Elektrikli Araçlar
OTOKOÇ OTOMOTİV’DEN BİR İLK: ARAZİ TİPİ GES YATIRIMI İLE GELECEĞİN ENERJİSİNİ ÜRETİYOR
Genel Müdürlük ile otomotiv satış ve servis şubelerinde enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan sağlayan Otokoç Otomotiv, son olarak Niğde’de hayata geçirilen 17,4 GWh/yıl üretim kapasiteli GES (Güneş Enerji Santrali) projesi yatırımı ile sıfır emisyonlu elektrik tüketiyor.
Türkiye’nin öncü ve lider mobilite şirketi Otokoç Otomotiv, Koç Holding’in 2050 karbon nötr olma hedefiyle yürüttüğü Karbon Dönüşüm Programı kapsamında, iklim değişikliğiyle mücadele ve karbon emisyonlarının azaltılması için faaliyetlerine kararlılıkla devam ediyor. Genel Müdürlük ve perakende şubelerinde elektrik ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan sağlayan Otokoç Otomotiv, son olarak Niğde’de hayata geçirilen 17,4 GWh/yıl üretim kapasiteli GES (Güneş Enerji Santrali) projesi yatırımı ile sıfır karbonlu elektrik tüketiyor.
“Yolumuz Geleceğe”
İnsanı, toplumu, çevreyi ve dünyayı önemseyen bir şirket olduklarını, sürdürülebilirliği ana işleri olarak konumlandırarak stratejilerinde önceliklendirdiklerini belirten Otokoç Otomotiv Lideri İnan Ekici konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle dile getiriyor: “Güneş Enerji Santrali yatırımı ile 17,4 GWh/yıl elektrik enerjisi üreterek toplamda 19,4 GWh/yıl elektrik enerjisi sağlayabilen yani Otokoç Otomotiv’in Türkiye’deki lokasyonlarının tamamının ihtiyacı olan elektriği güneş enerjisinden sağlayabilen kapasiteye ulaştık. Aynı zamanda gerçekleştirdiğimiz bu yatırımlar ile yıllık 8.411 tonluk CO2e salımının önüne geçiyoruz. Koç Topluluğu şirketleri arasında faaliyete geçen ilk arazi tipi GES tesisi olma özelliği taşıyan bu projede tüm süreçlerin koordinasyonunu sağlayan iş ortağımız EntekSENS’e ve yerli güneş panellerimizin üretimini gerçekleştiren Arçelik’e çok teşekkür ederiz.
Ayrıca, Manisa’da yeni bir GES arazisi kurulumunu 3 Topluluk şirketimiz ile birlikte gerçekleştireceğiz. Koç Holding’in 2050 yılında karbon nötr olma hedefi doğrultusunda şirketimize düşen sorumlulukların bilincinde olarak düşük karbon ekonomisine geçişe yönelik tüm faaliyetlerimizi artırarak devam etmeyi hedefliyoruz. İklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarımız kapsamında, Otokoç Antalya’da 550 MWh/yıl, Otokoç Adana’da 1.050 MWh/yıl ve Otokoç İnönü’de 371 MWh/yıl elektrik enerji üretim kapasiteli çatı GES projelerimizi de devreye almıştık.
Otokoç Otomotiv olarak dünyaya karşı sorumluluklarımızın bilinciyle çalışma arkadaşlarımızı, iş ortaklarımızı ve müşterilerimizi odağımıza alarak; içinde bulunduğumuz toplumun ihtiyaçlarını da gözeterek tüm paydaşlarımızla birlikte sürdürülebilir değer yaratmak için ‘Yolumuz Geleceğe’ diyoruz. Sürdürülebilirliği stratejilerimizin temeline yerleştirirken kurumsal anlamda bütüncül bir şekilde ele alınması ve performansın takip edilmesi amacıyla kurduğumuz Sürdürülebilirlik Komitesi, iç ve dış tüm paydaşlarımız için çalışmalar organize ediyor. Bu yıl yayınlayacağımız ilk sürdürülebilirlik raporumuzun hazırlıklarına devam ediyoruz.”
Otokoç Otomotiv’de Enerji Verimliliği
- Kurulumu 2023 Ekim’de tamamlanan Niğde’deki 17,4 GWh/yıl elektrik enerji üretim kapasiteli GES yatırımı ile sıfır karbon elektrik üreten Otokoç Otomotiv, iklim değişikliğiyle mücadele ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalarla öne çıkıyor. Genel Müdürlük ve Antalya şubeleri yeşil bina sertifikası sahibi olan şirketin Antalya şubesi, Amerikan Yeşil Binalar Konseyi’nin değerlendirmesi sonucunda LEED v.4.1 O+M:EB sertifika türünde “Retail: Vehicle Dealership” olarak dünyada ilk Gold sertifikasını almaya hak kazandı.
- Genel Müdürlük ve perakende şubelerde kullanılan elektriğin tamamı %100 yenilenebilir enerji kaynaklarından tedarik edilirken, 2023 yılında 13,4 GWh/yıl yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik temini ile 5.803 ton sera gazı salımının önüne geçildi.
Ek Projeler
- Mevcut hava kompresörlerinin invertörlü türde kompresörlerle değişimi: Son iki yılda yapılan tespitler sonrasında Otokoç Otomotiv’in 16 şubesindeki hava kompresörlerinin, invertörlü türde kompresörlerle değişimi sağlandı. Bu değişim sonrasında şu ana kadar toplam 515.270 kWh enerji tasarrufu elde edildi. Enerji verimliliği projesi sayesinde 223 ton CO2e emisyonunun önüne geçildi.
- Aydınlatmada LED dönüşümü: Son iki yılda Otokoç Otomotiv’in 13 şubesinde gerçekleşen LED aydınlatma dönüşümü sonucunda şu ana kadar toplamda 854.049 kWh enerji tasarrufu sağlandı. Bu sayede 370 ton CO2e emisyonunun önüne geçildi.
- Cephe ve çevre aydınlatmalarının belirli saatlerde kapanması: 2022 Ağustos ayında devreye alınan bu proje ile şu ana kadar toplam 347.138 kWh enerji tasarrufu sağlandı. Bu sayede 150 ton CO2e emisyonunun önüne geçildi.
Elektrikli Araçlar
Avrupa’nın Şarj Ekosisteminde Türk İmzası: Tunçmatik
Tunçmatik, 56 yıllık teknoloji birikimini küresel arenaya taşıyarak Messina ve Napoli’den Afrika’ya uzanan uluslararası referanslarını Avrupa merkezli yeni büyüme stratejisiyle güçlendiriyor. Şirket, açılımının en stratejik adımı olan Bulgaristan’daki şirket kuruluşunu tamamlayarak Avrupa pazarında daha yakın, daha hızlı ve daha rekabetçi bir operasyon yapısı inşa etti.
Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer ‘’Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak. Yakında otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden sahalarda elektrikli taşıtların ve onlara özel şarj çözümlerinin hızla arttığını göreceğiz’’ değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin enerji teknolojileri alanındaki en köklü markalarından Tunçmatik, 1969’davoltaj regülatörü üretimiyle başlayan yolculuğunu bugün elektrikli araç şarj çözümlerinden güneş enerjisine, UPS sistemlerinden enerji depolama teknolojilerine uzanan bütünleşik bir inovasyon ekosistemine dönüştürdü. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, Tunçmatik’in kuruluşundan bu yana değişmeyen temel yaklaşımını şöyle özetliyor: “Elektrik enerjisindeki sorunlara çözüm üretmek bizim için 56 yıldır değişmeyen bir misyondur.”
Tunçmatik, Türkiye’nin teknoloji evrimindeki her kritik aşamada aktif bir rol oynadı. Televizyonların ilk kez evlere girdiği dönemde voltaj sorunu çözümleriyle sektöre giriş yapan şirket, 1980’lerde enerji darboğazında alternatör ve jeneratör üretimine yöneldi. 1990’larda bilgisayarların yaygınlaşmasıyla UPS üretimine başladı. 2000’li yıllarda güneş enerjisine odaklanarak Türkiye’nin ilk büyük GES projelerine imza attı. Bugün ise elektrikli araç şarj teknolojilerinde Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip yerli üreticilerinden biri olarak büyüyor.
Şarj Altyapısında Sürdürülebilir ve Ölçeklenebilir Büyüme
EPDK lisanslı şarj ağı işletmecisi Tunçmatik Charge Teknolojileri A.Ş., halihazırda Türkiye genelinde 26–27 şehirde 380’in üzerinde noktada hizmet veriyor. Şirket,2026’da ise 1.000’in üzerinde istasyona ulaşmayı hedefliyor.
Bu büyüme modeli yalnızca istasyon sayılarına dayanmıyor; doğru lokasyon seçimi, kesintisiz hizmet, verimlilik ve uzun vadeli işletme kabiliyeti Tunçmatik’in temel stratejisini oluşturuyor. Güç elektroniğinde yarım asırlık uzmanlık ve 81ile yayılan servis altyapısı Tunçmatik’i sektörde rakipsiz bir operasyonel güç haline getiriyor.
Avrupa Stratejisinde Yeni Dönem: Bulgaristan’da Şirket Kuruldu
Tunçmatik’in Avrupa’da yükselen talebi karşılamak ve bölgesel operasyonlarını güçlendirmek amacıyla Bulgaristan’da şirket kuruluşunu tamamlaması, uluslararası büyüme stratejisinin en kritik adımı olarak konumlanıyor. Bu yeni yapılanma, Tunçmatik’in Avrupa’daki müşterilerine daha hızlı, doğrudan ve sürdürülebilir hizmet sunmasını sağlayacak bir operasyon üssü niteliği taşıyor.
Tunçmatik bugüne kadar İtalya’nın Messina ve Napoli belediyeleri için kurduğu elektrikli araç şarj altyapılarıyla Avrupa’da önemli referanslar elde etti. Aynı şekilde Afrika’da global bir otomotiv markasına sağladığı tedarik desteği de şirketin uluslararası kalite standartlarını ve teknolojik yeterliliğini ortaya koydu. Bulgaristan yapılanması ise bu güçlü referansların üzerine inşa edilerek Tunçmatik’in Avrupa pazarındaki varlığını daha sistematik, daha hızlı ve daha rekabetçi bir modele taşıyor.

Türkiye, Elektrikli Araç Dönüşümünde Öncü Ülkeler Arasında
Elektrikli araç sahipliği Türkiye’de dünya ortalamasının üzerinde bir hızla büyüyor. Satılan her 100 yeni aracın yaklaşık 20’sinin elektrikli olması, şarj altyapısının önemini artırıyor. Bu hızlı büyüme, sektör içinde teknik yeterliliği olmayan firmaların elenmesini de beraberinde getiriyor. Mehmet Özer, sektörün gerektirdiği derin uzmanlık ve yatırım ihtiyacına dikkat çekerek, “Bu iş sadece donanım kurmak değildir; güçlü finansal yapı, teknik uzmanlık, AR-GE, servis kabiliyeti ve sürdürülebilir yatırım vizyonu gerektirir” diyor.
Yeni Enerji Çağının Entegre Ekosistemi
Tunçmatik’in gelecek vizyonu, enerjinin üretildiği, depolandığı, dönüştürüldüğü ve akıllı biçimde yönetildiği bütüncül bir enerji ekosistemi oluşturmak üzerine kurulu. Güneş enerjisi teknolojileri, lityum batarya sistemleri, UPS çözümleri ve elektrikli araç şarj platformlarıyla şirket, yeni enerji paradigmasının tüm bileşenlerini kapsayan geniş bir teknoloji yaklaşımı benimsiyor.
Mehmet Özer: “Gelecek elektriğin yüzyılı olacak”
Tunçmatik’in dünyanın yaklaşık 30 ülkesine ürün ihraç eden bir marka olduğunu ifade eden Özer enerji sektöründeki dönüşüme göre şirketin hedeflerini de yeniledikleri ifade etti. Özer şöyle konuştu:
“Gelecek, tam anlamıyla elektriğin yüzyılı olacak. Hibrit solar inverterler ve lityum bataryalarla enerji bağımsız evler artık mümkün hale geldi. İnsanların şebekeye bağımlılığının azaldığı, kendi elektriğini üreten, depolayan ve yöneten yapıların yaygınlaştığı bir döneme giriyoruz. Bu yalnızca konutlar için değil; işletmeler, sanayi tesisleri ve lojistik merkezleri için de geçerli olacak. İnsanlar artık bağımlılıktan hoşlanmıyor.
Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak. Yakında otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden ve endüstriyel sahalarda elektrikli taşıtların ve onlara özel şarj çözümlerinin hızla arttığını göreceğiz. Bugün elektrikli tekneler piyasada, elektrikli uçak çalışmalarında ise büyük ilerleme var.
Şarj işi artık sadece aracı fişe takmak değil. Enerji yönetimi, filo optimizasyonu, yazılım ve veri analitiği ile iç içe bir yapıya dönüşüyor. Elektriğin üretimi, depolanması, kalitesi, güvenliği ve akıllı yönetimi önümüzdeki yılların en stratejik başlıkları olacak. Tunçmatik olarak biz de bu resimde güvenli, akıllı ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle hem Türkiye’de hem uluslararası pazarlarda ön sıralarda yer almak istiyoruz.”
Elektrikli Araçlar
Elektrikli araç şarj hizmetlerinde yeni dönem
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrikli araç kullanımının hızla arttığı Türkiye’de şarj altyapısının daha güçlü, daha erişilebilir ve daha kullanıcı dostu hâle getirilmesi amacıyla Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde kapsamlı değişiklikler hazırlıyor. Yeni düzenlemelerle hem sektörün gelişimine ivme kazandırılması hem de tüketici memnuniyetinin artırılması hedefleniyor.
Hazırlanan taslak çalışmaya göre, şarj hizmeti ücretlerinde esnek fiyatlandırmaya imkân tanınarak şirketlerin belirli saatlerde veya lokasyonlarda indirim yapabilmesinin önü açılıyor. Böylece rekabetçi bir yapı oluşturulması ve kullanıcıların daha avantajlı koşullara erişebilmesi amaçlanıyor. Diğer yandan mevzuatta şarj noktası tanımına geçilmesiyle birlikte lisanslı şirketlerin belirli bir soket kapasitesine ve coğrafi yaygınlığa sahip olması zorunlu hâle geliyor; mevcut işletmeler için ise bir yıllık uyum süresi öngörülüyor. Ayrıca mobil şarj istasyonlarının lisanslı şirketler tarafından da işletilebilmesine olanak tanınarak özellikle yoğun dönemlerde ve acil ihtiyaçlarda erişilebilir bir alternatif sunuluyor.
Roaming (ortak ağ) uygulamalarına ilişkin hukuki çerçevenin güçlendirilmesi de düzenlemenin önemli başlıklarından biri. Şirketler arasında yapılan roaming (ortak ağ) sözleşmeleri Kuruma bildirim kapsamında olacak; gerektiğinde usul ve esaslar EPDK tarafından netleştirilecek. Kullanıcıların ödeme imkânlarını genişleten bir diğer düzenleme ile 1 Temmuz 2026’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj istasyonlarında en az 1 adet kredi kartı entegrasyonu zorunlu hâle geliyor.
Verimlilik ve kaynak kullanımı açısından batarya doluluğu yüzde 85’in üzerine çıkan araçlarda şarj işleminin sonlandırılabilmesi mümkün hâle gelirken, güç yönetimi uygulamalarına yasal zemin sağlanarak hem şebeke kapasitesinin verimli kullanılması hem de kullanıcıların doğru bilgilendirilmesi amaçlanıyor.
Hizmet kalitesini bir üst seviyeye taşımak isteyen EPDK, çağrı merkezi kurulmasını veya işletilmesini zorunlu kılarak kullanıcı desteğini güçlendirmeyi hedefliyor. Şarj hizmetinde kullanılan yazılım sistemleri için ISO 27001 sertifikası şartı getirilirken, istasyonlarda hem şarj ağı işletmecisinin hem de istasyon işletmecisinin marka kullanımına imkân tanınarak alanda daha canlı bir rekabet ortamı oluşturuluyor.
EPDK’nın üzerinde çalıştığı düzenlemenin, Türkiye’nin elektrikli araç dönüşümüne güçlü bir katkı sunması, sektöre dinamizm kazandırması ve tüketicilerin daha kaliteli bir hizmete erişmesini sağlaması bekleniyor. Taslak, sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmasının ardından Kurul değerlendirmesiyle birlikte yürürlüğe girecek.
Elektrikli Araçlar
Hyundai Motor Grubu, ABD’deki Yatırımını 26 Milyar Dolara Çıkarıyor
Hyundai Motor Grubu, Amerika’daki yatırımını 26 milyar dolara çıkaracağını açıkladı. Bu adım, grubun inovasyona, istihdam yaratmaya ve kilit sektörlerde sürdürülebilir büyümeye yönelik uzun vadeli bağlılığını pekiştiriyor. Yatırım, 2025–2028 yılları arasında gerçekleştirilecek ve grubun Amerika pazarındaki varlığını önemli ölçüde genişletecek. Bu yeni yatırım, Mart 2025’te açıklanan 21 milyar dolarlık yatırım planına ek olarak 5 milyar dolar daha içeriyor. Böylece Hyundai, otomotiv, çelik ve robotik alanlarındaki stratejik girişimlerini daha da ileri taşıyacak.
Yatırımın öne çıkan başlıkları:
Stratejik Çelik Üretimi: Louisiana’da kurulacak yeni çelik fabrikası, otomotiv üretimi gibi stratejik sektörlere destek verecek, yerel tedarik zincirlerini güçlendirecek ve endüstriyel dayanıklılığı artıracak.
Amerika’daki Otomotiv Üretim Kapasitesinin Genişletilmesi: Grubun otomotiv iştirakleri Hyundai Motor Company ve Kia Corporation, ABD’deki üretim kapasitelerini önemli ölçüde artırarak tüketicilerin değişen ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin şekilde cevap verecek.
Robotik İnovasyon Merkezi: Grup, yılda 30.000 birim üretim kapasitesine sahip ileri teknoloji bir robotik tesisi kuracak. Tasarım, üretim, test ve uygulama süreçlerini kapsayacak bu merkez, ABD’de robotik ekosisteminin öncü üssü olacak.
Hyundai Motor Grubu, bu girişimler aracılığıyla önümüzdeki dört yıl içinde ABD’de yaklaşık 25.000 yeni doğrudan istihdam yaratmayı hedefliyor. Bu da ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacak. Grup, aynı zamanda Amerika merkezli teknoloji iştirakleri Boston Dynamics (robotik) ve Motional (otonom sürüş) aracılığıyla teknoloji ticarileştirmesini hızlandırıyor. Ayrıca yapay zekâ, robotik ve otonom sürüş gibi geleceğin teknolojilerinde önde gelen Amerikan şirketleriyle iş birliklerini genişletiyor.
Hyundai, 1986’da Amerika pazarına girişinden bu yana ülkeye 20,5 milyar dolardan fazla yatırım yaptı ve büyümesini ülkenin gelişimiyle uyumlu hale getirdi. Bu son yatırım, Hyundai Motor Grubu’nun Amerikan ekonomisine olan sarsılmaz bağlılığını ve inovasyon, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli refahın güvenilir bir ortağı olma rolünü bir kez daha vurguluyor.
-
Kamyon-Çekici4 hafta önceVolvo Trucks, Euro NCAP Güvenlik Değerlendirmesinde Yeniden 5 Yıldız Aldı!
-
Otomotiv Sektörü4 hafta önceMercedes S-Class’ta Ezber Bozan Yenilik: Isıtmalı Emniyet Kemeri ile Tanışın!
-
Otomotiv Sektörü2 hafta önceOtokoç Otomotiv’e IFC’den İlk Yatırım: 150 Milyon Dolar
-
Otobüs2 hafta önceTEMSA, 12 Adet Maraton teslimatıyla 2026’ya güçlü başladı
-
Sektörel2 hafta önceTarımsal Pazaryeri Truck1, Agroexpo 2026’nın Medya Ortağı Oldu
-
Elektrikli Araçlar2 hafta önceAvrupa’nın Şarj Ekosisteminde Türk İmzası: Tunçmatik
-
Otomotiv Sektörü2 hafta önceCevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
-
Otomotiv Sektörü2 hafta önceMotul’ün Katkı Serisi Güncellendi

