Otomotiv Sektörü
Mercedes-Benz E-Serisi Coupé&Cabriolet Türkiye’de
2020 yılında güncellenen Mercedes-Benz E-Serisi Coupé ve Cabriolet, Ekim itibarıyla Türkiye’de satışa sunuldu.
Mercedes-Benz E-Serisi Coupé ve Cabriolet, üst sınıf model ailesinin çekici ve heyecan uyandıran üyeleri olarak Türkiye’de Ekim itibarıyla satışa sunulmaya başlandı. E 300 Coupé 1.355.000 TL başlangıç fiyatıyla, E 300 Cabriolet ise 1.558.000 TL başlangıç fiyatı ile satışa sunuldu. Her iki araçta 2.0 litrelik turbo beslemeli 4 silindirli benzinli motor 258 BG güç üretirken EQ Boost adındaki elektrikli destek ünitesi sayesinde anlık olarak 14 BG’lik ek bir güç daha kullanıma dahil ediliyor. İçten yanmalı motorun sağladığı 370 Nm’lik maksimum torka ek olarak EQ Boost desteği anlık olarak 150 Nm ile ivmelenmeye katkıda bulunuyor. Standart donanımdaki 9G-TRONIC otomatik şanzımanın da katkısıyla 6,7 ile 7,4 lt/100 km arasında değişen karma yakıt tüketimi sunabilen araçların maksimum hızları elektronik olarak 250 km/s ile sınırlandırılmış durumda.
Her iki model de kapsamlı güncelleme ile daha çekici ve daha da heyecan uyandıran bir yapı kazandı. Özellikle ön bölüm olmak üzere tasarım daha sportif olacak şekilde yenilendi. Standart olarak sunulan Tam-LED ön farlar daha ince bir görünüm kazanırken, LED stop lambalarının da iç tasarımı yenilendi. Yine makyajla birlikte iki kapılı modellerin her ikisi de ailenin diğer gövde tiplerinde hayata geçirilen iyileştirmelerden yararlanıyor. Entegre marş jeneratörü ile daha da verimli hale gelen benzinli motor, yeni nesil sürüş destek sistemleri ve bilgi-eğlence sistemi MBUX bunlardan bazıları.
Geleneksel katlanabilir kumaş tavanlı E-Serisi Cabriolet, dört kişiye kadar uzun yol konforu sunuyor. E-Serisi Cabriolet’de elektrikli rüzgar deflektör sistemi AIRCAP ve AIRSCARF ense ısıtma sistemi standart olarak sunuluyor. Kabin içi gürültü konforunu iyileştiren akustik tavan da yıl boyu kullanım konforuna katkı sağlıyor. Kapsamlı çok katmanlı izolasyonuyla tente tavan dört mevsim üstün iklim konforu sunuyor ve rüzgar ile yol gürültüsünü azaltıyor. Bu sayede yüksek hızlarda bile araç içinde konforlu bir şekilde sohbet edilebiliyor. Heyecan uyandıran coupe gövde orantıları ve dört kişiyi rahat ettiren geniş iç mekânıyla E-Serisi Coupé, etkileyici Gran Turismo tasarım ve özelliklerini en güncel teknolojilerle birleştiriyor.
Şükrü Bekdikhan: “Uzun yolculukları kısaltan konfor ve güvenlik”
Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan Yeni E-Serisi Coupé ve Cabriolet’in Türkiye’de satışa sunulmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Otomobil kullanmayı daha zevkli bir hale getiren E-Serisi Coupé ve açık hava keyfinin adresi E-Serisi Cabriolet, segmentlerinin yıllardır en fazla tercih edilen araçları arasında yer alıyor. Gran Turismo yani uzun yolculuklara çıkmak için her fırsatı değerlendiren otomobil tutkunlarını, markamızın en yeni güvenlik, konfor ve iletişim teknolojileriyle güncellediğimiz iki yeni modelimiz ile buluşturuyoruz. Ağustos 2020’de satışa sunduğumuz ve bir kez daha segmentinin en fazla tercih edilen modeli konumunu pekiştiren Yeni E-Serisi Sedan’ın ardından, Coupé ve Cabriolet model seçenekleri ile Yeni E-Serisi ailesini tamamlamış oluyoruz. 3 farklı gövde tipinde bayilerimizde yerini alan E-Serisi model ailesi, güvenlik ve konfordaki yenilikleriyle, elektrik destekli güç üretimi ve otonom sürüşe doğru yolculuğumuzda teknolojinin geldiğini son noktayı işaret ediyor.” dedi.
Daha da keskin bir tasarım: “A-Biçimli” elmas kesimli ön ızgara
E-Serisi Coupé ve Cabriolet’in özellikle ön bölümleri yenilendi ve daha kesin bir tasarım kazandırıldı. Tam-LED teknolojisiyle donatılan ön farlar daha ince bir tasarım kazanırken böylece görsel dinamizm daha da arttırıldı. LED Yüksek Performanslı Farlar standart olarak, ULTRA RANGE Uzun Far dâhil MULTIBEAM LED teknolojili farlar ise opsiyonel olarak sunuluyor.
Tüm versiyonlarda standart olarak sunulan yeni elmas kesim ön ızgara, A-Biçimi ile dinamizm vurgusuna katkı sağlıyor. Krom noktalar, bir çıta ve bir merkezi “Yıldız” ise marka aidiyetine vurgu yapıyor. Kaslı tasarımıyla arka bölümde iç tasarımı yenilenen LED stop lambaları dikkat çekerken bagaj kapağında entegre geri görüş kamerasıyla büyük bir “Yıldız” bulunuyor.
Güncellemeyle birlikte E-Serisi Coupé ve Cabriolet ürün ailesine yüksek teknoloji gümüşü, metalik grafit grisi, metalik mojave grisi ve designo metalik patagonya kırmızsı olmak üzere yeni gövde renkleri ekleniyor. Ürün çeşitliliği, özel tasarımıyla yakıt tasarrufuna ve dolayısıyla sürdürülebilirliğe katkı sağlayan aero jant dahil olmak üzere yeni jant seçenekleriyle genişliyor.
İç mekân: Muhteşem işçilik, dinamizm ve konforun bütünleşik harmonisi
Daha önce de olduğu gibi coupe ve cabriolet modellerin iç mekânı modern tasarımla sportif lüksü harmanlamaya devam ediyor. Ön konsolun üst kısmı havada süzülüyor gibi görünüyor ve kapılarla bütünleşen özel dekoratif bir parça tarafından destekleniyor. Kaliteli malzemeler ve yüksek işçilik seviyesi sportif ve şık görünümü tamamlarken otomobilin yüksek kalite algısına katkı sağlıyor. Yeni açık damarlı gri dişbudak ağacından, mat cilalı ahşap ve açık tonlu karbon görünümlü alüminyum süslemeler iç mekandaki kalite algısını destekliyor.
Koltuklar, Mercedes-Benz markasına özgü uzun yol rahatlığıyla bütünleşik tasarımı birleştiriyor ve böylece üstün bir konfor seviyesi sunarken dinamik sürüş koşullarında vücudu destekliyor. Akıllı uyarlanabilir koltuk ayarı önemli oranda hayatı kolaylaştırıyor. Bilgi-eğlence sistemi üzerinden sisteme sürücünün vücut ölçüleri girildiğinde sistem, koltuğu buna uygun bir konumda ayarlıyor. Sürücüye ise sadece ince ayarları yapmak kalıyor.
Yekpare tasarımlı spor koltuklar, güçlü yan destekleri ve entegre koltuk başlıklarıyla vücudu kavrıyor. Koltuğun orta bölümü uzunlamasına veya enlemesine şekillendirilebiliyor. İşlemeli deri, elmas şeklinde kapitone napa deri ve güneş yansıtan deri (Cabriolet için) olmak üzere birçok malzeme kombinasyonu tercih edilebiliyor.
Yeni nesil sürüş destek sistemleri: Yoğun trafikte ve park ederken daha fazla destek
Yeni E-Serisi, sürücünün işbirliği ile sürüşü desteklemek üzere Mercedes-Benz’in en güncel sürüş destek sistemleriyle donatıldı. Ortaya çıkan ileri düzeyde aktif güvenlik seviyesinin sonucu olarak Coupé ve Cabriolet, sürücünün tepki vermediği durumlarda akıllı ve hızlı bir şekilde tepki verebiliyor. Direksiyon simidinin “Hands-off” algılama özelliği artık kapasitif çalışıyor. Bu, yarı otonom sürüş esnasındaki kullanım konforunu arttırıyor. Sürüş destek sistemlerinin E-Serisi’ni kontrol ettiğini algılaması için sürücünün ellerini direksiyonda tutması yeterli oluyor. Eskiden sisteme geri bildirim olarak sürücünün direksiyona kuvvet uygulaması, yani hafif de olsa direksiyonu hareket ettirmesi gerekiyordu. Yeni direksiyon simidinin çemberinde sürücünün ellerini algılayan özel sensörler bulunuyor. Sürücünün ellerini bir süre direksiyona temas ettirmediğini algılayan sistem bir uyarı bildirimi başlatıyor. Sürücünün reaksiyon göstermemesi halinde ise sistem acil durum frenini devreye sokuyor.
Tüm E-Serisi modellerinde standart olarak sunulan Aktif Fren Yardımcısı, birçok sürüş koşulunda otonom fren yaparak kazaları önlüyor veya etkilerini önemli oranda azaltıyor. Sistem, şehir içi sürüş hızlarında sabit duran araçları veya yoldan karşıya geçen yayaları algılayarak fren yapıyor ve yol koşullarına bağlı olarak olası bir çarpmayı önleyebiliyor. Sürüş Yardım Paketi kapsamında sistem artık dönüşlerde de çalışıyor. İsteğe bağlı olarak ilave akıllı sürüş fonksiyonları Sürüş Yardım Paketi ile sipariş edilebiliyor.
İç mekânda daha da fazla konfor: Yeni direksiyon simidi ve MBUX
E-Serisi Coupé ve Cabriolet, makyajla birlikte tamamen yeni, akıllı bir direksiyonla donatılıyor. Deri direksiyon dışında bir süper spor versiyon da sunuluyor. Kontrol yüzeyleri parlak siyah, dekoratif unsurlar ise gölgeli gümüş olarak renklendiriliyor. Gösterge panelinin ve medya ekranının kumanda fonksiyonları, fiziksel prensibi optik yerine artık kapasitif çalışan Touch-Control üzerinden kontrol ediliyor.
Yeni E-Serisi Coupé ve Cabriolet en güncel bilgi-eğlence sistemi MBUX kullanıma sunuluyor. Sistem, bir araya geldiklerinde geniş ekran görünümü oluşturan iki adet 12,3 inçlik ekrandan oluşuyor. Gerek gösterge ekranı, gerekse bilgi-eğlence sistemine ait ana ekran olsun, tüm bilgiler kolaylıkla okunuyor. Parlak grafiklere sahip sunum, sezgisel kontrol yapısını daha anlaşılabilir kılıyor.
ENERGIZING konfor yönetimi araçtaki çeşitli konfor sistemlerini birbirine bağlıyor ve aydınlatma, müzik ve masaj fonksiyonları üzerinden kabin içi huzur ve rahatlığı en üst seviyeye taşıyor. ENERGIZING COACH, E-Serisi Coupé ve Cabriolet’te yeni bir özellik olarak devreye giriyor. Akıllı bir algoritmaya dayanan sistem, duruma ve bireysel ihtiyaçlara bağlı olarak programlardan birini öneriyor. Sistem, zorlu ve oldukça monoton yolculuklardan sonra kullanıcının kendini iyi hissetmesini sağlamayı amaçlıyor.
Urban Guard: Araç korumada son teknoloji
URBAN GUARD Araç Koruması, izinsiz giriş ve hırsızlık alarm sistemi, araç konumunda değişiklik tespit ettiğinde görsel ve sesli uyarı ile çekme koruması, alarm sireni, iç koruma (İç mekânda hareket olduğunda tetikleniyor) ve hırsızlık veya park halinde çarpma tespiti için ön hazırlık içeriyor. Araç sensörleri, park edilmiş ve kilitli araca darbe uygulandığı, aracın çekildiği veya birisinin araca girmeye çalıştığı anı kaydediyor. Sistem, olası bir darbenin aracın hangi bölgesinde ve ne kadar şiddetli gerçekleştiğini bildiriyor. Söz konusu bilgi, araç çalıştırıldığında bir kereye mahsus olmak üzere bilgi-eğlence ekranında gösteriliyor.
Yüksek verimlilik seviyesi: Elektrikliye geçiş bütün hızıyla devam ediyor
Mercedes-Benz ürün gamında tüm versiyonlarda olduğu gibi E 300 Coupé ve E 300 Cabriolet de yüksek verimlilik seviyesine sahip güçlü bir motorla yollara çıkıyor. Modern teknolojinin tüm nimetlerinden yararlanan yarı hibrit sistemde benzinli motoru 48 Volt beslemeli bir marş-jeneratörü destekliyor. 2,0 litre hacimli turbo benzinli motor 258 BG güç ve 370 Nm tork üretiyor. 48 Volt beslemeli marş-jeneratörü 14 BG ilave güç ve 150 Nm ilave tork ile benzinli motoru destekliyor.
E-Serisi Coupé ve Cabriolet teknik özellikleri
|
|
E 300 Coupé | E 300 Cabriolet | |
| Şanzıman | 9G-TRONIC | 9G-TRONIC | |
| Motor | Sıralı 4 | Sıralı 4 | |
| Motor hacmi |
cc |
1.991 | 1.991 |
| Maksimum güç |
BG (kW), d/d |
258 (190), 5.500-6.100 | 258 (190), 5.500-6.100 |
| EQ Boost ile ek güç |
BG (kW) |
14 (10) | 14 (10) |
| Maksimum tork |
Nm, d/d |
370, 1.650-4.000 | 370, 1.650-4.000 |
| EQ Boost ile ek tork |
|
150 | 150 |
| Karma Koşullarda Yakıt Tüketimi |
lt/100 km |
7,2-6,7 | 7,4-7,0 |
| Karma Koşullarda CO2 Emisyonu |
gr/km |
164-153 | 169-160 |
| Hızlanma 0-100 km/s |
sn |
6,4 | 6,6 |
| Maksimum hız |
km/s |
250 | 250 |
Otomotiv Sektörü
Mercedes S-Class’ta Ezber Bozan Yenilik: Isıtmalı Emniyet Kemeri ile Tanışın!
Otomobil dünyasının “teknoloji laboratuvarı” olarak kabul edilen Mercedes-Benz, lüks tanımını bir adım daha ileriye taşıyor. Markanın amiral gemisi S-Class modelinde tanıtılan ısıtmalı emniyet kemeri teknolojisi, özellikle dondurucu kış günlerinde sürücü ve yolcuların konforunu bambaşka bir boyuta taşımaya kararlı.
Sadece Koltuklar Değil, Artık Kemerler de Isınıyor
Kış aylarında aracınıza bindiğinizde koltuk ve direksiyon ısıtmasını açsanız bile, vücudunuza temas eden o buz gibi emniyet kemeri hissi keyfinizi kaçırabiliyordu. Mercedes-Benz mühendisleri, bu “küçük ama rahatsız edici” detayı ortadan kaldırmak için kolları sıvadı.
Yeni nesil S-Class’ta opsiyonel olarak sunulan bu özellik, emniyet kemerinin dokusuna entegre edilen ince ısıtıcı lifler sayesinde çalışıyor. Kemer bağlandığı andan itibaren göğüs ve omuz bölgesine yayılan yumuşak sıcaklık, soğuk havalarda seyahat konforunu maksimize ediyor.
Gereklilik mi Yoksa Gösteriş mi?
Her lüks yenilikte olduğu gibi, ısıtmalı emniyet kemeri de otomobil dünyasında merak ve tartışmaları beraberinde getirdi. Bazı çevreler bu özelliği “aşırı lüks” olarak nitelendirse de, otomobil tarihi S-Class’ın haklılığını defalarca kanıtladı.
-
Dün Hayaldi: ABS, hava yastığı ve adaptif hız sabitleyici gibi donanımlar da ilk çıktığında sadece S-Class kullanıcılarına özel birer lükstü.
-
Bugün Standart: Bugün bu özellikler en baz model şehir otomobillerinde bile olmazsa olmaz güvenlik standartları arasında.
Bu durum, bugün “fazla” bulunan ısıtmalı kemerlerin gelecekte tüm araçlar için bir standart haline gelebileceğinin en büyük işareti.
Enerji Tasarrufuna Katkı Sağlayabilir
Şaşırtıcı olsa da bu özellik sadece konforla sınırlı değil. Uzmanlar, ısının doğrudan vücuda temas (kemer ve koltuk yoluyla) etmesinin, kabin içindeki havanın tamamını ısıtmaktan çok daha az enerji tükettiğini belirtiyor. Bu da özellikle elektrikli otomobillerde menzil tasarrufu için kritik bir avantaj sunabilir.
Haberin Özet Noktaları:
-
Model: İlk kez Mercedes-Benz S-Class serisinde uygulanıyor.
-
Amaç: Kışın kemerin soğuk hissini yok etmek ve sürüş konforunu artırmak.
-
Teknoloji: Kemer dokusuna zarar vermeyen, esnek ve iletken lifler kullanılıyor.
Mercedes’in bu yeni konfor hamlesini nasıl buldunuz? Sizce diğer markalar da bu akımı takip etmeli mi?
Otomotiv Sektörü
Castrol’ün İlham Veren “Uzuuun Yolculuk” Macerasının Türkiye Ayağı Renault Duster ile Tamamlandı
Madeni yağ pazarının lider markalarından Castrol, heyecan verici iş birliklerinde yeni bir maceraya daha imza attı. Globalde büyük ilgi gören “The Loooooong Ride” projesinin Türkiye ayağı, seyahat yazarı Seymen Bozaslan ve Renault iş birliğiyle tamamlandı. Çin’den Orta Asya’ya ve Türkiye’ye uzanan bu macera ile Castrol’ün dayanıklılık, uzun ömür ve yüksek performans konusundaki üstünlüğü bir kez daha gözler önüne serildi.
Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen Uzuuun Yolculuk serüveninde Renault Duster ve Seymen Bozaslan, 111 günde 50’den fazla şehirde 20 bin kilometre yol kat etti. Türkiye’nin doğal ve kültürel güzelliklerinin altını çizen bu proje, Renault Grubu araçları için geliştirilen Castrol GTX ürününün gerçek yol koşullarındaki performansını da bir kez daha ortaya koydu.
Castrol GTX motor yağı kullanılan Renault Duster ile yola çıkan Seymen Bozaslan, yaklaşık 20 bin kilometre boyunca Türkiye’yi bir uçtan bir uca kat etti. Köylerden şehirlere, vadilerden dağ geçitlerine kadar birçok rotada yol alan Bozaslan, Castrol GTX’in motor ömrünü uzatan gelişmiş formülüyle zorlu koşullarda bile güvenle yolculuk yaptı. Aynı zamanda Seymen Bozaslan, Türkiye’nin en yüksek 5 zirvesinin 4’üne Renault Duster ile tırmanarak yüksek rakımlı yolculukları da sorunsuz bir şekilde tamamladı.
“Global projeye, yerel dokunuşlar yaparak ülkemizin güzelliklerini sergiledik”
Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama Direktörü Cansu Taç Ekmekçiler, Uzuuun Yolculuk’un Türkiye ayağını değerlendirerek, “Castrol olarak dünyanın farklı coğrafyalarında hayata geçirilen The Loooooong Ride projesinin Türkiye ayağını tamamlamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yolculuk, Castrol ile her şartta ve yolda güvenle yol alınabileceğini gösteren küresel bir deneyimin parçasıydı. Seymen Bozaslan’ın yaklaşık 4 ayda Türkiye’nin dört bir yanını kapsayan rotası sayesinde, bu zorlu 20 bin km’yi Renault için geliştirilen Castrol GTX’in motoru temiz tutma, tortu oluşumunu engelleme ve uzun ömür sağlama özelliklerini gerçek yol koşullarında bir kez daha kanıtladık. Türkiye’deki bu proje, hem markamızın küresel gücünü hem de yerel dokunuşunu bir arada yansıtması ve ülkemizin güzelliklerini göstermek bakımından bizim için çok değerliydi” dedi.
“Sorunsuz 20 bin kilometre, sayısız hikaye”
Uzuuun Yolculuk’un Türkiye’deki ayağını gerçekleştiren ve deneyimlerini paylaşan seyahat yazarı Seymen Bozaslan, bu keyifli projeden duyduğu heyecanı anlatarak, “Türkiye’yi bir uçtan bir uca kat ederken, her 100 kilometrede değişen kültürlere, dillere ve manzaralara tanıklık ettim. Uzuuun Yolculuk, Türkiye için üretilen Renault Duster ve Castrol madeni yağlarıyla sorunsuz geçen 20 bin kilometrelik bir yolculuğu ve birçok farklı hikayeyi barındırıyor. Bu ilham verici yolculuğun Türkiye ayağında bana güvenen Castrol Türkiye’ye teşekkür ederim” dedi.
Bursa’da üretilen Renault Duster, Bursa’daki Castrol Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti
Castrol’ün global ölçekte yürüttüğü The Loooooong Ride projesinin Türkiye ayağı olan Uzuuun Yolculuk’ta yol arkadaşı olarak Bursa’da üretilen Renault Duster tercih edildi. Seyahat yazarı Seymen Bozaslan, tek yağ bakımıyla 111 günde 20 bin kilometre yol yaparak Türkiye’yi bir uçtan bir uca kat etti. Bu süreçte Castrol GTX motor yağının dayanıklılığı ve uzun ömrü gerçek yol koşullarında sınandı. Yolculuğun sonunda Renault Duster, önce evine OYAK Renault Otomobil Fabrikaları’na uğradı. Sonrasında ise Bursa’daki Castrol Teknoloji Merkezinde aracın motor yağından numune alınarak laboratuvar testleri yapıldı ve görevini sorunsuz bir şekilde tamamlayan Castrol GTX’in gösterdiği performans analiz edildi.
Otomotiv Sektörü
MINI, Ultra Maraton Yüzücüsü Aysu Türkoğlu’nun Sınır Tanımayan Yolculuğuna Eşlik Ediyor
Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI, özgün tarzı, enerjisi ve cesaretiyle markanın ruhunu yansıtan ilham verici isimlerin yolculuklarına eşlik etmeyi sürdürüyor. MINI, bu vizyon doğrultusunda Türkiye’yi dünya açık su yüzme arenasında başarıyla temsil eden Ultra Maraton Yüzücüsü Aysu Türkoğlu ile iş birliğine imza attı. Türkoğlu, Tamamen Elektrikli MINI Countryman modeliyle hedeflerine çevreci bir enerjiyle ilerleyecek.
Borusan Otomotiv Grubu olarak Türk sporuna verdikleri desteği, açık su yüzme sporunun ilham verici isimlerinden Aysu Türkoğlu ile genişletmekten büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, “Aysu Türkoğlu, genç yaşında elde ettiği başarılarla Türkiye’yi en güzel şekilde temsil ediyor. O sadece bir yüzücü değil; kararlılığı ve tutkusuyla ilham veren bir isim. Enerjisi, cesareti ve azmi, MINI’nin özgün ruhuyla mükemmel bir uyum içinde. Spora olan desteğimizi bu değerli iş birliğiyle sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.
Aysu Türkoğlu ise iş birliğiyle ilgili duygularını şu sözlerle paylaştı: “Cesaret, özgürlük ve kendi yolunu kendi çizmek. MINI’nin ruhunu özetleyen bu değerler benim için de çok anlamlı. Değerlerine inandığım bir markayla ortak bir vizyonu paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum.”
Sınırları Aşan Başarılar
Bugüne kadar Manş Denizi, Kuzey Kanalı, Cook Boğazı ve Catalina Kanalı geçişlerini tamamlayan Aysu Türkoğlu, 2024 yılında gerçekleştirdiği Catalina Kanalı geçişiyle “Triple Crown of Open Water Swimming” unvanını kazanan en genç Türk yüzücü oldu.
- Ayrıca “Oceans 7” parkurlarının beşincisi olan Kaiwi Kanalı’nı 21 saatte geçerek bu rotayı tamamlayan en genç Türk yüzücü unvanını da elde etti. Türkoğlu, “Oceans 7” olarak bilinen dünyanın en zorlu yedi açık deniz geçişini tamamlamayı hedefliyor.
İş birliği kapsamında Türkoğlu, Tamamen Elektrikli MINI Countryman modelini kullanacak.
-
Minibüs4 hafta önceAnadolu Isuzu’dan Bektaşlar Turizm’e 20 Adet Novo Lux Teslimatı
-
Yük Taşıma3 hafta önceVolvo Trucks, Türkiye’de Tüm Zamanların En Yüksek Pazar Payına Ulaştı!
-
Lojistik3 hafta önceÇobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor
-
Sektörel2 hafta önceMercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı’na “En İyi Roadshow” Ödülü
-
Kamyon-Çekici1 hafta önceVolvo Trucks, Euro NCAP Güvenlik Değerlendirmesinde Yeniden 5 Yıldız Aldı!
-
Otomotiv Sektörü1 hafta önceMercedes S-Class’ta Ezber Bozan Yenilik: Isıtmalı Emniyet Kemeri ile Tanışın!

