Connect with us
https://www.peugeot.com.tr/peugeot-modelleri/208.html?utm_source=direct&utm_medium=DIS-RES&utm_campaign=peugeot208_sektorel_mart23_TR_AP_VN_2008-P24_OnGoing_DIS-RES_A_BRD_CLICKS_NA_ICE_&utm_content=direct_display&partner_uid=HashedMail

Otomotiv Sektörü

ABB, GoFaTM Kobot Ailesini Genişletiyor

ABB, GoFa TM kolaboratif robotunun iki yeni çeşidini piyasaya sürüyor. GoFa 10 ve GoFa 12, şirketlere gelişmiş verimlilik için kobot otomasyonundan yararlanma konusunda yeni olanaklar sunuyor. Pazar lideri tekrarlanabilirlik ile 10 ve 12 kilograma kadar yüklerin üstesinden gelen bu kobot’lar, güvenlik ve verimliliği artırırken becerilere ve iş gücü eksikliklerine de çözüm olarak çalışanlarla yakın iş birliği içinde çok çeşitli görevlerin üstesinden gelebiliyor. Doğrudan programlama ve üretim ortamlarına hızlı entegrasyon sunan yeni varyantlar, ilk kez kullananlar, eğitimciler ve KOBİ’ler için robotlu otomasyona giriş engellerini azaltacak.

ABB Robotik Başkanı Marc Segura, “YuMi kobot’umuzu 2015’te piyasaya sürdüğümüzden beri, vasıflı işgücündeki boşlukları kapatmak için güvenli ve kullanımı kolay otomasyon çözümlerine yönelik artan talebi karşılayan sektör lideri bir kobot portföyü oluşturduk. Daha yüksek taşıma kapasitesine ve daha uzun erişime sahip işbirliğine dayalı robotlara olan ihtiyacı ele alan GoFa 10 ve 12 kobot’larımız, ilk kez kullananlar için bile otomasyonun faydalarını yeni endüstriyel uygulamalara taşıyor.” dedi.

Geliştirilmiş taşıma yüklerine ek olarak, GoFa 10 ve 12 cobot’ları karşılaştırılabilir çözümlere göre iki kat iyileştirmeyi, 0,02 mm sapma ile saniyede iki metreye kadar sınıf lideri takım merkez noktası (TCP) hızları daha fazla tekrarlanabilirlik için sunar. Nem ve toz girişine karşı IP67 sertifikalı, hızlı ve doğru kolaboratif robotların faydalarını yeni endüstriyel uygulamalara genişleterek makine besleme, kaynak, parça taşıma, polisaj ve montaj gibi zorlu görevleri otomatikleştiriyor. GoFa 10’un 1,62 metrelik erişimi – sınıfındaki diğerlerinden yüzde 14 daha fazla ve US paletlerinin her noktasına erişmeye yetecek kadar – onu paletleme uygulamaları için ideal hale getiriyor.

İlk kez kullananlar ve KOBİ’ler için otomasyonun önündeki engelleri azaltıyor

GoFa 10 ve 12 kobot’larını programlama, kurma ve kullanmanın kolaylığı ilk kez kullananlar ve KOBİ’ler için otomasyonun önündeki engelleri azaltacak. Kurulum, yönlendirmeli programlama ve ABB’nin Kolay programlama sihirbazı yazılımı ile kolaylaştırılmıştır. Uzman olmayanların bile karmaşık programlama kodu yazmak yerine basit grafik komut bloklarını sıralayarak uygulamalarını hızlı bir şekilde otomatikleştirmelerine olanak tanıyor.

Kobot’ların ABB’nin FlexPendant robot kontrolörüne önceden yüklenmiş olan ABB SafeMove uygulaması, güvenli hız limitleri, durma izleme ve yönlendirme denetimi özelliklerine sahip olup, hantal koruyucu bariyerler veya çit gerektirmeden robotlar ve fabrika çalışanları arasında yakın işbirliği sağlıyor.

GoFa 10 ve GoFa 12 kobot’ları, ABB’nin OmniCoreTMkontrol ünitesi tarafından desteklenmektedir. ABB’nin TrueMove ve QuickMove hareket kontrol teknolojileri tarafından sağlanan OmniCore’un sınıfında lider 2/2 hareket kontrolü ile GoFa’nın akıllı tork ve konum sensörlerinin birleşimi, yüksek hassasiyetli yüzey işleme, vidalama, montaj ve test görevleri için gereken yumuşak hareketleri sağlar. Güç yeniden üretimi ve fren enerjisi geri kazanımı gibi enerji tasarrufu özellikleri, güç gereksinimlerini yüzde 20’ye kadar azaltarak sürdürülebilirliği artırıyor.

ABB Robotik ekosistemindeki yeniliklerden yararlanma

ABB, otomasyon uygulamalarının artan çeşitliliğine bir çözüm olarak, ABB Robotik Ekosistem programını da başlattı. Yeni GoFa kobot’ları da dahil olmak üzere ABB portföyüyle uyumlu tutucular, kameralar ve özelleştirilmiş yazılımlar gibi diğer üretici aksesuarlarını bir araya getiren program, kullanıcıların hızla büyüyen ABB Robotik ekosistemindeki yeniliklerden kolayca yararlanmalarını sağlıyor.

GoFa 12 kobot, yüksek hassasiyetli makine besleme ve ultra yalın paletleme uygulamalarını sergileyen iki gösterinin bir parçası olarak Automatica 2023’teki ABB standında görücüye çıktı. ABB ortağı Schunk da bir GoFa 12 cobot ile fuarda bir polisaj uygulamasıyla tutucu ve takım yelpazesini sergiledi.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

‘’Otomobil Piyasası Görünümü’’ Raporuna Göre: Reel fiyatlarda düşüş devam ediyor!

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından sahibinden.com’da yayınlanan ilanlardan hareketle hazırlanan ve ikinci el otomobil piyasasının genel durumunu, fiyatlarını, arz ve talep dengesini; araç sınıflarına, yaş gruplarına ve yakıt türlerine göre analiz eden ‘’Otomobil Piyasası Görünümü’’ raporunda son dönemde otomobil piyasasında yaşanan değişimler incelendi. 

Rapora göre Nisan ayında otomobil talep endeksi Mart’a kıyasla yüzde 12, geçen yılın Nisan ayına kıyasla ise yüzde 28,6 azalmıştır. Otomobil piyasasındaki canlılık göstergesi olarak izlenen satılan otomobil sayısının satılık ilan sayısına oranı 2,6 puan azalarak yüzde 17,1 olmuştur. Bu göstergenin detayları incelendiğinde hem ilan sayısının hem de satılan otomobil sayısının azaldığı göze çarpıyor. Otomobil piyasasında bir diğer canlılık ölçütü olarak kullanılan satılık otomobil ilanlarının ne kadar süre yayında kaldıklarını gösteren “kapatılan ilan yaşı” geçen aya kıyasla 2 gün uzayarak 24,5 gün oldu.

Reel satış fiyatları düşmeye devam ediyor 

Enflasyondan arındırıldığında otomobil ortalama reel fiyatının 10 aydır düştüğü görülüyor (Şekil 1-alt panel). Reel fiyat endeksi Mart’a kıyasla yüzde 2,1 azalarak 179,9 olmuştur. Reel fiyatlardaki yıllık artış oranı da düşmektedir (Şekil 1-üst panel). Mayıs’ta yüzde 47,9’a ulaşan artış oranı takip eden aylarda sürekli azalarak Nisan’da yüzde -27,4’e gerilemiştir.

Şekil 1: Ortalama otomobil reel fiyatı (2020 Ocak=100) (Alt panel), ortalama otomobil reel fiyatının yıllık değişimi (%) (Üst panel)

 Ortalama otomobil fiyatında ılımlı artış

Ortalama otomobil fiyatları bir miktar yükselmiştir (Şekil 2). Mart’ta 859 bin 35 TL olan ortalama otomobil fiyatı Nisan’da 867 bin 813 TL olmuştur (Şekil 2 -Alt panel). Ancak otomobil fiyatlarındaki yıllık değişim oranındaki düşüş devam etmektedir. Mart’ta yüzde 31,8 olan yıllık artış oranı Nisan’da yüzde 23,3’e gerilemiştir (Şekil 2- Üst panel).

Şekil 2: Ortalama otomobil fiyatı (TL) (Alt panel), ortalama fiyatının yıllık değişimi (%) (Üst panel) 

Otomobil talep endeksi önceki beş ayın aksine uzun süren bayram tatili nedeniyle nisanda azalmıştır. 2024 Nisan’da talep endeksi önceki aya kıyasla yüzde 12 azalarak 93,4 olmuştur. Benzer şekilde, talep endeksi bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 28,6 düşüktür. (Şekil 3)

Şekil 3: Talep göstergesi (2020 Ocak=100)

Hem otomobil arzı hem de satılan otomobil sayısı azaldı

Satılan otomobil sayısının satılık ilan sayısına oranı bir önceki aya kıyasla 2,6 puan azalarak yüzde 17,1 olmuştur. Bu azalışın arka planı incelendiğinde satılık otomobil ilan sayısının yüzde 4,9; satılan otomobil sayısının ise yüzde 17,5 azaldığı görülmekte ve bu azalışta bayram tatilinin etkili olduğu düşünülmektedir. (Şekil 4)

 Şekil 4: Satılan otomobil sayısının satılık otomobil ilan sayısına oranı (%) (Alt panel), satılan ve satılık otomobil sayısı (Üst panel) 

Otomobil piyasasının bir diğer canlılık göstergesi olan kapatılan ilan yaşı geçen iki ayın aksine yükselmiştir. 2024 Nisan verilerine göre kapatılan ilan yaşı bir önceki aya kıyasla 2 gün uzayarak 24,5 gün olmuştur. (Şekil 5)

 Şekil 5: Satılık otomobil kapatılan ilan yaşı (Gün)

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Otomotiv Sektörü Tarihindeki İkinci Büyük Dönüşümü ve Devrimi Yaşıyor!

yıl 14’üncü kez gerçekleştirildi. Sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, “Rekabet ve Dijitalleşme-2030’a Giden Yol” konusu masaya yatırıldı. Etkinliğin açılışını gerçekleştiren TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Ercan,Otomotiv sektörü belki de Ford’un T modelini üretmesinden beri ikinci büyük dönüşümü ve devrimi içinde bulunduğumuz dönemde yaşıyor. Pek çok yıkıcı değişiklikle yüz yüzeyiz ve üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Elektrifikasyon kapıyı çalmanın ötesinde, hayatımızın içerisinde. Dolayısıyla onun etkileri satış sonrasında da ciddi oranda yaşanıyor ve yaşanacak. Elektrikli araçlar hayatımızda ne kadar büyük bir dönüşüm yarattıysa bunun herkesçe görünmeyen boyutuyla satış sonrası tarafında da servislerde araçların yedek parçalarının farklılaşması boyutunda satıcılarda, satış temsilcilerinde çok büyük değişiklikler yaratmış durumda. Büyük bir eğitimli insan kaynağı ihtiyacı doğduğundan her ortamda sıklıkla bahsediliyor” diye konuştu. Otomotiv sektörünün gerçekten artık ülkemizin gurur kaynağı bir sektör haline geldiğini belirten OSS Derneği Başkanı Ali Özçete ise, “Otonom ve elektrikli araca geçişle beraber yedek parça sayısının azalması ayrı bir tehlike unsuru. Özellikle üretici cephesinde en çok dikkat edilmesi gereken ana sanayiye üretim yapan firmaların, biraz daha aftermarket cephesine açılması. Bu da ülkemizdeki üretim kapasitesinin daralmasına neden olabilecek en önemli unsur olacaktır diye düşünüyoruz” dedi.

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) ve Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetler Derneği (OSS) iş birliğiyle gerçekleştirilen sektörün tek Aftermarket Konferansı, bu yıl 14’üncü kez İstanbul’da gerçekleştirildi. Küresel ölçekte dev bir buluşmaya ev sahipliği yapan etkinlikte sektöre ilişkin çarpıcı tespit ve öngörüler masaya yatırıldı. “Rekabet ve Dijitalleşme-2030’a Giden Yol” temasıyla gerçekleştirilen konferansta üretici, tedarikçi, distribütör ve bağımsız servislerin yanı sıra küresel paydaşlar ile sektörün öncü isimleri, elektrikli otomobil çağına hazırlanmak için püf noktalarını paylaştı.

Otomotivde ikinci büyük dönüşüm yaşanıyor!

Etkinliğin açılışında konuşan TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Ercan, aftermarketin (satış sonrası) otomotiv sektörünün çok önemli ve ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün ikinci büyük dönüşümün içerisinde olduğunu ifade eden Berke Ercan, “Otomotiv sektörü belki de Ford’un T modelini üretmesinden beri ikinci büyük dönüşümü ve devrimi içinde bulunduğumuz dönemde yaşıyor. Pek çok yıkıcı değişiklikle yüz yüzeyiz ve üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Elektrifikasyon kapıyı çalmanın ötesinde, hayatımızın içerisinde. Dolayısıyla onun etkileri satış sonrasında da ciddi oranda yaşanıyor, yaşanacak. Elektrikli araçlar hayatımızda ne kadar büyük bir dönüşüm yarattıysa bunun herkesçe görünmeyen boyutuyla satış sonrası tarafında da servislerde araçların yedek parçalarının farklılaşması boyutunda satıcılarda, satış temsilcilerinde çok büyük değişiklikler yaratmış durumda. Büyük bir eğitimli insan kaynağı ihtiyacı doğduğundan her ortamda sıklıkla bahsediliyor. Diğer taraftan e-ticaret ve dijital dönüşüm aftermarket tarafında da çok büyük değişikliklere yol açmak zorunda. Dijital dönüşümde ikinci büyük tetikleyici satış sonrası- aftermarket alanında. Eskiden müşteriler bir araç satın alırken aracı görmek, dokunmak, hissetmek isterlerdi. Günümüzde aracı görmeden, opsiyonlarına internet üzerinden karar verip, denemeden satın alabiliyorlar” dedi.

Uzak Doğulu markalar önemli bir tehdit!

 Otomotiv sektörünün gerçekten artık ülkemizin gurur kaynağı bir sektör haline geldiğini belirten OSS Derneği Başkanı Ali Özçete ise, “Hepimizin bildiği üzere geçen yıl 1.2 milyon adedin üzerinde araç satışı gerçekleşti. Bu yıl da ilk çeyrekte 295 bin araç satışı gerçekleştirildi ve bu ilk çeyrek için bir rekordu. Özellikle son 3 ayda en çok satılan araç markalarına baktığımızda birçoğunu Uzak Doğulu markalar oluşturmaya başladı. Bu durumda trafikte dolaşan araçlar bizler için ciddi anlamda geleceğe yönelik tehditler oluşturuyor. Uzak Doğu menşeli olan bir ürünle Türk kalite standardında ürünlerle ne kadar rekabet edebiliriz? Bunlar gerçekten soru işareti ama ülkemizin güçlü üreticilerinin ve güçlü dağıtıcılarının bu sorunları aşacağına can-ı gönülden inanıyoruz” diye konuştu. Otonom ve elektrikli araca geçişle beraber yedek parça sayısının azalmasının ayrı bir tehlike unsuru olduğunu vurgulayan Ali Özçete, “Özellikle üretici cephesinde en çok dikkat edilmesi gereken ana sanayiye üretim yapan firmaların, biraz daha aftermarket cephesine açılması. Bu da ülkemizdeki üretim kapasitesinin daralmasına neden olabilecek en önemli unsur olacaktır diye düşünüyoruz” dedi.

Çelik: “Kapasite ve kabiliyetimiz çok daha fazla”

 Konferansın açılışında konuşan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Türkiye otomotiv endüstrisi olarak ülkemiz ihracatından yüzde 15’lik pay alıyoruz. Son 18 yılın 17’sinde Türkiye’nin ihracat lideriyiz. Dünyanın 13’üncü, Avrupa’nın 4’üncü büyük araç üreticisiyiz ve son 10 yılın 8 yılında da dış ticaret fazlası veren bir sektörüz. Son 4 yıldır rahat bir yılımız olmadı. Bugün de özellikle ülkemize has bir kriz ile karşı karşıyayız; enflasyon krizi ve bunun yaratmış olduğu birçok yan etki var. Merkez Bankalarının faiz artırımlarıyla finansmana erişimin zor olduğu bir dönemden geçiyoruz. Otomotiv endüstrisi olarak geçen yıl 34 milyar dolarlık ihracat hedefimizi geçerek 35 milyar dolarlık rekor ihracata ulaştık. Pazar olarak da 1,2 milyonu geçerek bütün zamanların en yüksek değerine ulaştık. Sektörümüzün tüm zamanların en yüksek değerlerine ulaşması, bizleri bazen kamu teşvik taleplerinde zorluyor. Sorunlardan bahsederken, ‘Rekor kırıyorsunuz, o zaman sorun nerede’ deniliyor. Halbuki sorunlarımız, rekorların derecesini azaltıyor. Türkiye otomotiv sektörünün potansiyeli çok daha fazla. Kapasitemiz, kabiliyetlerimiz çok daha fazla fakat bu yılki öngörülerimizle hedefi 39 milyar dolar olarak belirledik. İlk 4 ayda da 12 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirdik ki gidişat 39 milyar doların bir miktar altında kalacağı yönünde. Ama yine de Türkiye ihracatında bu yılı da lider sektör olarak ilk sırada kapatacağımızı gösteriyor. Birçok olumsuzluğa rağmen sizlerin de takip ettiği gibi otomotiv endüstrisindeki dönüşüm hızlı bir şekilde devam ediyor. Endüstrideki teknolojik dönüşüm tüm sektörü olduğu gibi satış sonrası pazarını da çok hızlı bir şekilde dönüştürecek, belki daha fazla dönüştürecek. Bu dönüşüme bir bütün olarak hazır olmak durumundayız” dedi.

 

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

T10X ekosistemine sahibinden.com da katıldı

Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg ile kullanıcıları için deneyimde fark yaratacak birçok yeni ürün ve servis geliştiren sahibinden.com iş birliği yaptı. Bu iş birliğiyle Togg T10X kullanıcıları, sahibinden.com platformunda ilgilendikleri emlak ilanlarına tek tıkla rota oluşturabilecek, sahibinden.com’daki tüm işlemleri cihazlarından anında yapabilecek.

Akıllı yaşam çözümlerini Trumore dijital platformu üzerinden kullanıcılarla buluşturan Togg, benzersiz yolculuk deneyimi için güçlü iş birliklerini sürdürüyor. Bu kapsamda yapılan yeni iş birliğiyle sahibinden.com mobil uygulaması Togg’un dijital deneyim platformu Trumore’un uygulama mağazası Tru.Store üzerinden T10X kullanıcılarının hizmetine sunuldu.

T10X kullanıcılarına özel yazılım

Bir teknoloji şirketi olarak doğan ve hayatına teknoloji üreterek devam eden sahibinden.com, T10X kullanıcılarına özel geliştirdiği yazılım sayesinde emlak ilanı arama ve bakma deneyiminde yeni bir dönem başlattı. T10X kullanıcıları, araç ekranındaki ‘Gez’ uygulamasına entegre edilen özellik sayesinde sahibinden.com’da gördükleri satılık ya da kiralık bir evin ilanında belirtilen adrese tek bir tıkla rota oluşturabilecek. Sahibinden.com mobil uygulamasının entegrasyonu ile uygulama üzerinde yaptıkları birçok işlemi artık cihazlarında da yapabilecek olan kullanıcılar, aynı zamanda uygulama üzerinden yakınlarındaki ilanları da görebilecek.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2023