Elektrikli Araçlar
DS AUTOMOBILES ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY KOLEKSİYONU İLE HER YOLCULUK BİR RÜYAYA DÖNÜŞÜYOR!
Seyahat sanatını yollarla buluşturan DS Automobiles, lüks ve moda dünyasında olduğu gibi her yıl tanıtımını gerçekleştirdiği yeni koleksiyonlarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda, insan odaklı, hikaye anlatıcısı, havacı, bilim insanı ve sanatçı olan Fransız efsanesi Antoine de Saint Exupéry’nin adı, DS Automobiles’in tanıttığı 2024 Koleksiyonu’nda yeniden hayat buluyor. Koleksiyon, Antoine de Saint Exupéry’yi, dünyaya veda edişinin 80. yıl dönümünde onurlandırıyor. Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu’nda yer alan DS 7, tasarım detaylarıyla zarafeti yansıtıyor. Antoine de Saint Exupéry’nin seyahatleri ve hikayelerinden ilham alan bu özel koleksiyon, yazarın eserlerine verdiği referanslarla DS DESIGN STUDIO PARIS ekibinin çalışmalarını sergiliyor.
DS Automobiles, tıpkı lüks moda dünyasında olduğu gibi her yıl yeni koleksiyonlarını gözler önüne sermeye devam ediyor. Bu benzersiz koleksiyon, DS Automobiles’in değerlerini yansıtan ve kabul görmüş uzmanlığın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Fransız zarafetini ve lüksünü yansıtan DS’in 2024 yılı koleksiyonunda hem şair ve gezgin hem de yazar ve kahraman olmasıyla Fransa tarihini simgeleyen bir karakter olan Antoine de Saint Exupéry ile zengin bir iş birliği yapılıyor. Exupéry’nin birçok yönden ilham veren hikayeleri, onun dört eseriyle bağlantılı olarak DS koleksiyonuna Küçük Prens, Güney Postası, Kale ve Gece Uçuşu hikayeleriyle hayat veriyor.
Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu: ilham kaynağını yansıtan DS koleksiyonu
DS 7’de sunulan Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu, Antoine de Saint Exupéry’nin maceralarla dolu hikayesiyle yakından ilişkili olan özel bir ortak imzaya sahip. Bu koleksiyon, dünyaya veda edişinin 80. yıl dönümünde Antoine de Saint Exupéry’yi onurlandırıyor. Bu koleksiyon özel bir “”Gece Uçuşu” renk seçeneğiyle geliyor. Sedefli boya, indigo ve bronz renkli yansımalar yaratan pigmentleriyle şafak vaktinde yıldızlı bir geceyi çağrıştırıyor. DS 7’nin iç mekanındaki atmosfer, Criollo Kahvesi rengindeki Nappa derinin sıcaklığı ve dayanıklılığıyla 20. yüzyılın ilk yarısındaki havacılardan ilham alan bir tasarıma hayat verirken benzersiz bir uzmanlığı ve DS Automobiles’in büyük önem verdiği asil malzemelerin kullanımını yansıtıyor. Orta konsoldaki nappa deri süslemelerde, uçakların su buharı izini çağrıştırması için özel bir işleme tekniğiyle yapılmış tasarım eşlik ediyor.
Koleksiyonun içinde ve dışında yer alan özel armaların yanı sıra, Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu’nun tamamlayıcı özellikleri olarak kapı eşikleri öne çıkıyor. Kapı eşiklerinde yazarın ilham verici eserlerinden alıntılar ve çizimler yer alırken, Antoine de Saint Exupéry imzasına speedform logosu eşlik ediyor. Buradaki çizim bir uçak gövdesini çağrıştırıyor. Ortadaki pervane ise havacıların ve gezginlerin yön bulmak için yararlandığı yıldızları çağrıştırıyor. Bu koleksiyon lansmanını taçlandırmak için, Avrupa’daki ilk 80 müşteriye bir yıldızın adını taşıyan sertifika verilecek.
DS Automobiles CEO’su Olivier François, “Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu ile DS Automobiles markasının temsil ettiklerini gösteriyoruz: fark yaratan, küçük, ekstra bir ruh. Bu farkı yaratan; şiir, ortak değerlerle kurulan bağ ve ortak hayal gücü gibi soyut kavramlar. Her şeyden önce Fransa, Fransa’nın yemek kültürü, güzelliğe olan tutkusu, ayrıntılara gösterilen özen ve Antoine de Saint Exupéry’nin seyahat, keşif ve avangart ruhu. Concorde ve TGV’nin yanı sıra, konfor, tasarım ve teknolojiyi yenilikçi bir şekilde bir araya getiren 1955 model DS, tüm bunları temsil ediyor. Bu yeni “Antoine de Saint Exupéry” koleksiyonu, tüm bu ortak değerleri paylaşıyor” dedi.
DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY: “Yıldızlarla aramızdaki iletişimin yoludur bu”, Kumların Bilgeliği
DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY’de, yazarın ölümünden sonra yayımlanan ve insan olma hali üzerine düşüncelerinin bir araya getirildiği “Kumların Bilgeliği” eserinden bu alıntı yer alıyor. Eserin gücü, şekliyle konfor ve güvenliği yansıtan DS 7’nin gücüyle birleşiyor. DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY’de yer alan yeni Criollo Kahvesi OPÉRA iç dizayn ise yolcuların rahatlığını daha da artırıyor. Nappa deriye Tramontane işlemeler ve inci dikişler eşlik ediyor. Gösterge panelinde “Antoine de Saint Exupéry” arması, kapı eşiklerinde “Yıldızlarla aramızdaki iletişimin yoludur bu” alıntısı ve yıldız çizimleri yer alıyor.
Diğer süs dikişleri ve Criollo Kahvesi rengindeki kol dayanağı ise koleksiyonun iç tasarımına ekstra zarafet katıyor. DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY’nin direksiyon simidinin tamamı, hava yastığı kapağı dahil olmak üzere Bazalt Siyahı deriyle kaplı. Ön koltuklarda ısıtma, masaj ve havalandırma gibi konfor özellikleri yer alırken akustik izolasyonlu camlar maksimum konfor sunuyor. Dış tasarıma gelindiğinde, ön kapılardaki yeni “Antoine de Saint Exupéry” amblemi ve “Gece Uçuşu” renkli yeni jant göbeği, bu koleksiyonun ayrıcalıklı niteliğini bir kez daha vurguluyor. DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY, Türkiye’de BlueHDi 130 dizel motor seçeneği ile sunulacak. Bu özel koleksiyon, İndigo Bronz renginin yanı sıra, tümü sedefli olan Kristal Gri, Perla Nera Siyahı ve Safir Mavi olmak üzere dört farklı renk seçeneğiyle alınabilecek.
DS Automobiles Tasarım Direktörü Thierry Metroz, “Antoine de Saint Exupéry’yi düşündüğümüzde aklımıza Küçük Prens geliyor. Yıldız imgesi hepimizin zihninde yer etmiştir. Bize ilham veren bu imgeye, grafiklerimizin yanı sıra otomobillerin içinde ve dışında kullandığımız amblemlerde de yer verdik. Aynı zamanda, Antoine de Saint Exupéry’nin çizimlerini yorumlamaya ve onlara yeniden hayat vermeye çalıştık” dedi.
DS Automobiles Ürün Direktörü Agnès Tesson-Faget, “Koleksiyonlarımız, lüks moda dünyasına açık referanslar içeriyor. Bu bize, her yıl özel bir ürün grubunda ilham kaynağımızı yansıtarak değerlerimizi ifade etme ve uzmanlığımızı ortaya koyma fırsatı sunuyor” sözleriyle özel koleksiyonu değerlendirdi.
Antoine de Saint Exupéry: bir efsaneye dönüşen çok yönlü kahraman
İnsan odaklı, hikaye anlatıcısı, havacı, bilim insanı ve sanatçı olan Antoine de Saint Exupéry, birçok yönden efsane olmayı başarmış bir kişi. Exupéry 20. yüzyılın ortalarından itibaren edebi eserlerinde ve havacılık serüveninde maceracı ruhunu, yaratıcılığını ve merhametini dışa vurdu. Henüz gençliğinin ilk yıllarında gökyüzüne ve takımyıldızlarına hayranlık duymaya başladı. Bu hayranlığı, onun Birinci Dünya Savaşı’nın çalkantılı dönemlerinde Fransız Hava Kuvvetleri’nde hızla yükselmesini sağlayarak içinde alevlenen uçuş tutkusunu körükledi. Antoine de Saint Exupéry daha sonra çeşitli şirketlerde hava yolu pilotu olarak uçuş kariyerine devam etti. Devasa Sahra Çölü üzerinde gece uçuşları yaptığı solo maceraları, onun edebi çalışmaları için verimli bir kaynak oluşturdu. Exupéry’nin hayal gücünü besleyen uçuşları, “Güney Postası” ve “Gece Uçuşu” başta olmak üzere en ünlü hikayelerine ilham kaynağı oldu. Antoine de Saint Exupéry, 1943’te kaleme aldığı “Küçük Prens” ile dünya genelinde kalpleri fethetti. Kendi çizimleriyle bezeli bu şairane öyküde, uzak bir gezegendeki bir çölün kavurucu kumlarında mahsur kalmış bir havacıyla karşılaşan genç bir prensin destansı hikayesi anlatılır. Küçük Prens’in maceraları üzerinden sevgi, dostluk, yalnızlık ve anlam arayışı gibi evrensel temaları işleyen Antoine de Saint Exupéry, dünya genelinde milyonlarca okuru büyülemiştir. “Küçük Prens”, dünyada en fazla dile çevrilen kitap olmuştur.
İkinci Dünya Savaşı’nda Fransız direniş güçlerine katılan Saint Exupéry, 31 Temmuz 1944’te bir hava keşif görevi sırasında uçağının Akdeniz sahili açıklarında suya gömülmesiyle yaşama veda etti. Genç yaşta yaşamı son bulan Antoine de Saint Exupéry’nin mirası, zamana meydan okuyan eserlerinde yaşamaya devam ediyor. Yazar olarak insanlığı ve insan olma halini incelikle ele alan Antoine de Saint Exupéry, havacı olarak ise maceraperest ruhunu ve cesaretini yansıtıyor. Küçük Prens’in sayfalarına konu olan yaşam felsefesi, toplumun her kesiminden okurları bugün dahi etkilemeye devam ederek insanlara sevgiyi, dostluğu ve dünyanın ihtişamını hatırlatıyor. Antoine de Saint Exupéry, insanlığın yıldızlara ulaşma isteğinin ölümsüz bir simgesi oldu.
Bu efsanevi Fransız’ın dünyayı büyüleyen eserlerinden ve hayal gücüne olan tutkusundan ilham alan DS Automobiles, Antoine de Saint Exupéry’nin varislerini ve hak sahiplerini temsil eden Saint Exupéry – d’Agay Estate ile güçlerini birleştirerek Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonunu tasarladı. Bu iş birliğinin meyvesi olan DS koleksiyonlarının her biri, Antoine de Saint Exupéry’nin imzasını taşıyan bir hikayeyi anlatıyor.
Elektrikli Araçlar
Avrupa’nın Şarj Ekosisteminde Türk İmzası: Tunçmatik
Tunçmatik, 56 yıllık teknoloji birikimini küresel arenaya taşıyarak Messina ve Napoli’den Afrika’ya uzanan uluslararası referanslarını Avrupa merkezli yeni büyüme stratejisiyle güçlendiriyor. Şirket, açılımının en stratejik adımı olan Bulgaristan’daki şirket kuruluşunu tamamlayarak Avrupa pazarında daha yakın, daha hızlı ve daha rekabetçi bir operasyon yapısı inşa etti.
Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer ‘’Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak. Yakında otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden sahalarda elektrikli taşıtların ve onlara özel şarj çözümlerinin hızla arttığını göreceğiz’’ değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin enerji teknolojileri alanındaki en köklü markalarından Tunçmatik, 1969’davoltaj regülatörü üretimiyle başlayan yolculuğunu bugün elektrikli araç şarj çözümlerinden güneş enerjisine, UPS sistemlerinden enerji depolama teknolojilerine uzanan bütünleşik bir inovasyon ekosistemine dönüştürdü. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, Tunçmatik’in kuruluşundan bu yana değişmeyen temel yaklaşımını şöyle özetliyor: “Elektrik enerjisindeki sorunlara çözüm üretmek bizim için 56 yıldır değişmeyen bir misyondur.”
Tunçmatik, Türkiye’nin teknoloji evrimindeki her kritik aşamada aktif bir rol oynadı. Televizyonların ilk kez evlere girdiği dönemde voltaj sorunu çözümleriyle sektöre giriş yapan şirket, 1980’lerde enerji darboğazında alternatör ve jeneratör üretimine yöneldi. 1990’larda bilgisayarların yaygınlaşmasıyla UPS üretimine başladı. 2000’li yıllarda güneş enerjisine odaklanarak Türkiye’nin ilk büyük GES projelerine imza attı. Bugün ise elektrikli araç şarj teknolojilerinde Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip yerli üreticilerinden biri olarak büyüyor.
Şarj Altyapısında Sürdürülebilir ve Ölçeklenebilir Büyüme
EPDK lisanslı şarj ağı işletmecisi Tunçmatik Charge Teknolojileri A.Ş., halihazırda Türkiye genelinde 26–27 şehirde 380’in üzerinde noktada hizmet veriyor. Şirket,2026’da ise 1.000’in üzerinde istasyona ulaşmayı hedefliyor.
Bu büyüme modeli yalnızca istasyon sayılarına dayanmıyor; doğru lokasyon seçimi, kesintisiz hizmet, verimlilik ve uzun vadeli işletme kabiliyeti Tunçmatik’in temel stratejisini oluşturuyor. Güç elektroniğinde yarım asırlık uzmanlık ve 81ile yayılan servis altyapısı Tunçmatik’i sektörde rakipsiz bir operasyonel güç haline getiriyor.
Avrupa Stratejisinde Yeni Dönem: Bulgaristan’da Şirket Kuruldu
Tunçmatik’in Avrupa’da yükselen talebi karşılamak ve bölgesel operasyonlarını güçlendirmek amacıyla Bulgaristan’da şirket kuruluşunu tamamlaması, uluslararası büyüme stratejisinin en kritik adımı olarak konumlanıyor. Bu yeni yapılanma, Tunçmatik’in Avrupa’daki müşterilerine daha hızlı, doğrudan ve sürdürülebilir hizmet sunmasını sağlayacak bir operasyon üssü niteliği taşıyor.
Tunçmatik bugüne kadar İtalya’nın Messina ve Napoli belediyeleri için kurduğu elektrikli araç şarj altyapılarıyla Avrupa’da önemli referanslar elde etti. Aynı şekilde Afrika’da global bir otomotiv markasına sağladığı tedarik desteği de şirketin uluslararası kalite standartlarını ve teknolojik yeterliliğini ortaya koydu. Bulgaristan yapılanması ise bu güçlü referansların üzerine inşa edilerek Tunçmatik’in Avrupa pazarındaki varlığını daha sistematik, daha hızlı ve daha rekabetçi bir modele taşıyor.

Türkiye, Elektrikli Araç Dönüşümünde Öncü Ülkeler Arasında
Elektrikli araç sahipliği Türkiye’de dünya ortalamasının üzerinde bir hızla büyüyor. Satılan her 100 yeni aracın yaklaşık 20’sinin elektrikli olması, şarj altyapısının önemini artırıyor. Bu hızlı büyüme, sektör içinde teknik yeterliliği olmayan firmaların elenmesini de beraberinde getiriyor. Mehmet Özer, sektörün gerektirdiği derin uzmanlık ve yatırım ihtiyacına dikkat çekerek, “Bu iş sadece donanım kurmak değildir; güçlü finansal yapı, teknik uzmanlık, AR-GE, servis kabiliyeti ve sürdürülebilir yatırım vizyonu gerektirir” diyor.
Yeni Enerji Çağının Entegre Ekosistemi
Tunçmatik’in gelecek vizyonu, enerjinin üretildiği, depolandığı, dönüştürüldüğü ve akıllı biçimde yönetildiği bütüncül bir enerji ekosistemi oluşturmak üzerine kurulu. Güneş enerjisi teknolojileri, lityum batarya sistemleri, UPS çözümleri ve elektrikli araç şarj platformlarıyla şirket, yeni enerji paradigmasının tüm bileşenlerini kapsayan geniş bir teknoloji yaklaşımı benimsiyor.
Mehmet Özer: “Gelecek elektriğin yüzyılı olacak”
Tunçmatik’in dünyanın yaklaşık 30 ülkesine ürün ihraç eden bir marka olduğunu ifade eden Özer enerji sektöründeki dönüşüme göre şirketin hedeflerini de yeniledikleri ifade etti. Özer şöyle konuştu:
“Gelecek, tam anlamıyla elektriğin yüzyılı olacak. Hibrit solar inverterler ve lityum bataryalarla enerji bağımsız evler artık mümkün hale geldi. İnsanların şebekeye bağımlılığının azaldığı, kendi elektriğini üreten, depolayan ve yöneten yapıların yaygınlaştığı bir döneme giriyoruz. Bu yalnızca konutlar için değil; işletmeler, sanayi tesisleri ve lojistik merkezleri için de geçerli olacak. İnsanlar artık bağımlılıktan hoşlanmıyor.
Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak. Yakında otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden ve endüstriyel sahalarda elektrikli taşıtların ve onlara özel şarj çözümlerinin hızla arttığını göreceğiz. Bugün elektrikli tekneler piyasada, elektrikli uçak çalışmalarında ise büyük ilerleme var.
Şarj işi artık sadece aracı fişe takmak değil. Enerji yönetimi, filo optimizasyonu, yazılım ve veri analitiği ile iç içe bir yapıya dönüşüyor. Elektriğin üretimi, depolanması, kalitesi, güvenliği ve akıllı yönetimi önümüzdeki yılların en stratejik başlıkları olacak. Tunçmatik olarak biz de bu resimde güvenli, akıllı ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle hem Türkiye’de hem uluslararası pazarlarda ön sıralarda yer almak istiyoruz.”
Elektrikli Araçlar
Elektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrikli araç kullanımının hızla arttığı Türkiye’de şarj altyapısının daha güçlü, daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu hâle getirilmesi amacıyla Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde kapsamlı değişiklikler hazırlıyor. Yeni düzenlemelerle hem sektörün gelişimine ivme kazandırılması hem de tüketici memnuniyetinin artırılması hedefleniyor.
Hazırlanan taslak çalışmaya göre, şarj hizmeti ücretlerinde esnek fiyatlandırmaya imkân tanınarak şirketlerin belirli saatlerde veya lokasyonlarda indirim yapabilmesinin önü açılıyor. Böylece rekabetçi bir yapı oluşturulması ve kullanıcıların daha avantajlı koşullara erişebilmesi amaçlanıyor. Diğer yandan mevzuatta şarj noktası tanımına geçilmesiyle birlikte lisanslı şirketlerin belirli bir soket kapasitesine ve coğrafi yaygınlığa sahip olması zorunlu hâle geliyor; mevcut işletmeler için ise bir yıllık uyum süresi öngörülüyor. Ayrıca mobil şarj istasyonlarının lisanslı şirketler tarafından da işletilebilmesine olanak tanınarak özellikle yoğun dönemlerde ve acil ihtiyaçlarda erişilebilir bir alternatif sunuluyor.
Roaming (ortak ağ) uygulamalarına ilişkin hukuki çerçevenin güçlendirilmesi de düzenlemenin önemli başlıklarından biri. Şirketler arasında yapılan roaming (ortak ağ) sözleşmeleri Kuruma bildirim kapsamında olacak; gerektiğinde usul ve esaslar EPDK tarafından netleştirilecek. Kullanıcıların ödeme imkânlarını genişleten bir diğer düzenleme ile 1 Temmuz 2026’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj istasyonlarında en az 1 adet kredi kartı entegrasyonu zorunlu hâle geliyor.
Verimlilik ve kaynak kullanımı açısından batarya doluluğu yüzde 85’in üzerine çıkan araçlarda şarj işleminin sonlandırılabilmesi mümkün hâle gelirken, güç yönetimi uygulamalarına yasal zemin sağlanarak hem şebeke kapasitesinin verimli kullanılması hem de kullanıcıların doğru bilgilendirilmesi amaçlanıyor.
Hizmet kalitesini bir üst seviyeye taşımak isteyen EPDK, çağrı merkezi kurulmasını veya işletilmesini zorunlu kılarak kullanıcı desteğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şarj hizmetinde kullanılan yazılım sistemleri için ISO 27001 sertifikası şartı getirilirken, istasyonlarda hem şarj ağı işletmecisinin hem de istasyon işletmecisinin marka kullanımına imkân tanınarak alanda daha canlı bir rekabet ortamı oluşturuluyor.
EPDK’nın üzerinde çalıştığı düzenlemenin, Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümüne güçlü bir katkı sunması, sektöre dinamizm kazandırması ve tüketicilerin daha kaliteli bir hizmete erişmesini sağlaması bekleniyor. Taslak, sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmasının ardından Kurul değerlendirmesiyle birlikte yürürlüğe girecek.
Elektrikli Araçlar
Hyundai Motor Grubu, ABD’deki Yatırımını 26 Milyar Dolara Çıkarıyor
Hyundai Motor Grubu, Amerika’daki yatırımını 26 milyar dolara çıkaracağını açıkladı. Bu adım, grubun inovasyona, istihdam yaratmaya ve kilit sektörlerde sürdürülebilir büyümeye yönelik uzun vadeli bağlılığını pekiştiriyor. Yatırım, 2025–2028 yılları arasında gerçekleştirilecek ve grubun Amerika pazarındaki varlığını önemli ölçüde genişletecek. Bu yeni yatırım, Mart 2025’te açıklanan 21 milyar dolarlık yatırım planına ek olarak 5 milyar dolar daha içeriyor. Böylece Hyundai, otomotiv, çelik ve robotik alanlarındaki stratejik girişimlerini daha da ileri taşıyacak.
Yatırımın öne çıkan başlıkları:
Stratejik Çelik Üretimi: Louisiana’da kurulacak yeni çelik fabrikası, otomotiv üretimi gibi stratejik sektörlere destek verecek, yerel tedarik zincirlerini güçlendirecek ve endüstriyel dayanıklılığı artıracak.
Amerika’daki Otomotiv Üretim Kapasitesinin Genişletilmesi: Grubun otomotiv iştirakleri Hyundai Motor Company ve Kia Corporation, ABD’deki üretim kapasitelerini önemli ölçüde artırarak tüketicilerin değişen ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin şekilde cevap verecek.
Robotik İnovasyon Merkezi: Grup, yılda 30.000 birim üretim kapasitesine sahip ileri teknoloji bir robotik tesisi kuracak. Tasarım, üretim, test ve uygulama süreçlerini kapsayacak bu merkez, ABD’de robotik ekosisteminin öncü üssü olacak.
Hyundai Motor Grubu, bu girişimler aracılığıyla önümüzdeki dört yıl içinde ABD’de yaklaşık 25.000 yeni doğrudan istihdam yaratmayı hedefliyor. Bu da ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacak. Grup, aynı zamanda Amerika merkezli teknoloji iştirakleri Boston Dynamics (robotik) ve Motional (otonom sürüş) aracılığıyla teknoloji ticarileştirmesini hızlandırıyor. Ayrıca yapay zekâ, robotik ve otonom sürüş gibi geleceğin teknolojilerinde önde gelen Amerikan şirketleriyle iş birliklerini genişletiyor.
Hyundai, 1986’da Amerika pazarına girişinden bu yana ülkeye 20,5 milyar dolardan fazla yatırım yaptı ve büyümesini ülkenin gelişimiyle uyumlu hale getirdi. Bu son yatırım, Hyundai Motor Grubu’nun Amerikan ekonomisine olan sarsılmaz bağlılığını ve inovasyon, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli refahın güvenilir bir ortağı olma rolünü bir kez daha vurguluyor.
-
Lojistik1 hafta önceİhracatçıya İskandinavya Müjdesi: TCT Lojistik ve Alpi Danimarka’dan Güçlü Ticaret Köprüsü
-
Otomotiv Sektörü3 hafta önceOtokoç Otomotiv’e IFC’den İlk Yatırım: 150 Milyon Dolar
-
Otobüs3 hafta önceTEMSA, 12 Adet Maraton teslimatıyla 2026’ya güçlü başladı
-
Sektörel3 hafta önceTarımsal Pazaryeri Truck1, Agroexpo 2026’nın Medya Ortağı Oldu
-
Otomotiv Sektörü3 hafta önceCevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
-
Elektrikli Araçlar3 hafta önceAvrupa’nın Şarj Ekosisteminde Türk İmzası: Tunçmatik
-
Otomotiv Sektörü3 hafta önceMotul’ün Katkı Serisi Güncellendi
-
Yolcu Taşıma3 hafta önceKÂMİL KOÇ’A 100. YILINDA BEŞ YILDIZLI İTİBAR

