Otomotiv Sektörü
Yollar, Otomobiller ve Yakıt
Evet, hareket etmek için gerekli unsurlar bunlar. Peki, bu üç unsurun birden destek olup işbirliği yaptığı bir TV programı hayal edin. Sizce böyle bir program var mı?
Evet var. Adı Yol Boyunca. Programın stüdyosu bir otomobil, konukları ise sıra dışı başarı hikâyeleri olan usta isimler: Leyla Alaton, Temel Kotil, Saffet Emre Tonguç, Dilara Koçak, Fatih Altaylı, Gamze Cizreli, Sanem Oktar ve liste uzayıp gidiyor…
Türk otomotiv pazarlama tarihinde bir ilke imza atan bu program, ilk defa salt bir otomobilin hakkında konuşup onu anlatmak yerine, o otomobil içindeki ünlü konuğu odağına aldı. Otomobil sadece arka planda bir stüdyo oldu. İzleyici konuğun başarı hikâyelerine konsantre olup eğlenirken programın içinde geçtiği o otomobili de bir yandan bizzat deneyimledi. Aracın tüm unsurları izleyiciye program sırasında gösterildi. Fark etmeden sanki o yolculuğa, o başarı hikâyesine izleyici de katıldı.
Deneyimlere odaklanmak!
Sıradan reklam inanın artık öldü. Gençler deneyim satın almak istiyorlar, ürünlerinizi değil. Çoğu marka ise hala ürün reklamları yapıyor. Aklın yolu bir: Bir şeyi satacaksan önce deneyimleteceksin. Peki nasıl? Yol Boyunca işte tam da bunun cevabı olan bir program.
Yollarımız beton olsun, otomobilimiz Honda ve yakıtımız ise en iyisinden Petrol Ofisi!
Program 1 Ekim 2017 Pazar günü itibariyle Türkiye’nin en önemli haber kanallarından birinde yeni sezonuna başladı. Yol Boyunca programı yola üç destekçisiyle birlikte çıktı:
Birincisi; beton yol ve beton bariyerleri teşvik eden Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) ‘Yol Boyunca’yı sunan iş ortağı.
İkincisi Honda, stüdyomuz olan otomobili program için her bölümde tahsis ediyor.
Üçüncüsü ise, her programda ‘araçtan hiç inmeden yakıt almak’ için uğradığımız Petrol Ofisi…
Bakın araçtan hiç inmeden yakıt almak dedim: işte bu eşsiz deneyimi ekranlardan yansıtıyor program.
Yol Boyunca tam 1 sene önce başladı!
Bundan tam 1 sene önce yola çıkan Yol Boyunca programının ilk otomotiv sponsoru Jaguar idi. Jaguar’ın dünyadaki ilk SUV modeli Jaguar F-PACE’i ekranlardan izleyici hedef kitleye deneyimletmek isteyen Borusan Otomotiv’i bir TV programına sponsor almak yine Türk pazarlama tarihinde bir ilktir.
20 bölüm büyük bir başarıyla devam eden program yeni sezonda artık büyük bir haber kanalında devam ediyor.
Teknoloji de var!
İlk 20 bölüm sırasında yine deneyimlere odaklanmanın ne kadar önemli olduğunu bilen bir marka daha programa sponsor oldu: Turkcell. Turkcell ile program sırasında Fizy’den her programda müzik çalındı ve ünlü konuğun BİP ile görüntülü konuşması ekranlara yansıtıldı. Bakın yine deneyimlere odaklanıldı. Ürün satmaya değil. BİP’den görüntülü konuşabileceğine ekranlardan milyonlar şahit oldu.
Otomobilde giderken radyo dinmektense Fizy’den istenilen şarkının çalınabileceğini yine izleyiciler bizzat TV ekranından deneyimledi… Hatta Turkcell programa iş ortağı olmadan önce, ilk hafta Fizy indirme rakamlarını takip etmek istedi. Program sırasında o kadar çok kişi Fizy’yi indirmiş ki, marka etkisini rakamlarla görünce programda yer almaya karar verdi.
Ama bunu yaparken de programa konuk olarak sosyal medyası kuvvetli, tanınmış yüzler alınıyor. Ali Sunal ve Leyla Alaton gibi önemli isimler konuk edildi ki böylece influencer marketing – yani insanların takip ettikleri insanları da, o deneyimin içinde bizzat görme imkanı sağlandı.
Stüdyosu Otomobil Olan Televizyon Programı YOL BOYUNCA!
“Yol Boyunca” isimli programın alışık olduğumuz formatın dışında lüks bir aracın içinde ünlü konukları var. Stüdyo programları spot ışıklarının altında konukların pek de rahat edemedikleri, kendileri olmakta zorlandıkları ortamlarda gerçekleşir. Çoğu potansiyel konuk normal hayatta harika konuşup sorulan sorulara seri cevaplar verirken, ışıklar altında yüzüne kameralar döndüğünde şaşırabilir, çoğu zaman da gerçekten söylemek istediklerini söyleyemeden programdan ayrılır.
‘Yol Boyunca’: Normal Hayatlarından Bir Alıntı
Yol Boyunca programı ise, her gün hepimizin zaten evden işe, işten eve seyahat ettiği, trafik yoksa hepimizin rahat ettiği, yol boyunca müzik açıp yeri gelirse şarkı söylediği ‘otomobilde’ gerçekleşeceğinden, ünlü konukların hayatlarının bu her günkü küçük bir kesitini ekranlara yansıtmayı hedefliyor.
İnsanların hayatta gerçekten kendileri oldukları birkaç yer var, bunlardan ilki kullandıkları otomobillerinin içi, otomobilde onları yargılayan, izleyen veya ne yapıp yapmamaları gerektiğini söyleyecek kimse yok. İşte biz de bu yüzden hepimizin hayatının vazgeçilmez unsuru olan otomobilin içini bir TV stüdyosu haline getirip, içerisine başarılarıyla ve tecrübeleriyle ön plana çıkan ünlü insanları ağırlayalım istedik.
Amacımız otomobili kullanarak çoğu zaman başarılı insanlarda saklı kalan, o ana kadar toplumla paylaşılmamış hayat tecrübelerini gençlere aktarmak. İşte tam bu noktada otomobil bizim için bir ‘fikir transfer aracı’ olmuş oluyor’.
Otomobil: Fikir Transfer Aracı!
İyi otomobillerin hepsi iyi bir fikirle başlar. Hayatta her iyinin temelinde iyi düşünülmüş bir fikir, tasarım vardır. Yol Boyunca programını hazırlarken yapımcısı olarak ben Clint Eastwood’un yönettiği Kevin Costner’in oynadığı ‘A Perfect World’ (Mükemmel Bir Dünya) filminde; kötü adam Kevin Costner’ın klasik bir otomobille kaçırdığı küçük çocuğa otomobili tarif etmesinden esinlendim.
Filmde, Costner küçük çocuğa bir zaman makinasında hiç seyahat edip etmediğini sorar. Çocuk hayır cevabını verince, otomobilin aslında 20.yüzyılın zaman makinası olduğunu; ön camdan baktığımızda gittiğimiz geleceğe seyahat ettiğimizi, dikiz aynasının geçmişi gösterdiğini ve aracı durdurduğumuzda da o anda olduğumuzu söyler. Bence otomobili bu kadar iyi tarif eden daha iyi bir fikir yok.
Yol Boyunca programıyla ünlü konuklarımızı da geleceğe götürüyoruz, o anın dışına çıkıp, hiç kimsenin onlara daha önce sormadıkları sorularla başarılarının arkasındaki sırları açığa çıkarıyoruz.
Onların sıradan bir günlerinin içine mercek tutarak son derece samimi ve açık bir yol sohbeti gerçekleştiriyoruz. Hiç kimsenin onlara sormadığı soruları sormaya çalışıyoruz. Amacımız hayat tecrübelerini gelecek nesillere aktarmaları için onlara küçük bir zaman dilimi açmak.
Zamanda hızlı bir yolculuk gerçekleştirmek için sıradan bir otomobil elbette olmazdı. Biz de bizler gibi ‘hayallerin gücüne’ inanan bir markayla yol alıyoruz: HONDA!
Honda’nın Marka Sloganı: ‘Hayalleri Gücü’
The Power of Dreams – Hayallerin gücüyle yola çıkan bir markanın en son yeniden yarattığı efsane süper spor model 550bin Euro’luk Honda NSX’i kullanarak gerçekleştirdiğimiz Yol Boyunca programına gelen izleyici yorumları şöyle: ‘sanki biz de sizlerle birlikte bu aracın içinde beraber yolculuk yapıyoruz’.
Ünlüler Honda’da!
Peki, HONDA Yol Boyunca programımıza destek olup neden otomobillerini programa tahsis etti? Tecrübe uzun yıllar deneye yanıla oluşan bir birikimler bütünü ve büyük çoğunlukla da hep insanlarda saklı kalıp toprağa geri dönüyor. Biz Yol Boyunca programında ülkemizin öne çıkan kanaat önderlerini, ekonomiye ve iş dünyasına yön veren, tecrübeleriyle başarıyı sürekli kılmayı kanıtlamış insanları bir sabah kendi evlerinden alıp Honda sürüş deneyimiyle işyerlerine veya gitmek istedikleri yerlere götürüyoruz. Artık deneyimin altın kural olduğu günümüzde ürün ve hizmetler yerine tecrübelerin kanaat önderleri vasıtasıyla ekranlara yansıtıldığı başka bir program yok.
Otomotiv Sektörü
Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.
70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımını ve menzil kaybını azaltılıyor.
Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci
Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”
Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.
70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.
Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı
Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.
İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.
MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik
MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.
1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket
Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:
-
Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.
-
Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.
-
DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.
2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı
MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:
-
Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.
-
Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.
3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı
Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.
🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları
-
MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.
-
MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.
Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.
Otomotiv Sektörü
BYD Türkiye, “Teknoloji Şovu”na TEKNOFEST İstanbul’da Devam Ediyor
BYD Türkiye, Kemerburgaz’da inşa ettiği özel alanda YANGWANG U8 ve YANGWANG U9’un benzersiz yeteneklerini sergilediği nefes kesen teknoloji şovunun ardından, şimdi de bu modelleri ve teknolojik gücünü TEKNOFEST İstanbul’da katılımcılarla buluşturdu.
Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İstanbul’da yerini aldı. 17-21 Eylül tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen festival, teknoloji tutkunlarını bir araya getirirken; BYD Türkiye de lüks segment markası YANGWANG U8 ve YANGWANG U9 modellerinin yanı sıra, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) Ocak – Ağustos verisine göre tüm elektrikli hatchback modeller içerisinde en fazla satış yapan BYD DOLPHIN modelini ziyaretçilerle buluşturdu.
BYD’nin devrim niteliğindeki Blade Batarya, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi başta olmak üzere ileri teknolojileri de fuar alanında kurulan özel stand alanında katılımcılara tanıtıldı.
TEKNOFEST’E gelen ziyaretçiler, BYD’nin inovasyon gücüyle donatılmış araçlarını ve ileri teknolojilerini yakından inceledi. Track Edition versiyonu ile dünyanın en hızlı elektrikli süper spor modeli unvanına sahip YANGWANG U9, BYD’nin kurduğu özel stand alanında sergilenirken, amfibi özelliği sayesinde hem karada hem de suda hareket edebilen YANGWANG U8 ise 360 derece Tank Dönüşü performansı ile nefes kesen bir şov sundu.
“BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra, ileri teknolojilerimizi TEKNOFEST’te tüm Türkiye ile buluşturuyoruz”
BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, markanın inovasyona olan güçlü bağlılığını her fırsatta yansıtmaya büyük önem verdiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliği olan TEKNOFEST, ülkemizin özellikle havacılık ve savunma sanayi alanında ulaştığı noktayı gösteren son derece değerli bir organizasyon. Ayrıca, gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisini destekleyerek, ülkemizin geleceğine de katkı sunuyor.
DNA’sında teknoloji ve inovasyon olan BYD ise, kendini sürekli gelişime adamış küresel bir teknoloji markası. 120 bini aşkın Ar-Ge mühendisiyle her gün ortalama 40 patent başvurusu gerçekleştiren şirket; bataryadan elektrikli motorlara, süspansiyon sistemlerinden akıllı sürüş teknolojilerine kadar birçok devrim niteliğindeki teknolojiyi otomotiv dünyasına kazandırıyor.
Türk tüketicisi, yeni teknolojilere olan ilgisi ve hızlı adaptasyon yeteneğiyle öne çıkıyor. Biz de BYD Türkiye olarak, 7 farklı modelden oluşan geniş ürün yelpazemizle en son teknolojileri kullanıcılarımızla buluşturuyoruz. Bugün burada teknoloji ve otomobil severlere BYD’nin inovasyon gücünü yakından tanıtmak için bulunuyoruz. 11 Eylül’de Kemerburgaz’da gerçekleştirdiğimiz, Avrupa’da bir ilk olma özelliği taşıyan etkinlikte YANGWANG U8 ve U9 modellerimizi kapsamlı bir teknoloji şovuyla tanıtmıştık. BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra şimdi ileri teknolojilerimizle TEKNOFEST’te yer almak ve bu teknolojilerimizi tüm Türkiye ile buluşturmak bizim için ayrı bir mutluluk.”
BYD, teknoloji gücüyle fark yaratıyor
1995’te batarya üreticisi olarak yola çıkan BYD, bugün elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve akıllı teknolojiler alanında geliştirdiği çözümlerle daha temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyor. 2022’de fosil yakıtlı araç üretimini tamamen sonlandıran ilk otomotiv şirketi olan BYD, bugün dünyanın lider yeni enerjili araç üreticisi konumunda bulunuyor.
Batarya, elektrik motorları ve elektronik kontrol üniteleri gibi elektrikli araçların kalbinde yer alan bileşenlerdeki uzmanlığıyla öne çıkan BYD, son yıllarda geliştirdiği Blade Batarya, DM-i Süper Hibrit Teknolojisi, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi ve DMO Süper Hibrit Sistemi gibi yenilikler, markayı sektörün öncüleri arasına taşıyor. Bir teknoloji lideri olarak BYD, yalnızca otomobil üretmekle kalmıyor; mobilitenin geleceğini yeniden tanımlıyor. YANGWANG U8 ve U9 modelleri, bu vizyonun en çarpıcı örneklerini temsil ediyor.
DOLPHIN: Gelişmiş teknoloji, uzun menzilli batarya gücü
Okyanus serisinin öne çıkan modellerinden BYD DOLPHIN, deniz yaşamından ilham alan tasarım detaylarıyla şık ve modern bir görünüm sunuyor. Gelişmiş teknolojisini uzun menzilli batarya gücüyle birleştiren BYD DOLPHIN, konfor ve verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sağlıyor.
Geniş iç hacmi ve yüksek teknoloji donanımlarıyla segmentinde öne çıkan BYD DOLPHIN, 2024 AutoBest Ödülü’nü kazanarak kalite ve verimliliğini tescilledi. BYD’nin kendi geliştirdiği e-Platform 3.0 üzerinde yükselen model, Lityum Demir Fosfat (LFP) teknolojisine sahip 60.4 kWsa kapasiteli Blade Batarya ile güvenlik, dayanıklılık ve performans konusunda yüksek standartlar sunuyor.
204 PS güç ve 310 Nm tork üreten elektrik motoruyla 0-100 km/s hızlanmasını 7 saniyede tamamlayan DOLPHIN, 160 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. WLTP ölçümlerine göre 427 km WLTP menzil ve 15.9 kWsa karma enerji tüketimi sunan model, 110 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde bataryasını yüzde 30’dan yüzde 80’e 26 dakikada şarj edebiliyor. Gelişmiş enerji tasarrufu sağlayan ısı pompası sistemi ise standart olarak sunuluyor.
Euro NCAP’ten 5 yıldız alan BYD DOLPHIN, markanın diğer modellerinde olduğu gibi uzaktan bağlantı özellikleriyle kullanıcılarına üst düzey konfor sunuyor. Türkiye’deki BYD sahipleri ise uzaktan güncelleme (OTA) sistemi sayesinde araçlarını servise gitmeye gerek kalmadan güncelleyerek her zaman en güncel teknolojiye sahip olabiliyor.
YANGWANG U8: BYD’nin lüks ve son teknoloji SUV’u
YANGWANG markasının ilk seri üretim modeli olan U8, BYD’nin 20 yılı aşkın AR-GE birikiminin ve inovasyon vizyonunun bir sonucu olarak ortaya çıktı. Performans, güvenlik ve ileri teknolojiyi bir arada sunan U8, lüks SUV segmentinde “fütüristik teknoloji, olağanüstü off-road kabiliyeti ve premium yaşam alanı” kombinasyonu ile öne çıkıyor. YANGWANG’ın temeli, 2004’te tanıtılan BYD ET konseptine dayanıyor. ET, dört motorlu bağımsız aktarma sistemini dünyaya ilk kez tanıtmıştı. 20 yıl sonra bu vizyon, e4 platformu ile seri üretime taşındı.
Markanın logosu, “elektrik” anlamına gelen en eski Çince hiyerogliflerden Dian’dan esinlenmiş olup, ilerleme ve bilinmeyene cesurca yol almayı simgeliyor.
Dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden olan IF Tasarım Ödüllü U8’in öne çıkan teknolojileri arasında yüzme kabiliyeti dikkat çekiyor. Araç, bu özelliği sayesinde karada ilerledikten sonra su üzerinde de yol alabiliyor. Bir diğer yenilikçi özellik olan Tank Dönüşü ise dört tekerin ters yönlerde dönmesiyle aracın kendi etrafında 360 derece dönmesine imkân tanıyor.
49,05 kWh Blade Batarya ve CTC (Cell-to-Chassis) entegrasyonu ile 880 kW (1.196 PS) güç ve 1.280 Nm tork sunan araç, 0’dan 100 km/s hıza 3,6 saniyede ulaşıyor ve azami 200 km/s hız yapabiliyor. CLTC protokolünde, aracın karma sürüş menzili 1.000 km, elektrikli sürüş menzili ise 180 km olarak açıklanıyor.
Araç içi uydu iletişimi, gece görüş sistemi ve opsiyonel drone kitiyle donatılmış olan U8, aynı zamanda VtoL enerji paylaşımı ve 15+1 kişiselleştirilebilir off-road modu gibi özelliklerle de dikkat çekiyor. DiSus-P hidrolik gövde kontrol sistemi, 20 inç dövme alaşım jantlar, su geçirmez hava girişi ve sabit yan basamak gibi donanımlar da araca üstün bir kullanım deneyimi sağlıyor.
YANGWANG U9: BYD’nin elektrikli süper otomobil vizyonu
BYD YANGWANG U9, inovasyon, mühendislik, güvenlik ve estetiği bir araya getiren elektrikli süper spor otomobil vizyonunu temsil ediyor. 360 derece dönüş, zıplama ve dans etme kabiliyetleriyle otomotiv dünyasında yenilikçi bir performans deneyimi sunan bu model, ileri teknoloji ile estetiği bir araya getiriyor. Keskin hatlara sahip Time Gate tasarım dili, Interstellar far tasarımı ve dinamik ışık imzaları ile U9, aerodinamik ve sportif bir duruş sergiliyor. Çift kokpit iç düzen ve 127 renkli ambiyans aydınlatması, sürüş moduna göre değişerek yüksek teknoloji deneyimini pekiştiriyor.
Dört bağımsız motoruyla 1.305 PS güç ve 1.680 Nm tork üreten BYD YANGWANG U9, 0’dan 100 km/s hıza 2,36 saniyede ulaşabiliyor. 80 kWh yeni nesil Blade Batarya ile CLTC protokolünde 450 km menzil sağlayan araç, 500 kW çift girişli ultra hızlı şarj sistemi sayesinde yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 10 dakikada ulaşabiliyor.
BYD’nin e4 platformu üzerine inşa edilen U9, bağımsız tork kontrolü, DiSus-X akıllı gövde kontrol sistemi, karbon-seramik diskler ve gelişmiş süspansiyon yapısı ile hem pist performansı hem de günlük sürüş konforu sunuyor. Aerodinamik olarak ayarlanabilir ve opsiyonel karbon fiber “swan neck” spoiler yüksek yere basma kuvveti sağlayarak üstün yol tutuşu sağlarken, araçta ısı pompası ve Cell-to-Body entegrasyonu gibi ileri teknolojiler de yer alıyor.
YANGWANG U8 ve U9 modelleri, BYD’nin Ar-Ge gücünü, mühendislik vizyonunu ve teknoloji liderliğini doğrudan yansıtırken, şu an için Avrupa homologasyonu bulunmadığı için Türkiye pazarında kısa vadede satışa sunulmaları planlanmıyor.
-
Lojistik3 hafta önceİhracatçıya İskandinavya Müjdesi: TCT Lojistik ve Alpi Danimarka’dan Güçlü Ticaret Köprüsü
-
Ulaşım1 hafta önceİDO’DAN 2026 İLKBAHAR-YAZ TARİFESİ: “Marmara’da Yolculuk Bir Ulaşım Değil, Bir Deneyim”
-
Ulaşım1 hafta önceBitaksi, yapay zeka ile ‘değişim saati’ ve ‘karşının taksisi’ sorununu bitiriyor
-
Sektörel1 hafta önceOtomol Stratejik İş Birliklerini Güçlendirmeye Devam Ediyor
-
HTA Haberleri1 hafta önceVolkswagen Ticari Araç, İSTAB ve Sektör Temsilcileriyle İftarda Buluştu
-
Test Sürüşleri4 gün önceTEST EDİYORUZ : “JEEP AVENGER Hibrit”
-
Yolcu Taşıma4 gün önceKRUVAZİYER SEKTÖRÜNDEN 8 MART MESAJI! KADINLAR ROTAYI ÇİZİYOR
-
Ulaşım4 gün önceİDO’dan Seyahatte Yeni Dönem Başlıyor
