Connect with us
https://www.peugeot.com.tr/peugeot-modelleri/208.html?utm_source=direct&utm_medium=DIS-RES&utm_campaign=peugeot208_sektorel_mart23_TR_AP_VN_2008-P24_OnGoing_DIS-RES_A_BRD_CLICKS_NA_ICE_&utm_content=direct_display&partner_uid=HashedMail

Elektrikli Araçlar

Yeni Elektrikli Citroën C3 Çok İddialı Geliyor!

Mobilite dünyasının her alanında, herkes için ulaşılabilir modeller sunan Citroën, yenilediği C3 modelini, yüzde 100 elektrikli olarak eylül ayında ülkemiz yollarına çıkarmaya hazırlanıyor. Sıfır emisyonlu mobilitenin keyfini ulaşılabilir fiyata yaşamak isteyen kullanıcılar için üretilen tamamen elektrikli yeni ë-C3, Akıllı Otomobil Platformu ile rakiplerinden ayrışıyor. B segmentinde ilk kez Citroën Advanced Comfort® süspansiyon ve yeni Citroën Advanced Comfort® koltuklarla tasarlanan yeni Citroën ë-C3, tamamen elektrikli altyapısıyla, sıfır gürültü ve sıfır titreşim sunarak daha dingin bir sürüş deneyimi sağlıyor. 440 km’ye kadar WLTP şehir içi sürüş menzili sunabilen 44 kWsa LFP batarya paketi ve sadece 26 dakikada yüzde 20’den yüzde 80’e şarj performansı sağlayan 100 kW DC hızlı şarj özelliğiyle yeni Citroën ë-C3, elektrikli araç kullanımını kolaylaştırıyor. Citroën ë-C3’e ek olarak ürün gamına gelecek yıl başında hibrit model 1.2 PureTech 100 HP eDCT6 MHEV versiyonu da eklenecek. Yeni C3’ü eylül ayında tüketicilerle buluşturacaklarını vurgulayan Citroën Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım, “Biz Türkiye lansmanımızı ilk etapta sadece elektrikli güç ünitesine sahip versiyonla gerçekleştireceğiz. Başlangıç seviyesinden itibaren sunduğu güvenlik ekipmanları, teknolojik donanımları, çarpıcı tasarımı ve segmentinin en konforlu aracı olma iddiası ile rakiplerinden ayrışıyor. Eylül ayında sadece elektrikli modeli ile yollarda olacak Citroën ë-C3’ün, sunmayı planladığımız fiyat seviyesi ile de ne kadar iddialı bir model olduğunu gözler önüne sereceğini düşünüyorum” açıklamasında bulundu.

 Konforu ön planda tutan yenilikçi ve yüksek teknolojili modelleriyle otomotiv tarihinin en köklü üreticilerinden olan Citroën, B segmentindeki başarılı modeli yeni C3’ü Türkiye’de satışa sunmaya hazırlanıyor. Karakteristik görünümü, sınıfının üzerinde boyutları ve markaya has yüksek konfor özellikleriyle 4’üncü nesil C3, eylül ayında Türkiye’de satışa sunulacak. İlk aşamada elektrikli versiyonuyla yollara çıkacak olan yeni Citroën C3, önümüzdeki yılının ilk aylarında hibrit versiyonuyla da satışa sunulacak.

Yeni platform ile herkes için ulaşılabilir elektrikli modeller

İlk jenerasyonuyla 2002 yılından bu yana yollarda boy gösteren Citroën C3, 4’üncü neslinde ë-C3 ismiyle ilk kez yüzde 100 elektrikli olarak tasarlandı. 2002 yılından bu yana ulaştığı 5,6 milyon adedin üzerindeki satış performansıyla markanın da en popüler modeli olan Citroën C3, markanın Avrupa’daki satış hacminin yüzde 29’unu temsil ediyor. Citroën için yepyeni bir dönemi işaret eden yeni ë-C3, Sıfır emisyonlu mobilitenin keyfini ulaşılabilir fiyata yaşamak isteyen kullanıcılar için Avrupa’da üretilen tamamen elektrikli B-Hatchback model olarak dikkat çekiyor. Elektrikli mobiliteyi herkes için erişilebilir hale getirmek üzere cesur bir hamle yapan Citroën, bir ilki daha gerçekleştirerek Avrupa’da yeni Citroën ë-C3’ü, tamamen elektrikli bir güç-aktarma sistemi barındıracak bir platformla geliştirdi. Otomobilin temelini, son derece kapsamlı, küresel Stellantis “Akıllı Otomobil Platformu”nun bir versiyonu oluşturuyor. Bu da yeni ë-C3’ün herkes için ulaşılabilir hale gelmesine imkân sağlayacak.

Yeni Citroën C3’ün markanın amiral gemilerinden biri olduğunu söyleyen Citroën Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım, “Yeni ë-C3, elektrikli C4 ve elektrikli C4 X’ten sonra elektrikli araç ürün gamımızdaki 3’üncü model olacak. Yeni aracımızla birlikte elektrikli araçların toplam satışlarımız içindeki payını yüzde 15 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki yıl ise hedefimiz bu oranı yüzde 20’lere yükseltmek” dedi. Yeni C3’ü eylül ayında tüketicilerle buluşturacaklarını vurgulayan Selen Alkım, şöyle devam etti: “Biz Türkiye lansmanımızı ilk etapta sadece elektrikli güç ünitesine sahip versiyonla gerçekleştireceğiz. Başlangıç seviyesinden itibaren sunduğu güvenlik ekipmanları, teknolojik donanımları, çarpıcı tasarımı ve segmentinin en konforlu aracı olma iddiası ile rakiplerinden ayrışıyor. Eylül ayında sadece elektrikli modeli ile yollarda olacak Citroën ë-C3’ün sunmayı planladığımız fiyat seviyesi ile de ne kadar iddialı bir model olduğunu gözler önüne sereceğini düşünüyorum. Önümüzdeki senenin başında ise hibrit versiyonunu da tüketicilerimizle buluşturacağız. Böylece yeni modelimizin lansmanı ocak ayında hem hibrit hem de elektrikli motor seçeneklerinin bir arada satışa sunulmasıyla tamamlanacak.”

Tasarım baştan aşağı yenilendi!

Avrupa’daki 4’üncü nesil Citroën C3 ailesi, Citroën’in cesur yeni marka tasarımını temsil eden, iddialı bir görünümle baştan aşağı yeniden tasarlandı. İlk kez 2022 Citroën Oli konseptinde ön gösterimi yapılan yeni tasarımda, dikey ve yatay unsurlar, teknik bir tarzla kontrast oluşturuyor. Daha uzun ve daha dikey ön cephe, merkezi olarak konumlandırılan ve parlak siyah yatay ızgara ile tamamlanan, çift şeritli yeni marka logosuna ev sahipliği yapıyor. İlk kez Citroën Oli konsept aracında görülen yeni, özgün ön ve arka aydınlatma tasarımı da önemli unsurlar arasında. Neredeyse bıçak gibi görünen bir dikey ve iki yatay lensten oluşan, benzersiz üç seviyeli aydınlatma imzasına sahip. Kısa, yüksek ve yatay motor kaputu, teknik olarak şekillendirilen yüzeylere sahip. Bu, dikey ön profille ışığı ve kontrastı yakalayarak büyük ve daha dik ön camı besliyor ve araca daha fazla hacim ve güvenlik hissi sağlıyor.

 

Aracın profilinde, teknik ve alttan kesik çizgiler, kemer hattı boyunca yeni imza aydınlatma kümelerine ve kapı panellerindeki ince kıvrımlara doğru akıyor. Bunların tümü ışığı yakalıyor ve görsel çekiciliği arttırıyor. İmza niteliğindeki kimlik, bagaj kapağının alt kısmındaki teknik çizgilerle arka tarafta da devam ediyor. Yukarıda, ön cephede kullanılan şeritteki deseni içeren ve büyük, merkezi yeni oval Citroën logosunun yanlarını dolduran yatay, parlak siyah dekoratif bir şerit yer alıyor. Yeni imzalı arka aydınlatmalar aracın köşelerine doğru uzanıyor ve ön farları yansıtan iki yatay ve bir dikey mercekten oluşuyor. Bagaj kapağın altında, aerodinamiğe yardımcı olmak ve otomobilin iddialı duruşunu daha da güçlendirmek üzere, köşeleri kaplayan gösterişli bir tampon yer alıyor. 17 inçlik elmas kesim alaşım jantlar güçlü duruşu destekliyor. Otomobil, 4,01 m uzunluğu ve 1,76 m genişliği ile kompakt bir ayak izine sahip.

Arka diz mesafesi rakiplerinden en az 20 mm daha fazla!

Yeni ë-C3’ün geniş iç mekânı, bir evin oturma odasına benzer bir ortam sağlamak üzere yalın ama zarif yüzeylerle şekillendirildi. Yeni ë-C3’ün yeni desenli Citroën Advanced Comfort® Koltukları, özel olarak tasarlandı. İlk temasta konforlu ve yumuşak bir his sağlamak ve mesafe ne olursa olsun destekleyici bir sürüş sunmak üzere ilave köpük kullanıldı. Gelişmiş konfor seviyesi, 1,57 m yükseklikte ön koltukta daha kontrollü ve güven veren, yüksek ve yola hâkim bir sürüş pozisyonu için 30 mm daha fazla baş mesafesi sağlayan tamamen yeni tasarımla devam ediyor. Bu sayede yolcuların her biri daha fazla görüş açısının keyfini sürüyor. Bu da daha ferah ve konforlu bir iç mekân hissi oluşturuyor. Aslında yeni ë-C3, sadece 19 mm daha uzun ve 6 mm daha geniş. Buna rağmen neredeyse her boyutta önceki modele göre daha geniş iç mekâna sahip. Arka yolcu dirsek mesafesi 19 mm, ön ise 21 mm ile pazar ortalamasının üstünde yer alıyor. Ayrıca arka koltuk diz mesafesi de ortalamanın en az 20 mm üzerinde olup, sınıfının en iyi değerini sunuyor.

 

Yeni ë-C3’te geniş bir bagaj hacmi de sunuluyor. Daha uzun iç mekân; kapı panelleri, orta konsol ve orta kol dayamanın altında kullanışlı ve akıllı saklama alanları ve ayrıca orta konsolda kablosuz telefon şarj sistemi de yer alıyor. Konforlu 60/40 oranında yatan arka koltuk sırtlıkları ve arka çamurluklar arasındaki 1015 mm’lik genişlik ile daha büyük nesneleri taşıma kolaylığı da sağlıyor. Standart konumda 310 litre sunulan geniş bagaj hacmi, günlük hayatın gereksinimlerini fazlasıyla karşılıyor. 1,57 metre yüksekliğiyle (Tavan barları hariç) yeni ë-C3, önceki modelden daha yüksek bir yapıda. Bu sayede şehir içi ve şehir dışı yolculuklarda, tümsekler, kaldırımlar ve çukurlarda daha güvenli bir sürüş sağlamak üzere, SUV tarzı yerden yükseklikten faydalanıyor. Önceki modeldeki 135 mm’lik yerden yükseklik, yeni ë-C3’de 163 mm olarak ayarlandı.

26 dakikada yüzde 80’e kadar şarj olabiliyor!

Stellantis’te bir ilk olarak, yeni Citroën ë-C3, BEV’e özel “Akıllı Otomobil Platform”uyla, şehiriçi kullanımda 440 km, karma kullanımda ise 324 km’ye kadar WLTP sürüş menzili sağlamak için 44 kWsa LFP (Lityum Ferro Fosfat) bataryayı kullanıma sunuyor. 100kW DC hızlı şarj özelliği ile 26 dakikada yüzde 20’den yüzde 80’e şarj olanağı da sağlıyor. Standart AC şarj 7 kW ile yüzde 20’den yüzde 80’e yaklaşık 4 saat 10 dakikada şarj performansı sunuyor. 11 kW seçeneği ise 2 saat 50 dakika sürüyor. Ev ya da iş yerinde bir Wallbox ve ayrıca dışarıda halka açık şarj istasyonlarında düzenli olarak şarj etmek için ideal olan standart Mod 3 kablo ile hem ev hem de halka açık AC şarj noktalarına erişim kolaylığı sağlıyor. Kablo, tek fazlı 7,4 kW veya üç fazlı 11 kW duvar kutusuyla şarjı destekliyor. Yeni ë-C3, 83 kW (113 HP) elektromotor ve tam otomatik şanzımanı ile 0-100 km/s hızlanmasını yaklaşık 11 saniyede tamamlayabiliyor ve yaklaşık 135 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. Özellikle kent içi ve banliyö ortamlarında günlük sürüş ya da trafikte akıcı bir sürüş için gereken performansı bu sayede sağlıyor ve verimliliğe odaklanıyor.

48V hibrit teknolojisiyle donatıldı!

Yeni C3 çok yönlü olacak şekilde ilk kez bir hibrit güç aktarma sistemiyle de sunulacak. Böylece yeni C3, 48V hibrit teknolojisiyle elektrikliye geçişi daha erişilebilir hale getiriyor. Kompakt, hafif ve ulaşılabilir olan bu çözüm, çok yönlü şehir otomobili için uygun olup şehir yolculuklarının yüzde 50’ye kadarının elektrikli modda yapılmasına olanak tanıyor. Hibrit sistem, benzin ve elektriğin avantajlarını iki motorla birleştiriyor. Bu motorlar sürücünün müdahalesi olmadan otomatik olarak birlikte veya ayrı ayrı çalışıyor. 48V hibrit teknolojisi; belirli sürüş aşamalarında şarj olan 48V lityum-iyon batarya, yeni hibrit sistemde kullanılmak üzere tasarlanan yeni nesil 100 hp (75 kW) gücündeki 3 silindirli benzinli motor ve 21 kW bir ë-Motor isimli elektromotorun entegre edildiği yeni elektrikli ë-DCS6 çift kavramalı şanzımandan oluşuyor.

Yakıt tüketimini ve emisyonları azaltırken daha fazla sürüş keyfi sunan “Hibrit 100” kodlu versiyon, 205 Nm (elektromotor 55 Nm) tork ile üstün sürüş keyfi ve çok yönlülük sunarken, emisyonları ve yakıt tüketimini eşdeğer benzinli versiyona kıyasla yaklaşık yüzde 10 oranında azaltıyor. WLTP ortalama döngüsünde ise bu versiyon 117g CO2/km olarak onaylanmış durumda. Güç gereksiniminin olduğu anlık hızlanmalarda, elektromotor 9 kW (yaklaşık 12 HP) ek güç sağlarken daha canlı ve dinamik bir kalkış sağlıyor ve her zaman akıcı ve konforlu bir sürüş sunuyor.

Eksiksiz donanım listesiyle her şey elinizin altında!

Tamamen elektrikli ë-C3’ün tasarım ve mühendislik ekipleri için sınıfının en iyi konfor ve rahatlık seviyesini sunmak en önemli önceliklerinden biri oldu. Avrupa’da tasarlanan ve üretilen yeni ë-C3, tüm müşteri ihtiyaçlarını karşılamak üzere, zengin bir donanım seviyesi ve akıllı çözümlerle donatıldı. İç tasarım için yeni standartlar belirlemek en önemli hedeflerden biriydi. Yeni ë-C3, yenilikçi, rahat ve donanımlı iç mekân mimarisi, “C-Zen Lounge” ile tasarlandı. Bu yenilikçi kokpit mimarisi, geleneksel ön konsolu yeniden şekillendiriyor ve üst düzey konfor sağlıyor. C-Zen Lounge, geniş ön cam, iki yanda Citroën’in imzası niteliğindeki dikey havalandırma kanalları ve grafik öğelerle yatay bir ön konsol mimarisi oluşturuyor. Böylece sürücü ve ön yolcu, geniş bir kemerden bakıyormuşçasına açık ve düzenli bir ön görüş açısına sahip oluyor. Ön konsol, üstte teknik unsurlar ve altta kumaş kaplı rahat bir “Kanepe Tasarım Tarzı” olmak üzere iki bölüme ayrılmış durumda. Aşağıdaki kumaş kaplı ve yumuşak kıvrımlı yatay “Kanepe Tasarım Tarzı” bölüm, konfor ve rahatlık hissini güçlendirirken, kokpite sıcaklık ve kendine has görsel bir karakter katıyor.

Geleneksel gösterge panelinin olmaması, daha ferah bir ön konsol tasarımı oluşturuyor. Yeni, tamamen elektrikli ë-C3, araç bilgilerini ön konsolun üst kısmı ile ön camın alt kısmı arasındaki parlak siyah bölüme yansıtan yeni Citroën Head-Up Display’i ilk kez kullanıyor. Bu akıllı çözüm, geleneksel Head-Up Display ve gösterge paneli örneğinde olduğu gibi, bilgilerin iki kere gösterilmesini önlüyor ve sürücüye ihtiyaç duyduğu tüm önemli bilgileri, gözlerini yoldan ayırmadan kolayca sağlıyor. Yeni kompakt, çok işlevli direksiyon, daha küçük ve kullanımı daha kolay. Ayrıca Citroën Head-Up Display çalışırken bilgilerin rahat görünmesi için derinlik ve yükseklik ayarı da yapılabiliyor. Ön konsolun ortasında, hafifçe sürücüye dönük 10,25 inçlik renkli bir bilgi-eğlence ekranı yer alıyor. Özel bir uygulamaya sahip “My Citroen Play” ile “Akıllı Telefon Kiti” sayesinde kullanıcı, kendi cihazı üzerinden müzik, radyo, çağrı ve navigasyon işlevlerine erişebiliyor.

Her an yol emniyeti sağlayan sürüş destek sistemleri!

Yeni ë-C3, en güncel Citroën sürüş destek teknolojileriyle donatılıyor. Sürüş destek teknolojileri şunları içeriyor:

  • Aktif Güvenlik Freni, 5 ile 135 km/s arasında gece ve gündüz çalışan, araçtaki yolcular haricinde yayalar ve bisikletlilerin yaralanmalarını azaltmaya yardımcı olan bir acil durum frenleme sistemi.
  • Aktif Şeritten Ayrılma Uyarı Sistemi, araç düşük hızlı sürüşlerde şeritten çıkarken direksiyonu hafifçe düzelterek veya sürücüyü uyararak aracın yol şerit işaretleri arasında doğru konumu korumasına yardımcı oluyor. 60 ile 180 km/s arasında çalışıyor ve sinyaller kullanıldığında devre dışı kalıyor.
  • Sürücü Dikkat Uyarısı, aracın şerit içindeki konumu doğru olmadığında sürücüyü bilgilendiriyor. Bu iki adımlı uyarı ilk olarak aracın sallanmasını algılıyor ve sürücüyü bir ses ve “Dikkatli Sürün” mesajıyla uyarıyor. Ardından dört sallanma tespit ettiğinde ek bir uyarı ve “Tehlikeli Sürüş” mesajı veriyor.
  • Kahve Molası Uyarısı, sürücüye 65 km/s’nin üzerinde 2 saatlik sürekli sürüşten sonra mola vermesini tavsiye ediyor ve mola vermediği takdirde bundan sonra her saat başı tekrar ediyor.
  • Hız Sınırı Tanımlama, sürücüyü bilgilendirmek için hız sınırı işaretlerini okuyor ve bunları Citroën Head-Up Display’de gösteriyor. Sistem, navigasyon sistemindeki hız sınırı verilerinden yararlanıyor ve aynı zamanda geçici hız sınırı yol işaretlerini de okuyabiliyor. “Hız Sınırlayıcıya” sahip “Hız Sabitleme”, uyumluluğu sağlamak için sürücünün maksimum hızı sınırlandırmasına olanak tanıyor.
  • Elektrikli Park Freni (EPB), motor stop edildiğinde otomatik olarak etkinleşiyor ve gaz pedalına basıldığında otomatik olarak devreden çıkıyor. Sürücü, EPB’yi orta konsoldaki kumanda ile manuel olarak yönetebiliyor. Ayrıca Yokuş Kalkış Desteği, aracı yüzde 3’ün üzerindeki eğimlerde birkaç saniye sabit tutuyor.
  • Akıllı Far Asistanı, karşıdan gelen araç algılandığında ve güvenli bir şekilde geçtiklerinde kısa ve uzun farlar arasında otomatik olarak geçiş yapmak için ön cama monte kamerayı kullanıyor.
  • Arka Park Sensörleri, geri manevralarda sürücüyü, çocuklar dahil engellerin yakınlığı konusunda sesli olarak uyarıyor. Aracın arkasını görmek ve sürücüyü 10,25 inç renkli ekran (Varsa) üzerinden, olası engeller konusunda uyarmak için geri vitese takıldığında bir “Geri Görüş Kamerası” etkinleşiyor.

Konforda üstüne yok!

Citroën ë-C3, bu segmentte ilk defa Citroën Advanced Comfort® Süspansiyon ile yeni Citroën Advanced Comfort® Koltukları birleştirerek “Uçan Halı” etkisi sunuyor. Daha yüksek ve daha köşeli tasarıma sahip yeni jenerasyon ë-C3, önceki model ile benzer bir alan kaplamasına rağmen, 100 mm artırılan ve araçtan iniş-biniş kolaylığı sağlayan daha yüksek sürüş pozisyonuyla kesintisiz bir konfor sağlıyor. Ayrıca araç sahiplerinin tasarım tercihlerini yansıtacak dış koruyucu öğeler de, yeni tasarımlı B-Hatchback’de sunulmaya devam ediyor. Citroën, C3 Hatchback tarihinde ilk kez yenilikçi ve özel Citroën Advanced Comfort® Süspansiyonu, tamamen yeni elektrikli ë-C3’ün tüm versiyonlarında standart ekipman olarak sunuyor. Sürücü ve yolcular için görünmez olan Progressive Hydraulic Cushions®, aşamalı hidrolik stoperlerin kullanılması sayesinde yolda benzersiz bir “Uçan Halı” hissi veren sürüş konforu sunuyor. Bu süspansiyon sistemi ile, tamamen yeni ë-C3, bozuk yol yüzeylerinde aracın süzüldüğü izlenimini veriyor. Mekanik stoperler yerine amortisör ve yay ile birlikte; biri sıkıştırma, diğeri geri-basma için iki stoper kullanılıyor. Çok beğenilen çözüm iki aşamalı çalışıyor. Daha yumuşak sıkıştırma ve geri-basma etkisi için yay ve amortisör, hidrolik stoperin de yardımıyla dikey hareketleri birlikte kontrol ediyor. Büyük darbelerde yay ve amortisör, hidrolik stoperlerle birlikte hareketi, kademeli olarak yavaşlatıyor ve hareket sonundaki sarsıntıları önlüyor. Enerjiyi emen ve daha sonra bir kısmını darbe olarak geri veren mekanik stoperlerin aksine, hidrolik stoper bu enerjiyi emiyor ve dağıtıyor.

5 farklı renk seçeneği sunuluyor!

Ürün gamının tepe noktası ile 17 inç elmas kesim alaşım jantlar, ön LED farlar, LED arka stop lambaları, karartılmış arka camlar, Citroën Advanced Comfort® Süspansiyon, Citroën Advanced Comfort® TEP/Kumaş koltuklar, iki tonlu gövde rengi, dekoratif tavan rayları, akıllı telefon ekran yansıtma özelliğine sahip 10,25 inçlik renkli dokunmatik ekran, elektrikli katlanır ve ısıtmalı yan aynalar, otomatik klima, 3D navigasyon, kablosuz şarj, geri görüş kamerası, elektrokrom dikiz aynası, Elektrikli park freni, Akıllı Far Asistanı, Aktif Güvenlik Freni, yeni Citroën Head-Up gösterge, otomatik farlar, arka park sensörleri, arka spoyler, hız sabitleme ve 6 adet hava yastığı sunuluyor. Yeni ë-C3, Beyaz, Mavi, Kırmızı, Gri ve Siyah olmak üzere 5 farklı gövde rengiyle sunulacak. Citroën’in çift renkli kontrast tavan özelliği, en üst versiyonunda siyah veya beyaz renkte standart donanım olarak sunulacak. Ayrım noktasını, saca işlenen C sütunundaki keskin bir çizgi oluşturuyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araba Bakımı

OtoPriz’de Bayramın İlk Günü Şarjlar Ücretsiz!

Elektrikli araç dünyasının genç ve hızla büyüyen şarj istasyonu OtoPriz, bu bayramda da kendisini tercih eden elektrikli araç kullanıcılarına özel bir sürpriz daha hazırladı. Bu kapsamda araç kullanıcıları, bayramın ilk günü olan 16 Haziran tarihinde, saat 00:00’dan 23:59’a kadar Türkiye genelindeki tüm OtoPriz istasyonlarındaki şarj işlemlerini ücretsiz gerçekleştirebilecekler.

Yüzde yüz yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapan Eksim Holding’in çatısı altında hizmet veren elektrikli araç şarj istasyonu OtoPriz, 29 Ekim ve Ramazan bayramında sunduğu gibi bu bayramda da kendisini tercih eden sadık kullanıcılarına özel bir bayram hediyesi hazırladı. Elektrikli araç sahipleri bayramın ilk günü olan 16 Haziran tarihinde, saat 00:00’dan 23:59’a kadar Türkiye genelindeki tüm OtoPriz istasyonlarındaki şarj işlemlerini ücretsiz gerçekleştirebilecek.

Yüksek hızlarda şarj seçenekleri ile hizmet veren OtoPriz; mobil uygulaması, müşteri destek hizmetleri ve Türkiye genelinde yatırımlarına kesintisiz devam ettiği elektrikli şarj istasyonu ağıyla elektrikli araç kullanıcılarına kapsamlı şarj çözümleri sunuyor. OtoPriz, devreye aldığı hizmet ve kampanyalarla bireysel araç kullanıcılarından filo çözümlerine kadar elektrikli araç ekosistemi içerisindeki konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor.

 

Elektrikli şarj istasyonları dünyası avantajlarla dolu 

Devreye alınan bayram kampanyası hakkında açıklamada bulunan Eksim Holding İş Geliştirme Başkanı Mutluhan Oruncak, “OtoPriz olarak, bayram dolayısıyla sunduğumuz ücretsiz şarj hizmetiyle hem kullanıcılarımıza teşekkür etmek hem de sürdürülebilir mobilite sağlamak için elektrikli araç kullanımındaki fırsatları gözler önüne sermek istedik.  Bu özel günde, karbon salımının azaltılması için çalışan ekosistemin bir paydaşı olmaktan ve elektrikli araç kullanıcılarının seyahatlerine eşlik etmekten mutluluk duyuyoruz. Tüm elektrikli araç sahiplerini OtoPriz şarj istasyonlarına davet ediyor, trafik kurallarına uymanın önemini hatırlatarak güvenle seyahat edecekleri hep birlikte nice mutlu bayramlar geçirmelerini temenni ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

YARIŞ PİSTLERİNDEN ŞEHRİN SOKAKLARINA: ALPINE A290

Alpine A290, yaklaşık 380 km’ye kadar WLTP menzili sağlayan 52 kWsa bataryaya sahip.

Alpine, Fransız uzmanlığı ile markanın üç temel dayanağı olan; performans, çeviklik ve hafiflik yaklaşımıyla geliştirdiği ilk elektrikli spor otomobili A290 ile yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. 13 Haziran tarihinde, dünyanın en büyük dayanıklılık yarışı olan Le Mans 24 Saat Yarışları’nın açılış gününde ilk sportif 5 koltuklu şehir otomobilinin tanıtımını gerçekleştiren Alpine, tamamen elektrikli Dream Garage dünyasının açılışını yapıyor.

Alpine A290, Alpine A110’da beğenilen tüm unsurları şehirli bir spor otomobile dahil ediyor. Alpine DNA’sına mükemmel uyum sağlayacak şekilde geliştirilen A290, kompakt ve çevik bir otomobil olmakla birlikte yüksek performans ve konfor sunuyor.

Sahip olduğu üstün tasarımı, üst düzey teknik özellikleri, eksiksiz bağlantı ve sürüşü kişiselleştiren çok sayıda seçeneğiyle Alpine A290, elektrik çağını kucaklamak için tasarlanan yeni nesil gerçek bir Alpine. Bu otomobil; performansa ya da tasarıma daha fazla odaklanan yeni nesil müşteri kitlesine hitap edecek şekilde tasarlandı.

 

MAİS A.Ş. Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, “A290, Alpine’in sportif ruhunu şehrin sokaklarına taşıyan beş kapılı ve yeni hot hatch bir model. Kompakt ölçüleri ile size şehir içinde konforlu ve pratik bir sürüş deneyimi yaşatırken, aynı zamanda kendinizi Alpine’in heyecan verici dünyası içerisinde bulmanızı sağlıyor. Tıpkı A110’da olduğu gibi A290’da da aerodinamiğe büyük bir önem verildi. Tamamen alüminyumdan oluşan gövdesi ve özel tasarımı, sınıfının en çevik modellerinden biri olma özelliğini taşımasını sağlıyor. 380 kilometreye kadar menzili bulunan Alpine’in ilk elektrikli modeli A290, elektrifikasyonun otomotiv dünyasında geldiği konumun önemini bir kez daha vurguluyor. Yakın gelecekte yarış pistlerinde de göreceğimiz elektrikli otomobillerin ilk temsilcilerinden olacak bu model, OYAK’ın da girişimi ve destekleri ile 2025 yılının ikinci yarısında Türkiye’deki kullanıcıları ile buluşacak.” dedi.

 

Sportifliğin Saf İfadesi Olan Dış Tasarım

Alpine A290, 4 metreden kısa olan küçük bir şehir otomobili olmasına rağmen, sahip olduğu gövde orantılarıyla kaslı bir görünüm sergiliyor. AmpR Small platformu, Antony Villain liderliğindeki Alpine tasarım ekibinin modele mükemmel bir temel kazandırmasını mümkün kılarken, iz genişliğinin 60 mm artırılması bu etkiyi daha da güçlendiriyor. Bu sayede A290, harekete geçmeye hazır kaslı bir hot-hatch tavrı ortaya koyuyor. Uzunluğu 3.990 mm, genişliği 1.820 mm, yüksekliği 1.520 mm ve aks mesafesi 2.530 mm olan A290 oldukça kompakt boyutlara sahip.

A290, Jean Rédélé geleneğine bağlılığını sürdüren bir tasarıma sahip. Alpine’in tüm modellerinde bulunan dört farlı ön cephe, benzersiz ışık imzasıyla uzak mesafeden bile tanınabilirken, ralli otomobillerini anımsatan X şeklindeki desenler dikkat çekiyor.

Geniş çamurluklar, onları vurgulayan gövde rengi kenarlara sahip yan marşpiyeler, alüminyum veya belirli versiyonlarda standart olarak anodize mavi tavan kenarları ve ince düşünülmüş diğer birçok detay; A290’ın dış tasarımına güçlü bir ifade kazandırıyor. Ön kısımda Alpine yazısı yer alırken; özel spor tamponda tipik bir kar tanesi motifi bulunuyor.

A290’ın gövde tasarım sürecinin her aşamasında, elektrikli menzili en üst düzeye çıkartmak üzere aerodinamik faktörler göz önünde bulunduruldu. Maksimum verim elde etmek için geniş yan marşpiyeler, difüzör, kanatçıklar ve arka aydınlatmaların şeklinin yanı sıra tampondaki hava girişleri de özel olarak tasarlandı.

Alpine A290, yeni Alpine Vision Mavi de dahil olmak üzere dört gövde rengi içeriyor. Ayrıca Deep Siyah, Nival Beyaz ve Matt Tornado Grisi renklerinde de sunuluyor.

 

İç Tasarım: Kokpit Atmosferi

A290, 5 koltuğa, 5 kapıya ve 326 litrelik bir bagaja sahip canlı küçük sınıf bir otomobil. Kokpit, Deep Mavi seçeneğiyle Alpine dünyasına özgü sportif bir görünüm sergiliyor. Nappa deri ile kaplı üç kollu spor direksiyon simidi, A290’ın sportif karakterini vurgulamak ve ele daha iyi oturmasını sağlamak üzere kalın bir şekilde tasarlandı. Direksiyon simidinin solunda şarj için rejenerasyon seviyesini ayarlayan RCH döner düğme, sağında çeşitli sürüş modları ve hemen dikkat çeken kırmızı OV sollama düğmesi ile Formula 1 dünyasından ilham alan birkaç özel düğme içeriyor. Direksiyon; sürüş yardımcıları, telefon, sesli asistan ve gösterge ekranı modu için kontrollere ek olarak özel bir ses kumandası modülü de içeriyor.

Spor pedallar ve ayak desteği, A290’ın sportif sürüş pozisyonunun ergonomisini tamamlıyor. Sürücüye doğru eğimli 10,1 inç orta ekran ve fiziksel klima kontrolleri; sürücünün gözlerini yoldan ayırmadan kontrol edebilmesini sağlayacak ergonomiyle tasarlandı. Çevre dostu malzemelerden üretilen döşemeler, sürdürülebilirliğe olan bağlılığı yansıtıyor. İlk donanım seviyesinde koltuklar, silika grisi kontrast dikişlerle kombin edilmiş %100 geri dönüştürülmüş koyu mavi kumaş ile kaplanırken; ön konsol, orta konsolun yanları ve kapı panelleri gözenekli kumaşla kaplandı. Sırtlığın üst bölümüne ise elektrikli ok şeklinde bir A logosu yerleştirildi. GT Premium ve GTS versiyonlarında koltuklar, ön konsol ve kapı panelleri Deep Mavi ve Eevee Gri renk Nappa deri ile kaplandı. Deri koltuk başlıklarına Alpine kabartması, koltuk sırtlığının ortasına ise A290 logosu işlendi.

 

Platform Ve Dinamik Özellikler: Erişilebilir Sportiflik

Alpine A290, segmentinin en iyi performans seviyesine sahip otomobillerden biri. 220 HP’ye kadar güç, 300 Nm tork ve sadece 1.479 kg ağırlığı ile 0-100 km/s hızlanma süresi sadece 6,4 saniye. Sadece 3,99 metre uzunluğundaki bu 5 kapılı, 5 kişilik şehir otomobili; konfor ve pratiklik özelliklerini koruyor. 326 litrelik cömert bagaj hacmi ve 10,20 metre dönüş çapı ile günlük kullanım kolaylığı sağlıyor.

Tamamen alüminyum tasarımı ve batarya boyutu seçimi, ağırlığı son derece rekabetçi bir değer olan 1.479 kg’da tutmaya yardımcı oluyor. Düşük ağırlık merkezi A290’ın gövde salınımlarını sınırlıyor. Bu sınıfta nadir olan çok kollu arka süspansiyon, tekerlek konumunun hassas bir şekilde ayarlanmasını sağlayarak A290’a sınıfının en iyi yol tutuşunu sağlıyor.

A290’ın 26 sürüş destek sistemi (ADAS); geri manevrada otomatik acil durum freni, acil durum şerit düzeltmesi, güvenli yolcu çıkışı ve sürücünün dikkatini izleme özelliklerini içeriyor. Direksiyonun sol tarafında bulunan yeni My Safety Switch düğmesi, sürücünün ADAS ayar tercihlerini tek bir hareketle seçmesini sağlıyor. Ayrıca dur-kalk işlevine sahip adaptif hız sabitleme ve iki tekerlekli araçları sollamaya izin veren şeritten çıkma sistemi de A290’da standart özellikler olarak bulunuyor.

 

Güç-Aktarma Sistemleri: Performans Ve Verimlilik

Versiyona bağlı olarak Alpine A290’ın motoru baz versiyonda 180 HP; GT Premium, GT Performance ve GTS’de ise 220 HP olmak üzere iki farklı güç seviyesine sahip. Kademeli hızlanma pedalı tepkisi, elektromotorunun yüksek güç ve tork seviyelerine rağmen A290’ı kontrolü kolay bir spor otomobile dönüşmesini sağlamak için ayarlandı. A290’ın geliştirme mühendisleri, çekiş gücünü en üst düzeye çıkarmak amacıyla fren müdahalesine ek olarak; optimum tork dağılımını hassas bir şekilde ayarlamayı mümkün kılan gelişmiş tork yönetim sistemi Alpine Torque Technology’yi geliştirdi.

Elektrikli otomobillerde doğal motor gürültüsü olmadığından, sürüşe eşlik edecek ve güç aktarma sistemindeki stres hakkında doğrudan bilgi sağlayacak bir geri bildirim ses sisteminin oluşturulması, hissi artırmaya ve sürüş deneyimini iyileştirmeye yardımcı oluyor. Akustik uzmanları ve müzisyenlerle çalışan Alpine ekipleri, motorun ürettiği seslere dayanarak farklı frekans ve yoğunluklarda iki farklı Alpine Sürüş Sesi tonu oluşturdu. Bu sesler, A290 için özel olarak tasarlanan Devialet ses sistemi aracılığıyla yayılıyor. İlk ses olan Alternatif Ses, günlük kullanım için tasarlanan hafif, sportif bir ton sunuyor. İkinci ses olan Alpine Sesi, A290’a uygun benzersiz bir sportif ses deseni ile sürüş aşamalarını yapılandırmaya yardımcı oluyor. Her iki Alpine Sürüş Sesi de sürüş modlarından bağımsız olarak çalışıyor ve devre dışı bırakılabiliyor. Ayrıca yayaları elektrikli bir aracın gelişine karşı uyarmak için 30 km/s hıza kadar zorunlu olan akustik araç uyarı sistemi veya AVAS da yine benzersiz bir Alpine sesiyle tasarlandı.

 

Teknoloji: Sürükleyici Bir Dijital Deneyim

Direksiyonun arkasındaki 10,25 inç gösterge ekranı ve sürücüye dönük 10,1 inç merkezi bilgi-eğlence ekranı, özel grafikleri, arayüzleri ve işlevleriyle A290’ın atmosferine katkıda bulunuyor. Bu sürükleyici dijital deneyim, A290 kokpitinin sportif şıklığına uygun benzersiz görsel temalarla da yansıtılıyor. Hız göstergesinin alt kısmındaki sürüş modu simgesinin görsel teması seçilen sürüş moduna bağlı; Normal, Spor (dağ çizgisi kırmızı görünüyor), Eko (dağ çizgisi yeşil görünüyor) ve Kişisel olarak değişebiliyor.

Elektrikli rota planlama işleviyle Google Haritalar GPS navigasyon ve Google Asistan sesli asistan tüm donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor. Çok sayıda uygulama Google Play içeriği olarak sunuluyor. Android Auto ve Apple CarPlay üzerinden akıllı telefonlar entegre sisteme kablolu veya kablosuz olarak bağlanabiliyor. Alpine Telemetrik fonksiyonu, Canlı Veriler, Koçluk ve Yarış olmak üzere A290’a dayalı üç ana hizmet kategorisine erişim sağlıyor.

 

Batarya Ve Şarj: Kapsamlı Bir Ekosistem

Alpine A290, standart olarak yaklaşık 380 km’ye kadar WLTP menzili sağlayan 52 kWsa batarya ile sunuluyor. A290’ın 100 kW DC hızlı şarj sistemi ile batarya, %15’ten %80’e şarja 30 dakika ulaşabilirken, 15 dakika şarj ile de 150 km’ye kadar WLTP menzil sağlıyor. AC şarj noktasında entegre 11 kW şarj cihazı ile bataryanın %10’dan %80’e ulaşması için 3 saat 20 dakika şarj etmek, %50’den %80’e ulaşması için 1 saat 20 dakika şarj etmek ve 70 km WLTP menzile ulaşması için ise 1 saat şarj etmek yeterli oluyor. Şarj cihazı, V2L (araçtan cihaza) işlevine olanak sağlayan çift yönlü kullanım özelliğini de içeriyor. Ayrıca V2G (araçtan şebekeye) ile de uyumlu olup, Mobilize Power hizmetini üzerinden evde şarj tasarrufu da sağlıyor.

Alpine A290, 2025 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye’de satışa sunulacak.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

DS AUTOMOBILES ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY KOLEKSİYONU İLE HER YOLCULUK BİR RÜYAYA DÖNÜŞÜYOR!

Seyahat sanatını yollarla buluşturan DS Automobiles, lüks ve moda dünyasında olduğu gibi her yıl tanıtımını gerçekleştirdiği yeni koleksiyonlarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda, insan odaklı, hikaye anlatıcısı, havacı, bilim insanı ve sanatçı olan Fransız efsanesi Antoine de Saint Exupéry’nin adı, DS Automobiles’in tanıttığı 2024 Koleksiyonu’nda yeniden hayat buluyor. Koleksiyon, Antoine de Saint Exupéry’yi, dünyaya veda edişinin 80. yıl dönümünde onurlandırıyor. Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu’nda yer alan DS 7, tasarım detaylarıyla zarafeti yansıtıyor. Antoine de Saint Exupéry’nin seyahatleri ve hikayelerinden ilham alan bu özel koleksiyon, yazarın eserlerine verdiği referanslarla DS DESIGN STUDIO PARIS ekibinin çalışmalarını sergiliyor.

 

DS Automobiles, tıpkı lüks moda dünyasında olduğu gibi her yıl yeni koleksiyonlarını gözler önüne sermeye devam ediyor. Bu benzersiz koleksiyon, DS Automobiles’in değerlerini yansıtan ve kabul görmüş uzmanlığın güçlü bir ifadesini temsil ediyor.  Fransız zarafetini ve lüksünü yansıtan DS’in 2024 yılı koleksiyonunda hem şair ve gezgin hem de yazar ve kahraman olmasıyla Fransa tarihini simgeleyen bir karakter olan Antoine de Saint Exupéry ile zengin bir iş birliği yapılıyor. Exupéry’nin birçok yönden ilham veren hikayeleri, onun dört eseriyle bağlantılı olarak DS koleksiyonuna Küçük Prens, Güney Postası, Kale ve Gece Uçuşu hikayeleriyle hayat veriyor.

 

Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu: ilham kaynağını yansıtan DS koleksiyonu

 

DS 7’de sunulan Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu, Antoine de Saint Exupéry’nin maceralarla dolu hikayesiyle yakından ilişkili olan özel bir ortak imzaya sahip. Bu koleksiyon, dünyaya veda edişinin 80. yıl dönümünde Antoine de Saint Exupéry’yi onurlandırıyor. Bu koleksiyon özel bir “”Gece Uçuşu” renk seçeneğiyle geliyor. Sedefli boya, indigo ve bronz renkli yansımalar yaratan pigmentleriyle şafak vaktinde yıldızlı bir geceyi çağrıştırıyor. DS 7’nin iç mekanındaki atmosfer, Criollo Kahvesi rengindeki Nappa derinin sıcaklığı ve dayanıklılığıyla 20. yüzyılın ilk yarısındaki havacılardan ilham alan bir tasarıma hayat verirken benzersiz bir uzmanlığı ve DS Automobiles’in büyük önem verdiği asil malzemelerin kullanımını yansıtıyor. Orta konsoldaki nappa deri süslemelerde, uçakların su buharı izini çağrıştırması için özel bir işleme tekniğiyle yapılmış tasarım eşlik ediyor.

 

Koleksiyonun içinde ve dışında yer alan özel  armaların yanı sıra, Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu’nun tamamlayıcı özellikleri olarak kapı eşikleri öne çıkıyor. Kapı eşiklerinde yazarın ilham verici eserlerinden alıntılar ve çizimler yer alırken, Antoine de Saint Exupéry imzasına speedform logosu eşlik ediyor. Buradaki çizim bir uçak gövdesini çağrıştırıyor. Ortadaki pervane ise havacıların ve gezginlerin yön bulmak için yararlandığı yıldızları çağrıştırıyor. Bu koleksiyon lansmanını taçlandırmak için, Avrupa’daki ilk 80 müşteriye bir yıldızın adını taşıyan sertifika verilecek.

 

DS Automobiles CEO’su Olivier François, “Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu ile DS Automobiles markasının temsil ettiklerini gösteriyoruz: fark yaratan, küçük, ekstra bir ruh. Bu farkı yaratan; şiir, ortak değerlerle kurulan bağ ve ortak hayal gücü gibi soyut kavramlar. Her şeyden önce Fransa, Fransa’nın yemek kültürü, güzelliğe olan tutkusu, ayrıntılara gösterilen özen ve Antoine de Saint Exupéry’nin seyahat, keşif ve avangart ruhu. Concorde ve TGV’nin yanı sıra, konfor, tasarım ve teknolojiyi yenilikçi bir şekilde bir araya getiren 1955 model DS, tüm bunları temsil ediyor. Bu yeni “Antoine de Saint Exupéry” koleksiyonu, tüm bu ortak değerleri paylaşıyor” dedi.

 

DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY: “Yıldızlarla aramızdaki iletişimin yoludur bu”, Kumların Bilgeliği

 

DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY’de, yazarın ölümünden sonra yayımlanan ve insan olma hali üzerine düşüncelerinin bir araya getirildiği “Kumların Bilgeliği” eserinden bu alıntı yer alıyor. Eserin gücü, şekliyle konfor ve güvenliği yansıtan DS 7’nin gücüyle birleşiyor. DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY’de yer alan yeni Criollo Kahvesi OPÉRA iç dizayn ise yolcuların rahatlığını daha da artırıyor. Nappa deriye Tramontane işlemeler ve  inci dikişler eşlik ediyor. Gösterge panelinde “Antoine de Saint Exupéry” arması, kapı eşiklerinde “Yıldızlarla aramızdaki iletişimin yoludur bu” alıntısı ve yıldız çizimleri yer alıyor.

 

Diğer süs dikişleri ve Criollo Kahvesi rengindeki kol dayanağı ise koleksiyonun iç tasarımına ekstra zarafet katıyor. DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY’nin direksiyon simidinin tamamı, hava yastığı kapağı dahil olmak üzere  Bazalt Siyahı deriyle kaplı. Ön koltuklarda  ısıtma, masaj ve havalandırma gibi konfor özellikleri yer alırken akustik izolasyonlu camlar maksimum konfor sunuyor. Dış tasarıma gelindiğinde, ön kapılardaki yeni “Antoine de Saint Exupéry” amblemi ve “Gece Uçuşu” renkli yeni jant göbeği, bu koleksiyonun ayrıcalıklı niteliğini bir kez daha vurguluyor. DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY, Türkiye’de BlueHDi 130 dizel motor seçeneği ile sunulacak. Bu özel koleksiyon, İndigo Bronz renginin yanı sıra, tümü sedefli olan Kristal Gri, Perla Nera Siyahı ve Safir Mavi olmak üzere dört farklı renk seçeneğiyle alınabilecek.

 

DS Automobiles Tasarım Direktörü Thierry Metroz, “Antoine de Saint Exupéry’yi düşündüğümüzde aklımıza Küçük Prens geliyor. Yıldız imgesi hepimizin zihninde yer etmiştir. Bize ilham veren bu imgeye, grafiklerimizin yanı sıra otomobillerin içinde ve dışında kullandığımız amblemlerde de yer verdik. Aynı zamanda, Antoine de Saint Exupéry’nin çizimlerini yorumlamaya ve onlara yeniden hayat vermeye çalıştık” dedi.

 

DS Automobiles Ürün Direktörü Agnès Tesson-Faget, “Koleksiyonlarımız, lüks moda dünyasına açık referanslar içeriyor. Bu bize, her yıl özel bir ürün grubunda ilham kaynağımızı yansıtarak değerlerimizi ifade etme ve uzmanlığımızı ortaya koyma fırsatı sunuyor” sözleriyle özel koleksiyonu değerlendirdi.

 

Antoine de Saint Exupéry: bir efsaneye dönüşen çok yönlü kahraman

İnsan odaklı, hikaye anlatıcısı, havacı, bilim insanı ve sanatçı olan Antoine de Saint Exupéry, birçok yönden efsane olmayı başarmış bir kişi.  Exupéry 20. yüzyılın ortalarından itibaren edebi eserlerinde ve havacılık serüveninde maceracı ruhunu, yaratıcılığını ve merhametini dışa vurdu. Henüz gençliğinin ilk yıllarında gökyüzüne ve takımyıldızlarına hayranlık duymaya başladı. Bu hayranlığı, onun Birinci Dünya Savaşı’nın çalkantılı dönemlerinde Fransız Hava Kuvvetleri’nde hızla yükselmesini sağlayarak içinde alevlenen uçuş tutkusunu körükledi. Antoine de Saint Exupéry daha sonra çeşitli şirketlerde hava yolu pilotu olarak uçuş kariyerine devam etti. Devasa Sahra Çölü üzerinde gece uçuşları yaptığı solo maceraları, onun edebi çalışmaları için verimli bir kaynak oluşturdu. Exupéry’nin hayal gücünü besleyen uçuşları, “Güney Postası” ve “Gece Uçuşu” başta olmak üzere en ünlü hikayelerine ilham kaynağı oldu. Antoine de Saint Exupéry, 1943’te kaleme aldığı “Küçük Prens” ile dünya genelinde kalpleri fethetti. Kendi çizimleriyle bezeli bu şairane öyküde, uzak bir gezegendeki bir çölün kavurucu kumlarında mahsur kalmış bir havacıyla karşılaşan genç bir prensin destansı hikayesi anlatılır. Küçük Prens’in maceraları üzerinden sevgi, dostluk, yalnızlık ve anlam arayışı gibi evrensel temaları işleyen Antoine de Saint Exupéry, dünya genelinde milyonlarca okuru büyülemiştir. “Küçük Prens”, dünyada en fazla dile çevrilen kitap olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’nda Fransız direniş güçlerine katılan Saint Exupéry, 31 Temmuz 1944’te bir hava keşif görevi sırasında uçağının Akdeniz sahili açıklarında suya gömülmesiyle yaşama veda etti. Genç yaşta yaşamı son bulan Antoine de Saint Exupéry’nin mirası, zamana meydan okuyan eserlerinde yaşamaya devam ediyor. Yazar olarak insanlığı ve insan olma halini incelikle ele alan Antoine de Saint Exupéry, havacı olarak ise maceraperest ruhunu ve cesaretini yansıtıyor. Küçük Prens’in sayfalarına konu olan yaşam felsefesi, toplumun her kesiminden okurları bugün dahi etkilemeye devam ederek insanlara sevgiyi, dostluğu ve dünyanın ihtişamını hatırlatıyor. Antoine de Saint Exupéry, insanlığın yıldızlara ulaşma isteğinin ölümsüz bir simgesi oldu.

Bu efsanevi Fransız’ın dünyayı büyüleyen eserlerinden ve hayal gücüne olan tutkusundan ilham alan DS Automobiles, Antoine de Saint Exupéry’nin varislerini ve hak sahiplerini temsil eden Saint Exupéry – d’Agay Estate ile güçlerini birleştirerek Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonunu tasarladı. Bu iş birliğinin meyvesi olan DS koleksiyonlarının her biri, Antoine de Saint Exupéry’nin imzasını taşıyan bir hikayeyi anlatıyor.

 

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2023