Connect with us

Lojistik

Noel Siparişleri  Sebebiyle, Navluna Yeni Zam Beklentisi Oluştu

Salgının tedarik zincirinde yarattığı aksamalar nedeniyle geçen yıl Noel öncesi rafları boş kalan küresel alıcılar, bu kez siparişleri öne çekti. Ancak, artan talebin denizyolunda yeni bir konteyner krizi yaratmasından endişe ediliyor. Zamlar da sırada.

Küresel ticarette Noel hazırlığı bu yıl erken başladı. Pandemi nedeniyle geçen yıl tedarikte yaşanan aksamalara bağlı olarak Noel öncesi rafları dolduramayan küresel alıcılar, benzer bir durum yaşamamak için bu yıl siparişleri öne çekerek stok tutma telaşına düştü. Uzmanlar, ticaretin hızlanmasının konteyner piyasasında yeni bir krize neden olabileceğini, ekipman sıkıntısının yanı sıra son bir buçuk yılda yüzde 300’e varan oranda yükselen navlunun da yeni bir artış trendine gireceği uyarısında bulunuyor.

Gemi yüklemeleri ağustosta başlıyor

Dünyanın en büyük konteyner operatörlerinden MSC’nin Türkiye Genel Müdürü Barış Dilek, küresel ticarette ve konteyner piyasasında yaşanan son gelişmeleri DÜNYA’ya değerlendirdi. Dilek, yaz dönemi nedeniyle ithalat yüklemelerinde düşüş yaşanırken, ihracatta talebin güçlü olduğunu vurguladı. Ağustos ayında ise küresel ticarette hızlanma beklendiğini aktaran Dilek, tedarikte geçen yıla benzer sıkıntılar yaşamak istemeyen küresel alıcıların, Noel’e yönelik alımlarını birkaç ay öne çektiklerini kaydetti. Barış Dilek, “İhracattaki talep nedeniyle navlun da güçlü seyrediyor. Ancak eylül ayı itibariyle daha da güçlenecek dış taleple navlunun yeni bir artış trendine gireceğini öngörüyoruz. ‘Christmas’ sezonu bu yıl beklenen sorunlardan kaçabilmek adına daha erken başlayacak. Normalde Çin- ABD arası Christmas yüklemelerinin eylül ve ekim aylarında yoğun olurdu. Bu yıl ise yüklemelerin ağustos ayında başlaması bekleniyor” diye konuştu.

Lojistikçiler kapasite artırma telaşında

Beklenen talep artışı konteyner operatörlerini de gemi ve ekipman yatırımı konusunda harekete geçirdi. Dünya devi Maersk, özellikle transpasifik hattına ekstra gemiler koymaya başladı. Barış Dilek, eylül ve ekim aylarında piyasada özellikle bazı ekipman türlerinde yeni sıkışmalar yaşanabileceği uyarasında bulundu. Dilek, “Christmas öncesi gemiler ve ekipman Çin-ABD arasına çekilir. Dolayısıyla Akdeniz ve Avrupa’da artacak talebe karşın ekipman ve kapasite kalmayabilir. ABD’nin bizden ve Avrupa’dan alımları artacak, ama bu artışa yetecek ekipman ve kapasite, ‘o gün’ olmayabilir. Biz MSC olarak müşterilerimizle koordinasyon içinde planları şimdiden yapıyoruz” dedi. Diğer taraftan konteyner operatörlerinin yanı sıra bazı büyük forwarder şirketlerinin de Noel’e hazırlık için konteyner ve gemi kiralama yatırımlarına soyunduğu öğrenildi.

Barış Dilek, şu anda nispeten daha stabil olan konteyner navlununun önümüzdeki aydan başlayarak, özellikle de eylül ayı itibariyle yeni bir artış trendine gireceğinin sinyallerini verdi. Dilek, “Gemiler ve ekipman, mevcut talebe yetişmekte zorlanıyor. Talep daha da artınca arz yetersiz kalacağından navlunda artış kaçınılmaz görünüyor” dedi. Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Danışmanı Prof. Soner Esmer de talebin artmasından dolayı arzın yetersiz kaldığını ve bu durumun navlunu yukarı çekeceğini söyledi.

Varyantlar belirleyici olacak

UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi Barış Dillioğlu, konteyner piyasasında salgın sürecinde ortaya çıkan Delta gibi varyantların çok belirleyici olacağını ifade ederek, “Konteyner navlununda yakın dönemde bir düşüş olmasını beklemiyorum. Ancak salgın devam ederse navlunda yükselme bekliyorum. Diğer taraftan, küresel piyasalarda tüketim çoğalıyor. Artan lojistik talebi de navlunları etkileyecektir” diye konuştu.

Tehlikeli maddede navlun 25 bin dolara dayandı

Salgın nedeniyle küresel konteyner piyasasında başlayan navlun ve konteyner krizinde sular durulmuyor. Son bir buçuk yılda yüzde 300’den fazla artan 40’lık konteyner navlunu Uzakdoğu- Avrupa hattında 15 bin doları aştı. Türkiye’nin içinde bulunduğu Uzakdoğu-Doğu Akdeniz hattında da navlun 14 bin dolara dayandı. Diğer yandan Çin-ABD navlunu da 15 bin doların üzerine çıktı. Çin lojistik portalı Shipping Gazette’nin haberine göre Hong Honglu üreticiler, denizcilik sektöründeki gecikmelerden dolayı büyük sorunlarla karşı karşıya. Hong Kong Endüstrileri Federasyonu Başkan Yardımcısı Steve Chuang, nakliyede yaşanan gelişmelerin Hong Kong’daki yerel üreticiler için büyük sorunlara neden olduğunu ve milyonlarca dolarlık nakit akışını etkilediğini söyledi.

Sorunun sadece navlundaki artış olmadığını vurgulayan Steve Chuang, yüksek navlun ücretlerini vermeyi göze alsalar da gemi rezervasyonu için on haftaya kadar beklemek zorunda olan üreticiler olduğuna işaret etti. Özellikle Çin’den ABD’ye tehlikeli madde gönderen üreticilerin ‘fahiş’ navlunlarla karşılaştığını belirten Chuang, lojistikte yaşanan sıkıntıları şöyle anlattı: “ABD’ye 40’lık konteyner navlunu tehlikeli mallar (DG) için 25 bin dolara dayanmış durumda. Bazen rezervasyon için haftalarca beklemeniz gerekiyor. Lityum pilli de tehlikeli madde kapsamına giriyor.

Lityum pilli herhangi bir elektrikli ürün anlamına geliyor. Şirketim içinde birçok lityum pil bulunan yenilenebilir enerji depolama ürünleri üretiyor, bu yüzden gerçekten büyük bela. Nakliyeciler ve taşıyıcılar ne teklif ederse onu ödeyeceğiz, ancak hala konteyner yok ve biz beklemek zorundayız. Bazı taşıyıcılar, çok iyi iş yaptıkları için DG ürünlerini bile kabul etmeyecekler. Ürünlerimizi nakliye yüzünden fabrikalarda bekletiyor olmamız da çok maliyetli. 40’lık bir konteynerin hava yoluyla taşınması için yarım milyon dolar isteniyor. Aynı şekilde, Çin Avrupa demiryolu taşımacılığının kapasitesinin hala çok düşük. Bu arada, Hong Kong’daki liman tıkanıklığı da kötüleşiyor.”

Türkiye’den en çok hediyelik eşya siparişi arttı

Sektör temsilcilerinin verdiği bilgiye göre, Noel dönemine hazırlık amacıyla küresel ticarette başta hediyelik eşya olmak üzere makyaj malzemeleri, kırtasiye ürünleri, ev eşyaları, yılbaşı ağacı ve tekstil ürünleri siparişlerinde artış yaşanıyor. Lojistik tarafında normal zamanda eylül sonu ya da ekim ayında başlayan Noel yüklemelerinin bu yıl 1 Ağustos’ta başlayacağı belirtiliyor. Hatta bazı gemilerin şimdiden dolduğu, haftaya sefere çıkacağı ifade ediliyor. DÜNYA’ya konuşan Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Öksüz, 2020’de pandeminin ilk yılı olduğu için gümrüklerde ciddi sıkıntılar yaşandığını ve malların gümrüklerde kaldığını hatırlatarak, “ABD’deki Noel döneminde rafl ar boş kalmıştı. Bu yıl artan navlun maliyetleri karşısında ve son dakika yine malların gümrükte kalmaması için talepler öne çekildi” açıklamasında bulundu. ZÜCDER Başkanı Mesut Öksüz, kendi ürün gruplarında daha çok hediyelik eşya kısımda bir artışın söz konusu olduğunu ifade etti. Türkiye’den diğer ev eşyaları, yılbaşı ağacı ve tekstil ürünleri siparişlerinin de artması bekleniyor.

İthalatçıya ‘Avrupa’dan ve karayoluyla alım yapın’ tavsiyesi

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener, küresel ticaretin yüzde 80’inden fazlasının yapıldığı denizyolu taşımacılığında navlundaki artışın durulmadığına ve ekipman sıkıntısının devam ettiğine vurgu yaparak, Türk ithalatçısına çeşitli tavsiyelerde bulundu. Emre Eldener şunları söyledi: “Denizyolunda fiyatlar durulmuyor. Navlun hala çok yüksek. Aşılamanın yaygınlaşmasıyla artan talebe konteyner yetişmiyor. Konteyner nakliye maliyetlerindeki artış yüzde 300’ü geçmiş durumda. Konteyner bulmakta hala zorluk yaşanıyor. Bir ülkeye giden geminin salgın nedeniyle zamanında geri gelememesinin yanı sıra Süveyş Kanalı krizi sonrasında firmaların değişen stratejileri de piyasayı zorluyor. Stok eğilimi arttı. Tüm müşterilerimize özellikle ithalat yaparken tedarikçilerini navlun ve mal bedelinin toplam tutarına bakarak seçmelerinin en doğru karar olacağını söylüyorum. Son dönemde Avrupa’dan karayolu ithalat rakamları çok uygun. Türk alıcılar eğer mal bedelleri de uygunsa AB’den alım yapsınlar, transit süre de kısa olduğu için stok ve finansman maliyeti düşük olur. Ayrıca gümrük vergisi de ödemezler.”

Kaynak: Aysel YÜCEL – DÜNYA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lojistik

Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor

Uçtan uca çözüm vizyonuyla lojistik sektörüne ilkleri ve yenilikleri kazandıran, köklü geçmişinde “BOLTAS” adıyla güven inşa eden Çobantur Logistics; yarım asra yaklaşan tecrübesiyle geleceğe yeni ismi ve iddialı hedefleriyle yürüyor. Geniş filosu, Türkiye’de 45 bin 500 metrekarelik ve Avrupa’da 12 bin metrekerelik depolama kapasitesiyle gücünü pekiştiren şirket, 2026’da dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda yeniden yapılanırken Almanya’da gerçekleştireceği stratejik satın alma ile operasyonlarını da küresel ölçekte büyütecek. Çobantur Logistics, sektöre yalnızca hizmet değil, geleceğin lojistik ekosistemini sunmayı hedefliyor.

 

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından ‘BOLTAS’, artık yoluna ‘Çobantur Logistics’ adıyla devam ediyor. Bugünü yönetmekle yetinmeyen, geleceğin lojistik ihtiyaçlarına da hazır bir yapı kurma hedefiyle dönüşüm hikâyesini başlatan şirket; kontrollü, sürdürülebilir ve güvenilir bir geleceğe ulaşmak için köklerinden aldığı gücü yeni ismine taşıyor. Yenilenen kurumsal kimliğiyle hikâyesini geleceğe aktaran Çobantur Logistics, sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle 50’nci kuruluş yılına yeni yatırım planlamaları ile giriş yapıyor. Çözüm sağlayan servis sağlayıcı rolüyle lojistiğe yön vermeye hazırlanan firma, bu dönüşümle birlikte yalnızca bir isim değil, geleceğin lojistik vizyonunu da ortaya koyuyor.

“Köklerden geleceğe: Çobantur Logistics ile lojistikte yeni bir dönem başlıyor”

Günümüzde hızla değişen dünya düzeni içinde çağa ayak uydurmanın gerek rekabet gerekse kurumsal başarı için kritik rol oynadığını belirten Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Bugün lojistik yalnızca taşımacılıktan ibaret değil; üretimden ticarete, ekonomiden teknolojiye kadar tüm akışın merkezinde yer alan stratejik bir güç. Biz de bu gücü geleceğe yön verecek şekilde daha da ileri taşımak için geçmişin köklü mirası üzerine kurulu hikâyemizi, kuruluşumuzun 50’nci yılına doğru adım adım yaklaşırken Çobantur Logistics adıyla sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki sağlam kökler, geleceğin en güçlü filizlerini verir. Bazı isimler yalnızca bir marka değildir; zamana direnen bir duruş, hafızalara kazınan bir değer ve yıllar içinde oluşmuş bir güven sözüdür. İşte tam da bu yüzden kendimize, hikâyemize ve köklerimize yeniden sahip çıkıyoruz” dedi.

 

“Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz”

Bugün atılan her adımın; yeniden doğuşun ve yeniden tanımlanmış bir vizyonun resmi olduğunu vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, geçmişten aldığı güçle geleceği çok daha cesur, kararlı ve sağlam inşa ettiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti; “Verdiğimiz her sözü ilk günkü netliğiyle tutuyoruz. Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz. Artık adımız yalnızca bir marka değil; tutarlılığın, sürdürülebilirliğin, itibarın ve mirasın sembolü”dedi.

 

Çobantur Logistics, yalnızca taşımacılık değil; uçtan uca değer yaratan kapsamlı lojistik çözümleri sunuyor. Yurt içinde toplama-dağıtım, limanlardan adreslere konteyner taşıması, gümrüklü/gümrüksüz depolama, depolarda katma değerli işlemler, nakliye ve mal sigortası hizmetleri, proje taşımaları, denizyolu (FCL/LCL) ve havayolu taşımaları, Avrupa içi Europe-to-Europe operasyonları ve Avrupa’daki depolarda sunduğu katma değerli hizmetlerle müşterilerine geniş bir hizmet yelpazesi sağlıyor. 200’e yakın çekici, 500’e yakın römork, 5 lowbed, 6 kamyon ve 2 kamyonetten oluşan filosuyla operasyonlarını sürdüren şirket, yurtiçinde Erenköy’de 13 bin metrekare, Orhanlı’da 8 bin 500 metrekare, Dilovası’nda 18 bin metrekare ve İzmir’de 6 bin metrekare olmak üzere toplam 45 bin 500 metrekarelik depolama alanına sahip. Yurtdışında ise İtalya ve Almanya’daki 6’şar bin metrekarelik depolarıyla hizmet veren Çobantur Logistics, Romanya’da planladığı 6 bin metrekarelik yeni depo yatırımıyla Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

 

2026’da yurt dışında holding yapısı kurarak tüm grup şirketlerini tek çatı altında toplayacak

Jeopolitik zorluklara rağmen lojistik sektörünün büyümeye ve yeni yatırımlara hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, şirketin yol haritasını şöyle özetledi: “2026 bizim için yeniden yapılanmanın karşılığını alacağımız ve sürdürülebilir kârlılığı yakalayacağımız bir yıl olacak. Almanya’da gerçekleştireceğimiz stratejik satın alma ile operasyonlarımızı güçlendirirken, yurt dışında kuracağımız holding yapısıyla tüm grup şirketlerimizi tek çatı altında toplamayı hedefliyoruz. Avrupa’daki yatırımlarımızı genişletirken en büyük önceliğimiz, kârlı ve istikrarlı büyümeyi sürdürmek olacak. Çünkü bizim için büyüme yalnızca hacim değil; güvenilir, sürdürülebilir ve şeffaf bir gelecek demek. Bu vizyon doğrultusunda 7/24 track & trace sistemimizi müşterilerimizin kullanımına açarak sektörde şeffaflık adına önemli bir adım attık. Önümüzdeki dönemde odağımız, yalnızca bugünü yönetmek değil; önümüzdeki 5–10 yılın lojistik ihtiyaçlarına hazır bir yapı kurmak olacak.”

 

Lojistik sektörü 2026’da “fırsatlar” ve “riskler” ile karşı karşıya

Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, lojistik sektörünün Türkiye ekonomisinde hizmet ihracatının lokomotiflerinden biri haline geldiğini vurgulayarak 2026 yılına dair yol haritasını da paylaştı. Çobanoğlu, ülkenin stratejik konumunun transit taşımacılık, entegre lojistik çözümleri ve katma değerli hizmetler açısından önemli fırsatlar sunduğunu, buna karşılık küresel ticaretteki dalgalanmalar ve finansmana erişim gibi risklerin dikkatle yönetilmesi gerektiğini belirtti. Geleceğin lojistiğinin veri odaklı ve otomatikleşmiş sistemler üzerine kurulduğunu ifade eden Çobanoğlu, dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekânın sektörün dönüşümü için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

 

Şirketler için yeni bir çağın kapılarını aralayan bu dönüşümün merkezinde ise kuşkusuz “yeşil lojistik” bulunuyor. Çobanoğlu, lojistiğin artık yalnızca taşımacılık değil; sürdürülebilirlik, verimlilik ve toplumsal sorumlulukla bütünleşen bir vizyon olduğunu vurgulayarak, Çobantur Logistics’in uzun süredir bu anlayışı işinin merkezine koyduğunu ifade etti. “Bizim için yeşil lojistik yalnızca bir iş modeli değil; gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras. Yolculuğumuz, sektörün dönüşümüne öncülük etmek, müşterilerimize daha fazla değer yaratmak ve dünyayı birlikte korumak üzerine kurulu. Çünkü biliyoruz ki lojistik yalnızca ürün değil, geleceği de taşır” dedi.

Bu vizyon doğrultusunda şirket, çevresel etkileri azaltmayı tüm operasyonlarının merkezine koyuyor. Stratejik bir kararla filosundan çıkardığı eski nesil çekici ve taşıma ünitelerini 2026 yılında 250 yeni dorse ile yenileyecek olan Çobantur Logistics, karbon ayak izini azaltma hedeflerine de hızla yaklaşıyor. Ofis ve depolarında “Sıfır Atık Yönetim Sistemi” ile geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırarak daha temiz bir miras bırakmayı amaçlayan şirket, geleceğe yönelik yatırımlarını güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kuruyor. Çobanoğlu son olarak, hedeflerinin netliğini ortaya koyarak bunu ‘sektörün dönüşümüne öncülük etmek’ olarak aktarıyor.

 

Continue Reading

Lojistik

Orta Koridor: Küresel Ticaretin Yeni Güzergâhı ve Türkiye’nin Kritik Rolü

Son yıllarda küresel ticaretin dengeleri, jeopolitik olaylar ve çevresel baskılar nedeniyle sarsılıyor. Avrupa ile Asya arasındaki ana ticaret rotaları olan Süveyş Kanalı ve Kuzey Koridor, artan riskler ve maliyetlerle mücadele ediyor. Bu durum, dikkatleri daha güvenli, hızlı ve ekonomik bir alternatif olan Orta Koridor‘a çeviriyor. Türkiye, bu stratejik hattın en kritik halkası olarak ön plana çıkıyor. Lanes Lojistik Operasyon Direktörü Ali Demircan, Orta Koridor’un küresel ticaretin geleceğini nasıl şekillendirdiğini ve Türkiye için sunduğu fırsatları değerlendirdi.

Jeopolitik Değişimler ve Yeni Rota İhtiyacı

 

Rusya-Ukrayna savaşı, Rusya üzerinden geçen Kuzey Koridor’u neredeyse devre dışı bıraktı. Aynı zamanda, deniz taşımacılığının ana arterlerinden biri olan Süveyş Kanalı’ndaki belirsizlikler ve AB’nin getirdiği yüksek karbon vergileri, denizyolunu daha az cazip bir seçenek haline getirdi. Bu sorunlar, tedarik zincirlerini daha esnek ve güvenilir hale getirme ihtiyacını doğurdu.

Çin’den başlayıp Orta Asya üzerinden Hazar Denizi’ni geçerek Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya uzanan Orta Koridor, bu ihtiyaca en güçlü yanıtı veriyor. Ali Demircan, bu rotanın sadece malların taşınmasını hızlandırmakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’yi uluslararası bir lojistik merkezi konumuna yükselttiğini belirtiyor. “Türkiye artık sadece bir geçiş ülkesi değil, ticaretin akışını yöneten bir aktör haline geliyor,” diyor Demircan.

Zaman, Maliyet ve Çevre Açısından Avantajlar

 

Orta Koridor’un en büyük çekim noktalarından biri, sunduğu somut avantajlardır:

  • Zaman Tasarrufu: Denizyoluyla ayları bulan teslimat süreleri, Orta Koridor’un demiryolu ağı sayesinde 20 günden daha az bir süreye düşüyor. Bu, özellikle zaman hassasiyeti olan sektörler için devrim niteliğinde.
  • Ekonomik Rekabetçilik: Yükselen yakıt ve operasyonel maliyetler, deniz taşımacılığını zorlarken, demiryolu daha düşük ve öngörülebilir navlun fiyatları sunuyor.
  • Sürdürülebilirlik: Avrupa Birliği’nin sıkılaşan çevre düzenlemeleri karşısında, demiryolu taşımacılığı karayoluna kıyasla çok daha düşük karbon ayak izine sahip. Bu da şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı oluyor.

Türkiye’nin Dijitalleşme Hamlesi

 

Orta Koridor’un tam potansiyeline ulaşması için fiziki altyapı yatırımlarının yanı sıra dijital entegrasyon da büyük önem taşıyor. Türkiye, gümrük süreçlerini kolaylaştıran dijital çözümler, blokzincir tabanlı güvenli belge yönetimi ve gerçek zamanlı yük takip sistemleri ile bu hattın verimliliğini artırmayı hedefliyor.

Bu dijital hamleler, Türkiye’yi sadece bir transit noktası olmaktan çıkarıp, küresel ticaretin en önemli veri ve bilgi akış merkezlerinden biri haline getiriyor. Kısacası, Orta Koridor sadece bir demiryolu hattı değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğe yönelik stratejik bir lojistik yatırımı ve bölgedeki konumunu pekiştiren güçlü bir araç olarak öne çıkıyor.

Continue Reading

Blog

Kâmil Koç, 100. yılına Mercedes-Benz Türk otobüsleriyle ilerliyor

Türkiye’nin en çok tercih edilen lider seyahat markası Kâmil Koç, 100. yılına yaklaşırken yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Global iş ortağı Flix’in desteğiyle filosuna güçlendirmeye devam eden Kâmil Koç, yolcularına eşsiz bir seyahat deneyimi sunmak amacıyla araç filosuna 20 adet Mercedes-Benz Türk Tourismo 16 2+1 model otobüs kattı. Kâmil Koç, üstün donanım ve konfor özellikleriyle seyahatin vazgeçilmezi olan yeni son model otobüsleri Ankara’da düzenlenen bir törenle teslim aldı.

Bir asra yaklaşan köklü geçmişiyle seyahat sektöründe Türk halkının ilk tercihi olan Kâmil Koç, sektördeki öncülüğünü yalnızca geniş hizmet ağıyla değil, aynı zamanda araç filosundaki kalite ve teknoloji seviyesiyle de sürdürüyor. Global iş ortağı Flix’ten aldığı güçle hizmet kalitesini Türkiye’nin dört bir yanına taşımaya devam eden Kâmil Koç, bu kez yolculukların vazgeçilmez markası Mercedes-Benz Türk’ün yıldızına yatırım yaptı. Firma, yeni araç yatırımı kapsamında, filosunu toplam 20 adet Tourismo 16 2+1 model araçla güçlendirdi.

Kâmil Koç, Mercedes-Benz Türk Koluman Bayisi aracılığıyla satın aldığı toplam yeni otobüsleri Ankara’da düzenlenen törenle teslim aldı. Törene Kâmil Koç Otobüsleri A.Ş. Genel Müdürü ve CEO’su Çağatay Kepek, İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü Mehmet Türkyılmaz, Mercedes-Benz Türk Otobüs Pazarlama ve Satış Direktörü Osman Nuri Aksoy, Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Türkay Saltık, Otobüs Grup Satış Müdürü Fevzi Kaplan ile her şirketten yönetici ve çalışanlar katıldı.

“Eşsiz bir seyahat deneyimi için Mercedes-Benz Türk’e yatırım yaptık”

Kâmil Koç Otobüsleri A.Ş. Genel Müdürü ve CEO’su Çağatay Kepek, hizmet kalitelerini Türkiye’nin her yerine taşımak için çalıştıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Kâmil Koç olarak 100. yıl hedeflerimiz doğrultusunda yolcu memnuniyetini ön planda tutarak, konforlu ve kaliteli seyahat deneyimine yatırım yapmaya devam ediyoruz. Bir taraftan yeni iş birlikleriyle hizmet kalitemizi ülkemizin dört bir yanına taşırken, diğer yandan da filomuzu en son teknolojiyle donatılmış araçlarla yenileyerek yolcularımıza benzersiz bir seyahat deneyimi sunmaya gayret ediyoruz. Bugün de bu yaklaşım doğrultusundan sektörünün küresel markası Mercedes-Benz Türk otobüsleriyle bu yatırımlarımıza bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Mercedes-Benz Türk, yolcu ve kaptan memnuniyetini odağına alan teknolojileriyle küresel ölçekte fark yaratan bir marka. Özellikle yolculukların vazgeçilmezi haline gelen ve bugün filomuza kattığımız yeni Tourismo modeli; yolcu konforunu, dayanıklılığı ve sürüş teknolojilerini bir arada sunan özellikleriyle seyahat sektörünün ihtiyaçlarına en iyi şekilde yanıt veriyor. Yeni otobüslerimizin, yolcularımıza sunduğumuz yüksek hizmet standartlarımızı daha da ileriye taşımamızda bize önemli katkılar yapacağına inanıyoruz. Filomuza değer katan yeni yıldızlarımızın markamıza ve tüm yolcularımıza hayırlı olmasını dileriz.”

“Kâmil Koç ile iş ortaklığımız güçlenerek sürüyor”

Mercedes-Benz Türk Otobüs Pazarlama ve Satış Direktörü Osman Nuri Aksoy da konuşmasında şunları kaydetti:

“Mercedes-Benz Türk olarak, müşterilerimizin, kaptanlarımızın beklentilerini ürünlerimize yansıtmak için çalışıyoruz. Kâmil Koç ile geçmişten bugüne uzanan iş ortaklığımız, bu anlayışın güzel bir örneğidir. Markamıza duydukları güven ve iş ortaklığımıza verdikleri değer için kendilerine gönülden teşekkür ediyorum. Biz her zaman neleri daha iyi yapabiliriz, her geçen gün kendimizi nasıl daha ileriye taşıyabiliriz ve araçlarımızla kaptanlarımıza, müşterilerimize, yolcularımıza nasıl daha iyi hizmet sunabilirizin çabası içerisinde oluyoruz. Bugün teslimatını gerçekleştirdiğimiz 20 adet Tourismo 16 2+1 model otobüsümüz, şehirler arası yolcu taşımacılığında yüksek konfor, güvenlik ve işletme verimliliği gibi önemli kriterleri üst düzeyde karşılayacak şekilde üretildi. Bu araçların, Kâmil Koç’un hizmet kalitesine ve müşteri memnuniyeti vizyonuna katkı sunacağına yürekten inanıyorum.”

“Sektörde değer üretiyor, bu değerler ile yolumuza devam ediyoruz.”

Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Türkay Saltık ise şöyle konuştu:

“Mercedes-Benz Türk’ün yetkili bayisi Koluman Motorlu Araçlar olarak, güçlü mirasımız, yenilikçi yaklaşımımız ve müşteri odaklı iş modelimizle müşterilerimizin daima yanında olmaya devam ediyoruz.  Bugün Kâmil Koç firmasına 20 adet Mercedes-Benz Tourismo 16 2+1 model otobüsün teslimatını gerçekleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Sektörde değer üretiyor, bu değerler ile yolumuza devam ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu önemli teslimatta bunun altını bir kez daha çiziyor, Türkiye’nin her bölgesinde seyahat eden yolculara hizmet kalitesini ulaştıran kıymetli iş ortağımız Kâmil Koç’a yeni araçlarının hayırlı olmasını diliyorum.”

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.