Otomotiv Sektörü
Mercedes-Benz E-Serisi Coupé&Cabriolet Türkiye’de
2020 yılında güncellenen Mercedes-Benz E-Serisi Coupé ve Cabriolet, Ekim itibarıyla Türkiye’de satışa sunuldu.
Mercedes-Benz E-Serisi Coupé ve Cabriolet, üst sınıf model ailesinin çekici ve heyecan uyandıran üyeleri olarak Türkiye’de Ekim itibarıyla satışa sunulmaya başlandı. E 300 Coupé 1.355.000 TL başlangıç fiyatıyla, E 300 Cabriolet ise 1.558.000 TL başlangıç fiyatı ile satışa sunuldu. Her iki araçta 2.0 litrelik turbo beslemeli 4 silindirli benzinli motor 258 BG güç üretirken EQ Boost adındaki elektrikli destek ünitesi sayesinde anlık olarak 14 BG’lik ek bir güç daha kullanıma dahil ediliyor. İçten yanmalı motorun sağladığı 370 Nm’lik maksimum torka ek olarak EQ Boost desteği anlık olarak 150 Nm ile ivmelenmeye katkıda bulunuyor. Standart donanımdaki 9G-TRONIC otomatik şanzımanın da katkısıyla 6,7 ile 7,4 lt/100 km arasında değişen karma yakıt tüketimi sunabilen araçların maksimum hızları elektronik olarak 250 km/s ile sınırlandırılmış durumda.
Her iki model de kapsamlı güncelleme ile daha çekici ve daha da heyecan uyandıran bir yapı kazandı. Özellikle ön bölüm olmak üzere tasarım daha sportif olacak şekilde yenilendi. Standart olarak sunulan Tam-LED ön farlar daha ince bir görünüm kazanırken, LED stop lambalarının da iç tasarımı yenilendi. Yine makyajla birlikte iki kapılı modellerin her ikisi de ailenin diğer gövde tiplerinde hayata geçirilen iyileştirmelerden yararlanıyor. Entegre marş jeneratörü ile daha da verimli hale gelen benzinli motor, yeni nesil sürüş destek sistemleri ve bilgi-eğlence sistemi MBUX bunlardan bazıları.
Geleneksel katlanabilir kumaş tavanlı E-Serisi Cabriolet, dört kişiye kadar uzun yol konforu sunuyor. E-Serisi Cabriolet’de elektrikli rüzgar deflektör sistemi AIRCAP ve AIRSCARF ense ısıtma sistemi standart olarak sunuluyor. Kabin içi gürültü konforunu iyileştiren akustik tavan da yıl boyu kullanım konforuna katkı sağlıyor. Kapsamlı çok katmanlı izolasyonuyla tente tavan dört mevsim üstün iklim konforu sunuyor ve rüzgar ile yol gürültüsünü azaltıyor. Bu sayede yüksek hızlarda bile araç içinde konforlu bir şekilde sohbet edilebiliyor. Heyecan uyandıran coupe gövde orantıları ve dört kişiyi rahat ettiren geniş iç mekânıyla E-Serisi Coupé, etkileyici Gran Turismo tasarım ve özelliklerini en güncel teknolojilerle birleştiriyor.
Şükrü Bekdikhan: “Uzun yolculukları kısaltan konfor ve güvenlik”
Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan Yeni E-Serisi Coupé ve Cabriolet’in Türkiye’de satışa sunulmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Otomobil kullanmayı daha zevkli bir hale getiren E-Serisi Coupé ve açık hava keyfinin adresi E-Serisi Cabriolet, segmentlerinin yıllardır en fazla tercih edilen araçları arasında yer alıyor. Gran Turismo yani uzun yolculuklara çıkmak için her fırsatı değerlendiren otomobil tutkunlarını, markamızın en yeni güvenlik, konfor ve iletişim teknolojileriyle güncellediğimiz iki yeni modelimiz ile buluşturuyoruz. Ağustos 2020’de satışa sunduğumuz ve bir kez daha segmentinin en fazla tercih edilen modeli konumunu pekiştiren Yeni E-Serisi Sedan’ın ardından, Coupé ve Cabriolet model seçenekleri ile Yeni E-Serisi ailesini tamamlamış oluyoruz. 3 farklı gövde tipinde bayilerimizde yerini alan E-Serisi model ailesi, güvenlik ve konfordaki yenilikleriyle, elektrik destekli güç üretimi ve otonom sürüşe doğru yolculuğumuzda teknolojinin geldiğini son noktayı işaret ediyor.” dedi.
Daha da keskin bir tasarım: “A-Biçimli” elmas kesimli ön ızgara
E-Serisi Coupé ve Cabriolet’in özellikle ön bölümleri yenilendi ve daha kesin bir tasarım kazandırıldı. Tam-LED teknolojisiyle donatılan ön farlar daha ince bir tasarım kazanırken böylece görsel dinamizm daha da arttırıldı. LED Yüksek Performanslı Farlar standart olarak, ULTRA RANGE Uzun Far dâhil MULTIBEAM LED teknolojili farlar ise opsiyonel olarak sunuluyor.
Tüm versiyonlarda standart olarak sunulan yeni elmas kesim ön ızgara, A-Biçimi ile dinamizm vurgusuna katkı sağlıyor. Krom noktalar, bir çıta ve bir merkezi “Yıldız” ise marka aidiyetine vurgu yapıyor. Kaslı tasarımıyla arka bölümde iç tasarımı yenilenen LED stop lambaları dikkat çekerken bagaj kapağında entegre geri görüş kamerasıyla büyük bir “Yıldız” bulunuyor.
Güncellemeyle birlikte E-Serisi Coupé ve Cabriolet ürün ailesine yüksek teknoloji gümüşü, metalik grafit grisi, metalik mojave grisi ve designo metalik patagonya kırmızsı olmak üzere yeni gövde renkleri ekleniyor. Ürün çeşitliliği, özel tasarımıyla yakıt tasarrufuna ve dolayısıyla sürdürülebilirliğe katkı sağlayan aero jant dahil olmak üzere yeni jant seçenekleriyle genişliyor.
İç mekân: Muhteşem işçilik, dinamizm ve konforun bütünleşik harmonisi
Daha önce de olduğu gibi coupe ve cabriolet modellerin iç mekânı modern tasarımla sportif lüksü harmanlamaya devam ediyor. Ön konsolun üst kısmı havada süzülüyor gibi görünüyor ve kapılarla bütünleşen özel dekoratif bir parça tarafından destekleniyor. Kaliteli malzemeler ve yüksek işçilik seviyesi sportif ve şık görünümü tamamlarken otomobilin yüksek kalite algısına katkı sağlıyor. Yeni açık damarlı gri dişbudak ağacından, mat cilalı ahşap ve açık tonlu karbon görünümlü alüminyum süslemeler iç mekandaki kalite algısını destekliyor.
Koltuklar, Mercedes-Benz markasına özgü uzun yol rahatlığıyla bütünleşik tasarımı birleştiriyor ve böylece üstün bir konfor seviyesi sunarken dinamik sürüş koşullarında vücudu destekliyor. Akıllı uyarlanabilir koltuk ayarı önemli oranda hayatı kolaylaştırıyor. Bilgi-eğlence sistemi üzerinden sisteme sürücünün vücut ölçüleri girildiğinde sistem, koltuğu buna uygun bir konumda ayarlıyor. Sürücüye ise sadece ince ayarları yapmak kalıyor.
Yekpare tasarımlı spor koltuklar, güçlü yan destekleri ve entegre koltuk başlıklarıyla vücudu kavrıyor. Koltuğun orta bölümü uzunlamasına veya enlemesine şekillendirilebiliyor. İşlemeli deri, elmas şeklinde kapitone napa deri ve güneş yansıtan deri (Cabriolet için) olmak üzere birçok malzeme kombinasyonu tercih edilebiliyor.
Yeni nesil sürüş destek sistemleri: Yoğun trafikte ve park ederken daha fazla destek
Yeni E-Serisi, sürücünün işbirliği ile sürüşü desteklemek üzere Mercedes-Benz’in en güncel sürüş destek sistemleriyle donatıldı. Ortaya çıkan ileri düzeyde aktif güvenlik seviyesinin sonucu olarak Coupé ve Cabriolet, sürücünün tepki vermediği durumlarda akıllı ve hızlı bir şekilde tepki verebiliyor. Direksiyon simidinin “Hands-off” algılama özelliği artık kapasitif çalışıyor. Bu, yarı otonom sürüş esnasındaki kullanım konforunu arttırıyor. Sürüş destek sistemlerinin E-Serisi’ni kontrol ettiğini algılaması için sürücünün ellerini direksiyonda tutması yeterli oluyor. Eskiden sisteme geri bildirim olarak sürücünün direksiyona kuvvet uygulaması, yani hafif de olsa direksiyonu hareket ettirmesi gerekiyordu. Yeni direksiyon simidinin çemberinde sürücünün ellerini algılayan özel sensörler bulunuyor. Sürücünün ellerini bir süre direksiyona temas ettirmediğini algılayan sistem bir uyarı bildirimi başlatıyor. Sürücünün reaksiyon göstermemesi halinde ise sistem acil durum frenini devreye sokuyor.
Tüm E-Serisi modellerinde standart olarak sunulan Aktif Fren Yardımcısı, birçok sürüş koşulunda otonom fren yaparak kazaları önlüyor veya etkilerini önemli oranda azaltıyor. Sistem, şehir içi sürüş hızlarında sabit duran araçları veya yoldan karşıya geçen yayaları algılayarak fren yapıyor ve yol koşullarına bağlı olarak olası bir çarpmayı önleyebiliyor. Sürüş Yardım Paketi kapsamında sistem artık dönüşlerde de çalışıyor. İsteğe bağlı olarak ilave akıllı sürüş fonksiyonları Sürüş Yardım Paketi ile sipariş edilebiliyor.
İç mekânda daha da fazla konfor: Yeni direksiyon simidi ve MBUX
E-Serisi Coupé ve Cabriolet, makyajla birlikte tamamen yeni, akıllı bir direksiyonla donatılıyor. Deri direksiyon dışında bir süper spor versiyon da sunuluyor. Kontrol yüzeyleri parlak siyah, dekoratif unsurlar ise gölgeli gümüş olarak renklendiriliyor. Gösterge panelinin ve medya ekranının kumanda fonksiyonları, fiziksel prensibi optik yerine artık kapasitif çalışan Touch-Control üzerinden kontrol ediliyor.
Yeni E-Serisi Coupé ve Cabriolet en güncel bilgi-eğlence sistemi MBUX kullanıma sunuluyor. Sistem, bir araya geldiklerinde geniş ekran görünümü oluşturan iki adet 12,3 inçlik ekrandan oluşuyor. Gerek gösterge ekranı, gerekse bilgi-eğlence sistemine ait ana ekran olsun, tüm bilgiler kolaylıkla okunuyor. Parlak grafiklere sahip sunum, sezgisel kontrol yapısını daha anlaşılabilir kılıyor.
ENERGIZING konfor yönetimi araçtaki çeşitli konfor sistemlerini birbirine bağlıyor ve aydınlatma, müzik ve masaj fonksiyonları üzerinden kabin içi huzur ve rahatlığı en üst seviyeye taşıyor. ENERGIZING COACH, E-Serisi Coupé ve Cabriolet’te yeni bir özellik olarak devreye giriyor. Akıllı bir algoritmaya dayanan sistem, duruma ve bireysel ihtiyaçlara bağlı olarak programlardan birini öneriyor. Sistem, zorlu ve oldukça monoton yolculuklardan sonra kullanıcının kendini iyi hissetmesini sağlamayı amaçlıyor.
Urban Guard: Araç korumada son teknoloji
URBAN GUARD Araç Koruması, izinsiz giriş ve hırsızlık alarm sistemi, araç konumunda değişiklik tespit ettiğinde görsel ve sesli uyarı ile çekme koruması, alarm sireni, iç koruma (İç mekânda hareket olduğunda tetikleniyor) ve hırsızlık veya park halinde çarpma tespiti için ön hazırlık içeriyor. Araç sensörleri, park edilmiş ve kilitli araca darbe uygulandığı, aracın çekildiği veya birisinin araca girmeye çalıştığı anı kaydediyor. Sistem, olası bir darbenin aracın hangi bölgesinde ve ne kadar şiddetli gerçekleştiğini bildiriyor. Söz konusu bilgi, araç çalıştırıldığında bir kereye mahsus olmak üzere bilgi-eğlence ekranında gösteriliyor.
Yüksek verimlilik seviyesi: Elektrikliye geçiş bütün hızıyla devam ediyor
Mercedes-Benz ürün gamında tüm versiyonlarda olduğu gibi E 300 Coupé ve E 300 Cabriolet de yüksek verimlilik seviyesine sahip güçlü bir motorla yollara çıkıyor. Modern teknolojinin tüm nimetlerinden yararlanan yarı hibrit sistemde benzinli motoru 48 Volt beslemeli bir marş-jeneratörü destekliyor. 2,0 litre hacimli turbo benzinli motor 258 BG güç ve 370 Nm tork üretiyor. 48 Volt beslemeli marş-jeneratörü 14 BG ilave güç ve 150 Nm ilave tork ile benzinli motoru destekliyor.
E-Serisi Coupé ve Cabriolet teknik özellikleri
|
|
E 300 Coupé | E 300 Cabriolet | |
| Şanzıman | 9G-TRONIC | 9G-TRONIC | |
| Motor | Sıralı 4 | Sıralı 4 | |
| Motor hacmi |
cc |
1.991 | 1.991 |
| Maksimum güç |
BG (kW), d/d |
258 (190), 5.500-6.100 | 258 (190), 5.500-6.100 |
| EQ Boost ile ek güç |
BG (kW) |
14 (10) | 14 (10) |
| Maksimum tork |
Nm, d/d |
370, 1.650-4.000 | 370, 1.650-4.000 |
| EQ Boost ile ek tork |
|
150 | 150 |
| Karma Koşullarda Yakıt Tüketimi |
lt/100 km |
7,2-6,7 | 7,4-7,0 |
| Karma Koşullarda CO2 Emisyonu |
gr/km |
164-153 | 169-160 |
| Hızlanma 0-100 km/s |
sn |
6,4 | 6,6 |
| Maksimum hız |
km/s |
250 | 250 |
Otomotiv Sektörü
OMODA 4 Fransa’da, OMODA 5 NEXT Avrupa’da İlk Kez Sahneye Çıktı!
OMODA | JAECOO, 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda OMODA 4 ve OMODA 5 NEXT modellerini otomobil tutkunlarıyla buluşturarak Avrupa’daki büyüme yolculuğunda yeni bir adım attı. “DRIVE THE NEW VIBE” temasıyla fuarda yer alan marka, OMODA 4’ün Fransa’daki ilk tanıtımını gerçekleştirirken OMODA 5 NEXT’in Avrupa prömiyerini yaptı. Fütüristik CYBER MECHA tasarım diliyle öne çıkan OMODA 4, yenilikçi karakteriyle dikkat çekerken OMODA 5 NEXT, coupe tarzındaki sportif çizgilerini gelişmiş konfor özellikleri ve hibrit teknolojisiyle bir araya getirdi. OMODA | JAECOO, iki markanın farklı yaşam tarzlarına hitap eden ürünlerini ve deneyimlerini Paris’e taşırken Avrupa’daki Ar-Ge, üretim ve satış sonrası hizmet yatırımlarına yönelik yaklaşımını da ortaya koydu. Dünya genelinde 77 pazarda, Avrupa’da ise 22 ülkede faaliyet gösteren marka, yerelleşme stratejisi doğrultusunda küresel büyümesini güçlendirmeyi sürdürüyor.
Otomotiv sektörünün yenilikçi markaları OMODA | JAECOO, 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirdiği iki önemli model tanıtımıyla dikkatleri üzerine çekti. Paris Expo Porte de Versailles’ın 4’üncü salonundaki A91 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayan marka, “DRIVE THE NEW VIBE” yaklaşımı doğrultusunda yenilikçi tasarım anlayışını, ileri teknolojilerini ve farklı kullanıcı beklentilerine hitap eden mobilite çözümlerini sergiledi. Fuar kapsamında OMODA 4 modeli Fransa’da ilk kez tanıtılırken, OMODA 5 NEXT Avrupa prömiyerini gerçekleştirdi. OMODA ailesinin iki yeni üyesi, farklı karakterleriyle özellikle bireyselliğe, teknolojiye ve yaşam tarzına önem veren yeni nesil otomobil kullanıcılarına hitap ediyor.
OMODA 4 ile dijital dünyanın tasarım anlayışı yollara taşınıyor!
Paris Otomobil Fuarı’nın dikkat çeken yeniliklerinden OMODA 4, dijital dünyanın fütüristik tasarım anlayışını otomotiv dünyasına taşıyan CYBER MECHA tasarım diliyle öne çıkıyor. Keskin hatları, güçlü geometrik çizgileri ve teknoloji odaklı estetik unsurlarıyla dikkat çeken model, markanın yenilikçi tasarım yaklaşımını somutlaştırıyor. Moda ve tasarım dünyasının önemli merkezlerinden Paris’te gerçekleştirilen tanıtım, OMODA 4’ün kendine özgü karakterini vurgularken markanın “BE THE ONE” felsefesini de yansıtıyor. Bireyselliğini otomobiliyle ifade etmek isteyen kullanıcılara hitap eden OMODA 4, sıra dışı görünümü ve güçlü tasarım kimliğiyle OMODA ürün ailesinin yenilikçi karakterini temsil ediyor.
OMODA 4 ile aynı sahneyi paylaşan OMODA 5 NEXT ise sportif tasarımını ileri teknoloji ve konfor özellikleriyle bir araya getiriyor. Yeni nesil mecha tasarım anlayışıyla şekillendirilen kupe benzeri gövde yapısı, dinamik görünümünü çağdaş tasarım detaylarıyla tamamlıyor. Modelin iç mekânında sunulan 15,6 inçlik 2K yüksek çözünürlüklü ekran, Sony ses sistemi ve masaj fonksiyonuna sahip sürücü koltuğu dikkat çekiyor. Kullanıcıların dijital deneyimini ve seyahat konforunu geliştirmeye odaklanan OMODA 5 NEXT, SHS-H hibrit teknolojisiyle de verimli sürüşü destekliyor. Böylece model, sportif tasarımı, gelişmiş teknolojileri ve konfor özelliklerini bir araya getirerek OMODA ürün gamına yeni bir soluk getiriyor.
OMODA 4’ün cesur ve fütüristik yaklaşımı ile OMODA 5 NEXT’in konfor ve teknoloji odaklı karakteri, markanın farklı kullanıcı profillerine hitap eden ürün stratejisini ortaya koyuyor. OMODA 7 gibi modellerin de yer aldığı genişleyen ürün ailesi, Avrupa pazarında farklı yaşam tarzlarına ve mobilite beklentilerine yönelik alternatifler sunuyor.
OMODA’nın dijital dünyası ile JAECOO’nun özgür yaşam tarzı Paris’te buluştu!
OMODA | JAECOO, Paris Otomobil Fuarı’nda yalnızca yeni modellerini sergilemekle kalmadı, aynı zamanda iki markanın farklı yaşam tarzı yaklaşımlarını da ziyaretçilerle buluşturdu. OMODA’nın dijital kültür ve yenilikçi tasarım odaklı karakteri ile JAECOO’nun doğadan ilham alan rafine macera anlayışı, fuar standındaki farklı deneyim alanlarıyla yansıtıldı.
VALORANT Esports EMEA’nın resmî otomotiv partneri olan OMODA, e-spor dünyasının dinamik yapısını OMODA 4’ün CYBER MECHA tasarım anlayışıyla bir araya getirdi. Dijital dünyanın görsel unsurlarından ilham alan fütüristik tasarımlar ve etkileşimli deneyimler, markanın teknolojiyle iç içe yaşayan yeni nesil kullanıcılarla kurduğu bağı güçlendirdi. OMODA, bu yaklaşımıyla “BE THE ONE” felsefesini otomobil tasarımının ötesine taşıyarak bireyselliği ve özgün yaşam tarzlarını destekleyen marka kimliğini ön plana çıkardı.
JAECOO ise fuar standında doğayla iç içe yaşamı, keşfetme tutkusunu ve şehir hayatının konforunu bir araya getiren yaklaşımını sergiledi. Doğal yaşamdan ilham alan tasarım unsurlarıyla oluşturulan deneyim alanında, markanın güçlü ve sofistike karakteri ön plana çıkarıldı. Şehir içindeki günlük kullanımdan doğa keşiflerine uzanan farklı ihtiyaçlara yanıt vermeyi hedefleyen JAECOO, zarafet ile macera ruhunu buluşturan yaşam tarzı yaklaşımını Paris’e taşıdı.
OMODA’nın dijital kültür ve e-spor dünyasıyla bütünleşen dinamik kimliği ile JAECOO’nun doğa ve keşif odaklı rafine yaklaşımı, iki markanın farklılaşan karakterlerini gözler önüne sererken “DRIVE THE NEW VIBE” anlayışının da temelini oluşturdu.
Avrupa’da yerelleşme stratejisi güçlenerek devam ediyor!
OMODA | JAECOO için Paris Otomobil Fuarı, yeni ürünlerin tanıtıldığı uluslararası bir organizasyon olmasının yanı sıra Avrupa pazarındaki uzun vadeli büyüme stratejisinin de önemli bir göstergesi oldu. Marka, “In Somewhere, For Somewhere, Be Somewhere” yaklaşımı doğrultusunda faaliyet gösterdiği pazarların ihtiyaçlarına odaklanarak yerel operasyonlarını, Ar-Ge çalışmalarını ve endüstriyel iş birliklerini geliştirmeyi sürdürüyor.
Avrupa’daki çalışmalarını İspanya, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta bulunan Ar-Ge merkezleriyle destekleyen OMODA | JAECOO, ürün ve teknolojilerini bölgedeki kullanıcıların beklentilerine, sürüş alışkanlıklarına ve teknik gerekliliklere uygun biçimde geliştirmeye odaklanıyor. Yerel pazar dinamiklerinin ürün geliştirme süreçlerine entegre edilmesi, markanın Avrupa’daki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen stratejisinin temel unsurları arasında yer alıyor.
Üretim tarafında İspanya’daki yerel üretim projesini geliştirmeyi sürdüren marka, Avrupa genelindeki endüstriyel iş birliklerini de güçlendiriyor. Bölgesel satış ve satış sonrası hizmet ağını geliştirmeye, tedarik zinciri yapılanmasını genişletmeye yönelik çalışmalar da kullanıcı deneyiminin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Yerel iş ortaklarıyla uzun vadeli iş birliklerine önem veren OMODA | JAECOO, ürün çeşitliliğini güçlü bir hizmet altyapısıyla desteklemeyi amaçlıyor.
Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılan OMODA 4 ve OMODA 5 NEXT modelleriyle ürün ailesinin farklı karakterlerini ortaya koyan marka, Avrupa’daki yatırımları ve yerelleşme stratejisi doğrultusunda küresel büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.
OMODA | JAECOO’nun yeni durağı 2026 CHERY Uluslararası Kullanıcı Zirvesi olacak!
Paris Otomobil Fuarı’nın ardından OMODA | JAECOO’nun küresel etkinlik takvimi, 19 Ekim’de düzenlenecek 2026 CHERY Uluslararası Kullanıcı Zirvesi ile devam edecek. Dünyanın farklı bölgelerinden kullanıcıları ve sektör paydaşlarını bir araya getirecek organizasyon, markanın kullanıcı odaklı yaklaşımını, teknolojik yeniliklerini ve ekosistem iş birliklerini ön plana çıkaracak. Zirve kapsamında OMODA X modelinin dünya prömiyerinin gerçekleştirilmesi de planlanıyor. Yeni modelin tanıtımı, markanın geleceğin mobilite teknolojilerine ve farklı yaşam tarzlarına yönelik çalışmalarında yeni bir dönüm noktası olacak.
Otomotiv Sektörü
Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu
Hyundai, 2026/27 sezonunda başlayacak ve uzun yıllar devam edecek iş birliği kapsamında UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri oldu. Avrupa kulüp futbolunun standartlarını belirleyen UEFA Champions League, futbolun en iyilerini bir araya getiriyor ve Hyundai de kendi sektöründe aynı yüksek standartları benimsiyor.
Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan IONIQ 3, Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da tanıtacağı beş önemli modelin ilki ve markayı bu iş birliğinde temsil edecek ilk model olacak.
Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olduğunu ve bu kapsamda uzun yıllar sürecek bir anlaşmaya imza attığını duyurdu. Hyundai’ın Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine olan bağlılığını ortaya koyan iş birliği, 2026/27 sezonunda başlayarak 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek.
Futbol, Hyundai için oldukça tanıdık bir alan. Yaklaşık 30 yıldır dünyanın en büyük uluslararası turnuvalarından farklı ülkelerdeki kulüp ve federasyonlara kadar futbolu en üst seviyede destekleyen Hyundai, UEFA Champions League ile bu bağlılığını Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor.
UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki benzerlikler, sahip oldukları ölçeğin çok daha ötesine uzanıyor. Bu organizasyonda mücadele eden takımlar, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’nın en üst seviyesinde rekabet ediyor.
Hyundai de Avrupa’da araçlar tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; modellerini kıta genelinde satışa sunuyor. Böylece faaliyetleri açısından tartışmasız biçimde Avrupalı, etkileri bakımından ise uluslararası iki organizasyon bir araya geliyor.
Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Futbol, yaklaşık 30 yıldır Hyundai’ın bir parçası. Dilleri, sınırları ve nesilleri aşarak insanları başka çok az şeyin başarabileceği kadar güçlü bir biçimde bir araya getiriyor. UEFA Champions League, her hafta Avrupa’nın en tutkulu taraftarlarının karşısında oynanan, dünyanın en iyi kulüp futbolu organizasyonu. Hyundai’nin bu yaz Dünya Kupası’nda gerçekleştirdiği çalışmaların ardından UEFA Champions League, güzel tasarımlara ve taraftarların seveceği özelliklere sahip araçlarımızı sergilemek için ideal bir platform sunuyor. Madridliyim ve bu nedenle bu organizasyonu hayatım boyunca takip ettim. Avrupa genelindeki taraftarlarla bir araya gelecek olmaktan kişisel olarak da büyük heyecan duyuyorum. Futbolun güzelliğini Hyundai ile kutlamak için harika bir dönemdeyiz”.
Hyundai, “İnsanlık için İlerleme” marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeyi ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmayı hedefliyor. UEFA ile Avrupa Futbol Kulüpleri’nin ortak girişimi olan UC3 ile gerçekleştirilen bu iş birliği kapsamında Hyundai; UEFA Champions League’in gücünü ve mobilite çözümlerini kullanarak Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Hyundai, milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu bir etki yaratmayı da hedefliyor.
Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise şunları söyledi: “UEFA Champions League ve Hyundai; ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefiyle hareket ediyor. Bu iş birliğine bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla adım atıyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, geleceğin ürün gamımıza öncülük edecek modelimiz”.
UEFA Champions League, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin ilgi gösterdiği ve dünyada en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu olarak öne çıkıyor. 36 kulübün mücadele ettiği turnuva, tutkulu futbolseverlerden oluşan geniş bir kitleyle iletişim kurmak için önemli bir platform sunuyor. Aynı zamanda Hyundai’nin robotik ve fiziksel yapay zekâdan yazılım teknolojilerine ve Avrupalı müşterilere özel akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek vizyonunu aktarmasına imkân tanıyor.
Hyundai, 30 yılı aşkın süredir Avrupa’da güçlü bir varlığa sahip küresel bir marka olarak faaliyet gösteriyor. Markanın Almanya’nın Rüsselsheim kentindeki Avrupa Teknik Merkezi, Hyundai modellerinin geliştirme ve mühendislik çalışmalarını yürütürken aynı tesiste bulunan Avrupa Tasarım Merkezi de araçların görsel tasarımını ve kimliğini şekillendiriyor. Üretim faaliyetleri Çekya ve Türkiye’deki fabrikalarda gerçekleştirilirken Hyundai modelleri, 42 Avrupa ülkesindeki 2.000’den fazla satış ve satış sonrası hizmet noktası aracılığıyla müşterilerle buluşuyor. Hyundai’ın tasarım, mühendislik, üretim ve iş ortağı ağı, her gün müşterilere ve taraftarlara hizmet sunuyor.

IONIQ 3 Sahaya Çıkıyor.
Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan tamamen elektrikli IONIQ 3, Hyundai’ın bu iş birliğindeki ilk temsilcisi olacak. Bu yıl Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren kompakt hatchback model, Ağustos ayında üretimin başlamasıyla birlikte Hyundai’ın İzmit Fabrikası’nda üretilen ilk bataryalı elektrikli araç oldu. IONIQ 3 aynı zamanda Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da satışa sunacağı beş önemli yeni modelin ilkini oluşturuyor.
Hyundai, IONIQ 3 ile Avrupa’nın rekabetin en yoğun olduğu kompakt sınıfına, Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına cevap veren sınıfının öncüsü özelliklerle giriş yapıyor. IONIQ 3’ün Aero Hatch gövde yapısı, 0,263 Cd’lik hava sürtünme katsayısı ve 497 kilometreye varan WLTP menziliyle sınıfının öncüsü verimlilik ve menzil sunmak üzere geliştirildi. 441 litrelik bagaj hacmi, sınıfının en geniş iç mekânı, Hyundai’ın en yeni PLEOS Connect bilgi-eğlence sistemini içeren segmentinin öncüsü 14,6 inçlik ekranı ve güçlü fiyat-değer dengesiyle IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobiliteyi Avrupalı müşterileri için daha erişilebilir hâle getirme kararlılığını temsil ediyor.
Hyundai’ın ürün gamı; bataryalı elektrikli, hibrit, şarj edilebilir hibrit, hidrojen yakıt hücreli elektrikli ve içten yanmalı motor seçeneklerini kapsıyor. Bu geniş ürün yelpazesi, müşterilerin araç sahibi olma ve araçlarını kullanma biçimleri göz önünde bulundurularak şekillendiriliyor.
IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobilite alanındaki kapsamlı çalışmalarını ortaya koyan önemli ödüllerle güçlenen Avrupa’daki EV başarısını daha ileriye taşıyor. Hyundai INSTER, 2025 Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili seçilirken IONIQ 9 ise Almanya’da 2026 Yılının Premium Otomobili unvanına layık görüldü.
Hyundai’ın müşteri odaklı yaklaşımı, markanın UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak imza attığı yeni iş birliğinin de temelini oluşturuyor.
UC3 Eş Genel Müdürü Guy-Laurent Epstein ise iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hyundai’yi UEFA Champions League’in resmi partnerleri arasında görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hyundai, futbolu en üst seviyede destekleme konusunda köklü bir geçmişe ve futbolun insanları bir araya getirme gücüne yönelik güçlü bir inanca sahip. Önümüzdeki yıllarda bu ortak hedefi dünyanın dört bir yanındaki taraftarlar için hayata geçirecek bir iş birliği geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz”.
Otomotiv Sektörü
Karsan’da Üst Düzey Görev Değişimi
Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından Karsan’da üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Son on yıldır Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak görev yapan Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanmak üzere görevlerinden ayrıldı. Karsan Yönetim Kurulu kararıyla, Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.
Türkiye otomotiv sanayisinin öncü kuruluşlarından Karsan’da üst yönetimde görev değişimi yaşandı. Şirketin CEO’su ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanma kararı doğrultusunda görevlerinden ayrıldı. Okan Baş, son on yılda Karsan’ın global bir mobilite markasına dönüşüm sürecine liderlik ederek, şirketin elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümleriyle uluslararası pazarlarda daha görünür ve güçlü bir konuma ulaşmasında önemli rol üstlendi. Görev süresi boyunca Karsan’ın global mobilite vizyonunun güçlenmesine, dönüşüm stratejisinin hayata geçirilmesine ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sundu. Karsan Yönetim Kurulu, şirkete sağladığı katkılar dolayısıyla Okan Baş’a teşekkür etti.
Okan Baş’ın görevlerinden ayrılmasının ardından, Karsan Yönetim Kurulu tarafından Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.
Lojistik sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Utku Can Ayyarkın, sahadan başlayarak üst yönetime uzanan güçlü liderlik birikimi, operasyonel yetkinliği ve stratejik yönetim deneyimiyle; Karsan’ın yeni döneminde şirketin büyüme stratejisine, dönüşüm vizyonuna ve sürdürülebilir başarı yolculuğuna liderlik edecek.
Karsan, Utku Can Ayyarkın liderliğinde; 60 yıllık köklü mirasından aldığı güçle elektrikli ve otonom mobilite alanında global bir marka olma yolculuğunu yeni başarılarla büyütmeye, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecek.
