Otomotiv Sektörü
Honda En Güçlü Civic Type R’ı Tanıttı
Honda, yüksek performanslı kompakt hatchback sınıfındaki hot hatch geleneğini sürdürüyor. Honda’nın yenilenen Civic Type R modeli, 25 yıllık köklü bir hot hatch geçmişine dayanıyor. Japonya’daki Uluslararası Yarış Pisti Suzuka’da gösterdiği performans ile önden çekişli otomobillerde yeni bir tur rekoruna imza atan yeni Civic Type R, performansındaki iyileştirmeler ile tamamen yeni bir sürüş deneyimini de beraberinde getiriyor. Yeni nesil Honda Civic Type R, 2023 yılının başında Avrupa yollarına çıkmaya hazırlanıyor.
Yüksek performanslı hatchback modeli olan Type R’ın 25’inci yılını ve aynı zamanda efsanevi Civic’in 50’nci yılını kutlayan Honda, 2023 yılının başından itibaren Avrupa’da satışa sunulacak olan yeni nesil Civic Type R modelini tanıttı. Honda’nın yarış dünyasından ilham alan uzun soluklu ve yüksek performanslı otomobiller geleneğine dayanan yeni Type R, bugüne kadarki en heyecan verici sürüş deneyimini sunmak için geliştirilerek tasarlandı. Japonya’daki Suzuka Pisti’nde önden çekişli otomobiller tur rekorunu kırarak şimdiden yeni standartları belirleyen Civic Type R, Honda mühendisleri tarafından aerodinamik performansı iyileştirilerek tasarım dahil olmak üzere her yönden geliştirildi. Honda mühendisleri, hafif bileşenleri ve aktarma organları ile bugüne kadarki en hızlı ve en güçlü Type R’ı yarattı.

Yeni Civic Type R modelinin tanıtımına ilişkin konuşan Honda Motor Europe Kıdemli Başkan Yardımcısı Tom Gardner, “Honda mühendisleri, yeni Civic Type R ile bir kez daha yüksek performanslı hatchback segmentindeki en tatmin edici sürüş deneyimini sunma hedefimize ulaştı. Yenilikçi çözümler ve motorsporlarından türetilen teknolojiler sayesinde, önceki neslin hafif versiyonundan bile üstün bir performans seviyesi elde ettik. Safkan sürüş tutkunları arasında Civic Type R’ı popüler kılan ise 25 yıldır süren mükemmel performansa olan bağlılığı olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Güçlü aerodinamik tasarım
“Ultimate Sports 2.0” konsepti kapsamında geliştirilen yeni nesil Type R, kısa bir süre önce tanıtılan Honda Civic e:HEV’in şık ve sportif silueti üzerine inşa edildi. Daha sportif bir görünüm ve gelişmiş sürüş performansı için Type R, daha alçak ve daha geniş bir duruşa sahip. Yeni Type R’ın squat formu; özel tasarım Michelin Pilot Sport 4S lastikleri, 19 inçlik mat siyah hafif alaşım jantları çevrelerken şişkin çamurluk kemerlerini de dolduruyor.
Honda mühendislerinin geliştirme sırasında, “Ultimate Sports Design” konsepti üzerinde durduğu model, yüksek performanslı, önden motorlu ve önden çekişli bir otomobilin son hali olarak öne çıkıyor. Ön ve arka tampon gibi ayrıntıları dışında, arka kapıları ve çamurluk kemerleri de gövdeye entegre edilen tasarımlarıyla bütünlük duygusu yaşatıyor. Tüm tasarım öğeleri özel olarak geliştirilen yeni Type R, ayrıca güçlü bir aerodinamik sağlıyor. Ön tamponun geniş alt ızgarası, motora giden hava akışını en üst düzeye çıkarıyor ve hava akışını güçlendirmek üzere hava çıkış açıklığına sahip yeni ve gösterişli motor kaputu da uyum içinde çalışıyor. Ön tekerleklerin arkasındaki geniş havalandırma girişleri ile doğrudan gövde altına entegre edilen yeni ve daha büyük arka difüzör, aerodinamiği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı oluyor. Heybetli arka spoyler tasarımı, yere basma kuvvetine katkıda bulunuyor ve hava direncini bastırmak için arkaya doğru açılı olarak konumlandırılıyor. Yeni dökme-alüminyum ayaklarla desteklenen arka spoyler, daha alçak ve geniş duruyor bu da yeni nesil Type R’ın sportif tasarımını tamamlıyor.

Sürükleyici kokpit deneyimi
Yeni Type R’ın iç tasarımı, sürüş keyfini artırmayı ve sürücünün odaklanmasını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Ana hatlarıyla yeni Civic e:HEV’deki üst düzey konfor, pratiklik ve zarafet korunurken, Type R’a özgü kırmızı eklemeler de kabin içi deneyimi artırıyor. Gelişmiş sürüş deneyimini desteklemek üzere tasarlanan kokpitte, sürücü daha alçakta oturuyor ancak kaput üzerinde daha fazla görüş, daha az kör nokta ve daha az yansıma ile görüş alanı iyileştiriliyor. Süet efektli hafif spor ön koltuklar, pist ve uzun yolculuklarda konfor ve kullanım kolaylığını artırmak üzere vücudu destekliyor.
Sürücü, motor, direksiyon, süspansiyon ve motor sesine müdahale eden altı performans ayarı bulunan yeni Type R’ın Comfort, Sport ve +R moduna ek olarak, sürüş deneyimini kişiselleştirmek üzere yeni bir ‘Bireysel’ modu da bulunuyor. Honda’nın LogR veri kaydedicisi de yeni nesil Type R için güncellendi. LogR veri kaydedici, çeşitli ölçümleri gerçek zamanlı olarak izlemek ve kaydetmek üzere araç içi sensörler tarafından toplanan performans verilerini akıllı telefon uygulamasıyla birleştiriyor. LogR’da tur sürelerini kaydetmek için bir kronometre, aracın ulaşabileceği maksimum lastik kuvvetini gösteren bir 3 boyutlu lastik sürtünme animasyonu, sürücülerin pist becerilerini geliştirmelerine yardımcı olan puanlama özelliği gibi işlevler bulunuyor. Ayrıca bu özellik pistte güvenli, doğru ve kademeli olarak daha hızlı tur zamanlarını elde ederek sürücünün kendini geliştirmesine de katkı sağlıyor.

Performans odaklı mühendislik iyileştirmeleri
Yeni Civic Type R, güçlü, başarılı gaz tepkileri ve yüksek devirli motoruyla farkını ortaya koyuyor. Yeni nesil, 2017 yılında tanıştığımız Type R’daki yüksek performanslı motorun daha gelişmiş bir versiyonu ile yollara çıkıyor. Motorun performans ve verimliliğini iyileştirmek için birçok değişiklik yapılan Type R’da verimliliği artırmak için de daha kompakt bir gövdeye sahip bir turbo kullanılıyor. Ayrıca, gücü artırmak ve turbodan geçen hava akışını iyileştirmek için turbo pallerinin sayısı da artırılarak şekli optimize edildi. Bunun dışında egzoz sistemi de yenilendi. Tüm bu özellikler, önceki nesil Type R’ın güç-ağırlık oranını, tork ve güç üretimini daha da iyileştirirken 2023 model Civic Type R’ı da sınıfının litre başına en güçlü otomobillerden biri yapmayı başardı.
Sürüş keyfini en üst seviyeye taşımak üzere daha önce de kullanılan altı vitesli manuel şanzıman optimize edilirken; Otomatik Blip işlevi ile birlikte iyileştirilen devir eşleştirme sistemi, vites küçülürken devir uyumu sağlayarak, viraj girişinde otomobilin dengesine yardımcı oluyor. Yüksek dayanımlı şanzıman, yüksek rijitlik seviyesine sahip vites kolu ve optimize edilmiş vites yollarıyla birlikte hassas ve hızlı vites değişimleri sunuyor. Önceki nesilde kullanılan iki parça diskli Brembo fren sistemi de daha hassas ve uzun ömürlü fren performansı için iyileştirildi. Yeni nesil, iyileştirilmiş radyatör ve gelişmiş hava soğutma işlevleriyle yüksek performanslı kullanımlarda da etkin bir sistem soğutması sunuyor. Gelişmiş ses modülasyonuna sahip yeni üçlü egzoz tasarımı, ses deneyimini iyileştirerek sürücünün otomobille olan bağını daha da güçlendiriyor.
Yeni nesil Civic Type R, Honda Type R tutkunları tarafından çok beğenilen beyaz renk dışında Ralli Kırmızısı, Yarış Mavisi, Kristal Siyah ve Sonik Gri renk seçenekleri ile yollara çıkmaya hazırlanıyor.
Otomotiv Sektörü
İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.
Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.
Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi
Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.
Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.
Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi
Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:
- Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
- Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
- Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
- QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları
geliyor.
Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.
Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor
Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.
Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.
Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor
Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.
Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.
“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”
TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”
“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”
TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:
“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”
Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:
- Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
- Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
- Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
- Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek
Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş
Otomotiv Sektörü
Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.
70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımını ve menzil kaybını azaltılıyor.
Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci
Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”
Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.
70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.
Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı
Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.
İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.
MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik
MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.
1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket
Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:
-
Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.
-
Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.
-
DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.
2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı
MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:
-
Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.
-
Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.
3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı
Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.
🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları
-
MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.
-
MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.
Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

