Connect with us

Otomotiv Sektörü

“Elektrikli, Dijital ve Döngüsel” BMW Group Mobilite Vizyonunu IAA Mobility 2023’te Tanıtacak

Borusan Otomotiv’in Türkiye temsilcisi olduğu BMW, MINI ve BMW Motorrad markalarının üreticisi BMW Group yarının dünyasını şekillendirecek bireysel ulaşım vizyonunu ve en yeni modellerini IAA Mobility 2023’te sergileyecek. BMW Group elektrifikasyon, dijitalizasyon ve döngüsel ekonomi odak alanlarındaki en son gelişmeleri paylaşırken, geleceğin mobilite vizyonuna ışık tutan BMW Vision Neue Klasse’nin yanı sıra BMW, MINI ve BMW Motorrad’ın en yeni modellerinin de dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

BMW Group’un, elektrikli ürün gamında yer alan BMW iX1, BMW i4, BMW i5, BMW iX ve BMW i7 ile gövde gösterisi yapacağı fuarda lüks sedan segmentinin ilk zırhlı otomobili Yeni BMW i7 Protection, Yeni BMW 5 Serisi’nin plug-in hybrid modeli ve hidrojen yakıt hücreli öncü model BMW iX5 Hydrogen ile Yeni nesil MINI Cooper ve MINI Countryman modelleri dünyaya tanıtılacak. 

BMW Group’un merkezinin de yer aldığı Münih’te ikinci kez düzenlenen dünyanın en önemli otomotiv buluşmalarından IAA Mobility 2023’ün ana teması “Bağlantılı Mobilite Deneyimi” olarak öne çıkıyor. Max-Joseph-Platz’daki BMW Open Space’te tamamen elektrikli Yeni MINI Cooper, Yeni MINI Countryman ve şehir içi ulaşımda çığır açması beklenen elektrikli motosiklet Yeni BMW CE 02 eParkourer da gösteriliyor.

BMW Vision Neue Klasse: Elektrikifikasyon, Dijitalizasyon ve Döngüsellik

BMW’nin gelecek jenerasyonlarından ipuçları taşıyan konsept otomobili The BMW Vision Neue Klasse, elektrifikasyon, dijitalizasyon ve döngüselliği bir araya getiriyor. BMW’nin kendine özgü tarzını bu odak alanlarına yansıtan yeni konsept otomobil tasarım, kontrol/operasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik kriterlerini yeni bir boyuta taşıyor.

Öncülleri BMW iVision Circular ve BMW iVision Dee çalışmalarında geliştirilen teknoloji, bilgi ve tecrübe üzerine inşa edilen BMW’nin yeni konsept otomobili iç ve dış tasarımdan, kullanıcı deneyimine, güç ünitesinden pil teknolojisine kadar yeni ufukları gözler önüne seriyor.

Sade, zamansız ve elegan dış tasarımını otomobilin kabin dizaynına da yansıtan BMW Vision Neue Klasse, 21 inç boyutundaki jantları ve geniş çamurluklarıyla üstün bir aerodinamizmi de beraberinde taşıyor. Monolitik yüzeye sahip gövdesiyle dikkat çeken Neue Klasse’nin ön ve arka bölümlerindeki güçlü girintileri olabildiğince geniş görüş açısı sağlarken otomobile farklı bir estetik de katıyor.

BMW’nin imzası niteliğindeki BMW Böbrek Izgaraları ve çift parçalı farlar, Neue Klasse’nin dış dünya ile etkileşimini sağlarken üç farklı animasyona sahip farlar diğer otomobillerin ve yayaların yakınlaşma durumuna göre hızlıca tepki veriyor.

BMW Vision Neue Klasse Yeni Nesil iDrive Teknolojisini de Beraberinde Getiriyor

Otomobil içinde yer alan geleneksel düğmeler BMW Vision Neue Klasse ile minimum sayıya düşüyor. İnsan-otomobil etkileşimi BMW Panaromic Görüş, Merkezi Ekran ve fonksiyonel direksiyon sayesinde kendini gösteriyor. BMW Kişisel Akıllı Asistan, kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşırken

ilk defa Neue Klasse’de kullanılan BMW Panaromik Görüş BMW iDrive ve BMW Head-Up Display ile bir arada çalışıyor. Sürücünün ideal görüş açısına yansıtılan sürüş bilgileri geliştirilmiş bir BMW Head-Up Display teknolojisini bünyesinde barındırıyor.

Eski Modellere Göre Yüzde 25 Daha Verimli

BMW Vision Neue Klasse, BMW markasının gelecekteki modellerinin düşük karbon salınım seviyesi için de yeni bir referans oluşturuyor.

Otomobil kullanım esnasında yüksek enerji verimliliği sağlayan altıncı nesil BMW eDrive teknolojisi elektrikli aktarma organları için ağırlık, hava ve yuvarlanma direncinin yanı sıra ısıyı da akıllı bir şekilde yönetiyor. Yeni geliştirilen yüksek verimli elektrik motorları, BMW eDrive teknolojisinin sahip olduğu yeni nesil bataryalar, eski teknolojiye sahip prizmatik hücrelerden yüzde 20 daha az yer kaplıyor. Neue Klasse modelinde kullanılan 6. jenerasyon eDrive teknolojisi otomobilin şarj hızını yüzde 30 artırırken, menzili de aynı oranda uzatıyor. Bu detaylar sonucunda otomobilin toplam verimliliği önceki nesil elektrikli otomobillere nazaran yüzde 25 artıyor.

BMW’nin düşük karbonlu üretim tesisleri arasında yer alan ve üretim esnasında fosil yakıt kullanmayan Debrecen Fabrikası ikincil materyal kullanımıyla da CO2 salımını düşürmeye devam ediyor.

IAA’da Sergilenen Modeller Hakkında

Yeni BMW 5 Plug-in Hybrid 2024 Baharında Yollarda

Yeni BMW 5 Serisi Sedan’ın plug-in hybrid varyantı da ilk kez IAA Mobility 2023’te sahneye çıkacak. Önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinde satışa sunulması planlanan 6 ve 4 silindirli iki ayrı plug-in modele BMW’nin geliştirdiği sınıfının en iyisi eDrive teknolojisi eşlik edecek.

Yeni BMW iX5 Hydrogen

IAA Mobility 2023’te ilk kez otomobil tutkunlarının beğenisine sunulan Yeni BMW iX5 Hydrogen, markanın sürüş teknolojilerindeki inovatif gücünü gözler önüne serecek. BMW X5’in hidrojen yakıt hücreli versiyonu olarak geliştirilen Yeni BMW iX5 Hydrogen, BMW’nin beşinci nesil iDrive teknolojisini bünyesinde barındırıyor. 295kW/401 HP güce sahip olan Yeni BMW iX5 Hydrogen, 0-100 km hızlanmasını altı saniyede tamamlıyor. İki adet 700 barlık hidrojen tankı bulunan otomobil, WLTP verilerine göre 504 kilometre menzile sahip. Altı litrelik hidrojen depolamaya imkan tanıyan tanklar, üç ile dört dakika arasında doldurulabiliyor.

Tamamen Elektrikli İlk Zırhlı Otomobil: Yeni BMW i7 Protection

BMW, lüks sedan sınıfındaki yeni nesil zırhlı otomobili Yeni BMW i7 Protection’ı IAA Mobility 2023’te tanıtacak. Yeni BMW i7 Protection, dünyanın onaylanmış ilk tamamen elektrikli zırhlı otomobili olarak öne çıkıyor. İki güçlü elektrik motoruyla VR9 sınıfı zırhı sorunsuz bir şekilde taşıyan Yeni BMW i7 Protection, WLTP verilerine göre 100 kilometrede 30 kWh elektrik tüketim ortalamalarına sahip. Zırhlı otomobilin içten yanmalı V8 motora sahip versiyonunun ise 100 kilometrede 14.6 litre yakıt tüketimi bulunuyor. Gövdesi, tavanı ve tabanındaki zırhın yanı sıra VPAM 10 sınıfı zırhlı camlarla güçlendirilmiş Yeni BMW i7 Protection, ateşli silahlar ve patlamalara karşı üst düzey dayanıklılık sunuyor.

Elektrikli, Benzersiz ve Dijital Yeni MINI Ailesi

Otomotiv dünyasının ikonik modelleri arasında yer alan MINI Cooper ve MINI Countryman, tamamen elektrikli versiyonlarıyla birlikte IAA Mobility 2023’te tanıtılacak.

MINI Cooper’ın beşinci nesli, geleneksel MINI tasarım çizgilerini taşıyan pürüzsüz yüzeyler, şık hatlar ve dengeli oranlarla bezenmiş dış tasarımıyla kendine güvenen ve etkileyici bir formda öne çıkıyor. Beşinci nesil MINI Cooper, 3 Kapı ve 5 Kapı modellerinin yanı sıra Cabrio modelini de tutkunlarıyla buluşturuyor. Tamamen elektrikli Yeni MINI Countryman ise maceracı özelliklerini fonksiyonellikle birleştirerek çağdaş MINI-malist yapısıyla sürüşü daha eğlenceli ve heyecan verici hale getiriyor. Ayrıca MINI, ilk tamamen elektrikli crossover modeli olan Aceman’in prömiyerini 2024 Nisan’ında yapmayı planlıyor.

MINI Cooper 3 Kapı modeli, markanın temelini oluşturmaya devam ederken, Yeni MINI Ailesiyle birlikte tamamen elektrikli iki yeni versiyon IAA Mobility’de karşımıza çıkıyor. Tamamen elektrikli Yeni MINI Cooper E modeli, 135 kW / 184 bg güç ve 290 Nm tork üreten bir elektrik motoruna sahip. Bu motor, aracı 0’dan 100 km/s hıza 7.3 saniyede çıkarıyor. Yeni MINI Cooper E, WLTP değerlerine göre 305 km’ye varan menziliyle dikkat çekiyor.

Tamamen elektrikli MINI Cooper SE ise 160 kW / 218 bg güç ve 330 Nm tork üreten elektrik motoru sayesinde 0’dan 100 km/s hıza sadece 6.7 saniyede ulaşıyor. Otomobil tek şarjla ise 402 km’ye varan menzil sunuyor.

Yeni Nesil MINI Ailesinin en büyük otomobili Yeni MINI Countryman; 6 cm daha yüksek ve 13 cm daha uzun olan gövde boyutlarıyla genişletilmiş bir yaşam alanı sunuyor. Geniş lastik iz genişliği ile kaslı bir görünüm kazanan otomobil, geliştirilmiş modern tasarımıyla MINI’ye yakışır bir imaja sahip oluyor. Ayrıca, sıfır emisyonlu sürüş sağlayan dört tekerlekten çekiş özelliği sunuyor. Go-kart sürüş hissi, elektrikli MINI DNA’sıyla birleşerek daha farklı bir seviyeye taşınıyor.

Tamamen elektrikli Yeni MINI Countryman E, 150 kW / 204 bg güç ve 250 Nm tork üreten elektrik motoruna sahip. 0-100 km/s hızlanmasını 8.6 saniyede tamamlayan bu otomobil WLTP değerlerine göre 462 km’ye varan menziliyle öne çıkıyor.

Yeni MINI Countryman SE ALL4.  ise dört tekerlekten çekiş özelliğiyle geliyor. Bu otomobil 230 kW/ 313 bg güç ve 494 Nm tork değerlerine sahip.  0’dan 100 km/s hıza 5.6 saniyede ulaşabilen yeni tamamen elektrikli MINI Countryman SE ALL4, WLTP değerlerine göre 433 km’ye varan menziliyle tamamen elektrikli sürüş sunuyor.

MINI’den Kişiselleştirilebilir Eğlence Sistemi & Kişisel Asistan

Yeni MINI Cooper ve Yeni MINI Cooper Countryman, otomobilin içindeki eğlence sistemi ve ambiyansıyla dikkat çekiyor. İç mekanın kalbinde yer alan, tamamen yenilenen multimedya ekranı; gelişmiş OLED teknolojisine ve kişiselleştirilebilir kullanıcı ara yüzüne sahip. 8 farklı Deneyim Modu  ile birlikte karşımıza çıkan dairesel OLED ekran; kullanıcıların sürüş deneyimlerini kendi tercihlerine göre dizayn edebilmelerine olanak sağlıyor. MINI’nin Yeni İşletim Sistemi 9’la çalışan ekran, Spike adını verdiği     MINI’nin ilk tam donanımlı kişisel asistanı ile mükemmel bir yol arkadaşlığı deneyimi vadediyor. Üç boyutlu navigasyon özelliğiyle öne çıkan sistem, video ve oyun gibi pek çok seçeneğe sahip. Otomobilin iç ambiyansı da kişiselleştirilebilir renk ve tasarım özellikleriyle benzersiz bir deneyim sunuyor.

Şehir İçi Ulaşımın Yıldızı: Yeni BMW CE 02

BMW Motorrad’ın şehir içi ulaşım odağında erişilebilir modeli olarak geliştirilen Yeni BMW CE 02, çevik, pratik ve sağlamlığının yanı sıra birçok arazide üst düzey sürüş keyfini de beraberinde getiriyor. Yeni BMW CE 02’nin 11 kW/15 HP güç çıkışına sahip motor seçeneği bulunuyor. Bu güç çıkışı sayesinde kullanıcısına dinamik bir sürüş deneyimi sunan Yeni BMW CE 02, 90 km’ye varan menziliyle uzun şehir içi yolculuklar için de ideal bir alternatif sunuyor.  Güçlü motoru sayesinde maksimum 95 km/s hıza ulaşan Yeni BMW CE 02, 132 kg ağırlığa sahip 11 kW’lik versiyonuna ek olarak 119 kg ağırlığında 4 kW’lik seçeneği de kullanıcılarına sunuyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.

Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.

Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.

Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi

Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.

Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.

Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi

Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:

  • Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
  • Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
  • Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
  • QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları

geliyor.

Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.

Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor

Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.

Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.

Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor

Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.

Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.

“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”

TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”

“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”

TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:

“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”

Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:

  • Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
  • Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
  • Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
  • Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek

Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant

Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.

Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımı ve menzil kaybı azaltılıyor.

Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci

Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”

Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.

70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.

HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.

Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

 

 

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı

Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.

İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.

Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.

MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik

MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.

1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket

Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:

  • Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.

  • Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.

  • DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.

2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı

MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:

  • Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.

  • Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.

3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı

Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.

🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları

  • MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.

  • MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.

Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

Continue Reading
Reklam
Otomotiv Sektörü2 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü4 hafta önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Yük Taşıma1 ay önce

Volvo Trucks, Volvo FM 4×2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!

Yeni Otomobiller1 ay önce

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Reklam
Otomotiv Sektörü2 gün önce

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Otomotiv Sektörü4 hafta önce

İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!

Sektörel1 ay önce

2017 yılından bu yana Marubeni Dağıtım ve Servis’in büyüme yolculuğuna CEO olarak liderlik eden Eşref Zeka, 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Komatsu, Volvo Trucks, Bomag, Tadano, Dieci ve Crown gibi dünya lideri markaların satış ve satış sonrası hizmetlerini sürdüren, Platinum Rent markası ile kiralama ve Platinum Used markası ile de ikinci el hizmetleri sunan Marubeni Dağıtım ve Servis’in sürdürülebilir büyümesine liderlik eden Eşref Zeka, şirketin mevcut iş alanlarının, yenileri ile genişletilmesini sağladı. 2017 yılında Temsa İş Makinaları’nda CEO görevine atanan Eşref Zeka’nın liderliğinde, 2023 yılında Japonya merkezli Marubeni Corporation’ın bir iştiraki olarak Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş.’nin kurulması ve hisse devrinin yönetilmesine liderlik etti. Komatsu, Volvo Trucks, Dieci, Crown distribütörlüklerine ek olarak; globalde Komatsu markasına katılan Komatsu Joy ve GHH markalarının yanı sıra, Montabert, Bomag ve Tadano markalarının distribütörlükleri de Eşref Zeka döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis bünyesine eklendi. Marubeni Dağıtım ve Servis’in distribütörü olduğu Volvo Trucks’ın sürdürülebilir yükselişine de liderlik eden Eşref Zeka, 2023 yılında yüzde 7,4 pazar payı ile Türkiye’nin en fazla satış gerçekleştiren ithal kamyon ve çekici markası olurken, 2025 yılında marka tarihinde ilk defa yüzde 10,1 pazar payına ulaşarak yeni bir büyüme hedefi gerçekleşti. Eşref Zeka’nın CEO’luğu döneminde Marubeni Dağıtım ve Servis’in temsil ettiği tüm markaların ürün ve hizmetlerindeki sürdürülebilir kaynakların yönetimi ve dijital dönüşüm gibi yatırımlar da gerçekleştirildi.

Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.