Connect with us

Otomotiv Sektörü

Yeni Opel Astra’nın Mükemmellik Sırrı: Kadınların Dokunuşu

Yeni Opel Astra, 25 kişilik çekirdek bir ekip tarafından üç yılda geliştirildi. Ekip üyelerinin yarısının kadın olması da altıncı nesil Astra’nın mükemmelliğinin altında yatan en büyük sebep olarak dikkat çekiyor.

Sahip olduğu üstün Alman teknolojisini en çağdaş tasarımlarla buluşturan Opel, popüler modeli Astra’nın altıncı neslini yollara çıkarmaya hazırlanıyor. Cesur ve yalın tasarımıyla duyguları harekete geçiren yeni Opel Astra, 25 kişilik çekirdek bir ekip tarafından üç yılda geliştirildi. 25 kişilik ekibin yarısının kadın olması da yeni nesil Astra’nın mükemmelliğinin sırrını oluşturuyor.

opel-astra-4.jpgAlanında uzman ekiplerin başarısı

Yeni nesil Astra’nın kusursuz ve sınıfında fark yaratan bir model olmasında kadınların emeği oldukça fazla. Yeni Astra’nın yaratılma aşamasında kalite kriterleri Zuzana Majorova tarafından yönetilirken, tamamen dijital Pure Panel kokpitin geliştirme sürecini ise Haiyan Yu yönetti. İç mekân renklerinin ve malzemelerinin tasarımı büyük ölçüde Ilka Höbermann ve ekibi tarafından belirlendi. Başmühendis Marielle Vogler tarafından yönetilen araç geliştirme süreçlerinde ise kalite algısına önem verildi.

Alman, ulaşılabilir ve heyecan verici

Yeni Astra, daha önceki Opel modellerinden farklı bir şekilde geliştirildi. Gelişim aşamasında kalitenin yanı sıra, duygulara daha fazla hitap eden bir otomobil tasarlandı. İster görsel ister işitsel, isterse dokunsal uyaranlar olsun yeni Astra, tüm duyguları harekete geçirerek otomobil tutkunlarının maksimum sürüş keyfi yaşamasını sağlıyor. “Uluslararası bir ekip bir araya gelerek, son derece şeffaf ve uyumlu bir süreçle yeni nesil Astra hedefini hayata geçirdi” sözleriyle değerlendirmesine başlayan Başmühendis Marielle Vogler, “Kişisel hırsla olumlu duygular uyandırabilecek bir otomobil yaratamazsınız. Sonucu kadın faktörü değil, iş birliği, etkileşim ve dolayısıyla nihai ürünü daha iyi yapan çeşitli beceri ve yetenekler belirler” dedi.

Altıncı nesil Astra’nın üretim sürecinde uygulanan paradigma değişikliği, markanın 2018 yılında başladığı geliştirme süreciyle de yakından ilgili. Tasarım, pazarlama ve mühendislik alanlarından uzmanlar, Opel’in Alman, ulaşılabilir ve heyecan verici olma değerlerini tasarım dili, teknoloji ve araç içeriği ile birleştirip hayata geçirmek üzere sürece dahil oldu. Bu başarılı ekibin çalışmaları sonucunda cesur ve yalın Opel tasarım felsefesi doğdu. Bu sayede çok özel bir karaktere sahip Astra yaratıldı.

Mükemmel dokunuşlar

Yeni Astra’yı bu kadar çekici kılan sadece profilindeki net çizgiler değil, aynı zamanda bu çizgiler ile karşı tarafta oluşturduğu güven duygusu. Marielle Vogler güven konusunu, “Anne veya baba olarak çocuğunuzu koltuğa oturtup kapıyı kapattığınızda, kendinizin ve ailenizin korunduğunu bilmek istersiniz” sözleriyle açıklıyor. Beş kapılı Astra’nın ön tarafı gibi arka tarafında da mükemmelliğin başka bir örneği bulunuyor. Yeni Astra’yı geliştiren ekip, bagaj açma mekanizmasını Opel logosuna entegre ederken, bagajı açmak için dokunulan “Şimşek” logosuyla birlikte güç birliği tetikleniyor. Astra ayrıca, C sütunundaki “solungaç” şeklindeki tasarım detayıyla markanın efsane modeli Opel Kadett’e de gönderme yapıyor.

Görsel detoks

Yeni nesil Astra’nın iç mekânında yaşanan zamanda sıçrama, ‘kalite algısıyla’ bağlantılı. Direksiyon başına geçen sürücü, kendini iyi hissediyor. Bu rahatlık hissi, iç mekânın temel unsurlara indirgenmesiyle elde ediliyor. Geliştirme ekibi bu durumu “Görsel Detoks” olarak tanımlıyor. Tamamen dijital Pure Panel sayesinde analog ekranlar artık geçmişte kalırken, bunun yerini yeni insan makine arayüzü alıyor. Bu teknolojik devrimin yanı sıra bazı fonksiyonların düğmelerle sağlanmış olması da Astra’nın kullanım kolaylığı yönünü destekliyor. Sürücü temiz havaya ihtiyaç duyduğunda sadece “Max AC” düğmesine basarak klimanın anında maksimum güçle çalışmasını sağlıyor.

İç mekân sesleri yeniden tasarlandı

Yeni nesil Astra’yı geliştiren ekip, bütünsel olarak hoş bir atmosfer yaratmak için güvenlik özelliklerinin izin verdiği oranda yeni Astra’ya özel sesler ekledi. Sinyal verildiğinde duyulan ritmik ses veya emniyet kemeri uyarısı gibi iç mekân sesleri tamamen yenilendi. Ekip, önceden hazırlanmış seslerin yeterince kişisel olmadığını düşündü ve bu sebeple bir müzisyen kayıt stüdyosunda yaylı ve vurmalı çalgılarla ses dizileri kaydetti. Böylece yeni Astra’nın iç mekân sesleri sıfırdan tasarlanmış oldu.

opel-astra-2.jpgSağlamlık ve kalite algısı

Kalite ve sağlamlık algısı Opel’in tüm modellerinde en önemli noktalardan biri olurken, bu durum yeni Astra’da daha da fazla önem kazandı. Fakat bu algı kuvvetlendirilirken, Alman markanın karakteristik dinamik sürüş özellikleri geri plana atılmadı. Marielle Vogler kalite konusunu, “Opel, uzun zamandır güvenilir bir marka olarak biliniyor. Her yeni Opel modeli gibi, yeni Astra da seri üretim onayı öncesinde zorlu bir test maratonunu tamamlamak zorundaydı. Kuzey Kutup Bölgesi’nde dondurucu soğuklarda çeşitli kış testleri, Dudenhofen Test Merkezi’nde ve iklimsel rüzgâr tünelinde sayısız tur, EMC laboratuvarında (elektromanyetik uyumluluk) kapsamlı testler gerçekleştirildi. Yeni model tüm testleri başarıyla geçtikten sonra üretim onayı aldı” diyerek açıkladı.

Yeni Astra bunların dışında daha önce sadece üst sınıf araçlarda bulunan yenilikleri kompakt sınıfın kullanımına sunarken yine fark yaratmayı başardı. Uyarlanabilir

Intelli-Lux LED® Pixel Farın en güncel versiyonu ve AGR sertifikalı ön koltuklar söz konusu ileri teknoloji ile konfor sistemlerine sadece birer örnek. Ortaya çıkarttıkları mükemmel otomobille gurur duyan ekip adına açıklama yapan başmühendis, “Astra tutkunlarının, geliştirme ekibindeki herkesin ortaya koyduğu coşkuyu hissetmesini istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Castrol’ün İlham Veren “Uzuuun Yolculuk” Macerasının Türkiye Ayağı Renault Duster ile Tamamlandı

Madeni yağ pazarının lider markalarından Castrol, heyecan verici iş birliklerinde yeni bir maceraya daha imza attı. Globalde büyük ilgi gören “The Loooooong Ride” projesinin Türkiye ayağı, seyahat yazarı Seymen Bozaslan ve Renault iş birliğiyle tamamlandı. Çin’den Orta Asya’ya ve Türkiye’ye uzanan bu macera ile Castrol’ün dayanıklılık, uzun ömür ve yüksek performans konusundaki üstünlüğü bir kez daha gözler önüne serildi.

 

Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen Uzuuun Yolculuk serüveninde Renault Duster ve Seymen Bozaslan, 111 günde 50’den fazla şehirde 20 bin kilometre yol kat etti. Türkiye’nin doğal ve kültürel güzelliklerinin altını çizen bu proje, Renault Grubu araçları için geliştirilen Castrol GTX ürününün gerçek yol koşullarındaki performansını da bir kez daha ortaya koydu.

 

Castrol GTX motor yağı kullanılan Renault Duster ile yola çıkan Seymen Bozaslan, yaklaşık 20 bin kilometre boyunca Türkiye’yi bir uçtan bir uca kat etti. Köylerden şehirlere, vadilerden dağ geçitlerine kadar birçok rotada yol alan Bozaslan, Castrol GTX’in motor ömrünü uzatan gelişmiş formülüyle zorlu koşullarda bile güvenle yolculuk yaptı. Aynı zamanda Seymen Bozaslan, Türkiye’nin en yüksek 5 zirvesinin 4’üne Renault Duster ile tırmanarak yüksek rakımlı yolculukları da sorunsuz bir şekilde tamamladı.

 

“Global projeye, yerel dokunuşlar yaparak ülkemizin güzelliklerini sergiledik”

Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama Direktörü Cansu Taç Ekmekçiler, Uzuuun Yolculuk’un Türkiye ayağını değerlendirerek, “Castrol olarak dünyanın farklı coğrafyalarında hayata geçirilen The Loooooong Ride projesinin Türkiye ayağını tamamlamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yolculuk, Castrol ile her şartta ve yolda güvenle yol alınabileceğini gösteren küresel bir deneyimin parçasıydı. Seymen Bozaslan’ın yaklaşık 4 ayda Türkiye’nin dört bir yanını kapsayan rotası sayesinde, bu zorlu 20 bin km’yi Renault için geliştirilen Castrol GTX’in motoru temiz tutma, tortu oluşumunu engelleme ve uzun ömür sağlama özelliklerini gerçek yol koşullarında bir kez daha kanıtladık. Türkiye’deki bu proje, hem markamızın küresel gücünü hem de yerel dokunuşunu bir arada yansıtması ve ülkemizin güzelliklerini göstermek bakımından bizim için çok değerliydi” dedi.

 

 

 

“Sorunsuz 20 bin kilometre, sayısız hikaye”

Uzuuun Yolculuk’un Türkiye’deki ayağını gerçekleştiren ve deneyimlerini paylaşan seyahat yazarı Seymen Bozaslan, bu keyifli projeden duyduğu heyecanı anlatarak, “Türkiye’yi bir uçtan bir uca kat ederken, her 100 kilometrede değişen kültürlere, dillere ve manzaralara tanıklık ettim. Uzuuun Yolculuk, Türkiye için üretilen Renault Duster ve Castrol madeni yağlarıyla sorunsuz geçen 20 bin kilometrelik bir yolculuğu ve birçok farklı hikayeyi barındırıyor. Bu ilham verici yolculuğun Türkiye ayağında bana güvenen Castrol Türkiye’ye teşekkür ederim” dedi.

 

Bursa’da üretilen Renault Duster, Bursa’daki Castrol Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti

Castrol’ün global ölçekte yürüttüğü The Loooooong Ride projesinin Türkiye ayağı olan Uzuuun Yolculuk’ta yol arkadaşı olarak Bursa’da üretilen Renault Duster tercih edildi. Seyahat yazarı Seymen Bozaslan, tek yağ bakımıyla 111 günde 20 bin kilometre yol yaparak Türkiye’yi bir uçtan bir uca kat etti. Bu süreçte Castrol GTX motor yağının dayanıklılığı ve uzun ömrü gerçek yol koşullarında sınandı. Yolculuğun sonunda Renault Duster, önce evine OYAK Renault Otomobil Fabrikaları’na uğradı. Sonrasında ise Bursa’daki Castrol Teknoloji Merkezinde aracın motor yağından numune alınarak laboratuvar testleri yapıldı ve görevini sorunsuz bir şekilde tamamlayan Castrol GTX’in gösterdiği performans analiz edildi.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

MINI, Ultra Maraton Yüzücüsü Aysu Türkoğlu’nun Sınır Tanımayan Yolculuğuna Eşlik Ediyor

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI, özgün tarzı, enerjisi ve cesaretiyle markanın ruhunu yansıtan ilham verici isimlerin yolculuklarına eşlik etmeyi sürdürüyor. MINI, bu vizyon doğrultusunda Türkiye’yi dünya açık su yüzme arenasında başarıyla temsil eden Ultra Maraton Yüzücüsü Aysu Türkoğlu ile iş birliğine imza attı. Türkoğlu, Tamamen Elektrikli MINI Countryman modeliyle hedeflerine çevreci bir enerjiyle ilerleyecek.

Borusan Otomotiv Grubu olarak Türk sporuna verdikleri desteği, açık su yüzme sporunun ilham verici isimlerinden Aysu Türkoğlu ile genişletmekten büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, “Aysu Türkoğlu, genç yaşında elde ettiği başarılarla Türkiye’yi en güzel şekilde temsil ediyor. O sadece bir yüzücü değil; kararlılığı ve tutkusuyla ilham veren bir isim. Enerjisi, cesareti ve azmi, MINI’nin özgün ruhuyla mükemmel bir uyum içinde. Spora olan desteğimizi bu değerli iş birliğiyle sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.

Aysu Türkoğlu ise iş birliğiyle ilgili duygularını şu sözlerle paylaştı: “Cesaret, özgürlük ve kendi yolunu kendi çizmek. MINI’nin ruhunu özetleyen bu değerler benim için de çok anlamlı. Değerlerine inandığım bir markayla ortak bir vizyonu paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum.”

Sınırları Aşan Başarılar

Bugüne kadar Manş Denizi, Kuzey Kanalı, Cook Boğazı ve Catalina Kanalı geçişlerini tamamlayan Aysu Türkoğlu, 2024 yılında gerçekleştirdiği Catalina Kanalı geçişiyle “Triple Crown of Open Water Swimming” unvanını kazanan en genç Türk yüzücü oldu.

  1. Ayrıca “Oceans 7” parkurlarının beşincisi olan Kaiwi Kanalı’nı 21 saatte geçerek bu rotayı tamamlayan en genç Türk yüzücü unvanını da elde etti. Türkoğlu, “Oceans 7” olarak bilinen dünyanın en zorlu yedi açık deniz geçişini tamamlamayı hedefliyor.

İş birliği kapsamında Türkoğlu, Tamamen Elektrikli MINI Countryman modelini kullanacak.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Borusan Otomotiv Motorsport’tan 2025’e Damga Vuran İki Ödül

İtalya’nın tarihi kenti Venedik’te, görkemli Scuola Grande della Misericordia’da düzenlenen SRO Motorsports Group 2025 sezonu ödül töreninde Borusan Otomotiv Motorsport (BOM), büyük bir gurur yaşadı. BOM, 2025 GT4 Avrupa Şampiyonası’nda elde ettiği Takımlar İkinciliği ve Pilotlar Silver Kategori Üçüncülüğü ödüllerini bu özel gecede teslim alarak sezonun başarılarını taçlandırdı.

Borusan Otomotiv Motorsport (BOM), kazandığı bu iki prestijli ödülle Türk bayrağını bir kez daha Avrupa motorsporlarının en önemli sahnesinde gururla dalgalandırdı. Takımlar İkinciliği ve Pilotlar Genel Klasman Üçüncülüğü, sezon boyunca sergilenen üstün performansın, ekip ruhunun, disiplinin ve kararlılığın en güzel tescili oldu.

Borusan Otomotiv Yönetim Kurulu Eş Başkanı Levent Kocabıyık, sezon sonu değerlendirmesinde duygularını şöyle dile getirdi:

“GT4 Avrupa Serisi’ndeki 8. sezonumuzu tamamlayarak takımlar ikinciliği ve pilotlarımızın genel klasmandaki üçüncülüğünü elde etmek bizler için büyük bir gurur kaynağı oldu. Bu sonuç, sadece pistteki hızımızı değil; aynı zamanda takımımızın kültürünü, disiplinini, ekip ruhunu ve azmini de yansıtıyor. Her yarışta sınırları zorladık, her zorlukta birlikte ayağa kalktık ve bu başarıyı mümkün kıldık.

Şampiyonluk hedefimize çok yaklaştığımız bu sezon, ekibimizin istikrarlı ve kararlı duruşu sayesinde daha büyük hedeflere hazır olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Önümüzdeki 2026 sezonu için hazırlıklara şimdiden başladık; motivasyonumuz ve mücadele ruhumuz her zamankinden daha güçlü.

BMW M Motorsport ile birlikte aralıksız olarak gireceğimiz 19. sezonumuzda, Borusan Turkish Blue rengimizle pistlere çıkacağımızı ve sınırları zorlayacak bir takım stratejisiyle yer alacağımızı gururla duyuruyoruz.

Bu başarının arkasında yer alan tüm pilotlarımıza, mekanikerlerimize, mühendislerimize, takım üyelerimize, destekçilerimize, partnerlerimize ve sponsorlarımıza en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. 2026 sezonunda da aynı mücadeleci ruhla en iyi sonuçlar için yarışmayı sürdüreceğiz.”

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.