi sürüş performansı ve düşük yakıt tüketimi sağladı. Yeni tasarım gövde ve güç üniteleri arasında “evlilik” olarak tabir edilen gelişme teknik birleştirmeyi mümkün kıldı. Böylece tüm üretim süreci daha hızlı ve daha verimli olurken büyük ölçekli üretime geçişin önü açıldı.

Yenilikçi satış rekortmenleri ve yeni otomobil sınıfları

Opel, on yıllar boyunca yeni modeller ve araç türleriyle sürekli olarak trendler belirlerken, satış rekortmenleri yarattı. En kalıcı ve geleneksel model serisi, ilk olarak 1936’da gün ışığına çıkan Kadett oldu. Kadett A, 1962’de bir milyon satış adedine ulaştı. Kompakt bir otomobil olarak Alman “ekonomi mucizesinin” arkasındaki itici güç oldu ve 1991 yılında Astra adını alarak 12’nci nesil ile hala yeniliklerin kompakt sınıfa gelmesini sağlamaya devam ediyor. Yeni nesil Astra, Opel geleneğini sürdürmeye devam ederken, hatchback karoserde kullanılan yan “solungaç” görünümü önceki Kadett nesillerine bir gönderme niteliğinde.

Şu an Astra ve Insignia Sports Tourer olarak bilinen versiyonlar, birkaç on yıl önce Caravan olarak üretim hattından çıkıyordu. Opel, burada da öncü bir rol oynadı. Marka, 1953 yılında bir Alman üreticinin ilk seri üretim station wagon modeli “otomobil ve kamyonet” karışımı Olympia Rekord Caravan’ı pazara sundu.

Geçmişten gelen tecrübesi sayesinde bugün tamamı elektrikli Combo, Vivaro ve Movano; pratik, yüksek yükleme hacmi ve tamamen güncel bir yapı sunuyor. Ayrıca Movano; batarya elektrikli Vivaro-e ve hidrojen yakıt hücreli Vivaro-e HYDROGEN olmak üzere CO2 yaymayan iki versiyonla da sunuluyor.

 

Opel, on yıllar boyunca daha küçük modellerle de büyük başarılar elde etti. Bu yıl 40’ıncı yılını kutlayan Corsa bunlardan biri. Tanıtıldığı günden beri kendi segmentinin en çok satan aracı haline geldi ve başarısını sürdürüyor. Ayrıca, güncel nesilde ilk kez elektrikli olarak sunulmakta ve Almanya’da sınıfının en popüler modeli konumunda.

Opel ayrıca, 1991 yılında yeni bir araç sınıfı yarattı. “Dört tekerlekten çekişli eğlence aracı” olan Frontera, Cenevre Otomobil Fuarı’nda görücüye çıktı. Kompakt Opel Frontera Sport, günümüzde modern SUV olarak bilinen sınıfı ilk kez tüketicilere sunarken, uzun aks mesafesine sahip beş kapılı Frontera, modern arazi aracının öncüsü oldu. Yaklaşık 30 yıl önce pazar lideri olan Frontera, Avrupa’da dört tekerlekten çekiş trendinin patlamasını tetikledi.

Opel, 1999’da kalp ve aklın yenilikçi çözümlerle nasıl birleştirdiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Zafira ve değişken Flex7 sistemi ile Opel, yedi koltuklu kompakt VAN dünyasına öncülük etti. İlk kez, yedi koltuklu bir araç, herhangi bir koltuk çıkarmaya gerek kalmadan göz açıp kapanıncaya kadar geniş yükleme alanına sahip iki koltuklu bir araca dönüşebiliyordu.

opel-frontera.jpgHerkese güvenlik ve konfor: Havayastıkları, Intelli-Lux LED® Pixel Far ve AGR koltuklar

Güvenlik ve konfor, tüm araç sınıflarında Opel’in her zaman en önemli önceliği oldu. Kendi kendini destekleyen üniter yapı 1930’lardan itibaren, Olympia, Kadett ve Kapitän gibi modellerin daha stabil ve hafif olmasını sağladı.

Rekord C de yenilikçiydi. 1967’de pazara sunulduğunda arka aksta helezon yaylara sahip ilk Opel modeliydi. Ayrıca ön disk frenleri ve fren servosu ile sınıfında standartları belirliyordu. Bunun yanında, 1968 gibi erken bir tarihte güvenli teleskopik direksiyon kolonu Opel modellerinde standart hale geldi.

1991 yılında Astra, yandan darbe korumalı Opel Güvenlik Sistemi, koltuklarda öne kaymayı önleyen çıkıntılar ve gergili emniyet kemerleri ile donatıldı. Opel, 1995 yılında sürücü ve ön yolcu için tam boy hava yastıklarını tüm yeni otomobillerinde standart olarak sunan ilk Alman otomobil üreticisi oldu.

Opel ayrıca, daha önce sadece çok daha yüksek fiyatlı araçlarda kullanılan far teknolojisini orta, kompakt ve küçük otomobil sınıflarında kullanıma sunmaya başladı. Alman marka, 2003 yılında orta sınıfta AFL, dinamik ve 90 derece viraj farlarını tanıtan ilk araç üreticisi oldu. 2008’de yeni nesil AFL+ ilk kez Insignia ile görücüye çıktı. 2015’te Opel Astra, uyarlanabilir Intelli-Lux LED® Matrix Far ile donatılan ilk model oldu. Toplam 168 LED hücresiyle yeni nesil Pixel Far günümüzde Insignia, yeni Grandland ve yeni Astra’da sürüş koşullarına özel, hassas bir aydınlatma sağlıyor.

Opel, sürücülere güvenlik dışında gelişmiş bir konfor seviyesi de sunuyor. Pek çok modelde bulunan AGR sertifikalı ergonomik koltuklar, sadece birçok yönden ayarlanabilir olmakla kalmıyor soğutma ve masaj gibi üst düzey konfor seçenekleri de sunuyor.

opel-vivaro-e-hydrogen-ve-uwe-hochgeschurtz.jpgDuyguları harekete geçiren sportif otomobiller

Tarih boyunca olağanüstü otomobiller insanlarda olağanüstü duygular uyandırdı. 1970 ve 1980’lerin kült otomobili Manta spor coupe’nin elektrikli güncel bir uyarlaması olan Opel Manta GSe ElektroMOD bu sözü doğrular nitelikte. Güncel Mokka’dan Grandland’e kadar tüm yeni Opel modellerinin ön cephesini süsleyen Opel Vizör, Manta A tasarımından ilham alınarak geliştirildi.

Opel aynı zamanda son derece dinamik seri üretim modelleriyle de ünlüydü. Opel, 1965 yılında, bir Avrupalı otomobil üreticisinin ilk konsept otomobili olan Experimental GT’yi Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıttı. İki kişilik model, geleneksel Avrupa otomobil tasarımının kalıbını kırdı. Sadece üç yıl sonra, seri üretim ilk Opel GT, üretim hattından çıktı. Performansı, benzersiz tasarımı ve cazip fiyatı ile GT kısa sürede popüler oldu ve bugün hala gerçek bir rüya otomobil statüsünü korumaya devam ediyor.

1990’da Opel Calibra ürün gamına yeni bir heyecan getirdi. Aerodinamik kama şekli ile dikkat çekti ve 0,26’lık sürtünme katsayısı dünya rekoru kırdı. 204 hp’ye kadar güç üreten motorlarla birlikte gelişmiş aerodinami, 245 km/s maksimum hıza olanak tanıyordu.

Rekor kıran spor otomobiller her zaman Opel’in bir parçası oldu. İlk çarpıcı örneklerden biri 23 Mayıs 1928’de RAK 2 roket otomobil ile Berlin Avus’ta 238 km/s hıza ulaşan Adam Opel’in en büyük torunu Fritz von Opel’den geldi.

Yaklaşık yarım asır önce Walter Röhrl, Opel’in motorsporlarında ön saflara çıkmasında önemli bir rol üstlendi. 1974’te, co-pilotu Jochen Berger eşliğinde Ascona SR ile Avrupa Ralli Şampiyonu oldu. Christian Geistdörfer ile birlikte, güçlü dört tekerlekten çekişli rakiplere karşı Ascona 400 ile Monte Carlo Rallisi’ni kazandı ve sezonu Dünya Ralli Şampiyonu olarak tamamladı.

Günümüzde ise Opel Corsa-e Rally yüksek performansın çevre ile uyumlu olabileceğini gözler önüne seriyor. Opel, emisyonsuz küçük otomobille batarya elektrikli bir ralli otomobili geliştiren ilk üretici oldu. 2021’den beri dünya genelinde gerçekleştirilen elektrikli ralli otomobili kupası ADAC Opel e-Rally Cup’ta rallinin geleceğine ışık tutuyor.

 

Standart katalitik konvertörden elektrikliye

Opel çevreye karşı sorumluluğunun bilincinde ve bugün olduğu gibi geçmişte de her zaman buna göre hareket etti. Alman üretici, 1985 gibi erken bir tarihte Avrupa’nın üç yollu katalitik konvertörüne sahip ilk küçük otomobili olan Corsa 1.3i’yi sundu. 1989 baharında, Şimşek logolu marka, küçükten büyüğe tüm modellerinde egzoz gazı arındırma sistemini standart sunan ilk Avrupalı üretici, bir yıl sonra ise araçların ve kullanılan malzemelerin sürdürülebilirliğini daha da artırmak üzere sentetik malzemeler için bir geri dönüşüm döngüsü uygulayan ilk otomobil üreticisi oldu.

Opel, çok erken bir tarihte elektrikli hamlesini yapmıştı. Henüz 1971 yılında Elektro GT, Hockenheim yarış pistinde elektrikli otomobil dünya rekorunu kırdı. Opel, seri üretim araçlarda da elektrikli otomobilin öncüsü oldu. Marka, 2012 Avrupa’da ‘’Yılın Otomobili’’ seçilen elektrikli Opel Ampera ile Avrupa otomotiv pazarında yeni bir segment oluşturdu. Coupe benzeri dört koltuklu otomobil, yaklaşık 500 kilometre menzili ile günlük kullanıma uygun ilk elektrikli araçtı. Onu 2016 yılında tamamen batarya elektrikli kompakt otomobil Opel Ampera-e izledi. 60 kWsa kapasiteli lityum-iyon bataryasıyla tek şarjla 520 kilometreye kadar (NEDC’ye göre) menzil sunuyordu. Opel, 2019 yılında Avrupa’da ilk tamamen elektrikli kompakt modeli Corsa-e’yi pazara sunarak elektrikli ulaşımı erişilebilir hale getirdi. Elektrikli modellerin yelpazesi, şarj edilebilir hibrit ve batarya elektrikli olmak üzere genişlemeye devam etti. Opel, 2024 yılına kadar tüm modellerini elektrikli versiyonla sunuyor olacak.

Sıfır emisyonlu ürün gamının en yeni üyesi ise yakıt hücreli bir minibüs olan Vivaro-e HYDROGEN. Stellantis ve Opel, HydroGen1 fizibilite çalışmasından müşteri kullanımına sunulan HydroGen4 test filosuna kadar yirmi yılı aşkın süre boyunca hidrojen yakıt hücresi tahriki geliştirme konusunda çok fazla deneyim kazandı ve bu alanda uzmanlaştı.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Karsan’da Üst Düzey Görev Değişimi  

Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından Karsan’da üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Son on yıldır Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak görev yapan Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanmak üzere görevlerinden ayrıldı. Karsan Yönetim Kurulu kararıyla, Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.

Türkiye otomotiv sanayisinin öncü kuruluşlarından Karsan’da üst yönetimde görev değişimi yaşandı. Şirketin CEO’su ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanma kararı doğrultusunda görevlerinden ayrıldı. Okan Baş, son on yılda Karsan’ın global bir mobilite markasına dönüşüm sürecine liderlik ederek, şirketin elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümleriyle uluslararası pazarlarda daha görünür ve güçlü bir konuma ulaşmasında önemli rol üstlendi. Görev süresi boyunca Karsan’ın global mobilite vizyonunun güçlenmesine, dönüşüm stratejisinin hayata geçirilmesine ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sundu. Karsan Yönetim Kurulu, şirkete sağladığı katkılar dolayısıyla Okan Baş’a teşekkür etti.

Okan Baş’ın görevlerinden ayrılmasının ardından, Karsan Yönetim Kurulu tarafından Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.

Lojistik sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Utku Can Ayyarkın, sahadan başlayarak üst yönetime uzanan güçlü liderlik birikimi, operasyonel yetkinliği ve stratejik yönetim deneyimiyle; Karsan’ın yeni döneminde şirketin büyüme stratejisine, dönüşüm vizyonuna ve sürdürülebilir başarı yolculuğuna liderlik edecek.

Karsan, Utku Can Ayyarkın liderliğinde; 60 yıllık köklü mirasından aldığı güçle elektrikli ve otonom mobilite alanında global bir marka olma yolculuğunu yeni başarılarla büyütmeye, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecek.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Prometeon, Dünya Şampiyonu Motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu ile İş Birliğini Yeniledi  

Üç kez Superbike Dünya Şampiyonası şampiyonu olan Toprak Razgatlıoğlu, yeni sezonda MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışan ilk Türk sporcu olarak pistlere çıkıyor.

Dünyanın endüstriyel ve ticari lastik odaklı tek lastik şirketi Prometeon, 2022 yılından bu yana iş birliği yaptığı Türk motosiklet yarışçısı Toprak Razgatlıoğlu ile olan sponsorluk anlaşmasını bir yıl daha uzattı. Daha önce Dünya Superbike Şampiyonası’nda Toprak Razgatlıoğlu’na verdiği destekle motor sporlarındaki varlığını ortaya koyan Prometeon, yenilenen anlaşma kapsamında Razgatlıoğlu’nu desteklemeye devam ediyor.

İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Prometeon Geniş Avrupa Bölge CEO’su Gökçe Şenocak şunları söyledi: “Toprak Razgatlıoğlu’na verdiğimiz desteği ve sürdürdüğümüz iş birliğini bir yıl daha uzatmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Toprak’ın olağanüstü başarıları, kararlılığı ve sınırları zorlayan yaklaşımı, Prometeon’un değerlerini en iyi şekilde yansıtıyor. Üç kez dünya şampiyonu olarak Türk motor sporları tarihindeki yerini şimdiden sağlamlaştıran Toprak’ın, MotoGP’de de önemli başarılara imza atacağına inanıyoruz. Prometeon olarak, onun bu yeni yolculuğunda da yanında olmaktan gurur duyuyoruz.”

Milli sporcu Toprak Razgatlıoğlu ise iş birliğiyle ilgili şunları kaydetti: “Prometeon ile uzun yıllardır devam eden iş birliğimizin sürmesinden büyük memnuniyet duyuyorum. 2022 yılından bu yana verdikleri destek için Prometeon’a teşekkür ederim. MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışmak ve ülkemi bu seviyede temsil eden ilk Türk sporcu olmak benim için büyük bir gurur kaynağı. Bu yeni yolculukta da birlikte önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum.”

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Akkasko ile Her Yolculuğa Kapsamlı Güvence

Aksigorta, Akkasko ile kasko sigortasını yalnızca hasar anında devreye giren bir güvence olmaktan çıkararak yolculuğun her anında hayatı kolaylaştıran bir deneyime dönüştürüyor. Geniş teminat yapısını 7/24 yol yardım, yedek araç, acil tıbbi yardım, sıfır araç koruması ve orijinal parça güvencesi gibi hizmet avantajlarıyla tamamlayan Akkasko; araç sahiplerine beklenmedik anlarda güven, yolculuklarında ise kesintisiz destek sunuyor.

Yenilikçi sigorta çözümleri ve sorunsuz hasar süreçleriyle müşterilerine “bambaşka” bir sigortacılık deneyimi sunan Aksigorta, sürücülerin hayatını kolaylaştıran ve araçlarını farklı risklere karşı güvence altına alan Akkasko ile kasko deneyimini yeniden tanımlıyor. Geniş teminat yapısı ve yolculuğun her anında devreye giren hizmet avantajlarıyla öne çıkan Akkasko; çarpma, çarpışma, yangın, hırsızlık ve doğal afetler gibi temel risklerin yanı sıra yolda kalma, yanlış akaryakıt dolumu, anahtar kaybı ve sıfır araç koruması gibi farklı ihtiyaçlara da yanıt vererek araç sahiplerine kesintisiz bir güvence sunuyor.

Akkasko ile Yolculuğun Her Anı Güvende 

Akkasko, yalnızca aracı değil; sürücüyü, yolcuları, araçtaki kişisel eşyaları ve karşı tarafa verilebilecek zararları da kapsayan bütüncül güvence yapısıyla dikkat çekiyor. İhtiyari mali mesuliyet teminatı, zorunlu trafik sigortası limitlerinin yetersiz kaldığı durumlarda devreye giriyor. Üçüncü kişilere verilen maddi ve bedeni zararların, trafik sigortası teminatlarını aşan kısmını poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılıyor. Koltuk ferdi kaza ve tedavi masrafları teminatı ise yolculuk sırasında yaşanabilecek kazalar sonucu oluşabilecek vefat, maluliyet ve tedavi masraflarına karşı ek koruma sağlıyor.

Yolda Bırakmayan 7/24 Destek

Akkasko, hasar anında sunduğu hizmet avantajlarıyla araç sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Aracın bozulması, kaza sonucu hareketsiz kalması, yakıtın bitmesi veya lastiğin patlaması gibi durumlarda 7/24 yol yardım hizmeti devreye giriyor. Çekici hizmeti ile poliçe limit ve teminatları dahilinde aracın en yakın yetkili ya da anlaşmalı servise ulaştırılmasına destek olunuyor.

Kaza sonrası aracın hareket edemeyecek durumda olması veya trafik güvenliğini tehdit etmesi halinde, 1 iş gününden uzun sürecek tamir işlemleri için poliçe şartlarında belirtilen süre ve kapsamda yedek araç hizmeti sunuluyor. Böylece sigortalılar, araçları servisteyken de günlük yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebiliyor.

Mini Onarım Hizmeti 

Mini onarım hizmeti de Akkasko’nun kullanıcı deneyimini güçlendiren avantajları arasında yer alıyor. Kasko poliçesi geçerliliği süresince ekstra bedel ödenmeksizin ve hasarsızlık indirimi bozulmaksızın araçtaki ufak hasarların adet ve ölçümsel limitler kapsamında tamir masrafları mini onarım hizmeti kapsamında karşılanabiliyor. Bu hizmet, küçük hasarların büyümeden, pratik ve avantajlı şekilde giderilmesine imkân tanıyor.

Acil Tıbbi Yardım Gerektiren Durumlarda Yanınızda 

Acil tıbbi yardım hizmeti kapsamında, acil müdahale gerektiren durumlarda araç içerisindeki kişilerin ambulansla en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmasına destek sağlanıyor. Hizmet kapsamında kullanılan ilaç ve tıbbi malzemelerin ücretsiz olarak temin edilmesi de sigortalılara önemli bir avantaj sunuyor.

Hukuksal koruma teminatı ise sigortalının aracıyla dahil olduğu bir kaza neticesinde yapmak zorunda kalabileceği hukuki savunma ve dava masraflarını poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılıyor. Böylece Akkasko, hasar anında yalnızca maddi zararları değil, sürecin hukuki boyutunu da güvence altına alan bir yapı sunuyor.

Yeni Araç Sahiplerine Sıfır Araç Koruması

Akkasko, sıfır kilometre araç sahipleri için sunduğu sıfır araç koruması ile de fark yaratıyor. Sıfır kilometre aracın tam hasar alması durumunda, belirlenen koşullar kapsamında ikinci el değeri yerine anahtar teslim değerinin ödenmesi imkânı sunuluyor. Bu özellik, özellikle yeni araç sahipleri için aracın değerini koruyan güçlü bir avantaj yaratıyor. Akkasko’nun hasar onarım sürecinde sunduğu %100 orijinal parça ile garantili hasar onarımı da araç sahiplerine önemli bir konfor sağlıyor.

Hasarsızlık Avantajını Koruyan Kasko Deneyimi

Poliçe döneminde bir defaya mahsus olmak üzere cam hasarları ve Akçözüm servislerinde yapılacak onarımlar hasarsızlık indirimini etkilemiyor. Ayrıca karşı tarafın tamamen kusurlu olduğu yüzde 100 rüculu hasarlarda da hasarsızlık indirimi korunuyor. Sigortalı, kasko poliçesinin vade bitiminden itibaren 1 yıl içinde poliçesini Aksigorta’dan yenilemesi durumunda hasarsızlık indiriminden yararlanabiliyor.

Beklenmedik Risklere Karşı Ek Güvence

Günlük hayatta sık karşılaşılmasa da araç sahipleri için önemli maliyetler yaratabilecek bazı riskler de güvence kapsamına alınabiliyor. Yanlış akaryakıt dolumu teminatı, yetkili akaryakıt istasyonlarında yapılan hatalı yakıt dolumu nedeniyle araçta meydana gelebilecek mekanik hasar ve ilgili masrafların, poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılanmasına imkân tanıyor.

Anahtar kaybı teminatı kapsamında, aracın anahtarının kaybolması veya çalınması halinde kilit sisteminin değiştirilmesi, yeni anahtar temini ya da anahtarın yeniden kodlanmasına ilişkin masraflar güvence altına alınabiliyor. Anahtar ile çalınma teminatı ise aracın anahtar kullanılarak çalınması sonucu oluşabilecek zararların, poliçe kapsamı ve şartları doğrultusunda karşılanmasına olanak sağlıyor.

Ek aksesuar teminatı, aracın orijinal parçaları dışında sürücü tarafından yaptırılan ek aksesuarların zarar görmesi durumunda oluşabilecek masraflara karşı koruma sunuyor. Kemirgen hayvan zararları teminatı ise kemirgen hayvanların araca verebileceği hasarların maliyetini ek teminat kapsamında güvence altına alabiliyor.

Yurt dışı teminatı sayesinde araç sahipleri seyahatlerinde de güvenceden yararlanmaya devam ediyor. Araçla yurt dışına çıkılması halinde oluşabilecek riskler, poliçe kapsamı ve şartları doğrultusunda teminat altına alınırken; Schengen ülkelerinde geçerli olmak üzere kaza ve arıza durumlarında çekici hizmeti de sunuluyor.

Trafik Sigortasında 6 Taksit Avantajı 

Aksigorta, araç sahiplerine sunduğu kapsamlı güvenceleri ödeme kolaylıklarıyla da destekliyor. Son 2 ay içerisinde düzenlenmiş bir kasko poliçesi bulunan müşteriler, trafik sigortası yaptırırken 6 taksit avantajından yararlanabiliyor.

 

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.