Otomotiv Sektörü
PEUGEOT TARİHİNİN EN KAPSAMLI MODEL SERİSİ 10 NESİLDİR KENDİ SINIFINA YÖN VERİYOR
PEUGEOT 301 ile 1932 yılında başlayan başarı hikayesi, PEUGEOT tarihinin en kapsamlı ürün serisi olan 300 Serisi’nin en son üyesi yeni PEUGEOT 308’in modern ve şık tasarımıyla devam ediyor.
301’den yeni PEUGEOT 308’e uzanan 10 nesil ve 90 yıllık köklü geçmiş otomotiv tarihinin teknik ilerlemesini gözler önüne seriyor. 90 yıllık tarihinde tek atlanan nesil İkinci Dünya Savaşı sebebiyle PEUGEOT 303 olurken, birbirini izleyen model rakamlarının tek istisnası ise, 305 ve 306 arasında piyasaya sürülen 309 oldu. 300 Serisi, çok az modelin başarabildiği iki “Yılın Otomobili” unvanı ve önemli ralli başarıları kazandı.
PEUGEOT’nun 300 serisi modelleri, kompakt boyutlarıyla şehir içi kullanımlarına uygun, geniş yaşam alanlarıyla da aile otomobili olarak uzun yıllardır otomotiv tarihinin en beğenilen serilerinden biri olmaya devam ediyor. Poissy fabrikasında üretilen PEUGEOT 309 ve Mulhouse’da üretilen yeni nesil model hariç, son 90 yıldır tüm seri üretim modeller Sochaux’daki tarihi PEUGEOT fabrikasında üretildi.
Her ihtiyaca uygun
PEUGEOT, ilk olarak 1932 ile 1936 yılları arasında, devam eden ekonomik krizin etkilerini de göz önüne alarak, detaylara önem veren müşterilerinin rahat ulaşabileceği, coupe, cabrio ve roadster olarak üretilen PEUGEOT 301 modelini pazara sundu. 301, 35 hp gücünde 1.465 cc’lik motoruyla 70.500 adet üretildi.

Aerodinamiğin sağladığı başarı
PEUGEOT 302 ise, 1936 yılında pazardaki yerini aldı ve 1938 yılına kadar 25.100 adet üretildi. 302 otomotiv dünyasında aerodinamiğin öneminin keşfedildiği bir dönemde yollara çıktı. PEUGEOT 402 ile başlayan radyatör ızgarasının arkasına entegre farları ile aerodinamik bir ön tasarıma sahipti. PEUGEOT 402’nin büyük bir başarı elde etmesiyle marka aynı çizgiyi PEUGEOT 302’de de kullanmaya karar verdi. Bu araç 100 km/s gibi üretildiği dönem düşünüldüğünde etkileyici bir maksimum hıza ulaşabiliyordu.
Savaşın olumsuz etkisi ve ardından 304’ün ışıldayan başarısı
İkinci Dünya Savaşı, 300 Serisi’nin üretimini de vurdu ve PEUGEOT 303 modeli üretilemedi. Fransız markanın 300 Serisi, 1969’da Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılan PEUGEOT 304’e kadar otuz yıl boyunca askıya alındı. 304, her türlü ihtiyacı karşılayan çok sayıda karoser seçeneğiyle üretildi. Bu karoserler arasında sedan, coupe, cabrio, station wagon ve çok amaçlı station yer aldı. PEUGEOT 304, PEUGEOT 204’ün teknik temelini koruyarak kompakt sınıfı hedefledi. Dikey ızgarasıyla 204’ten farklı ön tasarıma sahipti. PEUGEOT 304, 204 ile aynı aks mesafesine sahipti. Trapezoid aydınlatma birimleriyle modernize edilen arka kısım PEUGEOT 504 ile benzeşiyordu. Bir aile otomobilinde olması gerektiği gibi geniş bir yaşam alanı sunuyordu.
1969 ve 1979 yılları arasında 304’ten yaklaşık 1.200.000 adet üretildi ve büyük bir ticari başarı yakaladı. 1970 ve 1972 yılları arasında PEUGEOT, 304 modelini Amerika Birleşik Devletleri’nde de pazara sundu. 1973 yılında yenilendi, 1975’te coupe ve cabrio versiyonları üretimden kalkarken, sedan versiyonu 1979 yılına kadar üretimde kalmaya devam etti.

Üstün yol tutuş ve Pininfarina imzası
PEUGEOT 305, 1977 yılında PEUGEOT 304’ün takipçisi olarak Avrupa’da pazara sunuldu. 4 kapılı sedan ve ikiye katlanan arka koltuğu ile 5 kapılı station wagon olmak üzere iki gövde tipi bulunuyordu. Pininfarina iş birliği ile tasarlanan station wagon gövde tipinin bir de ticari versiyonu bulunuyordu. PEUGEOT 305, 304 platformunun ve 1.3 litre benzinli motorun gelişmiş versiyonunu sunuyordu. Önden çekiş, enlemesine motor ve 4 adet bağımsız süspansiyonuyla rakiplerinden ayrışıyordu. Üstün yol tutuşu, geniş iç mekânı ve üst sınıf seviyesinde konforuyla kısa sürede zorlaşan rekabette kendine yer edindi. Tüm gövde tipleriyle 1,6 milyon adetten fazla üretildi.
PEUGEOT 305 Sedan, gelecek nesil otomobillerin yakıt verimliliğini artırmak için tasarlanan VERA deneysel programının temelini oluşturdu. 1981 yılında tanıtılan ilk VERA 01 prototipinin ağırlığında %20, aerodinamik sürtünmede %30’luk bir düşüş vardı. 5 yılı aşkın bir süredir motorlara yönelik çalışmaların yürütüldüğü VERA programı, markanın 405 ve ardından 605 modellerinin geliştirilmesinde önemli bir etkiye sahipti. PEUGEOT 309’un 1985 yılında gelmesiyle, 1989 yılına kadar üretimde kalmaya devam eden 305 modelinin satışları yavaşladı.

Kompakt sınıfın yaratıcılarından
1985 ve 1994 yılları arasında İspanya ve İngiltere’de üretilen PEUGEOT 309, modern anlamda ilk gerçek kompakt otomobillerden biriydi. Artık 304 ve 305 gibi geleneksel bir 4 kapılı sedan değil, 5 kapılı bir hatchback’ti. 4,05 m uzunluğu ile 305’ten 19 cm daha kısaydı. Talbot Horizon’dan esinlenen ancak kendi tarzına sahip bir tasarıma sahipti. PEUGEOT 205 modelinin platformunu ve kapılarını kullanırken, ön ve arka bölümleri uzun tutulmuştu ve hatchback tarzını vurgulayan bombeli arka cama sahipti.
5 kapılı olarak yollara çıkan 309, iki yıl sonra 1987’de 3 kapılı bir versiyonla da üretildi. 309 GTI, 205 GTI’ın 1.9 litre 130 hp motorunu kullanıyordu. 309 GTI, 0-100 km/s hızlanmasını sadece 8 saniyede tamamlıyor ve 205 km/s maksimum hıza ulaşıyordu. 309 GTI, 1989 yılında PEUGEOT 405’in MI16 160 hp motoruyla donatıldı ve 309 GTI 16 olarak rakiplerine zorlu anlar yaşatan kompakt sporcu olarak yoluna devam etti. 309’un kariyeri 1994 yılında 1,6 milyon adedin üzerinde satışla sona erdi.
Hem güzel hem sporcu
PEUGEOT 306, Şubat 1993’te tanıtıldı. 306, PEUGEOT 309’un yerini aldı. Kısa sürede sınıfının en çok satan modeli haline geldi ve 2002 yılına kadar dünya genelinde en az 9 tesiste üretildi. 1993 yılında 3 ve 5 kapı olarak yollara çıkan model, daha sonra sedan ve 1994 yılında cabrio gövde tipiyle de satışa sunuldu. Pininfarina tarafından tasarlanıp üretilen bu araç, 1994 Cenevre Otomobil Fuarı’nda “Yılın En Güzel Cabrio”su ve ardından 1998’de “Yılın Cabrio”su seçildi. Yol tutuş özellikleriyle sınıfında standartlar belirleyen PEUGEOT 306, PEUGEOT 306 XSI ve PEUGEOT 306 S16 gibi sportif versiyonlar olarak da sunuldu. 285 hp gücündeki MAXI versiyonu ise PEUGEOT’nun 10 yıl aradan sonra 1996 yılında ralliye dönmesini sağladı.1996 ve 1997’de Gilles Panizzi ile Fransa Ralli Şampiyonası’nı kazandı. 1997 ve 1998’de Korsika’da olduğu gibi Dünya Ralli Şampiyonası’nın bazı asfalt yarışlarını kazanarak çok daha güçlü ralli otomobillerini zorlamayı başardı.
306, 1997’de yenilendi ve yine aynı yılda station wagon versiyonuna kavuştu. 306’nın 3 ve 5 kapılı versiyonlarının üretimi, 2001 yılında PEUGEOT 307’nin pazara sunulmasıyla sona erdi. Station wagon versiyonu 2002 yılına kadar üretilirken, Cabrio versiyonu ise 2003 yılına kadar Pininfarina tarafından üretilmeye devam etti.
“Yılın Otomobili” PEUGEOT 307
2001 yılında pazara sunulan ve 2002 yılında “Yılın Otomobili” seçilen PEUGEOT 307, dünya genelinde 3,5 milyondan fazla üretilerek büyük bir başarı elde etti. Yeni modüler mimariye sahipti, daha iyi yaşam alanı sunuyordu ve şaşırtıcı derecede büyük ve eğimli bir ön cama sahipti. 3 kapı, 5 kapı ve station wagon versiyonları dışında ürün gamına 2003 yılında yeni bir üye daha katıldı. Coupe Cabrio (CC) versiyonu, 206 CC’de başarıyla uygulanan yenilikçi konsepti kompakt segmente aktardı. Açılabilir metal tavanı ve 4 kişilik iç mekanıyla 307 CC o yılların en geniş üstü açılır otomobillerinden biriydi.
Mükemmeliğe atılan ilk adım
Birinci nesil PEUGEOT 308, 2007 yılında PEUGEOT 307’nin yerini aldı. Bunu 2013 yılında ikinci nesil takip ederken üçüncü nesil 308 2021 yılında tanıtıldı.
PEUGEOT 308 I, 3 kapı, 5 kapı ve station wagon olarak pazara sunulurken, ürün gamına Mart 2009’da Coupe Cabrio (CC) versiyonu dahil oldu. 2007 yılında Frankfurt Otomobil Fuarı’nda 308 RCZ Coupe versiyonu tanıtıldı ve kısa süre sonra seri üretim onayı alarak PEUGEOT RCZ adı altında satışa sunuldu. Sportif tasarımı kadar dinamik sürüş karakteriyle de sevilen 2+2 koltuklu coupe 2010 ile 2015 yılları arasında 68.000 adet üretildi. Ailenin en hızlı versiyonu 270 hp güç ile 0-100 km/s hızlanmasını 5,9 saniyede tamamlıyordu.
PEUGEOT 308 II 2013 yılında tanıtıldı. 12 yıl önce 307 modelinde olduğu gibi 308 II de 2014 yılında “Yılın Otomobili” seçildi. Tasarımı, sade ve zarif çizgileri, canlılığı ve dinamik sürüş özellikleri kadar daha kompakt boyutları ve azalan ağırlığı ile öne çıkıyordu. PEUGEOT 208’de de kullanılan PEUGEOT i-Cockpit ile yolcu kabini de yeniydi. Sürüş anında hareketleri azaltan kompakt direksiyon simidi, şehirde sürüşü kolaylaştırırken benzersiz bir sürüş hissi sağlıyordu. GTI versiyonu, PEUGEOT’yu yeni bir başarı çağına taşıyan 308’in sürüş özelliklerini ve dinamizmini daha da iyileştirdi. İlk iki nesil PEUGEOT 308’den 7 milyon adet satıldı.
Mulhouse fabrikasında üretilen PEUGEOT 308 III, yeni marka kimliğiyle Şubat 2021’de tanıtılan yeni PEUGEOT logosunu gururla taşıyor. Çekici, teknolojik ve verimli yapısıyla yeni nesil PEUGEOT 308, sonuçları Şubat 2022 sonunda açıklanacak olan 2022 Yılın Otomobili finalistlerinden biri olmasıyla ön plana çıkıyor.
Otomotiv Sektörü
Karsan’da Üst Düzey Görev Değişimi
Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından Karsan’da üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Son on yıldır Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak görev yapan Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanmak üzere görevlerinden ayrıldı. Karsan Yönetim Kurulu kararıyla, Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.
Türkiye otomotiv sanayisinin öncü kuruluşlarından Karsan’da üst yönetimde görev değişimi yaşandı. Şirketin CEO’su ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanma kararı doğrultusunda görevlerinden ayrıldı. Okan Baş, son on yılda Karsan’ın global bir mobilite markasına dönüşüm sürecine liderlik ederek, şirketin elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümleriyle uluslararası pazarlarda daha görünür ve güçlü bir konuma ulaşmasında önemli rol üstlendi. Görev süresi boyunca Karsan’ın global mobilite vizyonunun güçlenmesine, dönüşüm stratejisinin hayata geçirilmesine ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sundu. Karsan Yönetim Kurulu, şirkete sağladığı katkılar dolayısıyla Okan Baş’a teşekkür etti.
Okan Baş’ın görevlerinden ayrılmasının ardından, Karsan Yönetim Kurulu tarafından Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.
Lojistik sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Utku Can Ayyarkın, sahadan başlayarak üst yönetime uzanan güçlü liderlik birikimi, operasyonel yetkinliği ve stratejik yönetim deneyimiyle; Karsan’ın yeni döneminde şirketin büyüme stratejisine, dönüşüm vizyonuna ve sürdürülebilir başarı yolculuğuna liderlik edecek.
Karsan, Utku Can Ayyarkın liderliğinde; 60 yıllık köklü mirasından aldığı güçle elektrikli ve otonom mobilite alanında global bir marka olma yolculuğunu yeni başarılarla büyütmeye, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecek.
Otomotiv Sektörü
Prometeon, Dünya Şampiyonu Motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu ile İş Birliğini Yeniledi
Üç kez Superbike Dünya Şampiyonası şampiyonu olan Toprak Razgatlıoğlu, yeni sezonda MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışan ilk Türk sporcu olarak pistlere çıkıyor.
Dünyanın endüstriyel ve ticari lastik odaklı tek lastik şirketi Prometeon, 2022 yılından bu yana iş birliği yaptığı Türk motosiklet yarışçısı Toprak Razgatlıoğlu ile olan sponsorluk anlaşmasını bir yıl daha uzattı. Daha önce Dünya Superbike Şampiyonası’nda Toprak Razgatlıoğlu’na verdiği destekle motor sporlarındaki varlığını ortaya koyan Prometeon, yenilenen anlaşma kapsamında Razgatlıoğlu’nu desteklemeye devam ediyor.
İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Prometeon Geniş Avrupa Bölge CEO’su Gökçe Şenocak şunları söyledi: “Toprak Razgatlıoğlu’na verdiğimiz desteği ve sürdürdüğümüz iş birliğini bir yıl daha uzatmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Toprak’ın olağanüstü başarıları, kararlılığı ve sınırları zorlayan yaklaşımı, Prometeon’un değerlerini en iyi şekilde yansıtıyor. Üç kez dünya şampiyonu olarak Türk motor sporları tarihindeki yerini şimdiden sağlamlaştıran Toprak’ın, MotoGP’de de önemli başarılara imza atacağına inanıyoruz. Prometeon olarak, onun bu yeni yolculuğunda da yanında olmaktan gurur duyuyoruz.”
Milli sporcu Toprak Razgatlıoğlu ise iş birliğiyle ilgili şunları kaydetti: “Prometeon ile uzun yıllardır devam eden iş birliğimizin sürmesinden büyük memnuniyet duyuyorum. 2022 yılından bu yana verdikleri destek için Prometeon’a teşekkür ederim. MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışmak ve ülkemi bu seviyede temsil eden ilk Türk sporcu olmak benim için büyük bir gurur kaynağı. Bu yeni yolculukta da birlikte önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum.”
Otomotiv Sektörü
Akkasko ile Her Yolculuğa Kapsamlı Güvence
Aksigorta, Akkasko ile kasko sigortasını yalnızca hasar anında devreye giren bir güvence olmaktan çıkararak yolculuğun her anında hayatı kolaylaştıran bir deneyime dönüştürüyor. Geniş teminat yapısını 7/24 yol yardım, yedek araç, acil tıbbi yardım, sıfır araç koruması ve orijinal parça güvencesi gibi hizmet avantajlarıyla tamamlayan Akkasko; araç sahiplerine beklenmedik anlarda güven, yolculuklarında ise kesintisiz destek sunuyor.
Yenilikçi sigorta çözümleri ve sorunsuz hasar süreçleriyle müşterilerine “bambaşka” bir sigortacılık deneyimi sunan Aksigorta, sürücülerin hayatını kolaylaştıran ve araçlarını farklı risklere karşı güvence altına alan Akkasko ile kasko deneyimini yeniden tanımlıyor. Geniş teminat yapısı ve yolculuğun her anında devreye giren hizmet avantajlarıyla öne çıkan Akkasko; çarpma, çarpışma, yangın, hırsızlık ve doğal afetler gibi temel risklerin yanı sıra yolda kalma, yanlış akaryakıt dolumu, anahtar kaybı ve sıfır araç koruması gibi farklı ihtiyaçlara da yanıt vererek araç sahiplerine kesintisiz bir güvence sunuyor.
Akkasko ile Yolculuğun Her Anı Güvende
Akkasko, yalnızca aracı değil; sürücüyü, yolcuları, araçtaki kişisel eşyaları ve karşı tarafa verilebilecek zararları da kapsayan bütüncül güvence yapısıyla dikkat çekiyor. İhtiyari mali mesuliyet teminatı, zorunlu trafik sigortası limitlerinin yetersiz kaldığı durumlarda devreye giriyor. Üçüncü kişilere verilen maddi ve bedeni zararların, trafik sigortası teminatlarını aşan kısmını poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılıyor. Koltuk ferdi kaza ve tedavi masrafları teminatı ise yolculuk sırasında yaşanabilecek kazalar sonucu oluşabilecek vefat, maluliyet ve tedavi masraflarına karşı ek koruma sağlıyor.
Yolda Bırakmayan 7/24 Destek
Akkasko, hasar anında sunduğu hizmet avantajlarıyla araç sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Aracın bozulması, kaza sonucu hareketsiz kalması, yakıtın bitmesi veya lastiğin patlaması gibi durumlarda 7/24 yol yardım hizmeti devreye giriyor. Çekici hizmeti ile poliçe limit ve teminatları dahilinde aracın en yakın yetkili ya da anlaşmalı servise ulaştırılmasına destek olunuyor.
Kaza sonrası aracın hareket edemeyecek durumda olması veya trafik güvenliğini tehdit etmesi halinde, 1 iş gününden uzun sürecek tamir işlemleri için poliçe şartlarında belirtilen süre ve kapsamda yedek araç hizmeti sunuluyor. Böylece sigortalılar, araçları servisteyken de günlük yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebiliyor.
Mini Onarım Hizmeti
Mini onarım hizmeti de Akkasko’nun kullanıcı deneyimini güçlendiren avantajları arasında yer alıyor. Kasko poliçesi geçerliliği süresince ekstra bedel ödenmeksizin ve hasarsızlık indirimi bozulmaksızın araçtaki ufak hasarların adet ve ölçümsel limitler kapsamında tamir masrafları mini onarım hizmeti kapsamında karşılanabiliyor. Bu hizmet, küçük hasarların büyümeden, pratik ve avantajlı şekilde giderilmesine imkân tanıyor.
Acil Tıbbi Yardım Gerektiren Durumlarda Yanınızda
Acil tıbbi yardım hizmeti kapsamında, acil müdahale gerektiren durumlarda araç içerisindeki kişilerin ambulansla en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmasına destek sağlanıyor. Hizmet kapsamında kullanılan ilaç ve tıbbi malzemelerin ücretsiz olarak temin edilmesi de sigortalılara önemli bir avantaj sunuyor.
Hukuksal koruma teminatı ise sigortalının aracıyla dahil olduğu bir kaza neticesinde yapmak zorunda kalabileceği hukuki savunma ve dava masraflarını poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılıyor. Böylece Akkasko, hasar anında yalnızca maddi zararları değil, sürecin hukuki boyutunu da güvence altına alan bir yapı sunuyor.
Yeni Araç Sahiplerine Sıfır Araç Koruması
Akkasko, sıfır kilometre araç sahipleri için sunduğu sıfır araç koruması ile de fark yaratıyor. Sıfır kilometre aracın tam hasar alması durumunda, belirlenen koşullar kapsamında ikinci el değeri yerine anahtar teslim değerinin ödenmesi imkânı sunuluyor. Bu özellik, özellikle yeni araç sahipleri için aracın değerini koruyan güçlü bir avantaj yaratıyor. Akkasko’nun hasar onarım sürecinde sunduğu %100 orijinal parça ile garantili hasar onarımı da araç sahiplerine önemli bir konfor sağlıyor.
Hasarsızlık Avantajını Koruyan Kasko Deneyimi
Poliçe döneminde bir defaya mahsus olmak üzere cam hasarları ve Akçözüm servislerinde yapılacak onarımlar hasarsızlık indirimini etkilemiyor. Ayrıca karşı tarafın tamamen kusurlu olduğu yüzde 100 rüculu hasarlarda da hasarsızlık indirimi korunuyor. Sigortalı, kasko poliçesinin vade bitiminden itibaren 1 yıl içinde poliçesini Aksigorta’dan yenilemesi durumunda hasarsızlık indiriminden yararlanabiliyor.
Beklenmedik Risklere Karşı Ek Güvence
Günlük hayatta sık karşılaşılmasa da araç sahipleri için önemli maliyetler yaratabilecek bazı riskler de güvence kapsamına alınabiliyor. Yanlış akaryakıt dolumu teminatı, yetkili akaryakıt istasyonlarında yapılan hatalı yakıt dolumu nedeniyle araçta meydana gelebilecek mekanik hasar ve ilgili masrafların, poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılanmasına imkân tanıyor.
Anahtar kaybı teminatı kapsamında, aracın anahtarının kaybolması veya çalınması halinde kilit sisteminin değiştirilmesi, yeni anahtar temini ya da anahtarın yeniden kodlanmasına ilişkin masraflar güvence altına alınabiliyor. Anahtar ile çalınma teminatı ise aracın anahtar kullanılarak çalınması sonucu oluşabilecek zararların, poliçe kapsamı ve şartları doğrultusunda karşılanmasına olanak sağlıyor.
Ek aksesuar teminatı, aracın orijinal parçaları dışında sürücü tarafından yaptırılan ek aksesuarların zarar görmesi durumunda oluşabilecek masraflara karşı koruma sunuyor. Kemirgen hayvan zararları teminatı ise kemirgen hayvanların araca verebileceği hasarların maliyetini ek teminat kapsamında güvence altına alabiliyor.
Yurt dışı teminatı sayesinde araç sahipleri seyahatlerinde de güvenceden yararlanmaya devam ediyor. Araçla yurt dışına çıkılması halinde oluşabilecek riskler, poliçe kapsamı ve şartları doğrultusunda teminat altına alınırken; Schengen ülkelerinde geçerli olmak üzere kaza ve arıza durumlarında çekici hizmeti de sunuluyor.
Trafik Sigortasında 6 Taksit Avantajı
Aksigorta, araç sahiplerine sunduğu kapsamlı güvenceleri ödeme kolaylıklarıyla da destekliyor. Son 2 ay içerisinde düzenlenmiş bir kasko poliçesi bulunan müşteriler, trafik sigortası yaptırırken 6 taksit avantajından yararlanabiliyor.
-
Blog4 hafta önce40 Bininci Mercedes-Benz Tourismo Üretim Bantlarından İndi
-
Otomotiv Sektörü3 hafta öncePrometeon, Dünya Şampiyonu Motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu ile İş Birliğini Yeniledi
-
Otomotiv2 hafta önceNissan Qashqai’den Tarihi Rekor
-
Sektörel2 hafta önceBitaksi, toplumsal fayda platformu “Bitaksi İyilik Rotası”nı hayata geçiriyor
-
Ulaşım2 hafta önceAvrasya Tüneli 2024 – 2025 Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı
-
Otomotiv Sektörü2 hafta önceKarsan’da Üst Düzey Görev Değişimi

