Elektrikli Araçlar
“Ekonomik başarının anahtarı: Elektrikli araçlar”
ABD, AB ve Çin’de hızla gelişen elektrikli araç pazarı, gelişmekte olan ülkelerin büyümesinde de kilit bir faktör olarak öne çıkıyor. Yerel şebekeler üzerine daha az yük binen, güvenli, uygun maliyetli ve düşük emisyonlu bir elektrik tedariki ise siyasi destek, doğru planlama ve koordinasyon gerektiriyor.
Tüm dünyada artarak süren elektrikli otomobil satışlarının 2024’te yaklaşık 17 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bu, satılan beş otomobilden neredeyse ikisi demek. Elektrikli otomobiller çok sayıda ülkede kitlesel pazar ürünü olma yolunda ilerleme kaydetse de dar marjlar, dalgalı akü metal fiyatları, yüksek enflasyon ve bazı ülkelerde satın alma teşviklerinin aşamalı olarak kaldırılması, sektörün büyüme hızına ilişkin endişeleri artırdı. Yine de küresel satış verileri satışlardaki pozitif ivmenin korunduğunu gösteriyor.
2024 yılının ilk çeyreğinde elektrikli otomobil satışları, 2022 yılının aynı döneminde görülen yıllık büyümeye benzer şekilde, 2023 yılının ilk çeyreğine göre yaklaşık yüzde 25 arttı. 2024 yılında elektrikli otomobillerin pazar payı, üreticiler arasındaki rekabet, düşen akü ve araba fiyatları, devam eden siyasi destekle birlikte bu oran Çin’de yüzde 45’e, Avrupa’da yüzde 25’e ve ABD’de yüzde 11’in üzerine çıktı.
HER HAFTA 250 BİN ELEKTRİKLİ OTOMOBİL SATILDI
2023 yılında küresel elektrikli otomobil satışı bir önceki yıla kıyasla yüzde 35 artışla (3,5 milyon daha yüksek satış) 14 milyona yaklaşarak tüm otomobil satışlarının yüzde 18’ine ulaşmıştı. Bu oran 2022’deki yüzde 14’e kıyasla önemli bir artıştı. Geçen yıl ise her hafta 250 binden fazla elektrikli otomobil satıldı. Bu, 10 yıl önce bir yılda satılan araç sayısından bile daha fazla. İçten yanmalı ve motorlu otomobil satışlarının yüzde 10’unu üstlenen Çin’li otomobil üreticileri, 2023’te dünya çapında satılan tüm elektrikli otomobillerin yarısından fazlasını üretmeyi başardı.
Çin dışında yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerde elektrikli otomobil satışlarının artma hızı, bu ekonomilerin küresel başarısını da belirleyecek.
2023 yılında elektrikli otomobil satışlarının büyük çoğunluğu yüzde 60’la Çin, yüzde 25’le Avrupa ve yüzde 10’la ABD’de gerçekleşti. Bu bölgeler dünya çapındaki toplam otomobil satışlarının yaklaşık yüzde 65’ini oluşturuyor. Gelişmekte olan ekonomilerdeki elektrikli otomobil satışları üç büyük pazarın gerisinde kalırken Vietnam satılan tüm otomobillerin yaklaşık yüzde 15’ini, Tayland da yüzde 10’unu üstlenebildi. Büyük otomobil pazarlarına sahip, gelişmekte olan ekonomilerde paylar nispeten düşük kalmaya devam etse de çeşitli faktörler daha fazla büyümeye işaret ediyor. Elektrikli araç ve pil üretimine yönelik satın alma sübvansiyonları ve teşvikler bu aşamada önemli bir rol oynuyor. Örneğin, elektrikli otomobillerin yüzde 2 pazar payına sahip olduğu Hindistan’da yerli üretim destekleniyor. Yüzde 3 pazar payına sahip Brezilya ve her biri yüzde 2 pazar payına sahip Endonezya ile Malezya’da Çinli markalara ait ucuz elektrikli otomobillerin satın alınması destekleniyor. Meksika’da da elektrikli araç tedarik zincirleri ABD Enflasyonu Düşürme Yasası’ndan (IRA) sağlanan sübvansiyonlarla gelişiyor.
SİYASİ DESTEK GÜVEN OLUŞTURUYOR
2030’a kadar Çin’de yollardaki neredeyse üç arabadan biri, ABD ve Avrupa Birliği’nde (AB) neredeyse beşte biri elektrikli olacak. Her türden elektrikli aracın (arabalar, kamyonetler, kamyonlar, otobüsler ve iki/ üç tekerlekli araçlar) hızla yaygınlaşması, günde 6 milyon varilin üzerinde petrol talebini ortadan kaldırıyor. Geçtiğimiz yıl Kanada, ABD ve AB’de kabul edilen yeni emisyon standartları da hızlı elektrifikasyona yönelik güveni ve beklentileri güçlendiriyor. ABD’nin IRA’sı, AB’nin siyasi destekleri, Çin’in 14’üncü Beş Yıllık Planı ve Hindistan’ın Üretim Bağlantılı Teşvikler (PLI) gibi sübvansiyonları bu ekonomilerdeki elektrikli araç pazarına değer katmayı sürdürüyor. Hükümetler tarafından belirlenen ulusal enerji ve iklim hedefleri, tam olarak ve zamanında hayata geçirilebilirse 2035 yılında satılan tüm araçların üçte ikisi elektrikli olacak ve böylece günde yaklaşık 12 mb/gün petrol tüketimi önlenmiş olacak.
Bu güçlü büyüme beklentileri, elektrikli araç tedarik zincirine yapılan yatırımların da artmasını sağlıyor. Son raporlar, 2022’den 2023’e kadar elektrikli araç ve pil üretimine yönelik yatırımların toplamının neredeyse 500 milyar dolara ulaştığını ve bunun da yaklaşık yüzde 40’ının taahhüt altına alındığını gösteriyor.
2023 yılında küresel otomobil satışlarının yüzde 90’ından fazlasını temsil eden 20’den fazla büyük otomobil üreticisi, kendi “elektrifikasyon” hedefini belirledi. En büyük otomobil üreticilerinin bu hedefleri bir araya getirildiğinde, 2030 yılında 40 milyondan fazla elektrikli otomobil satılabilir ve bu da günümüzde öngörülen dağıtım seviyesini karşılayabilir.
Ek olarak, geçtiğimiz beş yıldaki yüksek yatırımlar sayesinde, küresel elektrikli araç pil üretim kapasitesi 2023’teki talebin çok üzerinde gerçekleşti. Talebin hızlı bir şekilde; 2023’e kıyasla 2035’e kadar yedi kat ve 2050’ye kadar da 12 kat artması bekleniyor. Üretim kapasitesinin de bu talebe ayak uydurabileceği düşünülüyor. Mevcut pil üretim kapasitesi tek başına 2030’da net sıfır yolundaki ihtiyaçlarla da pratik olarak uyumlu. Bu ajanda, pil ve madencilik şirketleri için tedarik zincirlerinde önemli fırsatlar açıyor. Kapasite fazlası her ne kadar marjlara zarar verse ve pazarın daha fazla konsolidasyonuna yol açsa da Çin dışındaki pazarlarda da bu noktada bir artış söz konusu.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER BATI’DA PAHALI
Elektrikli otomobiller, özellikle Çin’de rekabet yoğunlaştıkça ucuzluyor ancak içten yanmalı-motorlu otomobillere göre daha pahalı olmaya devam ediyor. Elektrikli araçlara hızlı bir geçiş yapılması için daha uygun fiyatlı modellerin sunulması gerekiyor. Çin’de 2023 yılında satılan elektrikli otomobillerin yüzde 60’ından fazlası, ortalama bir içten yanmalı-motorlu otomobil eş değerinden daha ucuz. Bununla birlikte ABD ve Avrupa ülkelerindeki elektrikli otomobiller, eş değerlerine göre yüzde 10 ila 50 daha pahalı satılmaya devam ediyor.
2023 yılında dünya genelindeki elektrikli araç modellerinin üçte ikisi büyük arabalar, kamyonetler ve hizmet araçlarıydı ve bu da ortalama fiyatları artırdı. Fiyat eşitliğine ulaşılmasının bir dizi piyasa değişkenine bağlı olduğu belirtilse de Çin dışındaki elektrikli araç pazarında 2030’lu yıllarda bu seviyeye çıkılabileceği öngörülüyor.
Otomobil üreticilerinin fiyatlandırma tercihleri, satın alınabilirliği artırmak için çok önemli bir etken. Nitekim 2022 yılında pil metali piyasasında yaşanan çalkantı, lityum iyon paketlerinde fiyat artışına yol açtı ve bu paketler 2021 yılına göre yüzde 7 daha pahalı hale geldi. 2023 yılındaysa pil yapımında kullanılan temel metallerin fiyatları düştü ve bu da paket fiyatlarını yüzde 14 düşürdü.
Çin şu an en ucuz pilleri tedarik ediyor ancak piller küresel bir meta haline geldikçe bölgeler arasındaki fiyatlar da birbirine yaklaşıyor. Lityum, nikel, manganez ve kobalt oksit bazlı pillerden çok daha ucuz olan lityum-demir-fosfat piller, 2023 yılında kapasite açısından küresel elektrikli araçların yüzde 40’ından fazlasını oluşturdu. Bu da 2020 yılındaki payının iki katından fazla. Herhangi bir lityum bazlı pilden yüzde 20 daha az maliyete sahip sodyum iyon pillerin kullanılması gibi inovasyonlar da bu kapsamda dikkat çeken yeniliklerden biri.
Çin dışındaki gelişmekte olan ekonomiler için uygun fiyatlı elektrikli otomobil modelleri üretiliyor ve elektrikli iki ve üç tekerlekli araçların geleceği de şimdiden oldukça parlak görünüyor. 2023 yılında, yükselen ve gelişmekte olan başlıca ekonomilerdeki elektrikli otomobil satışlarının yüzde 55 ila 95’i, ortalama tüketici için karşılanamaz olan büyük modellerdi. Bununla birlikte, 2022 ve 2023 yıllarında piyasaya sürülen daha küçük ve çok daha uygun fiyatlı modeller, özellikle de yurt dışına yayılan Çinli otomobil üreticilerinin ürettiği modeller, hızla en çok satanlar olarak öne çıktı. Uygun fiyatlı elektrikli iki ve üç tekerlekli araçlar da hava kalitesinin iyileştirilmesi ve emisyonların azaltılması gibi çevresel faydalar sağlanmasına yardımcı oluyor. 2023 yılında Hindistan ve Güneydoğu Asya’da yaklaşık 1,3 milyon elektrikli iki tekerlekli araç satıldı ve bu rakam, toplam satışların sırasıyla yüzde 5 ve 3’ünü oluşturdu. 2023 yılında küresel olarak satılan beş üç tekerlekli araçtan biri elektrikliydi ve Hindistan’da satılanların da neredeyse yüzde 60’ı “Elektrikli Araçların Daha Hızlı Benimsenmesi ve Üretimi” adı verilen sübvansiyon planıyla desteklendi.
Elektrikli araç pazarı olgunlaştıkça ikinci el elektrikli arabalar daha yaygın hale gelecek. 2023 yılında ikinci el elektrikli otomobil pazar büyüklüğü Çin’de 800 bin, ABD’de 400 bin ve Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda ile Birleşik Krallık’ta 450 binin üzerindeydi. İkinci el elektrikli otomobillerin fiyatları hızla düşüyor ve içten yanmalı-motorlu muadilleriyle rekabet edebilir bir duruma geliyor. İleriye bakıldığında, Çin dışındaki gelişmekte olan ekonomiler de dahil olmak üzere, kullanılmış elektrikli otomobillerin uluslararası ticaretinin artması bekleniyor.
Bu kapsamda pil geri dönüşüm sektörü de 2030’lara hazırlanıyor nitekim tedarik zincirinin sürdürülebilirliği ve güvenliği için geri dönüşüm ve yeniden kullanıma ihtiyaç var. Pek çok teknoloji geliştiricisi, ömrünün sonuna gelen elektrikli araç pazarında kendilerini konumlandırmaya çalışıyor. Küresel pil geri dönüşüm kapasitesi 2023 yılında 300 GWh’a ulaştı ve açıklanan tüm projelerin gerçekleşmesi halinde bu rakam 2030 yılında bin 500 GWh’ı aşacak ve bunun da yüzde 70’i Çin’de olacak.
ŞARJ KAPASİTESİNDE 20 KAT ARTIŞ ZORUNLU
Küresel çapta kurulu halka açık şarj istasyonlarının sayısı 2022 yılına kıyasla 2023 yılında yüzde 40 arttı ve hızlı şarj cihazlarındaki büyüme, yavaş şarj cihazlarını geride bıraktı. Bununla birlikte şarjlar konut ve iş yeri ortamlarındaki istasyonlarda özel olarak yapılmaya devam etse bile kamuya açık şarj altyapısına geniş ve uygun fiyatlı erişim bir ihtiyaç olarak kalmayı sürdürecek.
Elektrikli kamyonlar ve büyük otobüsler gibi daha ağır hizmet aracı yollara çıktıkça, özel ve esnek şarja ihtiyaç duyuluyor. 2023 yılında elektrikli otobüsler toplam otobüs satışlarının yüzde 3’ünü oluşturdu. Elektrikli kamyon satışları 2022 yılına kıyasla yüzde 35 artış göstererek Çin’deki kamyon satışlarının yaklaşık yüzde 3’ünü ve Avrupa’da da yüzde 1,5’ini oluşturdu. ABD ve AB’nin daha sıkı emisyon standartlarıyla desteklenen elektrikli otobüs stoku 2035 yılına kadar yedi kat, elektrikli kamyon stoku da yaklaşık 30 kat artacak. Bu, 2035 yılına kadar şarj kapasitesinde 20 kat bir artışı zorunlu kılıyor ve sadece depolarda değil, uzun mesafeli kamyon taşımacılığını mümkün kılmak için ana transit yollarda da. Yerel şebekeler üzerine daha az yük binen, güvenli, uygun maliyetli ve düşük emisyonlu bir elektrik tedariki ise siyasi destek, doğru planlama ve koordinasyon gerektiriyor.
Elektrikli Araçlar
En Yakıt şarj ağını 18 yeni noktayla genişletti
En Yakıt, Türkiye’nin dört bir yanında yeni şarj istasyonları açmaya devam ediyor. Son olarak eylül ayında İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Muğla’da toplam 18 yeni şarj noktası hizmete alındı.
Türkiye’nin ilk elektrikli şarj ağı işletmeci lisansına sahip şirketi En Yakıt, elektrikli araç şarj altyapısına yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Türkiye genelinde şarj ağı kapsamını genişletmek üzere çalışmalarına devam eden şirket, eylül ayında Türkiye’nin farklı lokasyonlarında yeni şarj istasyonlarını devreye aldı. En Yakıt’ın yeni yatırımları kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana ve Muğla’da toplam 18 yeni şarj noktası hizmete sunuldu.
Merkezi noktalarda
Kullanıcıların günlük yaşamlarında ve uzun mesafeli yolculuklarında şarj istasyonlarına daha kolay erişebilmesi amacıyla istasyon ağını farklı lokasyonlarda büyüten En Yakıt’ın yeni şarj noktaları; otopark, alışveriş merkezi, kültür merkezi, kütüphane, yüzme havuzu ve konukevi gibi kullanıcıların yoğun olarak bulunduğu noktalarda konumlandı. Yeni açılan istasyonların 11’i Antalya’nın farklı noktalarına kuruldu.
‘Geleceğe yatırım’
Elektrikli araç ekosisteminin gelişiminde güçlü ve erişilebilir bir şarj altyapısının önemli bir rol oynadığına inandıklarını belirten En Yakıt Genel Müdürü Tayfun Şenses, “Elektrikli araçların geleceğine yatırım yapıyoruz. Yalnızca istasyon sayımızı artırmayı değil, elektrikli araç kullanıcılarının ihtiyaç duyduğu noktalarda şarj deneyimini erişilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Ağustos sonu itibarıyla İstanbul’dan Antalya’ya devreye aldığımız 18 yeni şarj noktası da bu yaklaşımımızın önemli bir parçası. Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümüne katkı sunmak ve kullanıcılarımızın yolculuklarını kolaylaştırmak amacıyla yatırımlarımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz” dedi.
Kampanyalar devam ediyor
En Yakıt’ın elektrikli araç kullanıcılarına yönelik kampanyaları da devam ediyor. Son olarak VakıfBank iş birliğiyle hayata geçirilen kampanya kapsamında 10 Eylül’e kadar VakıfBank bireysel kredi kartı ile En Yakıt elektrikli araç şarj istasyonlarında 2.000 TL ve üzeri harcama yapan kullanıcılar, 600 TL ekstre indirimi kazanacak.
Elektrikli Araçlar
HDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti
HDI Sigorta, elektrikli araç sahiplerinin değişen beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çözümler sunmaya devam ediyor. Hızla büyüyen ve çeşitlenen elektrikli araç segmentine özel kasko çözümü sunan şirket; bu ürüne eklediği mobil şarj, siber saldırı ve elektrikli araçlara özel çekici risklerine yönelik yeni teminatlarla güvence kapsamını genişletti.
Müşterileriyle kurduğu bağı yenilikçi ürünlerle güçlendiren HDI Sigorta, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil dönüşümü ve çevrenin korunmasını desteklerken, mobilite dünyasının dönüşümüne de katkı sağlamayı sürdürüyor. İnsan ve güven odaklı yaklaşımını sigortacılık ürünlerine entegre eden HDI Sigorta, elektrikli araç kullanıcılarının karşılaşabileceği farklı senaryolara karşı kapsayıcı bir güvence kalkanı oluşturuyor.

HDI Sigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay
Şarj kablosu veya adaptörün zarar görmesi ya da çalınması, hava koşullarına bağlı akım zararları ve şarjı biten aracın en yakın istasyona ücretsiz çekilmesi gibi ayrıcalıklarını yenilikçi adımlarla daha da pekiştiren şirket, sigortacılığı poliçe sınırlarının ötesine taşıyarak hayatın doğal bir parçası haline getiriyor. HDI Sigorta’nın teknoloji odaklı risk çözüm ortağı yaklaşımıyla müşterilerine uçtan uca konforlu bir elektrikli araç deneyimi sunan kaskosuna eklediği avantajlar şöyle sıralanıyor:
Siber Güvence Teminatı: Yeni nesil elektrikli araçların en büyük ihtiyaçlarından birinin siber güvenlik olduğu gerçeğinden hareket eden HDI Sigorta, siber saldırılar sonucunda araç elektroniğinde meydana gelebilecek arızaları ve hasarları güvence altına alıyor.
Mobil Şarj Hizmeti: “Daima yanında olma” vaadini sunduğu hizmetlerle somutlaştıran HDISigorta, anlaşmalı hizmet ağı kapsamında yolda kalan araçlara 7 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli, Sakarya, Konya) ortalama 60 km menzil sağlayacak mobil şarj desteği veriyor.
Yetkili Şarj Noktası Hasar Güvencesi: EPDK lisanslı istasyonlarda veya TSE/CE sertifikalı yetkili montajlı sabit ünitelerde şarj işlemi sırasında oluşabilecek mekanik ve elektriksel zararları teminat altına alıyor.
Duvar Tipi Şarj Teminatı (Wallbox & İndüksiyon Plakası): Ev veya iş yerlerinde kurulu olan ve montajı yetkili ekipler tarafından yapılan sabit şarj üniteleri; üçüncü şahısların kasıtlı zararları ve sigortalı aracın kazaen çarpması sonucu oluşan hasarlara karşı güvence altına alınıyor.
Zenginleştirilmiş Yol Yardım Hizmeti ve Ahtapot Çekici Desteği: Elektrikli araç ürününde yol yardım seçeneklerinde müşterinin tercihine göre ikamet iline çekim ve il içi seçeceği lokasyondaki servise çekim hizmetlerini bir arada sunarken, bir kaza durumunda, elektrikli
araçların yapısına en uygun ve güvenli taşıma yöntemi olan ahtapot çekici ile elektrikli araçlara en üst düzey koruma sağlıyor.
“Her Anında Daima Yanında” ilkesini ürün geliştirme yaklaşımının merkezine alan HDISigorta Oto Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Can Okyay, şunları söyledi:
“Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte yalnızca araç teknolojileri değil, kullanıcıların karşılaştığı riskler ve sigortadan beklentileri de değişiyor. Biz de bu değişimi yakından takip ederek ürünlerimizi yeni ihtiyaçlara göre geliştirmeye odaklanıyoruz. Siber risklerden şarj süreçlerine, yolda kalma durumundan aracın güvenli şekilde taşınmasına kadar elektrikli araç kullanımına özgü ihtiyaçları bütüncül olarak ele aldık. Ürünümüze eklediğimiz yeni teminat ve hizmetlerle müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvenceyi doğru yerde ve doğru şekilde sunarken, sürdürülebilirlik bakış açımızı ve çevre ile olan bağımızı da güçlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de değişen riskleri ve kullanım alışkanlıklarını yakından izleyerek ürün ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”
Elektrikli Araçlar
Ovolt ve Hatay KAGİD’den Anlamlı İş Birliği
Elektrikli mobilite ve enerji çözümleri alanında faaliyet gösteren şarj operatörü Ovolt ile Hatay Kadın Girişimcileri Destekleme Derneği (KAGİD), sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanında kadınların rolünü güçlendirmeyi hedefleyen bir yıllık iş birliği başlattı. İyi niyet sözleşmesi kapsamında yürütülecek çalışmalar; kadın girişimciliği, iklim bilinci ve toplumsal farkındalık başlıklarında çeşitli projeleri kapsayacak. Çalışmaların farklı şehirlerde paydaşlarla buluşturularak yaygınlaştırılması da hedefleniyor.
Hatay KAGİD Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Kıral, sürdürülebilir kalkınma süreçlerinde kadınların üretim gücü ve liderliğinin kritik rol oynadığını belirterek şunları söyledi:
“Sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda kadınların üretim gücü ve liderliği önemli bir rol oynuyor. Ovolt ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, yeşil ekonomi vizyonunu kadın girişimciliğinin dönüştürücü gücüyle buluşturarak daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım.”
Ovolt & Sharz.net Satış, Pazarlama ve Operasyon Direktörü Gözde Şaşmaz ise enerji dönüşümünün yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, toplumsal katılım ve farkındalıkla mümkün olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
“Enerji ve mobilite sektörlerinde yaşanan dönüşüm yalnızca teknik altyapı yatırımlarından ibaret değil. Aynı zamanda toplumsal bilinç ve kapsayıcılığın güçlenmesini de gerektiriyor. Hatay KAGİD ile başlattığımız bu iş birliği, kadınların yeşil dönüşüm süreçlerinde daha görünür ve aktif rol almasına katkı sağlayacak.”
Ovolt ve Hatay KAGİD iş birliğinin, sürdürülebilirlik alanında kadınların rolünü güçlendiren ve ölçülebilir sosyal etki yaratan projelere zemin hazırlaması hedefleniyor. Bu çalışmaların gelecekte farklı paydaşlarla geliştirilecek yeni iş birliklerine de öncülük etmesi bekleniyor.
-
Otomotiv Sektörü2 hafta önceHyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu
-
Otomotiv4 hafta önceHyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor
-
Ulaşım3 hafta önceUluslararası yol bisikleti yarışı Tour of İstanbul’un parkuru açıklandı
-
HTA Haberleri2 hafta önceMercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, perakende ve lojistik dünyasının paydaşlarıyla Perakende Zirvesi 2026’da buluşuyor
-
Ulaşım4 hafta önceACI World ‘Havalimanı Deneyim Zirvesi’ İstanbul’da!
-
Elektrikli Araçlar2 hafta önceHDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti
-
Deniz Yolu2 hafta önceİDO, AVŞA’NIN BAĞBOZUMU COŞKUSUNDA BU YIL DA YERİNİ ALIYOR
-
HTA Haberleri2 hafta önceBursa’dan Kuzey Amerika’ya İhraç Edilecek Ram ProMaster City, “2027 Yılının Ticari Yeşil Aracı” Seçildi!

