Connect with us

Blog

Bisiklet bataryalarına dikkat! Akülü bisikletleri gece boyu şarjda bırakmayın!

Uzmanlar, son dönemde kullanımı yaygınlaşan ve gece boyu şarjda bırakıldığı için patlama meydana gelen elektrikli bisiklet bataryalarının güvenli şarj edilmesine ilişkin uyarıyor. İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan,Cihazların üzerinde şarj tamamlandığında elektriği kesen bir düzen olmalı. Şarj takip edilmeli, cihaz tek başına şarjda bırakılmamalıdır.” dedi. Yeni alınacak pilli cihazlarda; Lityum Demir Fosfat (LiFePO4) piller tercih edilmesi gerektiğine de vurgu yapan Dr. Uçan, “Bu yeni teknik piller, lityum iyon pillere göre daha uzun ömürlü ve güvenlidir. Bu da pilden oluşacak yangın ve patlama riskini azaltır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, elektrikli bisiklet bataryalarının güvenli şarj edilmesi ve bataryaların patlama riski üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Sıcaklık ve şarj kontrolü önemli

Lityum-iyon pillerin 5 ile 40 derece arasındaki sıcaklık aralığında çalışması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Doğrudan güneş ışığı veya ortamın çok sıcak olması da lityum iyon pil taşıyan cihazın yangın ve patlama gibi tehlikelere yol açabileceği unutulmamalıdır. Cihazların üzerinde şarj tamamlandığında elektriği kesen bir düzen olmalı. Şarj takip edilmeli, cihaz tek başına şarjda bırakılmamalıdır. Eğer bir patlama gerçekleşirse başlangıç aşamasındaki yangını söndürmek daha kolaydır. Başlayan yangını erken haber almak için yangın duman dedektörü kullanılması uygun olabilir.” dedi.

Yeni teknik piller daha güvenli

Yeni alınacak pilli cihazlarda; Lityum Demir Fosfat (LiFePO4) piller tercih edilmesi gerektiğine de vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Bu piller enerji depolama teknolojisinde önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor ve onları geleneksel Lityum pil türlerinden ayıran bir dizi avantaj sunuluyor. Katot malzemesi olarak lityum demir fosfat kullanılan bu yeni teknik piller, lityum iyon pillere göre daha uzun ömürlü ve güvenlidir. Bu da pilden oluşacak yangın ve patlama riskini azaltır.” diye konuştu.

Düşük kaliteli bataryalılarda risk daha yüksek

Batarya patlamalarının başlıca nedenlerine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Lityum iyon Pil hücresindeki ısı üretimi, ısı dağıtma kapasitesini aştığında termal kaçak meydana gelir. Bataryada ekzotermik reaksiyonları tetikleyebileceği için termal kaçak genellikle yüksek sıcaklıklarda meydana gelir. Reaksiyonlar daha fazla ısı ürettiğinden ve pil sıcaklığının arttığından pilin şişmesine, tahrip olmasına, yangın ve patlamalara yol açmasına sebep olabilir. Elbette düşük kaliteli bataryalılarda risk daha yüksektir.” şeklinde de konuştu.

Yanan bataryaya su dökmeyin!

Evde ve iş yerinde elektrikli araç bataryalarının şarjı için güvenli alanların nasıl tasarlanması gerektiğine de dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Yanan bir lityum iyon pil taşıyan bir cihazı söndürmek için asla su kullanılmamalıdır. Otomatik sping sisteminden uzak tutulmalıdır. Su yangını daha da büyüterek yaygınlaşmasına sebep olur. D sınıfı (metal) yangınların kontrolü oldukça zordur. Lityum gibi alkali metallerin yangınlarının, yayılmaması için özel önlemler alınmalı, söndürülmesi için özel söndürücüler kullanılması gerekir.” dedi.

Elektrik araç şarj istasyonları açık havada olmalı

Evde şarj yapılan yerlerin civarında yanıcı madde bulunmamasına dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Pil yangını sırasında çıkacak öldürücü gazlara dikkat edilmelidir. Elektrik araç şarj istasyonlarının açık havada olmasına dikkat edilmelidir. Pratikte şarj yapılan yerde özel söndürücü yoksa kum bulundurulması uygun olabilir. Kapalı garajlarda elektrikli araçlar için diğer araçlardan betonla ayrılmış özel bölüm yapılması uygun olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

40 Bininci Mercedes-Benz Tourismo Üretim Bantlarından İndi

Mercedes-Benz Türk, global ağda üretilen 40 bininci Mercedes-Benz Tourismo’yu Hoşdere Otobüs Fabrikası bantlarından indirmenin gururunu yaşıyor. Avrupa’nın en başarılı seyahat otobüslerinden biri olan Mercedes-Benz Tourismo’nun global çaptaki üretiminin yüzde 80’ine yakını Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda gerçekleştiriliyor.

Mercedes-Benz Türk, Daimler Buses bünyesinde üretilen 40.000’inci Mercedes-Benz Tourismo’nun Hoşdere Otobüs Fabrikası üretim bantlarından indiğini duyurdu. Avrupa’nın en çok tercih edilen seyahat otobüslerinden biri olan Tourismo’nun bu önemli kilometre taşı, modelin global pazardaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarken, Türkiye’nin üretim ve mühendislik gücünü de gözler önüne serdi. Üretilen tüm Mercedes-Benz Tourismo modellerinin yaklaşık yüzde 80’ine imza atan Hoşdere Otobüs Fabrikası, yüksek üretim kapasitesi ve ihracat performansıyla modelin ana üretim üssü konumunda bulunuyor.

 

Birinci Nesil Tourismo’nun Doğuşu

 

Mercedes‑Benz Tourismo’nun başarı hikâyesi, 1992 yılında O 340 ile başlıyor; onu takip eden O 350 Tourismo ise model adında Mercedes‑Benz yıldızını taşıyan ilk otobüs olarak tarihe geçiyor. Mercedes‑Benz Tourismo modeli ekonomik, konforlu ve sağlam yapısıyla üst segment seyahat otobüsü pazarına hitap ediyor. 12 metre uzunluğundaki iki akslı model, kısa sürede en çok satan modellerden biri hâline geldi. 2006 yılında, yepyeni tasarım dokunuşlarıyla ikinci nesil Tourismo, Türkiye pazarında satışa sunuldu ve Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretimine başlandı. Gövde konfigürasyonuna ek olarak, donanıma yönelik daha fazla konfigürasyon seçeneği sunulması, Tourismo’nun belirli operasyonel koşullara ve ülkeye özgü gerekliliklere uyum sağlamasına olanak tanıyor. Yeni Tourismo kısa sürede büyük bir satış başarısı yakaladı ve 2015 yılında global çaptaki toplam satışlar 10.000 adede ulaştı. İlk iki nesilde 26.000 adedin üzerinde satışa ulaşıldıktan sonra, Mercedes‑Benz Tourismo otobüsünün üçüncü nesli 2017 sonbaharından itibaren satışa sunuldu.

2026 Mercedes-Benz Tourismo Yenilikleri

Mercedes-Benz Türk, 2026 model yılıyla birlikte Mercedes-Benz Tourismo modelinde güvenlik, konfor ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli güncellemeler sunuyor. Sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda geliştirilen bu yenilikler, uzun yol ve turizm taşımacılığında sürüş güvenliğini ve yolcu konforunu daha ileri seviyeye taşıyor. Yeni dönemde tüm Mercedes-Benz Tourismo modellerinde standart hale gelen elektrikli tavan kapakları, sürücünün kontrol paneli üzerinden kolay kontrol imkânı sunarken; geliştirilen iç mekân çözümleriyle daha estetik ve bütüncül bir kabin deneyimi sağlanıyor. Sürücü dinlenme alanında kullanılan yeni zemin malzemesi, daha hafif ve dayanıklı yapısıyla konforu artırırken hijyen açısından da önemli avantajlar sunuyor. Yenilenen koltuk seçenekleri ve aydınlatma çözümleri ise uzun yolculuklarda sürücü ve yolcu deneyimini destekliyor.

Gelişmiş Güvenlik Teknolojileri ile Daha Güvenli Yolculuk

2026 model yılıyla birlikte Mercedes-Benz Tourismo’da sunulan güvenlik sistemleri daha da geliştirildi. Tüm dış kapaklar için görsel ve akustik uyarı sistemlerinin standart hale getirilmesiyle operasyonel güvenlik artırılırken, Aktif Fren Asistanı (ABA 6 Plus) gibi yeni nesil sistemlerle aktif güvenlik daha ileri seviyeye taşındı. Bununla birlikte sürücü dikkat asistanı ve gelişmiş sürüş destek teknolojileri, uzun yol operasyonlarında sürücü güvenliğini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Verimlilik ve Konfor Bir Arada

Tourismo, aerodinamik yapısı, optimize edilmiş güç aktarma sistemi ve düşük yakıt tüketimiyle işletmeler için yüksek verimlilik sunmaya devam ediyor. Öngörülü sürüş sistemleri ve sürüş geri bildirim teknolojileri sayesinde yakıt tüketimi ve emisyonlar azaltılırken, sürücüler için daha konforlu ve kontrollü bir sürüş deneyimi sağlanıyor. Mercedes-Benz Türk, Tourismo ile yalnızca bugünün değil, geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına da yanıt veren çözümler sunmaya devam ediyor. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretilen 40.000’inci Tourismo ile birlikte marka, global başarı hikâyesini Türkiye’nin üretim gücüyle daha da ileriye taşırken, sektördeki öncü konumunu pekiştiriyor.

Continue Reading

Blog

FORD TRUCKS YENİ F-MAX İLE TÜRKİYE TURUNA ÇIKIYOR

Ford Trucks, ağır ticari araç pazarındaki referans modeli F-MAX’in yeni yüzü ile 20 Ekim-17 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek Türkiye turuna çıkıyor.

 Ford Trucks, ağır ticari araç segmentindeki öne çıkan modeli F-MAX’in yeni yüzünü, 20 Ekim–17 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenleyeceği Türkiye turu kapsamında kullanıcılarla buluşturacak. 12 ili kapsayan etkinlik boyunca lojistik ve ağır ticari araç sektörünün temsilcileri ile sürücüler Yeni F-MAX ürün sunumuna katılarak, aracı yakından inceleyip test etme imkânına sahip olacak. Katılımcılar turun her durağında düzenlenecek bilgi yarışmaları, oyunlar ve eğlenceli etkinliklerde çeşitli hediyeler kazanma şansı yakalayacak.

25 Eylül 2025’te Ford Otosan Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde gerçekleştirilen lansmanla tanıtılan Yeni F-MAX, iç ve dış tasarımıyla dikkat çekerken, yüksek verimlilik sunan Ecotorq GEN2 motoru ile öne çıkıyor. Yüzde 11,3’e varan yakıt tasarrufu sağlayan bu yeni motorunun yanı sıra, Yeni F-MAX’in üstün performansı, konfor ve dayanıklılığı uzun yol taşımacılığında standartları bir kez daha yükseltiyor.

Modern tasarım ve teknolojik donanımlarıyla dikkat çeken Yeni F-MAX’in dikkat çeken yenilikleri arasında Dijital Ayna Sistemi, siyah çerçeveli ön farlar, kişiselleştirilebilir 12” dijital gösterge paneli ve 12.4” multimedya ekranı, kablosuz şarj, elektronik park freni ve anahtarsız çalıştırma gibi özellikler bulunuyor. Güvenlik Kilidi ile ek güvenlik sunan Yeni Ford F-MAX, ayrıca 13 dil destekli Sesli Asistan ve yatak yanındaki dokunmatik kontrol ünitesi gibi özellikleriyle sınıfında öne çıkıyor.

Yeni F-MAX Türkiye Turu Programı

20 Ekim-17 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Türkiye turunun durakları şöyle sıralanıyor:

  • 20 Ekim 2025: İstanbul Avrupa Yakası, Erdem TIR Parkı
  • 21 Ekim 2025: İstanbul Anadolu Yakası, Bi Mola Reşadiye
  • 22 Ekim 2025: Kocaeli, Gebze Marmara Nakliyeciler Sitesi
  • 23 Ekim 2025: Düzce, Türsan Dinlenme Tesisi
  • 24 Ekim 2025: Ankara, Yurt İçi Lojistik Üssü
  • 27 Ekim 2025: Artvin, Hopa Esenkıyı Köyü
  • 30 Ekim 2025: Mardin, Kızıltepe Bozanlar TIR Parkı
  • 3 Kasım 2025: Gaziantep, Nakliyeciler Sitesi
  • 5 Kasım 2025: Mersin, Hasan Şeker TIR Garajı
  • 7 Kasım 2025: Kayseri, Ambar Nakliyeciler Sitesi
  • 11 Kasım 2025: Konya, Kamyon Garajı
  • 13 Kasım 2025: İzmir, Işıkkent
  • 17 Kasım 2025: Bursa, Karacabey Kooperatifi
Continue Reading

Blog

Türk Otomotiv Devi Dur Durak Bilmiyor: Ağustos İhracatında Zirveye Demirliyoruz!

Türkiye’nin ihracat rekortmeni otomotiv sektörü, Ağustos ayında da göz kamaştırdı! Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) raporlarına göre, Ağustos ayında %1.3’lük büyüme ile 2.7 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak bir kez daha liderlik koltuğuna oturduk. Yılın başından bu yana süregelen yükseliş trendiyle, Ocak-Ağustos döneminde toplam ihracatımız %13’lük çarpıcı bir artışla 26.5 milyar doları geride bıraktı. Bu rakamlar, sektörümüzün global arenadaki sarsılmaz konumunu bir kez daha tescilledi.

Baran Çelik’ten Vizyoner Bakış: “Türkiye’nin Kalkınma Lokomotifi Olmaya Devam Ediyoruz”

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, bu muhteşem başarıyı değerlendirirken sektörün geleceğine ışık tuttu: “Ağustos ayında özellikle Çekiciler ve Otobüs-minibüs-midibüs segmentlerinde çift haneli büyüme kaydettik. Almanya’ya %41, İspanya’ya ise %59’luk ihracat artışı, yeni pazar stratejilerimizin meyvelerini verdiğini gösteriyor. İlk sekiz ayda Türkiye ihracatına en büyük katkıyı sağlayan sektör olarak, ülkemizin ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmasında kilit rol oynamaya devam edeceğiz.” Çelik’in bu sözleri, Türk otomotiv sektörünün sadece bir sanayi kolu olmanın ötesinde, ulusal ekonominin stratejik bir gücü olduğunu ortaya koydu.

Tedarik Zincirinin Gücü, Avrupa’nın Odak Noktası

Ağustos ayında ihracatın belkemiğini oluşturan tedarik endüstrisi, 1.2 milyar doları aşan performansı ile dikkat çekti. Binek otomobillerde hafif bir düşüş yaşanırken, otobüs-minibüs-midibüs %26, çekiciler ise %19 oranında büyüme kaydetti.

Ülke bazında ise Almanya, %41’lik devasa artışla 499 milyon dolarlık ihracatla listenin zirvesinde yer aldı. İspanya’ya %59’luk sıçrama ile 238 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Fransa, Fas, Çekya ve Portekiz gibi önemli pazarlar da güçlü büyüme oranlarıyla öne çıktı.

Avrupa Birliği ülkeleri, toplam ihracatımızın %72’sini oluşturarak 1.9 milyar doların üzerinde bir hacme ulaştı ve %12’lik artış kaydetti. Kuzey Amerika ve Afrika pazarlarındaki büyüme de sektörün pazar çeşitliliği stratejisinin bir yansıması oldu.

Türk otomotiv sektörü, sadece üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda esnekliği, inovasyon gücü ve küresel pazarlara adaptasyon yeteneğiyle de adından söz ettiriyor. Bu başarı hikayesi, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasında ilham vermeye devam edecek.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.