Deniz Yolu
İngiltere, Türk Lojistik Şirketlerini Rahatlattı
İngiltere hükümeti, Brexit sebebiyle bir dizi yeni kararlar almıştı. Ama pandemi nedeniyle nakliye sektörüne Brexit’te geçişte ayrıcalık tanıyacak. Gıdaya öncelik verilecek. İngiliz hükümeti, Türk nakliyecinin geçiş belgesi muafiyetinin devamı için de garanti verdi.
Brexit’e geçiş sürecinin tamamlanmasına sayılı günler kala, Birleşik Krallık’tan nakliyecileri rahatlatacak bir hamle geldi. İngiliz Hükümeti, pandemi nedeniyle 1 Ocak 2021’de başlayacak Brexit’e geçişte nakliyeciye ayrıcalık tanıyacak. Türk nakliyecileri de kapsayan karar doğrultusunda, Birleşik Krallık ile yapılan taşımacılıkta Brexit süreci 1 Temmuz’a kadar üç aşamada gerçekleşecek. Sınır geçişini yavaşlatacağı öngörülen birçok zorunlu uygulama, nisan ya da temmuz ayına ertelendi. Bu süreçte gıda taşımacılığı yapanlara da öncelik verilecek.
Birleşik Krallık hükümeti, 1 Ocak 2021 sonrası taşımacılıkta geçerli olacak yeni kurallarını ayrıntılı bir şekilde anlatan Sınır İşletim Modeli’ni (BOM) yayınladı. Tüm bu kurallar Türk taşımacılar için de geçerli olacak. Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU), ilgili yazıyı tüm ülkelerdeki paydaşlarına gönderdi. 17 Aralık’ta TOBB’a ulaşan yazı UND, DTO ve UTİKAD gibi tüm lojistik dernekleri ile paylaşıldı.Bu kapsamda;
İthalat taşımalarında:
■ TIR Sistemi veya Ortak Transit Sözleşmesi (CTC) kapsamında taşınan mallar için Birleşik Krallık Emniyet ve Güvenlik Bildirimleri 1 Temmuz 2021 tarihine kadar ertelendi.
■ Standart ürünlerin ithalatında, tam gümrük beyanı sunma koşulu 6 ay ertelemeye tabi olacak. Alkol ve tütün ürünleri vb. gibi kontrole tabi tüm ürünler için tam gümrük beyanı gerekli olacak.
■ Canlı hayvanlar için sağlık sertifikası gerekli olacak, fiziki kontroller
varış yerinde yapılacak.
■ Elektronik ön beyan ve bitki sertifikaları, ilk aşamada sadece “yüksek öncelikli” bitkiler ve bitki ürünleri için gerekli olacak. Fiziki kontroller ise varış yerinde yapılacak.
■ BK’da yerleşik ithalatçılar, yeni sıhhi ve bitki sağlığına yönelik kontrol yükümlülüklerine tabi olacak ve bazı bitki ve hayvansal ürünleri, halihazırda çalışır durumda bulunan IPAFFS (Import of Products Animals Food and Feed System) sisteminden ön bildirimde bulunulması gerekecek.
■ 1 Nisan 2021 tarihi itibariyle tüm bitki ve bitki ürünleri için bitki sertifikası gerekli olacak. Bu kontrollerin bazıları, balıkçılık ürünleri, canlı çift çeneli yumuşakçalar, yüksek riskli gıda ve hayvansal menşeli olmayan yemler, bitkiler ve bitkisel ürünler de dahil olmak üzere hayvansal ürünlerin ithalatında uygulanacak.
■ 1 Temmuz 2021 tarihi itibariyle Birleşik Krallık Emniyet ve Güvenlik Bildirimleri (SSD) sunulması ve tüm taşınan eşyalar için tam gümrük beyanı sunulması zorunlu olacak. BK sınırlarında tüm bitki ve hayvansal ürünlere yönelik fiziksel kontroller yapılacak.
İhracat taşımalarında:
■ TIR Sistemi veya Ortak Transit Sistemi kapsamında taşınan malların ihracatının tüm transit prosedürleri için 1 Ocak 2021 tarihi itibariyle tüm ihracat malları için SSD ve İhracat beyannamesi sunulması zorunlu olacak ve gümrük beyannamelerinde tam kontroller uygulanacak.
■ BK’dan ana çıkışta, Dover Limanı’nda, yoğunluğu engellemek için BK yetkilileri 01 Ocak tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “Kent Erişimi” iznini yürürlüğe koyacak. Bu uygulama kullanılmaksızın İngiltere’den ihraç taşımaları başlatılamayacak.
■ Birleşik Krallık ve AB arasındaki tüm TIR taşımalarında ön beyan bilgilerinin NCTS veya TIR-EPD Sisteminden AB’ye giriş için yapılması zorunluyken, Birleşik Krallık bölgesi için bu bilgilerin elektronik ortamda beyan edilmesi 1 Temmuz 2021 tarihinden sonra zorunlu hale gelecek.
■ Eşya Araç Hareket Sistemi (GVMS) malların hareketinin beyannamelere bağlanmasına izin veren ve malların hareketini kolaylaştırmak için BK Gümrükleri tarafından aşamalı olarak uygulanacak yeni bir sistem olup, 1 Ocak 2021 tarihi itibariyle malların Büyük Britanya gümrük bölgesine girişini belirleyen Transit Ofisi formalitelerini elektronikleştirmek için kullanılacak. Bu tarihten itibaren, GVMS esas olarak Büyük Britanya ile Kuzey İrlanda arasında malların taşınması ve ayrıca AB’den BK’a Ortak Transit kapsamında yapılan taşımalar için kullanılacak. GVMS, ayrıca 01 Temmuz 2021 tarihi itibariyle AB’den ve AB’ye olan tüm ithalat ve ihracat taşımaları için de uygulanacak.
TIR Karnesi ile taşımalarda:
■ 1 Temmuz 2021’e kadar GVMS zorunlu olmayacak ve TIR Karne Hamili firmaların BK için herhangi bir transit beyannamesi sunması gerekmeyecek. IRU, Temmuz 2021’e kadar TIR-EPD Sistemi ile GVMS’nin entegrasyonunu tamamlamaya çalışacak.
■ Tüm ithalat ve ihracatçıların BK tarafından verilen Ekonomik Operatör Kayıt Tanımlama Sistemi (EORI) numarasına sahip olması ve nakliyecilerin, ENS ve EXS veya geçici depolama beyannamesi vermek için bir GB EORI numarası alması zorunlu olacak.
■ TIR taşımaları için Temmuz 2021’e kadar herhangi bir elektronik ön beyan zorunlu olmamakla birlikte sadece GB EORI numarası yeterli olacak. Prensip olarak, Birleşik Krallık ve AB arasında TIR prosedürleri, TIR Sözleşmesi esaslarına uygun olarak gerçekleştirilecek.
■ 1 Ocak itibariyle ortaya çıkacak en temel fark, hem BK’da (örnek Dover) hem de AB’de (örnek Calais) sınır giriş/çıkış formalitelerinin getirilmesi ve NCTS prosedürlerinin uygulanması ile ilgili olacak. Bu noktada, AB uygulamaları bakımından önemli bir değişiklik olmayacak (NCTS transit beyannamesi TIR uygulamasına eşlik edecektir), BK için NCTS beyanının sunulması gerekli olmayacak, en az 1 Temmuz 2021 tarihine kadar BK sınırlarında sadece kağıt TIR prosedürleri geçerli olacak.
TIR Sistemi ile taşımalarda:
BK’tan AB’ye ya da üçüncü bir ülkeye yapılan taşımalarda;
■ BK’a varış; TIR Karnesi ve gerekli diğer evrakların TIR Karne Hamili ya da temsilcisi tarafından BK varış gümrüklerine sunulması zorunlu olacak.
■ TIR Karne Hamili, TIR taşımasının hareket işleminden önce NCTS Sistemi üzerinden AB’deki ilk giriş gümrük idaresine bir özet beyan (ENS) sunabilecek.
■ BK’dan Çıkış: Bilinen TIR prosedürleri geçerli olacak.
■ AB’ye Giriş: TIR Karnesi kapsamında taşınan eşya için, Avrupa Birliği gümrük bölgesine girmeden en az 1 saat önce, özet giriş beyanının (ENS) TIR-EPD üzerinden yapılması gerekiyor.
■ Gümrük sistemi beyannameyi doğruladıktan sonra bir Hareket Referans Numarası (MRN) oluşturacak. ENS’yi beyan eden tüm Karne hamillerinin, AB tarafından sağlanan geçerli bir EORI numarasına sahip olması gerekiyor.
■ AB’den BK’a yapılan taşımalar klasik ve bilinen bir TIR taşımasından herhangi bir farkı olmayacak.

“Risk de var fırsat da”
Lojistik sektörü uzmanlarından akademisyen Dr. Akın Arslan, 31 Aralık sonrası Brexit konusunda Türkiye’yi bekleyen gelişmeleri şöyle özetledi:
“İngiltere-Türkiye arasında henüz anlaşma imzalanamadı. Bunun ticarete maliyetinin yaklaşık 2,5 milyar dolar olması bekleniyor. Türkiye-İngiltere arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın en iyimser tahminle 2021 yılının ortalarında imzalanması bekleniyor. Bu durum ülkeler arasındaki ticareti doğrudan etkileyecek, doğal olarak bu durum lojistik sektörüne de dokunacak. Anlaşma olmazsa İngiltere’ye mal sevkiyatının yüzde 25-30’lar seviyesinde düşmesi muhtemel olacak. Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması Avrupa Birliği nezdinde İngiltere’yi üçüncü ülke konumuna düşürecek. Geçmişte, AB üyeliği imtiyazlarından yararlanan binlerce dış ticaret, gümrük ve lojistik firması İngiltere ile ticaret yaparken yeni kurallara ayak uydurması gerekecek. Bu ülkeye ağırlıkla beyaz eşya, hazır giyim ve otomotiv sektörlerimiz ihracat yapıyor. Pandemiyle birlikte temel hijyen ürünleri, maske, koruyucu elbise gibi sağlık ürünleri de ön plana çıktı. Eğer iyi yönetebilirsek, Brexit süreci bazı avantajları beraberinde getirebilir:
■ Gümrük birliği dışında serbest ticaret altyapılarının tesis edilmesi,
■ Coğrafi avantajın kullanılması,
■ Düşük nakliye maliyetleri,
■ Pandemi sonrası Türkiye’de ortaya çıkan alternatif yatırım olanakları,
■ Depolama, ulaşım ve tedarik konularında yaratılabilecek işbirlikleri,
■ Teknolojik üretimlerde işbirlikleri
■ Katma değeri yüksek ürünlerin Türkiye’de ortak girişimlerle üretilmesi
■ Nitelikli Türk işgücünden istifade edilmesi
■ Türkiye’nin Batı ile Doğu arasında bir lojistik Hub’da oturması,
■ Türkiye’deki İngiliz-Türk ortak yatırımlarıyla bölgenin üretim ve depolama üssüne dönüştürülebilmesi sıralanabilir.”
UND: Transit ülkelerden geçişte İngiltere’den destek bekliyoruz
Türk nakliyeciler, İngiltere’den ikili ve transit taşımalarda geçiş belgeleri konusundaki muafiyetin devam edeceğinin sözünü aldı. Ancak nakliyeciler, transit geçilen ülkelerdeki vize ve belge sorunu için de İngiltere’den destek bekliyor, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın müzakerelerde bu konuyu gündeme taşımasını istiyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Alper Özel konuyla ilgili beklentilerini DÜNYA’ya şöyle özetledi: “Türkiye ile Birleşik Krallık arasında ikili ve transit karayolu taşımaları, 2010 yılından beri geçiş belgesinden muaf olarak gerçekleştiriliyor. Bu sayede, Birleşik Krallık ile Türkiye’nin karşılıklı ticareti yıldan yıla gelişmiş ve Birleşik Krallık en büyük ihracat partnerlerimizden biri haline geldi. UND olarak, Brexit sürecini en başından itibaren dikkatle takip ediyor, Birleşik Krallık’taki paydaşlarımızla beraber Birleşik Krallık Ulaştırma Bakanlığı ile “karşılıklı taşımalarda sağlanmış olan mevcut serbestilerin sürdürülmesi” yönünde, sektörümüz adına etkin iletişim içinde bulunuyoruz. Birleşik Krallık tarafından bu konuda Türk taşımacıların mevcut şartlarının devam ettirileceği konusunda garanti de almış bulunuyoruz. Bu noktada, en büyük ticaret partnerlerimizden biri olan Birleşik Krallık’ın benimsediği liberal tutumun, Türkiye-AB ticaretinin potansiyeli doğrultusunda gelişiminin önünde çok ciddi engeller oluşturan ‘transit kısıtlamaları’ konusunda Avrupa Birliği’ndeki paydaşlarımız için somut bir örnek oluşturması ümidini taşıyoruz. Ayrıca, Brexit’e rağmen Avrupa Birliği’nin en önemli ticaret partnerlerinden biri olmaya devam edecek olan Birleşik Krallık’taki paydaşlarımızın, AB ile yaşadığımız kronik kota ve vize sorunlarının çözümünde de bize destek vermesini bekliyoruz.”
UTİKAD: Anlaşmasız Brexit ekonomide büyük kayıp yaratır!
UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayşem Ulusoy, Birleşik Krallık’ın Brexit kararının Türk lojistik sektörünü de fazlasıyla etkilediğine dikkat çekerek, “AB’den 1 Şubat 2020’de resmi olarak ayrılan İngiltere, bugüne kadar 51 ülke ile STA imzaladı. Ancak Türkiye ve İngiltere arasında bir anlaşma imzalanmadığı için iki ülke arasındaki ticaret, geçiş sürecinin son bulacağı 31 Aralık 2020 tarihinden sonra Dünya Ticaret Örgütü’nün kurallarına göre belirlenecek. Yani sanayi ve gıda ürünlerinin serbest dolaşımının 1 Ocak 2021 tarihinde rafa kalkmasıyla birlikte, Birleşik Krallık, Türkiye’ye otomotiv sektöründe ortalama yüzde 10, hazır giyimde ise ortalama yüzde 12 oranında vergi uygulayacak. Yük taşıyan firmalar ise çok daha farklı sorunlarla yüz yüze gelebilirler, İngiltere’nin 51 ülke ile imzalamış olduğu STA’lar nedeniyle, dış ticaret ekseninde de en azında Türkiye ile STA imzalayana kadar bir eksen kayması olması muhtemel. Bu da hem genel olarak Türk sanayicisinin hem de bu bölgeye yük taşıyan lojistik firmaların pazarlarının büyük ölçüde daralması anlamına geliyor. 2019 yılı verilerine oranla yaklaşık olarak 2-2.5 milyar dolar civarında bir kayıptan söz edebiliyoruz” diye konuştu.
Aysel YÜCEL – DÜNYA
Deniz Yolu
İDO, AVŞA’NIN BAĞBOZUMU COŞKUSUNDA BU YIL DA YERİNİ ALIYOR
Marmara’nın incisi Avşa Adası, kendine özgü bağcılık kültürünün en güzel dönemlerinden biri olan bağbozumunda yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Coğrafi İşaretli AdaKarası Üzümü Bağbozumu, 5-6 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da etkinliğin ulaşım sponsoru İDO olacak.
Avşa’ nın yüzyıllardır süregelen bağcılık kültürünü yaşatmayı ve adanın kendine özgü değerlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan etkinlik, bağbozumu geleneğini müzik, lezzet ve ada kültürüyle bir araya getirecek.
AdaKarası’nın hikâyesi bağlarda yeniden hayat buluyor
Marmara Denizi’nin ortasında yer alan Avşa Adası, doğal güzelliklerinin yanı sıra köklü bağcılık geleneğiyle de öne çıkıyor. Adanın simge değerlerinden biri olan AdaKarası Üzümü, Avşa’nın gastronomik ve kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturuyor.
Eylül ayıyla birlikte bağlarda başlayan hasat, yalnızca bir tarımsal üretim sürecini değil; aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir ada geleneğini temsil ediyor. Bağbozumu etkinliği de bu geleneği yerinde deneyimlemek, yerel üreticilerle bir araya gelmek ve Avşa’nın kendine özgü yaşam kültürünü keşfetmek isteyen ziyaretçilere farklı bir deneyim sunuyor.
Avşa’nın bağcılık geleneğinin tarihi 19. yüzyıla kadar uzanırken, AdaKarası üzümü ve buna bağlı şarap üretimi adanın önemli kültürel değerleri arasında yer alıyor.
İDO, Avşa’ya giden yolun da yolculuğun da bir parçası
İDO, İstanbul ile Marmara’nın sevilen adaları arasındaki ulaşımı güçlendirirken, bölgenin kültürel ve turistik değerlerini buluşturan etkinlikleri de desteklemeye devam ediyor.
Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen bağbozumu etkinliğinde de ulaşım sponsoru olarak yer alan İDO, bu yıl da ziyaretçilerin Avşa’nın bağlarına, AdaKarası’nın hikâyesine ve ada kültürüne ulaşmasına eşlik edecek. Geçtiğimiz yılki etkinlikte İDO’ nun ulaşım sponsorluğu özellikle vurgulanmış; şirketin Avşa’ya 1989 yılından beri düzenlediği seferler ile adanın turizm ve ticari faaliyetlerine katkısı öne çıkarılmıştı.
İDO her yıl Nisan ayında başlayan Ada sezonunu geçtiğimiz yıl 2 Kasımda Kapattı. Hava koşullarının uygun olması durumunda bu yıl da Kasım ayına kadar seferler düzenleyerek Marmara ve Avşa adalarını ulaşmak isteyen tatil severlere keyifli bir ulaşım hizmeti sunacak. Hafta içi 4 hafta sonları ise 5 adet karşılıklı sefer düzenleyerek yıllık 1.000’i aşkın sefer ve 300binin üstünde yolcu taşıyarak adanın kültürel, sosyolojik ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.
İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan, İDO’nun yalnızca bir ulaşım markası olmadığını, deniz ulaşımının sunduğu deneyimle birlikte İstanbul ve adalar arasındaki kültürel ve turistik bağın güçlenmesine de katkı sağladığını belirterek, Avşa’ nın önemli değerlerinden biri olan AdaKarası Üzümü’nün bağbozumu etkinliğinde yeniden yer almaktan duydukları memnuniyeti ifade etti.
“Bir Başkadır Avşa”
Avşa’da bağbozumu; toprağa, emeğe ve doğaya teşekkür etmenin yanı sıra ada kültürünün birlikte yaşandığı özel bir dönem olarak öne çıkıyor.
Bağlarda başlayan hasat, akşam saatlerinde dost sohbetlerine, lezzet sofralarına ve müziğe karışırken; ziyaretçiler Avşa’ nın kendine özgü atmosferini deneyimleme fırsatı buluyor.
“Bir Başkadır Avşa” anlayışıyla düzenlenen Coğrafi İşaretli AdaKarası Üzümü Bağbozumu, 5-6 Eylül tarihlerinde ziyaretçileri Avşa’nın bağlarında buluşturacak.
İDO da bu özel buluşmanın ulaşım sponsoru olarak, ziyaretçilerin İstanbul’dan Avşa ’ya uzanan yolculuğuna eşlik edecek.
Deniz Yolu
MSC Cruises Türkiye’den Sektörde Bir İlk: Online Rezervasyon Yapılabilen Yeni Web Sitesi Yayında
MSC Cruises Türkiye, cruise tatili satış sürecini dijitale taşıyan ve online rezervasyon imkânı sunan yeni web sitesini kullanıma açtı. Türkiye’de cruise satış deneyiminde önemli bir dönüşüm yaratan platform, ilk etapta İngilizce olarak hizmet verirken kısa süre içinde Türkçe dil seçeneğiyle de erişilebilir olacak.
Dünyanın lider cruise markalarından MSC Cruises, Türkiye pazarında müşteri deneyimini ve dijital satış kanallarını yeniden tanımlayan önemli bir adım attı. MSC Cruises Türkiye tarafından hayata geçirilen yeni web sitesi, Türkiye’de cruise tatili planlamasında ilk kez uçtan uca online rezervasyon yapılabilen dijital satış platformu olarak öne çıkıyor.
Bu gelişme, Türkiye’de yıl boyu kesintisiz konumlandırdığı gemilerinin yanı sıra Türkiye cruise pazarında dijitalleşme açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Cruise rezervasyonunda yeni dönem: Uçtan uca dijital deneyim
Yeni platform ile kullanıcılar artık yalnızca bilgi almakla kalmıyor; aynı zamanda tüm rezervasyon sürecini baştan sona online olarak tamamlayabiliyor.
Kullanıcılar web sitesi üzerinden:
- Cruise rotalarını detaylı olarak inceleyebiliyor
- Gemi ve kabin seçeneklerini karşılaştırabiliyor
- Güncel kampanyalara erişebiliyor
- Fiyatları görüntüleyebiliyor
- Ve doğrudan online rezervasyon yapabiliyor
Mobil uyumlu altyapı sayesinde tüm süreçler her cihazdan kesintisiz şekilde yönetilebiliyor.
Türkiye cruise pazarında stratejik yatırım
Türkiye’de cruise turizmine olan talebin istikrarlı şekilde artması, markaların dijital satış altyapılarını güçlendirmesini hızlandırıyor. MSC Cruises Türkiye’nin yeni web sitesi de bu kapsamda, pazara yönelik uzun vadeli stratejik bir yatırım olarak konumlanıyor.
Platform, bireysel yolcular için daha hızlı, daha erişilebilir ve daha şeffaf bir rezervasyon deneyimi sunmayı hedefliyor.
MSC Cruises Türkiye Ülke Müdürü Işın Hekimoğlu, yeni platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Bugünün yolcuları seyahatlerini hızlı, şeffaf ve tamamen dijital bir deneyimle planlamak istiyor. Türkiye pazarında değişen tüketici davranışları ve dijitalleşme beklentileri, seyahat planlama süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Biz de MSC Cruises Türkiye olarak bu dönüşüme uyum sağlayan değil, onu yönlendiren bir yapı kurmayı hedefledik. Online rezervasyon altyapısına sahip yeni web sitemiz ve yakında devreye alacağımız Türkçe dil seçeneği, bu yaklaşımın somut bir yansımasıdır.”
Türkiye’de cruise deneyiminde dijitalleşme hızlanıyor
Küresel cruise turizmi büyümesini sürdürürken, Türkiye pazarı da özellikle Akdeniz rotalarına olan ilgiyle dikkat çekiyor. Dijital rezervasyon alışkanlıklarının artması, sektörde kullanıcı beklentilerini de yeniden şekillendiriyor.
MSC Cruises Türkiye’nin yeni web sitesi, bu değişen beklentilere yanıt vermek üzere tasarlanarak cruise tatili planlamasını daha hızlı, daha sade ve daha erişilebilir hale getiriyor.
Deniz Yolu
KRUVAZİYER TURİZMİNDE KIŞ AYI REKORU! 3 YILDA 6 KAT ARTIŞ
Türkiye, kruvaziyer turizminde tarih yazıyor. “Ölü sezon” olarak bilinen kış aylarında yolcu trafiği 3 yılda 6 kat arttı, Şubat 2025’te 29 bin 826 yolcu ile tüm zamanların kış rekoru kırıldı. 2023’ün Ocak–Şubat döneminde yalnızca 10 bin 480 yolcu ağırlayan Türkiye limanları, 2024’te 24 bin 881’e, 2025’te ise 62 bin 512 yolcuya ulaştı. Kış aylarındaki bu büyük artış, kruvaziyer turizminin artık yılın 12 ayına yayıldığının kanıtı olduğunu belirten Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, ‘‘Bu sadece rakam meselesi değil, bütün bir ekosistemin canlanması demektir. Kruvaziyer artık turizmden öte, milli bir meseledir.” dedi.
Türkiye kruvaziyer turizmi, son üç yılda tarihi bir ivme yakaladı. Özellikle “ölü sezon” olarak bilinen kış aylarında yolcu trafiği 6 kat artarak rekor kırdı. 2023 yılının Ocak-Şubat döneminde 10 bin 480 yolcu ağırlayan Türkiye limanları, 2025’te bu sayıyı 62 bin 512’ye çıkardı. Şubat 2025’te 29 bin 826 yolcu ile tüm zamanların kış rekoru kırıldı. Türkiye kruvaziyer limanları, 2023 Ocak–Ağustos döneminde 906 bin 582 yolcuya ev sahipliği yaparken, 2024’te bu rakam %32 artışla 1 milyon 196 bin 617’ye, 2025’te ise %18,4 artışla 1 milyon 416 bin 398’e ulaştı. Böylece 2023’ten 2025’e toplamda %56’lık bir artış gerçekleşti.
Bir Yolcu Yüzlerce İnsana Dokunuyor
Türkiye genelinde kruvaziyer yolcu sayısı da rekor seviyelere ulaştı. Sektörün yalnızca turistik bir faaliyet değil, ekonomik bir ekosistem olduğuna dikkat çeken Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, bireysel katkısının bile ülke ekonomisinde nasıl çarpan etkisi yarattığını şu sözlerle ifade etti;
‘‘Bugüne kadar 250 bin yolcuyu Türkiye’ye kazandırdım. Bu, sadece rakamlardan ibaret değil; yüz binlerce kişinin işine, esnafın dükkanına, tedarikçilerin kasasına canlılık katmak demek. Çarpan etkisi tam da budur: bir yolcunun bıraktığı her kuruş, zincirleme bir şekilde yüzlerce insana dokunur, hayatlara değer katar. Türkiye’nin Akdeniz’de yeniden parlayan bir cazibe merkezi haline gelmesinin arkasında yalnızca küresel trendler değil, meslektaşlarımızla birlikte inançla verdiğimiz mücadele de var. Kruvaziyer turizmi artık sadece bir sektör değil, ülke ekonomisi için stratejik bir fırsat ve milli bir vizyondur.”
İstanbul ve Kuşadası Zirvede
2025 yılında büyümenin lokomotifi İstanbul ve Kuşadası oldu. Bu iki liman birlikte toplam yolcuların %77’sini karşılarken, 286 bin ek yolcu sağladı. İstanbul, üç yılda yolcu sayısını %89 artırarak 410 bin 577 yolcuya ulaştı ve Türkiye’nin yeni kruvaziyer başkenti olma yolunda ilerledi. Kuşadası ise %27 artışla 144 bin ek yolcu kazandı ve liderliğini pekiştirdi.
Transit yolcular hâlâ baskın olmakla birlikte, gelen/giden yolcu sayısı iki yılda iki kat artarak Türkiye limanlarının homeport olarak kullanılmaya başlandığını ortaya koydu. İstanbul ve Çeşme, bu gelişimde öne çıkan limanlar oldu.
İstanbul Limanları Geliş-Gidiş Yolcu Sayısı ile 3 Yılda %89 Büyüdü
İstanbul, son üç yılda kruvaziyer turizminin yükselen yıldızı haline geldi. 2025’te 400 bini aşan yolcu ve artan liman kapasitesiyle Türkiye’nin yeni kruvaziyer başkenti olma yolunda ilerliyor. Transit yolculardan daha hızlı artan geliş-gidiş trafiği, üç yılda %89 büyüme sağladı. 2023’te 217.337 yolcu ağırlayan şehir, 2024’te 268.227’ye, 2025’te ise 410.577 yolcuya ulaştı. Gelen ve giden yolcu sayısı 47.736’dan 140.187’ye çıkarak üç kat artış gösterdi. Transit yolcu sayısı ise 169.601’den 270.390’a yükseldi. Bu da yüzde 59’luk bir artışa denk geliyor.
-
Otomotiv2 hafta önceHyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor
-
Ulaşım2 hafta önceUluslararası yol bisikleti yarışı Tour of İstanbul’un parkuru açıklandı
-
Ulaşım2 hafta önceACI World ‘Havalimanı Deneyim Zirvesi’ İstanbul’da!
-
Elektrikli Araçlar13 saat önceHDI Sigorta, Elektrikli Araç Kaskosunun Kapsamını Genişletti
-
Deniz Yolu3 gün önceİDO, AVŞA’NIN BAĞBOZUMU COŞKUSUNDA BU YIL DA YERİNİ ALIYOR



