Connect with us

Otomotiv Sektörü

Çin’den Sonra En Çok Büyüyen Pazar Türkiye

  Dünyanın önde gelen motor yağı üreticilerinden Castrol, Türkiye’de atağa kalktı. Pandemi sonrasında elde ettiği büyüme ile 2021’nin ilk yarısında Türkiye’de çok dereceli motor yağı pazar payını yüzde 31’e çıkaran Castrol, Çin’den sonra en fazla büyüyen ülke oldu.

Castrol’ün Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal, “Castrol’ün dünyada en iyi performansı gösteren ülkelerinden birisiyiz. Sıvı mühendisliğinde çok iyiyiz. Castrol’ün Avrupa’daki sekiz üretim tesisinden biri olan Gemlik’teki fabrikamızdan 24 ülkeye ihracat yapıyoruz. Gelecek beş yılda Gemlik fabrikamızı 30 milyon dolarlık yatırımla büyüteceğiz” dedi.

Dünyanın en çok bilinen madeni yağ markası Castrol’ün Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal ile Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz, sektörde ve Castrol dünyasında pandemi sonrası dönemi değerlendirdi. Çevrim içi düzenlenen basın toplantısında pandemi gölgesinde geçen 2020 ve küresel toparlanma yılı 2021’i değerlendiren Ayhan Köksal, sektörle ilgili bilgi verdi.

Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal ile Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz

Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal ile Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz

Otomotiv sektörünün potansiyeline paralel olarak madeni yağ sektörünün de büyüdüğünü belirten Köksal, “Küresel ölçekte madeni yağ pazarındaki büyümeyi endüstriyel gelişim de destekliyor. Türkiye’de ekonominin lokomotiflerinden otomotiv sektörü dünyadaki tüm olumsuz gelişmelere rağmen büyümeye devam ediyor. Madeni yağ sektörü bu büyümeden doğru orantılı etkileniyor. Sektör Türkiye’de son iki-üç senede yüzde 6–7 oranında, geçen yıl ise pandemiye rağmen yüzde 9 büyüme gösterdi. Bu yılın ilk 6 ayında pazarın yüzde 30’un üzerinde büyüdüğünü görüyoruz. Yılın kalan bölümünde büyümenin biraz daha dengeleneceğini ve sektörün 2021’i de büyüme ile kapatacağını öngörüyoruz” dedi.

 

Castrol dünyasında performansımızla öne çıkıyoruz

Ayhan Köksal, pandeminin dünyadaki her ülke gibi Türkiye’yi de etkilediğini vurgulayarak, 2020 ve 2021’de Castrol’ün performansı hakkında şunları söyledi:

“Türkiye’de Castrol olarak kazanan taraftayız. Pandemiden çok şey öğrendik. Dönemin en önemli ihtiyacı empatiydi. Sadece çalışanlarımıza değil tüm paydaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize bu yaklaşım ile maddi ve manevi birçok destek sağladık. Onların işlerini, çalışanlarını ve kendilerini koruyabilmeleri adına cesur adımlar attık. Bu sayede 2020 yılında Castrol dünyasında hacimsel büyüme elde eden tek ülke olduk. Çift dereceli motor yağlarında pazar payımızı ilk 6 ayda yüzde 3’ün üzerinde büyüterek yüzde 31’e taşıdık. Yine hem binek araç hem ağır vasıta hem de endüstriyel yağlar segmentlerinde pazar payımızı eş zamanlı artırarak liderliğimizi sürdürüyoruz. Bu büyüme ile Castrol’ün dünyada performansıyla öne çıkan ülkelerinden biri durumundayız. Türkiye, Çin‘den sonra en çok büyüyen ikinci pazar. Ayrıca dünyadaki en büyük beşinci pazarız.”

Gemlik’e 30 milyon dolar yatırım

Castrol’ün Avrupa’daki 8 üretim tesisinden biri olan Gemlik fabrikasında yılda yaklaşık 90 milyon litre madeni yağ ürettiklerini ifade eden Köksal, “İşimiz sıvı mühendisliği. 120 yılı aşkın süredir dünyanın hareket etmesine katkı sağlıyoruz. Castrol’ün dünyadaki inovasyon ve fikir üretim merkezlerinden biriyiz. Gemlik, Avrupa tesisleri arasında hem lokasyon hem kapasite artırımı uygunluğu hem de üretim maliyetlerimizin rekabetçi olması sebebi ile yatırımları artırmaya karar verdiğimiz bir tesis. Gelecek 5 yıl içinde fabrikaya toplam 30 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyoruz. Böylece kapasiteyi artıracağız. Bunun 10 milyon dolarlık bölümünü 2021 ve 2022 yılı içerisinde tamamlıyoruz. Bu sayede artan ihracatımızı daha da ileriye taşıyarak Gemlik tesisimizi büyüteceğiz. Bu sene ihracat yaptığımız ülkelerin arasına İspanya, Katar, Afganistan ve Litvanya’yı da ilave ederek toplam 24 ülkeye ihracat yapmaya başladık. Bölgemizin madeni yağ üssüyüz. Castrol Türkiye’yi Castrol dünyasında eşsiz bir örnek ve büyük bir güç haline getirdik. Türkiye, Castrol dünyasında üretim, ihracat ve insan kaynağı alanlarında gelişmekte olan birçok ülkenin önüne geçerek Çin’den sonra en stratejik ikinci pazar konumunda” diye konuştu.

Madeni yağdan bakım markasına

Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal ayrıca Castrol’ün gelecek vizyonundan da bahsetti. Castrol olarak, dünyadaki dönüşümün farkında olduklarını ve bu anlayışla geleceğe hazırlandıklarını belirten Köksal, sektördeki iki büyük dönüşüme stratejik öncelik verdiklerini söyledi. İçten yanmalı motorların pazarının 2040’a kadar büyümeye devam edeceğini ve bp’nin her yıl hazırladığı Enerji Görünümü Raporu’nun da bunu gösterdiğini vurgulayan Köksal, bu büyümenin özellikle endüstriyel ve ağır vasıtalar nedeniyle olacağını belirtti. “bp Enerji Görünümü Raporu’na göre 2050 yılında tüm dünyada satılan araçların yüzde 80-85’i elektrikli araçlardan oluşacak. Yine aynı raporda içten yanmalı motorlara sahip araç sayısının 2040 yılına kadar artmaya devam edeceği de öngörülüyor. Diğer yandan elektrikli araçlara olan talep de hızlı bir şekilde artacak. Elektrikli araçların artması, e-sıvılara olan ihtiyacı artıracak. Bunun sonucunda da soğutma sıvıları hacim olarak artışa geçecek” diyen Köksal, bu dönüşüme hazırlandıklarını kaydetti.

Köksal, “Bu gelişmeler ışığında ilerleyerek dijital mobilite çözümleriyle Castrol markasını bir sıvı markasının ötesinde bir bakım markasına dönüştürmek istiyoruz. Bu amaçla tüm müşterilerimiz ve partnerlerimiz ile birlikte büyüyebileceğimiz iş modelleri üzerinde çalışıyoruz. Bizim amacımız bir aracın bakıma ihtiyacı olduğu andan servisten geri alındığı ana kadar tüm ihtiyaçlarını giderecek bir ekosistem oluşturmak. Bakımı sahiplenen bir marka olarak yakında Castrol’ü bu alanlarda çok daha sık göreceğiz. Ayrıca elektrikli araçlara dönüşümde de ihtiyaç olan sıvı teknolojilerini ve bu araçların sorunlarını çözecek önerileri, yine uzun yıllardır yüksek bütçeli yatırımlarla geliştiriyoruz” diye konuştu.

Marka Sağlığı Araştırması’na göre bu sene de ustaların yüzde 90’ının bir numaralı tercihi Castrol

Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz, Türkiye’de 65 yıldan fazladır faaliyet gösteren bir marka olarak tüm paydaşların, endüstriden otomotive tüm müşterilerin ihtiyaçlarını en iyi şekilde gözlemleyerek ve geliştirdikleri teknolojik yenilikleri ortaya koyarak yağın ötesinde hizmet vermeyi hedeflediklerini ve bunun da karşılığını gördüklerini belirtti.

 

 

Nilay Tatlısöz, 2021’de gerçekleştirilen Marka Sağlığı Araştırması’na göre ustaların bir numaralı tercihinin bu sene de Castrol olduğunu söyleyerek sözlerine devam etti: “Binek otomobil bakım ve onarımı yapan yetkili, özel servis, yağ değişim noktaları sahibi ve ustalarıyla gerçekleştirilen araştırmada, katılımcıların yüzde 90’ı birinci veya öncelikli olarak Castrol’ü tercih ediyor. Yüzde 53’ünün birinci tercihi olması da Castrol’ü en yakın rakibinden 2 katından fazla öne çıkarıyor” diyerek özellikle madeni yağ seçiminin ustalara bırakıldığında Castrol’ün ilk tercih olduğunu vurguladı. Tatlısöz araştırmada “Aklınıza ilk gelen madeni yağ markası” sorusuna da son tüketicilerin yüzde 42’sinin ilk marka olarak Castrol yanıtını verdiğini, bunun da marka bilinirliği konusunda yaptıkları çalışmaların sonucu olduğunu vurguladı.

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.

Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.

Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.

Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi

Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.

Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.

Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi

Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:

  • Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
  • Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
  • Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
  • QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları

geliyor.

Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.

Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor

Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.

Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.

Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor

Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.

Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.

“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”

TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”

“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”

TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:

“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”

Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:

  • Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
  • Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
  • Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
  • Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek

Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant

Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.

Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımı ve menzil kaybı azaltılıyor.

Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci

Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”

Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.

70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.

HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.

Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

 

 

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı

Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.

İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.

Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.

MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik

MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.

1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket

Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:

  • Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.

  • Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.

  • DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.

2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı

MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:

  • Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.

  • Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.

3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı

Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.

🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları

  • MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.

  • MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.

Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

Continue Reading
Reklam
Otomotiv Sektörü2 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü4 hafta önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Yük Taşıma1 ay önce

Volvo Trucks, Volvo FM 4×2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!

Yeni Otomobiller1 ay önce

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Reklam
Otomotiv Sektörü2 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü4 hafta önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.