Elektrikli Araçlar
Jeep Avenger Hibrit: Macera ve Çevre Dostu Teknolojinin Buluşması
SUV dünyasının efsane markalarından Jeep, Avenger Hibrit modeliyle hem doğaya duyarlı bir yaklaşım sergiliyor hem de macera ruhunu bir üst seviyeye taşıyor. Kompakt SUV segmentindeki bu araç, hibrit teknolojisiyle dikkat çekerken, Jeep’in off-road yeteneklerinden ödün vermiyor. Gelin, Jeep Avenger Hibrit’in detaylarına birlikte bakalım ve bu benzersiz aracı test sürüşünde deneyimleyelim.
Tasarım: Jeep DNA’sının Modern Yorumu
Jeep Avenger Hibrit, kompakt boyutlarına rağmen güçlü ve etkileyici bir tasarıma sahip. Markanın ikonik yedi bölmeli ızgarası, LED farlarla modern bir dokunuş kazanmış. Yan profildeki kaslı çizgiler ve siyah plastik çamurluk detayları, Avenger’ın hem şehirde hem de doğada kullanıma uygun olduğunu vurguluyor. Arka tarafta ise LED stop lambalarının X desenli tasarımı, Jeep’in macera odaklı kişiliğini yansıtıyor.

Motor ve Performans: Hibrit Teknolojisi ile Güçlü ve Verimli
Jeep Avenger Hibrit’in kalbinde, benzinli bir motor ile elektrik motorunun birleşimi bulunuyor. Bu kombinasyon, 200 beygirlik toplam güç ve 250 Nm tork üreterek, hem şehir içi kullanımda hem de arazi koşullarında üstün bir performans sağlıyor. Elektrikli motor, düşük hızlarda tamamen sessiz bir sürüş sunarken, içten yanmalı motor devreye girdiğinde güç ve dayanıklılık hissini artırıyor.
Avenger Hibrit’in 0-100 km/s hızlanması yaklaşık 8.5 saniye sürerken, maksimum hızı 180 km/s ile sınırlandırılmış. Elektrikli modda 50 kilometreye kadar menzil sunan araç, şehir içi kullanımlarda sıfır emisyon hedefliyor.

4×4 Kapasitesi: Jeep’in İddialı Genetik Mirası
Jeep denince akla gelen ilk şeylerden biri off-road yetenekleridir. Avenger Hibrit, Selec-Terrain adlı sürüş modu sistemiyle bu beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Çamur, kum, kar gibi farklı zeminlere uygun sürüş modları, aracın çekiş gücünü optimize ederek her türlü koşulda güvenli bir sürüş sunuyor. 20 cm’lik yerden yüksekliği ve 40 derecelik yaklaşma açısı, zorlu arazilerde bile Avenger Hibrit’i rakipsiz kılıyor.
İç Mekân: Fonksiyonellik ve Konfor Bir Arada
Jeep Avenger Hibrit’in iç tasarımı, kompakt yapısına rağmen geniş bir yaşam alanı sunuyor. Modern ve şık bir tasarıma sahip olan kokpit, hem sürücünün hem de yolcuların konforunu artırmak için düşünülmüş.
• Dijital Gösterge Paneli: 10.25 inçlik ekran, hız, menzil ve hibrit sistemin çalışma durumu gibi bilgileri net bir şekilde sunuyor. • Multimedya Ekranı: 10 inçlik dokunmatik ekran, Apple CarPlay ve Android Auto desteğiyle kullanıcı dostu bir eğlence sistemi sağlıyor. • Geniş Bagaj Hacmi: 380 litrelik bagaj hacmi, günlük kullanımlar ve seyahatler için yeterli alan sağlıyor.

Konfor ve Teknoloji: Günümüz İhtiyaçlarına Yönelik Çözümler
Jeep Avenger Hibrit, konfor ve teknolojiyi bir arada sunuyor. Elektrikli ayarlanabilir ön koltuklar, ısıtma ve soğutma fonksiyonlarıyla uzun yolculukları keyifli hale getiriyor. Ayrıca, çift bölgeli otomatik klima sistemi, yolcuların farklı sıcaklık tercihlerini dikkate alarak kişiselleştirilmiş bir konfor sunuyor.
• Kablosuz Şarj Ünitesi: Telefonunuzu kabloya ihtiyaç duymadan şarj edebilirsiniz. • Adaptif Hız Sabitleyici: Uzun yolculuklarda hem güvenlik hem de konfor sağlıyor. • Park Asistanı: 360 derece kamera ve otomatik park fonksiyonu, dar alanlarda manevra yapmayı kolaylaştırıyor.
Güvenlik: Jeep’ten Beklenen İleri Düzey Koruma
Jeep Avenger Hibrit, Euro NCAP testlerinden 5 yıldız alarak güvenliğini kanıtlıyor. Otonom acil frenleme, şerit takip asistanı, kör nokta uyarı sistemi gibi özelliklerle donatılmış olan araç, hem sürücü hem de yolcular için üst düzey koruma sağlıyor.

Yakıt Tüketimi ve Çevre Dostu Yapısı
Hibrit teknolojisinin en büyük avantajlarından biri, düşük yakıt tüketimi. Jeep Avenger Hibrit, şehir içi kullanımda sadece 4.5 litre, şehir dışında ise 4 litre seviyelerinde bir tüketim sunuyor. Elektrikli modda sıfır emisyon hedefleyen araç, çevre dostu bir alternatif arayanlar için ideal bir seçenek.
Sürüş Deneyimi: Eğlence ve Rahatlık Bir Arada
Jeep Avenger Hibrit’in direksiyonuna geçtiğinizde, hem gücü hem de konforu hissediyorsunuz. Hibrit sistemin sessiz çalışması, şehir içi kullanımlarda huzurlu bir deneyim sunarken, spor modu devreye girdiğinde aracın tüm gücünü hissetmek mümkün. Süspansiyon sistemi, hem şehir içindeki engebeli yollarda hem de arazide üstün bir konfor sağlıyor.

Sonuç: Çevre ve Macera Tutkunları için İdeal Bir Seçim
Jeep Avenger Hibrit, tasarımı, teknolojisi, performansı ve çevre dostu yapısıyla segmentinde fark yaratıyor. Kompakt boyutlarına rağmen sunduğu geniş iç mekân ve etkileyici off-road yetenekleri, aracı hem şehirde hem de doğada kullanılabilir kılıyor. Eğer macera tutkunu bir sürücüyseniz ve çevre bilincine sahipseniz, Jeep Avenger Hibrit tam size göre bir araç!
Elektrikli Araçlar
Avrupa’nın Şarj Ekosisteminde Türk İmzası: Tunçmatik
Tunçmatik, 56 yıllık teknoloji birikimini küresel arenaya taşıyarak Messina ve Napoli’den Afrika’ya uzanan uluslararası referanslarını Avrupa merkezli yeni büyüme stratejisiyle güçlendiriyor. Şirket, açılımının en stratejik adımı olan Bulgaristan’daki şirket kuruluşunu tamamlayarak Avrupa pazarında daha yakın, daha hızlı ve daha rekabetçi bir operasyon yapısı inşa etti.
Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer ‘’Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak. Yakında otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden sahalarda elektrikli taşıtların ve onlara özel şarj çözümlerinin hızla arttığını göreceğiz’’ değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin enerji teknolojileri alanındaki en köklü markalarından Tunçmatik, 1969’davoltaj regülatörü üretimiyle başlayan yolculuğunu bugün elektrikli araç şarj çözümlerinden güneş enerjisine, UPS sistemlerinden enerji depolama teknolojilerine uzanan bütünleşik bir inovasyon ekosistemine dönüştürdü. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, Tunçmatik’in kuruluşundan bu yana değişmeyen temel yaklaşımını şöyle özetliyor: “Elektrik enerjisindeki sorunlara çözüm üretmek bizim için 56 yıldır değişmeyen bir misyondur.”
Tunçmatik, Türkiye’nin teknoloji evrimindeki her kritik aşamada aktif bir rol oynadı. Televizyonların ilk kez evlere girdiği dönemde voltaj sorunu çözümleriyle sektöre giriş yapan şirket, 1980’lerde enerji darboğazında alternatör ve jeneratör üretimine yöneldi. 1990’larda bilgisayarların yaygınlaşmasıyla UPS üretimine başladı. 2000’li yıllarda güneş enerjisine odaklanarak Türkiye’nin ilk büyük GES projelerine imza attı. Bugün ise elektrikli araç şarj teknolojilerinde Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip yerli üreticilerinden biri olarak büyüyor.
Şarj Altyapısında Sürdürülebilir ve Ölçeklenebilir Büyüme
EPDK lisanslı şarj ağı işletmecisi Tunçmatik Charge Teknolojileri A.Ş., halihazırda Türkiye genelinde 26–27 şehirde 380’in üzerinde noktada hizmet veriyor. Şirket,2026’da ise 1.000’in üzerinde istasyona ulaşmayı hedefliyor.
Bu büyüme modeli yalnızca istasyon sayılarına dayanmıyor; doğru lokasyon seçimi, kesintisiz hizmet, verimlilik ve uzun vadeli işletme kabiliyeti Tunçmatik’in temel stratejisini oluşturuyor. Güç elektroniğinde yarım asırlık uzmanlık ve 81ile yayılan servis altyapısı Tunçmatik’i sektörde rakipsiz bir operasyonel güç haline getiriyor.
Avrupa Stratejisinde Yeni Dönem: Bulgaristan’da Şirket Kuruldu
Tunçmatik’in Avrupa’da yükselen talebi karşılamak ve bölgesel operasyonlarını güçlendirmek amacıyla Bulgaristan’da şirket kuruluşunu tamamlaması, uluslararası büyüme stratejisinin en kritik adımı olarak konumlanıyor. Bu yeni yapılanma, Tunçmatik’in Avrupa’daki müşterilerine daha hızlı, doğrudan ve sürdürülebilir hizmet sunmasını sağlayacak bir operasyon üssü niteliği taşıyor.
Tunçmatik bugüne kadar İtalya’nın Messina ve Napoli belediyeleri için kurduğu elektrikli araç şarj altyapılarıyla Avrupa’da önemli referanslar elde etti. Aynı şekilde Afrika’da global bir otomotiv markasına sağladığı tedarik desteği de şirketin uluslararası kalite standartlarını ve teknolojik yeterliliğini ortaya koydu. Bulgaristan yapılanması ise bu güçlü referansların üzerine inşa edilerek Tunçmatik’in Avrupa pazarındaki varlığını daha sistematik, daha hızlı ve daha rekabetçi bir modele taşıyor.

Türkiye, Elektrikli Araç Dönüşümünde Öncü Ülkeler Arasında
Elektrikli araç sahipliği Türkiye’de dünya ortalamasının üzerinde bir hızla büyüyor. Satılan her 100 yeni aracın yaklaşık 20’sinin elektrikli olması, şarj altyapısının önemini artırıyor. Bu hızlı büyüme, sektör içinde teknik yeterliliği olmayan firmaların elenmesini de beraberinde getiriyor. Mehmet Özer, sektörün gerektirdiği derin uzmanlık ve yatırım ihtiyacına dikkat çekerek, “Bu iş sadece donanım kurmak değildir; güçlü finansal yapı, teknik uzmanlık, AR-GE, servis kabiliyeti ve sürdürülebilir yatırım vizyonu gerektirir” diyor.
Yeni Enerji Çağının Entegre Ekosistemi
Tunçmatik’in gelecek vizyonu, enerjinin üretildiği, depolandığı, dönüştürüldüğü ve akıllı biçimde yönetildiği bütüncül bir enerji ekosistemi oluşturmak üzerine kurulu. Güneş enerjisi teknolojileri, lityum batarya sistemleri, UPS çözümleri ve elektrikli araç şarj platformlarıyla şirket, yeni enerji paradigmasının tüm bileşenlerini kapsayan geniş bir teknoloji yaklaşımı benimsiyor.
Mehmet Özer: “Gelecek elektriğin yüzyılı olacak”
Tunçmatik’in dünyanın yaklaşık 30 ülkesine ürün ihraç eden bir marka olduğunu ifade eden Özer enerji sektöründeki dönüşüme göre şirketin hedeflerini de yeniledikleri ifade etti. Özer şöyle konuştu:
“Gelecek, tam anlamıyla elektriğin yüzyılı olacak. Hibrit solar inverterler ve lityum bataryalarla enerji bağımsız evler artık mümkün hale geldi. İnsanların şebekeye bağımlılığının azaldığı, kendi elektriğini üreten, depolayan ve yöneten yapıların yaygınlaştığı bir döneme giriyoruz. Bu yalnızca konutlar için değil; işletmeler, sanayi tesisleri ve lojistik merkezleri için de geçerli olacak. İnsanlar artık bağımlılıktan hoşlanmıyor.
Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak. Yakında otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden ve endüstriyel sahalarda elektrikli taşıtların ve onlara özel şarj çözümlerinin hızla arttığını göreceğiz. Bugün elektrikli tekneler piyasada, elektrikli uçak çalışmalarında ise büyük ilerleme var.
Şarj işi artık sadece aracı fişe takmak değil. Enerji yönetimi, filo optimizasyonu, yazılım ve veri analitiği ile iç içe bir yapıya dönüşüyor. Elektriğin üretimi, depolanması, kalitesi, güvenliği ve akıllı yönetimi önümüzdeki yılların en stratejik başlıkları olacak. Tunçmatik olarak biz de bu resimde güvenli, akıllı ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle hem Türkiye’de hem uluslararası pazarlarda ön sıralarda yer almak istiyoruz.”
Elektrikli Araçlar
Elektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrikli araç kullanımının hızla arttığı Türkiye’de şarj altyapısının daha güçlü, daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu hâle getirilmesi amacıyla Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde kapsamlı değişiklikler hazırlıyor. Yeni düzenlemelerle hem sektörün gelişimine ivme kazandırılması hem de tüketici memnuniyetinin artırılması hedefleniyor.
Hazırlanan taslak çalışmaya göre, şarj hizmeti ücretlerinde esnek fiyatlandırmaya imkân tanınarak şirketlerin belirli saatlerde veya lokasyonlarda indirim yapabilmesinin önü açılıyor. Böylece rekabetçi bir yapı oluşturulması ve kullanıcıların daha avantajlı koşullara erişebilmesi amaçlanıyor. Diğer yandan mevzuatta şarj noktası tanımına geçilmesiyle birlikte lisanslı şirketlerin belirli bir soket kapasitesine ve coğrafi yaygınlığa sahip olması zorunlu hâle geliyor; mevcut işletmeler için ise bir yıllık uyum süresi öngörülüyor. Ayrıca mobil şarj istasyonlarının lisanslı şirketler tarafından da işletilebilmesine olanak tanınarak özellikle yoğun dönemlerde ve acil ihtiyaçlarda erişilebilir bir alternatif sunuluyor.
Roaming (ortak ağ) uygulamalarına ilişkin hukuki çerçevenin güçlendirilmesi de düzenlemenin önemli başlıklarından biri. Şirketler arasında yapılan roaming (ortak ağ) sözleşmeleri Kuruma bildirim kapsamında olacak; gerektiğinde usul ve esaslar EPDK tarafından netleştirilecek. Kullanıcıların ödeme imkânlarını genişleten bir diğer düzenleme ile 1 Temmuz 2026’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj istasyonlarında en az 1 adet kredi kartı entegrasyonu zorunlu hâle geliyor.
Verimlilik ve kaynak kullanımı açısından batarya doluluğu yüzde 85’in üzerine çıkan araçlarda şarj işleminin sonlandırılabilmesi mümkün hâle gelirken, güç yönetimi uygulamalarına yasal zemin sağlanarak hem şebeke kapasitesinin verimli kullanılması hem de kullanıcıların doğru bilgilendirilmesi amaçlanıyor.
Hizmet kalitesini bir üst seviyeye taşımak isteyen EPDK, çağrı merkezi kurulmasını veya işletilmesini zorunlu kılarak kullanıcı desteğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şarj hizmetinde kullanılan yazılım sistemleri için ISO 27001 sertifikası şartı getirilirken, istasyonlarda hem şarj ağı işletmecisinin hem de istasyon işletmecisinin marka kullanımına imkân tanınarak alanda daha canlı bir rekabet ortamı oluşturuluyor.
EPDK’nın üzerinde çalıştığı düzenlemenin, Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümüne güçlü bir katkı sunması, sektöre dinamizm kazandırması ve tüketicilerin daha kaliteli bir hizmete erişmesini sağlaması bekleniyor. Taslak, sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmasının ardından Kurul değerlendirmesiyle birlikte yürürlüğe girecek.
Elektrikli Araçlar
Hyundai Motor Grubu, ABD’deki Yatırımını 26 Milyar Dolara Çıkarıyor
Hyundai Motor Grubu, Amerika’daki yatırımını 26 milyar dolara çıkaracağını açıkladı. Bu adım, grubun inovasyona, istihdam yaratmaya ve kilit sektörlerde sürdürülebilir büyümeye yönelik uzun vadeli bağlılığını pekiştiriyor. Yatırım, 2025–2028 yılları arasında gerçekleştirilecek ve grubun Amerika pazarındaki varlığını önemli ölçüde genişletecek. Bu yeni yatırım, Mart 2025’te açıklanan 21 milyar dolarlık yatırım planına ek olarak 5 milyar dolar daha içeriyor. Böylece Hyundai, otomotiv, çelik ve robotik alanlarındaki stratejik girişimlerini daha da ileri taşıyacak.
Yatırımın öne çıkan başlıkları:
Stratejik Çelik Üretimi: Louisiana’da kurulacak yeni çelik fabrikası, otomotiv üretimi gibi stratejik sektörlere destek verecek, yerel tedarik zincirlerini güçlendirecek ve endüstriyel dayanıklılığı artıracak.
Amerika’daki Otomotiv Üretim Kapasitesinin Genişletilmesi: Grubun otomotiv iştirakleri Hyundai Motor Company ve Kia Corporation, ABD’deki üretim kapasitelerini önemli ölçüde artırarak tüketicilerin değişen ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin şekilde cevap verecek.
Robotik İnovasyon Merkezi: Grup, yılda 30.000 birim üretim kapasitesine sahip ileri teknoloji bir robotik tesisi kuracak. Tasarım, üretim, test ve uygulama süreçlerini kapsayacak bu merkez, ABD’de robotik ekosisteminin öncü üssü olacak.
Hyundai Motor Grubu, bu girişimler aracılığıyla önümüzdeki dört yıl içinde ABD’de yaklaşık 25.000 yeni doğrudan istihdam yaratmayı hedefliyor. Bu da ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacak. Grup, aynı zamanda Amerika merkezli teknoloji iştirakleri Boston Dynamics (robotik) ve Motional (otonom sürüş) aracılığıyla teknoloji ticarileştirmesini hızlandırıyor. Ayrıca yapay zekâ, robotik ve otonom sürüş gibi geleceğin teknolojilerinde önde gelen Amerikan şirketleriyle iş birliklerini genişletiyor.
Hyundai, 1986’da Amerika pazarına girişinden bu yana ülkeye 20,5 milyar dolardan fazla yatırım yaptı ve büyümesini ülkenin gelişimiyle uyumlu hale getirdi. Bu son yatırım, Hyundai Motor Grubu’nun Amerikan ekonomisine olan sarsılmaz bağlılığını ve inovasyon, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli refahın güvenilir bir ortağı olma rolünü bir kez daha vurguluyor.
-
Lojistik4 hafta önceÇobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor
-
Sektörel3 hafta önceMercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı’na “En İyi Roadshow” Ödülü
-
Kamyon-Çekici3 hafta önceVolvo Trucks, Euro NCAP Güvenlik Değerlendirmesinde Yeniden 5 Yıldız Aldı!
-
Otomotiv Sektörü3 hafta önceMercedes S-Class’ta Ezber Bozan Yenilik: Isıtmalı Emniyet Kemeri ile Tanışın!
-
Otomotiv Sektörü1 hafta önceOtokoç Otomotiv’e IFC’den İlk Yatırım: 150 Milyon Dolar
-
Sektörel1 hafta önceTarımsal Pazaryeri Truck1, Agroexpo 2026’nın Medya Ortağı Oldu
-
Otomotiv Sektörü1 hafta önceCevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
-
Otobüs1 hafta önceTEMSA, 12 Adet Maraton teslimatıyla 2026’ya güçlü başladı

