Otomotiv Sektörü
Dacia Logosunu Yeniledi
Kuruluşundan bu yana sürekli olarak kuralların dışına çıkarak yeni, daha iddialı, çağdaş ve özgün bir tasarım yakalayan Dacia’da yeni bir döneme giriliyor.
Yeni dönemde yeni hedefler
Dacia’nın 2021’in başında açıkladığı yeni bir dönemin habercisi olan stratejisi, marka kodlarına sadık yeni logo, amblem, renklerine yansıdı. Başarısının arkasındaki unsurları esas alan marka, daima uygun bir fiyata sadelik, orijinallik ve sağlamlık değerlerini yansıtmaya devam eden yeni bir hisse kavuşuyor.
Dacia CEO’su Denis Le Vot, Dacia’nın otomotiv endüstrisindeki temel gereklilikleri sürekli olarak yeniden tanımlayan bir marka olduğunu belirterek, “Hem erişilebilir hem de cazip olmayı başarabiliyoruz. Pazardaki konumumuz başladığımız ilk günden bu yana kendimize özgü olurken, gelecek yıllarda büyümeyi sürdüreceğiz” dedi.
Markayı yansıtan yeni görsel kimlik
Dacia’nın yeni görsel kimliği, farklı ve iddialı bir markanın göstergeleri olan yeni bir logo ve amblem ile ön plana çıkıyor. Bu iki yeni tasarım, ilk günden bu yana Dacia’ya rehberlik eden ve markanın özünü vurgulamaya çalışan “Tasarım Ekibi” tarafından şirket içerisinde yaratıldı.
Yeni görsel kimliğin merkezinde yer alan logo, daima var olan bir sağlamlık ve denge hissi uyandırıyor. Birbirlerinin ters görüntüleri olan “D” ve “C” harflerinin şekli değiştirilerek markanın kompakt ve zeki ruhu ön plana çıkarılıyor. Logonun geometrik çizgileri, harf dizisine mekanik bir hareket hissi veriyor.
Amblem, aralarında güçlü ve uyumlu bir ilişki bulunan zincirin halkaları gibi, “D” ve “C” harflerini bir araya getirerek logonun özünü yansıtıyor. Kolayca tanınabilecek yeni Dacia amblemi güçlü ve anlamlı bir sembol olarak markayı vurguluyor.
Sade ve kolaylıkla anlaşılan bu iki yeni tasarım, her gün milyonlarca tüketicinin kullandığı Dacia modellerinin sağlam yapısını yansıtıyor.
Özellikle küçültülen grafik tasarım unsurları, Dacia’nın temel gerekliliklere odaklanan bir marka olduğunun altını çiziyor. Her bir parça daha fazla dijital içerik için yeni fırsatlar yaratırken, uyumlu bir bütünlük oluşturmak üzere diğerlerine uyum sağlıyor. Yeni grafik tasarım unsurlarının, tıpkı markanın kendisi gibi oldukça sağlam ve esnek yapısı dikkat çekiyor. Logoda yer alan ok şeklindeki “D” harfi, tasarımın bütününü işaret ederken, yüzü geleceğe dönük bir markanın yarattığı hareket hissini ön plana çıkarıyor.

Dacia yeni renkleriyle doğadan ilham alıyor
Haki yeşili, markanın doğaya olan yakınlığını öne çıkarırken, müşterileri için güçlü bir referans noktasını ve ikonik Duster gibi Dacia modellerinin kendilerini gösterdiği bir araziyi çağrıştırıyor.
Yardımcı renkler ise skalayı tamamlıyor;
– Daha fazla toprak rengi: koyu haki, terakota, kum rengi
– Diğer iki ara renk: parlak turuncu ve yeşil ile daha “teknolojik” bir his
Markanın özü ayrıca özgürlük, güç toplama ve özüne dönme ihtiyacını simgeleyen yeni ikonografisiyle de vurgulanıyor. Bu temel ihtiyaçlar çoğu insan tarafından hissedilirken, gerçekten önemli olan şeylere odaklanmaya yöneltiyor.
Kademeli geçiş
Yeni marka kimliği, Haziran 2021’den itibaren markaya özel siteler, reklamlar ve broşürler vasıtasıyla hayata geçirilmeye başlanacak. Dacia satış noktaları, 2022’nin başından itibaren kademeli olarak yeni marka kimliğine geçecek. 2022’nin ikinci yarısından itibaren araçlarda yeni logo ve amblem kullanılacak.
Otomotiv Sektörü
İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.
Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.
Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi
Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.
Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.
Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi
Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:
- Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
- Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
- Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
- QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları
geliyor.
Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.
Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor
Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.
Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.
Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor
Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.
Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.
“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”
TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”
“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”
TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:
“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”
Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:
- Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
- Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
- Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
- Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek
Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş
Otomotiv Sektörü
Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.
70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımını ve menzil kaybını azaltılıyor.
Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci
Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”
Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.
70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.
Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı
Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.
İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.
MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik
MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.
1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket
Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:
-
Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.
-
Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.
-
DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.
2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı
MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:
-
Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.
-
Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.
3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı
Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.
🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları
-
MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.
-
MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.
Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

