Connect with us
https://www.peugeot.com.tr/peugeot-modelleri/208.html?utm_source=direct&utm_medium=DIS-RES&utm_campaign=peugeot208_sektorel_mart23_TR_AP_VN_2008-P24_OnGoing_DIS-RES_A_BRD_CLICKS_NA_ICE_&utm_content=direct_display&partner_uid=HashedMail

Otomotiv Sektörü

Emobilite Operatörleri Derneği (E-MOD) Başkanı Murat Pınar: Şarj istasyonu kurmak kolaylaşmalı

Emobilite Operatörleri Derneği (E-MOD) Başkanı Murat Pınar, şarj ağı operatörlerinin belediyelere ödediği bedeller ile otoyol üzeri alanlardaki yüksek kiraların düşürülmesini istedi, sektörde şirket evililikleri beklendiğini söyledi.

Şarj istasyonu kurmak kolaylaşmalı

Enerji Günlüğü – Elektrikli araçlar ve onlara enerji sağlayan şarj altyapısı giderek yayılıyor. Konuya ilgi de öyle. Yeni araç almayı düşünen her birey elektrikli otomobili de seçenekler arasında tutuyor artık. Ancak daha gidilecek çok yol var. Peki bu konuda insanlığı nasıl bir yol haritası bekliyor? Elektrikli araç şarj istasyonu işletme ağı ile alt yapısının ve elektrikli araç şarj hizmetinin geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla kurulan Emobilite Operatörleri Derneği EMOD’un Başkanı Murat Pınar, Enerji Günlüğü’nün sorularını cevapladı.

sarj-istasyonu.JPGE-mobilite denilince tam olarak ne anlamalıyız?

Elektrikli mobilite veya kısaca e-mobilite denilince genel olarak elektrik enerjisiyle çalışan taşıtların ve bunların altyapısının kullanımını anlamalıyız. Bu terim, elektrikli araçlar, şarj istasyonları, enerji depolama sistemleri ve ilgili teknolojilerin geliştirilmesi, kullanımı ve entegrasyonuyla ilgili bir dönüşüm sürecini ifade ediyor.

Son zamanlarda neden herkesin dilinde, önemi nereden geliyor?

E-mobilite kavramı; çevresel etkileri azaltma, enerji verimliliğini arttırma, fosil yakıtlardan kaynaklanan kirliliği azaltma ve sürdürülebilirlik gibi hedeflere ulaşma çabalarının önemli bir parçası. Elektrikli araçlar, içten yanmalı motorlu araçlara göre genellikle daha düşük karbon emisyonlarına sahip ve enerji kullanımı açısından daha verimli. Bu da hem verimlilik hem de doğaya minimum etki açısından oldukça kritik. Dolayısıyla konunun hem Türkiye’nin hem de dünyanın odak noktalarından biri olması buradan ileri geliyor.

Konunun enerji dışı yönleri yok mu?

Var elbette. Örneğin e-mobilitenin en büyük faydalarından biri, daha fazla insan için erişilebilir ulaşım anlamına gelmesi. Hem sürdürülebilir kalkınma amaçlarına hizmet eden enerji yapısı hem de enerji verimliliği sayesinde getirdiği ekonomik tasarruf, bir tercih noktası haline geliyor.

Bu alandaki veriler nasıl ve bize ne söylüyor?

2022 yılında 10 milyon adedin üzerine çıkan dünya genelindeki elektrikli araç satışları 2023’te 14 milyon seviyelerinde gerçekleşti. 2023 sonu itibarıyla dünya genelinde 40 milyondan fazla elektrikli otomobil yollardaydı, bu da yüzde 40’lık bir artışı temsil ediyor.

Bu alanda önümüzdeki yıllarda neler bekleniyor?

Dünyanın 2030 net sıfır hedefi doğrultusunda ulaşılması gereken elektrikli araç satışı 59 milyon adet olarak hesaplanıyor. Bu da toplam satışların yüzde 67’sine tekabül ediyor. World Energy Outlook 2023 analizine göre 2030’da her iki araçtan birinin elektrikli olması bekleniyor. Yani 2035 için bahsettiğimiz senaryo mümkün.

Türkiye’deki eğilim nasıl?

Ülkemizde 2022 yılında satılan tüm araçlar içinde elektrikli araçların payı yüzde 1.7 iken 2023 yılında bu oran yüzde 13.5 ile rekor kırmıştı. 2023 sonu itibarıyla ülkemizde yaklaşık 80 bin adet elektrikli araç var. Hem global markaların elektrikli araç opsiyonları hem TOGG’un yayılımı, artışta etkili oldu ve bu etki daha çok hissedilecek gibi gözüküyor.

Şarj altyapısında durum nedir?

EPDK verilerine göre, 2023ün başında Türkiye çapında 1.719 olan şarj istasyonu sayısı 6.640’a, 3.081 olan şarj noktası (soketi) sayısı ise 14.859 adede yükseldi. Devam eden ve planlanan yatırımlarla, şarj istasyonu sayısının 2024 sonuna kadar 12.000’e yaklaşması, şarj noktası sayısının ise 25.000’i geçmesi bekleniyor.

Araç sayısı ile şarj noktası arasındaki denge nasıl?

Ülkemizde şarj istasyonu başına yaklaşık 5.3 araç düşerken Avrupa’da bu sayı 14 seviyesinde. Avrupa ölçeğinde araç başına düşen şarj istasyonu sayısında da, hızlı şarj noktası sayısında da birinciyiz. Şu an hızlı bir yatırım, dönüşüm sürecindeyiz. Şarj alt yapımız araç sayısındaki artışı karşılayabilecek bir ivme ile büyümeye devam ediyoruz. Araç başına düşen şarj istasyonu sayısında ülkemiz, Avrupa ülkeleri arasında birinci durumda. Türkiye’nin Avrupa’daki kritik konumunu ileride de koruyacağını düşünüyoruz.

Daha gidilecek çok yol var sanırım…

Henüz yolun başında olduğumuzu söyleyebilirim. Dünyanın net sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için 2030 yılında 59 milyonu bulmamız gerekiyor. Bu da tüm dünyanın hızla bir dönüşüm geçirmesi, şarj istasyon ağı ve altyapısının bu dönüşüme hazırlıklı olmasını gerektiriyor. Hem ekosistemdeki oyuncuların hem de ilgili kamu kurum ve kuruluşlara önemli roller düşüyor. Otomotiv firmaları daha uzun menzil sağlayabilen ve hızlı şarjlanan araçlar konusunda büyük ölçekli yatırımlarına devam ediyor. Hem yaygınlığın hem daha hızlı şarjlanma imkanının artırılması için çalışmalar sürüyor. Bu konularda regülasyon ve teşvikler önemli.

Ne tür regülasyonlardan söz ediyoruz?

Şarj ağında coğrafi açıdan dengeli bir yaygınlık sağlanması, özellikle karayollarında yüksek güçlü şarj cihazlarına erişim için gerekli planlamanın yapılması ve yüksek hizmet kalitesini garanti edecek sektörel standartlar getirilmesi ve denetlenmesi kritik öneme sahip.

Yurtdışı pazarına göre Türkiye’de halka açık alanlardaki şarjlanma ihtiyacı çok daha yüksek. Türkiye coğrafyası çok geniş ve 81 ilde rahatça yolculuk yapılabilmesi için gerekli yatırım ve şarj noktasına ulaşılması gerekiyor. Özellikle global markaların yeni elektrikli araç modelleri ve yerli otomobilimiz TOGG ile birlikte tüm Türkiye’de yaygınlaşma ekstra önem kazanıyor. Şehirler arası yollar ve yoğun güzergâhlar için mevcut istasyonların arttırılmasına ihtiyaç var.

E-mobilite yatırımcılara ne tür fırsatlar sunuyor?

Elektrikli araç parkının büyümesi, yatırımcılara sektörün üretim, servis ve işletmecilik tarafında pek çok imkân sunuyor. Bu yıl araç sayısının mevcut sayının iki katını aşması bekleniyor. Buradaki en kritik nokta, yatırım planlarını yaparken gelişen pazarda uzun vadeli ve sürdürülebilir iş modelleri oluşturabilmek ve tüketicinin ihtiyacı olan çözümleri güvenli ve kolay ulaşılır sunabilmek. Ayrıca, çeşitli dönemlerde kamu destek ve teşviklerinden de faydalanmak mümkün. İstihdam tarafında da yüksek nitelikli işgücü ve teknik personel talebi bulunuyor. Elektrikli araçların servis ve bakımı, şarj istasyonlarının kurulum, devreye alma ve saha yönetimi alanlarında yetişmiş işgücü ihtiyacı, yeni istihdam olanakları yaratıyor ve önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir.

Şarj ağı işletmeci sayısına dair neler söylemek istersiniz?

Bazılarının iptal edilmesinden sonra şarj ağı işletmeci lisansı sayısı şu anda 176. Bunların 50’ye yakını henüz şarj ağı oluşturma yükümlülüğünü yerine getirmemiş durumda. Artan denetimler ve mevzuatsal değişiklikler ile artan rekabet nedeniyle yakın zamanda lisanlı işletmeci sayısının 100’ün altına ineceğini öngörüyoruz. Son yıllarda otomotiv sektöründe olduğu gibi şarj operatörleri arasında da şirket evlilikleri görecek gibiyiz.

Mevzuat eksiği var mı? Varsa neler?

Ekosistemin büyümesi ve elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması için hem araç üretim ve satış süreçlerini hem de şarj istasyonu üretimi ve şarj ağı kurulumunu kapsayan teşvikler sektörün hızla büyümesi için en önemli unsurlar. Şarj hizmeti ile ilgili düzenlemeler kapsamında ayrıca şarj ağı işletmeci lisansına sahip şirketlerin kurmakla yükümlü oldukları istasyon sayılarında bu yıl içinde değişikliğe gidilmesini bekliyoruz. EPDK tarafından lisans sahibi şirketlere ilişkin mevcut düzenlemede yer alan yükümlülükler ve kurulması gerekli ünite sayılarına ilave olarak, kademeli bir şekilde belli sayıda şarj ünite/soketi adetlerine ulaşma yükümlülüğünün getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bunu neden gerekli görüyorsunuz?

Bu düşüncemizin temelinde sektördeki gerçek yatırımcılarla yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketlerin ayrışması ihtiyacı ile elektrikli araç satışlarının 2024 yılında çok yüksek bir büyüme göstermesi beklentisi yatıyor. Bu kapsamda EPDK tarafından, şimdilik 15 lisansın sonlandırıldığı ve ilerleyen süreçte de yükümlülüklerini yerine getirmeyen lisans sahipleri hakkında benzer sonlandırma işlemlerinin yapılacağı ifade ediliyor.

Sayı artsın isteniyorsa istasyon kurmayı kolaylaştırmak gerekmez mi?

Lisans sahibi şirketleri yatırım süreçlerinde zorlayan şartlar var. Yüksek kira giderleri ve diğer yatırım maliyetleriyle özellikle belediyelere ödenen yüksek bedeller nedeniyle lisans sahiplerinin ciddi zorluklarla karşılaştığını belirtmem gerekir. Bu konuda kamudan yatırım süreçlerini kısaltacak ve maliyetleri azaltacak yasal düzenlemeler konusunda destek taleplerimizi ilgili kurumlara iletmiş durumdayız. Bu arada otoyollarda şarj istasyonlarına ayrılan özel alanlardaki alt yapı maliyetlerinin oldukça yüksek olması nedeni ile devlet desteğinin sağlanması da önem arz ediyor.

Bu alanda sağlıklı büyüme için neler yapılmalı?

Büyük bir ekosistemden bahsediyoruz. Şarj operatörlerinden dağıtım şirketlerine, yatırımcılardan kamu kuruluşlarına, düzenleyicilerden onlara doğru yönlendirme yapacak STK ve akademisyenlere kadar aslında çok büyük bir zincirden ve etki alanından bahsediyoruz. Doğru dönüşümü en optimum şekilde tamamlamak ve Türkiye’yi şarj ağları ile donatmak için hep beraber uyum içinde sağlamak durumundayız.

Peki kimlere ne görevler düşüyor?

Dağıtım şirketlerine düşen başlıca görev şebekeyi e-mobilite dönüşümünün getirdiği elektrifikasyona hazır hale getirmek. Otomotiv distrübütörlerinin yeteri kadar araç geçirmesi, yerli otomobil TOGG’un yaygınlaşması bir ihtiyaç doğuruyor ve bunun en iyi şekilde karşılanması da tekrar otomotiv firmalarının cesaretle Türkiye’de yaygınlaşmasını sağlıyor. Müşterilerin elektrikli araçlara inanması ve gelişen teknoloji ile hem menzil artırımı hem hızlı şarj konusunda iyi tecrübeler edinmesi çok önemli. Sadece istasyon sayısının artırılması yetmeyecek, müşteri memnuniyetini artıracak aksiyonlarla; örneğin dinlenme alanından sadece birkaç dakikada şarja, hızlı ve 7/24 ulaşılabilir destek hatlarına ihtiyaç var. Operatörlerin yaygınlaşma kadar bunlara da önem vermesi gerekiyor.

 

Mehmet KARA – Enerji Günlüğü

Kaynak: Pınar: Şarj operatörleri arası evlilikler bekleniyor

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HTA Haberleri

sahibinden.com ‘’Otomobil Piyasası Görünümü’’ Raporuna Göre: Reel fiyatlarda düşüş 11 aydır devam ediyor 

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından sahibinden.com’da yayınlanan ilanlardan hareketle hazırlanan ve ikinci el otomobil piyasasının genel durumunu, fiyatlarını, arz ve talep dengesini; araç sınıflarına, yaş gruplarına ve yakıt türlerine göre analiz eden ‘’Otomobil Piyasası Görünümü’’ raporunda son dönemde otomobil piyasasında yaşanan değişimler incelendi.

Rapora göre otomobil talep endeksi Nisan’a kıyasla yüzde 5,2 yükselirken, geçen yılın Mayıs ayına kıyasla ise yüzde 17 daha düşüktür. Otomobil piyasasındaki canlılık göstergesi olarak izlediğimiz satılan otomobil sayısının satılık ilan sayısına oranı 0,8 puan artarak yüzde 18 olmuştur.  Bu göstergenin detayları incelendiğinde hem ilan sayısının hem de satılan otomobil sayısının arttığı  göze çarpıyor. Otomobil piyasasında bir diğer canlılık ölçütü olarak kullanılan satılık otomobil ilanlarının ne kadar süre yayında kaldıklarını gösteren “kapatılan ilan yaşı” geçen aya kıyasla 1,7 gün kısalarak 22,8 gün oldu.

Reel satış fiyatları düşmeye devam ediyor 

Enflasyondan arındırıldığında otomobil ortalama reel fiyatının 11 aydır düştüğü görülüyor (Şekil 1-üst panel). Reel fiyat endeksi Nisan’a kıyasla yüzde 4,2 azalarak 175,6 olmuştur. Reel fiyatlardaki yıllık artış oranı da düşmektedir (Şekil 1-alt panel). 2023 Mayıs’ta yüzde 47,9’a ulaşan artış oranı takip eden aylarda sürekli azalarak 2024 Mayıs’ta yüzde -25,7’e gerilemiştir.

Şekil 1: Ortalama otomobil reel fiyatı (2020 Ocak=100) (Üst panel), ortalama otomobil reel fiyatının yıllık değişimi (%) (Alt panel)

Ortalama otomobil fiyatında ılımlı artış

Ortalama otomobil fiyatları bir miktar yükselmiştir (Şekil 2). Nisan’da 867 bin 813 TL olan ortalama otomobil fiyatı Mayıs’ta 875 bin 959 TL olmuştur (Şekil 2 -üst panel). Ancak otomobil fiyatlarındaki yıllık değişim oranındaki düşüş devam etmektedir. Nisan’da yüzde 23,3 olan yıllık artış oranı Mayıs’ta yüzde 12,9’a gerilemiştir (Şekil 2- alt panel).

Şekil 2: Ortalama otomobil fiyatı (TL) (Üst panel), ortalama fiyatının yıllık değişimi (%) (Alt panel) 

2023 Kasım-2024 Mart arasında sürekli artan otomobil talep endeksi Nisan’da uzun süren bayram tatili sebebiyle belirgin bir düşüş göstermişti. Geçen ayın aksine Mayıs’ta talep endeksi yeniden yükselişe geçerek Nisan ayına göre yüzde 5,2 artmıştır. Otomobil talebi aylık yükselişe rağmen geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 düşüktür.(Şekil 3)

Şekil 3: Talep göstergesi (2020 Ocak=100)

Hem otomobil arzı hem de satılan otomobil sayısı arttı

Satılan otomobil sayısının satılık ilan sayısına oranı bir önceki aya kıyasla 0,8 puan artarak yüzde 18 olmuştur. Bu artışın arka planı incelendiğinde satılık otomobil ilan sayısının yüzde 7,2; satılan otomobil sayısının ise yüzde 12,4 arttığı görülmektedir. (Şekil 4)

 

Şekil 4: Satılan otomobil sayısının satılık otomobil ilan sayısına oranı (%) (Üst panel), satılan ve satılık otomobil sayısı (Alt panel) 

Otomobil piyasasının bir diğer canlılık göstergesi olan kapatılan ilan yaşı geçen ayın aksine kısalmıştır. 2024 Mayıs verilerine göre kapatılan ilan yaşı bir önceki aya kıyasla 1,7 gün kısalarak 22,8 gün olmuştur. (Şekil 5)

 

Şekil 5: Satılık otomobil kapatılan ilan yaşı (Gün)

Continue Reading

Kampanya

Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası ile tatiller daha güvenli!

Tatil dönemi başlarken, Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde sigortalıların ani hastalanmalar veya kaza sonucu yaralanmalar gibi beklenmedik durumlarına karşı finansal güvence sunarak, tatili huzur içinde geçirmelerini sağlıyor.

Yaz ayları, seyahat planları yapan birçok kişi için heyecan verici bir dönem. Ancak, tatil sırasında karşılaşabilecek sağlık sorunları, bagaj kaybı, gasp/kapkaç gibi pek çok beklenmedik duruma karşı tedbirli olmak da son derece önemli. Bu nedenle, seyahat sağlık sigortası yaptırmak, huzurlu ve güvenli bir tatil geçirmenin anahtarı olarak öne çıkıyor.

Beklenmedik durumlar karşısında maddi ve manevi olarak destek sağlayan Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası ürünü, seyahatler sırasında sigortalının sağlığını ve kayıplarını güvence altına alıyor. Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası tıbbi tedavi, hastanede yatış, sigortalının ikametgahına nakli ve aile üyelerinden birinin bulunduğu ülkeye seyahati gibi beklenmedik birçok masrafı güvence altına alarak, sigortalıyı finansal endişelerden korurken, özellikle yüksek sağlık harcamalarına sahip ülkelere yapılan seyahatlerde önemli bir maddi destek sunuyor.

Yurt dışı seyahatlerde; tıbbi tedavi masrafları, sigortalının en yakın sağlık kuruluşuna nakli, cenaze nakli, taburcu olduktan sonra ikametgâh adresine nakil, aile üyelerinin konaklaması, overbooking nedeniyle gecikme, mücbir sebeplerle tur iptali masrafları, tıbbi danışmanlık, acil mesajların iletilmesi, bagaj kaybı veya hasarı ve ilaç gönderilmesi organizasyonu gibi birçok teminat sağlayan Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası, yurt içi seyahatlerde ise ani rahatsızlık ve hastalıklara ilişkin tıbbi tedavi, en yakın sağlık kuruluşuna nakil, cenaze nakli, taburcu olduktan sonra ikametgâh adresine nakil ve bagaj kaybı veya hasarı risklerine karşı güvence veriyor.

Ayrıca Türkiye Sigorta Seyahat Sağlık Sigortası, kaybolan bagajın bulunması ve ulaştırılması, acil mesajların iletilmesi ve tıbbi danışmanlık gibi asistans hizmetleri de sağlıyor. Hastalık veya yaralanma nedeniyle yurt dışında konaklama süresinin uzaması durumunda da otel ve diğer konaklama masraflarının karşılanması ve ilaç gönderilmesi organizasyonu hizmetlerini de kapsıyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

OPET’te “Boş Yok” Kampanyası ile Anında Puan Kazan

OPET, müşterilerine özel sunduğu mükemmel hizmet anlayışına ek olarak kampanyalarıyla da fark yaratmaya devam ediyor. Boş Yok Kampanyası kapsamında, OPET Kart veya aktivasyonlu cep telefonu numarası ile yapılacak akaryakıt alışverişlerinde toplamda 1225 TL’ye varan yakıt puan kazanma fırsatı sunuluyor. Üstelik kampanyaya katılan herkese 50 TL değerinde market, 50 TL değerinde yıkama puan hediye ve Opet markalı seçili cam suyu ürünlerinde yüzde 50 indirim sağlanıyor.

OPET, müşteri deneyimini en üst seviyeye çıkarma hedefiyle düzenlediği kampanyalarına devam ediyor. OPET, “Boş Yok Kampanyası” kapsamında “Yok yok, OPET’te boş yok” sloganı ile müşterilerini puan yağmuruna tutarken indirim fırsatı da sunuyor. 31 Temmuz’a kadar geçerli olacak kampanya ile OPET müşterileri, 1.500 TL ve üzeri akaryakıt alışverişlerinde 50, 250 veya 725 TL değerinde yakıt puan kazanma şansına sahip olabilecek. Farklı günlerde 3 kez tek seferde yapılacak 1.500 TL ve üzeri akaryakıt ödemelerinde, her ödeme için 50 TL, 250 TL veya 725 TL değerindeki yakıt puan ödüllerinden herhangi birisi anında hediye edilecek. Ayrıca kampanyaya katılan herkes, 50 TL market veya 50 TL yıkama puanı ile Opet markalı 1 litrelik yazlık veya 4 mevsim cam suyunda yüzde 50 indirim fırsatını yakalayabilecek.

OPET müşterilerinin kampanyadan yararlanabilmek için 31 Temmuz’a kadar Opet Mobil uygulamasına giriş yaparak, ilgili kampanya sayfasından “katıl” butonunu tıklamaları veya “KAZAN” yazıp boşluk bırakarak aktivasyonlu telefon numaralarını 6738’e mesaj atmaları yeterli olacak. Kampanya boyunca yüklenen puanlar 30 Eylül tarihine kadar tüm OPET bayilerinde kullanılabilecek.

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2023