Connect with us

Otomotiv Sektörü

Audi Sport GmbH 40. yılını etkinliklerle kutluyor

Audi’nin 1983 yılında kurulan ve o tarihten itibaren markanın sportif ve özel imajını yön veren Audi Sport GmbH 40. Yılını özel etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor.

Sadece son on yılda 250 binin üzerinde araç üreten, motorsporlarında 400’ün üzerinde zafere imza atan Audi Sport GmbH 40. Yılında, 300 metrenin üzerindeki rakımı, 73 virajın yer aldığı 20 bin 832 kilometrelik pistiyle Nürburgring’in “Yeşil Cehennem” olarak da bilinen efsanevi Nordschleife’de özel bir etkinlik gerçekleştiriyor.

Yeşil Cehennem, AUDI AG’nin alt markası Audi Sport GmbH için hem yarış hem de seri üretim yüksek performanslı araçların gelişimine etkisi nedeniyle özel bir yere sahip. Audi Sport, 2002 yılından bu yana 24 saat yarışının resmi ortağı ve yarış organizasyonun resmi araç sağlayıcısı. Audi R8 LMS, 2009 yılından günümüze Audi Sport müşteri yarışlarının her yıl en önemli etkinliklerinden biri olan Eifel maratonunda yarışıyor. Müşteri yarış bölümü, 2011 yılından bu yana quattro GmbH’nin bir parçası. Bugüne kadar altı genel klasman ve ayrıca üç GT3 sınıfı galibiyeti ile Audi, “Yeşil Cehennem” dayanıklılık klasiğinin GT3 döneminin en başarılı üreticisi. Bu nedenle, Audi Sport GmbH’nin yaş gününü kutlamalarına Nürburgring’den başlaması gayet normal.

Bu yılki 24 saatlik yarışta Audi Sport Teams dört adet Audi R8 LMS ile yarışacak. Bunlar, Audi Sport GmbH’nin 40. yıl dönümünü için Audi’nin motorsporları tarihine de işaret eden retro tasarımlarla yarışacak. Doğum günü ruhuna uygun olarak, eski DTM şampiyonları Mike Rockenfeller, Timo Scheider ve Martin Tomczyk 40 kapı numarası ile yarışacaklar. Audi Sport Team Scherer PHX bünyesindeki Audi R8 LMS, görsel olarak 1992 Audi V8 quattro DTM’ye dayanıyor.

Dünyanın en zorlu pisti

Nordschleife, sadece zorluk derecesiyle bir motorsporları mücadelesi değil, aynı zamanda Audi Sport GmbH’nin üretim araçları için bir test noktası görevi de görüyor. Her yeni R ve RS modeli, geliştirme aşamasında çeşitli Eifel pistlerinde birkaç bin kilometre tamamlıyor. Nürburgring, dünyanın en zorlu yarış pisti. Şirketin 40. Yaşını burada kutlamanın çok özel olduğunu söyleyen Audi Sport GmbH Genel Müdürü ve Audi Motorsporları Başkanı Rolf Michl “Kutlamalara başlamak için 24 saatlik yarış çok uygun. Nürburgring-Nordschleife, tüm motorsporları tutkunları için kutsal bir mekan olarak kabul ediliyor. Benim için 24 Saatlik yarış, motorsporlarında en güzel deneyimlerden biri ama Nürburgring, seri üretim otomobillerimizim gelişimi için de çok önemli. Tüm modellerimiz burada zorlu koşullar altında test ediliyor ve üretime hazır duruma getiriliyor.” dedi.

Yıldönümü için heyecan verici aktiviteler

Audi, Eifel pistindeki 24 saatlik yarış hafta sonu için çeşitli etkinlikler planlıyor. 19 Mayıs Cuma günü Mike Rockenfeller, Timo Scheider ve Martin Tomczyk ile Audi Sport Genel Müdürleri Sebastian Grams ve Rolf Michl, basın merkezindeki “Şampiyonlar sohbetinde” soruları yanıtlamak için hazır bulunacaklar. Ring bulvarında şirketin geçmişinden çeşitli modeller sergilenecek. Birinci nesil Audi R8 ve RS 4 Avant, güncel R8 GT ve Competition paketi ile RS 4 Avant bunlardan bazıları. Bir diğer araç ise Ken Block’un unutulmaz “Electrikhana” videosunda Las Vegas sokaklarında heyecan uyandıran tamamen elektrikli Audi S1 Hoonitron. Ayrıca 24 saatlik yarış öncesinde seyirciler, pist boyunca yapılacak konvoyda Audi’nin sportif yan kuruluşunun yüksek performanslı modellerini izleyecek.

Bunun dışında Audi Sport GmbH’nin Neckarsulm’daki genel merkezinde de kutlamalar yapılacak. “Audi Sport GmbH’nin 40. Yılı – Büyüleyicilik Performansla Buluşuyor” yıldönümü sergisi, 14 Haziran’dan itibaren Audi Sport GmbH’nin tarihini gözler önüne serecek. Eski quattro GmbH’nin ilk aracı dışında çeşitli müşteri araçları ve ayrıca güncel ürün gamı da burada sergilenecek. Ayrıca Audi Forum Neckarsulm’da Audi koleksiyonundan araç kişiselleştirmesine çeşitli sergiler de olacak. Sergi, geleneksel NSU markasının tarihini anlatan “NSU’nun 150 Yılı: Yenilikçilik, Cesaret, Dönüşüm” özel sergisiyle eşzamanlı olarak yürütülecek.

Bunun dışında sonbaharda bir başka önemli etkinlik daha planlanıyor. Audi Sport GmbH’nin doğum günü kutlamaları çerçevesinde, kırmızı eşkenar dörtgen hayranları için 14 Ekim’de Audi Forum Neckarsulm’a doğru bir miting yapılacak. Audi Sport GmbH, ziyaretçileri burada özel bir güne davet ediyor. Ayrıca normalde halka açık olmayan diğer sergilerle tamamlanacak olan özel sergi boyunca bilgilendirici rehberli turlarla ziyaretçiler şirketin 40 yıllık tarihini yakından tanıma fırsatı yakalayacak.

Gelecek için hazır

Audi Sport GmbH‘in, son kırk yılda gerçek bir başarı hikayesi yazdığını söyleyen AUDI AG Teknik Geliştirme Yönetim Kurulu Üyesi ve Audi Sport GmbH Danışma Kurulu Başkanı Oliver Hoffmann: “Tutku ve takım ruhu ile birçok heyecan verici yüksek performanslı projeyi üretime hazır hale getirdik, duygusal müşteri deneyimleri yarattık ve motorsporlarında büyük başarılar elde ettik.” şeklinde konuştu. Hoffmann “Net bir hedefimiz var: Dört halkalı markamızın sportif DNA’sını elektrikli geleceğe başarıyla taşımak.” dedi.

Şirketin her zaman özüne sadık kaldığını, cesur olup ve yeni şeyler yapmaya cesaret ettiğini söyleyen Genel Müdür Sebastian Grams ise: “Bu yenilikçi ruh bugün hala bizi karakterize ediyor. Yüksek performans liginde ulaşımın geleceğini sürdürülebilir ve ilerici bir şekilde şekillendirmek istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Audi Sport GmbH şu anda dört alanda faaliyet gösteriyor. Yüksek performanslı modellerin geliştirilmesi ve üretimine ek olarak, dört halkalı marka için hem fabrika hem de müşteri yarışlarından sorumlu. Ayrıca, Audi Exclusive programı üzerinden araç kişiselleştirme ve Audi koleksiyon ürünlerinin satışından da sorumlu. Audi Sport GmbH şu anda yaklaşık 1.500 kişiyi istihdam ediyor. AUDI AG’nin tamamına sahip alt şirket, 2022 yılında tam 45.515 otomobille bir kez daha satış rekoru kırdı. Kompakt Audi RS 3 Sportback’ten yüksek performanslı RS Q8 SUV’den R8 Coupe süper spor otomobile ve elektrikli RS e-tron GT’ye kadar 16 modelle ürün gamı her zamankinden daha geniş. Tamamen elektrikli dört kapılı coupe ile Audi sportif ayağı, elektrikli ulaşım alanında öncü bir ruh sergiliyor. Geçen yıl, 10.042 adet, yani Audi Sport GmbH satışlarının yaklaşık dörtte biri güncel e-tron GT ailesinden oluştu. Bunların yaklaşık üçte biri RS’ti. Sebastian Grams markanın stratejisini: “Müşterilerimize segmente özel doğru seçenekleri sunmak istiyoruz. Bu, yarı hibrit olabilir, performanslı şarj edilebilir hibrit olabilir veya elektrikli otomobiller de olabilir.” sözleriyle aktardı. Grams “RS e-tron GT ile elektrikli araçlar çağına çok özel bir başlangıç yaptık. İlk elektrikli performanslı SUV gibi PPE platformundaki tamamen elektrikli yeni Audi Sport modelleriyle devam edeceğiz. On yılın sonunda, ürün gamı yüzde yüz batarya elektrikli (BEV) ve kısmen elektrikli (PHEV) modellere dönüşecek. Ayrıca gelecekte son derece heyecan uyandıran küçük seri üretim araçlarla daha fazla odaklanmak istiyoruz.” dedi.

Audi Sport GmbH aynı zamanda motorsporlarında Audi için elektrikliye geçişin iti gücü. Yenilikçi Audi RS Q e-tron prototipi, efsanevi Dakar Rallisi’ne ilk kez katılmak üzere 2021’de geliştirildi. Güç-aktarma sistemi; elektromotor, yüksek voltajlı batarya ve sürüş sırasında yüksek voltajlı bataryayı şarj eden verimli bir enerji dönüştürücüden oluşuyor. Enerji dönüştürücü, jeneratör olarak Formula E’den aktarılan bir aktarma organı ünitesine bağlı DTM’den aktarılan TFSI motordan oluşuyor. Dört halkalı marka 2026’dan itibaren, FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası’nda yarışacak.

Yeni kurallar daha fazla elektrikliye dayanıyor. Dolayısıyla elektrikli güç-aktarma ünitesi (MGU-K) neredeyse içten yanmalı motor kadar güce sahip olacak. Son derece verimli 1.6 litrelik turbo beslemeli motorlar, sürdürülebilir sentetik yakıtla çalışacak. Motorsporlarının üst ligine girmek için bağımsız bir şirket olan Audi Formula Racing GmbH kuruldu.

Sürekli değişim

Audi Sport GmbH, 1983 yılında birkaç çalışanla quattro GmbH olarak kurulduğunda, takip eden kırk yılda son derece başarılı bir motorsporları programı ile kaliteli ve yüksek performanslı araçların üreticisi haline geleceğini kimse beklemiyordu. İlk zamanlar şirketin önceliği “quattro” ismini ve pazarlama haklarını korumaktı. Şirket yıllar içinde gelişmeye devam etti ve yeni iş yolları açtı. Örneğin 1984 yılında aksesuar satışına başladı. O tarihten bu yana Audi koleksiyonundaki ürünler, hayranların kalplerinin daha hızlı atmasını sağlıyor. Giyim, valiz ya da model otomobiller fark etmiyor. Ürün koleksiyonu zengin bir çeşitliliğe sahip. On bir yıl sonra, bir başka önemli faaliyet alanı da eklendi. 1995 yılından bu yana sıra dışı olmayı seven Audi Sport müşterileri araçlarını kişiselleştirebiliyor. Audi Exclusive tarafından sunulan opsiyonlar ve donanımlar her zaman teknik ve görsel açıdan önemli kazanımlar ve katma değer yaratıyor. En sıra dışı araçlardan biri olarak dünyaca ünlü sanatçı tarafından tasarlanan deri döşemeli Audi “Picasso” cabrio öne çıkıyor.

Sadece bir yıl sonra şirket bir başka kilometre taşına daha imza attı. quattro GmbH tescilli bir araç üreticisi oldu. İlk modeli S6 plus’ı Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıttı. 2007 yılında dört halkalı marka süper spor otomobil dünyasına Audi R8’i kazandırdı. Güncel haliyle ikinci nesil olarak yollarda boy gösteriyor. Ortadan motorlu spor otomobilin GT3 versiyonu, aynı zamanda RS 3 LMS, R8 LMS GT4 ve R8 LMS GT2 modelleriyle daha da genişleyen müşteri yarış programı için de başlangıç noktası oldu. Audi Sport müşteri yarışları için üretilen araçlar bugüne kadar dünya genelinde 400’ün üzerinde şampiyonluk ve sayısız yarış zaferi elde etti. 2014 yılında R8’e Böllinger Höfe tesisinde çok özel bir üretim hattı tahsis edildi. Ortadan motorlu spor otomobile ek olarak, yeni elektrikli modeller e-tron GT quattro8 ve RS e-tron GT de şu ortak bir üretim hattında üretiliyor. 2016 yılında quattro GmbH, Audi Sport GmbH olarak yeniden adlandırıldı. Audi Sport ismi, dört halkalı markanın köklü motorsporları geçmişine dayanıyor.

“Audi Sport GmbH heyecan verici ve çok başarılı 40 yılı geride bıraktı. Bu güçlü bir ekip çalışmasıyla sayesinde mümkün oldu.” sözleriyle düşüncelerini aktaran Rolf Michl ekledi: “Bizim için kesin olan bir şey var: yeni, sıra dışı yollar izlemek ve sürekli gelişmek. Bu, Audi Sport GmbH’yi karakterize etmeye devam edecek.”

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.

Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.

Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.

Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi

Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.

Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.

Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi

Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:

  • Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
  • Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
  • Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
  • QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları

geliyor.

Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.

Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor

Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.

Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.

Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor

Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.

Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.

“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”

TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”

“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”

TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:

“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”

Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:

  • Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
  • Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
  • Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
  • Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek

Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant

Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.

Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımı ve menzil kaybı azaltılıyor.

Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci

Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”

Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.

70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.

HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.

Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

 

 

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı

Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.

İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.

Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.

MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik

MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.

1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket

Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:

  • Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.

  • Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.

  • DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.

2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı

MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:

  • Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.

  • Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.

3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı

Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.

🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları

  • MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.

  • MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.

Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

Continue Reading
Reklam
Otomotiv Sektörü4 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü1 ay önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Yük Taşıma1 ay önce

Volvo Trucks, Volvo FM 4×2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!

Yeni Otomobiller1 ay önce

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Reklam
Otomotiv Sektörü4 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü1 ay önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.