Connect with us

Lojistik

LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE İLKLERİ GERÇEKLEŞTİREN FİRMAYIZ, YATIRIMLARIMIZ 2024’TE DE SÜRECEK

Balkan ülkelerine parsiyel ve komple lojistik hizmetleri sunan Kare Lojistik, 1990 yılında kuruldu. Romanya’ya ilk parsiyel taşımacılık hizmetini sağlayarak sektörde bir ilke imza atan firma, aynı zamanda lojistik alanında ‘ilk askılı tekstil taşımacılığını gerçekleştirerek bu alanda bir ilk olmayı başardı. Kare Lojistik Genel Müdürü Berk Yalçınkaya, “Kare Lojistik olarak ilkleri gerçekleştiren ve yatırım odaklı bir firmayız. 2023 yılını tüm olumsuzluklara rağmen büyüme ile kapattık. Zorlu geçeceğini öngördüğümüz 2024 yılında da yatırım odaklı olacak ve büyümemizi sürdüreceğiz” dedi.

Müşterilerine kesintisiz hizmet sunan Kare Lojistik, hizmet sağladığı kurumların “nakliyecisi” değil, aynı zamanda onların “çözüm ortağı ve sektörel danışmanı” olmak ilkesi ile ezber bozan işlere imza atıyor. Doğru zamanda doğru yerde olmayı kendine felsefe edinen Kare Lojistik, ihracatçı ve ithalatçı arasında en doğru iletişimi sağlayarak sevkiyatı ithalatçının fabrikasına kadar teslim ediyor. Müşterilerle aynı dili konuşan Kare Lojistik, operasyonun her aşamasında müşterilerinin beklentilerine cevap verebiliyor. Müşterinin sadece bugünkü beklentilerini değil, geleceğe yönelik beklentilerini de öngören Kare Lojistik için “kalite” en önemli değeri oluşturuyor.

LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE İLKLERİ GERÇEKLEŞTİREREK EZBER BOZDU

Balkan ülkelerine parsiyel ve komple lojistik hizmetleri sunan Kare Lojistik, 1990 yılında kuruldu. Romanya’ya ilk parsiyel taşımacılık hizmetini sağlayarak sektörde bir ilke imza atan firma, aynı zamanda lojistik sektöründe ‘ilk askılı tekstil taşımacılığını gerçekleştirdi. Tekstil sektörünün en hızlı tedarikçilerinden biri olarak sektörde adından söz ettiren Kare Lojistik’in Romanya’da da ofisi, deposu ve filosu bulunuyor.  Firmanın müşteri portföyünü ise Balkan ülkeleri haricinde İngiltere ve Avrupa oluşturuyor.

ÖZMAL ARAÇLARI İLE KESİNTİSİZ HİZMET VERİYOR

Her zaman öz mal araçları ile hizmet veren firma, öz mal araçlarının yanına ekspres araçları da koyarak farklı enstrümanlarla iş yapış biçimini daha da güçlendiriyor. Firmanın 70’e yakın öz mal aracı bulunuyor. Bu araçların bir kısmı Türk plakalı bir kısmı ise Romanya plakalı olarak hizmet veriyor. Çekicilerde Iveco ve Ford kullanan Kare Lojistik’in, treyler olarak Krone ile anlaşması bulunuyor.

 

ÜNİVERSİTEDE OKURKEN EN ALT KADEMEDEN BAŞLADI, TÜM BİRİMLERDE ÇALIŞTI

2011 yılında sektöre adım atan Kare Lojistik’in genç müdürü Berk Yalçınkaya, çekirdekten yetişti. Kadir Has Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü’nden mezun olan Yalçınkaya, hem okudu hem de Kare Lojistik’te çeşitli kademelerde çalışarak lojistiğin tüm süreçlerine hakim oldu. İlk olarak depoda işe yükleme ile başlayan Yalçınkaya, daha sonra operasyona geçti. Tüm evrak işlerini, müşteri yönetimini öğrendi. Yalçınkaya bundan sonra kademeye geçti. Tamirhane ve araçların takibi olan bölümüne yönelerek oradaki süreçleri de yönetti. Araçların parçalarından stokuna, stokundan maliyetine ve burada gelişen olayların hepsine hakim olan Yalçınkaya, en son muhasebe departmanında başlayarak buradaki süreçlere hakim oldu. 2011’den beri operasyonun başına geçen Kare Lojistik Genel Müdürü Berk Yalçınkaya, bir işletmenin tepe yöneticisinin tüm süreçleri detaylarına kadar bilmesi gerektiğinin özenle altını çizdi.

MÜŞTERİLERİMİZİN BİZİ TERCİH ETMESİNDE ÜÇ ÖNEMLİ ETKEN VAR

Yalçınkaya, “Her sevkiyat acil. Acil olmayan bir sevkiyat yok. Kare Lojistik’in çalışkan kadrosu olarak bu aciliyete cevap verebilmek için gece gündüz çalışıyoruz. Müşterilerimizin bizi tercih etmesinin üç nedeni var. Bunlardan biri hız, diğeri ulaşılabilirlik ve güvenilirlik. Müşteri her zaman bize 7/24 ulaşabiliyor. Hızımızı artırmak adına Yetkilendirilmiş Yükümlülük Sertifikası (YYS) ve izinli gönderici belgelerimiz var. Bu belgelerimiz sayesinde sınır kapılarından daha hızlı geçebiliyor ve müşterilerimize daha hızlı ve efektif hizmet sağlayabiliyoruz. Tekstil sektöründe hız, en önemli parametrelerden biridir. Askılı tekstil taşımalarında özel dorselerimiz bulunuyor. Bu dorselerimizin içinde tekstil ürünlerinin ütüsü dahi bozulmadan, kırışmadan, yıpranmadan ürünleri teslim edebiliyoruz.” dedi.

2023’Ü BÜYÜYEREK KAPATTIK, 2024’TE DE YATIRIM ODAKLI OLACAĞIZ

Depremlerin gündemde olduğu ülkece ciğerlerimizin yandığı üzücü bir yıl olan 2023’ü bütün olumsuzluklara rağmen büyüyerek kapattıklarını belirten Yalçınkaya, şu bilgileri verdi: “Kare Lojistik olarak yatırım odaklıyız. Gerek filomuza gerekse de insan kaynaklarımıza her koşulda yatırım yapıyoruz. Filosunu her zaman yenileyen bir firmayız. Filomuz Euro 6 normundadır. Şu an filomuzun yaş ortalaması 2022-2023. Filomuzu her zaman genç tutmaya çalışıyoruz. Filomuza haricen ekstra enstrümanlar ekliyoruz. Bunlar gıda taşımacılığına yönelik frigo treyler, ekspres araçlarla daha hızlı hizmet verebiliyoruz. Müşteriden bir sevkiyatı depomuza aldığımız andan itibaren tüm beyanname işlerini buradan bitirip araçları ve yükleri gümrük alanına sokmadan ve gümrükteki bekleme süresi olan 1 gün kaybını ortadan kaldırarak hızlı bir şekilde hareket etme imkanı sunuyoruz. Müşterinin üzerindeki evrak yükünü alarak çalışma hizmeti sağlıyoruz.

MARKA BİLİNİRLİĞİMİZİ ARTIRACAK, E-TİCARETTE SES GETİRECEĞİZ

Yeni nesil bir yönetici olarak gençlere, ve bu işi yapacak genç meslektaşlarımıza önem veriyoruz. Meslek liselerinin gerçekleştirdiği seminerlere gidiyoruz. Staj imkanı sağlıyoruz. Staj fırsatı sağlayarak gençlerin tecrübe edinmesini ve A’dan Z’ye işi öğrenmesini amaçlıyoruz. Şu an Balkan ülkelerinin hepsine gidiyoruz. Kara taşımacılığında Avrupa’da sevkiyat oranımızı artırmaya çalışıyoruz. Forwarding dediğimiz hava ve deniz lojistiğinde de daha büyük adımlar atıp hedeflerimize ulaşmaya çalışıyoruz. 2024 yılı içerisinde yeni araç yatırımlarımız olacak. 2024 yılında yatırım odaklı olacağız. 2024 yılı içerisinde marka bilinirliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Kurumsal yapımızı bozmadan daha çok kurumsal müşterilere hizmet vermeyi amaçlıyoruz. E-ticaret lojistiğinde adımızdan söz ettirmeyi planlarımız içerisine aldık. Kare Lojistik olarak e-ticaretin kara taşıma yapılan yetki belgesini (ETGB izin belgesi) aldık. E-ticaret genelde hava lojistiği ile yapılıyor. Hava lojistiğinde 150 euroya yapılan taşımayı biz, kara lojistiği ile 50 euroya kadar indirebiliyor ve maliyet avantajı oluşturuyoruz. Hedeflerimiz arasında e-ticaret lojistiği üzerinde kendimizi daha geliştirmek bulunuyor. Balkanlardaki gücümüzü koruyup Avrupa’da gücümüzü artırmak istiyoruz.”

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lojistik

İhracatçıya İskandinavya Müjdesi: TCT Lojistik ve Alpi Danimarka’dan Güçlü Ticaret Köprüsü

Avrupa taşımacılığında oyun kurucu rollerden birini üstlenen TCT Lojistik, İskandinavya pazarındaki “yerel güç” eksikliğini Alpi Danimarka ortaklığıyla giderdi. Bu hamle, Türkiye’nin Kuzey Avrupa’ya olan ihracat sevkiyatlarında maliyet ve zaman avantajı sağlayacak.

Kuzey Avrupa Ticaretinde “Yerel Uzmanlık” Dönemi

2020 yılından bu yana karayolu taşımacılığında özmal filosuyla fark yaratan TCT Lojistik, stratejik büyüme rotasını Kuzey’e kırdı. 1 Şubat 2026 itibarıyla devreye giren Alpi Danimarka ortaklığı, sadece bir nakliye anlaşması değil; aynı zamanda Türk ihracatçısı için Danimarka’da dev bir depolama ve dağıtım ağının kapılarının açılması anlamına geliyor.

TCT Lojistik Karayolu Direktörü Hasan Yeşilyurt, bu iş birliğinin İskandinavya hattındaki rekabeti nasıl değiştireceğini şu sözlerle özetliyor:

“İsveç ve Norveç’teki operasyonel derinliğimizi, Danimarka’nın en güçlü lojistik ağlarından biri olan Alpi ile taçlandırdık. Artık müşterilerimiz Danimarka varışlı yüklerinde, bölgenin en yaygın terminal ağından faydalanabilecek.”

Lojistikte “Sıfır Hata” Vizyonu: A’dan Z’ye Entegrasyon

Bu stratejik ortaklık, taşımacılık sürecindeki tüm halkaları tek bir çatı altında topluyor. İhracatçı ve ithalatçılar için öne çıkan operasyonel artılar şunlar:

  • Jutland ve Ada Bölgelerinde Tam Hakimiyet: Alpi’nin Jutland bölgesindeki 6 stratejik ofisi ve deposu, sevkiyatların varış noktasında hızla tasnif edilip dağıtılmasını sağlıyor.

  • Gümrükleme ve Sigorta Kolaylığı: TCT Lojistik’in Türkiye’deki gümrüklü depolama ve sigorta kabiliyeti, Alpi’nin Danimarka’daki yerel gümrükleme tecrübesiyle birleşiyor.

  • Kapıdan Kapıya Şeffaf Süreç: Türkiye’den çıkan bir yük, Danimarka’daki nihai teslimat noktasına kadar tek bir entegre sistem üzerinden takip edilebiliyor.

Yatırımda Hız Kesmeyen Performans: 300+ Araçlık Filo

TCT Lojistik, başarısını sadece ortaklıklara değil, sahadaki fiziksel gücüne de borçlu. 2025 yılını %25 net büyüme ile kapatan şirket, filosuna 70 yeni çekici ve treyler ekleyerek kapasitesini maksimize etti.

300’ü aşkın özmal araçlık dev kapasiteyle, aracı kurumları aradan çıkaran ve doğrudan çözüm sunan firma, 2026’da yeni filo yatırımlarının yanı sıra Avrupa’nın kilit noktalarında kendi ofislerini açarak global bir Türk markası olma yolunda ilerliyor.

Sonuç: Kuzey Hattında Güvenli Liman

Alpi Group’un 80 ülkeye yayılan global network’ü ile TCT Lojistik’in yerel gücü birleştiğinde ortaya çıkan sinerji, İskandinav hattında taşımacılık yapan firmalar için “güven ve hız” demek. Hasan Yeşilyurt’un da belirttiği gibi, bu ortaklık sürdürülebilir büyümenin en önemli yapı taşlarından biri olacak

Continue Reading

Lojistik

Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor

Uçtan uca çözüm vizyonuyla lojistik sektörüne ilkleri ve yenilikleri kazandıran, köklü geçmişinde “BOLTAS” adıyla güven inşa eden Çobantur Logistics; yarım asra yaklaşan tecrübesiyle geleceğe yeni ismi ve iddialı hedefleriyle yürüyor. Geniş filosu, Türkiye’de 45 bin 500 metrekarelik ve Avrupa’da 12 bin metrekerelik depolama kapasitesiyle gücünü pekiştiren şirket, 2026’da dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda yeniden yapılanırken Almanya’da gerçekleştireceği stratejik satın alma ile operasyonlarını da küresel ölçekte büyütecek. Çobantur Logistics, sektöre yalnızca hizmet değil, geleceğin lojistik ekosistemini sunmayı hedefliyor.

 

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından ‘BOLTAS’, artık yoluna ‘Çobantur Logistics’ adıyla devam ediyor. Bugünü yönetmekle yetinmeyen, geleceğin lojistik ihtiyaçlarına da hazır bir yapı kurma hedefiyle dönüşüm hikâyesini başlatan şirket; kontrollü, sürdürülebilir ve güvenilir bir geleceğe ulaşmak için köklerinden aldığı gücü yeni ismine taşıyor. Yenilenen kurumsal kimliğiyle hikâyesini geleceğe aktaran Çobantur Logistics, sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle 50’nci kuruluş yılına yeni yatırım planlamaları ile giriş yapıyor. Çözüm sağlayan servis sağlayıcı rolüyle lojistiğe yön vermeye hazırlanan firma, bu dönüşümle birlikte yalnızca bir isim değil, geleceğin lojistik vizyonunu da ortaya koyuyor.

“Köklerden geleceğe: Çobantur Logistics ile lojistikte yeni bir dönem başlıyor”

Günümüzde hızla değişen dünya düzeni içinde çağa ayak uydurmanın gerek rekabet gerekse kurumsal başarı için kritik rol oynadığını belirten Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Bugün lojistik yalnızca taşımacılıktan ibaret değil; üretimden ticarete, ekonomiden teknolojiye kadar tüm akışın merkezinde yer alan stratejik bir güç. Biz de bu gücü geleceğe yön verecek şekilde daha da ileri taşımak için geçmişin köklü mirası üzerine kurulu hikâyemizi, kuruluşumuzun 50’nci yılına doğru adım adım yaklaşırken Çobantur Logistics adıyla sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki sağlam kökler, geleceğin en güçlü filizlerini verir. Bazı isimler yalnızca bir marka değildir; zamana direnen bir duruş, hafızalara kazınan bir değer ve yıllar içinde oluşmuş bir güven sözüdür. İşte tam da bu yüzden kendimize, hikâyemize ve köklerimize yeniden sahip çıkıyoruz” dedi.

 

“Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz”

Bugün atılan her adımın; yeniden doğuşun ve yeniden tanımlanmış bir vizyonun resmi olduğunu vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, geçmişten aldığı güçle geleceği çok daha cesur, kararlı ve sağlam inşa ettiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti; “Verdiğimiz her sözü ilk günkü netliğiyle tutuyoruz. Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz. Artık adımız yalnızca bir marka değil; tutarlılığın, sürdürülebilirliğin, itibarın ve mirasın sembolü”dedi.

 

Çobantur Logistics, yalnızca taşımacılık değil; uçtan uca değer yaratan kapsamlı lojistik çözümleri sunuyor. Yurt içinde toplama-dağıtım, limanlardan adreslere konteyner taşıması, gümrüklü/gümrüksüz depolama, depolarda katma değerli işlemler, nakliye ve mal sigortası hizmetleri, proje taşımaları, denizyolu (FCL/LCL) ve havayolu taşımaları, Avrupa içi Europe-to-Europe operasyonları ve Avrupa’daki depolarda sunduğu katma değerli hizmetlerle müşterilerine geniş bir hizmet yelpazesi sağlıyor. 200’e yakın çekici, 500’e yakın römork, 5 lowbed, 6 kamyon ve 2 kamyonetten oluşan filosuyla operasyonlarını sürdüren şirket, yurtiçinde Erenköy’de 13 bin metrekare, Orhanlı’da 8 bin 500 metrekare, Dilovası’nda 18 bin metrekare ve İzmir’de 6 bin metrekare olmak üzere toplam 45 bin 500 metrekarelik depolama alanına sahip. Yurtdışında ise İtalya ve Almanya’daki 6’şar bin metrekarelik depolarıyla hizmet veren Çobantur Logistics, Romanya’da planladığı 6 bin metrekarelik yeni depo yatırımıyla Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

 

2026’da yurt dışında holding yapısı kurarak tüm grup şirketlerini tek çatı altında toplayacak

Jeopolitik zorluklara rağmen lojistik sektörünün büyümeye ve yeni yatırımlara hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, şirketin yol haritasını şöyle özetledi: “2026 bizim için yeniden yapılanmanın karşılığını alacağımız ve sürdürülebilir kârlılığı yakalayacağımız bir yıl olacak. Almanya’da gerçekleştireceğimiz stratejik satın alma ile operasyonlarımızı güçlendirirken, yurt dışında kuracağımız holding yapısıyla tüm grup şirketlerimizi tek çatı altında toplamayı hedefliyoruz. Avrupa’daki yatırımlarımızı genişletirken en büyük önceliğimiz, kârlı ve istikrarlı büyümeyi sürdürmek olacak. Çünkü bizim için büyüme yalnızca hacim değil; güvenilir, sürdürülebilir ve şeffaf bir gelecek demek. Bu vizyon doğrultusunda 7/24 track & trace sistemimizi müşterilerimizin kullanımına açarak sektörde şeffaflık adına önemli bir adım attık. Önümüzdeki dönemde odağımız, yalnızca bugünü yönetmek değil; önümüzdeki 5–10 yılın lojistik ihtiyaçlarına hazır bir yapı kurmak olacak.”

 

Lojistik sektörü 2026’da “fırsatlar” ve “riskler” ile karşı karşıya

Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, lojistik sektörünün Türkiye ekonomisinde hizmet ihracatının lokomotiflerinden biri haline geldiğini vurgulayarak 2026 yılına dair yol haritasını da paylaştı. Çobanoğlu, ülkenin stratejik konumunun transit taşımacılık, entegre lojistik çözümleri ve katma değerli hizmetler açısından önemli fırsatlar sunduğunu, buna karşılık küresel ticaretteki dalgalanmalar ve finansmana erişim gibi risklerin dikkatle yönetilmesi gerektiğini belirtti. Geleceğin lojistiğinin veri odaklı ve otomatikleşmiş sistemler üzerine kurulduğunu ifade eden Çobanoğlu, dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekânın sektörün dönüşümü için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

 

Şirketler için yeni bir çağın kapılarını aralayan bu dönüşümün merkezinde ise kuşkusuz “yeşil lojistik” bulunuyor. Çobanoğlu, lojistiğin artık yalnızca taşımacılık değil; sürdürülebilirlik, verimlilik ve toplumsal sorumlulukla bütünleşen bir vizyon olduğunu vurgulayarak, Çobantur Logistics’in uzun süredir bu anlayışı işinin merkezine koyduğunu ifade etti. “Bizim için yeşil lojistik yalnızca bir iş modeli değil; gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras. Yolculuğumuz, sektörün dönüşümüne öncülük etmek, müşterilerimize daha fazla değer yaratmak ve dünyayı birlikte korumak üzerine kurulu. Çünkü biliyoruz ki lojistik yalnızca ürün değil, geleceği de taşır” dedi.

Bu vizyon doğrultusunda şirket, çevresel etkileri azaltmayı tüm operasyonlarının merkezine koyuyor. Stratejik bir kararla filosundan çıkardığı eski nesil çekici ve taşıma ünitelerini 2026 yılında 250 yeni dorse ile yenileyecek olan Çobantur Logistics, karbon ayak izini azaltma hedeflerine de hızla yaklaşıyor. Ofis ve depolarında “Sıfır Atık Yönetim Sistemi” ile geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırarak daha temiz bir miras bırakmayı amaçlayan şirket, geleceğe yönelik yatırımlarını güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kuruyor. Çobanoğlu son olarak, hedeflerinin netliğini ortaya koyarak bunu ‘sektörün dönüşümüne öncülük etmek’ olarak aktarıyor.

 

Continue Reading

Lojistik

Orta Koridor: Küresel Ticaretin Yeni Güzergâhı ve Türkiye’nin Kritik Rolü

Son yıllarda küresel ticaretin dengeleri, jeopolitik olaylar ve çevresel baskılar nedeniyle sarsılıyor. Avrupa ile Asya arasındaki ana ticaret rotaları olan Süveyş Kanalı ve Kuzey Koridor, artan riskler ve maliyetlerle mücadele ediyor. Bu durum, dikkatleri daha güvenli, hızlı ve ekonomik bir alternatif olan Orta Koridor‘a çeviriyor. Türkiye, bu stratejik hattın en kritik halkası olarak ön plana çıkıyor. Lanes Lojistik Operasyon Direktörü Ali Demircan, Orta Koridor’un küresel ticaretin geleceğini nasıl şekillendirdiğini ve Türkiye için sunduğu fırsatları değerlendirdi.

Jeopolitik Değişimler ve Yeni Rota İhtiyacı

 

Rusya-Ukrayna savaşı, Rusya üzerinden geçen Kuzey Koridor’u neredeyse devre dışı bıraktı. Aynı zamanda, deniz taşımacılığının ana arterlerinden biri olan Süveyş Kanalı’ndaki belirsizlikler ve AB’nin getirdiği yüksek karbon vergileri, denizyolunu daha az cazip bir seçenek haline getirdi. Bu sorunlar, tedarik zincirlerini daha esnek ve güvenilir hale getirme ihtiyacını doğurdu.

Çin’den başlayıp Orta Asya üzerinden Hazar Denizi’ni geçerek Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya uzanan Orta Koridor, bu ihtiyaca en güçlü yanıtı veriyor. Ali Demircan, bu rotanın sadece malların taşınmasını hızlandırmakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’yi uluslararası bir lojistik merkezi konumuna yükselttiğini belirtiyor. “Türkiye artık sadece bir geçiş ülkesi değil, ticaretin akışını yöneten bir aktör haline geliyor,” diyor Demircan.

Zaman, Maliyet ve Çevre Açısından Avantajlar

 

Orta Koridor’un en büyük çekim noktalarından biri, sunduğu somut avantajlardır:

  • Zaman Tasarrufu: Denizyoluyla ayları bulan teslimat süreleri, Orta Koridor’un demiryolu ağı sayesinde 20 günden daha az bir süreye düşüyor. Bu, özellikle zaman hassasiyeti olan sektörler için devrim niteliğinde.
  • Ekonomik Rekabetçilik: Yükselen yakıt ve operasyonel maliyetler, deniz taşımacılığını zorlarken, demiryolu daha düşük ve öngörülebilir navlun fiyatları sunuyor.
  • Sürdürülebilirlik: Avrupa Birliği’nin sıkılaşan çevre düzenlemeleri karşısında, demiryolu taşımacılığı karayoluna kıyasla çok daha düşük karbon ayak izine sahip. Bu da şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı oluyor.

Türkiye’nin Dijitalleşme Hamlesi

 

Orta Koridor’un tam potansiyeline ulaşması için fiziki altyapı yatırımlarının yanı sıra dijital entegrasyon da büyük önem taşıyor. Türkiye, gümrük süreçlerini kolaylaştıran dijital çözümler, blokzincir tabanlı güvenli belge yönetimi ve gerçek zamanlı yük takip sistemleri ile bu hattın verimliliğini artırmayı hedefliyor.

Bu dijital hamleler, Türkiye’yi sadece bir transit noktası olmaktan çıkarıp, küresel ticaretin en önemli veri ve bilgi akış merkezlerinden biri haline getiriyor. Kısacası, Orta Koridor sadece bir demiryolu hattı değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğe yönelik stratejik bir lojistik yatırımı ve bölgedeki konumunu pekiştiren güçlü bir araç olarak öne çıkıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.