Otomotiv Sektörü
“Elektrikli, Dijital ve Döngüsel” BMW Group Mobilite Vizyonunu IAA Mobility 2023’te Tanıtacak
Borusan Otomotiv’in Türkiye temsilcisi olduğu BMW, MINI ve BMW Motorrad markalarının üreticisi BMW Group yarının dünyasını şekillendirecek bireysel ulaşım vizyonunu ve en yeni modellerini IAA Mobility 2023’te sergileyecek. BMW Group elektrifikasyon, dijitalizasyon ve döngüsel ekonomi odak alanlarındaki en son gelişmeleri paylaşırken, geleceğin mobilite vizyonuna ışık tutan BMW Vision Neue Klasse’nin yanı sıra BMW, MINI ve BMW Motorrad’ın en yeni modellerinin de dünya prömiyerini gerçekleştirecek.
BMW Group’un, elektrikli ürün gamında yer alan BMW iX1, BMW i4, BMW i5, BMW iX ve BMW i7 ile gövde gösterisi yapacağı fuarda lüks sedan segmentinin ilk zırhlı otomobili Yeni BMW i7 Protection, Yeni BMW 5 Serisi’nin plug-in hybrid modeli ve hidrojen yakıt hücreli öncü model BMW iX5 Hydrogen ile Yeni nesil MINI Cooper ve MINI Countryman modelleri dünyaya tanıtılacak.
BMW Group’un merkezinin de yer aldığı Münih’te ikinci kez düzenlenen dünyanın en önemli otomotiv buluşmalarından IAA Mobility 2023’ün ana teması “Bağlantılı Mobilite Deneyimi” olarak öne çıkıyor. Max-Joseph-Platz’daki BMW Open Space’te tamamen elektrikli Yeni MINI Cooper, Yeni MINI Countryman ve şehir içi ulaşımda çığır açması beklenen elektrikli motosiklet Yeni BMW CE 02 eParkourer da gösteriliyor.
BMW Vision Neue Klasse: Elektrikifikasyon, Dijitalizasyon ve Döngüsellik
BMW’nin gelecek jenerasyonlarından ipuçları taşıyan konsept otomobili The BMW Vision Neue Klasse, elektrifikasyon, dijitalizasyon ve döngüselliği bir araya getiriyor. BMW’nin kendine özgü tarzını bu odak alanlarına yansıtan yeni konsept otomobil tasarım, kontrol/operasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik kriterlerini yeni bir boyuta taşıyor.
Öncülleri BMW iVision Circular ve BMW iVision Dee çalışmalarında geliştirilen teknoloji, bilgi ve tecrübe üzerine inşa edilen BMW’nin yeni konsept otomobili iç ve dış tasarımdan, kullanıcı deneyimine, güç ünitesinden pil teknolojisine kadar yeni ufukları gözler önüne seriyor.
Sade, zamansız ve elegan dış tasarımını otomobilin kabin dizaynına da yansıtan BMW Vision Neue Klasse, 21 inç boyutundaki jantları ve geniş çamurluklarıyla üstün bir aerodinamizmi de beraberinde taşıyor. Monolitik yüzeye sahip gövdesiyle dikkat çeken Neue Klasse’nin ön ve arka bölümlerindeki güçlü girintileri olabildiğince geniş görüş açısı sağlarken otomobile farklı bir estetik de katıyor.
BMW’nin imzası niteliğindeki BMW Böbrek Izgaraları ve çift parçalı farlar, Neue Klasse’nin dış dünya ile etkileşimini sağlarken üç farklı animasyona sahip farlar diğer otomobillerin ve yayaların yakınlaşma durumuna göre hızlıca tepki veriyor.
BMW Vision Neue Klasse Yeni Nesil iDrive Teknolojisini de Beraberinde Getiriyor
Otomobil içinde yer alan geleneksel düğmeler BMW Vision Neue Klasse ile minimum sayıya düşüyor. İnsan-otomobil etkileşimi BMW Panaromic Görüş, Merkezi Ekran ve fonksiyonel direksiyon sayesinde kendini gösteriyor. BMW Kişisel Akıllı Asistan, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşırken
ilk defa Neue Klasse’de kullanılan BMW Panaromik Görüş BMW iDrive ve BMW Head-Up Display ile bir arada çalışıyor. Sürücünün ideal görüş açısına yansıtılan sürüş bilgileri geliştirilmiş bir BMW Head-Up Display teknolojisini bünyesinde barındırıyor.
Eski Modellere Göre Yüzde 25 Daha Verimli
BMW Vision Neue Klasse, BMW markasının gelecekteki modellerinin düşük karbon salınım seviyesi için de yeni bir referans oluşturuyor.
Otomobil kullanım esnasında yüksek enerji verimliliği sağlayan altıncı nesil BMW eDrive teknolojisi elektrikli aktarma organları için ağırlık, hava ve yuvarlanma direncinin yanı sıra ısıyı da akıllı bir şekilde yönetiyor. Yeni geliştirilen yüksek verimli elektrik motorları, BMW eDrive teknolojisinin sahip olduğu yeni nesil bataryalar, eski teknolojiye sahip prizmatik hücrelerden yüzde 20 daha az yer kaplıyor. Neue Klasse modelinde kullanılan 6. jenerasyon eDrive teknolojisi otomobilin şarj hızını yüzde 30 artırırken, menzili de aynı oranda uzatıyor. Bu detaylar sonucunda otomobilin toplam verimliliği önceki nesil elektrikli otomobillere nazaran yüzde 25 artıyor.
BMW’nin düşük karbonlu üretim tesisleri arasında yer alan ve üretim esnasında fosil yakıt kullanmayan Debrecen Fabrikası ikincil materyal kullanımıyla da CO2 salımını düşürmeye devam ediyor.
IAA’da Sergilenen Modeller Hakkında
Yeni BMW 5 Plug-in Hybrid 2024 Baharında Yollarda
Yeni BMW 5 Serisi Sedan’ın plug-in hybrid varyantı da ilk kez IAA Mobility 2023’te sahneye çıkacak. Önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinde satışa sunulması planlanan 6 ve 4 silindirli iki ayrı plug-in modele BMW’nin geliştirdiği sınıfının en iyisi eDrive teknolojisi eşlik edecek.
Yeni BMW iX5 Hydrogen
IAA Mobility 2023’te ilk kez otomobil tutkunlarının beğenisine sunulan Yeni BMW iX5 Hydrogen, markanın sürüş teknolojilerindeki inovatif gücünü gözler önüne serecek. BMW X5’in hidrojen yakıt hücreli versiyonu olarak geliştirilen Yeni BMW iX5 Hydrogen, BMW’nin beşinci nesil iDrive teknolojisini bünyesinde barındırıyor. 295kW/401 HP güce sahip olan Yeni BMW iX5 Hydrogen, 0-100 km hızlanmasını altı saniyede tamamlıyor. İki adet 700 barlık hidrojen tankı bulunan otomobil, WLTP verilerine göre 504 kilometre menzile sahip. Altı litrelik hidrojen depolamaya imkan tanıyan tanklar, üç ile dört dakika arasında doldurulabiliyor.
Tamamen Elektrikli İlk Zırhlı Otomobil: Yeni BMW i7 Protection
BMW, lüks sedan sınıfındaki yeni nesil zırhlı otomobili Yeni BMW i7 Protection’ı IAA Mobility 2023’te tanıtacak. Yeni BMW i7 Protection, dünyanın onaylanmış ilk tamamen elektrikli zırhlı otomobili olarak öne çıkıyor. İki güçlü elektrik motoruyla VR9 sınıfı zırhı sorunsuz bir şekilde taşıyan Yeni BMW i7 Protection, WLTP verilerine göre 100 kilometrede 30 kWh elektrik tüketim ortalamalarına sahip. Zırhlı otomobilin içten yanmalı V8 motora sahip versiyonunun ise 100 kilometrede 14.6 litre yakıt tüketimi bulunuyor. Gövdesi, tavanı ve tabanındaki zırhın yanı sıra VPAM 10 sınıfı zırhlı camlarla güçlendirilmiş Yeni BMW i7 Protection, ateşli silahlar ve patlamalara karşı üst düzey dayanıklılık sunuyor.
Elektrikli, Benzersiz ve Dijital Yeni MINI Ailesi
Otomotiv dünyasının ikonik modelleri arasında yer alan MINI Cooper ve MINI Countryman, tamamen elektrikli versiyonlarıyla birlikte IAA Mobility 2023’te tanıtılacak.
MINI Cooper’ın beşinci nesli, geleneksel MINI tasarım çizgilerini taşıyan pürüzsüz yüzeyler, şık hatlar ve dengeli oranlarla bezenmiş dış tasarımıyla kendine güvenen ve etkileyici bir formda öne çıkıyor. Beşinci nesil MINI Cooper, 3 Kapı ve 5 Kapı modellerinin yanı sıra Cabrio modelini de tutkunlarıyla buluşturuyor. Tamamen elektrikli Yeni MINI Countryman ise maceracı özelliklerini fonksiyonellikle birleştirerek çağdaş MINI-malist yapısıyla sürüşü daha eğlenceli ve heyecan verici hale getiriyor. Ayrıca MINI, ilk tamamen elektrikli crossover modeli olan Aceman’in prömiyerini 2024 Nisan’ında yapmayı planlıyor.
MINI Cooper 3 Kapı modeli, markanın temelini oluşturmaya devam ederken, Yeni MINI Ailesiyle birlikte tamamen elektrikli iki yeni versiyon IAA Mobility’de karşımıza çıkıyor. Tamamen elektrikli Yeni MINI Cooper E modeli, 135 kW / 184 bg güç ve 290 Nm tork üreten bir elektrik motoruna sahip. Bu motor, aracı 0’dan 100 km/s hıza 7.3 saniyede çıkarıyor. Yeni MINI Cooper E, WLTP değerlerine göre 305 km’ye varan menziliyle dikkat çekiyor.
Tamamen elektrikli MINI Cooper SE ise 160 kW / 218 bg güç ve 330 Nm tork üreten elektrik motoru sayesinde 0’dan 100 km/s hıza sadece 6.7 saniyede ulaşıyor. Otomobil tek şarjla ise 402 km’ye varan menzil sunuyor.
Yeni Nesil MINI Ailesinin en büyük otomobili Yeni MINI Countryman; 6 cm daha yüksek ve 13 cm daha uzun olan gövde boyutlarıyla genişletilmiş bir yaşam alanı sunuyor. Geniş lastik iz genişliği ile kaslı bir görünüm kazanan otomobil, geliştirilmiş modern tasarımıyla MINI’ye yakışır bir imaja sahip oluyor. Ayrıca, sıfır emisyonlu sürüş sağlayan dört tekerlekten çekiş özelliği sunuyor. Go-kart sürüş hissi, elektrikli MINI DNA’sıyla birleşerek daha farklı bir seviyeye taşınıyor.
Tamamen elektrikli Yeni MINI Countryman E, 150 kW / 204 bg güç ve 250 Nm tork üreten elektrik motoruna sahip. 0-100 km/s hızlanmasını 8.6 saniyede tamamlayan bu otomobil WLTP değerlerine göre 462 km’ye varan menziliyle öne çıkıyor.
Yeni MINI Countryman SE ALL4. ise dört tekerlekten çekiş özelliğiyle geliyor. Bu otomobil 230 kW/ 313 bg güç ve 494 Nm tork değerlerine sahip. 0’dan 100 km/s hıza 5.6 saniyede ulaşabilen yeni tamamen elektrikli MINI Countryman SE ALL4, WLTP değerlerine göre 433 km’ye varan menziliyle tamamen elektrikli sürüş sunuyor.
MINI’den Kişiselleştirilebilir Eğlence Sistemi & Kişisel Asistan
Yeni MINI Cooper ve Yeni MINI Cooper Countryman, otomobilin içindeki eğlence sistemi ve ambiyansıyla dikkat çekiyor. İç mekanın kalbinde yer alan, tamamen yenilenen multimedya ekranı; gelişmiş OLED teknolojisine ve kişiselleştirilebilir kullanıcı ara yüzüne sahip. 8 farklı Deneyim Modu ile birlikte karşımıza çıkan dairesel OLED ekran; kullanıcıların sürüş deneyimlerini kendi tercihlerine göre dizayn edebilmelerine olanak sağlıyor. MINI’nin Yeni İşletim Sistemi 9’la çalışan ekran, Spike adını verdiği MINI’nin ilk tam donanımlı kişisel asistanı ile mükemmel bir yol arkadaşlığı deneyimi vadediyor. Üç boyutlu navigasyon özelliğiyle öne çıkan sistem, video ve oyun gibi pek çok seçeneğe sahip. Otomobilin iç ambiyansı da kişiselleştirilebilir renk ve tasarım özellikleriyle benzersiz bir deneyim sunuyor.
Şehir İçi Ulaşımın Yıldızı: Yeni BMW CE 02
BMW Motorrad’ın şehir içi ulaşım odağında erişilebilir modeli olarak geliştirilen Yeni BMW CE 02, çevik, pratik ve sağlamlığının yanı sıra birçok arazide üst düzey sürüş keyfini de beraberinde getiriyor. Yeni BMW CE 02’nin 11 kW/15 HP güç çıkışına sahip motor seçeneği bulunuyor. Bu güç çıkışı sayesinde kullanıcısına dinamik bir sürüş deneyimi sunan Yeni BMW CE 02, 90 km’ye varan menziliyle uzun şehir içi yolculuklar için de ideal bir alternatif sunuyor. Güçlü motoru sayesinde maksimum 95 km/s hıza ulaşan Yeni BMW CE 02, 132 kg ağırlığa sahip 11 kW’lik versiyonuna ek olarak 119 kg ağırlığında 4 kW’lik seçeneği de kullanıcılarına sunuyor.
Otomotiv Sektörü
Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.
70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımını ve menzil kaybını azaltılıyor.
Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci
Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”
Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.
70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.
Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı
Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.
İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.
MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik
MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.
1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket
Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:
-
Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.
-
Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.
-
DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.
2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı
MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:
-
Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.
-
Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.
3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı
Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.
🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları
-
MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.
-
MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.
Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.
Otomotiv Sektörü
BYD Türkiye, “Teknoloji Şovu”na TEKNOFEST İstanbul’da Devam Ediyor
BYD Türkiye, Kemerburgaz’da inşa ettiği özel alanda YANGWANG U8 ve YANGWANG U9’un benzersiz yeteneklerini sergilediği nefes kesen teknoloji şovunun ardından, şimdi de bu modelleri ve teknolojik gücünü TEKNOFEST İstanbul’da katılımcılarla buluşturdu.
Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İstanbul’da yerini aldı. 17-21 Eylül tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen festival, teknoloji tutkunlarını bir araya getirirken; BYD Türkiye de lüks segment markası YANGWANG U8 ve YANGWANG U9 modellerinin yanı sıra, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) Ocak – Ağustos verisine göre tüm elektrikli hatchback modeller içerisinde en fazla satış yapan BYD DOLPHIN modelini ziyaretçilerle buluşturdu.
BYD’nin devrim niteliğindeki Blade Batarya, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi başta olmak üzere ileri teknolojileri de fuar alanında kurulan özel stand alanında katılımcılara tanıtıldı.
TEKNOFEST’E gelen ziyaretçiler, BYD’nin inovasyon gücüyle donatılmış araçlarını ve ileri teknolojilerini yakından inceledi. Track Edition versiyonu ile dünyanın en hızlı elektrikli süper spor modeli unvanına sahip YANGWANG U9, BYD’nin kurduğu özel stand alanında sergilenirken, amfibi özelliği sayesinde hem karada hem de suda hareket edebilen YANGWANG U8 ise 360 derece Tank Dönüşü performansı ile nefes kesen bir şov sundu.
“BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra, ileri teknolojilerimizi TEKNOFEST’te tüm Türkiye ile buluşturuyoruz”
BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, markanın inovasyona olan güçlü bağlılığını her fırsatta yansıtmaya büyük önem verdiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliği olan TEKNOFEST, ülkemizin özellikle havacılık ve savunma sanayi alanında ulaştığı noktayı gösteren son derece değerli bir organizasyon. Ayrıca, gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisini destekleyerek, ülkemizin geleceğine de katkı sunuyor.
DNA’sında teknoloji ve inovasyon olan BYD ise, kendini sürekli gelişime adamış küresel bir teknoloji markası. 120 bini aşkın Ar-Ge mühendisiyle her gün ortalama 40 patent başvurusu gerçekleştiren şirket; bataryadan elektrikli motorlara, süspansiyon sistemlerinden akıllı sürüş teknolojilerine kadar birçok devrim niteliğindeki teknolojiyi otomotiv dünyasına kazandırıyor.
Türk tüketicisi, yeni teknolojilere olan ilgisi ve hızlı adaptasyon yeteneğiyle öne çıkıyor. Biz de BYD Türkiye olarak, 7 farklı modelden oluşan geniş ürün yelpazemizle en son teknolojileri kullanıcılarımızla buluşturuyoruz. Bugün burada teknoloji ve otomobil severlere BYD’nin inovasyon gücünü yakından tanıtmak için bulunuyoruz. 11 Eylül’de Kemerburgaz’da gerçekleştirdiğimiz, Avrupa’da bir ilk olma özelliği taşıyan etkinlikte YANGWANG U8 ve U9 modellerimizi kapsamlı bir teknoloji şovuyla tanıtmıştık. BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra şimdi ileri teknolojilerimizle TEKNOFEST’te yer almak ve bu teknolojilerimizi tüm Türkiye ile buluşturmak bizim için ayrı bir mutluluk.”
BYD, teknoloji gücüyle fark yaratıyor
1995’te batarya üreticisi olarak yola çıkan BYD, bugün elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve akıllı teknolojiler alanında geliştirdiği çözümlerle daha temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyor. 2022’de fosil yakıtlı araç üretimini tamamen sonlandıran ilk otomotiv şirketi olan BYD, bugün dünyanın lider yeni enerjili araç üreticisi konumunda bulunuyor.
Batarya, elektrik motorları ve elektronik kontrol üniteleri gibi elektrikli araçların kalbinde yer alan bileşenlerdeki uzmanlığıyla öne çıkan BYD, son yıllarda geliştirdiği Blade Batarya, DM-i Süper Hibrit Teknolojisi, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi ve DMO Süper Hibrit Sistemi gibi yenilikler, markayı sektörün öncüleri arasına taşıyor. Bir teknoloji lideri olarak BYD, yalnızca otomobil üretmekle kalmıyor; mobilitenin geleceğini yeniden tanımlıyor. YANGWANG U8 ve U9 modelleri, bu vizyonun en çarpıcı örneklerini temsil ediyor.
DOLPHIN: Gelişmiş teknoloji, uzun menzilli batarya gücü
Okyanus serisinin öne çıkan modellerinden BYD DOLPHIN, deniz yaşamından ilham alan tasarım detaylarıyla şık ve modern bir görünüm sunuyor. Gelişmiş teknolojisini uzun menzilli batarya gücüyle birleştiren BYD DOLPHIN, konfor ve verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sağlıyor.
Geniş iç hacmi ve yüksek teknoloji donanımlarıyla segmentinde öne çıkan BYD DOLPHIN, 2024 AutoBest Ödülü’nü kazanarak kalite ve verimliliğini tescilledi. BYD’nin kendi geliştirdiği e-Platform 3.0 üzerinde yükselen model, Lityum Demir Fosfat (LFP) teknolojisine sahip 60.4 kWsa kapasiteli Blade Batarya ile güvenlik, dayanıklılık ve performans konusunda yüksek standartlar sunuyor.
204 PS güç ve 310 Nm tork üreten elektrik motoruyla 0-100 km/s hızlanmasını 7 saniyede tamamlayan DOLPHIN, 160 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. WLTP ölçümlerine göre 427 km WLTP menzil ve 15.9 kWsa karma enerji tüketimi sunan model, 110 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde bataryasını yüzde 30’dan yüzde 80’e 26 dakikada şarj edebiliyor. Gelişmiş enerji tasarrufu sağlayan ısı pompası sistemi ise standart olarak sunuluyor.
Euro NCAP’ten 5 yıldız alan BYD DOLPHIN, markanın diğer modellerinde olduğu gibi uzaktan bağlantı özellikleriyle kullanıcılarına üst düzey konfor sunuyor. Türkiye’deki BYD sahipleri ise uzaktan güncelleme (OTA) sistemi sayesinde araçlarını servise gitmeye gerek kalmadan güncelleyerek her zaman en güncel teknolojiye sahip olabiliyor.
YANGWANG U8: BYD’nin lüks ve son teknoloji SUV’u
YANGWANG markasının ilk seri üretim modeli olan U8, BYD’nin 20 yılı aşkın AR-GE birikiminin ve inovasyon vizyonunun bir sonucu olarak ortaya çıktı. Performans, güvenlik ve ileri teknolojiyi bir arada sunan U8, lüks SUV segmentinde “fütüristik teknoloji, olağanüstü off-road kabiliyeti ve premium yaşam alanı” kombinasyonu ile öne çıkıyor. YANGWANG’ın temeli, 2004’te tanıtılan BYD ET konseptine dayanıyor. ET, dört motorlu bağımsız aktarma sistemini dünyaya ilk kez tanıtmıştı. 20 yıl sonra bu vizyon, e4 platformu ile seri üretime taşındı.
Markanın logosu, “elektrik” anlamına gelen en eski Çince hiyerogliflerden Dian’dan esinlenmiş olup, ilerleme ve bilinmeyene cesurca yol almayı simgeliyor.
Dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden olan IF Tasarım Ödüllü U8’in öne çıkan teknolojileri arasında yüzme kabiliyeti dikkat çekiyor. Araç, bu özelliği sayesinde karada ilerledikten sonra su üzerinde de yol alabiliyor. Bir diğer yenilikçi özellik olan Tank Dönüşü ise dört tekerin ters yönlerde dönmesiyle aracın kendi etrafında 360 derece dönmesine imkân tanıyor.
49,05 kWh Blade Batarya ve CTC (Cell-to-Chassis) entegrasyonu ile 880 kW (1.196 PS) güç ve 1.280 Nm tork sunan araç, 0’dan 100 km/s hıza 3,6 saniyede ulaşıyor ve azami 200 km/s hız yapabiliyor. CLTC protokolünde, aracın karma sürüş menzili 1.000 km, elektrikli sürüş menzili ise 180 km olarak açıklanıyor.
Araç içi uydu iletişimi, gece görüş sistemi ve opsiyonel drone kitiyle donatılmış olan U8, aynı zamanda VtoL enerji paylaşımı ve 15+1 kişiselleştirilebilir off-road modu gibi özelliklerle de dikkat çekiyor. DiSus-P hidrolik gövde kontrol sistemi, 20 inç dövme alaşım jantlar, su geçirmez hava girişi ve sabit yan basamak gibi donanımlar da araca üstün bir kullanım deneyimi sağlıyor.
YANGWANG U9: BYD’nin elektrikli süper otomobil vizyonu
BYD YANGWANG U9, inovasyon, mühendislik, güvenlik ve estetiği bir araya getiren elektrikli süper spor otomobil vizyonunu temsil ediyor. 360 derece dönüş, zıplama ve dans etme kabiliyetleriyle otomotiv dünyasında yenilikçi bir performans deneyimi sunan bu model, ileri teknoloji ile estetiği bir araya getiriyor. Keskin hatlara sahip Time Gate tasarım dili, Interstellar far tasarımı ve dinamik ışık imzaları ile U9, aerodinamik ve sportif bir duruş sergiliyor. Çift kokpit iç düzen ve 127 renkli ambiyans aydınlatması, sürüş moduna göre değişerek yüksek teknoloji deneyimini pekiştiriyor.
Dört bağımsız motoruyla 1.305 PS güç ve 1.680 Nm tork üreten BYD YANGWANG U9, 0’dan 100 km/s hıza 2,36 saniyede ulaşabiliyor. 80 kWh yeni nesil Blade Batarya ile CLTC protokolünde 450 km menzil sağlayan araç, 500 kW çift girişli ultra hızlı şarj sistemi sayesinde yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 10 dakikada ulaşabiliyor.
BYD’nin e4 platformu üzerine inşa edilen U9, bağımsız tork kontrolü, DiSus-X akıllı gövde kontrol sistemi, karbon-seramik diskler ve gelişmiş süspansiyon yapısı ile hem pist performansı hem de günlük sürüş konforu sunuyor. Aerodinamik olarak ayarlanabilir ve opsiyonel karbon fiber “swan neck” spoiler yüksek yere basma kuvveti sağlayarak üstün yol tutuşu sağlarken, araçta ısı pompası ve Cell-to-Body entegrasyonu gibi ileri teknolojiler de yer alıyor.
YANGWANG U8 ve U9 modelleri, BYD’nin Ar-Ge gücünü, mühendislik vizyonunu ve teknoloji liderliğini doğrudan yansıtırken, şu an için Avrupa homologasyonu bulunmadığı için Türkiye pazarında kısa vadede satışa sunulmaları planlanmıyor.
-
Lojistik3 hafta önceİhracatçıya İskandinavya Müjdesi: TCT Lojistik ve Alpi Danimarka’dan Güçlü Ticaret Köprüsü
-
Ulaşım2 hafta önceİDO’DAN 2026 İLKBAHAR-YAZ TARİFESİ: “Marmara’da Yolculuk Bir Ulaşım Değil, Bir Deneyim”
-
Ulaşım2 hafta önceBitaksi, yapay zeka ile ‘değişim saati’ ve ‘karşının taksisi’ sorununu bitiriyor
-
HTA Haberleri2 hafta önceVolkswagen Ticari Araç, İSTAB ve Sektör Temsilcileriyle İftarda Buluştu
-
Sektörel2 hafta önceOtomol Stratejik İş Birliklerini Güçlendirmeye Devam Ediyor
-
Test Sürüşleri1 hafta önceTEST EDİYORUZ : “JEEP AVENGER Hibrit”
-
Yolcu Taşıma1 hafta önceKRUVAZİYER SEKTÖRÜNDEN 8 MART MESAJI! KADINLAR ROTAYI ÇİZİYOR
-
Ulaşım1 hafta önceİDO’dan Seyahatte Yeni Dönem Başlıyor

