Connect with us
https://www.peugeot.com.tr/peugeot-modelleri/208.html?utm_source=direct&utm_medium=DIS-RES&utm_campaign=peugeot208_sektorel_mart23_TR_AP_VN_2008-P24_OnGoing_DIS-RES_A_BRD_CLICKS_NA_ICE_&utm_content=direct_display&partner_uid=HashedMail

Otomotiv Sektörü

Elektrikli Araçların Benimsenmesine Yönelik Hedefler Mevzuatla Belirlenen Zaman Çizelgesi İçinde Ulaşılabilir Görünmüyor

  • ABB Otomotiv İmalatına Genel Bakış Araştırmasına katılanların yarısından fazlası (%59) elektrikli araçlara uyum hedeflerinin, düzenleyici yönetmeliklerin zaman çizelgeleri içinde gerçekleştirilemeyeceğine inanıyor.
  • Sürdürülebilir üretime geçişe bakış daha olumlu – katılımcıların %80’i ulaşılabilir, ancak zorlu bir süreç diyor.
  • Otomasyon, verimliliklere ve son teslim tarihlerine ulaşmak için kritik öneme sahip olacak.

 

ABB Robotik ve endüstrinin lider yayın gruplarından Automotive Manufacturing Solutions tarafından yaptırılan yeni küresel araştırmaya katılanların yarısından fazlası (%59) tamamen elektrikli araç üretimine geçişin, mevcut mevduat zaman çizelgeleri içinde, gerçekleştirilemeyeceğini ifade etti. Ankete katılanlar, yeni   pil tedarik zincirine uyum sağlamadaki zorluklar, gerekli büyük sermaye yatırımı, ham madde kıtlığı, uygun altyapı ve şebeke kapasitesi eksikliği ile ilgili endişelerini vurguladılar.

 

Katılımcıların %28’i belirlenen zaman çizelgelerinin ulaşılabilir olduğunu ifade etse de önemli zorlukların olacağını belirtirken, %18’i mevcut hedeflere asla ulaşılamayacağına inanıyor. Sadece %11 2030-2040’a kadar elektrikli araçların benimsenmesi için tüm bölgesel hedeflerin gerçekçi olduğuna inanıyor.

 

ABB Robotik Otomotiv İş Kolu Genel Müdürü Joerg Reger, “Otomotiv endüstrisi, tam EV üretimine ulaşmak için önerilen bölgesel zaman çizelgelerini karşılamanın içerdiği stres ve zorlamaların kesinlikle farkında. Otomasyon, bu hedeflere ulaşmak için üretimi daha dirençli, verimli ve daha hızlı hale getirmenin anahtarı, bu nedenle EV aktarma organı montajında uzmanlaşmış robotlarımıza yüksek talep görüyoruz. Bu çözümler yapım sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor, esnekliği artırıyor, üretim sürecini daha da basitleştiriyor ve sonuçta üretim maliyetlerini düşürüyor. ” dedi.

 

Anket ayrıca, katılımcıların %19’u tarafından önemli bir engel olarak gösterilen, yeni pil tedarik zincirine uyum sağlamanın getirdiği zorlukların altını çizerken, %16’sının gereken büyük sermaye yatırımı konusunda endişelerini yansıtıyor. Hammadde kıtlığı, uygun altyapı ve şebeke kapasitesi eksikliği de çözülmesi gereken sorunlar listesinde üst sıralarda yer aldı. Ankete katılanların dörtte birinden fazlası (%26) elektrikli araçların benimsenmesinin önündeki en büyük engel olarak şarj altyapısının eksikliğini belirtirken, %17’si elektrikli araçların yaygınlaşması önündeki başlıca engel olarak yüksek araç fiyatlarını vurguladı.

 

ABB Robotik, dijital olarak bağlantılı ve ağa bağlı olan akıllı otonom mobil robotlar tarafından hizmet verilen esnek, modüler üretim hücrelerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına öncülük etmeye devam ediyor. Bu artırılmış esnek otomasyon seviyesi, iş gücü eksikliklerine bir çözüm sağlar ve belirli bir araca olan talebe bağlı olarak ölçek büyütülebilir veya azaltılabilir veya önemli sermaye harcaması ihtiyacını ortadan kaldırarak bir fabrika genelinde yeniden konumlandırılabilir.

 

Uygulama söz konusu olduğunda, ABB’nin RobotStudio programlama ve simülasyon yazılımı, kullanıcıların tek bir robot konumlandırılmadan önce robot kurulumlarını sanal olarak oluşturmasına, test etmesine ve iyileştirmesine olanak tanıyarak üretimdeki herhangi bir aksama veya üretimin durmasını önler. Esnek üretim modeli, üretimi daha esnek, verimli, hızlı hale getiriyor ve içten yanmalı motor üretiminin yanı sıra şu anda daha fazla elektrikli güç aktarma organı kullanan otomotiv müşterilerini destekliyor.

 

Automotive Manufacturing Solutions Otomotiv Analisti Daniel Harrison, “Anket, otomotiv endüstrisinin zorluklarını doğruluyor. Üretimin baskı altında olduğunu ve bozulan tedarik zincirlerinin önemli ölçüde stres altında olduğunu, bu durumun özellikle ciddi ekonomik belirsizliğin olduğu bir dönemde, endüstrinin elektrifikasyona ne kadar hızlı geçiş yapabileceği ve ayrıca üretimin sürdürülebilirliği hedefleri konusunda önemli zorluklarla karşılaşma olasılığı yüksek. Ayrıca, bu bağlamda, işgücünün mevcudiyeti ve maliyeti ile büyük iş gücünün ne kadar hızlı bir şekilde yeniden nitelikli hale getirilebileceği konusunda zorluklar devam etmektedir.” dedi.

 

Sürdürülebilir üretim, daha olumlu bir görünüm

Sürdürülebilir üretim sağlama konusu sorgulandığında, endüstri liderleri daha olumluydu ve %80’i sürdürülebilirliğin gerçekleştirilebilir olduğunu tahmin ediyordu. Sadece %4’ü bunun mümkün olmayacağını düşünmekte.

 

Ankete katılanlardan yalnızca Amerika’dakiler (%16) mevzuat uyumluluğunun önemli bir engel olduğunu (Avrupa’da %7 ve Asya’da sadece %5 ile karşılaştırıldığında) düşünüyor. Ancak, tüm yanıt verenlerin neredeyse dörtte biri (%24), gerekli yüksek sermaye harcamasının sürdürülebilir üretime ulaşmanın önündeki en büyük zorluk olduğunu öne sürdü. Robotlara erişimin, entegrasyonun ve kullanımın giderek daha kolay hale gelmesiyle özellikle planlama ve programlamayı daha hızlı ve verimli hale getiren ABB’nin RobotStudio’su gibi kolaboratif robotlar ve yazılımlardaki gelişmelerle birlikte otomasyon, sürdürülebilir üretimin sağlanmasında kilit bir kolaylaştırıcı enstrüman olacaktır.

 

ABB anketi, 600’e yakın küresel endüstri uzmanı ile araç ve otomotiv dünyasının her seviyesindeki malzeme üreticilerini içeren yönetim, mühendislik ve diğer kilit profesyonellerini kapsıyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Financial Times: Çinli markalar limanları otoparkları gibi kullanıyor

Gazete, limanlardaki yığılmanın sebebini Çin menşeli elektrikli otomobillerin yarattığı birikme olarak açıkladı. Antwerp-Bruges Limanı, otomobil distribütörlerinin, araçlarını bayilerinde saklamak yerine limanı otopark gibi kullanmalarından şikayetçi.

Otomobil üreticileri ve distribütörler, satışlardaki yavaşlama ve nakliye konusunda yaşanan aksaklıklar ile mücadele ederken ithal araçlar Avrupa limanlarını “otoparklara” dönüştürdü.

Financial Times’ta yer alan habere göre, liman ve otomobil endüstrisi yöneticileri, yaşanan yığılmanın nedenlerinden biri olarak Çin menşeli elektrikli otomobillerin yarattığı birikmeyi gösterdi. Limanlarda yaşanan yığılmanın nedenleri arasında bazı şirketlerin nakliye siparişi vermeden nakliye teslim yerlerini rezerve etmesi ve lojistik desteğin yetersizliği yer aldı.

Avrupa’nın en işlek limanı olan Antwerp-Bruges Limanı “Otomobil distribütörlerinin, araçlarını bayilerinde saklamak yerine limanı otopark olarak kullanması” sebebiyle “sıkışlıkla” mücadele ediyor.

Sektör yöneticilerine göre, bazı Çin markalı elektrikli araçlar 18 aya kadar Avrupa limanlarında bekletilirken, bazı limanlar ise ithalatçılardan ileriye dönük nakliye kanıtı sunmalarını istedi.

Çin Binek Otomobil Birliği Genel Sekreteri Cui Dongshu, “Avrupa pazarlarında iç nakliye [Çinli elektrikli araç markaları için] zor” açıklamasında bulundu.

Markaların “satış sonrası” hizmetlerini geliştirmeleri gerektiğini vurgulayan Dongshu, “Kendimizi olumsuz bir duruma sokacak olan gerilla savaşı benzeri otomobil ihracatını değiştirmemiz gerekiyor” dedi

Avrupa’nın ikinci en yoğun araç limanı olan Almanya’nın Bremerhaven limanında terminal işleten BLG Logistics, Almanya federal hükümetinin geçen yıl Aralık ayında elektrikli araç alımlarını sübvanse etmeyi durdurmasının ardından tesislerinde daha uzun bekleme süreleri yaşadıklarını söyledi.

Çin’in 2023 yılındaki otomobil ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 58 artarak araç pazarının önemli ölçüde yeniden şekillenmesine yol açtı.
Bu yılın ilk iki ayında Çin’in araçlarının en çok ihraç edildiği ülkeler arasında Belçika, İngiltere, Almanya ve Hollanda yer aldı.

Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao, “kapasite fazlası” suçlamalarına ilişkin “temelsiz” iddialar olduğunu söyledi.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Elektrikli araç pazarında Hozon Neta ve Eşarj işbirliği

Çinli elektrikli araç şirketi Hozon Neta’nın elektrikli Neta U modelini satın alanlar Eşarj istasyonlarında 20 bin TL değerinde Eşarj şarj kartı veya bireysel kullanıma uygun şarj istasyonu hediyesinden yararlanabilecekler.

Çin’nin en büyük elektrikli start-up otomobil markası Hozon Neta, Türkiye’nin ilk ve en fazla hızlı şarj istasyonuna sahip ve Enerjisa Enerji’nin markası Eşarj ile tüketicileri mutlu edecek önemli bir iş birliğine imza attı. Neta U satın alan tüm müşteriler 20 bin TL değerinde Eşarj şarj kartı veya Eşarj bireysel kullanıma uygun şarj istasyonu hediyesinden faydalanabiliyor. Eşarj, ayrıca ülke çapında en fazla DC (hızlı şarj) istasyon adediyle de yarattığı yaygın ağ ile müşterilerine hayatı kolaylaştırıyor.

KENDİ SINIFININ İDDİALI MODELLERİ ARASINDA

Geçtiğimiz günlerde GRS Automobility güvencesiyle ülkemizde satışa sunulan Hozon Neta U; zengin güvenlik, teknoloji ekipmanları, yüksek kalite ve işçilik seviyesi ile 420 kilometre menzile sahip CATL bataryasıyla kendi sınıfının iddialı modelleri arasında yerini alıyor. Yüzde yüz elektrikli kompakt SUV ayrıca üstün güvenlik donanımları ve sınıfının en geniş arka diz mesafesiyle adından söz ettiriyor. V2L fonksiyonu sayesinde tıpkı bir jeneratör gibi enerji kaynağı haline dönüşerek farklı elektronik cihazları şarj edebilen dinamik SUV modelde tek pedal sürüş modu, ileri düzey konfor ve teknoloji donanımları, her biri 8 inç olan iki ayrı dokunmatik ekran, premium materyallerle bezenmiş iç mekân öne çıkıyor. Birçok aktif ve pasif güvenlik ekipmanıyla donatılan Neta U’nun ayrıca C-NCAP testlerinden 5 yıldız aldığı belirtiliyor. Sadece 30 dakikada yüzde 30’dan yüzde 80’e hızlı şarj özelliğiyle donatılan kompakt SUV modelde, mevsimsel farklılıklarda sürüş menzilini koruma altına alan Hozon Neta’nın patentli batarya ısı yönetim sistemi de standart olarak sunuluyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Mercedes-Benz G: Off-road ikonu modernize edildi

2019 yılında Mercedes-Benz önemli ölçüde modernize edilmiş bir G-Serisi’ni tanıttı, hatta bu otomobilin temelleri 1979’dan bu yana pek değişmemiş olsa da yeni bir nesilden bile bahsedebiliriz.

Off-road simgesinin satışları yaşlandıkça artıyor. Eh, bu klasik bile zaman içinde dondurulamadığı için modernizasyonla birlikte beş yıl sonra geliyor. Yine evrimseldir çünkü bu durumda deneyler affedilmez. Bunu zaten tasarımda görebilirsiniz. Zarif bir şekilde yeniden tasarlanan radyatör ızgarasında artık üç yerine dört yatay çubuk bulunuyor. Yuvarlak tampon da yeni. Aerodinamik gürültüyü azaltması beklenen yeni ön sütun kaplamasının yakında çıkacak olan tamamen elektrikli EQG versiyonundan alındığı söyleniyor. Tavan spoyleri ile aynı şey.

Arkada ise daha az değişiklik oldu. Yeni tamponun dışında, tanımlayıcı tek unsur aracın plaka numarasının üzerinde bulunan ve yağmurlama sistemiyle desteklenen geri görüş kamerasıdır. Kabindeki akustik konforu artırmak için eklenen yalıtım malzemeleri gözle görülemez. Çift kollu 18 inç jantlar da aerodinamik olarak optimize edildi. Ancak çapı 20 inçe kadar olan tekerlekler mevcuttur. Makyaj, yeni sodalit mavisi boyayla sona eriyor. Off-road karakteri, G-Serisi’ne reflektörler için koruyucu bir ızgara, çamurluklar ve özel off-road lastikleri getiren Profesyonel paket ile geliştirilebilir. Gümüş ızgarası, yan basamakları ve paslanmaz çelik stepne kapağıyla Exclusive serisi, şıklığı tercih eden müşterileri hedefliyor. Ayrıca AMG Line spor paketi de var.

Arkada yeni bir tampon, tavan spoyleri ve...

Arkada yeni bir tampon, tavan spoyleri ve plaka numarasının üzerine taşınmış bir geri görüş kamerası yer alıyor.

Reflektörlerin dairesel şeklini çağrıştıran aydınlatmalı havalandırma delikleri kabinde ilk kez karşımıza çıkıyor. Panjurların yanı sıra off-road kokpitine hızlı erişim sağlayan “gösterge panelinin” ortasındaki yolcunun önündeki ön paneldeki tutamak veya off-road konsolu yeniden tasarlandı. Çok işlevli direksiyon simidi standart olarak kapasitif kontrollere ve Nappa deriye sahipti. İlk defa, Gecko’nun tüm versiyonları, artırılmış gerçeklik navigasyonu ve gelişmiş ses kontrolüne sahip MBUX bilgi-eğlence sistemi ile donatılacak. Burmester donanımı, temperli bardak tutucular veya arkadaki yolcular için sürüş bilgilerini de görüntüleyebilen iki ekrana sahip eğlence sistemi gibi lüks özellikler mevcuttur. Manufaktur programı, müşterilere bir milyondan fazla kaplama malzemesi, renk, dekorasyon veya donanım öğesi kombinasyonuyla aracın kapsamlı bir şekilde kişiselleştirilmesini sunuyor.

Kabin premium bir atmosfer yayıyor. Örneğin...

Kabin premium bir atmosfer yayıyor. Örneğin, yeni arkadan aydınlatmalı havalandırma delikleri sayesinde. Ancak en büyük haber, dokunmatik kontrollere sahip direksiyon simidi ve artırılmış gerçeklik, arazi ekranı ve gelişmiş ses kontrolü de dahil olmak üzere MBUX bilgi-eğlence sisteminin en son sürümü.

Sağlam bir arka aksa sahip dayanıklı şasi şasisi artık standart olarak uyarlanabilir sönümleme ile donatılmıştır; bu, önceden ekstra maliyetlerin yalnızca bir parçasıydı. Sadece daha fazla konfor sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda arazide avantaj sağlıyor ve gövdenin daha az eğilmesini sağlıyor. Ancak arazi sürüşü için en büyük yenilik, yapay ufuk, eğimler, pusula, yükseklik, tekerlek dönüş açısı, motor gibi ilgili arazi bilgilerini doğrudan sürücünün önünde veya merkezi ekranda görüntüleyen arazi kokpitidir. tork, anlık güç, lastik basıncı veya diferansiyel kilitlerinin durumu. Şeffaf kaput işlevi aracın ön kısmının altında bir görünüm sunar. Sürüş yolunun görselleştirilmesi, en uygun yörüngenin seçilmesine yardımcı olur. Her ne kadar tamamen elektrikli EQG sınıfını beklemek zorunda kalacak olsak da mevcut olanda bile elektrifikasyonun önüne geçilemedi.

Off-road, yenilenen G sınıfı adaptif özelliklerden yararlanıyor...Off-road’da yenilenen G sınıfı, şimdiye kadar yalnızca ekstralar listesinde yer alan uyarlanabilir sönümleme özelliğinden faydalanıyor.

Tüm motorlar 15 kilovatlık yarı hibrit marş jeneratörüne bağlı. Temel, sıralı üç litrelik 6 silindirli G 450d’nin (270 kW) dizel versiyonudur. Bununla birlikte, orijinal dört litrelik 8 silindirli motor artık G500 (330 kW) adı altında değil, üç litrelik sıralı 6 silindirli motor olarak gizleniyor. AMG G63’ün (430 kW) sportif 8 silindirli versiyonu zirvede yer alacak ve bu da 2.550 ila 2.640 kg ağırlığa sahip bu dev aracın 100 km/saat hıza 4,3 saniyede ulaşmasını sağlayacak. Tüm motorlar, 9 ileri otomatik şanzımana ve sürüş torkunu kalıcı olarak dört tekerleğe de ileten 4Matic sistemine bağlı. Arka aks lehine 40:60 oranında bölünmüştür. Elbette, 70 km/saat hıza kadar sürüş sırasında bile etkinleştirilebilen bir redüksiyon dişli kutusu da mevcuttur. Üç panjur da kontrol edilebilir. Sonuç olarak inanılmaz arazi yetenekleri elde edilir; örneğin %100 tırmanma yeteneği, maksimum 35 derecelik eğim veya 700 mm sudan geçme kapasitesi.

Ancak G-Serisi güvenlik açısından da gelişme kaydetti. Yardım sistemleri paketi, bir direksiyon asistanı, aktif bir acil durum durdurma asistanı ve hızı trafik işaretlerine ve rota profiline göre ayarlayan akıllı hız sabitleyiciyi içeriyor. Yeniliğin zaten bir Slovak fiyatı var. Temel versiyonun fiyatı 133.764 Euro’dan başlıyor.

Teknik özellikler

Sürüm G 450d G 500 AMG G63
Silindir/valf sayısı 6/24 6/24 8/32
Yer değiştirme (ccm) 2.989 2.999 3.982
Motor gücü (kW) 270 330 430
Tork (Nm) 750 560 585
Marş-jeneratör gücü (kW) 155 15 15
Marş-jeneratör torku (Nm) 200 200 200
Vites kutusu 9G-Tronik 9G-Tronik 9G-Tronik
Hızlanma 0 – 100 km/saat (s) 5.8 5.4 4.3
Maks. hız (km/saat) 210 210 220
Boş ağırlık (kg) 2.555 2.485 2.640
100 km başına tüketim (l) 8.7-10.0 10.9 – 12.3 14.7 – 15.7
Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2023