Connect with us
https://www.peugeot.com.tr/peugeot-modelleri/208.html?utm_source=direct&utm_medium=DIS-RES&utm_campaign=peugeot208_sektorel_mart23_TR_AP_VN_2008-P24_OnGoing_DIS-RES_A_BRD_CLICKS_NA_ICE_&utm_content=direct_display&partner_uid=HashedMail

Sektörel

Petrol Ofisi Grubu, yatırımlarını hızlandırdı

Petrol Ofisi Grup CEO’su Mehmet Abbasoğlu:”Depolama ve altyapı alanındaki yatırımlarımızı Akdeniz bölgesinde yoğunlaştırıyoruz. İstasyon, fabrika ve terminallerimizin arazilerine güneş panelleri kuruyoruz” dedi.

Petrol Ofisi Grup CEO’su Mehmet Abbasoğlu, kurumu bir grup şirketine dönüştürdüklerini belirterek, “Bir akaryakıt dağıtım şirketi olmanın ötesinde enerji altyapı grubu haline geliyoruz. Altyapı ve insana dokunan her türlü yatırım, bizim için değerlendirilmesi gereken birer fırsat. Bu yatırımları hayata geçirirken ülkemizin yerel ve uluslararası enerji stratejisiyle eş güdümlü hareket ediyoruz.” dedi.

Abbasoğlu, 5 kıtada 37 ülkeye ihracat yapan Petrol Ofisi Grubu’nun yatırım planlarını, sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini ve Kahramanmaraş merkezli depremlerdeki çalışmalarını değerlendirdi.

Akaryakıt ve madeni yağ pazarlarındaki geleneksel liderliklerini güçlendirmek için yatırımlarına devam ettiklerini kaydeden Abbasoğlu her yıl istasyon, terminal, depolama tesisleri ve taşımacılık araçlarına yönelik de düzenli olarak en az 1 milyar liralık yatırım yaptıklarını söyledi.

Abbasoğlu, “Rutin yatırımlarımız dışında, bu yıl ciddi bir yeni yatırım atılımına geçiyoruz. İlk olarak sürdürülebilirlik adına biyodizel yatırımı girişimimiz mevcut. Mevzuat gereği katkı olarak satılan her akaryakıt ürününe biyodizel çevresel ürünü eklenmek durumunda. Biz de bu katkıyı kendimiz üreterek ekliyoruz.” diye konuştu.

Petrol Ofisi Grubu olarak kendi ekosistemlerinde katma değerli girişimler yaratmaya odaklandıklarına dikkat çeken Abbasoğlu, “Grubumuzun BDDK’dan tam lisanslı ‘Credin’ adında bir bireysel kredi finansmanı şirketi var. Bu, kredi süreçlerini tamamıyla yeni baştan yazan, müşteri için süreci dijitalleştirerek kolaylaştıran bir iştirakimiz. Bu alana yatırımlarımız devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Abbasoğlu, Petrol Ofisi Grubu’nun kendi içinde bir fintech şirketi kurma hedefine de değinerek, “Bu sene finansal ödeme araçlarını bünyemizdeki ödeme sistemlerine entegre eden bir fintech girişimimiz hayata geçecek. Biliyorsunuz, Petrol Ofisi Grubu Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri. Geçen yıl ciro üzerinden nakit akışı 200 milyar lirayı aştı. Bu yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya ölçeğinde de önemli bir miktar. Bu denli büyük bir nakit akışına sahip bir grubun bir fintech şirketi de olmalı.” dedi

“Akdeniz Bölgesi’ndeki altyapı yatırımlarımız hızlanıyor”

Abbasoğlu, Doğu Akdeniz’deki doğal gazın Türkiye üzerinden son müşteriye ulaştırılması ve bu konudaki yatırımlarının en önemli öncelikleri arasında yer aldığına dikkati çekerek, “Özellikle depolama tarafında yatırımlarımızı bu bölgeye yönlendiriyoruz. Bölgenin büyüme potansiyelinin çok daha fazla olacağını düşünüyoruz. Bu sadece Doğu Akdeniz gazıyla ilgili değil; bölge bir çekim merkezi haline gelmiş durumda. İklim, toprak, sistem, tüm koşullar uygun. Dolayısıyla Akdeniz ve Doğu Akdeniz Bölgesi’ndeki altyapı yatırımlarımıza hızlanarak devam ediyoruz.” diye konuştu.

Petrol Ofisi Grubu’nun en önemli yatırımlarından birinin de Derince’deki madeni yağ üretimi ve depolama tesisi olduğunu ifade eden Abbasoğlu, “Madeni yağ, ülkemizin önemli ihracat kalemlerinden biri. Biz de kendi geliştirdiğimiz ürünleri 5 kıtada 37 ülkeye ihraç ediyoruz. Kalite açısından çok kabul görüyor. Mevcut konjonktürde, kimsenin hiçbir ülkeye yatırım yapmadığı ortamda bile, biz bundan iki yıl önce ABD merkezli Chevron ile esas ürünü olan Texaco markalı madeni yağlarının ABD dışında ilk defa Türkiye’de üretimi konusunda anlaştık. Bu ürünler Türkiye’de, ABD’deki standartlarda Petrol Ofisi Grubu tesislerinde üretiliyor.” bilgisini paylaştı.

Abbasoğlu, Togg’un teslimatlarının başlamasıyla elektrikli araçların günlük hayatın önemli bir parçası haline geleceğini kaydederek, “Yatırım bütçemizin önemli kalemlerinden birini de elektrikli şarj noktaları oluşturuyor. Sektörde ilk olarak e-POwer markamızla bu girişimi başlatmıştık. Elektrikli şarj noktaları konusunda düzenleyici kurum olan EPDK’nin lisansını aldık. Ancak biz bununla yetinmeyeceğiz. Zira bizim aldığımız lisans aynı zamanda kendi tükettiğimiz enerjiyi üretme ve kalan kısmı da belirli müşterilerimize satabilme imkânı da sağlıyor. Şu anda mülkiyetimizde bulunan tüm istasyonlarımızda, madeni yağ fabrikasının çatısında, terminallerimizin arazisinde güneş panelleri kurma aşamasındayız.” ifadelerini kullandı.

– Deprem bölgesine yardımlar devam ediyor

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde şirket olarak ilgili prosedürlerin hazır olmasının faydasını gördüklerini belirten Abbasoğlu, “Depremden yaklaşık 15 dakika sonra İskenderun, Dörtyol, Adana, Mersin, Diyarbakır, Batman yerleşkelerimiz, terminallerimiz ve depolama tesislerimizde herhangi bir güvenlik sorununa yol açabilecek bir durumun söz konusu olup olmadığının kontrollerini yaptık. Aslında yıllardır sağlık, emniyet ve çevre alanlarına yaptığımız yatırımların semeresini bir günde aldık.” değerlendirmesinde bulundu.

Abbasoğlu, tüm bu kontroller yapıldıktan sonra, ilk iş olarak İskenderun Terminali’ne depolarındaki konteynerleri kurarak çalışanlar ve ailelerini buraya toplama kararı aldıklarını söyledi.

Çalışanların endişelerinin giderilmesiyle 3 vardiya, 24 saat dolum yapmaya devam ettiklerini ifade eden Abbasoğlu, “Depolarımız dolu, tankerlerimiz hazırdı. Yollar ve viyadükler hasar gördüğü için akaryakıtı ilk başta istasyonlara ulaştırmakta güçlük çektik. Ancak bu güçlüğü de ilgili bakanlıklarımız ve düzenleyici kurumlarımızla entegre bir şekilde çalışarak aştık. Sektörde bir ilki gerçekleştirerek tüm marketlerimizi birer ihtiyaç noktası olarak vatandaşlarımıza açtık.” dedi.

Abbasoğlu, yine sektörde bir ilk olarak, Devlet Malzeme Ofisi ile entegre bir şekilde çalışıldığını, AFAD araç plakalarının otomasyon sistemine tanımlanarak akaryakıt desteğinde bulunulduğunu kaydederek, “5 milyon litrelik akaryakıtı, afet bölgesindeki 10 ilimizde yer alan istasyonlarımızdan kademeli olarak AFAD’ın bilabedel kullanımına sunduk.” bilgisini paylaştı.

Hava, kara ve deniz taşımacılığındaki tüm operasyonlarını afet bölgesine kesintisiz hizmet edecek şekilde yapılandırdıklarına değinen Abbasoğlu, “İskenderun ve Diyarbakır terminallerine ek olarak Kırıkkale ve Trabzon terminallerini de bölgeye sevkiyat yapacak şekilde organize ettik. Mersin ve İskenderun terminallerimiz 7/24, Diyarbakır terminalimiz ise saat 24.00’e kadar faaliyet gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Abbasoğlu, bugüne kadar afet bölgesine yaklaşık 3 bin tankerle 65 milyon litreden fazla yakıt ikmali gerçekleştirdiklerine dikkat çekerek, “Bölgedeki yardım uçakları trafiğinin sorunsuz ilerlemesi için toplam 840 yardım uçağına 7 milyon litre yakıt ikmali yaptık. Denizcilik operasyonumuz aracılığıyla TPAO’nun Mukavemet gemisi, Lider Asya 1, Adnan Menderes gemilerine yakıt ikmali sağladık. TPAO için Mersin açığında bir barçımızı dolu olarak bekletiyoruz.” diye konuştu.

– Deprem, sorunsuz akaryakıt ikmali ve kesintisiz iletişim yatırımlarını hızlandırdı

Abbasoğlu, “Petrol Ofisi Grubu olarak yaşanan bu depremlerden alnımızın akıyla çıktığımızı düşünsek de içselleştirmemiz gereken birçok çıkarımlar da oldu. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi özelinde, yatırım planımızı bu doğrultuda değiştirdik. Söz konusu depremlerde depolarınızda sadece konteynerlerin olmasının yetmediğini, altyapısının da hazırlanmış olması gerektiğini öğrendik. Örneğin bu doğrultuda, Derince Terminali’mizde 80 konteyner için hazırlığımızı yapmaya başladık.” dedi.

Olası bir depremde depolardaki akaryakıtın tüketiciye ulaştırılmasının önemine dikkati çeken Abbasoğlu, şunları kaydetti:

“Bunun için en önemli katkılarımızdan biri de sektör lideri olan denizcilik iştirakimiz. Barç yatırımlarımızı artırdık. Yani ufak mavna filomuzla deniz yolunu kullanarak ikmali gerçekleştireceğiz. İletişim sorunlarını bertaraf etmek için kendi altyapımıza paralel terminallerimiz arasında bir fiber iletişim ağı yatırımı düşünüyoruz. Ayrıca, daha mobil, akaryakıtı kara yoluyla kolaylıkla ulaştırabilecek ufak çaplı araçlara bakıyoruz. Bizim kullanmadığımız, devletin veya belediyelerin mülkiyetinde olan, atıl durumdaki boru hatları var. Bunların sağlamlaştırılması, yeniden aktif hale getirilmesi için proje grupları oluşturuldu. Tüm bunları ivedilikle gerçekleştirmemiz gereken birer yatırım olarak görüyoruz.”

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel

İstanbul ve Ankara’da büyük araçlara giriş yasağı başladı

İstanbul ve Ankara’da trafik yoğunluğunun azaltılabilmesi için saat 05.00 itibarıyla kamyon, tır, çekici, tanker ve ağır tonajlı araçların girişleri durduruldu.

İstanbul’da, Ramazan Bayramı tatili dönüşü dolayısıyla trafikteki olası olumsuzlukların önüne geçilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığınca açıklanan bazı tedbirlerin uygulanmasına başlandı.

Vatandaşların dönüşleri sırasında kent içindeki trafiğin olumsuz etkilenmemesi için saat 05.00 itibarıyla kamyon, tır, çekici, tanker ve ağır tonajlı araçların şehre girişleri durduruldu.

Ağır tonajlı araçların yarın saat 05.00 itibarıyla yeniden kente giriş yapmalarına müsaade edilecek.

Continue Reading

Sektörel

TRP, satış sonrası parçalarda sektör lideri olarak 30. yılını kutluyor

PACCAR Parts’ın tüm kamyon, römork ve otobüs marka ve modellerine yönelik özel etiketli satış sonrası parçaları markası olan TRP, 2024 yılında 30 yıllık başarısını kutluyor. TRP, 18 parça dağıtım merkezi ve 2.300’den fazla DAF, Kenworth ve Peterbilt bayisi ve TRP mağazasından oluşan küresel bir ağ üzerinden 157.000’den fazla parça seçeneği sunmaktadır.

PACCAR Parts Genel Müdürü ve PACCAR Başkan Yardımcısı Laura Bloch, “Son 30 yılda TRP markası, müşterilerimizin her gün güvendiği değerli, güvenilir parçalar ve hizmetler sunmuştur. PACCAR Parts olarak ürün tekliflerimize TRP serisini eklemekten gurur duyuyoruz,” dedi.

Müşterilerin tüm kamyon ve römork markaları için tek bir parça satış noktasına sahip olma isteği doğrultusunda TRP, 1994 yılında Avrupa’da kuruldu. DAF bayileri aracılığıyla marka, müşterilerin benzersiz ihtiyaçlarını karşılamak için çok çeşitli ekipmanlara uygun güvenilir, dayanıklı ve başarısı kanıtlanmış bir parça yelpazesi sunmuştur. Yıllar içinde program dünya çapında genişledi ve bu sayede operatörler ile filolara kaliteli, tüm markalara uygun kamyon, römork ve otobüs parçaları satın almak için kapsamlı bir çözüm sağlanmış oldu.

300 konumda TRP mağazası

TRP parçaları, dünya çapındaki Kenworth, Peterbilt ve DAF bayilerinden çevrimiçi olarak veya özel TRP mağazaları aracılığıyla sipariş edilebilir. TRP mağaza ağı, Polonya’daki ilk mağazasını 2013 yılında açtı. 2014 yılının sonuna kadar Avrupa, Meksika ve Latin Amerika’da faaliyet gösteren 18 TRP mağazası bulunuyordu. 2015 yılında ilk Kuzey Amerika TRP mağazası Kansas City, Missouri’de açıldı. Aynı yıl içinde TRP, Yeni Zelanda ve Mauritius’ta mağazalar açtı. 2016 yılında 41 yeni lokasyonda açıldı ve İrlanda, Macaristan, Avustralya ve Kanada’yı kapsayacak şekilde küresel ayak izi artırılmıştır. Son yıllarda TRP; ABD, Kanada, Avrupa ve Latin Amerika’da mağaza ağını genişletmeye devam etmiştir. Şu anda dünya çapında 45 ülkede 300’den fazla TRP mağazası bulunuyor.

Mükemmel parça bulunabilirliği ve hızlı nakliye

Avrupa’da TRP parçalarının dağıtımı, DAF ve TRP bayi ağına bir gecede teslimat olanağı sağlayan stratejik olarak konumlandırılmış dağıtım merkezlerinden gerçekleştirilir. DAF, sektör lideri parça bulunabilirliği sağlamak için bayi stoklarını merkezi olarak yönetir. Almanya, İsviçre ve Fransa’nın Doğu bölgesindeki DAF bayileri ve müşterilerine parça tedarikini daha da güçlendirmek amacıyla PACCAR Parts, Almanya’daki Massbach, Bavaria’da bu yılın dördüncü çeyreğinde faaliyete geçecek yeni bir Avrupa dağıtım merkezi inşa ediyor.

Büyümeye devam

PACCAR Parts Europe Genel Müdürü Dick Leek, şu açıklamalarda bulundu: “Önümüzdeki yıllarda TRP markasını büyütmeyi hedefliyoruz. Sunduğumuz ürünleri ve mağaza sayımızı daha da genişletsek de tanınmış tedarikçilerden yüksek kaliteli parçaların rekabetçi bir fiyata ultra hızlı bir şekilde teslim edilmesini sürdüreceğiz. TRP her müşteri için her zaman doğru çözüme sahiptir.”

Continue Reading

Sektörel

Castrol 125’inci yılında mobilite ve teknolojiyle büyüyecek

Castrol’ün odaklandığı önemli pazarlarından olan Türkiye, Ukrayna ve Castrol Orta Asya (TUCA), mobilite, endüstri ve veri merkezleri gibi alanlarda değişen müşteri ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunacak.

Dünyada 125, Türkiye’de 67’nci yılını kutlayan Castrol, yenilenen marka kimliğini ve değişen trendleri karşılayacak yeni ‘Onward, Upward, Forward’ stratejisini İstanbul’da düzenlediği basın toplantısıyla duyurdu.

Castrol’ün yeni stratejisi

  • Onward: Mobilitedeki büyümeyi desteklemek, yenilikçi teknolojiler ile insanların ve araçların kolay ve verimli şekilde hareket etmesini sağlamak.
  • Upward: Castrol’ün endüstriyel müşterilerinin ve kullandıkları makinelerinin daha iyi performans göstermelerine yardımcı olarak operasyonlarının verimliliğini artırmak.
  • Forward: Heyecan verici fırsatları keşfederek ilerici bir farklılaşma. Castrol’ün girişimleri arasında uçtan uca dijital ve hizmet çözümleri, veri merkezi daldırmalı soğutma ve batarya termal yönetimi de yer alıyor. Bu ileri görüşlü yaklaşım, Castrol’ün inovasyonun ön saflarında yer alma konusundaki kararlılığının altını çiziyor.

nilay-tatlisoz.jpgCastrol’ün odaklandığı pazarlarından biri olarak belirlenen yeni strateji doğrultusunda çalıştıklarını belirten Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya (TUCA) Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, “Yeni stratejimizi belirlerken müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını anlamak çok önemliydi. 125’inci yılımızda Castrol olarak sadece geçmişi düşünmekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğe doğru da bir rota çiziyoruz. Yeni stratejimiz, müşterilerimizin ilerlemesini hızlandırmaya ve değişen dünyada karşılaşacakları sorunların üstesinden gelmeye yardımcı olma konusundaki kararlılığımızın da bir kanıtı. Ana madeni yağ işimizi büyütürken müşterilerimizin de hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak daha sürdürülebilir teklifler geliştirecek ve madeni yağların ötesinde elektrikli araçlar ve veri merkezleri gibi heyecan verici yeni büyüme fırsatları konusunda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diyerek sektördeki dönüşümü yakından izlediklerini ve buna hazır olduklarını, paydaşlarına, iş ortaklarına ve tüm eko sistemlerine öncülük eden markalardan biri olarak evrildiklerinin altını çizdi.

Teknoloji sektörünün de her geçen gün katlanarak büyüdüğünü söyleyen Nilay Tatlısöz, sundukları ürün ve çözümlerle veri merkezlerinin verimliliğinin ve enerji kullanımını optimize edeceklerini belirtti. Dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinin 4’te 3’ünün Castrol ON elektrikli araç sıvılarını kullandığını söyleyen Tatlısöz, “Elektrikli araçların ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılayan Castrol ON ürünlerimizde yapılan Ar-Ge çalışmaları sonucunda bilişim teknolojileri donanımlarının soğutulmasında kullanılmak üzere daldırma soğutma sıvılarını geliştirdik” dedi.

soldan-nilay-tatlisoz-onur-dede.jpgYenilenen marka kimliği ile daha modern, dinamik ve canlı

Castrol’ün yenilenen marka kimliği ile geleceğe yatırım yapma, büyüme ve başarı için yeni fırsatlar yaratma konusundaki kararlılığını yansıttığını söyleyen Castrol Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) Pazarlama Direktörü Onur Dede, “Yenilenen marka kimliğimizi oluştururken markamızın 125 yıllık değerlerine sadık kalarak markamızı yeni stratejik tercihlerimiz doğrultusunda kapsayıcı hale getirdik. Kapsamlı bir değerlendirme sürecin sonunda güncellediğimiz logomuz, daha modern, dinamik ve canlı bir tasarıma sahip” diyerek madeni yağlar, hizmetler ve çözümler için daha çeşitli bir müşteri tabanı arasında yeni fırsatlar yaratmayı hedeflediklerini vurguladı. Yeni logolarının sektöründe birçok teknolojik ilke imza atmış, öncülük, performans ve motor sporları ile bağdaştırılan bir marka olan Castrol’ün güçlü yönlerine ve farklılıklarına odaklanmasının yanında markayla ilişkilendirilen kırmızı, yeşil ve beyaz renklerini koruduğunu da belirten Dede, geçirilen değişimle tüm dünyaya gelecek için hazır olduklarının sinyalini verdi.

Global reklam filminin prodüksiyonu ilk defa yerelde

Ayrıca Castrol TUCA’nın Castrol’ün tarihinde ilk defa lokal olarak prodüksiyonunu gerçekleştirdiği yeni televizyon reklamı, iş ortaklarının ve müşterilerin yenilenen marka kimliğiyle buluşturulmasını amaçlıyor. Castrol’ün yenilenen marka kimliği 2024’te Castrol’ün tüm pazarlarında uygulanacak ve sonrasında tüm ürün ambalajlarında, hizmet ortaklığı programlarında, tesislerinde, çevrimiçi ve çevrimdışı pazarlamasında ve küresel sponsorluk varlıklarında görünür hale gelecek. Onur Dede “Gerçekleşen değişiklikler sonucunda hedef kitlelerimiz daha ilgi çekici, akılda kalıcı ve etkili bir marka deneyimi yaşayacaklar” dedi.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2023