Connect with us

Otomotiv Sektörü

Bentley Pikes Peak’te Mobil 1’in Desteğiyle Rekor Kırdı!

Dünyanın önde gelen madeni yağ üreticilerinden ExxonMobil, dünyanın en zorlu tırmanma etaplarından birisi olan, Kolorado’daki Pikes Peak’e rekor için çıkan Bentley Bentayga’nın yanında oldu.

Tam 20 km uzunluğunda, 156 farklı virajı bünyesinde bulunduran ve bitiş çizgisi deniz seviyesinden 4.267 metre yüksekte olan Pikes Peak, motorlu bir taşıtın sınanabileceği en zorlu parkur olarak nitelendiriliyor. 

Rhys Millen pilotajındaki özel yeşil rengiyle dikkatleri üzerine çeken Bentayga’nın 12 silindirli motorunu, değişken yol koşulları ve zorlu hava şartlarına karşı mükemmel bir şekilde koruma görevini ise Mobil 1 motor yağları üstlendi ve tüm parkuru 10 dakika 49 saniyede bitirerek kırılması zor bir rekorun altına imza atmasını sağladı.  

 

Dünyanın önde gelen madeni yağ üreticilerinden ExxonMobil çatısı altında yer alan Mobil 1TM, motor sporları dünyasının en zorlu parkurlarından birisi olarak adlandırılan, Amerika Birleşik Devletleri Kolorado’daki Pikes Peak’te Bentley Bentayga’nın yanında oldu. W.O. Bentley’in 1919 yılında adını ilk kez bir otomobile verdiği günden bu yana iki adet kanat tarafından çevrelenen “B” harfi otomobillerin kaputunu süslüyor ve otomobil dünyasında konfor, stil ve sürüş keyfi kavramlarını temsil ediyor.

1920’ler ve 1930’lardaki 24 Saat Le Mans yarışları, korkusuz Bentley müşterilerinin en heyecan verici etkinlikleri arasında yer alıyor. Başlangıçta biraz şüpheci olmakla birlikte W.O. çok kısa sürede hız ve dayanıklılık adına önemli bir test olan bu etkinliğin bir parçası olmanın yapmış olduğu iş için faydalı olduğunu gördü ve fabrikayı bu etkinliğe dahil etti. 1924 ve sırasıyla 1927 ile 1930 yılları arasında gelen Le Mans zaferleri günümüze kadar uzanan ‘Bentley Boys’ efsanesini yarattı ki otoriteler tarafından “Bir Rolls Royce’da şoför seni bir yerlere götürür, ama bir Bentley ile kendin bir yere gidersin.” görüşü açıkça ortaya çıkmış oldu.

Kısa bir süre önce Bentley, kendi markasından 3 yıl daha eski olan bir motor sporları mücadelesine dahil olma kararı aldı; Pikes Peak. Bu parkur, en uzun ya da en hızlı değil; en güç ve en zor motor sporları etkinliklerinden birisi olarak adlandırılıyor. Tam 20 kilometre, 156 viraj, 4.720 metre tırmanma, ortalama yüzde 7,2 eğim ve deniz seviyesinde 4.267 metre rakımda bir bitiş çizgisi. Hata affetmeyen Pikes Peak Uluslararası Tırmanma Yarışı bir motorlu araçla kendinizi sınayabileceğiniz en zor testlerden biri.

 

1916 yılında ilk kez gerçekleştirilen etkinlikte pilot Rea Lentz, tamamı çakıldan oluşan zorlu etabı 21 dakikada tamamlayarak kazandı. Yarış esnasında çevreye saçılan büyük miktarlarda çakıl nedeniyle çevresel kaygılar söz konusuydu. Bu zorlu parkuru korumak ve bu etkinliği sürdürmek için yolun daha güvenli hale getirilmesi gerekiyordu. Tırmanma etabının devam edilebilmesi için parkur kademeli olarak aşağıdan yukarıya doğru asfaltlandı. Takvimler 2011 yılını gösterdiğinde parkurun tamamı asfaltlanmış ve gevşek zeminli hiçbir bölümü kalmamıştı.  Çoğu insan bu değişimlerin, yarışın sonunun olduğu söyledi. Fakat öyle olmadı. Tamamı asfalt pürüzsüz bir rotaya dönüştürülmüş pist, yarış otomobilleri de dahil olmak üzere birçok araç türünün yarışmasına olanak tanıdı ki GT3 ve GT4 klasmanındaki otomobiller de iyi birer örnek olarak gösterilebilir.

 

Bentley Continental GT3 modelinin yeni versiyonunu tanıtan Bentley ekibinin ise dağaya meydan okumak için bu otomobili tercih etmesinden daha doğal bir şey olamazdı. Fakat ekibin tercih ettiği silah markanın premium SUV modeli Bentayga oldu! “Bentley her zaman bir sürücü otomobili oldu. Bentayga son derece üstün performanslı bir otomobil ve bu üstün performansı off-road şartlarında da gösterdi. Asfalt üzerinde son derece keyifli bir sürüş ve üstün bir performans sunduğunu biliyoruz, dolayısıyla bu bunu kanıtlamak için çok iyi bir fırsat.” şeklinde konuşan Bentayga Ürün Serisi Direktörü Peter Guest, bir süredir bu tarz heyecan verici bir macera arayışı peşindeydi ve 7 yıl önce Bentayga projesine başladıkları günden bu yana Pikes Peak’e çıkmak istediklerini söyledi.

 

12 Silindirli canavara Mobil 1 desteği!

 

Seri üretim tabanlı bir sınıfta rekabet etmek; şasinin, motorun, şanzımanın ve aktarma organlarının hepsinin otomobilin showroom’da sergilenen haliyle olması gerektiği anlamına geliyor. Dolayısıyla Pikes Peak’a neredeyse standart bir otomobille katılmak ciddi ve önemli bir sınav anlamına geliyor. Bentley Mühendisi David Argent’ın da belirttiği gibi proje ortaklarının çabaları çok önemli. “İyi teknik ortaklara sahip olmak çok önemli. Yarış ekibinde olduğu gibi, motor yağında da tabii ki Mobil 1’e sahibiz.”

 

Bu görüşe katılan Brain Gush şöyle açıklıyor: “Ev ödevimizi çok iyi yaptık. Vermiş olduğumuz sözü yerine getirebileceğimizi çok iyi biliyoruz ve Mobil 1 gibi güçlü iş ortakları tam bu noktada devreye giriyor. Crewe’ye geldiğim ilk günlerden bu yana Mobil 1 ile çalışıyorum. Tüm Crewe Bentayga motorları ilk dolum yağı olarak Mobil 1 kullanıyor. Projede bizleri desteklemek üzere gelen Mobil 1 ve ekibi gerçekten de çok heyecanlıydı.”

 

Şartlar oldukça zorlayıcı! Deniz seviyesinden 2.743 metre rakımda start alan parkur 20 santigrat derece hava sıcaklığında başlarken zirvede hava sıcaklığı sıfırın altına kadar iniyor. Bu zorlayıcı ve değişken şartlara rağmen V12 silindirli motorun ideal performansını korumak için seçilen motor yağının, Crewe’deki ilk dolum yağı ile aynı bileşime sahip olması şaşırtıcı.

 

Bu zorlu mücadelenin üstesinden standart bir ürünle gelmek istediklerini dile getiren ExxonMobil Global Motor Sporları Teknoloji Müdürü David Tsurusaki, “Ne zaman bir sürücünün becerileri ve bir aracın yetenekleri ile ilgili zorlayıcı bir test yapılacak olursa, biz mutlaka bu teste dahil olmak isteriz.” şeklinde konuşuyor ve ekliyor: “Bir Pikes Peak mücadelesi tam da bize göre ve bizimle mükemmel örtüşüyor. Mobil 1’e tüketicinin gündelik kullanımda asla karşı karşıya kalmayacağı zorlu basınç, sıcaklık ve performansla başa çıkabilme nitelikleri kazandırdık. Limitleri zorladığınızda motor yağı ile ilgili hiçbir endişe duymamanız gerektiğini göstermek istedik.” 

 

Tam bir antrenman turunun yapılamadığı ve gerçek anlamda tek şansın bulunduğu Pikes Peak’de, sonuç itibariyle Mobil 1 Bentayga’nın 600 HP güç ve 900 Nm tork üreten 12 silindirli canavarını her türlü zorlu koşulda mükemmel şekilde koruyarak kırılması zor bir rekora imza atmasını sağladı. Ve üstelik 2012 yılında Range Rover Sport’un 12 dakika 35 saniyelik süresini de 10 dakika 49 saniyelik süreyle egale ederek Mobil 1’in desteğiyle motor sporları dünyasına adını altın harflerle yazdırdı.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Türkiye, Çocukların Hayallerini Gerçeğe Dönüştürdü

Hyundai Motor Türkiye’nin çocukların hayal gücünü desteklemek ve sürdürülebilir bir geleceğe dair farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği “Hyundai Resim Yarışması: Dünyayı İyileştiren Araçlar” projesinin ödül töreni gerçekleştirildi. Türkiye genelinden yoğun ilgi gören yarışma, çocukların dünyayı daha iyi bir yer haline getirme hayallerini sanatla ifade etmelerine olanak tanıdı.

 

Bu yıl ikinci kez düzenlenen yarışma, ilk yılında Kocaeli özelinde başlatıldı ve kısa sürede ülke geneline yayıldı. 60 farklı ilden başvuru alan proje kapsamında, çocukların sürdürülebilirlik, teknoloji ve toplumsal fayda odağında geliştirdiği yaratıcı fikirler dikkat çekti. Yarışmada çocuklar, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda dünyayı iyileştirecek araç fikirlerini özgün çizimlerle ortaya koydu ve kendi kelimeleriyle hikayeye dönüştürdü. Yüzlerce başvuru arasında yer alan kazanan eserler; sürdürülebilir bir dünya, teknolojiyle iyileştirilmiş yaşamlar ve umut dolu gelecek vizyonlarıyla öne çıktı.

Hyundai Motor Türkiye, küresel sosyal sorumluluk projelerini “Hyundai Continue” çatısı altında; doğa, mobilite ve umut odak alanlarıyla sürdürüyor. Resim Yarışması projesi de bu kapsamda, çocukların hayal gücünü destekleyen ve geleceğe dair umutlarını görünür kılan önemli bir platform sunarken gelecek neslin dünyadaki sorunları fark etmesi ve harekete geçerek bu sorunlara çözümler bulması yönünde farkındalık yaratma amacı taşıyor.

Ahmet Aydemir, Ayça Çizer, İdil Türkmenoğlu, Seydi Murat Koç ve Yalvaç Ural’ın katılımıyla kurulan bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda finale kalan eserler arasından seçilen çalışmalar, yaratıcılık, tema uygunluğu ve sanatsal ifade gücü kriterlerine göre belirlendi. Yarışma kapsamında ödüle layık görülen eserler ve sahipleri tören sırasında açıklanırken, seçilen 10 çalışma Hyundai Motor Türkiye tarafından 3 boyutlu maket araç olarak gerçeğe dönüştürüldü.

İzmir’den yarışmaya katılan Kerem Karaoğlan Hyundai Özel Ödülü’ne sahip olurken; Turna Nur Benk (Erzurum), Aylin Mercan Akpulat (Kastamonu), Efe Dükenmez (Zonguldak) birinciler arasında yer aldı.

3 ayrı kategoride değerlendirmeye giren çocuklar arasından ikincilik ödülünü kazanan Cemre Erkan (Manisa), Tuana Karakaş (Manisa), Çınar Öztaş (Kocaeli) ve üçüncülük ödülünü kazanan Eylül Asya Çetinkaya (İstanbul), Nehir Coşkun (Antalya), Ensar Düzenli (Kocaeli) oldu.

Hyundai Motor Türkiye CEO’su Alex Kim yarışmayla ilgili “Hyundai olarak, sadece otomobil üretmiyor, geliştirdiğimiz teknolojiyle geleceği şekillendirmeyi de hedefliyoruz. Geleceğe dair tüm çalışmalarımızda çocukların hayal gücünden ilham alıyoruz. Hyundai Resim Yarışması ise tam da bu nedenle bizim için çok değerli bir proje. Bize ulaşan yüzlerce resimle bize geleceğin ne kadar renkli ve yaşamaya değer olduğunu gösteren tüm çocuklara sonsuz minnetlerimizi iletiyorum.” dedi.

Hyundai Motor Türkiye, bu proje ile çocukların yalnızca sanatsal gelişimlerine katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma bilincini yaygınlaştırmayı ve geleceğe umutla bakan nesillerin yetişmesine destek olmayı hedefliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Yeni Ford Tourneo Custom 9+1 Konfigürasyonu: Her Yolculuğu Merak Uyandıran Bir Deneyime Dönüştürüyor

 

Ford Türkiye, çok yönlülüğü ve konforuyla segmentine öncülük eden Tourneo Custom modelinin yeni 9+1 koltuk seçeneğini pazara sunuyor.

Yolcu taşıma regülasyonlarına tam uyumlu yapısıyla dikkat çeken Tourneo Custom 9+1, içinden kimlerin çıkacağını merak ettiren ferah ve esnek iç mekân kurgusuyla

yolcu taşımacılığında standartları yükseltiyor.

 

Ford Türkiye, ticari araç segmentindeki liderliğini, müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği bütüncül çözümlerle pekiştirmeye devam ediyor. Ford’un yenilikçi tasarım anlayışı ve ileri teknolojiyle donatılan Tourneo Custom modeli; şimdi de turizm taşımacılığı, servis hatları ve havalimanı transferleri gibi alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin tüm ihtiyaçlarını konforla karşılayacak 9+1 koltuk dizilimiyle yollara çıkıyor.

 

Zahmetsiz ve Mevzuata Tam Uyumlu Çözüm

Pazardaki mevcut 9+1 araç dönüşümlerinin aksine, Tourneo Custom 9+1 seçeneği satın alma sırasında veya sonrasında ek bir işlem gerektirmeksizin doğrudan kullanıma uygun şekilde sunuluyor. Yolcu taşıma belgeleri ve güncel regülasyonlarla tam uyumlu yapısı sayesinde işletmecilere hem zaman hem de operasyonel maliyet avantajı sağlayan ürün, “zahmetsiz ve hızlı” bir satın alma deneyimi vadediyor.

 

Premium Konfor ve Çok Yönlü Deneyim Odaklı Taşımacılık Dönemi

Tourneo Custom 9+1, sadece fonksiyonelliğiyle değil, sunduğu premium iç mekân detaylarıyla da hem araç sürücüsüne hem de yolculara yüksek standartlarda ve konforlu bir yolculuk deneyimi sunuyor. Konfor odaklı tasarım unsurları, esnek koltuk yerleşimi ve ileri seviye bağlantı teknolojileriyle donatılan araç, segmentindeki ferahlık ve kalite algısını bir üst seviyeye taşıyor.

 

Yeni Tourneo Custom güçlü motoru, gelişmiş sürüş teknolojileri ve konfor odaklı tasarımıyla ticari yolcu taşımacılığı ihtiyaçlarına kapsamlı bir çözüm sunuyor. Model, 2.0 litre EcoBlue dizel motor seçeneğiyle sunuluyor. 170 PS güç üreten araç ise 8 ileri otomatik şanzıman ile daha yüksek performans ve 390 Nm’ye varan tork değeri sağlıyor. Tamamen yenilenen 8 ileri otomatik şanzıman, sürüş konforunu artırırken yakıt verimliliğini optimize etmeye de yardımcı oluyor.

 

Geniş iç hacmi ve fonksiyonel koltuk düzeniyle farklı yolcu taşıma ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanan Tourneo Custom yüksek tavan yapısı ile ferah bir kabin deneyimi sunarken geniş yaşam alanı hem sürücü hem yolcular için konforlu bir yolculuk imkânı sağlıyor.

 

Model, ayrıca gelişmiş bağlantı ve sürüş destek teknolojileriyle donatılıyor. Yeni nesil dijital sistemler, sürüş sırasında kullanım kolaylığı sağlarken araç içi deneyimi daha verimli ve konforlu hale getiriyor.

 

Ford Türkiye’nin, Tourneo Custom 9+1 ile sağladığı katma değer, aracı teslim etmenin çok daha ötesine geçerken Ford Pro ekosistemi sayesinde işletmelerin tüm operasyonlarını tek çatı altında destekleyen entegre bir yapı sunuluyor. Tourneo Custom 9+1’in Ford Pro Filo Portalı’na bağlanabilmesi, araç konumundan bakım ihtiyacına kadar tüm kritik bilgileri tek ekrandan, ek bir donanıma gerek kalmadan takip etme kolaylığı sağlıyor. Teknoloji ve Müşteri Merkezi üzerinden araçların bakım ihtiyacını henüz kullanıcı fark etmeden tespit edip bilgi veren ve gerekli hazırlıkları önceden yaparak plansız duruşları minimuma indiren Ford Türkiye, böylelikle turizm sektörü açısından kritik önemde olan “kesintisiz çalışma süresi” beklentisine etkili şekilde cevap veriyor.  Böylelikle, Tourneo Custom 9+1’in üst düzey konforunu Ford Pro’nun akıllı servis ve yönetim çözümleriyle birleştirerek işletmelerin sahadaki gücünü artırıyor.

 

Farklı, donanım ve kullanım senaryolarına uyum sağlayan yapısıyla yeni Tourneo Custom 9+1, hem şehir içi hem uzun yol taşımacılığı için sektörün ihtiyaçlarına çok yönlü bir çözüm sunuyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Opel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!  

Üstün sürüş keyfini Alman kalitesi ve mühendisliğiyle bir araya getiren Opel, on yıllık bir aranın ardından otomotiv dünyasının en köklü etkinliklerinden biri olan Paris Otomobil Fuarı’na geri dönüyor. Marka, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’te düzenlenecek fuarda, başta yeni Opel Astra olmak üzere en güncel ürün gamını ve yenilikçi çözümlerini otomobil tutkunlarıyla buluşturacak.

Alman otomotiv üreticisi Opel, geçtiğimiz eylül ayında Münih’te gerçekleştirilen IAA Mobility’de sergilediği etkileyici dünya prömiyerlerinin ardından, bu kez 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Paris Otomobil Fuarı’nda sahne alarak ürün atağını sürdürüyor. Genişleyen model ailesi ve elektrikli mobilite vizyonu doğrultusunda marka, Fransa’nın başkentinde güçlü bir geri dönüşe hazırlanıyor.

Yeni Astra ve GSE ürün gamı fuarın odak noktası olacak

Opel’in Paris Otomobil Fuarı’ndaki odak noktasını, kısa süre önce Brüksel’de dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni Opel Astra oluşturuyor. Rüsselsheim’da tasarlanıp geliştirilen model, markanın güncel tasarım dili ve ileri teknolojileriyle dikkat çekiyor. Bununla birlikte Opel’in tamamen elektrikli yüksek performans vizyonunu temsil eden yeni Mokka GSE ve markanın geçtiğimiz günlerde duyurduğu yeni Corsa GSE de fuarda sergilenecek modeller arasında yer alıyor. Marka ayrıca fuar kapsamında, elektrikli mobiliteye yönelik yaklaşımını ortaya koyan farklı yeniliklerini ve geleceğe ışık tutan tasarım çalışmalarını da ziyaretçilerle buluşturacak. Opel standı, hem mevcut ürün gamını hem de markanın geleceğe yönelik stratejisini yansıtan önemli bir deneyim alanı sunacak.

Opel, ekim ayında Paris Otomobil Fuarı’na güçlü bir geri dönüş yapmaya hazırlanıyor. Marka, en yeni modellerini benzersiz bir atmosferde sergileyerek ziyaretçilere etkileyici bir deneyim sunarken, Paris’teki varlığıyla dikkat çekici ve kapsamlı bir katılıma imza atacak.

Otomotiv sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan Paris Otomobil Fuarı, geleceğin mobilite trendlerini ve bu alandaki en yeni teknolojileri bir araya getiren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. 91’inci kez düzenlenecek fuar, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Bir önceki etkinlik ise 2024 yılında gerçekleştirilmiş ve yarım milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamıştı.

Continue Reading
Reklam
Sektörel3 gün önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Yük Taşıma3 gün önce

Volvo Trucks, Volvo FM 4×2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!

Yeni Otomobiller1 hafta önce

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Otobüs1 hafta önce

Mercedes-Benz Türk, BusStore Avrupa Ağı’nı İstanbul’da Ağırladı

Otomotiv Sektörü1 hafta önce

Hyundai Motor Türkiye, Çocukların Hayallerini Gerçeğe Dönüştürdü

Reklam
Sektörel3 gün önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Yük Taşıma3 gün önce

Volvo Trucks, Volvo FM 4×2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!

Yeni Otomobiller1 hafta önce

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.