Otomotiv Sektörü
Honda En Güçlü Civic Type R’ı Tanıttı
Honda, yüksek performanslı kompakt hatchback sınıfındaki hot hatch geleneğini sürdürüyor. Honda’nın yenilenen Civic Type R modeli, 25 yıllık köklü bir hot hatch geçmişine dayanıyor. Japonya’daki Uluslararası Yarış Pisti Suzuka’da gösterdiği performans ile önden çekişli otomobillerde yeni bir tur rekoruna imza atan yeni Civic Type R, performansındaki iyileştirmeler ile tamamen yeni bir sürüş deneyimini de beraberinde getiriyor. Yeni nesil Honda Civic Type R, 2023 yılının başında Avrupa yollarına çıkmaya hazırlanıyor.
Yüksek performanslı hatchback modeli olan Type R’ın 25’inci yılını ve aynı zamanda efsanevi Civic’in 50’nci yılını kutlayan Honda, 2023 yılının başından itibaren Avrupa’da satışa sunulacak olan yeni nesil Civic Type R modelini tanıttı. Honda’nın yarış dünyasından ilham alan uzun soluklu ve yüksek performanslı otomobiller geleneğine dayanan yeni Type R, bugüne kadarki en heyecan verici sürüş deneyimini sunmak için geliştirilerek tasarlandı. Japonya’daki Suzuka Pisti’nde önden çekişli otomobiller tur rekorunu kırarak şimdiden yeni standartları belirleyen Civic Type R, Honda mühendisleri tarafından aerodinamik performansı iyileştirilerek tasarım dahil olmak üzere her yönden geliştirildi. Honda mühendisleri, hafif bileşenleri ve aktarma organları ile bugüne kadarki en hızlı ve en güçlü Type R’ı yarattı.

Yeni Civic Type R modelinin tanıtımına ilişkin konuşan Honda Motor Europe Kıdemli Başkan Yardımcısı Tom Gardner, “Honda mühendisleri, yeni Civic Type R ile bir kez daha yüksek performanslı hatchback segmentindeki en tatmin edici sürüş deneyimini sunma hedefimize ulaştı. Yenilikçi çözümler ve motorsporlarından türetilen teknolojiler sayesinde, önceki neslin hafif versiyonundan bile üstün bir performans seviyesi elde ettik. Safkan sürüş tutkunları arasında Civic Type R’ı popüler kılan ise 25 yıldır süren mükemmel performansa olan bağlılığı olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Güçlü aerodinamik tasarım
“Ultimate Sports 2.0” konsepti kapsamında geliştirilen yeni nesil Type R, kısa bir süre önce tanıtılan Honda Civic e:HEV’in şık ve sportif silueti üzerine inşa edildi. Daha sportif bir görünüm ve gelişmiş sürüş performansı için Type R, daha alçak ve daha geniş bir duruşa sahip. Yeni Type R’ın squat formu; özel tasarım Michelin Pilot Sport 4S lastikleri, 19 inçlik mat siyah hafif alaşım jantları çevrelerken şişkin çamurluk kemerlerini de dolduruyor.
Honda mühendislerinin geliştirme sırasında, “Ultimate Sports Design” konsepti üzerinde durduğu model, yüksek performanslı, önden motorlu ve önden çekişli bir otomobilin son hali olarak öne çıkıyor. Ön ve arka tampon gibi ayrıntıları dışında, arka kapıları ve çamurluk kemerleri de gövdeye entegre edilen tasarımlarıyla bütünlük duygusu yaşatıyor. Tüm tasarım öğeleri özel olarak geliştirilen yeni Type R, ayrıca güçlü bir aerodinamik sağlıyor. Ön tamponun geniş alt ızgarası, motora giden hava akışını en üst düzeye çıkarıyor ve hava akışını güçlendirmek üzere hava çıkış açıklığına sahip yeni ve gösterişli motor kaputu da uyum içinde çalışıyor. Ön tekerleklerin arkasındaki geniş havalandırma girişleri ile doğrudan gövde altına entegre edilen yeni ve daha büyük arka difüzör, aerodinamiği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı oluyor. Heybetli arka spoyler tasarımı, yere basma kuvvetine katkıda bulunuyor ve hava direncini bastırmak için arkaya doğru açılı olarak konumlandırılıyor. Yeni dökme-alüminyum ayaklarla desteklenen arka spoyler, daha alçak ve geniş duruyor bu da yeni nesil Type R’ın sportif tasarımını tamamlıyor.

Sürükleyici kokpit deneyimi
Yeni Type R’ın iç tasarımı, sürüş keyfini artırmayı ve sürücünün odaklanmasını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Ana hatlarıyla yeni Civic e:HEV’deki üst düzey konfor, pratiklik ve zarafet korunurken, Type R’a özgü kırmızı eklemeler de kabin içi deneyimi artırıyor. Gelişmiş sürüş deneyimini desteklemek üzere tasarlanan kokpitte, sürücü daha alçakta oturuyor ancak kaput üzerinde daha fazla görüş, daha az kör nokta ve daha az yansıma ile görüş alanı iyileştiriliyor. Süet efektli hafif spor ön koltuklar, pist ve uzun yolculuklarda konfor ve kullanım kolaylığını artırmak üzere vücudu destekliyor.
Sürücü, motor, direksiyon, süspansiyon ve motor sesine müdahale eden altı performans ayarı bulunan yeni Type R’ın Comfort, Sport ve +R moduna ek olarak, sürüş deneyimini kişiselleştirmek üzere yeni bir ‘Bireysel’ modu da bulunuyor. Honda’nın LogR veri kaydedicisi de yeni nesil Type R için güncellendi. LogR veri kaydedici, çeşitli ölçümleri gerçek zamanlı olarak izlemek ve kaydetmek üzere araç içi sensörler tarafından toplanan performans verilerini akıllı telefon uygulamasıyla birleştiriyor. LogR’da tur sürelerini kaydetmek için bir kronometre, aracın ulaşabileceği maksimum lastik kuvvetini gösteren bir 3 boyutlu lastik sürtünme animasyonu, sürücülerin pist becerilerini geliştirmelerine yardımcı olan puanlama özelliği gibi işlevler bulunuyor. Ayrıca bu özellik pistte güvenli, doğru ve kademeli olarak daha hızlı tur zamanlarını elde ederek sürücünün kendini geliştirmesine de katkı sağlıyor.

Performans odaklı mühendislik iyileştirmeleri
Yeni Civic Type R, güçlü, başarılı gaz tepkileri ve yüksek devirli motoruyla farkını ortaya koyuyor. Yeni nesil, 2017 yılında tanıştığımız Type R’daki yüksek performanslı motorun daha gelişmiş bir versiyonu ile yollara çıkıyor. Motorun performans ve verimliliğini iyileştirmek için birçok değişiklik yapılan Type R’da verimliliği artırmak için de daha kompakt bir gövdeye sahip bir turbo kullanılıyor. Ayrıca, gücü artırmak ve turbodan geçen hava akışını iyileştirmek için turbo pallerinin sayısı da artırılarak şekli optimize edildi. Bunun dışında egzoz sistemi de yenilendi. Tüm bu özellikler, önceki nesil Type R’ın güç-ağırlık oranını, tork ve güç üretimini daha da iyileştirirken 2023 model Civic Type R’ı da sınıfının litre başına en güçlü otomobillerden biri yapmayı başardı.
Sürüş keyfini en üst seviyeye taşımak üzere daha önce de kullanılan altı vitesli manuel şanzıman optimize edilirken; Otomatik Blip işlevi ile birlikte iyileştirilen devir eşleştirme sistemi, vites küçülürken devir uyumu sağlayarak, viraj girişinde otomobilin dengesine yardımcı oluyor. Yüksek dayanımlı şanzıman, yüksek rijitlik seviyesine sahip vites kolu ve optimize edilmiş vites yollarıyla birlikte hassas ve hızlı vites değişimleri sunuyor. Önceki nesilde kullanılan iki parça diskli Brembo fren sistemi de daha hassas ve uzun ömürlü fren performansı için iyileştirildi. Yeni nesil, iyileştirilmiş radyatör ve gelişmiş hava soğutma işlevleriyle yüksek performanslı kullanımlarda da etkin bir sistem soğutması sunuyor. Gelişmiş ses modülasyonuna sahip yeni üçlü egzoz tasarımı, ses deneyimini iyileştirerek sürücünün otomobille olan bağını daha da güçlendiriyor.
Yeni nesil Civic Type R, Honda Type R tutkunları tarafından çok beğenilen beyaz renk dışında Ralli Kırmızısı, Yarış Mavisi, Kristal Siyah ve Sonik Gri renk seçenekleri ile yollara çıkmaya hazırlanıyor.
Otomotiv Sektörü
Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.
70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımını ve menzil kaybını azaltılıyor.
Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci
Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”
Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.
70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.
Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı
Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.
İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.
MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik
MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.
1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket
Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:
-
Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.
-
Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.
-
DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.
2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı
MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:
-
Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.
-
Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.
3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı
Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.
🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları
-
MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.
-
MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.
Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.
Otomotiv Sektörü
BYD Türkiye, “Teknoloji Şovu”na TEKNOFEST İstanbul’da Devam Ediyor
BYD Türkiye, Kemerburgaz’da inşa ettiği özel alanda YANGWANG U8 ve YANGWANG U9’un benzersiz yeteneklerini sergilediği nefes kesen teknoloji şovunun ardından, şimdi de bu modelleri ve teknolojik gücünü TEKNOFEST İstanbul’da katılımcılarla buluşturdu.
Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İstanbul’da yerini aldı. 17-21 Eylül tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen festival, teknoloji tutkunlarını bir araya getirirken; BYD Türkiye de lüks segment markası YANGWANG U8 ve YANGWANG U9 modellerinin yanı sıra, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) Ocak – Ağustos verisine göre tüm elektrikli hatchback modeller içerisinde en fazla satış yapan BYD DOLPHIN modelini ziyaretçilerle buluşturdu.
BYD’nin devrim niteliğindeki Blade Batarya, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi başta olmak üzere ileri teknolojileri de fuar alanında kurulan özel stand alanında katılımcılara tanıtıldı.
TEKNOFEST’E gelen ziyaretçiler, BYD’nin inovasyon gücüyle donatılmış araçlarını ve ileri teknolojilerini yakından inceledi. Track Edition versiyonu ile dünyanın en hızlı elektrikli süper spor modeli unvanına sahip YANGWANG U9, BYD’nin kurduğu özel stand alanında sergilenirken, amfibi özelliği sayesinde hem karada hem de suda hareket edebilen YANGWANG U8 ise 360 derece Tank Dönüşü performansı ile nefes kesen bir şov sundu.
“BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra, ileri teknolojilerimizi TEKNOFEST’te tüm Türkiye ile buluşturuyoruz”
BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, markanın inovasyona olan güçlü bağlılığını her fırsatta yansıtmaya büyük önem verdiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliği olan TEKNOFEST, ülkemizin özellikle havacılık ve savunma sanayi alanında ulaştığı noktayı gösteren son derece değerli bir organizasyon. Ayrıca, gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisini destekleyerek, ülkemizin geleceğine de katkı sunuyor.
DNA’sında teknoloji ve inovasyon olan BYD ise, kendini sürekli gelişime adamış küresel bir teknoloji markası. 120 bini aşkın Ar-Ge mühendisiyle her gün ortalama 40 patent başvurusu gerçekleştiren şirket; bataryadan elektrikli motorlara, süspansiyon sistemlerinden akıllı sürüş teknolojilerine kadar birçok devrim niteliğindeki teknolojiyi otomotiv dünyasına kazandırıyor.
Türk tüketicisi, yeni teknolojilere olan ilgisi ve hızlı adaptasyon yeteneğiyle öne çıkıyor. Biz de BYD Türkiye olarak, 7 farklı modelden oluşan geniş ürün yelpazemizle en son teknolojileri kullanıcılarımızla buluşturuyoruz. Bugün burada teknoloji ve otomobil severlere BYD’nin inovasyon gücünü yakından tanıtmak için bulunuyoruz. 11 Eylül’de Kemerburgaz’da gerçekleştirdiğimiz, Avrupa’da bir ilk olma özelliği taşıyan etkinlikte YANGWANG U8 ve U9 modellerimizi kapsamlı bir teknoloji şovuyla tanıtmıştık. BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra şimdi ileri teknolojilerimizle TEKNOFEST’te yer almak ve bu teknolojilerimizi tüm Türkiye ile buluşturmak bizim için ayrı bir mutluluk.”
BYD, teknoloji gücüyle fark yaratıyor
1995’te batarya üreticisi olarak yola çıkan BYD, bugün elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve akıllı teknolojiler alanında geliştirdiği çözümlerle daha temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyor. 2022’de fosil yakıtlı araç üretimini tamamen sonlandıran ilk otomotiv şirketi olan BYD, bugün dünyanın lider yeni enerjili araç üreticisi konumunda bulunuyor.
Batarya, elektrik motorları ve elektronik kontrol üniteleri gibi elektrikli araçların kalbinde yer alan bileşenlerdeki uzmanlığıyla öne çıkan BYD, son yıllarda geliştirdiği Blade Batarya, DM-i Süper Hibrit Teknolojisi, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi ve DMO Süper Hibrit Sistemi gibi yenilikler, markayı sektörün öncüleri arasına taşıyor. Bir teknoloji lideri olarak BYD, yalnızca otomobil üretmekle kalmıyor; mobilitenin geleceğini yeniden tanımlıyor. YANGWANG U8 ve U9 modelleri, bu vizyonun en çarpıcı örneklerini temsil ediyor.
DOLPHIN: Gelişmiş teknoloji, uzun menzilli batarya gücü
Okyanus serisinin öne çıkan modellerinden BYD DOLPHIN, deniz yaşamından ilham alan tasarım detaylarıyla şık ve modern bir görünüm sunuyor. Gelişmiş teknolojisini uzun menzilli batarya gücüyle birleştiren BYD DOLPHIN, konfor ve verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sağlıyor.
Geniş iç hacmi ve yüksek teknoloji donanımlarıyla segmentinde öne çıkan BYD DOLPHIN, 2024 AutoBest Ödülü’nü kazanarak kalite ve verimliliğini tescilledi. BYD’nin kendi geliştirdiği e-Platform 3.0 üzerinde yükselen model, Lityum Demir Fosfat (LFP) teknolojisine sahip 60.4 kWsa kapasiteli Blade Batarya ile güvenlik, dayanıklılık ve performans konusunda yüksek standartlar sunuyor.
204 PS güç ve 310 Nm tork üreten elektrik motoruyla 0-100 km/s hızlanmasını 7 saniyede tamamlayan DOLPHIN, 160 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. WLTP ölçümlerine göre 427 km WLTP menzil ve 15.9 kWsa karma enerji tüketimi sunan model, 110 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde bataryasını yüzde 30’dan yüzde 80’e 26 dakikada şarj edebiliyor. Gelişmiş enerji tasarrufu sağlayan ısı pompası sistemi ise standart olarak sunuluyor.
Euro NCAP’ten 5 yıldız alan BYD DOLPHIN, markanın diğer modellerinde olduğu gibi uzaktan bağlantı özellikleriyle kullanıcılarına üst düzey konfor sunuyor. Türkiye’deki BYD sahipleri ise uzaktan güncelleme (OTA) sistemi sayesinde araçlarını servise gitmeye gerek kalmadan güncelleyerek her zaman en güncel teknolojiye sahip olabiliyor.
YANGWANG U8: BYD’nin lüks ve son teknoloji SUV’u
YANGWANG markasının ilk seri üretim modeli olan U8, BYD’nin 20 yılı aşkın AR-GE birikiminin ve inovasyon vizyonunun bir sonucu olarak ortaya çıktı. Performans, güvenlik ve ileri teknolojiyi bir arada sunan U8, lüks SUV segmentinde “fütüristik teknoloji, olağanüstü off-road kabiliyeti ve premium yaşam alanı” kombinasyonu ile öne çıkıyor. YANGWANG’ın temeli, 2004’te tanıtılan BYD ET konseptine dayanıyor. ET, dört motorlu bağımsız aktarma sistemini dünyaya ilk kez tanıtmıştı. 20 yıl sonra bu vizyon, e4 platformu ile seri üretime taşındı.
Markanın logosu, “elektrik” anlamına gelen en eski Çince hiyerogliflerden Dian’dan esinlenmiş olup, ilerleme ve bilinmeyene cesurca yol almayı simgeliyor.
Dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden olan IF Tasarım Ödüllü U8’in öne çıkan teknolojileri arasında yüzme kabiliyeti dikkat çekiyor. Araç, bu özelliği sayesinde karada ilerledikten sonra su üzerinde de yol alabiliyor. Bir diğer yenilikçi özellik olan Tank Dönüşü ise dört tekerin ters yönlerde dönmesiyle aracın kendi etrafında 360 derece dönmesine imkân tanıyor.
49,05 kWh Blade Batarya ve CTC (Cell-to-Chassis) entegrasyonu ile 880 kW (1.196 PS) güç ve 1.280 Nm tork sunan araç, 0’dan 100 km/s hıza 3,6 saniyede ulaşıyor ve azami 200 km/s hız yapabiliyor. CLTC protokolünde, aracın karma sürüş menzili 1.000 km, elektrikli sürüş menzili ise 180 km olarak açıklanıyor.
Araç içi uydu iletişimi, gece görüş sistemi ve opsiyonel drone kitiyle donatılmış olan U8, aynı zamanda VtoL enerji paylaşımı ve 15+1 kişiselleştirilebilir off-road modu gibi özelliklerle de dikkat çekiyor. DiSus-P hidrolik gövde kontrol sistemi, 20 inç dövme alaşım jantlar, su geçirmez hava girişi ve sabit yan basamak gibi donanımlar da araca üstün bir kullanım deneyimi sağlıyor.
YANGWANG U9: BYD’nin elektrikli süper otomobil vizyonu
BYD YANGWANG U9, inovasyon, mühendislik, güvenlik ve estetiği bir araya getiren elektrikli süper spor otomobil vizyonunu temsil ediyor. 360 derece dönüş, zıplama ve dans etme kabiliyetleriyle otomotiv dünyasında yenilikçi bir performans deneyimi sunan bu model, ileri teknoloji ile estetiği bir araya getiriyor. Keskin hatlara sahip Time Gate tasarım dili, Interstellar far tasarımı ve dinamik ışık imzaları ile U9, aerodinamik ve sportif bir duruş sergiliyor. Çift kokpit iç düzen ve 127 renkli ambiyans aydınlatması, sürüş moduna göre değişerek yüksek teknoloji deneyimini pekiştiriyor.
Dört bağımsız motoruyla 1.305 PS güç ve 1.680 Nm tork üreten BYD YANGWANG U9, 0’dan 100 km/s hıza 2,36 saniyede ulaşabiliyor. 80 kWh yeni nesil Blade Batarya ile CLTC protokolünde 450 km menzil sağlayan araç, 500 kW çift girişli ultra hızlı şarj sistemi sayesinde yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 10 dakikada ulaşabiliyor.
BYD’nin e4 platformu üzerine inşa edilen U9, bağımsız tork kontrolü, DiSus-X akıllı gövde kontrol sistemi, karbon-seramik diskler ve gelişmiş süspansiyon yapısı ile hem pist performansı hem de günlük sürüş konforu sunuyor. Aerodinamik olarak ayarlanabilir ve opsiyonel karbon fiber “swan neck” spoiler yüksek yere basma kuvveti sağlayarak üstün yol tutuşu sağlarken, araçta ısı pompası ve Cell-to-Body entegrasyonu gibi ileri teknolojiler de yer alıyor.
YANGWANG U8 ve U9 modelleri, BYD’nin Ar-Ge gücünü, mühendislik vizyonunu ve teknoloji liderliğini doğrudan yansıtırken, şu an için Avrupa homologasyonu bulunmadığı için Türkiye pazarında kısa vadede satışa sunulmaları planlanmıyor.
-
Lojistik2 hafta önceİhracatçıya İskandinavya Müjdesi: TCT Lojistik ve Alpi Danimarka’dan Güçlü Ticaret Köprüsü
-
Otobüs4 hafta önceTEMSA, 12 Adet Maraton teslimatıyla 2026’ya güçlü başladı
-
Otomotiv Sektörü4 hafta önceOtokoç Otomotiv’e IFC’den İlk Yatırım: 150 Milyon Dolar
-
Otomotiv Sektörü4 hafta önceCevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
-
Sektörel4 hafta önceTarımsal Pazaryeri Truck1, Agroexpo 2026’nın Medya Ortağı Oldu
-
Yolcu Taşıma4 hafta önceKÂMİL KOÇ’A 100. YILINDA BEŞ YILDIZLI İTİBAR
-
Elektrikli Araçlar4 hafta önceAvrupa’nın Şarj Ekosisteminde Türk İmzası: Tunçmatik
-
Ulaşım1 hafta önceBitaksi, yapay zeka ile ‘değişim saati’ ve ‘karşının taksisi’ sorununu bitiriyor

