Connect with us

Otomotiv Sektörü

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Elektrikleniyor

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, elektrikli mobilite stratejisiyle güçlü liderlik hedefleri belirleyerek tüm modellerini elektriklendiriyor.

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, stratejisinde elektrikli mobilite konusunda sağlam liderlik hedefleri belirleyerek tüm model serilerini sistematik olarak elektriklendiriyor. Firma, EQT Marco Polo1 konsepti ile, segment için birçok yenilikle donatılmış EQT’ye dayanan yeni, tamamen elektrikli ve tam teşekküllü mikro kampçı hafif ticarinin ilk örneğini kamp severlerle buluşturuyor. Seri üretim versiyonunun 2023’ün ikinci yarısında satışa sunulması beklenen Mercedes-Benz EQT (kombine güç tüketimi (WLTP): 18,99 kWh/100 km; kombine CO2 emisyonları (WLTP): 0 g/km) değerleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Kendi başına bir ürün kadar yenilikçi olan Marco Polo1, T-Serisi’nin değiştirilebilirliğini, yüksek kaliteli ekipman seviyesini tamamen elektrikli bir sürüşün avantajlarıyla birleştiriyor. Firmadan yapılan açıklamaya göre; Marco Polo1, yakın gelecekte tamamen elektrikli kısa yolculuklar için pratik bir kampçı çözümünün ilk örneği olacak.

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Satış Müdürü Klaus Rehkugler; “Bizim için gelecek, bir hafif ticarinin büyüklüğü veya amacı ne olursa olsun elektriktir. Bu stratejik rotanın en son örneği, tamamen elektrikli tahrikli yeni EQT. Marco Polo Modülü ile, yakın gelecekte sunulacak olan tamamen elektrikli bir kamp gezisi aracı için temel bir çözümümüz var. 2023’ün ikinci yarısında, tam teşekküllü ve aynı zamanda tamamen elektrikli bir mikro kampçı ile ürün yelpazemizi daha da genişletmeyi planlıyoruz. Concept EQT Marco Polo, yaklaşmakta olan seri üretim aracına şimdiden bir bakış atıyor. Adından da anlaşılacağı gibi, Marco Polo ailemizi EQT’ye dayanan her iki ürünle de genişletiyoruz” dedi.

mercedes-benz-eqt-01.jpgTamamen elektrikli tahrikli yeni tam teşekküllü mikro kamp hafif ticari banttan çıkıyor

Concept EQT Marco Polo1, uzun dingil mesafesiyle EQT’dan ayrışıyor. Üretilecek konsept araç, şu anda hala geliştirilmekte olan, tamamen elektrikli ve tam teşekküllü Mercedes-Benz yıldızlı mikro kampçıya bir ilk bakışı niteliğinde. Concept EQT Marco Polo1‘in dış donanımında tavan yatağına sahip açılır bir tavan bulunuyor. Makaslı tasarım sayesinde, açılır tavan, araç tavanına hafif bir eğim açısıyla kolayca kaldırılabiliyor. Bu sayede Concept EQT Marco Polo1 arkada ayakta durmak için yeterli alan sunuyor. Ayrıca pop-up tavan, alışıldık kamp özgürlüğü hissi için arkada bir fermuarla tamamen veya pencere şeklinde açılabiliyor. Tavan yatağında 1,97 metreye 97 santimetre ölçülerinde bir uyku alanı da bulunduran Marco Polo1, nokta elastik disk yay sistemiyle yüksek düzeyde uyku konforu sağlıyor. Öte yandan aracın arkasında 2 metreye 1,15 metre ölçülerinde katlanabilir bir uyku alanı daha bulunuyor. İç tasarımda kullanıcı rahatlığı için tüm detayların düşünüldüğü araçta, sürücü koltuğunun arkasındaki ikinci koltuk sırasında, gömme yıkama sistemi ve aynı şekilde gömme 16 litrelik kompresörlü soğutucu da bulunuyor. Sistemin hemen üstünde doğrudan ikinci koltuğa kenetlenmiş iki tezgah günlük yiyecek ihtiyacının hazırlanması için gerekli alanı sunuyor. Aracın sol iç tarafında ise (arka kokpite bakan) bir başka koltuk bulunuyor. Ayrıca bu koltuğa entegre edilmiş yerleşik çekmece sistemi, kamp aksesuarları için yeterli depolama alanı sunuyor. Bir indüksiyon ocağı ve esnek bir çıkarılabilir gaz kartuşu ocağı ile araç içinden çıkarılabilen bir çekmece de araçta kamp severleri bekliyor. Aracın (arka kokpite doğru bakan) sağ tarafında ise, elektrikli olarak da yüksekliği ayarlanabilen katlanabilir bir masa bulunuyor.

İç mekandaki tüm mobilya ünitelerinin iki kişi tarafından 5 dakikadan daha kısa sürede kolayca çıkarılabilir şekilde tasarlandığı Marco Polo1 gerekirse günlük araç olarak da kullanılabiliyor. Araç, iki metreden az yüksekliği ile gelecekte tüm garajlara, katlı otoparklara ve oto yıkamalarına da rahatlıkla girebilecek şekilde tasarlanmış durumda. Concept EQT Marco Polo1‘nun mobilyaları sadece işlevsel olmakla kalmıyor, yeni EQT’nin yüksek kaliteli iç mekanına da mükemmel şekilde uyuyor. Elektrikli küçük hafif ticarinin oturma konseptinde koltuklar gibi mutfak, bank ve yatak odası elemanlarında da ARTICO suni deri/MICROCUT koltuk döşemesi yer alıyor. Bu arada, mobilya cephe panelleri, kontrast sağlaması için Avola kiraz ağacından yapılmakta. Ortak alanlardaki ortam aydınlatması da doğru atmosferi yaratmada baş rol oynuyor. Üst yatak alanında koyu renk bir tavan astarı ve LED aydınlatma mevcut. Toplamda, biri açılır tavan alanında, ikisi de mikro karavanın yaşam alanında olmak üzere 7 USB yuvası bulunuyor.

Konsept otomobilin temeli olarak kullanılan EQT’nin gelecekteki uzun dingil mesafeli versiyonu, siyah parlak kontrast öğelerle metalik kromit grisine boyanmış. Bu öğeler arasında ön ve arkadaki siyah boyalı krom kaplama ve özel 19 inç elmas kesim jantlar aracın trafikte ayrışmasını sağlıyor. Pop-up tavanın bej renk tonu, tente gibi aracın diğer unsurlarında da yer alıyor. Bagaj ve janttaki kırmızımsı vurgular, rengi de devreye sokuyor.

Concept EQT Marco Polo1‘daki bir diğer göz alıcı özellik ise pop-up tavandaki güneş paneli. Bu panel ve ek olarak, çıkarılabilir bir batarya ünitesi, kamp ünitesine belirli bir süre kendine yetecek miktarda enerji sağlarken aracın menzilini de koruyor. Ek pil, kullanım sırasında koltuktaki bir çekmecede saklanıyor. Şarj etmek için ise kolayca çıkarılıp, evdeki prizde ve hatta kamp alanında kolaylıkla şarj edilebiliyor. Diğer önemli noktalar arasında aracın yan tarafına takılan tente ve arka camlar için yenilikçi bir karartma sistemi yer alıyor. Bunlar tek bir düğmeye dokunarak renklendirilebiliyor.

mercedes-benz-eqt-02.jpg“Klasiklere yeni bir dönüş”: Marco Polo Modülü ile vakit kaybetmeden kamp keyfi

Mercedes-Benz, esnek bir şekilde monte edilip çıkarılabilen ve kısa bir dingil mesafesine sahip yeni EQT için sunulacak Marco Polo Modülü ile yakın gelecekte temel kamp gereksinimleri için ilk pratik çözümü sunuyor. Standart yatak ve isteğe bağlı mutfak ünitesi ile EQT hemen basit bir seyahat arkadaşı haline geliyor.

2 metreye 1,15 metre boyutlarında uyku yüzeyine sahip olan Marco Polo1, nokta elastik disk yay sistemi ve on santimetre kalınlığındaki döşekle, kenarlara kadar ergonomik yatma konforu sağlıyor. Araç içinde ek alan gerektiğinde, yatak çerçevesi öne doğru çekilerek ya da katlanarak alan açılabiliyor. Hareket halindeyken, katlanan yatak çerçevesi yük bölmesinde bulunuyor. Bu sayede arka koltuklar daha sonra kısıtlama olmaksızın kullanılabiliyor. Yüksek uyku konforu için standart donanım, pencere camları için manuel olarak takılabilir karartma elemanları ve camlar ile çerçeve arasına sıkıştırılabilen böcek korumalı bir havalandırma ızgarası içeriyor. Ayrıca standart, daha küçük eşyalar için C sütunu ve D sütunu arasında iki pencere cebi bulunuyor.

Opsiyonel olarak sunulan mutfak, 12 litrelik su deposuna sahip bir lavabo, 15 litrelik kompresörlü buzdolabı ve esnekçe çıkarılabilir gaz kartuşlu ocak barındırıyor. Ayrıca mutfak ünitesindeki çekmeceler çatal bıçak takımı, tabak takımı ve erzaklar için alan sağlıyor. Buna ek olarak, isteğe bağlı mutfak ünitesi iki kamp sandalyesi ve bir masa ile birlikte geliyor. Masa dış mekânda kullanılabilineceği gibi, bu segmentte bir ilk olarak EQT’nin içindeki orta konsola da takılabiliyor. Yatak veya mutfak ünitesine ihtiyaç duyulmuyorsa, hafifliği sayesinde birkaç kolay adımda ve kısa sürede monte edilip çıkarılabiliyor. Takıldığında, bagaj bölmesindeki bağlama halkalarına sabitlenebiliyor.

Marco Polo Modülünün tamamı şık, temiz bir tasarım ve antrasit renkte geliyor. Bu tasarım tamamen elektrikli küçük hafif ticarinin yüksek kaliteli iç mekanıyla mükemmel uyum sağlıyor. Buna ek olarak, Mercedes yıldızı ve yazısı markaya olan açık bağlılığını gösteriyor. Marco Polo Modülü, yakın zamanda doğrudan Mercedes-Benz şubelerinden ve bayilerinden sipariş edilebilecek.

[1] Elektronik olarak sınırlandırılmıştır.

mercedes-benz-eqt-05.jpgYeni Mercedes-Benz EQT: Yenilikçi kamp çözümlerinin temeli ve çok daha fazlası

Yeni EQT sadece Concept EQT Marco Polo ve Marco Polo1 Modülünün temelini oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda ailelerin yanı sıra açık hava aktivitelerini seven aktif insanlar ve kamp severlere, yıldız logolu markanın tamamen elektrikli dünyasına çekici bir giriş sunuyor.

Merkezi yıldızlı Siyah Panel radyatör ızgarası ve dinamik olarak tasarlanmış soğutma kapakları sayesinde yeni EQT, Mercedes-EQ ailesinin bir üyesi olarak kolayca tanınabilir. Elektrikli küçük hafif ticari, kompakt dış boyutları geniş alanla birleştiriyor. Aynı zamanda, bataryanın gövdenin altına korumalı ve yerden tasarruf sağlayan biçimde ve oldukça düşük bir ağırlık merkezine yerleştirilmesi sayesinde, yakıtlı bir T-Serisi ile iç mekanda neredeyse aynı değişebilirliği ve işlevselliği sunuyor. EQT 4.498 milimetre uzunluğu, 1.859 milimetre genişliği ve 1.819 milimetre yüksekliğiyle dikkat çekiyor. 2023’te uzun dingil mesafesine sahip bir varyantını da yollarda görmek mümkün olacak.

Tıpkı T-Serisi gibi, yeni EQT de aileler ve açık hava aktivitelerini sevenler için günlük hayatı kolay ve konforlu hale getiren birçok avantaj sunuyor. Bunlar arasında sadece 561 milimetrelik düşük yükleme eşiği bulunuyor. Bu eşik sayesinde ağır nesnelerin yüklenmesi kolaylaşıyor. Aracın her iki tarafındaki sürgülü kapıların her biri 614 milimetre genişliğinde ve 1059 milimetre yüksekliğinde bir açıklık sunuyor. Bu sayede arkaya kolay erişim sağlanırken, yükleme, bagaj kapağı da dahil olmak üzere üç taraftan esnek bir şekilde yapılabiliyor. Arka sıradaki koltukta üç çocuk koltuğu için yer bulunuyor.

Modern elektrik motoru

Piyasaya, maksimum 90 kW (122 hp) çıkışa ve 245 Newton metre torka sahip bir elektrik motoruyla çıkan Marco Polo1’da 45 kWh’lık lityum-iyon batarya, arka aksın önündeki alt gövdede çarpışmaya karşı korumalı bir konumda bulunuyor. Batarya, işte, evde veya halka açık şarj istasyonlarında, yerleşik şarj cihazı kullanılarak alternatif akım (AC) ile 22 kW’ta rahatça şarj edilebiliyor. SoC’ye (Şarj Durumu) ve yüksek voltajlı pilin sıcaklığına bağlı olarak doğru akım (DC) kullanan hızlı şarj istasyonlarında daha da hızlanmayı mümkün kılıyor. EQT, 80 kW DC şarj cihazı ile donatıldığından, yüzde 10’dan yüzde 80’e şarja 38 dakikada ulaşabiliyor. EQT, Mercedes yıldızının altında önden şarj ediliyor, bu da özellikle şehirde sıkı park durumlarında şarj yaparken pratik ve kullanışlı bir şarj imkânı sunuyor. EQT’de AC ve DC şarj için standart olarak bir CCS şarj fişi ve CCS şarj kablosu da dahil olarak geliyor.

mercedes-benz-eqt-06.jpgTüm yaşam döngüsünü kapsayan sürdürülebilir iş stratejisi

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, stratejisinde elektrikli mobilite konusunda sağlam liderlik hedefleri belirleyerek tüm model serilerini sistematik olarak elektriklendiriyor. Bugün itibarıyla, müşteriler, filo sahipleri ve üstyapı imalatçıları dört batarya-elektrikli model arasından seçim yapabilir durumda. Bunlar: eVito panelvan, eSprinter, eVito Tourer ve EQV. EQT ile Mercedes-Benz’in elektrikli portföyü yakında küçük hafif ticari segmentini kapsayacak şekilde genişletilecek. Yakın gelecekte, Mercedes-Benz ayrıca fabrika çıkışı eCampers eğilimini giderek daha fazla ele alacak.

Buna ek olarak, Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, sürdürülebilir iş stratejisi “Ambition 2039” kapsamında, 2039 yılına kadar yeni özel ve ticari hafif ticari filo satışlarının tamamını karbon nötr hale getirme hedefini izliyor. Bu iddialı hedefe ulaşmak için Mercedes-Benz, 2030 yılına kadar akülü elektrikli araçların geliştirilmesine 40 milyar Euro yatırım yapacak. 2025 yılından itibaren, yeni piyasaya sürülen tüm Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar sadece elektrikli olacak. Bu amaçla, Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, VAN.EA adında yeni, modüler ve tamamen elektrikli bir hafif ticari mimarisi geliştiriyor. Şirket, tamamen elektrikli orta ve büyük hafif ticariler için bu platformun geliştirilmesine ve üretim tesislerine yatırım yapmayı planlıyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

OMODA 4 Fransa’da, OMODA 5 NEXT Avrupa’da İlk Kez Sahneye Çıktı!

OMODA | JAECOO, 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda OMODA 4 ve OMODA 5 NEXT modellerini otomobil tutkunlarıyla buluşturarak Avrupa’daki büyüme yolculuğunda yeni bir adım attı. “DRIVE THE NEW VIBE” temasıyla fuarda yer alan marka, OMODA 4’ün Fransa’daki ilk tanıtımını gerçekleştirirken OMODA 5 NEXT’in Avrupa prömiyerini yaptı. Fütüristik CYBER MECHA tasarım diliyle öne çıkan OMODA 4, yenilikçi karakteriyle dikkat çekerken OMODA 5 NEXT, coupe tarzındaki sportif çizgilerini gelişmiş konfor özellikleri ve hibrit teknolojisiyle bir araya getirdi. OMODA | JAECOO, iki markanın farklı yaşam tarzlarına hitap eden ürünlerini ve deneyimlerini Paris’e taşırken Avrupa’daki Ar-Ge, üretim ve satış sonrası hizmet yatırımlarına yönelik yaklaşımını da ortaya koydu. Dünya genelinde 77 pazarda, Avrupa’da ise 22 ülkede faaliyet gösteren marka, yerelleşme stratejisi doğrultusunda küresel büyümesini güçlendirmeyi sürdürüyor.

Otomotiv sektörünün yenilikçi markaları OMODA | JAECOO, 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirdiği iki önemli model tanıtımıyla dikkatleri üzerine çekti. Paris Expo Porte de Versailles’ın 4’üncü salonundaki A91 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayan marka, “DRIVE THE NEW VIBE” yaklaşımı doğrultusunda yenilikçi tasarım anlayışını, ileri teknolojilerini ve farklı kullanıcı beklentilerine hitap eden mobilite çözümlerini sergiledi. Fuar kapsamında OMODA 4 modeli Fransa’da ilk kez tanıtılırken, OMODA 5 NEXT Avrupa prömiyerini gerçekleştirdi. OMODA ailesinin iki yeni üyesi, farklı karakterleriyle özellikle bireyselliğe, teknolojiye ve yaşam tarzına önem veren yeni nesil otomobil kullanıcılarına hitap ediyor.

OMODA 4 ile dijital dünyanın tasarım anlayışı yollara taşınıyor!

Paris Otomobil Fuarı’nın dikkat çeken yeniliklerinden OMODA 4, dijital dünyanın fütüristik tasarım anlayışını otomotiv dünyasına taşıyan CYBER MECHA tasarım diliyle öne çıkıyor. Keskin hatları, güçlü geometrik çizgileri ve teknoloji odaklı estetik unsurlarıyla dikkat çeken model, markanın yenilikçi tasarım yaklaşımını somutlaştırıyor. Moda ve tasarım dünyasının önemli merkezlerinden Paris’te gerçekleştirilen tanıtım, OMODA 4’ün kendine özgü karakterini vurgularken markanın “BE THE ONE” felsefesini de yansıtıyor. Bireyselliğini otomobiliyle ifade etmek isteyen kullanıcılara hitap eden OMODA 4, sıra dışı görünümü ve güçlü tasarım kimliğiyle OMODA ürün ailesinin yenilikçi karakterini temsil ediyor.

OMODA 4 ile aynı sahneyi paylaşan OMODA 5 NEXT ise sportif tasarımını ileri teknoloji ve konfor özellikleriyle bir araya getiriyor. Yeni nesil mecha tasarım anlayışıyla şekillendirilen kupe benzeri gövde yapısı, dinamik görünümünü çağdaş tasarım detaylarıyla tamamlıyor. Modelin iç mekânında sunulan 15,6 inçlik 2K yüksek çözünürlüklü ekran, Sony ses sistemi ve masaj fonksiyonuna sahip sürücü koltuğu dikkat çekiyor. Kullanıcıların dijital deneyimini ve seyahat konforunu geliştirmeye odaklanan OMODA 5 NEXT, SHS-H hibrit teknolojisiyle de verimli sürüşü destekliyor. Böylece model, sportif tasarımı, gelişmiş teknolojileri ve konfor özelliklerini bir araya getirerek OMODA ürün gamına yeni bir soluk getiriyor.

OMODA 4’ün cesur ve fütüristik yaklaşımı ile OMODA 5 NEXT’in konfor ve teknoloji odaklı karakteri, markanın farklı kullanıcı profillerine hitap eden ürün stratejisini ortaya koyuyor. OMODA 7 gibi modellerin de yer aldığı genişleyen ürün ailesi, Avrupa pazarında farklı yaşam tarzlarına ve mobilite beklentilerine yönelik alternatifler sunuyor.

OMODA’nın dijital dünyası ile JAECOO’nun özgür yaşam tarzı Paris’te buluştu!

OMODA | JAECOO, Paris Otomobil Fuarı’nda yalnızca yeni modellerini sergilemekle kalmadı, aynı zamanda iki markanın farklı yaşam tarzı yaklaşımlarını da ziyaretçilerle buluşturdu. OMODA’nın dijital kültür ve yenilikçi tasarım odaklı karakteri ile JAECOO’nun doğadan ilham alan rafine macera anlayışı, fuar standındaki farklı deneyim alanlarıyla yansıtıldı.

VALORANT Esports EMEA’nın resmî otomotiv partneri olan OMODA, e-spor dünyasının dinamik yapısını OMODA 4’ün CYBER MECHA tasarım anlayışıyla bir araya getirdi. Dijital dünyanın görsel unsurlarından ilham alan fütüristik tasarımlar ve etkileşimli deneyimler, markanın teknolojiyle iç içe yaşayan yeni nesil kullanıcılarla kurduğu bağı güçlendirdi. OMODA, bu yaklaşımıyla “BE THE ONE” felsefesini otomobil tasarımının ötesine taşıyarak bireyselliği ve özgün yaşam tarzlarını destekleyen marka kimliğini ön plana çıkardı.

JAECOO ise fuar standında doğayla iç içe yaşamı, keşfetme tutkusunu ve şehir hayatının konforunu bir araya getiren yaklaşımını sergiledi. Doğal yaşamdan ilham alan tasarım unsurlarıyla oluşturulan deneyim alanında, markanın güçlü ve sofistike karakteri ön plana çıkarıldı. Şehir içindeki günlük kullanımdan doğa keşiflerine uzanan farklı ihtiyaçlara yanıt vermeyi hedefleyen JAECOO, zarafet ile macera ruhunu buluşturan yaşam tarzı yaklaşımını Paris’e taşıdı.

OMODA’nın dijital kültür ve e-spor dünyasıyla bütünleşen dinamik kimliği ile JAECOO’nun doğa ve keşif odaklı rafine yaklaşımı, iki markanın farklılaşan karakterlerini gözler önüne sererken “DRIVE THE NEW VIBE” anlayışının da temelini oluşturdu.

Avrupa’da yerelleşme stratejisi güçlenerek devam ediyor!

OMODA | JAECOO için Paris Otomobil Fuarı, yeni ürünlerin tanıtıldığı uluslararası bir organizasyon olmasının yanı sıra Avrupa pazarındaki uzun vadeli büyüme stratejisinin de önemli bir göstergesi oldu. Marka, “In Somewhere, For Somewhere, Be Somewhere” yaklaşımı doğrultusunda faaliyet gösterdiği pazarların ihtiyaçlarına odaklanarak yerel operasyonlarını, Ar-Ge çalışmalarını ve endüstriyel iş birliklerini geliştirmeyi sürdürüyor.

Avrupa’daki çalışmalarını İspanya, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta bulunan Ar-Ge merkezleriyle destekleyen OMODA | JAECOO, ürün ve teknolojilerini bölgedeki kullanıcıların beklentilerine, sürüş alışkanlıklarına ve teknik gerekliliklere uygun biçimde geliştirmeye odaklanıyor. Yerel pazar dinamiklerinin ürün geliştirme süreçlerine entegre edilmesi, markanın Avrupa’daki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen stratejisinin temel unsurları arasında yer alıyor.

Üretim tarafında İspanya’daki yerel üretim projesini geliştirmeyi sürdüren marka, Avrupa genelindeki endüstriyel iş birliklerini de güçlendiriyor. Bölgesel satış ve satış sonrası hizmet ağını geliştirmeye, tedarik zinciri yapılanmasını genişletmeye yönelik çalışmalar da kullanıcı deneyiminin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Yerel iş ortaklarıyla uzun vadeli iş birliklerine önem veren OMODA | JAECOO, ürün çeşitliliğini güçlü bir hizmet altyapısıyla desteklemeyi amaçlıyor.

Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılan OMODA 4 ve OMODA 5 NEXT modelleriyle ürün ailesinin farklı karakterlerini ortaya koyan marka, Avrupa’daki yatırımları ve yerelleşme stratejisi doğrultusunda küresel büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

OMODA | JAECOO’nun yeni durağı 2026 CHERY Uluslararası Kullanıcı Zirvesi olacak!

Paris Otomobil Fuarı’nın ardından OMODA | JAECOO’nun küresel etkinlik takvimi, 19 Ekim’de düzenlenecek 2026 CHERY Uluslararası Kullanıcı Zirvesi ile devam edecek. Dünyanın farklı bölgelerinden kullanıcıları ve sektör paydaşlarını bir araya getirecek organizasyon, markanın kullanıcı odaklı yaklaşımını, teknolojik yeniliklerini ve ekosistem iş birliklerini ön plana çıkaracak. Zirve kapsamında OMODA X modelinin dünya prömiyerinin gerçekleştirilmesi de planlanıyor. Yeni modelin tanıtımı, markanın geleceğin mobilite teknolojilerine ve farklı yaşam tarzlarına yönelik çalışmalarında yeni bir dönüm noktası olacak.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu

Hyundai, 2026/27 sezonunda başlayacak ve uzun yıllar devam edecek iş birliği kapsamında UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri oldu. Avrupa kulüp futbolunun standartlarını belirleyen UEFA Champions League, futbolun en iyilerini bir araya getiriyor ve Hyundai de kendi sektöründe aynı yüksek standartları benimsiyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan IONIQ 3, Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da tanıtacağı beş önemli modelin ilki ve markayı bu iş birliğinde temsil edecek ilk model olacak.

Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olduğunu ve bu kapsamda uzun yıllar sürecek bir anlaşmaya imza attığını duyurdu. Hyundai’ın Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine olan bağlılığını ortaya koyan iş birliği, 2026/27 sezonunda başlayarak 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek.

Futbol, Hyundai için oldukça tanıdık bir alan. Yaklaşık 30 yıldır dünyanın en büyük uluslararası turnuvalarından farklı ülkelerdeki kulüp ve federasyonlara kadar futbolu en üst seviyede destekleyen Hyundai, UEFA Champions League ile bu bağlılığını Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor.

UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki benzerlikler, sahip oldukları ölçeğin çok daha ötesine uzanıyor. Bu organizasyonda mücadele eden takımlar, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’nın en üst seviyesinde rekabet ediyor.

Hyundai de Avrupa’da araçlar tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; modellerini kıta genelinde satışa sunuyor. Böylece faaliyetleri açısından tartışmasız biçimde Avrupalı, etkileri bakımından ise uluslararası iki organizasyon bir araya geliyor.

Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Futbol, yaklaşık 30 yıldır Hyundai’ın bir parçası. Dilleri, sınırları ve nesilleri aşarak insanları başka çok az şeyin başarabileceği kadar güçlü bir biçimde bir araya getiriyor. UEFA Champions League, her hafta Avrupa’nın en tutkulu taraftarlarının karşısında oynanan, dünyanın en iyi kulüp futbolu organizasyonu. Hyundai’nin bu yaz Dünya Kupası’nda gerçekleştirdiği çalışmaların ardından UEFA Champions League, güzel tasarımlara ve taraftarların seveceği özelliklere sahip araçlarımızı sergilemek için ideal bir platform sunuyor. Madridliyim ve bu nedenle bu organizasyonu hayatım boyunca takip ettim. Avrupa genelindeki taraftarlarla bir araya gelecek olmaktan kişisel olarak da büyük heyecan duyuyorum. Futbolun güzelliğini Hyundai ile kutlamak için harika bir dönemdeyiz”.

Hyundai, “İnsanlık için İlerleme” marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeyi ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmayı hedefliyor. UEFA ile Avrupa Futbol Kulüpleri’nin ortak girişimi olan UC3 ile gerçekleştirilen bu iş birliği kapsamında Hyundai; UEFA Champions League’in gücünü ve mobilite çözümlerini kullanarak Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Hyundai, milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu bir etki yaratmayı da hedefliyor.

Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise şunları söyledi: “UEFA Champions League ve Hyundai; ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefiyle hareket ediyor. Bu iş birliğine bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla adım atıyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, geleceğin ürün gamımıza öncülük edecek modelimiz”.

UEFA Champions League, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin ilgi gösterdiği ve dünyada en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu olarak öne çıkıyor. 36 kulübün mücadele ettiği turnuva, tutkulu futbolseverlerden oluşan geniş bir kitleyle iletişim kurmak için önemli bir platform sunuyor. Aynı zamanda Hyundai’nin robotik ve fiziksel yapay zekâdan yazılım teknolojilerine ve Avrupalı müşterilere özel akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek vizyonunu aktarmasına imkân tanıyor.

Hyundai, 30 yılı aşkın süredir Avrupa’da güçlü bir varlığa sahip küresel bir marka olarak faaliyet gösteriyor. Markanın Almanya’nın Rüsselsheim kentindeki Avrupa Teknik Merkezi, Hyundai modellerinin geliştirme ve mühendislik çalışmalarını yürütürken aynı tesiste bulunan Avrupa Tasarım Merkezi de araçların görsel tasarımını ve kimliğini şekillendiriyor. Üretim faaliyetleri Çekya ve Türkiye’deki fabrikalarda gerçekleştirilirken Hyundai modelleri, 42 Avrupa ülkesindeki 2.000’den fazla satış ve satış sonrası hizmet noktası aracılığıyla müşterilerle buluşuyor. Hyundai’ın tasarım, mühendislik, üretim ve iş ortağı ağı, her gün müşterilere ve taraftarlara hizmet sunuyor.

IONIQ 3 Sahaya Çıkıyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan tamamen elektrikli IONIQ 3, Hyundai’ın bu iş birliğindeki ilk temsilcisi olacak. Bu yıl Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren kompakt hatchback model, Ağustos ayında üretimin başlamasıyla birlikte Hyundai’ın İzmit Fabrikası’nda üretilen ilk bataryalı elektrikli araç oldu. IONIQ 3 aynı zamanda Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da satışa sunacağı beş önemli yeni modelin ilkini oluşturuyor.

Hyundai, IONIQ 3 ile Avrupa’nın rekabetin en yoğun olduğu kompakt sınıfına, Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına cevap veren sınıfının öncüsü özelliklerle giriş yapıyor. IONIQ 3’ün Aero Hatch gövde yapısı, 0,263 Cd’lik hava sürtünme katsayısı ve 497 kilometreye varan WLTP menziliyle sınıfının öncüsü verimlilik ve menzil sunmak üzere geliştirildi. 441 litrelik bagaj hacmi, sınıfının en geniş iç mekânı, Hyundai’ın en yeni PLEOS Connect bilgi-eğlence sistemini içeren segmentinin öncüsü 14,6 inçlik ekranı ve güçlü fiyat-değer dengesiyle IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobiliteyi Avrupalı müşterileri için daha erişilebilir hâle getirme kararlılığını temsil ediyor.

Hyundai’ın ürün gamı; bataryalı elektrikli, hibrit, şarj edilebilir hibrit, hidrojen yakıt hücreli elektrikli ve içten yanmalı motor seçeneklerini kapsıyor. Bu geniş ürün yelpazesi, müşterilerin araç sahibi olma ve araçlarını kullanma biçimleri göz önünde bulundurularak şekillendiriliyor.

IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobilite alanındaki kapsamlı çalışmalarını ortaya koyan önemli ödüllerle güçlenen Avrupa’daki EV başarısını daha ileriye taşıyor. Hyundai INSTER, 2025 Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili seçilirken IONIQ 9 ise Almanya’da 2026 Yılının Premium Otomobili unvanına layık görüldü.

Hyundai’ın müşteri odaklı yaklaşımı, markanın UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak imza attığı yeni iş birliğinin de temelini oluşturuyor.

UC3 Eş Genel Müdürü Guy-Laurent Epstein ise iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hyundai’yi UEFA Champions League’in resmi partnerleri arasında görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hyundai, futbolu en üst seviyede destekleme konusunda köklü bir geçmişe ve futbolun insanları bir araya getirme gücüne yönelik güçlü bir inanca sahip. Önümüzdeki yıllarda bu ortak hedefi dünyanın dört bir yanındaki taraftarlar için hayata geçirecek bir iş birliği geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz”.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Karsan’da Üst Düzey Görev Değişimi  

Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından Karsan’da üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Son on yıldır Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak görev yapan Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanmak üzere görevlerinden ayrıldı. Karsan Yönetim Kurulu kararıyla, Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.

Türkiye otomotiv sanayisinin öncü kuruluşlarından Karsan’da üst yönetimde görev değişimi yaşandı. Şirketin CEO’su ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanma kararı doğrultusunda görevlerinden ayrıldı. Okan Baş, son on yılda Karsan’ın global bir mobilite markasına dönüşüm sürecine liderlik ederek, şirketin elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümleriyle uluslararası pazarlarda daha görünür ve güçlü bir konuma ulaşmasında önemli rol üstlendi. Görev süresi boyunca Karsan’ın global mobilite vizyonunun güçlenmesine, dönüşüm stratejisinin hayata geçirilmesine ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sundu. Karsan Yönetim Kurulu, şirkete sağladığı katkılar dolayısıyla Okan Baş’a teşekkür etti.

Okan Baş’ın görevlerinden ayrılmasının ardından, Karsan Yönetim Kurulu tarafından Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.

Lojistik sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Utku Can Ayyarkın, sahadan başlayarak üst yönetime uzanan güçlü liderlik birikimi, operasyonel yetkinliği ve stratejik yönetim deneyimiyle; Karsan’ın yeni döneminde şirketin büyüme stratejisine, dönüşüm vizyonuna ve sürdürülebilir başarı yolculuğuna liderlik edecek.

Karsan, Utku Can Ayyarkın liderliğinde; 60 yıllık köklü mirasından aldığı güçle elektrikli ve otonom mobilite alanında global bir marka olma yolculuğunu yeni başarılarla büyütmeye, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecek.

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.