Otomotiv Sektörü
VISION EQXX: Elektrikli Menzil ve Verimlilikte Yeni Seviye
VISION EQXX teknolojik engelleri aşıyor ve enerji verimliliğini tamamen yeni bir seviyeye taşıyor. Bu, ileri teknoloji elektrikli güç-aktarma sistemi birçok ilerleme dışında hafif mühendislik ve sürdürülebilir malzemelerin kullanımını içeriyor.
Gelişmiş yazılım da dahil olmak üzere bir dizi yenilikçi ve akıllı çözümü bünyesinde barındıran VISION EQXX, verimliliği tamamen yeni bir seviyeye taşıyor.
VISION EQXX: Elektrikli ulaşım için tasarlandı
Elektrikli ulaşıma giden zorlu ve heyecan verici yolculuk için tasarlanan Mercedes-Benz VISION EQXX, yenilikçi yönüyle modern tüketicinin yenilikçi talep ve beklentilerine cevap veriyor. Gelişmiş bir teknoloji programının parçası olan bu yazılım tabanlı araştırma prototipi, gezegenin her açıdan en verimli otomobillerinden birini sunmak için tasarlandı.

Mercedes-Benz VISION EQXX
Mercedes-Benz mühendis ve tasarımcılarının çabaları ile, dijital simülasyonlara dayanan gerçek yaşam koşullarında, 100 kilometrede 10 kWh’in altında tüketim ve tek bir şarjla 1.000 kilometrenin üzerinde menzil ile kWh başına 9.6 km’nin üzerinde verimlilik ortaya çıkıyor.
Mercedes-Benz, otomotiv mühendisliği kurallar kitabını değiştirerek, elektrikli çağını yeniden hayal eden, yazılımla çalışan bir elektrikli otomobil yaptı. Aynı zamanda, modern lüks ve duygusal saflığın temel Mercedes-Benz ilkelerinin oldukça ilerici bir yorumunu ortaya koyuyor. Ekip, sadece bataryanın boyutunu arttırmak yerine uzun mesafe verimliliğini en üst düzeye çıkartmaya odaklandı.
VISION EQXX, elektrikli araç teknolojisinin ileriye dönük heyecan verici, ilham verici ve tamamen gerçekçi bir yolu. Gelişmiş enerji verimliliğine ek olarak önemli sorunlara anlamlı cevaplar sunuyor. Örneğin sürdürülebilir malzemeler, karbon ayak izini önemli ölçüde azaltıyor. UI/UX, hassas gerçek zamanlı grafiklerle hayat bulan ve aracın kokpitini boydan boya kaplayan yeni tek parça bir ekrana sahip. UI/UX ayrıca, otomobilin ve sürücü ile bütünleşmesine ve hatta insan beyninin işleyişini taklit etmesini sağlıyor. Bunu sağlayan yazılım odaklı geliştirme süreci, elektrikli otomobillerin tasarlanma biçiminde devrim yaratıyor.
Bu otomobil, otomotiv mühendisliğinin geleceğine ışık tutuyor. MMA adındaki kompakt ve orta boy otomobillere özel yeni nesli Mercedes-Benz Modüler Mimari dahil olmak üzere birçok özellik seri üretime entegre ediliyor.

Mercedes-Benz VISION EQXX,
Verimlilikte yeni değerler
Verimlilik, daha az ile daha fazlasını elde etmek anlamına geliyor. Bu yeni bir şey değil. Mercedes-Benz her zaman araçlarında verimlilik için çabaladı ve yakıt tüketimi, konfor ve rahatlık alanında sürekli iyileştirmeler yoluyla tüketicilere fayda sağladı. Bununla birlikte, elektrikli ulaşım ve sürdürülebilirlik, verimliliğin çerçevesini değiştirtirdi.
Mercedes-Benz, verimliliği yeni bir değer olarak ele alıyor. Daha az enerji ile daha fazla menzil anlamına gelirken, doğa üzerinde daha az etki ile daha fazla lüks ve rahatlık ve daha az atıkla daha fazla elektrikli ulaşım anlamına geliyor. Mercedes-Benz, elektrikli ve dijital çağda üst düzey verimliliğin nasıl göründüğü ve ne hissettirdiği konusunda net bir fikir veriyor. Mercedes-Benz, gelişmiş dijital teknolojiler, gelişmiş tasarım ve sezgisel kullanım ile sürdürülebilir uzun mesafeli elektrikli ulaşıma ışık tutuyor.
Yenilikçi güç-aktarma sisteminden hafif yapıya ve gelişmiş termal yönetimden aerodinamik tasarıma kadar her yönüyle yüksek verimlilik seviyesi ortaya koyan VISION EQXX, gelişmiş enerji tasarrufu ve üstün gerçek yaşam sürüş menzili sunuyor.
Sadece 18 ayda boş bir kağıttan tamamlanmış araca dönüşen proje; Stuttgart dışında, Formula 1 ve dünyanın dört bir yanındaki start-up’lar, ortaklar ve kurumlardan işbirliği ile tamamlandı.

Mercedes-Benz VISION EQXX
Elektrik çağın öncü güç-aktarma sistemleri
Otomobil bir yolculukta, kilometreleri ardında bırakırken sürücü ve yolculara benzersiz bir yolculuk deneyimi yaşatıyor. VISION EQXX’i bu kadar özel yapan şey, uzun yol verimliliği.
Yaklaşık 150 kW gücündeki süper verimli elektrikli güç-aktarma sistemi bu olağanüstü uzun mesafe koşucusunun temelini oluşturan gücü ve dayanıklılığı sağlıyor. Başlı başına bir mühendislik şaheseri. Ekip, verimlilik, enerji yoğunluğu ve ileri mühendisliğin kusursuz birleşimine sahip bir elektrikli güç-aktarma sistemi oluşturma hedefiyle yola çıktı yüzde 95 verimlilik hedefine ulaştı. Bu, bataryadaki enerjinin yüzde 95’e kadar tekerleklere ulaşması anlamına geliyor. En verimli içten yanmalı güç-aktarma sisteminde sadece yüzde 30 veya ortalama bir uzun mesafe koşucusunda yaklaşık yüzde 50 olduğu düşünüldüğünde, bu değer daha da anlam kazanıyor.
İngiltere’deki Mercedes-AMG Yüksek Performanslı Güç-Aktarma Sistemleri (HPP) Formula 1 uzmanları her kilojul enerjiyi değerlendirmesini çok iyi biliyor. Mercedes-Benz AR-GE, güç-aktarma sistemlerini yeniden tasarlamak ve sistem kayıplarını azaltmak için onlarla el ele çalıştı.
VISION EQXX’teki elektrikli güç-aktarma sistemi, yeni nesil silikon karbürlere sahip elektromotor, şanzıman ve güç elektroniğinden oluşan özel bir ünite. Güç elektroniği ünitesi, yakında çıkacak olan Mercedes-AMG Project ONE hiper otomobilindeki üniteyi esas alıyor.

Der VISION EQXX
HPP işbirliği ile batarya gelişimi
Mercedes-Benz ve HPP ekibi, batarya boyutunu artırmak yerine tamamen yeni bir batarya geliştirdi ve 400 Wh/lt’ye yakın olağanüstü bir enerji yoğunluğu elde etti. Bu ileri çözüm, VISION EQXX’in kompakt boyutlarına 100 kWh eviyesinde kullanılabilir enerjiye sahip bir bataryayı sığdırma olanağı sunuyor.
Enerji yoğunluğundaki artış, kısmen de olsa anotların kimyasındaki ilerlemeye dayanıyor. Daha yüksek silikon içerikleri ve gelişmiş bileşimler, yaygın olarak kullanılan anotlardan çok daha fazla enerji depolayabiliyor. Enerji yoğunluğuna katkıda bulunan bir diğer özellik, bataryadaki yüksek entegrasyon seviyesi. Mercedes-Benz AR-GE ve HPP tarafından geliştirilen bu platform, hücreler için daha fazla alan yaratırken toplam ağırlığın azaltılmasına yardımcı oldu. OneBox adı verilen elektrikli ve elektronik (EE) bileşenler için bağımsız bölme çözümü, hücreler için alan kazandırırken yine bu çözüm montaj ve sökme avantajı da sağlıyor. OneBox ayrıca, seri üretim elektrikli araçlara kıyasla daha az enerji tüketen bileşenler içeriyor.
Olasılıkların sınırlarını zorlamakla görevlendirilen batarya geliştirme ekibi, oldukça yüksek bir voltaj kullanmaya karar verdi. 900 Voltun üzerindeki voltaj, güç elektroniğinin geliştirilmesi noktasında son derece yararlı bir araştırma ortamı sağladı. Ekip çok sayıda değerli veriler toplamayı başardı ve gelecekteki seri üretim için olasılıkları değerlendiriyor. Bataryanın yapısı da verimliliği katkı sağlıyor. Örneğin hafif gövde, Mercedes-AMG HPP ve Mercedes-Grand Prix şasi ortakları tarafından tasarlandı. Gövde, Formula 1’de olduğu gibi karbon-fiber ile güçlendirilmiş şeker kamışı atıklarından elde edilen benzersiz, sürdürülebilir bir kompozit malzemeden üretildi. Batarya ayrıca aktif hücre dengeleme özelliğine sahip. Bu da sürüş anında hücrelerden enerjiyi eşit şekilde çekmek anlamına geliyor ve daha fazla dayanıklılık sağlıyor. Batarya, OneBox dahil yaklaşık 495 kilogram ağırlığa sahip.

Mercedes-Benz VISION EQXX
Güneş enerjisi ile daha fazla menzil
VISION EQXX’in birçok yardımcı sistemine güç sağlayan elektrik sistemi, tavandaki 117 güneş pilinden enerji sağlıyor. Yüksek voltajlı sistemdeki enerji tüketiminin azaltılmasıyla menzil artıyor. Sistem tek bir günde ve ideal koşullar altında uzun mesafeli yolculuklarda 25 km’ye kadar ek menzil sağlayabiliyor. Güneş enerjisi, iklimlendirme, aydınlatma, bilgi-eğlence sistemi ve diğer yardımcı donanımları besleyen hafif bir lityum-demir-fosfat bataryada depolanıyor. Mercedes-Benz ve ortakları, yüksek voltaj sistemini de şarj etmek için güneş enerjisi kullanmak için çalışıyor.
Verimliliği en üst seviyeye çıkartan tasarım ve aerodinami
Rüzgar direnci, açık yolda uzun mesafelerde, verimliliğin önündeki en büyük engellerden biri. Aerodinamik sürtünme, menzil üzerinde büyük bir etkiye sahip olabiliyor. Normal bir uzun mesafeli sürüşte, ortalama bir elektrikli araç, batarya kapasitesinin neredeyse üçte ikisini havayla mücadele etmek için kullanıyor. VISON EQXX, 0.17’lik son derece düşük sürtünme katsayısıyla oyunun kurallarını yeniden beliriyor.
Mercedes-Benz ekibi, 1937’de W 125, 1938’de 540K Streamliner, 1970’lerde Concept C111 ve güncel EQS’ye kadar gelişmiş aerodinamik tasarım konusunda köklü bir geçmişe sahip. 2015 yılındaki Concept IAA ise VISION EQXX için ilham kaynağı barındıran bir diğer örnek.
Tasarım ekibi, Mercedes-Benz tasarım dilinin duyusal saflığını ve bir yol otomobilinin pratikliğini korurken sürtünmeyi azaltan çözümler geliştirmek için gelişmiş dijital modelleme teknikleri kullanarak pasif ve aktif aerodinamik özellikleri VISION EQXX’in gövdesine entegre etti.
Önden başlayarak arkaya doğru uzanan akıcı hatlar arka çamurluk bölgesinde güçlü bir omuz çizgisi oluşturuyor. Bu doğal akış, aerodinamik açıdan son derece etkili kuyruk şeklinde keskin bir uç ile son buluyor. Arka ucu kesintisiz bir aydınlatma birimi ile parlak siyah bir panel tamamlıyor. Su damlası şeklindeki arka kısım, tavanın yine akıcı hatlarıyla bütünleşiyor. Geri çekilebilir arka difüzör, tasarım, aerodinamik ve mühendislik arasındaki işbirliğinin güçlü bir örneği ve sadece yüksek hızlarda devreye giriyor.
Ön tampondaki hava perdesi/havalandırması, ön tekerleklerin aerodinamik verimliliğini iyileştirmek üzere jantlarla bütünlük sağlıyor. Sistem, gerektiğinde soğutma panjurlarını açarak, ilave soğutma havasını kaput üzerinden yönlendiriyor. Bu, aynaların etrafındaki direnci azaltıyor ve alt gövdeye giden havayı azaltarak sürtünmeyi azaltıyor.
Yuvarlanma direnci ve aerodinami için optimize edilen jant ve lastikler
Mercedes-Benz, yuvarlanma direncini düşürmek için Bridgestone ile işbirliği yaptı. Turanza Eco lastiklerde hafif ve çevre dostu ENLITEN ve ultra düşük yuvarlanma direnci sağlayan “olojik” teknolojisi kullanılıyor. Lastikler, 20 inç hafif magnezyum jantların kapaklarını tamamlayan aerodinamik olarak optimize edilen yanaklara sahip.

Mercedes-Benz VISION EQXX,
Hafif ve yalın iç tasarım
VISION EQXX, tamamen yeni ve hafif bir iç tasarım dili kullanıyor. Geleneksel tasarım yaklaşımından ayrışan iç mekan sadeliğe odaklanıyor. Söz konusu yaklaşım karmaşık şekilleri ve geleneksel döşeme öğelerini gereksiz kılıyor. Mantarlardan vegan ipeğe kadar, VISION EQXX’in iç mekanında doğanın etkisi devam ediyor. İç tasarım minimum ağırlıkla maksimum konfor ve tarza odaklanırken, kesinlikle hayvan türevli ürünler içermiyor.
İç mekan, dünyanın dört bir yanındaki start-up’lardan elde edilen çok sayıda yenilikçi malzemeye sahip. Kapı kollarındaki AMsilk imzalı Biosteel® elyaf sadece bir örnek ve otomotiv sektöründe bir ilk. Mantarların yer altı köklerine benzeyen miselyumdan üretilen ve ağırlıklı olarak doğada bulunan yenilenebilir bileşenlerden yapıldığı için biyo bazlı sertifikasına sahip olan vegan deri alternatifi “Mylo” ise bir diğer örnek. Bu yeni malzeme, çevreye daha az zarar verecek şekilde tasarlandı ve VISION EQXX’in koltuk minderleri detaylarında kullanılıyor. Deserttex® adındaki hayvansız deri alternatifi, sürdürülebilir biyo-bazlı poliüretan matris ile birleştirilen toz haline getirilmiş kaktüs liflerinden yapılan sürdürülebilir bir materyal ve son derece yumuşak bir yüzeye sahip. Zemin halıları ise yüzde 100 bambu elyafından üretildi.
Ayrıca zemin veya kapı döşemelerinde geri dönüştürülmüş Pet şişe atık malzemeler kullanıyor. Bunun dışında tek parça ekranın üst kısmı, kapılar ve tavan döşemesinde yüzde 38 geri dönüştürülmüş Pet’ten yapılmış DINAMICA® ve ayrıca evsel atıklardan yapılan UBQ malzemesi kullanılıyor.

Mercedes-Benz VISION EQXX
BIONEQXX döküm
BIONEQXX, güncel haliyle Mercedes-Benz’deki en büyük alüminyum yapısal döküm, VISION EQXX’in arka kısmında kullanılıyor. Bu yapı, dijital teknikler ve otomotiv sektöründe tamamen benzersiz bir yazılım yaklaşımı kullanılarak Mercedes-Benz tarafından kendi bünyesinde geliştirildi ve kompakt boyutlarda optimum işlevsellik sunuyor. Ekip, bu etkileyici ve üretilebilir tek parça döküm yapıyı sadece dört ayda geliştirdi. Tek parça BIONEQXX döküm, son derece hafif bir yapıyla çok yüksek rijitlik ve mükemmel çarpışma performansı sunuyor.
BIONICAST amortisör kuleleri
Bir Mercedes-Benz tescilli ticari markası olan BIONICAST, otomobilin ön süspansiyon bileşenlerini barındıran amortisör kulelerini oluşturuyor. BIONEQXX döküm gibi, burada da hedef, ağırlığı azaltmak ve geleneksel preslenmiş kulelere kıyasla yaklaşık dört kilogram tasarruf sağlıyor. VISION EQXX üzerindeki ön cam sileceklerini ve motoru taşıyan braket de yine biyonik mühendislik ilkeleri ile tasarlandı.
Gelişmiş gövde malzemeleri ile gelen hafif tasarım, güvenlik ve sürdürülebilirlik
VISION EQXX, işlevsellik ve güvenlik sağlayan gelişmiş malzemelere sahip. Bu malzemelerin büyük bölümü gelecekteki üretim modellerin geliştirilmesinde kullanılacak.
VISION EQXX’te kullanılan MS1500 ultra yüksek dayanımlı çelik, Mercedes-Benz beyaz gövde uygulaması için bir ilk. Bu malzeme, ağırlığı minimumda tutarken yüksek dayanım seviyesiyle çarpışma anında mükemmel yolcu koruması sağlıyor. Elektrikli ark ocağı tekniği kullanılarak yüzde 100 hurda ile üretilen düşük CO2’li yassı çelik de Mercedes-Benz’deki ilk beyaz gövde uygulamalarından biri. Mercedes-Benz AG ve Salzgitter Flachstahl GmbH arasındaki işbirliği, “CO2-Verimliliği” kategorisinde 2021 MATERIALICA Tasarım + Teknoloji Altın Ödülü’nü beraberinde getirdi.
VISION EQXX’in kapıları, alüminyum takviyeli CFRP ve GFRP (karbon ve cam elyaf takviyeli plastikler) hibrit bileşenlerinden üretiliyor. Ağırlık avantajlarının yanı sıra bu tasarım, olası bir çarpışma anında yüksek rijitlik ve esneklik dengesi sağlıyor. Ayrıca, yeni bir poliamid köpük, kapının alt kenarını güçlendiriyor ve yandan çarpışmada enerji emilimini optimize ediyor.
Alüminyum fren diskleri, çelik disklere kıyasla kütleyi azaltıyor ve ağırlığı düşürmeye yardımcı oluyor. Mercedes-Benz Advanced Engineering tarafından tasarlanan bu fren sistemi, sıfır aşınma özelliğine sahipken yenilikçi bir kaplama, fren tozu emisyonlarını yüzde 90’a kadar azaltıyor. Ayrıca, Rheinmetall Automotive ile geliştirilen yeni cam elyafı takviyeli plastik yaylar, geleneksel helezon yaylara kıyasla ağırlığı azaltmaya yardımcı oluyor.
VISION EQXX’te UI/UX – önyargısız seyahat yardımcısı
Bir yolculuğa çıkarken, yolculuk için yanınızda birinin olması iyidir. Bir seyahat yardımcısı navigasyona yardımcı olabilir, müzik seçiminden sorumlu olabilir veya yol notları tutabilir ve yol boyunca ilgi çekici yerleri veya ilginç bilgileri gösterebilir. Ayrıca sürüş tarzıyla ilgili ipuçları da verebilir. VISION EQXX tüm bunları yerine getirerek sürücüyü destekliyor.
VISION EQXX, çok özel grafikler ve uyarlanabilir bir tasarımla benzersiz bir arayüz kullanıma sunuyor. UI (Kullanıcı Arayüzü), gerçek zamanlı grafiklerle sürücünün ihtiyaçlarına anında cevap veriyor ve gerçek dünyayı araca getiren yeni dijital dünyaları mümkün kılıyor.
VISION EQXX içindeki kullanıcı arayüzü (UI) ve kullanıcı deneyimi (UX), kullanıcıları son derece duyarlı, akıllı ve yazılım odaklı bir geleceğe götürüyor. Etkileyici görünümü, sezgisel kullanımı ve insan zihniyle uyumlu çalışma prensibiyle ekran, iki A sütunu arasında 47,5 inçlik bir alanı kaplıyor. 8K (7680×660 piksel) çözünürlüğe sahip ince ve hafif LED ekran, sürücü ve yolcuları otomobil ve dışarıdaki dünyayla bağlayan bir portal görevi görüyor ve sürücünün ihtiyaçlarına göre şekil değiştirerek, yolcularla ilgilenerek, yolculuğu lüks bir deneyime dönüştürüyor.
Mercedes-Benz ekibi, bu boyuttaki bir ekranda ilk gerçek zamanlı 3D navigasyon sistemini geliştirmek için navigasyon uzmanı NAVIS Automotive Systems inc. (NAVIS-AMS) ile birlikte çalıştı. 3-Boyutlu şehir gösteriminde uydu görünümünden 10 metre kadar sorunsuz yakınlaştırma ve kaydırma işlevleri sunuyor.
“Hey Mercedes” sesli asistanının daha da geliştirilmiş hali olan seyahat yardımcısı, Mercedes-Benz mühendisleri ve Sonantic işbirliği ile geliştirildi. Ekip, makine öğrenme işleviyle “Hey Mercedes”e kendine özgü karakterini ve kişiliğini kazandırdı. Etkileyici ve gerçekçi görüntüsü dışında sistem, sürücü ve otomobil arasındaki iletişimin daha doğal ve sezgisel olmasını sağlayarak tamamen yeni bir düzeye ulaştırıyor.
Enerji ve bilginin verimli kullanımı
Tek parça ekran, enerji verimliliği ile dikkat çekiyor. Mini-LED arka aydınlatma, 3.000’in üzerinde karartma bölgesinden oluşuyor. Ekranın belirli bölümleri sadece gerektiğinde güç tüketiyor.
Ekran, kendini içeriğin türüne göre uyarlanıyor. Örneğin, bir kentsel alanda, çevredeki binaların görselleştirmesi, yoğun sokaklar arasında yönlendirme sağlamaya yardımcı oluyor. Ancak, otoyolda veya açık yolda, daha net bir genel görünüm sağlamak için ayrıntı düzeyi azalıyor. Sistem ayrıca sürüşü de daha verimli hale getiriyor. Enerji akışından araziye, batarya durumuna ve hatta rüzgarın ve güneşin yönüne ve yoğunluğuna kadar verimlilik asistanı mevcut tüm bilgileri topluyor ve en verimli sürüş tarzını öneriyor. Destek, VISION EQXX’in harita verilerini kullanma ve verimliliği en üst düzeye çıkaracak şekilde sürücüye yardımcı olmak için ileride neler olduğunu tahmin etme yeteneği ile daha da artırılıyor.
Arayüzün sadeliği, ilk olarak EQS’de kullanılan ve alt menülerden vazgeçerek sürücü-araç etkileşimini kolaylaştıran “Sıfır Katman” konseptinin daha da geliştirilmiş hali. Sistem, son derece proaktif, tüm işlevlere erişim sağlayan sezgisel bir yakınlaştırma özelliği ile sürücünün ihtiyacı olanı ihtiyacı olduğunda gösteriyor. Ayrıca sürücünün tek seyahat etmesi halinde ekranın yolcu tarafı kapanarak enerji tasarrufuna katkı sağlıyor.
Sesi denkleme dahil etme
VISION EQXX’teki ses sistemi, yüksek enerji verimliliği ile etkileyici bir 4-Boyut deneyimi için UI/UX ile bütünleşiyor. Ses sistemi önemli bir enerji tüketicisi olabilir, bu nedenle Mercedes-Benz mühendisleri, enerji tüketimini en aza indirirken ses deneyimini optimize eden bir çözüm geliştirdi. Toplam hoparlör sayısını azaltmak ve bunları yolculara çok yakın konumlandırmak, sesin kat ettiği mesafeyi önemli ölçüde azaltıyor. Her koltuk başlığına yerleştirilen iki geniş bant hoparlör, her koltukta bir bas uyarıcı ile eşleştiriliyor. VISION EQXX, uyarıcıları normal ses üretimi dışında araç sesleri, dokunsal geri bildirim ve sesli uyarı için kullanıyor. Ayrıca ses sisteminin yerleşimi, enerji tüketimini azaltırken, birden fazla ses bölgesini de mümkün kılıyor. Bunun dışında verimlilik asistanı, önerileri bir dizi sezgisel sesli “ipucu” aracılığıyla sürücüye iletmek için ses sisteminden yararlanıyor.
Yazılım destekli dijital geliştirme ve test süreci
Elektrikli ulaşıma yönelik küresel yolculuk, gelişmiş yazılımlar ve dijital süreçlerle destekleniyor. Artırılmış ve sanal gerçeklik gibi son derece gelişmiş dijital araçlar, zaman alan fiziksel maketlere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Ayrıca, Stuttgart’tan (Almanya) Bangalore’ye (Hindistan) ve Brixworth’ten (İngiltere) Sunnyvale’e (Kaliforniya) kadar dünyanın farklı yerlerinde çalışan farklı noktalardaki ekiplerin eş zamanlı geliştirme çalışmalarını kolaylaştırdı. Yoğun dijitalleşme, rüzgar tünelinde geçirilen süreyi 100 saatten 46’ya indirirken, neredeyse 300.000 km’nin üzerinde test sürüşünün kapsaması anlamına da geliyor. Bu son derece etkili ve verimli dijital geliştirme yaklaşımı, VISION EQXX’teki birçok yeniliğin seri üretime hızla uyarlanabileceğini gösteriyor.
VISION EQXX: Teknik Özellikler
| Batarya enerji içeriği, kullanılabilir | kWh | <100 |
| Maksimum sistem voltajı | Volt | >900 |
| Enerji tüketim | kWh/100 km
(mil/kWh) |
<10
(>6) |
| cd değeri | 0,17 | |
| Maksimum güç | kW | ~150 |
| Aks mesafesi | cm | 280 |
| Yüklü ağırlık | kg | ~1,750 |
Otomotiv Sektörü
Karsan’da Üst Düzey Görev Değişimi
Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından Karsan’da üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Son on yıldır Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak görev yapan Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanmak üzere görevlerinden ayrıldı. Karsan Yönetim Kurulu kararıyla, Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.
Türkiye otomotiv sanayisinin öncü kuruluşlarından Karsan’da üst yönetimde görev değişimi yaşandı. Şirketin CEO’su ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanma kararı doğrultusunda görevlerinden ayrıldı. Okan Baş, son on yılda Karsan’ın global bir mobilite markasına dönüşüm sürecine liderlik ederek, şirketin elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümleriyle uluslararası pazarlarda daha görünür ve güçlü bir konuma ulaşmasında önemli rol üstlendi. Görev süresi boyunca Karsan’ın global mobilite vizyonunun güçlenmesine, dönüşüm stratejisinin hayata geçirilmesine ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sundu. Karsan Yönetim Kurulu, şirkete sağladığı katkılar dolayısıyla Okan Baş’a teşekkür etti.
Okan Baş’ın görevlerinden ayrılmasının ardından, Karsan Yönetim Kurulu tarafından Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.
Lojistik sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Utku Can Ayyarkın, sahadan başlayarak üst yönetime uzanan güçlü liderlik birikimi, operasyonel yetkinliği ve stratejik yönetim deneyimiyle; Karsan’ın yeni döneminde şirketin büyüme stratejisine, dönüşüm vizyonuna ve sürdürülebilir başarı yolculuğuna liderlik edecek.
Karsan, Utku Can Ayyarkın liderliğinde; 60 yıllık köklü mirasından aldığı güçle elektrikli ve otonom mobilite alanında global bir marka olma yolculuğunu yeni başarılarla büyütmeye, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecek.
Otomotiv Sektörü
Prometeon, Dünya Şampiyonu Motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu ile İş Birliğini Yeniledi
Üç kez Superbike Dünya Şampiyonası şampiyonu olan Toprak Razgatlıoğlu, yeni sezonda MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışan ilk Türk sporcu olarak pistlere çıkıyor.
Dünyanın endüstriyel ve ticari lastik odaklı tek lastik şirketi Prometeon, 2022 yılından bu yana iş birliği yaptığı Türk motosiklet yarışçısı Toprak Razgatlıoğlu ile olan sponsorluk anlaşmasını bir yıl daha uzattı. Daha önce Dünya Superbike Şampiyonası’nda Toprak Razgatlıoğlu’na verdiği destekle motor sporlarındaki varlığını ortaya koyan Prometeon, yenilenen anlaşma kapsamında Razgatlıoğlu’nu desteklemeye devam ediyor.
İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Prometeon Geniş Avrupa Bölge CEO’su Gökçe Şenocak şunları söyledi: “Toprak Razgatlıoğlu’na verdiğimiz desteği ve sürdürdüğümüz iş birliğini bir yıl daha uzatmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Toprak’ın olağanüstü başarıları, kararlılığı ve sınırları zorlayan yaklaşımı, Prometeon’un değerlerini en iyi şekilde yansıtıyor. Üç kez dünya şampiyonu olarak Türk motor sporları tarihindeki yerini şimdiden sağlamlaştıran Toprak’ın, MotoGP’de de önemli başarılara imza atacağına inanıyoruz. Prometeon olarak, onun bu yeni yolculuğunda da yanında olmaktan gurur duyuyoruz.”
Milli sporcu Toprak Razgatlıoğlu ise iş birliğiyle ilgili şunları kaydetti: “Prometeon ile uzun yıllardır devam eden iş birliğimizin sürmesinden büyük memnuniyet duyuyorum. 2022 yılından bu yana verdikleri destek için Prometeon’a teşekkür ederim. MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışmak ve ülkemi bu seviyede temsil eden ilk Türk sporcu olmak benim için büyük bir gurur kaynağı. Bu yeni yolculukta da birlikte önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum.”
Otomotiv Sektörü
Akkasko ile Her Yolculuğa Kapsamlı Güvence
Aksigorta, Akkasko ile kasko sigortasını yalnızca hasar anında devreye giren bir güvence olmaktan çıkararak yolculuğun her anında hayatı kolaylaştıran bir deneyime dönüştürüyor. Geniş teminat yapısını 7/24 yol yardım, yedek araç, acil tıbbi yardım, sıfır araç koruması ve orijinal parça güvencesi gibi hizmet avantajlarıyla tamamlayan Akkasko; araç sahiplerine beklenmedik anlarda güven, yolculuklarında ise kesintisiz destek sunuyor.
Yenilikçi sigorta çözümleri ve sorunsuz hasar süreçleriyle müşterilerine “bambaşka” bir sigortacılık deneyimi sunan Aksigorta, sürücülerin hayatını kolaylaştıran ve araçlarını farklı risklere karşı güvence altına alan Akkasko ile kasko deneyimini yeniden tanımlıyor. Geniş teminat yapısı ve yolculuğun her anında devreye giren hizmet avantajlarıyla öne çıkan Akkasko; çarpma, çarpışma, yangın, hırsızlık ve doğal afetler gibi temel risklerin yanı sıra yolda kalma, yanlış akaryakıt dolumu, anahtar kaybı ve sıfır araç koruması gibi farklı ihtiyaçlara da yanıt vererek araç sahiplerine kesintisiz bir güvence sunuyor.
Akkasko ile Yolculuğun Her Anı Güvende
Akkasko, yalnızca aracı değil; sürücüyü, yolcuları, araçtaki kişisel eşyaları ve karşı tarafa verilebilecek zararları da kapsayan bütüncül güvence yapısıyla dikkat çekiyor. İhtiyari mali mesuliyet teminatı, zorunlu trafik sigortası limitlerinin yetersiz kaldığı durumlarda devreye giriyor. Üçüncü kişilere verilen maddi ve bedeni zararların, trafik sigortası teminatlarını aşan kısmını poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılıyor. Koltuk ferdi kaza ve tedavi masrafları teminatı ise yolculuk sırasında yaşanabilecek kazalar sonucu oluşabilecek vefat, maluliyet ve tedavi masraflarına karşı ek koruma sağlıyor.
Yolda Bırakmayan 7/24 Destek
Akkasko, hasar anında sunduğu hizmet avantajlarıyla araç sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Aracın bozulması, kaza sonucu hareketsiz kalması, yakıtın bitmesi veya lastiğin patlaması gibi durumlarda 7/24 yol yardım hizmeti devreye giriyor. Çekici hizmeti ile poliçe limit ve teminatları dahilinde aracın en yakın yetkili ya da anlaşmalı servise ulaştırılmasına destek olunuyor.
Kaza sonrası aracın hareket edemeyecek durumda olması veya trafik güvenliğini tehdit etmesi halinde, 1 iş gününden uzun sürecek tamir işlemleri için poliçe şartlarında belirtilen süre ve kapsamda yedek araç hizmeti sunuluyor. Böylece sigortalılar, araçları servisteyken de günlük yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebiliyor.
Mini Onarım Hizmeti
Mini onarım hizmeti de Akkasko’nun kullanıcı deneyimini güçlendiren avantajları arasında yer alıyor. Kasko poliçesi geçerliliği süresince ekstra bedel ödenmeksizin ve hasarsızlık indirimi bozulmaksızın araçtaki ufak hasarların adet ve ölçümsel limitler kapsamında tamir masrafları mini onarım hizmeti kapsamında karşılanabiliyor. Bu hizmet, küçük hasarların büyümeden, pratik ve avantajlı şekilde giderilmesine imkân tanıyor.
Acil Tıbbi Yardım Gerektiren Durumlarda Yanınızda
Acil tıbbi yardım hizmeti kapsamında, acil müdahale gerektiren durumlarda araç içerisindeki kişilerin ambulansla en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmasına destek sağlanıyor. Hizmet kapsamında kullanılan ilaç ve tıbbi malzemelerin ücretsiz olarak temin edilmesi de sigortalılara önemli bir avantaj sunuyor.
Hukuksal koruma teminatı ise sigortalının aracıyla dahil olduğu bir kaza neticesinde yapmak zorunda kalabileceği hukuki savunma ve dava masraflarını poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılıyor. Böylece Akkasko, hasar anında yalnızca maddi zararları değil, sürecin hukuki boyutunu da güvence altına alan bir yapı sunuyor.
Yeni Araç Sahiplerine Sıfır Araç Koruması
Akkasko, sıfır kilometre araç sahipleri için sunduğu sıfır araç koruması ile de fark yaratıyor. Sıfır kilometre aracın tam hasar alması durumunda, belirlenen koşullar kapsamında ikinci el değeri yerine anahtar teslim değerinin ödenmesi imkânı sunuluyor. Bu özellik, özellikle yeni araç sahipleri için aracın değerini koruyan güçlü bir avantaj yaratıyor. Akkasko’nun hasar onarım sürecinde sunduğu %100 orijinal parça ile garantili hasar onarımı da araç sahiplerine önemli bir konfor sağlıyor.
Hasarsızlık Avantajını Koruyan Kasko Deneyimi
Poliçe döneminde bir defaya mahsus olmak üzere cam hasarları ve Akçözüm servislerinde yapılacak onarımlar hasarsızlık indirimini etkilemiyor. Ayrıca karşı tarafın tamamen kusurlu olduğu yüzde 100 rüculu hasarlarda da hasarsızlık indirimi korunuyor. Sigortalı, kasko poliçesinin vade bitiminden itibaren 1 yıl içinde poliçesini Aksigorta’dan yenilemesi durumunda hasarsızlık indiriminden yararlanabiliyor.
Beklenmedik Risklere Karşı Ek Güvence
Günlük hayatta sık karşılaşılmasa da araç sahipleri için önemli maliyetler yaratabilecek bazı riskler de güvence kapsamına alınabiliyor. Yanlış akaryakıt dolumu teminatı, yetkili akaryakıt istasyonlarında yapılan hatalı yakıt dolumu nedeniyle araçta meydana gelebilecek mekanik hasar ve ilgili masrafların, poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılanmasına imkân tanıyor.
Anahtar kaybı teminatı kapsamında, aracın anahtarının kaybolması veya çalınması halinde kilit sisteminin değiştirilmesi, yeni anahtar temini ya da anahtarın yeniden kodlanmasına ilişkin masraflar güvence altına alınabiliyor. Anahtar ile çalınma teminatı ise aracın anahtar kullanılarak çalınması sonucu oluşabilecek zararların, poliçe kapsamı ve şartları doğrultusunda karşılanmasına olanak sağlıyor.
Ek aksesuar teminatı, aracın orijinal parçaları dışında sürücü tarafından yaptırılan ek aksesuarların zarar görmesi durumunda oluşabilecek masraflara karşı koruma sunuyor. Kemirgen hayvan zararları teminatı ise kemirgen hayvanların araca verebileceği hasarların maliyetini ek teminat kapsamında güvence altına alabiliyor.
Yurt dışı teminatı sayesinde araç sahipleri seyahatlerinde de güvenceden yararlanmaya devam ediyor. Araçla yurt dışına çıkılması halinde oluşabilecek riskler, poliçe kapsamı ve şartları doğrultusunda teminat altına alınırken; Schengen ülkelerinde geçerli olmak üzere kaza ve arıza durumlarında çekici hizmeti de sunuluyor.
Trafik Sigortasında 6 Taksit Avantajı
Aksigorta, araç sahiplerine sunduğu kapsamlı güvenceleri ödeme kolaylıklarıyla da destekliyor. Son 2 ay içerisinde düzenlenmiş bir kasko poliçesi bulunan müşteriler, trafik sigortası yaptırırken 6 taksit avantajından yararlanabiliyor.
-
Blog4 hafta önce40 Bininci Mercedes-Benz Tourismo Üretim Bantlarından İndi
-
Otomotiv Sektörü3 hafta öncePrometeon, Dünya Şampiyonu Motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu ile İş Birliğini Yeniledi
-
Otomotiv2 hafta önceNissan Qashqai’den Tarihi Rekor
-
Sektörel2 hafta önceBitaksi, toplumsal fayda platformu “Bitaksi İyilik Rotası”nı hayata geçiriyor
-
Ulaşım2 hafta önceAvrasya Tüneli 2024 – 2025 Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı
-
Otomotiv Sektörü2 hafta önceKarsan’da Üst Düzey Görev Değişimi

