Otomotiv Sektörü
Ford, Yeni Ford Fiesta’yı ‘Hibrit’ Versiyonu ile Birlikte Tanıttı
B segmentinin önde gelen modellerinden Ford Fiesta, cesur ve karakteristik özelliklere sahip yeni dış tasarımı, teknolojik özellikleri ve hibrit dahil olmak üzere birbirinden farklı model seçenekleri ile tanıtıldı. Trend, Titanium, ST ve Active modellerinin her biri daha fazla renk seçenekleri, jant tasarımı ve iç tasarım detaylarından faydalanıyor. Fiesta ailesi oldukça belirgin özelliklere sahip Titanium, ST ve Active modellerinin yanısıra karakteristik özelliklerini güçlendiren Vignale paketleri ile büyüyor.
İleri teknolojiler yeni Fiesta’yı daha keyifli sürüş deneyimi sunması için daha donanımlı kılıyor. LED ön farlar ilk kez tüm Fiesta modellerinde sunuluyor. Üst donanımlara geçtikçe uzun farlarda yansıma önleme özelliği bulunan Matrix LED teknolojili LED ön farlar, zorlayıcı yol ve hava koşullarında daha net görüş için uyarlanabiliyor. 1 Yeni Fiesta’da ayrıca sürücülerin konforlu şekilde seyahat edebilmeleri için gerekli bilgilere sahip olmalarına yardımcı olan 12.3 inçlik dijital yol bilgisayarı bulunuyor.

Elektrikli güç ve aktarım organları yeni Fiesta’nın yakıt verimliliğini artırırken, maksimum sürüş keyfi sunuyor ve emisyon miktarlarının azaltılmasına imkan sunuyor. Ford’un EcoBoost 48-voltluk hafif hibrit teknolojisi, yakıt verimliliğini optimize ediyor, aynı zamanda Fiesta’nın takdir edilen sürüş dinamiklerini duyarlı hızlanma özelliği ile pekiştiriyor. Söz konusu teknoloji Ford’un Powershift yedi ileri vitesli otomatik şanzımanı ile birlikte çalışıyor, hızlı ve kusursuz biçimde vites değiştirmeyi mümkün kılarken, en konforlu ve güvenli sürüş deneyimini sunuyor.
Ford ayrıca, performansı geliştirilmiş yeni ‘Fiesta ST’ modelini de tanıttı. Etkileyici hatchback deneyimi yeni Matrix LED ön farlar, Yeni Fiesta ST, Ford mühendisleri tarafından tasarlanmış yeni Performans Koltuklar, çarpıcı ön ızgara ve yeni renk seçenekleri gibi sportif tasarım detayları ve yüzde 10 artışla 320 Nm’ye kadar çıkan azami tork özelliği ile zenginleştirildi.

Yepyeni tasarım, daha fazla karakteristik özellik
Yeni Ford Fiesta, kompakt SUV Ford Puma tarafından da kullanılan, başarısı kanıtlanmış Ford B- otomobil mimarisine dayanıyor.Serinin yeni dış tasarımında burun kısmının yüksekliğini artıran motor kaputu ve daha geniş üst ızgaralar yer alıyor. Ford’un “mavi oval” amblemi artık motor kaputunın kenarında değil, ızgara içinde yer alıyor ve yolda kendini daha fazla gösteriyor.
Yeni standart LED ön farlar Yeni Fordi Fiesta’nın iddialı, güvenilir, modern tasarım detaylarını şık ve yatay tasarımıyla tamamlıyor. Arkada, standart arka farlar daha sofisitike bir görünüm sağlayan yeni siyah çerçeveler içinde yer alırken, mevcut LED arka farları da Premimum Siyah renk tamamlıyor. Bireysel stili yansıtmak için her bir yeni FordFiesta modelinin kendine özgü dış ve iç tasarım unsurları dışında benzersiz tampon alt paneli ve ızgara tasarımı bulunuyor; bu da her bir modele karakteristik bir özellik kazandırıyor. Trend ve Titanium modellerinde ise yan havalandırma ızgaraları ve belirgin yatay levhalar ve krom çerçeveye sahip daha geniş üst ızgaralar bulunuyor. Titanium modelinde ayrıca, krom pencere çerçeveleriyle eşleşen, kromla kaplanmış üst ızgara yatay çubukları yer alıyor.
Ford Performansı’ndan ilham alan ST modelinde daha sportif özelliklere sahip; bal peteği görüntüsünde, parlak siyah renkte yeni üst ızgaralar bulunuyor. Geniş yan havalandırma ızgaraları otomobilin gövde rengiyle aynı renkte. Daha geniş ve daha alçakta yer alan ızgara da serinin sportif görünümüne katkı sağlıyor.
SUV’dan ilham alan Active modelini diğer modellerden maceracı karakterini ortaya koyan sert çizgilere sahip tasarım detayları ayırıyor. Parlak siyah renkteki geniş üst ızgara, daha yüksek ve çıkıntılı yan havalandırma ızgaraları, Active serisinin Crossover duruşunu yansıtıyor.

Yeni Fiesta’da yedi adet yeni alaşımlı jant tasarımı ve iki yeni gövde rengi bulunuyor. Titanium, ST ve Active modelleri için mevcut olan Vignale paketleri özel tasarım 17 ve 18 inçlik alaşımlı jantlar, Sensico tasarımı koltuk malzemeleri ve modeline göre mat karbon efektli iç dekorasyon unsurları ile sunuluyor.
Bugünün ve yarının güç aktarım organları
Yeni Ford Fiesta, sade, duyarlı ve yakıt tasarruflu sürüş deneyimini EcoBoost 48 voltluk hafif hibrit ve EcoBoost benzinli güç aktarım organları ile sunuyor.
Fiesta’nın cazibesinin merkezinde yer alan keyifli ve eğlenceli sürüş deneyimini pekiştirirken kullanım maliyetlerini düşürme hedefiyle tasarlanan EcoBoost Hibrit modellerde standart jeneratör yerine Kayış Tahrikli Entegre Jeneratör (BISG) yer alıyor; bu da genellikle fren ve yavaşlama sırasında azalan enerjinin geri kazanılmasını ve depolanmasını sağlıyor. BISG, 48 voltluk lityum-iyon, hava ile soğutulan aküyü şarj ediyor.

BISG ayrıca motor ile entegre olarak, depolanan enerji ile normal sürüş ve hızlanma sırasında torka yardımcı olarak ve aracın elektrikli yardımcı donanımlarını çalıştırarak hareketlendirme görevi görüyor. Bu teknoloji, motoru 350 milisaniye gibi kısa bir sürede yeniden çalıştırabiliyor; daha fazla yakıt tasarrufu sağlamak için aracın debriyaj pedalına basılıyken ve vitesteyken yavaşlayarak 25 km/s’nin altında bir hıza düşmesi ve durması gibi durumlarda motoru durdurmak için Otomatik Başlat-Durdur sistemini devreye sokuyor.
Yeni Fiesta’nın 1.0-litre EcoBoost Hibrit motoru ise altı ileri manuel şanzımanlı 125 PS ve 155 PS motor gücü seçenekleri ile sunuluyor. Ford’un gerçekleştirdiği araştırmalardan elde ettiği bulgulara göre yeni Fiesta’nın 4.9l/100 km WLTP yakıt verimliliği ve 111g/km‘den 2 başlayan CO2 emisyon değerleri hibrit olmayan 125 PS 1.0-litre EcoBoost motora kıyasla yüzde 5 oranında iyileştirme sağlıyor ve buna bağlı olarak da şehir içi kullanımda yüzde 10’a kadar tasarrufu mümkün kılıyor. 5.2 l/100 km yakıt verimliliği ve 117 g/km’den başlayan CO2 değerleri ile 125 PS EcoBoost Hibrit ayrıca yedi ileri vites ve Powershift şanzıman ile sunuluyor; ayrıca optimum sürüş deneyimi için kusursuz vites değişimini mümkün kılıyor.

Normal, Spor ve Eco Sürüş Modlarının teknolojisi kullanılarak Fiesta’nın sunduğu etkileyici sürüş deneyimleri sürücülerin gaz pedalı duyarlılığını, ESP sistemini (Elektronik Stabilite Programı), çekiş kontrolünü, otomatik vites modellerde vites değiştirme sürelerini farklı performans gerektiren sürüş şekillerine göre ayarlamalarını mümkün kılıyor. Fiesta Active modelinde ayrıca Patika ve Kaygan Yol sürüş modları da yer alıyor.
Maksimum güvenlik ve konfor için bağlantılı teknolojiler
Yeni Ford Fiesta’da sürücüler ve yolcular için şehir içi sürüşten şehirlerarası otoyolda sürüşe kadar farklı senaryolara yönelik olarak konforu, güvenilirliği ve kullanım kolaylığını artırmaya yardımcı olacak sürüş teknolojileri yer alıyor. Standart LED ön farlar, üstün görüş sağlamak için uzun ve kısa LED far ve gündüz farı içeriyor. Üst sınıf Matrix LED ön farlar, farklı sürüş senaryolarına göre uyarlanabiliyor. 1 Araç sensörleri düşük hızda manevra girişimi ya da cam sileceklerinin çalıştığını algıladığında Manevra Farı ve Kötü-Hava Farı fonksiyonları devreye giriyor ve otomatik olarak farları sürücünün daha net görmesini sağlayacak şekilde ayarlıyor. 1 Yansıma yapmayan uzak far, yaklaşmakta olan trafiği algılamak ve yoldaki diğer sürücülerin gözünde parlama yapabilecek ışınları engellemeye yönelik olarak “yansımasız nokta” oluşturmak için öne monte edilmiş bir kamera kullanıyor. Bu teknoloji gece sürüşlerinde görüş etkinliğini maksimum düzeye taşırken, diğer sürücülerin gözlerinin kamaşma riskini azaltmaya yardımcı oluyor ve uzun farların kullanımını artırıyor.
Yeni Ford Fiesta’larla sunulan 12.3 inçlik dijital yol bilgisayarı, sürücülere navigasyon bilgilendirme de dahil tüm bilgi ekranlarını kişiselleştirme ve önceliklendirme olanağı veriyor. Dijital gösterge grubunda benzersiz temalarla tasarlanmış, seçilen Sürüş Modlarına uygun ekranlar ve sürücü asistanı teknolojileri gibi yüksek öncelikli bilgiler için ayrı bir alan yer alıyor.
Daha sofistike teknolojiler arasında Dur & Kalk özellikli Adaptif Hız Sabitleme ve Hız Levhası Tanıma teknolojileri1 yer alıyor. Her iki teknoloji de öndeki araçla mesafeyi koruyarak, konforlu bir sürüşü sağlamak için tasarlandı. Powershift şanzımanlı araçlarda sistem otomatik olarak Fiesta’yı tamamen durdurabiliyor ve dur-kalkların yoğun olduğu trafikte otomatik olarak hareket ettirebiliyor.
Ayrıca, Aktif Park Asistanı1, aracın sığabileceği boyutta park alanlarını tespit edebiliyor ve sürücünün yalnızca hızı, freni ve vites seçimini kontrol ederken ellerini kullanmadan park etmiş araçlar arasında dikey ya da paralel park etmesini sağlıyor. Olası çarpışmaları önlemek ya da çarpışmanın etkisini hafifletmek üzere tasarlanmış teknolojiler arasında, Çapraz Trafik Uyarı Sistemli ve Aktif Fren Sistemli Kör Nokta Uyarı Sistemi (BLIS) 1, Şerit Takip Sistemi ve Çarpışma Öncesi Aktif Fren Sistemli Asistan1 yer alıyor.
Ford’un iletişim ve eğlence sistemi SYNC 36 basit sesli komutlarla sesi, navigasyon sistemini ve bağlantılı akıllı telefonları kontrol etmeyi mümkün kılıyor. Sistem Apple CarPlay ve Android Auto™ ile uyumlu ve 8 inçlik bilgi eğlence sistemi ile destekleniyor. Dokunmatik ekran, tutma ve kaydırma hareketleriyle yönetilebiliyor ve kullanılabilir arka görüş kamerasından 180 derecelik görüntüyü ekrana yansıtabiliyor.
Otomotiv Sektörü
Mercedes S-Class’ta Ezber Bozan Yenilik: Isıtmalı Emniyet Kemeri ile Tanışın!
Otomobil dünyasının “teknoloji laboratuvarı” olarak kabul edilen Mercedes-Benz, lüks tanımını bir adım daha ileriye taşıyor. Markanın amiral gemisi S-Class modelinde tanıtılan ısıtmalı emniyet kemeri teknolojisi, özellikle dondurucu kış günlerinde sürücü ve yolcuların konforunu bambaşka bir boyuta taşımaya kararlı.
Sadece Koltuklar Değil, Artık Kemerler de Isınıyor
Kış aylarında aracınıza bindiğinizde koltuk ve direksiyon ısıtmasını açsanız bile, vücudunuza temas eden o buz gibi emniyet kemeri hissi keyfinizi kaçırabiliyordu. Mercedes-Benz mühendisleri, bu “küçük ama rahatsız edici” detayı ortadan kaldırmak için kolları sıvadı.
Yeni nesil S-Class’ta opsiyonel olarak sunulan bu özellik, emniyet kemerinin dokusuna entegre edilen ince ısıtıcı lifler sayesinde çalışıyor. Kemer bağlandığı andan itibaren göğüs ve omuz bölgesine yayılan yumuşak sıcaklık, soğuk havalarda seyahat konforunu maksimize ediyor.
Gereklilik mi Yoksa Gösteriş mi?
Her lüks yenilikte olduğu gibi, ısıtmalı emniyet kemeri de otomobil dünyasında merak ve tartışmaları beraberinde getirdi. Bazı çevreler bu özelliği “aşırı lüks” olarak nitelendirse de, otomobil tarihi S-Class’ın haklılığını defalarca kanıtladı.
-
Dün Hayaldi: ABS, hava yastığı ve adaptif hız sabitleyici gibi donanımlar da ilk çıktığında sadece S-Class kullanıcılarına özel birer lükstü.
-
Bugün Standart: Bugün bu özellikler en baz model şehir otomobillerinde bile olmazsa olmaz güvenlik standartları arasında.
Bu durum, bugün “fazla” bulunan ısıtmalı kemerlerin gelecekte tüm araçlar için bir standart haline gelebileceğinin en büyük işareti.
Enerji Tasarrufuna Katkı Sağlayabilir
Şaşırtıcı olsa da bu özellik sadece konforla sınırlı değil. Uzmanlar, ısının doğrudan vücuda temas (kemer ve koltuk yoluyla) etmesinin, kabin içindeki havanın tamamını ısıtmaktan çok daha az enerji tükettiğini belirtiyor. Bu da özellikle elektrikli otomobillerde menzil tasarrufu için kritik bir avantaj sunabilir.
Haberin Özet Noktaları:
-
Model: İlk kez Mercedes-Benz S-Class serisinde uygulanıyor.
-
Amaç: Kışın kemerin soğuk hissini yok etmek ve sürüş konforunu artırmak.
-
Teknoloji: Kemer dokusuna zarar vermeyen, esnek ve iletken lifler kullanılıyor.
Mercedes’in bu yeni konfor hamlesini nasıl buldunuz? Sizce diğer markalar da bu akımı takip etmeli mi?
Otomotiv Sektörü
Castrol’ün İlham Veren “Uzuuun Yolculuk” Macerasının Türkiye Ayağı Renault Duster ile Tamamlandı
Madeni yağ pazarının lider markalarından Castrol, heyecan verici iş birliklerinde yeni bir maceraya daha imza attı. Globalde büyük ilgi gören “The Loooooong Ride” projesinin Türkiye ayağı, seyahat yazarı Seymen Bozaslan ve Renault iş birliğiyle tamamlandı. Çin’den Orta Asya’ya ve Türkiye’ye uzanan bu macera ile Castrol’ün dayanıklılık, uzun ömür ve yüksek performans konusundaki üstünlüğü bir kez daha gözler önüne serildi.
Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen Uzuuun Yolculuk serüveninde Renault Duster ve Seymen Bozaslan, 111 günde 50’den fazla şehirde 20 bin kilometre yol kat etti. Türkiye’nin doğal ve kültürel güzelliklerinin altını çizen bu proje, Renault Grubu araçları için geliştirilen Castrol GTX ürününün gerçek yol koşullarındaki performansını da bir kez daha ortaya koydu.
Castrol GTX motor yağı kullanılan Renault Duster ile yola çıkan Seymen Bozaslan, yaklaşık 20 bin kilometre boyunca Türkiye’yi bir uçtan bir uca kat etti. Köylerden şehirlere, vadilerden dağ geçitlerine kadar birçok rotada yol alan Bozaslan, Castrol GTX’in motor ömrünü uzatan gelişmiş formülüyle zorlu koşullarda bile güvenle yolculuk yaptı. Aynı zamanda Seymen Bozaslan, Türkiye’nin en yüksek 5 zirvesinin 4’üne Renault Duster ile tırmanarak yüksek rakımlı yolculukları da sorunsuz bir şekilde tamamladı.
“Global projeye, yerel dokunuşlar yaparak ülkemizin güzelliklerini sergiledik”
Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama Direktörü Cansu Taç Ekmekçiler, Uzuuun Yolculuk’un Türkiye ayağını değerlendirerek, “Castrol olarak dünyanın farklı coğrafyalarında hayata geçirilen The Loooooong Ride projesinin Türkiye ayağını tamamlamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yolculuk, Castrol ile her şartta ve yolda güvenle yol alınabileceğini gösteren küresel bir deneyimin parçasıydı. Seymen Bozaslan’ın yaklaşık 4 ayda Türkiye’nin dört bir yanını kapsayan rotası sayesinde, bu zorlu 20 bin km’yi Renault için geliştirilen Castrol GTX’in motoru temiz tutma, tortu oluşumunu engelleme ve uzun ömür sağlama özelliklerini gerçek yol koşullarında bir kez daha kanıtladık. Türkiye’deki bu proje, hem markamızın küresel gücünü hem de yerel dokunuşunu bir arada yansıtması ve ülkemizin güzelliklerini göstermek bakımından bizim için çok değerliydi” dedi.
“Sorunsuz 20 bin kilometre, sayısız hikaye”
Uzuuun Yolculuk’un Türkiye’deki ayağını gerçekleştiren ve deneyimlerini paylaşan seyahat yazarı Seymen Bozaslan, bu keyifli projeden duyduğu heyecanı anlatarak, “Türkiye’yi bir uçtan bir uca kat ederken, her 100 kilometrede değişen kültürlere, dillere ve manzaralara tanıklık ettim. Uzuuun Yolculuk, Türkiye için üretilen Renault Duster ve Castrol madeni yağlarıyla sorunsuz geçen 20 bin kilometrelik bir yolculuğu ve birçok farklı hikayeyi barındırıyor. Bu ilham verici yolculuğun Türkiye ayağında bana güvenen Castrol Türkiye’ye teşekkür ederim” dedi.
Bursa’da üretilen Renault Duster, Bursa’daki Castrol Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti
Castrol’ün global ölçekte yürüttüğü The Loooooong Ride projesinin Türkiye ayağı olan Uzuuun Yolculuk’ta yol arkadaşı olarak Bursa’da üretilen Renault Duster tercih edildi. Seyahat yazarı Seymen Bozaslan, tek yağ bakımıyla 111 günde 20 bin kilometre yol yaparak Türkiye’yi bir uçtan bir uca kat etti. Bu süreçte Castrol GTX motor yağının dayanıklılığı ve uzun ömrü gerçek yol koşullarında sınandı. Yolculuğun sonunda Renault Duster, önce evine OYAK Renault Otomobil Fabrikaları’na uğradı. Sonrasında ise Bursa’daki Castrol Teknoloji Merkezinde aracın motor yağından numune alınarak laboratuvar testleri yapıldı ve görevini sorunsuz bir şekilde tamamlayan Castrol GTX’in gösterdiği performans analiz edildi.
Otomotiv Sektörü
MINI, Ultra Maraton Yüzücüsü Aysu Türkoğlu’nun Sınır Tanımayan Yolculuğuna Eşlik Ediyor
Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI, özgün tarzı, enerjisi ve cesaretiyle markanın ruhunu yansıtan ilham verici isimlerin yolculuklarına eşlik etmeyi sürdürüyor. MINI, bu vizyon doğrultusunda Türkiye’yi dünya açık su yüzme arenasında başarıyla temsil eden Ultra Maraton Yüzücüsü Aysu Türkoğlu ile iş birliğine imza attı. Türkoğlu, Tamamen Elektrikli MINI Countryman modeliyle hedeflerine çevreci bir enerjiyle ilerleyecek.
Borusan Otomotiv Grubu olarak Türk sporuna verdikleri desteği, açık su yüzme sporunun ilham verici isimlerinden Aysu Türkoğlu ile genişletmekten büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, “Aysu Türkoğlu, genç yaşında elde ettiği başarılarla Türkiye’yi en güzel şekilde temsil ediyor. O sadece bir yüzücü değil; kararlılığı ve tutkusuyla ilham veren bir isim. Enerjisi, cesareti ve azmi, MINI’nin özgün ruhuyla mükemmel bir uyum içinde. Spora olan desteğimizi bu değerli iş birliğiyle sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.
Aysu Türkoğlu ise iş birliğiyle ilgili duygularını şu sözlerle paylaştı: “Cesaret, özgürlük ve kendi yolunu kendi çizmek. MINI’nin ruhunu özetleyen bu değerler benim için de çok anlamlı. Değerlerine inandığım bir markayla ortak bir vizyonu paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum.”
Sınırları Aşan Başarılar
Bugüne kadar Manş Denizi, Kuzey Kanalı, Cook Boğazı ve Catalina Kanalı geçişlerini tamamlayan Aysu Türkoğlu, 2024 yılında gerçekleştirdiği Catalina Kanalı geçişiyle “Triple Crown of Open Water Swimming” unvanını kazanan en genç Türk yüzücü oldu.
- Ayrıca “Oceans 7” parkurlarının beşincisi olan Kaiwi Kanalı’nı 21 saatte geçerek bu rotayı tamamlayan en genç Türk yüzücü unvanını da elde etti. Türkoğlu, “Oceans 7” olarak bilinen dünyanın en zorlu yedi açık deniz geçişini tamamlamayı hedefliyor.
İş birliği kapsamında Türkoğlu, Tamamen Elektrikli MINI Countryman modelini kullanacak.
-
Minibüs3 hafta önceAnadolu Isuzu’dan Bektaşlar Turizm’e 20 Adet Novo Lux Teslimatı
-
Yük Taşıma2 hafta önceVolvo Trucks, Türkiye’de Tüm Zamanların En Yüksek Pazar Payına Ulaştı!
-
Lojistik1 hafta önceÇobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor
-
Sektörel5 gün önceMercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı’na “En İyi Roadshow” Ödülü
-
Kamyon-Çekici3 saat önceVolvo Trucks, Euro NCAP Güvenlik Değerlendirmesinde Yeniden 5 Yıldız Aldı!
-
Otomotiv Sektörü3 saat önceMercedes S-Class’ta Ezber Bozan Yenilik: Isıtmalı Emniyet Kemeri ile Tanışın!

