Otomotiv Sektörü
Yeni Renault Megane E-Tech %100 Elektrikli Türkiye Fiyatı Açıklandı
Yeni Renault Megane E-Tech %100 Elektrikli lansmanı daha önce keşfedilmemiş, Türkiye’nin eşsiz rotalarından biri olan Van-Bahçesaray yolu üzerindeki 3.000 rakımlı Karabet Geçidi’ne ulaşan test sürüşünde karşılaşılan doğal güzelliklerin yanı sıra; özel olarak kurgulanan deneyim alanı ve yerel gastronomi deneyimi ile Yeni Renault Megane E-Tech %100 Elektrikli ile Van’ın birçok bölgesinde büyülü bir yolculuğa imza atıldı.
Elektrikli araç teknolojisinin öncü markalarından Renault, uzmanlığını Yeni Megane E-Tech %100 Elektrikli’ye aktardı. Renault’nun elektrikli devriminde önemli bir adım olan yeni modelin lansmanı geçmişten günümüze birçok medeniyetin izlerini ve İpekyolu kültürünün zenginliğini barındıran Van şehrinde gerçekleşti.
Tarihi Van Kalesi’nin aynası konumundaki Van Müzesi’nden başlayan Yeni Megane E-Tech %100 Elektrikli test sürüşüne bölgenin eşsiz coğrafyası ev sahipliği yaptı.
Gerçek atlarla kurgulanan yenilikçi bir deneyim gösterisi

Lansman kurgusunun ilk adımında, davetlileri 3.000 rakım yükseklikteki Karabet Geçidi’nde özel olarak tasarlanmış bir deneyim alanı karşıladı. Renault logolu özel çadırın altında toplanan misafirlerle, Yeni Megane E-Tech %100 Elektrikli’ye ait teknik detaylar paylaşıldı. Lansmanın ikinci adımı 1.400 metre uzunluğundaki Karabet Kar Tüneli’nde başladı. Bir zaman tüneline dönüştürülen Karabet Kar Tüneli’nin içerisine araçları ile giren davetliler tünel içerisinde gücün, Megane E-Tech %100 Elektrikli’ye aktarımını izlerlerken bir dış ses ve ışık enstalasyonlarıyla kendi araçlarında bu yolculuğu dinlediler. Üçüncü adımda, zaman tünelinde ilerleyen davetliler tünel içerisinde kurulan perdeden “E-Tech” dönüşümünü özel mizansenlerle izlediler. Perdenin arkasında hazır olan eğitimli atlar, araçların arasından geçerek beygir gücünden elektrik gücüne geçişi simgeleyerek davetlilere heyecan dolu anlar yaşattı. Son adımda Yeni Renault Megane E-Tech %100 Elektrikli yolculuğu ile bambaşka bir dünyaya geçiş yapıldı. %100 Elektrikli bir dünyanın başlangıcını temsil eden bu alanda zaman tüneli yolculuğunun sona erdi. İpekyolu’nun zengin gastronomi deneyiminden, Van Gölü’nün en büyük adası Akdamar Adası’nın büyülü atmosferine kadar bölgenin benzersiz coğrafyasında Megane E-Tech %100 Elektrikli ile davetlilere özel bir deneyim sunuldu.
“Yeni Renault Megane E-Tech %100 Elektrikli yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor”

MAİS A.Ş. Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş “Megane ismi hem ülkemiz hem de Avrupa için oldukça önem taşıyor. Megane Hatchback modelimiz Avrupa’da 28 yıl, 4 jenerasyon boyunca 1.3 milyon adette sattı. Megane, tüm gövde tipleri ile son 20 yıllık satışlara baktığımızda Türkiye binek pazarında en çok satan 3. otomobil konumunda. Şimdi Megane efsanesi elektrik devriminde yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. Yeni Megane E-Tech %100 Elektrikli 160 kW motoru ile segmentindeki en yüksek güce ve şarjlanma özellikleri ile segmentteki en iyi değerlere sahip. Ayrıca segmentindeki en yüksek batarya kapasitelerinden birine sahip. Bu sayede ortalamada 450 km WLTP menzili, şehir içinde ise 530 km menzil sunabiliyor.
Güçlü modelimiz Austral ve Ağustos itibarıyla satışlarına başladığımız Megane E-Tech ile C segmentinin %98’ine erişim sağlamış durumdayız. 2012 yılından itibaren günümüze geldiğimizde Türkiye’de 5.000 adetten fazla elektrikli otomobil sattık ve ODD verilerine göre en çok elektrikli otomobil satan marka konumundayız. Hem Avrupa’da hem de Türkiye’de elektrikli otomobil denilince ilk akla gelen markalardan biriyiz ve elektrikli araçlar konusunda sektörde öncü bir markayız. Renaulution stratejimiz ile bu durumu daha da güçlendirmek ve tam olarak elektrikli otomobiller ile özdeşleşmek istiyoruz.”
Yeni nesil heyecan verici %100 Elektrikli

60 KWh’lik ince tasarıma sahip bataryası ile 450 km menzile sahip Yeni Megane E-Tech %100
Elektrikli, 160 kW/220 bg elektrikli motor performansıyla elektrikli otomobil sürüşünün tüm zevklerini yaşatıyor ve 0’dan 100 km/s’ye sadece 7,4 saniyede ulaşıyor.
Elektrikli otomobiller için özel üretilmiş CMF-EV platformuna sahip model, 42 dakikada %80 şarj kapasitesi, 21 gelişmiş sürüş destek sistemi, 564 cm2 OpenR Link bilgi-eğlence sistemi ve daha birçok yüksek teknolojiyle kullanıcılara sunuluyor.

Elektrikli DNA’sını hem sürüş hem de tasarım öğeleriyle birleştiren Yeni Megane E-Tech %100
Elektrikli’de yeni yuvarlak omuz çizgileri, ön farların yanlarındaki kanatlar ve kavisli kaput çizgisi gibi hatlar, zarif bir şekilde uygulanıyor ve hassasiyetle birleşiyor. Kilit açıldığında otomatik olarak öne çıkan kapı kolları ve kapalı ızgara, modern bir his veriyor.
20 inçlik jantlar, alt tarafta koruyucu bantlar, çamurluk kaplamaları ve yüksek omuz çizgisi gibi doğrudan crossover dünyasına ait detaylar güçlü ve sağlam bir his uyandırıyor. Alçalan tavan çizgisi, artırılmış iz genişliği ve düz kapı kolları coupe görünümü sağlıyor. Kabin yüksekliği, genişliği ve bagaj hacmi ise geleneksel hatchback mimarisini andırıyor.
Yeni Megane E-Tech %100 Elektrikli’de kullanılan batarya 110 mm ile her zamankinden daha ince.

Android işletim sistemine sahip OpenR ekranı, dokunması ve göz atması keyif veren güçlendirilmiş cam yüzeye sahip. Ekran parlaklığı ve ışığı yansıtma özelliği doğrudan güneş ışığında bile net bir görüntü sağlamak için optimize edildi ve yansıma önleyici kaplama ile güçlendirildi. Bu sayede siperlik kullanımına gerek kalmadan, modern ve akıcı bir görünüm ile yerden tasarruf edildi.
Yeni Megane E-Tech %100 Elektrikli toplam 30 litre saklama alanıyla sınıfının en iyi değerlerinden birine sahip. Bagaj ise 440 litre hacim sunuyor.
Dinamik LED ambiyans aydınlatması kabin içinde optimum huzur sunmak için insan vücudunun biyolojik saatini esas alıyor. Kokpit içindeki aydınlatma; ön panel, kapı panelleri ve akıllı telefon yuvası boyunca uzanan ışık şeritleri ile sağlanıyor. Aydınlatma gündüz ve gece farklılaşıyor ve her 30 dakikada bir renk değiştiriyor.
Megane E-Tech %100 Elektrikli, 160 kW güç ve 300 Nm tork üreten elektrikli motoru ve maksimum menzilin elde edilmesini sağlayan dört seviyeli rejeneratif fren sistemi ile elektrikli araç sürme keyfini yeni bir zirveye taşıyor.
Yeni modelin Techno versiyonunun opsiyon hariç fiyatı 1.499.000 TL, Iconic versiyonunun opsiyon hariç fiyatı ise 1.599.000 TL olarak kullanıcılara sunuluyor.
Otomotiv Sektörü
İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.
Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.
Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi
Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.
Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.
Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi
Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:
- Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
- Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
- Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
- QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları
geliyor.
Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.
Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor
Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.
Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.
Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor
Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.
Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.
“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”
TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”
“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”
TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:
“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”
Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:
- Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
- Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
- Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
- Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek
Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş
Otomotiv Sektörü
Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.
70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımını ve menzil kaybını azaltılıyor.
Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci
Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”
Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.
70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.
Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı
Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.
İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.
MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik
MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.
1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket
Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:
-
Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.
-
Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.
-
DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.
2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı
MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:
-
Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.
-
Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.
3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı
Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.
🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları
-
MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.
-
MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.
Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.
-
Yük Taşıma4 hafta önceFord Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı
-
Otomotiv Sektörü2 hafta önceHyundai Motor Türkiye, Çocukların Hayallerini Gerçeğe Dönüştürdü
-
Otobüs2 hafta önceMercedes-Benz Türk, BusStore Avrupa Ağı’nı İstanbul’da Ağırladı
-
Yeni Otomobiller2 hafta önceBir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé
-
Sektörel1 hafta önce2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.
-
Yük Taşıma1 hafta önceVolvo Trucks, Volvo FM 4×2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!
-
Otomotiv Sektörü1 gün önceİkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

