Connect with us

Otomotiv Sektörü

Peugeot 9×8’in İlk Yarışı İçin Geri Sayım Başladı

Dört tekerlekten çekişli hibrit elektrikli Hypercar, Temmuz ayında İtalya’nın Monza kentinde yapılacak 2022 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın (FIA WEC) 4. ayağında ilk defa yarışa çıkmaya artık hazır.

PEUGEOT, markanın başarılarla dolu motor sporları tarihine 10 Temmuz’da yeni bir kilometre taşı oluşturmaya hazırlanıyor. İtalya’nın dünyaca ünlü Monza Pisti’nde 6 Saat Dayanıklılık Yarışları dünyasında yeni bir dönem başlayacak. Le Mans’ta tarih yazan 905 ve 908 efsanelerinin ardından PEUGEOT 9X8, FIA WEC’e benzersiz bir tasarım felsefesi getirmeye hazırlanıyor. Arka kanada yer vermeyen tasarımıyla dikkat çeken yenilikçi Hypercar, ACO ve FIA’nın LMP1’e göre daha erişilebilir olan, Le Mans Hypercar (LMH) kategorisi yönetmeliklerini karşılıyor. Benzersiz şık silueti, güçlü marka kimliği ve PEUGEOT’nun yol modelleriyle aynı üç pençeli aydınlatma imzası ile dikkat çeken 9X8, PEUGEOT stratejisini mükemmel yansıtıyor. PEUGEOT’nun, enerji geçiş stratejisinin temel unsurları olan hibrit ve elektrikliye geçiş alanlarındaki teknolojik uzmanlığının vitrini olarak hem şirketin mücadeleci yönünü hem de müşterilere mükemmeli sunma taahhüdünü gözler önüne seren 9X8, PEUGEOT’nun üç temel değeri olan çarpıcı tasarımlar, motor sporları tutkusu ve teknolojik mükemmelliği bir arada sunuyor. Bu değerler, yenilikçi fikirleri, teknolojileri değerlendirme ve hayata geçirme yaklaşımıyla Le Mans 24 Saat’e odaklanan markanın dayanıklılık yarışlarına dönüşüne rehberlik ediyor.

“2030 yılına kadar Avrupa’da sadece elektrikli olma hedefimiz için motor sporları çok önemli”

PEUGEOT CEO’su Linda Jackson konuyla ilgili yaptığı açıklama, “PEUGEOT’nun FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’na katılımı, markanın yaratıcılığının ve motor sporları tutkusunun bir kanıtı. Bu yarış otomobilleri elektrikliye geçiş alanında, yarış pistlerinden yollara teknoloji aktarımında da rol oynayacaklar. Enerji geçişi konusunda ne kadar ciddi olduğumuzu göstermek için, 2024 yılına kadar tüm ürün gamımızla elektrikliye geçiş yapacağız. Ayrıca, 2030 yılına kadar Avrupa’da sadece elektrikli olma hedefimize ulaşmak istiyorsak, bu alanda üstün olmamız gerektiğini biliyoruz ve motor sporları bu hedef için çok önemli. PEUGEOT 9X8 ilk yarışına çıkmadan, mühendisler hibrit sistemi yol otomobillerimizden biri olan PEUGEOT 508 PEUGEOT SPORT ENGINEERED’a taşıdı. Diğer örnekler de yolda” dedi.

peugeot-9x8.jpgStellantis Motorsport Direktörü Jean-Marc Finot ise yaptığı açıklamada, “TEAM PEUGEOT TotalEnergies, PEUGEOT 9X8 Le Mans Hypercar prototipini yarışlara hazır hale getirdi. Bu iddialı otomobil, markamızın DNA’sını yansıtıyor ve her biri kendi alanında uzman ortaklarımız tarafından desteklenen spor ve tasarım departmanlarımızın bir ürünü. Yarış pistinde başarı ancak becerilerin bir araya getirilmesiyle elde edilebilir” derken, PEUGEOT SPORT Teknik Direktörü Olivier Jansonnie, “Yeni yarış otomobilimizi sunarken geçtiğimiz yaz verdiğimiz sözü tutuyoruz. PEUGEOT 9X8, Temmuz 2021’de tanıttığımız konseptin fiziksel olarak somutlaşmış hali. Son aylarda karşılaştığımız zorluk iki yönlüydü ve bir otomobil üretip onu son derece zorlu ilk yarışına hazırlamak için bir ekip oluşturmayı içeriyordu. Monza’daki ilk yarışa sadece haftalar kala, PEUGEOT 9X8 çeşitli pistlerdeki testlerle hızlanmaya devam ediyor. Ancak gerçek yarışların yerini hiçbir şey tutamaz. Hibrite geçiş ve diğer alanlardaki becerilerimizi göstermek için kendi bünyemizde geliştirdiğimiz hibrit-elektrikli Hypercar’ımızın potansiyelini keşfetmek için sabırsızlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sportif ve teknolojik mücadelenin sonucu

PEUGEOT 9X8, PEUGEOT SPORT uzmanları tarafından geliştirilen güç-aktarma sistemine sahip dört tekerlekten çekişli bir yarış prototipi. 2,6 litre, bi-turbo, 520 kW, V6 içten yanmalı motor (ICE) arka tekerlekleri ve yüksek performanslı 200 kW elektromotor ön tekerlekleri harekete geçiriyor. Motor gibi, silisyum karbür tabanlı invertör Marelli ile, yüksek voltajlı, 900 voltluk batarya, TotalEnergies/Saft ile ortaklaşa geliştirildi. Bununla birlikte Michelin’den alınan Hypercar sınıfının düzenlemelerine uygun lastikler 9X8’in muazzam gücünü yola aktarıyor.

Atletik tasarımıyla PEUGEOT 9X8; 4.995 metre uzunluğa, 2.000 metre genişliğe ve 1.145 metre yüksekliğe sahip. Sadece 1.030 kg ağırlığıyla birlikte 90 litrelik yakıt deposunda TotalEnergies’in %100 yenilenebilir, Excellium Racing 100 yakıtı kullanılıyor.

Ezberleri bozan kanatsız tasarım

Matthias Hossann liderliğindeki PEUGEOT tasarım ekibi ile Olivier Jansonnie yönetimindeki Sport ekibi arasındaki benzersiz iş birliği, kalıpları kıran cesur ve şık bir yarış otomobiliyle sonuçlandı. Temmuz 2021’de PEUGEOT 9X8 Concept otomobilinin tanıtımında pek çok kişi arka kanadı olmayan yapının bir işe yaramayacağı konusunda hemfikirdi. ACO/FIA’nın LMH düzenlemeleri PEUGEOT SPORT Teknik Direktörü Olivier Jansonnie liderliğindeki departmana bu yolda devam etmek için ilham verdi. Aralık ayından bu yana farklı özelliklere sahip pistlerde (Portimão/Portekiz, Le Castellet/Fransa, MotorLand Aragón/İspanya, Barselona/İspanya ve Magny-Cours/Fransa) gerçekleştirilen testler bu çığır açan yenilikçi konseptin başarısını doğruladı. Son test öncesinde Portimão’da tanıtılan yarış otomobili, 2021’de sunulan konseptin ortaya koyduğu yenilikçi vizyona tamamen uymasıyla da dikkat çekiyor.

PEUGEOT 9X8, 25 test günü boyunca 10.000 kilometreden fazla yol kat etti. Buna paralel olarak, otomobilin homologasyonu FIA ile birlikte yönetilirken, PEUGEOT SPORT Güç-Aktarma Sistemleri Direktörü François Coudrain liderliğindeki ekip, güç-aktarma sistemini test cihazı, simülatör ve yarış pistinde geliştirmeye odaklandı. Hypercar’ın güvenilirliğini ve performansını artırmanın anahtarı olan bu hayati aşamaların tamamlanması, yarış otomobilinin tanıtımının 2022 Le Mans 24 Saat Yarışı sonrasına ertelenmesine neden oldu. Sonuç olarak PEUGEOT 9X8, İtalya’nın ünlü “Hız Tapınağı”nda 6 Saatlik Monza ile 10 Temmuz’da FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’na katılarak rekabet edecek.

İki adet PEUGEOT 9X8 için altı pilot

Paul Di Resta (İNG), Loïc Duval (FRA), Mikkel Jensen (DAN), Gustavo Menezes (ABD/BRA), James Rossiter (İNG) ve Jean-Éric Vergne (FRA) 10 Temmuz’da İtalya’nın 6 Saatlik Monza yarışında yarışacak iki ekibi oluşturan pilotlar olarak belirlendi. Ekipler otomobilin test programı tamamlandıktan sonra önümüzdeki haftalarda onaylanacak. İki PEUGEOT 9X8 daha sonra Eylül ayında Japonya’nın 6 Saatlik Fuji ve Kasım ayındaki 8 Saatlik Bahreyn yarışlarında yarışmaya devam edecek.

Alanında uzman ekiplerin ortak başarısı

TEAM PEUGEOT TotalEnergies, hem yarış pistinde hem de yarış pisti dışında mükemmel olmak için, her biri kendi alanında son derece saygın uluslararası ortaklarla güçlerini birleştirdi. Örnek olarak, yapay zekâ uzmanı Capgemini ve PEUGEOT SPORT, 9X8’in verimliliğini, özellikle de hızlanma ve rejenerasyon aşamalarında enerji yönetimini optimize etmek için birlikte çalışıyor. Ayrıca PEUGEOT SPORT ve Modex, karşılıklı olarak faydalı sinerjiler üretmek için fikirlerini, yaratıcılıklarını, teknolojik vizyonlarını ve inovasyon eğilimlerini bir araya getirdi. İkonik İtalyan yarış kıyafeti üreticisi Sparco, takıma temel motor sporları güvenlik ekipmanlarını ve Danimarkalı Jack & Jones, TEAM PEUGEOT TotalEnergies’in resmi takım kıyafetlerini sağladı.

Le Mans 2022 ve Le Mans 2023

2023 sezonunda TEAM PEUGEOT TotalEnergies, Le Mans Hybrid (LMH, PEUGEOT 9X8 ile aynı sınıf) ya da Le Mans Daytona Hybrid (LMdH) gibi sınıflarda Le Mans 24 Saat’in yüzüncü yılında yarışacak. Gelecek yılki etkinlik, birçok gözlemci tarafından dayanıklılık yarışlarının yeni altın çağının başlangıcı olarak tanımlandı.

9X8, 2022’de Le Mans’ta yer almayacak olsa da PEUGEOT, hazırlık aşamasında ve yarış hafta sonu boyunca hayranlarıyla buluşmak için bu yıl etkinliğe katılma arzusunda. ACO (Automobile Club de l’Ouest) ile birlikte, PEUGEOT’nun tarihine ve başarı öyküsüne adanan ALLURE-LE MANS başlıklı bir sergi, 21 Mayıs’ta pistin müzesinde açılacak ve burada PEUGEOT 9X8’in orijinal versiyonu Eylül ayına kadar sergilenecek. 2022 yarışını izlemeye gelen seyirciler, PEUGEOT 9X8’e özel bir alandaki Fan Village ve Jack & Jones tarafından üretilen resmi takım kıyafetlerini satın alabilecekleri bir mağazayı da ziyaret edebilecekler.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.

Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.

Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.

Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi

Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.

Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.

Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi

Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:

  • Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
  • Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
  • Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
  • QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları

geliyor.

Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.

Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor

Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.

Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.

Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor

Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.

Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.

“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”

TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”

“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”

TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:

“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”

Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:

  • Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
  • Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
  • Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
  • Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek

Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant

Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.

Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımı ve menzil kaybı azaltılıyor.

Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci

Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”

Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.

70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.

HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.

Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

 

 

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı

Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.

İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.

Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.

MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik

MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.

1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket

Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:

  • Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.

  • Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.

  • DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.

2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı

MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:

  • Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.

  • Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.

3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı

Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.

🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları

  • MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.

  • MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.

Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

Continue Reading
Reklam
Otomotiv Sektörü6 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü1 ay önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Yük Taşıma1 ay önce

Volvo Trucks, Volvo FM 4×2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!

Yeni Otomobiller2 ay önce

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Reklam
Otomotiv Sektörü6 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü1 ay önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.