Connect with us

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Bu Kez De Magnezyum Krizi

  Otomotivcinin küresel tedarik zincirinde mikroçip, hammadde fiyat artışları ve konteyner krizi kaynaklı yaşadığı darboğazlara yenileri eklendi. Liman sıkışıklığı, sürücü bulunurluğu ve magnezyum tedariki sorunları üretimi daha da yavaşlattı.

Otomotiv üretiminde bir kriz bitmeden diğeri başlıyor. Çip krizi derinleştiği için dünya çapında birçok fabrikada üretimde yeni duruşlar açıklanırken, küresel tedarik zincirinde yaşanan problemlere yenileri eklendi. Tedarikçi tarafında ise bu gelişmeler nedeniyle ani sipariş iptalleri artıyor. Özellikle küçük tedarikçiler ayakta kalma mücadelesi veriyor ve bu giderek zorlaşıyor. Almanya’da iflas eden tedarikçiler var. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, düzenlediği toplantı ile otomotiv sektöründe yaşanan son gelişmeleri aktardı. Üretimi büyük sekteye uğratan mikroçip darboğazı, hammadde fiyatlarındaki artış ve konteyner krizinin devam ettiğini dile getiren Yenigün, bunlara liman sıkışıklığı, sürücü bulunurluğu ve magnezyum tedariki sorunlarının eklendiğini söyledi.

Hava kargo da çözüm olmadı

Pandemiyle birlikte limanlarda başlayan sıkışıklığın arttığını dile getiren Yenigün, birkaç hafta önce Şangay Limanı’nda yeni vakalar nedeniyle işlemlerin yavaşladığını hatırlatarak, “Maalesef tedarik sanayiinde artık klasik yöntemleri istediğimiz ölçüde kullanamıyoruz. Normal zamanda gemiyle kamyonla gelen malzemeleri, birçok nedenden dolayı uçurmaya başladık. Mikroçip ve bağlantılı parçaları yüksek maliyete katlanıp hava kargo ile getirmeye çalıştık ama bu kez de yine COVID-19’dan dolayı bu taşıma modunda da sorunlar başladı” dedi. Otomotivciler şu anda hem karadan hem denizden hem de havadan mal getirtmekte büyük zorluk yaşıyor.

Kamyon alan şoför de soruyor

Yeni gelişmelerin en canlısının sürücü bulunurluğu konusunda olduğuna dikkat çeken Yenigün, “İngiltere ile gündeme gelen bu sorun Almanya’da ve diğer birçok ülkede de var. Bu sorun pandemiden önce de vardı. Havalimanı inşaatında kamyon alan müteahhit şoför de soruyordu. Şimdi sorun değişen çalışma koşulları ve sektörden ayrılan sürücüler nedeniyle daha da arttı” dedi.

Sektörü zora sokan gelişmelerden biri de magnezyum tedarikinde başlayan sorunlar oldu. Alüminyum ve demir çelik üretiminde kullanılan magnezyum tedarikinde sıkıntılar başladı. Yüzde 87 pay ile dünyanın en büyük magnezyum sağlayıcısı Çin’deki tesislerinde emisyon kısıtlamaları ve enerji kıtlığı nedeniyle yaşanan kapanmalar oldu. Alüminyumla birlikte magnezyum da otomobillerin kaporta saclarında ve diğer bazı metal alaşımlarında çarpmaya karşı darbe etkilerini azaltma, kolay işlenme ve ağırlığı azaltmak için katkı malzemesi olarak kullanılıyor. Yenigün, “Metal fiyatları 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Zaten başımızda birçok sıkıntı varken her geçen gün buna yenileri de ilave oluyor” dedi.

Çip krizinin ne zaman biteceğine dair yapılan açıklamaları değerlendiren Yenigün, şunları kaydetti: “Bu yılın 3. veya 4. çeyreğinde rahatlarız diyorduk ama artık net bir şekilde 2022 yılının da bu sıkıntılarla geçeceğini maalesef telaff uz etmeye başladık. Anlattığım sıkıntılı süreçler maalesef önümüzdeki dönemde de devam edecek. 2023 yılı itibarıyla da yeni tesislerin açılacağı gibi gelişmelerle normale dönmesini öngörüyoruz. Burada en çok zarar gören sektörün otomotiv sektörü. Çip krizinin yıllık üretimde 10 milyon adetlik kayıp yaratması bekleniyor. Bu rakamı yılın başında 5 milyon adet olarak öngörmüştük ama maalesef ikiye katlandı.”

2020 yılının başından bu yana ana metallerde yüzde 140’ın üzerinde fiyat artışları olduğuna dikkat çeken Yenigün, petrolün de 80 doları geçtiğini bunun da sektöre etkileri olacağını söyledi. Yenigün, hammadde fiyatlarındaki artışı araç fiyatlarına yansıtmadıklarının da altını çizdi.

“Kaybolan şirketler olacak!”

Yaşanan sıkıntılara yenilerinin eklenmesinin kaçınılmaz göründüğünü ifade eden Yenigün, bu durumun firmaları zorlayacağını söyledi. Yenigün şöyle devam etti: “Bu gelişmeler geçtiğimiz 3-4 aylık süreçte karşımıza çıktı. Artık yaşam ve iş yapış şekli, her türlü temel değişti. Dolayısıyla bunların yenileri oluşacak. Burada önemli olan konu, şirketler bunları ne kadar daha uygun bir şekilde öngörürlerse, engellerle ne kadar savaşırlarsa, o kadar başarılı olacaklar. Eminim bunları başaramayan ve ortadan kaybolacak olan şirketler de olacak. Bunu sadece otomotiv özelinde de söylemiyorum. O kadar çok problemle uğraşıyoruz ki ilave bir şeyle uğraşacak takatimiz yok. Ki zaten Paris Antlaşması ve Yeşil Mutabakat gibi önümüzde çok önemli konular var. Bu konularda o kadar çok şey yapmamız gerekiyor ki. Artık gerçekten Türkiye’nin en çok katma değer yaratan, en çok ihracat yapan, en çok sektör olarak katkı veren otomotive gerçekten artık yeni sıkıntılarla değil, uzun vadeli ve korumacı bir şekilde yaklaşmamız lazım. Nasıl ki ABD kendi pazarını koruyorsa, bizim de burada sanayicimizi desteklemeye devam etmemiz lazım.”

Çip’te yatırımcı işi kolay ama…

ABD gibi bazı ülkeler çip üretimini gündemine aldı. Haydar Yenigün, “Türkiye’de hiçbir zaman yatırımcı eksikliği olduğunu düşünmedim. Paramız da var ama know-how dediğimiz konu orayı sıkıntıya sokuyor. Ya Ar-Ge’den üretirsiniz, sıfırdan başlarsınız ya da know-how’ı elinde bulunduran şirketi ortak yaparsınız ve getirir Türkiye’de üretim yaparsınız” dedi.

İlk iflaslar en büyük pazar Almanya’dan

Avrupa’nın en büyük otomotiv üreticisi ve pazarı konumunda olan Almanya’da tedarikçi firmalar alarm veriyor. Çip krizi nedeniyle birçok ana sanayi firmasının siparişleri iptal etmesi ve bazı fabrikaların geçici olarak kapatılması küçük ve orta ölçekli şirketleri zorluyor. Volkswagen, ve Ford bazı önemli fabrikalarda üretimi geçici olarak durduruyor. Opel’in Eisenach’taki fabrikasını bu yıl hiç açmayacağını duyurması da sektörde endişeleri artırdı. Alman basınına yansıyan haberlere göre; yakın zamanda iki Alman tedarikçi Heinze ve Bolta-Werke’nin ifl as etmesinde de çip krizi etkili oldu. Bir aydan kısa bir süre önce orta ölçekli tedarikçileri temsil eden üç dernek, üye şirketlerin içinde bulunduğu zor duruma açıkça dikkat çekmişti. Son olarak ülkedeki 9 bin şirketle sektörde faaliyet gösteren sekiz birliğin çatı örgütü olan Yan Sanayi Çalışma Grubu da sektöre yönelik tehlikeye dikkat çekti. Otomobil üreticilerinin özellikle küçük işletmelere karşı daha adil davranılması isteniyor. İptal edilen siparişler nedeniyle birçok şirketin depoları pahalıya alınan hammaddelerle doldu.

Alman Kauçuk Sanayicileri Birliği Başkanı Boris Engelhardt, “Mümkün olan en kısa sürede birbirimizle anlaşmanın farklı bir yolunu bulamazsak, Noel’e kadar küçük ve orta ölçekli otomotiv tedarikçileri arasında bir ifl as dalgası göreceğiz” diyor. Tedarikçi ağının güvenliğini sağlamanın özellikle pandemide ve yarı iletken darboğazı koşullarında birinci önceliğe sahip olduğu belirtiliyor. Engelhardt, şöyle devam ediyor: “Müşteriler iyi yarı yıl sonuçları sunarken, tedarikçilerin varlıklarını tehdit eden likidite darboğazları var. Proje ve araç maliyetleri için kısmi ödemeler yaparak ve hepsinden önemlisi tedarikçilerle daha iyi iletişim kurarak destek sağlanmalı. Otomobil üreticileri, hammadde fiyatlarındaki büyük artışlara rağmen tedarikçiler bu siparişlere göre üretimlerini sürdürmelerine rağmen sipariş ettikleri parçaları kabul etmiyorlar. Bu, şirketleri parçalıyor. Bankalar da kısa vadeli kredi verme konusunda daha isteksiz” diye konuştu. Öte yandan, Almanya dışında da üretimi azaltan ya da fabrikayı geçici olarak durdurun çok fabrika var. Volkswagen yan kuruluşu Skoda, 18 Ekim’den yıl sonuna kadar Çekya’daki tesislerinde üretimi önemli ölçüde azaltmak veya hatta durdurmak zorunda kalacağını duyurdu. GM, Fransa’daki fabrikasını, Toyota ise ABD’deki montaj hatlarını kapattı.

Sipariş iptalleri Türk tedarik sanayinde üretimi %30 düşürdü

Otomotiv üretiminde yaşanan sıkıntılar Türkiye’deki tedarikçileri de giderek daha fazla zorluyor. TAYSAD Başkanı Albert Saydam yaklaşık iki hafta önce DÜNYA’ya yaptığı açıklamada tedarik sanayinde otomotiv ana üreticilerinin verdiği siparişlerde iptallerinin başladığını, durumun daha da kötüleşebileceğini söylemişti. Korkulan oldu ve sipariş iptalleri arttı. TOBB Otomotiv Tedarik Sanayi Meclis Başkanı Alper Kanca, konula ilgili son gelişmeleri DÜNYA’ya anlattı: “Tedarikçiler, pandeminin yaralarını sarabiliriz derken, daha kompleks ve daha çok sıkıntılı sorunlarla karşı karşıyalar. Hammadde en büyük sorun. Bazı hammadde fiyatları geçen yılın iki katına çıktı. Gaz ve elektrik artışları malum, ciddi arttı ve önümüzdeki dönemde daha da yükselecek. Tedarikçiler bu maliyet artışlarını ürünlerin fiyatlarına yansıtmakta zorlanıyorlar. Bu ciddi bir kar kaybı yaratıyor. Buna karşın ana sanayi müşterilerimiz ani sipariş iptalleri yapıyor. Üretimlerini durduruyorlar, kısıyorlar. Bu çok ciddi sorunlara sebebiyet veriyor . Mesela müşteriler tarafından eylül ayı için öngörülen üretim adetleri yüzde 25-30 civarında düştü. Alınan pahalı hammadde tedarikçilerin stoğunda kaldı.” Ekim ayı için de müşteri siparişlerinin azalma trendinde olduğunu ifade eden Kanca, “Çok pahalı alınan ve ürüne dönüşemeyen hammadde de tedarikçilerin nakit kaynağını yiyip bitiriyor. Güven sorunu başladı. Bugüne kadar otomotiv sektöründe 6 aylık, hatta yıllık sipariş adetleri önceden belli olurdu. Hammadde alımı, çalışan sayısı kapasite vs. hep buna göre ayarlanırdı. Tedarikçiler artık gelecek için verilen bilgilere güvenmiyor. Ne yapacakları konusunda ciddi tedirginler. Hammadde siparişi verseler ve müşteri adetleri düşürürse, bazı şirketler için ağır sonuçları olur. Çalışanlarını nasıl planlayacakları, istihdamı nasıl sağlayacakları konusunda endişeliler. Açıkçası tedarikçiler için zor kararlar ve zor zamanlar” diye konuştu.

Eylülde otomobil üretimi %34 azaldı

Eylül ayında otomotiv üretimi yüzde 24.7 gerileyerek 107 bin adette kaldı. Bu dönemde otomobil üretimi ise yüzde 34 azaldı. İlk dokuz ayda otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 921 bin 619 adet, otomobil üretimi yüzde 1 azalarak 571 bin 108 adet olarak gerçekleşti. Çok İyi bir yıl geçiren traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 962 bin 829 adede ulaştı. İlk dokuz ayda baz etkisi kaynaklı yaşanan artışa dikkat çeken Yenigün, sektörün parlak yılları olan 2017’nin henüz çok gerisinde olduklarını dile getirdi. Haydar Yenigün, iyi senaryoda 2021 hedefl erinin 1.5 milyon adet üretime ulaşmak olduğunu söyledi. Geçen yıl 1 milyon 298 bin adetlik üretim yapılmıştı. Yenigün, asıl hedefl erinin sektörün en parlak yılı olan 2017’nin de üzerine çıkmak olduğunu söyledi. 2017’de 2 milyonluk kapasitede 1,7 milyon araç üretilmişti.

Aysel YÜCEL – DÜNYA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu

Hyundai, 2026/27 sezonunda başlayacak ve uzun yıllar devam edecek iş birliği kapsamında UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri oldu. Avrupa kulüp futbolunun standartlarını belirleyen UEFA Champions League, futbolun en iyilerini bir araya getiriyor ve Hyundai de kendi sektöründe aynı yüksek standartları benimsiyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan IONIQ 3, Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da tanıtacağı beş önemli modelin ilki ve markayı bu iş birliğinde temsil edecek ilk model olacak.

Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olduğunu ve bu kapsamda uzun yıllar sürecek bir anlaşmaya imza attığını duyurdu. Hyundai’ın Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine olan bağlılığını ortaya koyan iş birliği, 2026/27 sezonunda başlayarak 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek.

Futbol, Hyundai için oldukça tanıdık bir alan. Yaklaşık 30 yıldır dünyanın en büyük uluslararası turnuvalarından farklı ülkelerdeki kulüp ve federasyonlara kadar futbolu en üst seviyede destekleyen Hyundai, UEFA Champions League ile bu bağlılığını Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor.

UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki benzerlikler, sahip oldukları ölçeğin çok daha ötesine uzanıyor. Bu organizasyonda mücadele eden takımlar, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’nın en üst seviyesinde rekabet ediyor.

Hyundai de Avrupa’da araçlar tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; modellerini kıta genelinde satışa sunuyor. Böylece faaliyetleri açısından tartışmasız biçimde Avrupalı, etkileri bakımından ise uluslararası iki organizasyon bir araya geliyor.

Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Futbol, yaklaşık 30 yıldır Hyundai’ın bir parçası. Dilleri, sınırları ve nesilleri aşarak insanları başka çok az şeyin başarabileceği kadar güçlü bir biçimde bir araya getiriyor. UEFA Champions League, her hafta Avrupa’nın en tutkulu taraftarlarının karşısında oynanan, dünyanın en iyi kulüp futbolu organizasyonu. Hyundai’nin bu yaz Dünya Kupası’nda gerçekleştirdiği çalışmaların ardından UEFA Champions League, güzel tasarımlara ve taraftarların seveceği özelliklere sahip araçlarımızı sergilemek için ideal bir platform sunuyor. Madridliyim ve bu nedenle bu organizasyonu hayatım boyunca takip ettim. Avrupa genelindeki taraftarlarla bir araya gelecek olmaktan kişisel olarak da büyük heyecan duyuyorum. Futbolun güzelliğini Hyundai ile kutlamak için harika bir dönemdeyiz”.

Hyundai, “İnsanlık için İlerleme” marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeyi ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmayı hedefliyor. UEFA ile Avrupa Futbol Kulüpleri’nin ortak girişimi olan UC3 ile gerçekleştirilen bu iş birliği kapsamında Hyundai; UEFA Champions League’in gücünü ve mobilite çözümlerini kullanarak Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Hyundai, milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu bir etki yaratmayı da hedefliyor.

Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise şunları söyledi: “UEFA Champions League ve Hyundai; ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefiyle hareket ediyor. Bu iş birliğine bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla adım atıyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, geleceğin ürün gamımıza öncülük edecek modelimiz”.

UEFA Champions League, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin ilgi gösterdiği ve dünyada en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu olarak öne çıkıyor. 36 kulübün mücadele ettiği turnuva, tutkulu futbolseverlerden oluşan geniş bir kitleyle iletişim kurmak için önemli bir platform sunuyor. Aynı zamanda Hyundai’nin robotik ve fiziksel yapay zekâdan yazılım teknolojilerine ve Avrupalı müşterilere özel akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek vizyonunu aktarmasına imkân tanıyor.

Hyundai, 30 yılı aşkın süredir Avrupa’da güçlü bir varlığa sahip küresel bir marka olarak faaliyet gösteriyor. Markanın Almanya’nın Rüsselsheim kentindeki Avrupa Teknik Merkezi, Hyundai modellerinin geliştirme ve mühendislik çalışmalarını yürütürken aynı tesiste bulunan Avrupa Tasarım Merkezi de araçların görsel tasarımını ve kimliğini şekillendiriyor. Üretim faaliyetleri Çekya ve Türkiye’deki fabrikalarda gerçekleştirilirken Hyundai modelleri, 42 Avrupa ülkesindeki 2.000’den fazla satış ve satış sonrası hizmet noktası aracılığıyla müşterilerle buluşuyor. Hyundai’ın tasarım, mühendislik, üretim ve iş ortağı ağı, her gün müşterilere ve taraftarlara hizmet sunuyor.

IONIQ 3 Sahaya Çıkıyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan tamamen elektrikli IONIQ 3, Hyundai’ın bu iş birliğindeki ilk temsilcisi olacak. Bu yıl Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren kompakt hatchback model, Ağustos ayında üretimin başlamasıyla birlikte Hyundai’ın İzmit Fabrikası’nda üretilen ilk bataryalı elektrikli araç oldu. IONIQ 3 aynı zamanda Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da satışa sunacağı beş önemli yeni modelin ilkini oluşturuyor.

Hyundai, IONIQ 3 ile Avrupa’nın rekabetin en yoğun olduğu kompakt sınıfına, Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına cevap veren sınıfının öncüsü özelliklerle giriş yapıyor. IONIQ 3’ün Aero Hatch gövde yapısı, 0,263 Cd’lik hava sürtünme katsayısı ve 497 kilometreye varan WLTP menziliyle sınıfının öncüsü verimlilik ve menzil sunmak üzere geliştirildi. 441 litrelik bagaj hacmi, sınıfının en geniş iç mekânı, Hyundai’ın en yeni PLEOS Connect bilgi-eğlence sistemini içeren segmentinin öncüsü 14,6 inçlik ekranı ve güçlü fiyat-değer dengesiyle IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobiliteyi Avrupalı müşterileri için daha erişilebilir hâle getirme kararlılığını temsil ediyor.

Hyundai’ın ürün gamı; bataryalı elektrikli, hibrit, şarj edilebilir hibrit, hidrojen yakıt hücreli elektrikli ve içten yanmalı motor seçeneklerini kapsıyor. Bu geniş ürün yelpazesi, müşterilerin araç sahibi olma ve araçlarını kullanma biçimleri göz önünde bulundurularak şekillendiriliyor.

IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobilite alanındaki kapsamlı çalışmalarını ortaya koyan önemli ödüllerle güçlenen Avrupa’daki EV başarısını daha ileriye taşıyor. Hyundai INSTER, 2025 Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili seçilirken IONIQ 9 ise Almanya’da 2026 Yılının Premium Otomobili unvanına layık görüldü.

Hyundai’ın müşteri odaklı yaklaşımı, markanın UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak imza attığı yeni iş birliğinin de temelini oluşturuyor.

UC3 Eş Genel Müdürü Guy-Laurent Epstein ise iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hyundai’yi UEFA Champions League’in resmi partnerleri arasında görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hyundai, futbolu en üst seviyede destekleme konusunda köklü bir geçmişe ve futbolun insanları bir araya getirme gücüne yönelik güçlü bir inanca sahip. Önümüzdeki yıllarda bu ortak hedefi dünyanın dört bir yanındaki taraftarlar için hayata geçirecek bir iş birliği geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz”.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Karsan’da Üst Düzey Görev Değişimi  

Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından Karsan’da üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Son on yıldır Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak görev yapan Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanmak üzere görevlerinden ayrıldı. Karsan Yönetim Kurulu kararıyla, Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.

Türkiye otomotiv sanayisinin öncü kuruluşlarından Karsan’da üst yönetimde görev değişimi yaşandı. Şirketin CEO’su ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanma kararı doğrultusunda görevlerinden ayrıldı. Okan Baş, son on yılda Karsan’ın global bir mobilite markasına dönüşüm sürecine liderlik ederek, şirketin elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümleriyle uluslararası pazarlarda daha görünür ve güçlü bir konuma ulaşmasında önemli rol üstlendi. Görev süresi boyunca Karsan’ın global mobilite vizyonunun güçlenmesine, dönüşüm stratejisinin hayata geçirilmesine ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sundu. Karsan Yönetim Kurulu, şirkete sağladığı katkılar dolayısıyla Okan Baş’a teşekkür etti.

Okan Baş’ın görevlerinden ayrılmasının ardından, Karsan Yönetim Kurulu tarafından Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.

Lojistik sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Utku Can Ayyarkın, sahadan başlayarak üst yönetime uzanan güçlü liderlik birikimi, operasyonel yetkinliği ve stratejik yönetim deneyimiyle; Karsan’ın yeni döneminde şirketin büyüme stratejisine, dönüşüm vizyonuna ve sürdürülebilir başarı yolculuğuna liderlik edecek.

Karsan, Utku Can Ayyarkın liderliğinde; 60 yıllık köklü mirasından aldığı güçle elektrikli ve otonom mobilite alanında global bir marka olma yolculuğunu yeni başarılarla büyütmeye, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecek.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Prometeon, Dünya Şampiyonu Motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu ile İş Birliğini Yeniledi  

Üç kez Superbike Dünya Şampiyonası şampiyonu olan Toprak Razgatlıoğlu, yeni sezonda MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışan ilk Türk sporcu olarak pistlere çıkıyor.

Dünyanın endüstriyel ve ticari lastik odaklı tek lastik şirketi Prometeon, 2022 yılından bu yana iş birliği yaptığı Türk motosiklet yarışçısı Toprak Razgatlıoğlu ile olan sponsorluk anlaşmasını bir yıl daha uzattı. Daha önce Dünya Superbike Şampiyonası’nda Toprak Razgatlıoğlu’na verdiği destekle motor sporlarındaki varlığını ortaya koyan Prometeon, yenilenen anlaşma kapsamında Razgatlıoğlu’nu desteklemeye devam ediyor.

İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Prometeon Geniş Avrupa Bölge CEO’su Gökçe Şenocak şunları söyledi: “Toprak Razgatlıoğlu’na verdiğimiz desteği ve sürdürdüğümüz iş birliğini bir yıl daha uzatmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Toprak’ın olağanüstü başarıları, kararlılığı ve sınırları zorlayan yaklaşımı, Prometeon’un değerlerini en iyi şekilde yansıtıyor. Üç kez dünya şampiyonu olarak Türk motor sporları tarihindeki yerini şimdiden sağlamlaştıran Toprak’ın, MotoGP’de de önemli başarılara imza atacağına inanıyoruz. Prometeon olarak, onun bu yeni yolculuğunda da yanında olmaktan gurur duyuyoruz.”

Milli sporcu Toprak Razgatlıoğlu ise iş birliğiyle ilgili şunları kaydetti: “Prometeon ile uzun yıllardır devam eden iş birliğimizin sürmesinden büyük memnuniyet duyuyorum. 2022 yılından bu yana verdikleri destek için Prometeon’a teşekkür ederim. MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışmak ve ülkemi bu seviyede temsil eden ilk Türk sporcu olmak benim için büyük bir gurur kaynağı. Bu yeni yolculukta da birlikte önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum.”

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.