Connect with us
https://www.peugeot.com.tr/peugeot-modelleri/208.html?utm_source=direct&utm_medium=DIS-RES&utm_campaign=peugeot208_sektorel_mart23_TR_AP_VN_2008-P24_OnGoing_DIS-RES_A_BRD_CLICKS_NA_ICE_&utm_content=direct_display&partner_uid=HashedMail

Otomotiv Sektörü

Honda ve JAXA dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi için anlaştı

Honda ve Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), uzayda yaşam çalışmaları kapsamında elektrik sağlamak amacıyla ‘dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi’ için geçtiğimiz yıllarda fizibilite çalışmalarına başladığını duyurmuştu. Bugün ise, Honda ve JAXA arasında ortak araştırma ve geliştirme sözleşmesi imzaladı. Sözleşmeye göre Honda, 31 Mart 2024 tarihine kadar konsept çalışmaları yürüterek erken aşama prototipi olan “breadboard” modelini geliştirecek. Gelecek yıla kadar Honda’nın bugüne kadar geliştirdiği hidrojen teknolojileri kullanılarak dolaşımlı yenilenebilir enerji sisteminin hayata geçirilmesi üzerine odaklanılacak. Bu kapsamda Honda’nın çalışmalardan alınan geri bildirimleri kullanarak 2050 karbon nötr hedeflerini gerçekleştirmesi amaçlanıyor.  

 

Honda ile Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), uzayda yaşam çalışmaları kapsamında elektrik sağlamak amacıyla ‘dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi’ için ortak araştırma ve geliştirme sözleşmesi imzaladı. Sözleşmeye göre Honda, JAXA tarafından 31 Mart 2024 tarihine kadar konsept çalışmaları yürütmek ve erken aşama prototipi olan ‘breadboard’ modelini geliştirmek üzere görevlendiriliyor. Sözleşmenin ana konusu olan ve Honda mühendisleri tarafından tasarlanan dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi; suyu elektrolize etmek için güneş enerjisini kullanarak oksijen ve hidrojen üreten ‘yüksek ayrıştırma basınçlı su elektroliz sistemi’ ile oksijen ve hidrojenden elektrik ile su üreten ‘yakıt hücresi sistemini’ birleştiriyor. 2020 yılının son çeyreğinde Honda ile JAXA arasında imzalanan iş birliği anlaşmasının ardından Honda dolaşımlı yenilenebilir enerji sisteminin Ay yüzeyinde kullanımı için araştırmalarını sürdürüyor. Bu çalışmaların devamı niteliğinde de yeni bir Ar-Ge sözleşmesi imzalanarak konuyla ilgili önemli bir adım atıldı.

 

Dolaşımlı yenilenebilir enerji sisteminin kullanımı

Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) liderliğinde Artemis Programı, önümüzdeki 10-15 yılı kapsayacak şekilde Ay’da robotik ve insanlı bir yüzey keşif araştırması yapmayı planlıyor. İnsanların Ay’da uzun süreli keşif için kalabilmeleri için öncelikle Ay’da gezinen araçları çalıştıracak ve insanların araçların içinde yaşamasını sağlayacak elektriğe ihtiyaç duyuluyor. Bu konuda güneş enerjisi ile geceleri enerji ihtiyacını karşılamak risk yaratırken; diğer alternatif olan ikincil piller için de çok sayıda pili Dünya’dan Ay’a taşımak büyük bir maliyet getiriyor. Bu kapsamda çözüm olarak kompakt ve hafif olduğu için çalışmalarda kullanılmak üzere Honda’nın geliştirdiği dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi, ay yüzeyinde elektrik sağlamak için potansiyel araç olarak seçildi.

 

Honda mühendisliği ile tasarlanan ‘dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi’

Honda’nın geliştirdiği ‘yüksek ayrıştırma basınçlı su elektroliz sistemi’ ile ‘yakıt hücresi sistemini’ birleştiren dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi, güneş enerjisi ve suyu kullanarak sürekli olarak oksijen, hidrojen ve elektrik üretiyor. Yüksek basınçlı su elektroliz sistemi, Ay yüzeyinde gündüzleri güneş enerjisinden üretilen elektriği kullanırken; tanklarda depolanan oksijen ve hidrojeni üretmek için suyu elektrolize ediyor. Geceleri ise yakıt hücresi sistemi sayesinde depolanan oksijen ve hidrojen kullanılarak insanların yaşam alanları için elektrik üretimi sağlanıyor. Kompakt bir yapısı olan yüksek ayrıştırma basınçlı su elektroliz sistemi, benzerlerinden farklı olarak hidrojeni sıkıştırmak için bir kompresöre ihtiyaç duymuyor. Diğer yandan dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi, aynı miktarda enerjiyi depolamak için ikincil bir bataryadan daha küçük bir kütleye ihtiyaç duymasıyla öne çıkıyor. Honda’nın dolaşımlı yenilenebilir enerji sisteminin bu temel özellikleriyle uzay taşımacılığında en büyük zorluklardan biri olan yük kapasitesinin ve kütlenin azaltılması için katkıda bulunması hedefleniyor.

 

Dolaşımlı yenilenebilir enerji sisteminin kullanım alanları  

Dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi, elektriğin yanı sıra su ve güneş enerjisi olduğu sürece oksijen ve hidrojen de üretebiliyor. Honda, bu sistem ile Ay’da keşif görevindeki insanlar için üretilen oksijenin ve Ay’da kullanılacak uzay araçları için yakıt olarak hidrojenin kullanılacağını varsayıyor. Bunların yanı sıra dolaşımlı yenilenebilir enerji sistemi Dünya’daki su kaynaklarından ve güneş enerjisinden yararlanarak elektrik üreten karbon-nötr bir enerji tedarik sistemi olarak da kullanılabilir.

 

İnsanlığın ortak faydasına odaklanan ve uzun yıllardır hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesi için çalışmalar yürüten Honda, uzay çalışmalarının ilk hedefi olarak dolaşımlı yenilenebilir enerji sisteminin araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdürecek. Honda, 2002 yılında yakıt hücreli araçların kiralama yoluyla satışına başlayan dünyadaki ilk şirket oldu. Buna ek olarak Honda, yüksek ayrıştırma basınçlı su elektroliz sistemini kullanarak akıllı hidrojen istasyonları kurulması ve geliştirilmesi konusunda da çalışmalarını sürdürüyor. Honda ile JAXA arasında imzalanan sözleşme kapsamında da Honda’nın bugüne kadar geliştirdiği hidrojen teknolojileri kullanılarak dolaşımlı yenilenebilir enerji sisteminin hayata geçirilmesine odaklanılacak. Bu kapsamda çalışmalardan alınan geri bildirimleri kullanarak Honda’nın 2050 karbon nötr hedeflerini gerçekleştirmesi amaçlanıyor.

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Financial Times: Çinli markalar limanları otoparkları gibi kullanıyor

Gazete, limanlardaki yığılmanın sebebini Çin menşeli elektrikli otomobillerin yarattığı birikme olarak açıkladı. Antwerp-Bruges Limanı, otomobil distribütörlerinin, araçlarını bayilerinde saklamak yerine limanı otopark gibi kullanmalarından şikayetçi.

Otomobil üreticileri ve distribütörler, satışlardaki yavaşlama ve nakliye konusunda yaşanan aksaklıklar ile mücadele ederken ithal araçlar Avrupa limanlarını “otoparklara” dönüştürdü.

Financial Times’ta yer alan habere göre, liman ve otomobil endüstrisi yöneticileri, yaşanan yığılmanın nedenlerinden biri olarak Çin menşeli elektrikli otomobillerin yarattığı birikmeyi gösterdi. Limanlarda yaşanan yığılmanın nedenleri arasında bazı şirketlerin nakliye siparişi vermeden nakliye teslim yerlerini rezerve etmesi ve lojistik desteğin yetersizliği yer aldı.

Avrupa’nın en işlek limanı olan Antwerp-Bruges Limanı “Otomobil distribütörlerinin, araçlarını bayilerinde saklamak yerine limanı otopark olarak kullanması” sebebiyle “sıkışlıkla” mücadele ediyor.

Sektör yöneticilerine göre, bazı Çin markalı elektrikli araçlar 18 aya kadar Avrupa limanlarında bekletilirken, bazı limanlar ise ithalatçılardan ileriye dönük nakliye kanıtı sunmalarını istedi.

Çin Binek Otomobil Birliği Genel Sekreteri Cui Dongshu, “Avrupa pazarlarında iç nakliye [Çinli elektrikli araç markaları için] zor” açıklamasında bulundu.

Markaların “satış sonrası” hizmetlerini geliştirmeleri gerektiğini vurgulayan Dongshu, “Kendimizi olumsuz bir duruma sokacak olan gerilla savaşı benzeri otomobil ihracatını değiştirmemiz gerekiyor” dedi

Avrupa’nın ikinci en yoğun araç limanı olan Almanya’nın Bremerhaven limanında terminal işleten BLG Logistics, Almanya federal hükümetinin geçen yıl Aralık ayında elektrikli araç alımlarını sübvanse etmeyi durdurmasının ardından tesislerinde daha uzun bekleme süreleri yaşadıklarını söyledi.

Çin’in 2023 yılındaki otomobil ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 58 artarak araç pazarının önemli ölçüde yeniden şekillenmesine yol açtı.
Bu yılın ilk iki ayında Çin’in araçlarının en çok ihraç edildiği ülkeler arasında Belçika, İngiltere, Almanya ve Hollanda yer aldı.

Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao, “kapasite fazlası” suçlamalarına ilişkin “temelsiz” iddialar olduğunu söyledi.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Elektrikli araç pazarında Hozon Neta ve Eşarj işbirliği

Çinli elektrikli araç şirketi Hozon Neta’nın elektrikli Neta U modelini satın alanlar Eşarj istasyonlarında 20 bin TL değerinde Eşarj şarj kartı veya bireysel kullanıma uygun şarj istasyonu hediyesinden yararlanabilecekler.

Çin’nin en büyük elektrikli start-up otomobil markası Hozon Neta, Türkiye’nin ilk ve en fazla hızlı şarj istasyonuna sahip ve Enerjisa Enerji’nin markası Eşarj ile tüketicileri mutlu edecek önemli bir iş birliğine imza attı. Neta U satın alan tüm müşteriler 20 bin TL değerinde Eşarj şarj kartı veya Eşarj bireysel kullanıma uygun şarj istasyonu hediyesinden faydalanabiliyor. Eşarj, ayrıca ülke çapında en fazla DC (hızlı şarj) istasyon adediyle de yarattığı yaygın ağ ile müşterilerine hayatı kolaylaştırıyor.

KENDİ SINIFININ İDDİALI MODELLERİ ARASINDA

Geçtiğimiz günlerde GRS Automobility güvencesiyle ülkemizde satışa sunulan Hozon Neta U; zengin güvenlik, teknoloji ekipmanları, yüksek kalite ve işçilik seviyesi ile 420 kilometre menzile sahip CATL bataryasıyla kendi sınıfının iddialı modelleri arasında yerini alıyor. Yüzde yüz elektrikli kompakt SUV ayrıca üstün güvenlik donanımları ve sınıfının en geniş arka diz mesafesiyle adından söz ettiriyor. V2L fonksiyonu sayesinde tıpkı bir jeneratör gibi enerji kaynağı haline dönüşerek farklı elektronik cihazları şarj edebilen dinamik SUV modelde tek pedal sürüş modu, ileri düzey konfor ve teknoloji donanımları, her biri 8 inç olan iki ayrı dokunmatik ekran, premium materyallerle bezenmiş iç mekân öne çıkıyor. Birçok aktif ve pasif güvenlik ekipmanıyla donatılan Neta U’nun ayrıca C-NCAP testlerinden 5 yıldız aldığı belirtiliyor. Sadece 30 dakikada yüzde 30’dan yüzde 80’e hızlı şarj özelliğiyle donatılan kompakt SUV modelde, mevsimsel farklılıklarda sürüş menzilini koruma altına alan Hozon Neta’nın patentli batarya ısı yönetim sistemi de standart olarak sunuluyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Mercedes-Benz G: Off-road ikonu modernize edildi

2019 yılında Mercedes-Benz önemli ölçüde modernize edilmiş bir G-Serisi’ni tanıttı, hatta bu otomobilin temelleri 1979’dan bu yana pek değişmemiş olsa da yeni bir nesilden bile bahsedebiliriz.

Off-road simgesinin satışları yaşlandıkça artıyor. Eh, bu klasik bile zaman içinde dondurulamadığı için modernizasyonla birlikte beş yıl sonra geliyor. Yine evrimseldir çünkü bu durumda deneyler affedilmez. Bunu zaten tasarımda görebilirsiniz. Zarif bir şekilde yeniden tasarlanan radyatör ızgarasında artık üç yerine dört yatay çubuk bulunuyor. Yuvarlak tampon da yeni. Aerodinamik gürültüyü azaltması beklenen yeni ön sütun kaplamasının yakında çıkacak olan tamamen elektrikli EQG versiyonundan alındığı söyleniyor. Tavan spoyleri ile aynı şey.

Arkada ise daha az değişiklik oldu. Yeni tamponun dışında, tanımlayıcı tek unsur aracın plaka numarasının üzerinde bulunan ve yağmurlama sistemiyle desteklenen geri görüş kamerasıdır. Kabindeki akustik konforu artırmak için eklenen yalıtım malzemeleri gözle görülemez. Çift kollu 18 inç jantlar da aerodinamik olarak optimize edildi. Ancak çapı 20 inçe kadar olan tekerlekler mevcuttur. Makyaj, yeni sodalit mavisi boyayla sona eriyor. Off-road karakteri, G-Serisi’ne reflektörler için koruyucu bir ızgara, çamurluklar ve özel off-road lastikleri getiren Profesyonel paket ile geliştirilebilir. Gümüş ızgarası, yan basamakları ve paslanmaz çelik stepne kapağıyla Exclusive serisi, şıklığı tercih eden müşterileri hedefliyor. Ayrıca AMG Line spor paketi de var.

Arkada yeni bir tampon, tavan spoyleri ve...

Arkada yeni bir tampon, tavan spoyleri ve plaka numarasının üzerine taşınmış bir geri görüş kamerası yer alıyor.

Reflektörlerin dairesel şeklini çağrıştıran aydınlatmalı havalandırma delikleri kabinde ilk kez karşımıza çıkıyor. Panjurların yanı sıra off-road kokpitine hızlı erişim sağlayan “gösterge panelinin” ortasındaki yolcunun önündeki ön paneldeki tutamak veya off-road konsolu yeniden tasarlandı. Çok işlevli direksiyon simidi standart olarak kapasitif kontrollere ve Nappa deriye sahipti. İlk defa, Gecko’nun tüm versiyonları, artırılmış gerçeklik navigasyonu ve gelişmiş ses kontrolüne sahip MBUX bilgi-eğlence sistemi ile donatılacak. Burmester donanımı, temperli bardak tutucular veya arkadaki yolcular için sürüş bilgilerini de görüntüleyebilen iki ekrana sahip eğlence sistemi gibi lüks özellikler mevcuttur. Manufaktur programı, müşterilere bir milyondan fazla kaplama malzemesi, renk, dekorasyon veya donanım öğesi kombinasyonuyla aracın kapsamlı bir şekilde kişiselleştirilmesini sunuyor.

Kabin premium bir atmosfer yayıyor. Örneğin...

Kabin premium bir atmosfer yayıyor. Örneğin, yeni arkadan aydınlatmalı havalandırma delikleri sayesinde. Ancak en büyük haber, dokunmatik kontrollere sahip direksiyon simidi ve artırılmış gerçeklik, arazi ekranı ve gelişmiş ses kontrolü de dahil olmak üzere MBUX bilgi-eğlence sisteminin en son sürümü.

Sağlam bir arka aksa sahip dayanıklı şasi şasisi artık standart olarak uyarlanabilir sönümleme ile donatılmıştır; bu, önceden ekstra maliyetlerin yalnızca bir parçasıydı. Sadece daha fazla konfor sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda arazide avantaj sağlıyor ve gövdenin daha az eğilmesini sağlıyor. Ancak arazi sürüşü için en büyük yenilik, yapay ufuk, eğimler, pusula, yükseklik, tekerlek dönüş açısı, motor gibi ilgili arazi bilgilerini doğrudan sürücünün önünde veya merkezi ekranda görüntüleyen arazi kokpitidir. tork, anlık güç, lastik basıncı veya diferansiyel kilitlerinin durumu. Şeffaf kaput işlevi aracın ön kısmının altında bir görünüm sunar. Sürüş yolunun görselleştirilmesi, en uygun yörüngenin seçilmesine yardımcı olur. Her ne kadar tamamen elektrikli EQG sınıfını beklemek zorunda kalacak olsak da mevcut olanda bile elektrifikasyonun önüne geçilemedi.

Off-road, yenilenen G sınıfı adaptif özelliklerden yararlanıyor...Off-road’da yenilenen G sınıfı, şimdiye kadar yalnızca ekstralar listesinde yer alan uyarlanabilir sönümleme özelliğinden faydalanıyor.

Tüm motorlar 15 kilovatlık yarı hibrit marş jeneratörüne bağlı. Temel, sıralı üç litrelik 6 silindirli G 450d’nin (270 kW) dizel versiyonudur. Bununla birlikte, orijinal dört litrelik 8 silindirli motor artık G500 (330 kW) adı altında değil, üç litrelik sıralı 6 silindirli motor olarak gizleniyor. AMG G63’ün (430 kW) sportif 8 silindirli versiyonu zirvede yer alacak ve bu da 2.550 ila 2.640 kg ağırlığa sahip bu dev aracın 100 km/saat hıza 4,3 saniyede ulaşmasını sağlayacak. Tüm motorlar, 9 ileri otomatik şanzımana ve sürüş torkunu kalıcı olarak dört tekerleğe de ileten 4Matic sistemine bağlı. Arka aks lehine 40:60 oranında bölünmüştür. Elbette, 70 km/saat hıza kadar sürüş sırasında bile etkinleştirilebilen bir redüksiyon dişli kutusu da mevcuttur. Üç panjur da kontrol edilebilir. Sonuç olarak inanılmaz arazi yetenekleri elde edilir; örneğin %100 tırmanma yeteneği, maksimum 35 derecelik eğim veya 700 mm sudan geçme kapasitesi.

Ancak G-Serisi güvenlik açısından da gelişme kaydetti. Yardım sistemleri paketi, bir direksiyon asistanı, aktif bir acil durum durdurma asistanı ve hızı trafik işaretlerine ve rota profiline göre ayarlayan akıllı hız sabitleyiciyi içeriyor. Yeniliğin zaten bir Slovak fiyatı var. Temel versiyonun fiyatı 133.764 Euro’dan başlıyor.

Teknik özellikler

Sürüm G 450d G 500 AMG G63
Silindir/valf sayısı 6/24 6/24 8/32
Yer değiştirme (ccm) 2.989 2.999 3.982
Motor gücü (kW) 270 330 430
Tork (Nm) 750 560 585
Marş-jeneratör gücü (kW) 155 15 15
Marş-jeneratör torku (Nm) 200 200 200
Vites kutusu 9G-Tronik 9G-Tronik 9G-Tronik
Hızlanma 0 – 100 km/saat (s) 5.8 5.4 4.3
Maks. hız (km/saat) 210 210 220
Boş ağırlık (kg) 2.555 2.485 2.640
100 km başına tüketim (l) 8.7-10.0 10.9 – 12.3 14.7 – 15.7
Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2023