Connect with us
https://www.peugeot.com.tr/peugeot-modelleri/208.html?utm_source=direct&utm_medium=DIS-RES&utm_campaign=peugeot208_sektorel_mart23_TR_AP_VN_2008-P24_OnGoing_DIS-RES_A_BRD_CLICKS_NA_ICE_&utm_content=direct_display&partner_uid=HashedMail

Otomotiv Sektörü

Yeni Mercedes-Benz E-Serisi Türkiye’de Satışa Sunuldu

2023 sonbaharında Avrupa yollarına çıkan yeni Mercedes-Benz E-Serisi Aralık ayı itibari ile Türkiye’de.75 yılı aşkın bir süredir orta sınıf lüks sedan dünyasında standartları belirleyen E-Serisi ile Mercedes-Benz, 2023 yılında bu segmentte tamamen yeni bir sayfa açıyor. İçten yanmalı motordan elektrikli güç-aktarma sistemlerine geçişe işaret eden yeni E-Serisi, yeni elektronik mimarisiyle kapsamlı bir dijital kullanıcı deneyimi sağlıyor. E 220 d 4MATIC 5.900.000 TL’den ve Türkiye için özel olarak üretilen E 180 4.220.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

 

Dış tasarımda geleneksel gövde orantıları özel karakteristik çizgilerle zenginleştiriliyor

Yeni E-Serisi, geleneksel üç hacimli sedan gövde orantıları (uzunluk: 4.949 mm, genişlik: 1.880 mm, yükseklik: 1.468 mm) ve 2.961 mm uzunluğundaki aks mesafesi ile bir önceki nesil E-Serisi’ne göre 22 mm daha uzun bir tasarıma sahip. Ayrıca kısa ön aks uzantısı, uzun kaputu oldukça geride konumlandırılan kokpit ve geride konumlandırılan arka kabin tasarımını uyumlu bir şekilde takip eden bagaj uzantısı ile dikkat çekiyor.

Otomobilin profilden görünümü, geride konumlandırılan kabin sayesinde uyumlu gövde orantılarını gözler önüne seriyor. Yan cephedeki karakteristik çizgiler otomobilin sportif karakterini vurguluyor.

Arka cephede yeni bir kontüre ve özel tasarıma sahip iki parçalı LED arka lambalarda yer alan Mercedes-Benz yıldız motifi günün her anında kendisini gösteriyor.

Yeni E-Serisi, Türkiye’ye özel motor seçenekleri ile pazarda

Türkiye pazarında ilk etapta E 180 ve E 220 d 4MATIC olmak üzere benzinli ve dizel iki farklı motor seçeneğinin sunulacağını belirten Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan “75 yıldan fazla bir süredir orta sınıf lüks sedan araçların standartlarını belirleyen, gelenek ve modernizmi birleştirerek kendine özel hayran kitlesini yaratan E-Serisi her zaman teknolojik ilerlemenin ilk uygulandığı araç olmuştur. Sahip olduğu elektronik mimari ile kapsamlı dijital bir deneyim sunan yeni E-Serisi 2023 yazında Avrupa yollarına çıktıktan sonra şimdi de Türkiye’de. Türkiye pazarına özel ve arkadan itişli oluşuyla sportif bir sürüş deneyimi sunan E180, 170 beygir gücünde (125 kW) içten yanmalı benzinli motorun yanı sıra, 23 beygir gücünde (17 kW) elektrik motoruyla, dünya üzerinde sadece Türkiye’de satışa sunuluyor. Tüm bunlar bize Mercedes-Benz için Türkiye‘nin ne kadar önemli bir pazar olduğunu gösteriyor“ dedi.

Mercedes-Benz ‘in 1946 yılından günümüze yaklaşık 17 milyon orta sınıf araç ürettiğini ve E-Serisi’nin mirasının da markanın ilk günlerine kadar uzandığını vurgulayan Bekdikhan, “E-Serisi Türkiye’de bugüne kadar 82.000 adet satarak dünyadaki başarısını yerel pazara da taşıdı. Her yeni modeli heyecanla beklenen, müşterilerimizin daima kendilerinden bir parça buldukları ve Nisan’da dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni E-Serisi’nin Türkiye’de büyük ilgi göreceğinden eminiz” dedi.

Edition 1: Teknoloji ve konforun ideal birleşimine tanık olun

Yeni E-Serisi’nin, ilk üretime özel Edition 1 paketinde kapsamlı bir donanım kombinasyonu sunuluyor. Maksimum ayrıcalık ve konfor için tasarlanan Yeni E-Serisi Edition 1, hayatınızı kolaylaştıracak özelliklerle donatıldı. Edition 1’a özel standart olarak sunulan AIRMATIC havalı süspansiyon sistemi ve Arka aks yönlendirme sistemi (4,5°) sürücü ve yolcular için maksimum sürüş güvenliği ve dinamizmi sunarken 3 boyutlu dijital gösterge paneli, ısıtmalı ve havalandırmalı ön koltuklar ve Burmester® 4D surround ses sistemi ile iç mekânı konforlu ve eğlenceli bir yaşam alanına dönüştürüyor.

Dış tasarımda geleneksel gövde orantıları ve özel karakteristik çizgiler

Mercedes-EQ modellerinin radyatör panelini andıran parlak yüzey, yeniden tasarlanmış sportif farlar ve radyatör ızgarası arasında estetik bir bağlantı noktası görevini üstleniyor. Üç boyutlu olarak tasarlanan radyatör ızgarası, dış mekân tasarım konseptine bağlı olarak yenilikçi, klasik veya sportif bir görünüm kazanabiliyor. Standart olarak sunulan DIGITAL LIGHT sayesinde maksimum görüş alanını sürücülere sunuyor. Mercedes-Benz’in bir tasarım geleneği olan ve kaş çizgisini andıran far tasarımı yeni E-Serisi’nde de kendisini gösteriyor. Otomobilin kaputunda sportifliğe vurgu yapan güç kubbeleri yer alıyor. Mercedes-Benz EQ ve S-Serisi modellerinden tanınan KEYLESS-GO gizli kapı kolları ise ön plana çıkan diğer tasarım unsurları.

MBUX Superscreen ile öne çıkan iç tasarım

Ön konsol, iç mekânı benzersiz bir dijital deneyime hazır hale getiriyor. E-Serisi ön yolcu ekranı ile MBUX Superscreen’in geniş cam yüzeyi ön konsol boyunca uzanarak bütüncül bir görünüm sağlıyor. Sürücünün görüş alanında yer alan tamamen dijital gösterge paneli görsel olarak bu yapıdan ayrılıyor.

Gösterge panelinin ön bölümü, 64 renkli ambiyans aydınlatması ile aydınlatılıyor. Işık şeridi, ön panelde geniş bir yay çizdikten sonra A sütunlarını aşıp kapılara kadar uzanarak iç mekandaki ferahlık hissini güçlendiriyor. Kapı panellerinin üst kısmındaki havada süzülüyor gibi görünen kumanda ünitesi ekranların cam yüzeylerinin görünümüyle eşleşiyor.

Ön konsolla homojen bir tasarıma sahip orta konsol, ön konsolun alt bölümüyle düz bir çizgi halinde birleşiyor. Kapaklı ve bardak tutuculu eşya gözü, ön tarafta üç boyutlu olarak şekillendirilen üniteye entegre edilmiş durumda. Orta konsolun arka kısmında yumuşak yapıda bir kol dayama bölgesi yer alıyor.

Kapı orta paneli, içbükey bir kıvrım sayesinde kesintisiz bir şekilde kolçakla birleşiyor. Elektrikli cam kumandalarına ve kapı kollarına yer veren ön kısım, metalik detayları ile otomobilin sahip olduğu ileri teknolojiyi görsel olarak vurgulayan bir unsur olarak tasarlandı. Koltuklardaki oturma yüzeyinin ve sırt bölgesinin konturları, zarif bir akış oluşturacak şekilde içten dışa uzanıyor. Ayrıca katmanlı tasarım sayesinde koltuğun tabanı zemin üzerinde süzülüyor hissi uyandırıyor. Girintili dikey çizgiler, yukarı doğru genişleyerek dış konturu takip ediyor. E-Serisi, iç mekân genişliğinde sınıfının önde gelenlerinden. Sürücü, bir önceki modele göre 5 mm daha fazla baş mesafesine sahip. Arka koltuktaki yolcular ise 2 cm artan aks mesafesinden yararlanıyor. Diz mesafesinde 10 mm ve bacak mesafesinde 17 mm artışın yanında arka dirsek genişliği de 1.519 mm gibi önemli bir artış vaat ediyor. 25 mm’ye ulaşan bu artış neredeyse bir S-Serisi kadar bir alan sunuyor. Bagaj hacmi ise 540 litreye kadar çıkıyor.

Mild-Hybrid Güç Ünitesi

Hem dizel hem de benzinli motorlar, turbo besleme dışında entegre bir marş jeneratörü (ISG) ile destekleniyor. Dolayısıyla bu motor seçenekleri birer mild-hibrit. Yeni batarya teknolojisi sayesinde elektromotorlar 20 bg yerine 23bg ek güç ve 205 Nm ek tork sunuyor.

Türkiye pazarına özel E 180 motor seçeneği

Türkiye pazarında ilk etapta E 180 ve E 220 d 4MATIC olmak üzere biri benzinli ve dizel iki farklı motor seçeneği sunuluyor.

Türkiye pazarına özel E 180 M 254 motor NANOSLIDE® silindir kaplaması veya CONICSHAPE® silindir honlaması dahil en gelişmiş motor teknolojilerini bünyesinde barındırıyor. Arkadan itişli oluşuyla sportif bir sürüş deneyimi sunan E180, 170 beygir gücünde (125 kW) içten yanmalı benzinli motorun yanı sıra, 23 beygir gücünde (17 kW) elektrik motoruyla, sadece dünya üzerinde sadece Türkiye’de sunulacak.

E 220 d 4MATIC versiyonundaki OM 654 M da gelişmiş motor teknolojilerini bünyesinde barındırıyor ve yüksek verimlilik seviyesiyle dikkat çekiyor. Her iki motorda da standart olarak 9G-TRONIC otomatik şanzıman sunuluyor.

Yeni E-Serisi çevikliği ve yüksek yol tutuşunu her biri dört kontrol kolu tarafından hassas bir şekilde yönlendirilen ön tekerler sayesinde sağlıyor. Beş kollu bağımsız arka aks ise düzlüklerde üstün bir stabilite sağlıyor. Ön akslardaki yaylar ve amortisörler tek bir payandada birleşerek tekerleklerin yönlendirilmesinde görev almıyor. Böylece, süspansiyon sistem hassas tepkiler verebiliyor. Ön yardımcı şasi ve arka aks taşıyıcısı, süspansiyon ve gövdeyi titreşim ve gürültüden arındırıyor. Yeni E-Serisi’nin ön iz genişliği 1.634 mm ve arka iz genişliği 1.648 mm ölçülerine sahip. Ayrıca tekerlekler 21 inçe kadar farklı jant seçenekleri ile donatılabiliyor.

Yeni E-Serisi’nde Edition 1 ile standart olarak teknik paket sunuluyor. Teknik paket, ADS+ sürekli ayarlanabilir amortisörler ve arka aks yönlendirmesine sahip çok yönlü AIRMATIC havalı süspansiyon sistemini içeriyor. Bu nedenle her zaman adaptif sönümleme sistemi ADS+’a sahip AIRMATIC süspansiyon, yüksek bir hassasiyette maksimum konforu sağlıyor. AIRMATIC ayrıca seviye kontrol işlevi ile araç yükünden bağımsız olarak otomobilin yerden yüksekliğini sabit tutar veya istenen seviyede değişiklik yapabilmeyi sağlar. Yeni E-Serisi, arka aks yönlendirmesi ve buna eşlik eden daha doğrusal oranlı ön aks direksiyon oranı ile çevik ve dengeli sürüş özellikleri sergiliyor. 4,5 dereceye direksiyon açısına sahip arka aks, dönüş çapını azami 90 santimetre azaltabiliyor. 4MATIC versiyonlarda dönüş çapı 12,0 metre yerine 11,1 metre seviyesine inerken, arkadan itişli versiyonlarda 11,6 metreden 10,8 metreye düşüyor.

Etkileyici ve sürükleyici eğlence deneyimi

Yeni E-Serisi’nde müzik, oyunlar ve birçok içerik neredeyse tüm duyularla deneyimlenebiliyor. İç mekandaki dijital yenilikler sayesinde E-Serisi artık daha akıllı. Ayrıca kişiselleştirme ve etkileşimde tamamen yeni bir boyut açıyor. Yeni E-Serisi, sahip olduğu yazılım odaklı anlayış sayesinde analog donanımları azaltarak elektronik altyapısını daha dijital bir noktaya taşıyor.

Önceden ayrı ayrı işlem gören bilgisayar fonksiyonları artık tek bir işlemcide birleşiyor. Böylece ekranlar ve MBUX eğlence sistemi, çok güçlü bir merkezi araç bilgisayarını paylaşıyor. Daha hızlı gerçekleşen veri akışı sayesinde sistemin çalışma performansı artıyor.

Yeni E-Serisi’nde yer alan yapay zekâ sayesinde MBUX, çok sayıda bilgi-eğlence, konfor ve araç işlevi için kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor. Sıfır katmanlı tasarım ile kullanıcı, alt menüler arasında gezinmek veya sesli komut vermek zorunda kalmıyor. Duruma bağlı ve bağlamsal olarak, uygulamalar görüş alanında en üst düzeyde görünüyor. Böylece, bir fonksiyona ulaşmak zahmetsiz bir hal alıyor. MBUX Navigasyon için arttırılmış gerçeklik sayesinde grafik navigasyon ve trafik bilgilerini canlı görüntülerin üzerine yerleştiriyor.

Apple Car Play veya Android Auto, araç hareket halindeyken mobil cihazın belirli işlevlerinin orta ve yolcu ekranında kullanılmasını sağlıyor.

Burmester® 4D surround ses sistemi, 21 hoparlör ve 15 kanal 730 Watt amplifikatör ile çok daha gelişmiş bir ses kalitesi sunduğu gibi ön koltuklardan verilen bas titreşimleri sayesinde müzik dinlemeyi fiziksel bir deneyim haline dönüştürüyor.

Müzik görünür hale geliyor: Ses Görselleştirme

Ses Görselleştirme işlevine sahip yeni 64 renkli ambiyans aydınlatması sayesinde yeni E-Serisi kullanıcıları, müziği üç duyu ile deneyimleyebiliyor. Müzik ve film veya uygulama seslerini (istenirse Dolby Atmos® teknolojisi ile) duyabiliyor, hissedebiliyor (opsiyon olarak sunulan Burmester® 4D surround ses sistemindeki ses rezonansı dönüştürücüler aracılığıyla) ve ayrıca görebiliyor. İlk kez E-Serisi ile sunulacak olan görselleştirme, 64 renkli ambiyans aydınlatmasının ışık şeridinde gerçekleşiyor. Örneğin, hızlı vuruşlar hızlı ışık değişiklikleri yaratırken, akıcı ritimler yumuşak bir şekilde birleşen aydınlatma oluşturabiliyor.

Eğlence deneyimi ön yolcu için her zaman etkileyici. Ön yolcu, opsiyonel olarak sunulan kendine ait ekranda video akışı gibi dinamik içerikleri izleyebiliyor.

Sesli Komut:

MBUX sesli komutlar ile daha da işlevsel hale geliyor. “Sadece Konuş” işleviyle artık akıllı sesli komut “Hey Mercedes” olmadan da etkinleştirilebiliyor. İşlev etkinleştirildiğinde, ekranda kırmızı bir mikrofon simgesi otomobilin hazır olduğunu ve komut beklediğini gösteriyor.

THERMOTRONIC dört bölgeli otomatik klima sistemi ve Dijital Havalandırma Menfezleri

THERMOTRONIC dört bölgeli otomatik klima sistemi (opsiyonel ekstra) ile dijital havalandırma menfezleri, konfor deneyimini daha da ileri taşıyor. Ön havalandırma menfezlerini istenen havalandırma tipine göre otomatik ayarlıyor. İstenen bölgeyi klima ekranında işaretlediğinizde hava çıkışları otomatik olarak bölgeye yöneliyor ve dilenen havalandırmayı zahmetsizce sağlıyor. Bölge seçimi her koltuk için yapılabiliyor. Bunun yanında, havalandırma menfezleri sadece otomatik değil, el ile de ayarlanabiliyor.

Çok sayıda sürüş destek sistemi

E-Serisi’nin standart sürüş destek sistemleri arasında ATTENTION ASSIST, Aktif Fren Yardımcısı, Aktif Şerit Takip Yardımcısı, Park Paketi, Geri Görüş Kamerası ile Aktif Hız Sınırına Otomatik Uyarlama Yardımcısı gibi işlevler yer alıyor. Sürüş destek sistemlerinin durumu ve etkinliği, sürücü ekranının yardım modunda tam ekran olarak gösteriliyor.

ATTENTION ASSIST, kamera sayesinde sürücü ekranında (opsiyonel ekstra) dikkat dağınıklığı uyarısı sunuyor. Örneğin Sürüş Yardım Paketi PLUS (opsiyonel) kapsamında sunulan Aktif Direksiyon Yardımcısı otomobili şeritte tutmaya yardımcı oluyor. Daha önce otoyollarda olduğu gibi, E-Serisi artık şehir içi yollarda da durduktan sonra otomatik olarak kalkış yapabiliyor. Ayrıca şerit işaretleri net görülemediği için Aktif Direksiyon Yardımcısının kullanılamadığı zamanlarda, bunu direksiyon simidindeki titreşimlerle sürücüye bildiriyor.

Sofistike gövde konsepti ve koordineli emniyet sistemleri

E-Serisi’nin güvenlik konsepti, rijit bir yolcu kabinine ve deforme olabilen çarpışma bölgelerine sahip bir gövdeye dayanıyor. Emniyet kemerleri ve hava yastıkları gibi güvenlik sistemleri bu yapıya özel olarak uyarlanmış durumda. Bir kaza anında koruyucu önlemler duruma uyumlu şekilde etkinleştiriliyor.

Sürücü ve ön yolcu hava yastıkları dışında sürücü tarafında bir diz hava yastığı da standart olarak sunuluyor. Önden çarpışma anında bacakların direksiyon kolonu veya ön konsol ile temasını önlüyor. Standart cam hava yastıkları, başın yan cama veya delici nesnelere çarpma riskini azaltıyor. Bunun dışında ciddi bir yandan çarpışma durumunda, çarpışmanın olduğu taraftaki cam hava yastığı ön ve arka yan camların üzerinde bir perde gibi A sütunundan C sütununa kadar uzanıyor. Olası bir takla anında her iki yandaki hava yastıkları etkinleşiyor.

Kaynakları koruyan malzemeler

Çok sayıda E-Serisi bileşeni doğal kaynaklardan tasarruf edilmesini sağlayan malzemelerden (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir hammaddeler) üretiliyor. Örneğin E-Serisi’nin baz koltuk versiyonunda geri dönüştürülmüş bir malzeme ile birleştirilen boyasız alpaka yünü döşeme kullanılıyor. Koltukların köpüğünde “kütle dengesi yaklaşımına” göre ilk kez sertifikalı geri dönüştürülmüş hammaddeler kullanılırken, özellik olarak bu malzeme ham petrolden üretilen hammaddeler ile aynı performansı sergiliyor. Bu sayede ürün kalitesi korunurken fosil kaynaklara olan gereksinim azalıyor.

Ayrıca Mercedes-Benz, 2022 yılından bu yana dünya genelindeki tüm fabrikalarında karbon nötr dengesiyle üretim yapıyor. Dışarıdan sağlanan elektrik, sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandığından karbon içermiyor. Şirket, ayrıca tesislerinde yenilenebilir enerji üretimini artırmayı hedefliyor. 2024 yılı sonuna kadar Sindelfingen tesisinde güneş pillerinin arttırılması için yatırım yapılacak. Bunun yanında su tüketimi ve üretilen atık miktarı da azaltılacak.

E-Serisi, uzun soluklu bir başarı hikayesi

Mercedes-Benz, 1946 yılından günümüze yaklaşık 17 milyon orta sınıf araç üretti. E-Serisi’nin mirası, markanın ilk günlerine kadar uzanıyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında üretim yeniden başladığında, ilk olarak 1936’da tanıtılan 170 V (W 136) üretime geri döndü. Saloon, 1947’de Mercedes-Benz’in savaş sonrası ilk binek otomobili oldu. 1953’ün bağımsız karoserli “Ponton” gövdeli 180 modeli (W 120) yeni teknik ve yapısal özelliklere sahipti. 1961 yılında bunu “Fintail” serisinin (W 110) dört silindirli versiyonları izledi. 1968’de “Stroke/8” serisi (W 114/115) üst orta sınıftaki bir sonraki adımı simgeliyordu. 1976’dan sonraki 123 model serisi daha da başarılı oldu.

1984’ten 1995’e kadar üretilen 124 modeli, ilk kez 1993 yılının ortalarından itibaren E-Serisi adını aldı. Çift farlı yüzü ve yenilikçi teknolojileri 1995 yılında pazara sunulan 210 serisinin karakteristik özellikleriydi. 211 modeli E-Serisi, 2002 yılının başlarında piyasaya sürüldü. Bunu 2009 yılında E-Serisi 212 (Sedan ve Estate) ve 207 (Cabriolet ve Coupé) serileri izledi. 213 modeli Mercedes-Benz E-Serisi 2016’da ve 2017’den itibaren de ilk kez All-Terrain olarak görücüye çıktı. Ayrıca 238 serisinin coupé ve cabrio gövde tipleri de bulunuyor.

Fiyat Listesi

Model

Fiyat (TL)

E 180 Edition 1 Exclusive

4.220.000

E 180 Edition 1 AMG

4.330.000

E 220 d 4MATIC Edition 1 Exclusive

5.900.000

E 220 d 4MATIC Edition 1 AMG

6.050.000

Mercedes-Benz

Mercedes-Benz

E 180

E 220 d 4MATIC

Motor

Silindir adedi/düzeni

Sıralı/4

Sıralı/4

Motor hacmi

cc

1.496

1.993

Maksimum güç

bg/kW, d/d

170/125, 5600-6100

197/145, 3600

Ek elektrik gücü

bg/kW

23/17

23/17

Maksimum tork

Nm, d/d

250/1800 – 4000

440, 1800-2800

Ek elektrik torku

Nm

205

205

Sıkıştırma oranı

10: 1

15,5:1

Yakıt karışımı

Yüksek basınçlı enjeksiyon

Yüksek basınçlı enjeksiyon

Güç aktarımı

Güç aktarma tipi

Arkadan itiş

Dört tekerlekten çekiş

Şanzıman

9G TRONIC otomatik şanzıman

9G TRONIC otomatik şanzıman

Vites oranları

1./2./3./4./5./6./8./9.

5,35/3,24/2,25/1,64/1,21/1,00/0,87/0,72/0,60

5,35/3,24/2,25/1,64/1,21/1,00/0,87/0,72/0,60

Geri vites

4,8

4,8

Süspansiyon

Ön aks

Dört kollu ön aks, helezon yaylar, gazlı amortisörler, stabilizatörler

Arka aks

Beş kollu bağımsız, helezon yaylar, gazlı amortisörler, stabilizatörler

Fren sistemi

Önde hava kanallı diskler, elektrikli park freni, ABS, Fren asistanı, ESP®,

Önde hava kanallı diskler, elektrikli park freni, ABS, Fren asistanı, ESP®,

Direksiyon

Elektrik destekli kremayer direksiyon

Elektrik destekli kremayer direksiyon

Ebatlar ve ağırlıklar

Uzunluk/genişlik/yükseklik

mm

4949/1880/1468

4949/1880/1468

Aks mesafesi

mm

2961

2961

İz genişliği ön/arka

mm

1634/1648

1634/1648

Dönüş çapı

m

10,8

11,1

Bagaj hacmi, VDA

lt

540

540

Boş ağırlık

kg

1820

1975

Yükleme kapasitesi

kg

625

605

İzin verilen toplam ağırlık

kg

2445

2580

Depo kapasitesi/yedek

lt

66/7

66/7

Performans, tüketim, emisyon

Hızlanma 0-100 km/s

sn

8,9

7,8

Maksimum hız

km/s

225

234

Karma yakıt tüketimi, WLTP

lt/100 km

6,7

5,2

Karma CO2 emisyonu, WLTP

153

137

Emisyon sınıfı

Euro 6

Euro 6

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Toyota, 10 milyar dolara füturistik deney kenti kuruyor   

Japon otomotiv devi Toyota, Fuji Dağı’nın eteklerinde sürücüsüz araçların test edileceği “açık hava laboratuvarı” şeklinde bir şehir kuruyor. 10 milyar dolara mal olan “Dokuma Şehri” isimli merkezde 2 bin kişi yaşayacak.

İsmi “Woven City.” Türkçesi “Dokuma Şehri.” Japon otomotiv devi Toyota, 10 milyar dolara kurduğu bu fütüristik şehirde, insanlığın geleceğini dokuyacak. Şirketin ilk olarak 2021’de duyurduğu Woven City, başkent Tokyo’nun da bulunduğu Honshü adasındaki Fuji Dağı’nın eteklerine kuruldu.

“Kitlesel insan deneyi” sloganıyla pazarlanan şehir, aslında sürücüsüz araçların turlayacağı “çevre dostu bir açık hava laboratuvarı.” Şirket şehirdeki ışıklar, binalar ve yollardaki sensörler tarafından yönlendirilen enerji tasarruflu otonom araçlarını test ederken; bir yandan da veri toplayacak.

Akıllı araçlar olur da robotlar ve Hollywood filmlerinde sıkça gösterilen akıllı evler olmaz mı… Şehrin tamamında Japon mimarisine uygun olarak ahşaptan yapılan, hidrojenle çalışan, emisyonları azaltan akıllı evler bulunacak ve yaklaşık 2 bin kişi “Dokuma Şehri”nde gelecekte yaşamayı deneyimleyecek. Üstelik bu bahsettiğimiz şeyler çok da uzak bir tarihte yaşanmayacak. “Dokuma Şehri”nin ilk sakinleri, bu yazın sonunda akıllı evlerine yerleşmeye başlayacak.

Toyota yetkilileri, bu sayede insanların fütüristik bir dünyada yaşama verdiği tepkileri de gözlemlemiş olacak. İngiliz basınına konuşan Toyota Başkanı Akio Toyoda şunları söyledi: “Bunun gibi küçük ölçekte bile olsa sıfırdan eksiksiz bir şehir inşa etmek, şehrin altyapısı için dijital işletim sistemi de dahil olmak üzere geleceğin teknolojilerini geliştirmek için eşsiz bir fırsat oldu.” “İnsanların, binaların ve araçların hepsinin birbirine bağlı olması ve veri ve sensörler aracılığıyla iletişim kurması sayesinde, bağlantılı yapay zekâ teknolojisini hem sanal hem de fiziksel alanlarda test edebileceğiz ve potansiyelini en üst düzeye çıkarabileceğiz.”

Emre ERGÜL – DÜNYA

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Nissan Türkiye Genel Müdürü’ne yeni bir şapka daha

Nissan Türkiye’den sorumlu Genel Müdür Charbel Abi Ghanem, 1 Nisan 2024 tarihi itibariyle Nissan Türkiye Genel Müdürü sorumluluğuna ek olarak, Avrupa Bağımsız Pazarlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak atandı.

“Avrupa Bağımsız Pazarlardan Sorumlu Başkan Yardımcılığı ve Türkiye Genel Müdürlüğü” görevlerini birlikte yürütecek olan Abi Ghanem, Avrupa Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Bölüm Başkan Yardımcısı Mayra González Velasco’ya bağlı olarak çalışacak ve ailesiyle birlikte İstanbul’da ikamet etmeye devam edecektir.

charbel-abi-ghanem1.jpg

Charbel Abi Ghanem hakkında

2003 yılında Notre Dame Üniversitesi (Lübnan) Reklam ve Pazarlama bölümünden mezun olan Charbel Abi Ghanem, pazarlama alanında yüksek lisans eğitimi ve ardından Madrid, IE Business School’dan MBA derecesine sahiptir. İş hayatına 1999 yılında başlayan Charbel Abi Ghanem, 2012 yılında göreve başladığı Nissan Motor Corporation çatısı altında global satış ve iş geliştirme alanında önemli görevler üstlenmiştir. Daha önce Nissan Kuzey Amerika’da satış operasyon yöneticiliğinde, Nissan Avrupa’da ise pazarlama ve tüketici deneyimi alanlarında ve Nissan Belçika Genel Müdürü olarak görev almıştır.

Ghanem evli ve iki çocuk babasıdır.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Skoda, 2024 yılındaki model atağına devam ediyor

Skoda, 2024 yılındaki model atağına devam ediyor. Yeni Kamiq ve Scala’nın tanıtımını gerçekleştiren Škoda, şimdi ise markanın tüm dünyada en çok tercih edilen modeli Octavia’yı güncelledi. Octavia Sedan ve Combi modelleri, Temmuz ayından itibaren Türkiye’de de satışa sunulacak.

Yenilenen tasarımı, yeni bilgi-eğlence sistemleri, yeni güvenlik sistemleri ve daha fazla sürdürülebilir materyal kullanımıyla dikkat çeken Octavia, zaten iddialı olan tarzını daha da ileriye taşıdı. Modern nesliyle 1996’dan bu yana 7 milyonun üzerinde satış adedine ulaşan Octavia, dördüncü nesliyle birlikte müşterilerine daha fazla konfor, teknoloji, güvenlik, performans ve çevreci yaklaşım sunuyor.

İç ve dış detaylardaki mükemmellik

Yenilenen Octavia Sedan ve Combi modeli, her detayıyla daha rafine hale gelecek şekilde güncellendi. Yenilikler arasında yeni ön-arka tampon tasarımı, yeni Škoda ön ızgarası, ikinci nesil LED Matrix farlar, yeni tasarıma sahip LED arka farlar ve yeni jant tasarımları yer alıyor. Aracı her açıdan daha da rafine hale getiren Škoda, markanın imzası haline gelen ön far grubunun iç kısmında, ayırt edici bir mavi renk veren benzersiz kristal element olan Crystallinium’a yer vererek, aracın estetiğini daha da karşı konulmaz hale getirdi.

Zarif dokunuşlarla daha etkileyici hale gelen Octavia, tasarımdaki derinliği ve sofistike tarzı yansıtıyor. Bazı detaylarıyla Superb modelinden de ilham alan Octavia, daha sportif bir yaklaşıma sahip. Yenilenen Octavia Sedan ve Combi modellerinin uzunluğu ise 9 mm artarak 4.698 milimetreye çıktı.

 

Octavia’nın zarif tasarımı kabinde de devam ediyor. Škoda, koltuklar, ön konsol ve kapı panellerinde daha fazla sürdürülebilir materyale yer verdi. Aynı zamanda Octavia, iç yaşam alanı deneyimini daha da ileriye taşıyan opsiyonel 13 inç’lik yeni multimedya ekranıyla tercih edilebiliyor. Dijital gösterge paneli olarak 10 inç Sanal Kokpit ile tüm veriler kolayca ve hızlı bir şekilde takip edilebiliyor. Yapay zeka tabanlı ChatGPT chatbot özelliği de, Octavia’da Laura sesli asistana entegre ediliyor. Böylece sesli komut özelliği farklı bir boyuta taşınıyor.

Çift bölgeli Climatronic sistemi artık tüm modellerde standart olarak sunulurken, kablosuz şarj alanı, hızlı şarj özelliğinin yanı sıra soğutma özelliği de sağlıyor. USB-C bağlantı noktaları ise, 45 watt’lık çıkışla daha hızlı şarj sağlıyor.

Birçok motor seçeneğiyle geliyor

Škoda Octavia, dört benzinli ve iki dizel olmak üzere bir dizi gelişmiş dört silindirli motor seçeneğiyle tercih edilebiliyor. 115 HP’lik benzinli ve mild hibrit 1.5 TSI motorlarının yanı sıra 150 HP’lik benzinli veya mild hibrit 1.5 TSI motorlar sunuluyor. Benzinli motor seçeneklerinin en üzerine ise 204 HP’lik 2.0 TSı ve 265 HP’lik 2.0 TSI ünite yer alacak. Dizel motor seçenekleri arasında ise 115 HP 2.0 TDI ve 150 HP 2.0 TDI üniteler tercih edilebilecek.

Octavia’nın mild hibrit teknolojisiyle donatılan motorları, daha fazla verimlilik sağlıyor. Frenleme sırasında geri kazanılan enerji, 48 voltluk bir marş jeneratörü kullanılarak bir lityum iyon bataryada depolanıyor. İçten yanmalı motor, elektrik gücüyle destekleniyor. Daha az güç gerektiğinde, 1.5 TSI motorun ACT+ aktif silindir teknolojisiyle iki silindir kapatılarak yakıt tüketimi daha da düşüyor.

Daha yüksek güvenlik seviyesi

Škoda, Octavia’nın aktif ve pasif güvenlik seviyesini yeni versiyonda daha da geliştirdi. Sürücü Yorgunluk Tespit Sistemi’nin yerine sürücü davranışlarını daha hassas bir şekilde değerlendirebilen daha gelişmiş bir sürücü yorgunluk sistemi mevcut. Yeni Akıllı Park Asistanı ise Octavia’nın paralel ve dik park alanlarına otomatik olarak girip çıkmasını sağlıyor. Sistem, direksiyonu kontrol etmenin yanı sıra artık frenleri, hızı ve sürüş yönünü de kontrol edebilirken, bir engel tespit ederse aracı otomatik olarak durduruyor.

Sınıfının en güvenli araçlarından biri olan Škoda Octavia, Euro NCAP çarpışma testlerinden 5 yıldıza sahip. Yenilenen Octavia’da 10 adede kadar hava yastığı yer alıyor. Sürücü ve ön yolcu arasındaki merkezi hava yastığı; sürücü için diz hava yastığı; sürücü ve ön yolcu hava yastıklarının yanı sıra ön yan hava yastıkları ve kafa hava yastıkları standart olarak sunuluyor. Bununla birlikte arka yan hava yastıkları da tercih edilebiliyor.

Efsanevi Octavia RS daha da güçlendi

Efsanevi Škoda RS ismi, 2000 yılından bu yana Octavia’nın en sportif versiyonlarını tanımlamak için kullanılıyor. Yenilenen Octavia ile birlikte RS versiyonu da daha iddialı hale geldi. Geleneksel parlak siyah detaylara ek olarak Octavia RS standart olarak LED Matrix farlarla birlikte geliyor.

265 HP ile daha güçlü 2.0 litre TSI motorla donatılan Škoda Octavia RS, aynı zamanda 370 Nm tork değerine sahip. 7 ileri otomatik DSG şanzımanla eşleştirilen model, daha fazla verimlilik ve performans sunuyor. Standart spor süspansiyon 15 milimetre alçaltılan Octavia RS, kademeli direksiyon ve elektronik olarak kontrol edilen VAQ sınırlı kaydırmalı diferansiyel ile birlikte her durumda mükemmel çekiş ve sürüş dinamikleri sunabiliyor. Octavia RS versiyonları artık standart olarak siyah spor egzozlarla geliyor. Ayrıca aracın yeni motor yazılımı otomobilin güçlü sesini daha da ortaya çıkarıyor. İlk çalıştırmada motorun devrini artırıyor ve Sport moduna geçildiğinde sürüş sırasında daha da fazla keyif veriyor.

Škoda Yenilenen Octavia Sedan ve Combi ile Model Atağını Sürdürüyor

Škoda, 2024 yılındaki model atağına devam ediyor. Yeni Kamiq ve Scala’nın tanıtımını gerçekleştiren Škoda, şimdi ise markanın tüm dünyada en çok tercih edilen modeli Octavia’yı güncelledi. Octavia Sedan ve Combi modelleri, Temmuz ayından itibaren Türkiye’de de satışa sunulacak.

Yenilenen tasarımı, yeni bilgi-eğlence sistemleri, yeni güvenlik sistemleri ve daha fazla sürdürülebilir materyal kullanımıyla dikkat çeken Octavia, zaten iddialı olan tarzını daha da ileriye taşıdı. Modern nesliyle 1996’dan bu yana 7 milyonun üzerinde satış adedine ulaşan Octavia, dördüncü nesliyle birlikte müşterilerine daha fazla konfor, teknoloji, güvenlik, performans ve çevreci yaklaşım sunuyor.

İç ve dış detaylardaki mükemmellik

Yenilenen Octavia Sedan ve Combi modeli, her detayıyla daha rafine hale gelecek şekilde güncellendi. Yenilikler arasında yeni ön-arka tampon tasarımı, yeni Škoda ön ızgarası, ikinci nesil LED Matrix farlar, yeni tasarıma sahip LED arka farlar ve yeni jant tasarımları yer alıyor. Aracı her açıdan daha da rafine hale getiren Škoda, markanın imzası haline gelen ön far grubunun iç kısmında, ayırt edici bir mavi renk veren benzersiz kristal element olan Crystallinium’a yer vererek, aracın estetiğini daha da karşı konulmaz hale getirdi.

Zarif dokunuşlarla daha etkileyici hale gelen Octavia, tasarımdaki derinliği ve sofistike tarzı yansıtıyor. Bazı detaylarıyla Superb modelinden de ilham alan Octavia, daha sportif bir yaklaşıma sahip. Yenilenen Octavia Sedan ve Combi modellerinin uzunluğu ise 9 mm artarak 4.698 milimetreye çıktı.

Octavia’nın zarif tasarımı kabinde de devam ediyor. Škoda, koltuklar, ön konsol ve kapı panellerinde daha fazla sürdürülebilir materyale yer verdi. Aynı zamanda Octavia, iç yaşam alanı deneyimini daha da ileriye taşıyan opsiyonel 13 inç’lik yeni multimedya ekranıyla tercih edilebiliyor. Dijital gösterge paneli olarak 10 inç Sanal Kokpit ile tüm veriler kolayca ve hızlı bir şekilde takip edilebiliyor. Yapay zeka tabanlı ChatGPT chatbot özelliği de, Octavia’da Laura sesli asistana entegre ediliyor. Böylece sesli komut özelliği farklı bir boyuta taşınıyor.

Çift bölgeli Climatronic sistemi artık tüm modellerde standart olarak sunulurken, kablosuz şarj alanı, hızlı şarj özelliğinin yanı sıra soğutma özelliği de sağlıyor. USB-C bağlantı noktaları ise, 45 watt’lık çıkışla daha hızlı şarj sağlıyor.

 

Birçok motor seçeneğiyle geliyor

Škoda Octavia, dört benzinli ve iki dizel olmak üzere bir dizi gelişmiş dört silindirli motor seçeneğiyle tercih edilebiliyor. 115 HP’lik benzinli ve mild hibrit 1.5 TSI motorlarının yanı sıra 150 HP’lik benzinli veya mild hibrit 1.5 TSI motorlar sunuluyor. Benzinli motor seçeneklerinin en üzerine ise 204 HP’lik 2.0 TSı ve 265 HP’lik 2.0 TSI ünite yer alacak. Dizel motor seçenekleri arasında ise 115 HP 2.0 TDI ve 150 HP 2.0 TDI üniteler tercih edilebilecek.

Octavia’nın mild hibrit teknolojisiyle donatılan motorları, daha fazla verimlilik sağlıyor. Frenleme sırasında geri kazanılan enerji, 48 voltluk bir marş jeneratörü kullanılarak bir lityum iyon bataryada depolanıyor. İçten yanmalı motor, elektrik gücüyle destekleniyor. Daha az güç gerektiğinde, 1.5 TSI motorun ACT+ aktif silindir teknolojisiyle iki silindir kapatılarak yakıt tüketimi daha da düşüyor.

Daha yüksek güvenlik seviyesi

Škoda, Octavia’nın aktif ve pasif güvenlik seviyesini yeni versiyonda daha da geliştirdi. Sürücü Yorgunluk Tespit Sistemi’nin yerine sürücü davranışlarını daha hassas bir şekilde değerlendirebilen daha gelişmiş bir sürücü yorgunluk sistemi mevcut. Yeni Akıllı Park Asistanı ise Octavia’nın paralel ve dik park alanlarına otomatik olarak girip çıkmasını sağlıyor. Sistem, direksiyonu kontrol etmenin yanı sıra artık frenleri, hızı ve sürüş yönünü de kontrol edebilirken, bir engel tespit ederse aracı otomatik olarak durduruyor.

Sınıfının en güvenli araçlarından biri olan Škoda Octavia, Euro NCAP çarpışma testlerinden 5 yıldıza sahip. Yenilenen Octavia’da 10 adede kadar hava yastığı yer alıyor. Sürücü ve ön yolcu arasındaki merkezi hava yastığı; sürücü için diz hava yastığı; sürücü ve ön yolcu hava yastıklarının yanı sıra ön yan hava yastıkları ve kafa hava yastıkları standart olarak sunuluyor. Bununla birlikte arka yan hava yastıkları da tercih edilebiliyor.

Efsanevi Octavia RS daha da güçlendi

Efsanevi Škoda RS ismi, 2000 yılından bu yana Octavia’nın en sportif versiyonlarını tanımlamak için kullanılıyor. Yenilenen Octavia ile birlikte RS versiyonu da daha iddialı hale geldi. Geleneksel parlak siyah detaylara ek olarak Octavia RS standart olarak LED Matrix farlarla birlikte geliyor.

265 HP ile daha güçlü 2.0 litre TSI motorla donatılan Škoda Octavia RS, aynı zamanda 370 Nm tork değerine sahip. 7 ileri otomatik DSG şanzımanla eşleştirilen model, daha fazla verimlilik ve performans sunuyor. Standart spor süspansiyon 15 milimetre alçaltılan Octavia RS, kademeli direksiyon ve elektronik olarak kontrol edilen VAQ sınırlı kaydırmalı diferansiyel ile birlikte her durumda mükemmel çekiş ve sürüş dinamikleri sunabiliyor. Octavia RS versiyonları artık standart olarak siyah spor egzozlarla geliyor. Ayrıca aracın yeni motor yazılımı otomobilin güçlü sesini daha da ortaya çıkarıyor. İlk çalıştırmada motorun devrini artırıyor ve Sport moduna geçildiğinde sürüş sırasında daha da fazla keyif veriyor.

 

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2023