Otomotiv Sektörü
Yeni G-Serisi: Zamansız lüks tasarım ve benzersiz performans
Benzersiz tasarımı üstün performansla buluşturan Yeni Mercedes-AMG G 63 ve G 450d şimdi yollara çıkmaya hazır.Zamanın ötesine geçen kendine özgü iç ve dış mekân tasarım konsepti Daha az yakıt tüketimi daha yüksek performans
Mercedes-Benz’in yenilenen G-Serisi, sahip olduğu elektrikli tahrik aksamı, modern sürüş destek sistemleri, daha yüksek konfor ve gelişmiş dijitalleşme ile performansını artırırken tüm arazi koşullarının üstesinden gelmek için tasarlandı. 1979 yılında temelleri atıldığından bu yana ikonik görüntüsünü koruyan G-Serisi, şimdi G 450d ve AMG G 63 motor seçenekleri ile Türkiye’de de satışa sunuluyor.
Yeni G-Serisi, arazi araçları segmentinde standartları belirliyor
Birçok farklı testler sonucu geliştirilen merdiven tipi şasi konseptine dayalı öncü arazi aracı, üç mekanik diferansiyel kilidi ve LOW RANGE arazi tipi devir düşürme fonksiyonları ile rijit arka aks ve bağımsız ön süspansiyon sisteminin yanında, yerden yüksekliği ve süspansiyon özelliği yeni G-Serisi’nin arazideki hakimiyetinin temelinde yatıyor. Ayrıca sahip olduğu bazı özellikler de onu birçok konuda rakipsiz konuma yükseltiyor.
- Azamide %100 tırmanma kapasitesi
- Aracın yerden yüksekliği: Asgari 229 mm (dizel) ve 241 mm (benzin)
- Azami geçilebilir su derinliği: 70 cm
- 35°’ye kadar yan eğimler üzerinden geçerken dengeli sürüş
- Yaklaşma ve uzaklaşma açıları: Önde 31° ve arkada 30° (römork bağlama demiri olmadan)
Yeni OFF-ROAD ekranı hem sürücü ekranında hem de merkezi medya ekranında arazide sürüşle ilgili verilere hakimiyet sunuyor.
Yeni G-Serisi şimdi daha çok yönlü
Yeni Mercedes-AMG G 63 yüksek performanslı arazi aracına ek olarak, yeni Mercedes-Benz G 450 d (kombine ağırlıklı enerji tüketimi: 10,0-8,7 l/100 km | kombine ağırlıklı karbon (CO₂) emisyonları: 261-227 g/km | CO2 sınıfı: G) [1] ile seçeneklerin kapsamı daha da genişletildi. Tüm motorlar artık tamamen elektrikli bir tahrik sistemine sahip. 48 volt mild hibrit motorlar, daha az yakıt tüketimiyle birlikte daha yüksek performans sunuyor.
Yeni G-Serisi, zamanın ötesine geçen ikonik görüntüsünü koruyor
Görünümünde yaklaşık 45 yıldır büyük bir değişiklik yapılmayan Mercedes-Benz G-Serisi’nin yeni modellerinin dış tasarımında da sadece küçük ölçekli değişiklikler yapıldı. Görünen değişiklikler arasında, daha önce kullanılan üç çıta yerine dört yatay çıta ile donatılan yeni radyatör ızgarası ve yeniden tasarlanan ön ve arka tamponlar bulunuyor.
Yeni G-Serisi modellerinde, optimize edilmiş aerodinamik yapıya sahip 18 inç hafif alaşım jantlar standart sunulurken, 18-20 inç arasında farklı jant seçenekleri de mevcut. Arazideki performansı artırmak amacıyla PROFESSIONAL Dış Tasarım Paketi sunuluyor. Bu paket, taş savar ızgaralar, geniş çamurluklar ve 18 inç arazi lastiklerini içeriyor. EXCLUSIVE Dış Tasarım Paketi ise gümüş krom radyatör ızgarası, 19 inç mat siyah hafif alaşım jantları ve paslanmaz çelikten arka yükleme eşiği korumasını kapsıyor. Sunulan stiller içinde AMG Tasarım Konsepti ise sportif bir görünüm vadediyor. Ek olarak yeni G-Serisi’nin iç mekân özelliklerinde, MBUX bilgi-eğlence sistemi, Burmester® 3D surround ses sistemi gibi özellikler sunuluyor.
Yeni Mercedes-AMG G 63 elektrikli çekiş sistemi, yeni süspansiyon sistemi, sportif AMG tasarımı ve performansıyla öne çıkıyor
Yeni Mercedes-AMG G 63 (kombine ağırlıklı enerji tüketimi: 15,7–14,7 l/100 km | kombine ağırlıklı karbon (CO₂) emisyonları: 358–335 g/km | CO2 sınıfı: G) güçlü çekiş sistemi, yeni AMG ACTIVE RIDE CONTROL süspansiyon sistemi ve ayırt edici tasarım özellikleriyle, performans arazi araçları arasındaki benzersiz konumunu korumaya devam ediyor.
Elektrik destekli, AMG 4,0 litre, V8 biturbo motor
Yeni Mercedes-AMG G 63 Serisi’nin AMG 4,0 litre V8 biturbo motoru 430 kW (585 hp) güç çıkışı ve 850 Nm maksimum tork üretiyor. 48 voltluk elektrik teknolojisiyle birlikte sunulan entegre marş jeneratörü (ISG) yeni bir özellik olarak,15 kW (20 hp) ilave güç ve 200 Nm tork sağlıyor. Yeni Mercedes-AMG G 63, 0-100 km/s hıza sadece 4,4 saniyede ulaşırken bu dinamik çekiş gücü, 220 km/s azami hıza kadar devam ediyor. Opsiyonel olarak sunulan AMG Performans Paketi’yle, 240 km/s azami hız ve 4,3 saniyede 0-100 km/s hızlanma sağlanabiliyor.
AMG ACTIVE RIDE CONTROL süspansiyon sistemi
Yeni Mercedes-AMG G 63, aktif, hidrolik dengeleme ve adaptif ayarlanabilir amortisör sistemiyle donatılan AMG ACTIVE RIDE CONTROL süspansiyon sistemi ile üstün sürüş deneyimi sunuyor. Sistem, ayrı bir opsiyonel donanım olarak veya AMG Arazi (Offroad) Paketi PRO ve AMG Performans Paketi kapsamında sunuluyor.
AMG Offroad PRO Paketi kapsamında, arazide sürüş için iki ek sürüş modu sunuluyor. ‘AMG Traction PRO’, yol yüzeyine bağlı olarak, tekerleklere frenleme ve tork kontrolü sağlıyor. Araç ‘Rock’ (Kayalık Zemin) ve ‘Sand’ (Kum Zemin) sürüş programlarında ise maksimum çekiş gücü sağlıyor.
Hızlı vites değiştirme: AMG SPEEDSHIFT TCT 9G şanzıman
Standart AMG SPEEDSHIFT TCT 9G şanzıman, dinamik vites değiştirme özelliğiyle sportif sürücülerin beğenisini kazanıyor. Seçilen sürüş programına bağlı olarak, sportif ve hızlı veya konforlu ve neredeyse hiç fark edilmeyen bir şekilde vites değiştirmeye olanak sağlıyor. 9 ileri otomatik şanzıman sayesinde, motor genellikle en uygun devir aralığında bulunuyor.
DYNAMIC SELECT kapsamında sunulan ‘Kaygan Zemin’, ‘Comfort’, ‘Sport’, ‘Sport+’ ve ‘Kişisel’ olmak üzere 5 yol sürüş programıyla, verimli, konforlu veya son derece sportif arasından seçim yapılabiliyor.
Benzersiz görünüme sahip iç mekân ve dış mekân tasarım konsepti
Yeni Mercedes-AMG G 63 Serisi, dikkat çeken tasarım detaylarıyla benzersiz bir görünüm sunuyor. Özel olarak geliştirilen MANUFAKTUR mat hyper mavi gövde rengi ve AMG’ye özgü üç dikey kanatçıklı ön tampon öne çıkıyor. Adaptif MULTIBEAM LED ön farlar ise akıllı aydınlatma sistemleriyle yol durumuna göre aydınlatma sağlıyor ve yüksek performanslı LED farın yardımıyla, mevcut trafik durumuna yanıt veriyor. Dış mekânda AMG logolu siyah detaylar, gümüş fren kaliperleri ve 20 inçten başlayan hafif alaşımlı jantlar yer alıyor. İç tasarımda ise nappa deri kaplı AMG Performans direksiyon simidi ve sezgisel tuşlar, sürüş keyfini artıran unsurlar olarak öne çıkıyor.
| Motor | |||
| Silindir/sıra düzeni | 6/sıralı | ||
| Motor hacmi | cm3 | 2.989 | |
| Nominal güç | kW/hp | 270 (+15) / 367 (+20) | |
| Motor devri | 1/dk. | 4.000 | |
| Nominal tork | Nm | 750 (+200) | |
| Motor devri | 1/dk. | 1.350–2.800 | |
| Güç aktarımı | |||
| Tahrik sistemi düzeni | Sürekli dört tekerlekten çekiş | ||
| Dört tekerlekten çekiş sistemi tork dağıtımı ön/arka (%/%) | 40/60 | ||
| Şanzıman | 9G-TRONIC | ||
| Dişli oranı | |||
| 1./2./3./4./5./6./7. vites | 5,354/3,243/2,252/1,636/1,211/1,000/0,865/0,717/0,601 | ||
| Geri vites | 4,798 | ||
| Süspansiyon | |||
| Ön aks | Bağımsız süspansiyonlu aks | ||
| Arka aks | Rijit aks | ||
| Frenleme sistemi | İki devreli hidrolik fren sistemi | ||
| Direksiyon | Elektromekanik | ||
| Jantlar | 7.5J18ET43 | ||
| Lastikler | 265/60R18 | ||
| Boyutlar ve ağırlıklar | |||
| Aks mesafesi | mm | 2.890 | |
| Tekerlek izi genişliği ön/arka | mm | 1.638/1.638 | |
| Uzunluk/genişlik/yükseklik | mm | 4.825/1.931[2] /2.042[3] | |
| Dönüş çapı | m | 13,6 | |
| Bagaj kapasitesi | litre | 640[4] | |
| Tavan yük kapasitesi | kg | maks. 150 | |
| Geçerli AB mevzuatı uyarınca boş ağırlık | kg | 2.555 | |
| Taşıma kapasitesi | kg | 645 | |
| Brüt araç ağırlığı | kg | 3.200 | |
| Maksimum römork yük ağırlığı (frenli/frensiz) | kg | 3.500/750 | |
| Depo kapasitesi/depo türü | litre | 100/12 | |
| AdBlue® depo kapasitesi | litre | 31,6 | |
| Performans; yakıt tüketimi, karbon emisyonları | |||
| 0-100 km/saat hızlanma | saniye | 5,8 | |
| Maksimum hız | km/saat | 210 | |
| Kombine ağırlıklı yakıt tüketimi[5] | l/100 km | 10,0–8,7 | |
| Kombine ağırlıklı karbon (CO2) emisyonları11 | g/km | 261–227 | |
| Emisyon standardı | Euro 6e | ||
Mercedes-AMG G 63
| Motor | |||
| Silindir/sıra düzeni | V8 | ||
| Motor hacmi | cm3 | 3.982 | |
| Nominal güç | kW/hp | 430 (+15) / 585 (+20) | |
| Motor devri | 1/dk. | 6.000 | |
| Nominal tork | Nm | 850 (+200) | |
| Motor devri | 1/dk. | 2.500–3.500 | |
| Sıkıştırma oranı | 8,60 : 1 | ||
| Karışım oluşturma | Benzinli, doğrudan enjeksiyon | ||
| Güç aktarımı | |||
| Tahrik sistemi düzeni | AMG Performans 4MATIC sürekli dört tekerlekten çekiş | ||
| Dört tekerlekten çekiş sistemi tork dağıtımı ön/arka (%/%) | 40/60 | ||
| Şanzıman | AMG SPEEDSHIFT TCT 9G şanzıman | ||
| Dişli oranı | |||
| 1./2./3./4./5./6./7. vites | 5,354/3,243/2,252/1,636/1,211/1,000/0,865/0,717/0,601 | ||
| Geri vites | 4,798 | ||
| Süspansiyon | |||
| Ön aks | Bağımsız süspansiyonlu aks | ||
| Arka aks | Rijit aks | ||
| Frenleme sistemi | İki devreli hidrolik fren sistemi | ||
| Direksiyon | Elektromekanik | ||
| Jantlar | 9.5J20ET35 | ||
| Lastikler | 275/50R20 | ||
| Boyutlar ve ağırlıklar | |||
| Aks mesafesi | mm | 2.890 | |
| Tekerlek izi genişliği ön/arka | mm | 1.650/1.654 | |
| Uzunluk/genişlik/yükseklik | mm | 4.873/1.984[6] /1.971[7] | |
| Dönüş çapı | m | 13,43 | |
| Bagaj kapasitesi | litre | 640[8] | |
| Tavan yük kapasitesi | kg | maks. 150 | |
| Geçerli AB mevzuatı uyarınca boş ağırlık | kg | 2.640 | |
| Taşıma kapasitesi | kg | 560 | |
| Brüt araç ağırlığı | kg | 3.200 | |
| Maksimum römork yük ağırlığı (frenli/frensiz) | kg | 3.500/750 | |
| Depo kapasitesi/depo türü | litre | 100/12 | |
| Performans; yakıt tüketimi, karbon emisyonları | |||
| 0-100 km/saat hızlanma | saniye | 4,3[9] | |
| Maksimum hız | km/saat | 220[10] | |
| Kombine ağırlıklı yakıt tüketimi[11] | l/100 km | 15,7–14,7 | |
| Kombine ağırlıklı karbon (CO2) emisyonları | g/km | 358–335 | |
[1] Burada sunulan değerler, öngörülen WLTP (Dünya Genelinde Standartlaştırılmış Hafif Yük Araçları Test Prosedürü) ölçüm prosedürüne dayalı olarak hesaplanmıştır. Binek araç yakıt tüketimi ve karbon (CO2) emisyonu değerleri, araç tarafından verimli yakıt kullanımıyla birlikte, ayrıca sürüş stiline ve teknik olmayan diğer faktörlere dayalıdır.
[2] Dış dikiz aynaları hariç
[3] Tavan rafı dahil
[4] Arka koltuk arkasında açık bagaj bölmesi
[5] Burada sunulan değerler, öngörülen WLTP (Dünya Genelinde Standartlaştırılmış Hafif Yük Araçları Test Prosedürü) ölçüm prosedürüne dayalı olarak hesaplanmıştır. Binek araç yakıt tüketimi ve karbon (CO2) emisyonu değerleri, araç tarafından verimli yakıt kullanımıyla birlikte, ayrıca sürüş stiline ve teknik olmayan diğer faktörlere dayalıdır.
[6] Dış dikiz aynaları hariç
[7] Tavan rafı hariç
[8] Arka koltuk arkasında açık bagaj bölmesi
[9] AMG Performans paketiyle birlikte
[10] Elektronik olarak sınırlandırılmış, opsiyonel olarak maksimum hız 240 km/saate yükseltilebilir (sadece AMG Performans paketiyle birlikte)
[11] Burada sunulan değerler, öngörülen WLTP (Dünya Genelinde Standartlaştırılmış Hafif Yük Araçları Test Prosedürü) ölçüm prosedürüne dayalı olarak hesaplanmıştır. Binek araç yakıt tüketimi ve karbon (CO2) emisyonu değerleri, araç tarafından verimli yakıt kullanımıyla birlikte, ayrıca sürüş stiline ve teknik olmayan diğer faktörlere dayalıdır.
Otomotiv Sektörü
İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.
Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.
Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi
Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.
Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.
Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi
Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:
- Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
- Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
- Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
- QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları
geliyor.
Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.
Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor
Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.
Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.
Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor
Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.
Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.
“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”
TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”
“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”
TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:
“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”
Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:
- Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
- Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
- Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
- Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek
Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş
Otomotiv Sektörü
Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.
70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımını ve menzil kaybını azaltılıyor.
Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci
Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”
Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.
70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.
Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı
Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.
İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.
MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik
MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.
1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket
Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:
-
Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.
-
Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.
-
DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.
2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı
MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:
-
Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.
-
Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.
3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı
Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.
🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları
-
MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.
-
MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.
Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

