Connect with us

Otomotiv Sektörü

Emobilite Operatörleri Derneği (E-MOD) Başkanı Murat Pınar: Şarj istasyonu kurmak kolaylaşmalı

Emobilite Operatörleri Derneği (E-MOD) Başkanı Murat Pınar, şarj ağı operatörlerinin belediyelere ödediği bedeller ile otoyol üzeri alanlardaki yüksek kiraların düşürülmesini istedi, sektörde şirket evililikleri beklendiğini söyledi.

Şarj istasyonu kurmak kolaylaşmalı

Enerji Günlüğü – Elektrikli araçlar ve onlara enerji sağlayan şarj altyapısı giderek yayılıyor. Konuya ilgi de öyle. Yeni araç almayı düşünen her birey elektrikli otomobili de seçenekler arasında tutuyor artık. Ancak daha gidilecek çok yol var. Peki bu konuda insanlığı nasıl bir yol haritası bekliyor? Elektrikli araç şarj istasyonu işletme ağı ile alt yapısının ve elektrikli araç şarj hizmetinin geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla kurulan Emobilite Operatörleri Derneği EMOD’un Başkanı Murat Pınar, Enerji Günlüğü’nün sorularını cevapladı.

sarj-istasyonu.JPGE-mobilite denilince tam olarak ne anlamalıyız?

Elektrikli mobilite veya kısaca e-mobilite denilince genel olarak elektrik enerjisiyle çalışan taşıtların ve bunların altyapısının kullanımını anlamalıyız. Bu terim, elektrikli araçlar, şarj istasyonları, enerji depolama sistemleri ve ilgili teknolojilerin geliştirilmesi, kullanımı ve entegrasyonuyla ilgili bir dönüşüm sürecini ifade ediyor.

Son zamanlarda neden herkesin dilinde, önemi nereden geliyor?

E-mobilite kavramı; çevresel etkileri azaltma, enerji verimliliğini arttırma, fosil yakıtlardan kaynaklanan kirliliği azaltma ve sürdürülebilirlik gibi hedeflere ulaşma çabalarının önemli bir parçası. Elektrikli araçlar, içten yanmalı motorlu araçlara göre genellikle daha düşük karbon emisyonlarına sahip ve enerji kullanımı açısından daha verimli. Bu da hem verimlilik hem de doğaya minimum etki açısından oldukça kritik. Dolayısıyla konunun hem Türkiye’nin hem de dünyanın odak noktalarından biri olması buradan ileri geliyor.

Konunun enerji dışı yönleri yok mu?

Var elbette. Örneğin e-mobilitenin en büyük faydalarından biri, daha fazla insan için erişilebilir ulaşım anlamına gelmesi. Hem sürdürülebilir kalkınma amaçlarına hizmet eden enerji yapısı hem de enerji verimliliği sayesinde getirdiği ekonomik tasarruf, bir tercih noktası haline geliyor.

Bu alandaki veriler nasıl ve bize ne söylüyor?

2022 yılında 10 milyon adedin üzerine çıkan dünya genelindeki elektrikli araç satışları 2023’te 14 milyon seviyelerinde gerçekleşti. 2023 sonu itibarıyla dünya genelinde 40 milyondan fazla elektrikli otomobil yollardaydı, bu da yüzde 40’lık bir artışı temsil ediyor.

Bu alanda önümüzdeki yıllarda neler bekleniyor?

Dünyanın 2030 net sıfır hedefi doğrultusunda ulaşılması gereken elektrikli araç satışı 59 milyon adet olarak hesaplanıyor. Bu da toplam satışların yüzde 67’sine tekabül ediyor. World Energy Outlook 2023 analizine göre 2030’da her iki araçtan birinin elektrikli olması bekleniyor. Yani 2035 için bahsettiğimiz senaryo mümkün.

Türkiye’deki eğilim nasıl?

Ülkemizde 2022 yılında satılan tüm araçlar içinde elektrikli araçların payı yüzde 1.7 iken 2023 yılında bu oran yüzde 13.5 ile rekor kırmıştı. 2023 sonu itibarıyla ülkemizde yaklaşık 80 bin adet elektrikli araç var. Hem global markaların elektrikli araç opsiyonları hem TOGG’un yayılımı, artışta etkili oldu ve bu etki daha çok hissedilecek gibi gözüküyor.

Şarj altyapısında durum nedir?

EPDK verilerine göre, 2023ün başında Türkiye çapında 1.719 olan şarj istasyonu sayısı 6.640’a, 3.081 olan şarj noktası (soketi) sayısı ise 14.859 adede yükseldi. Devam eden ve planlanan yatırımlarla, şarj istasyonu sayısının 2024 sonuna kadar 12.000’e yaklaşması, şarj noktası sayısının ise 25.000’i geçmesi bekleniyor.

Araç sayısı ile şarj noktası arasındaki denge nasıl?

Ülkemizde şarj istasyonu başına yaklaşık 5.3 araç düşerken Avrupa’da bu sayı 14 seviyesinde. Avrupa ölçeğinde araç başına düşen şarj istasyonu sayısında da, hızlı şarj noktası sayısında da birinciyiz. Şu an hızlı bir yatırım, dönüşüm sürecindeyiz. Şarj alt yapımız araç sayısındaki artışı karşılayabilecek bir ivme ile büyümeye devam ediyoruz. Araç başına düşen şarj istasyonu sayısında ülkemiz, Avrupa ülkeleri arasında birinci durumda. Türkiye’nin Avrupa’daki kritik konumunu ileride de koruyacağını düşünüyoruz.

Daha gidilecek çok yol var sanırım…

Henüz yolun başında olduğumuzu söyleyebilirim. Dünyanın net sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için 2030 yılında 59 milyonu bulmamız gerekiyor. Bu da tüm dünyanın hızla bir dönüşüm geçirmesi, şarj istasyon ağı ve altyapısının bu dönüşüme hazırlıklı olmasını gerektiriyor. Hem ekosistemdeki oyuncuların hem de ilgili kamu kurum ve kuruluşlara önemli roller düşüyor. Otomotiv firmaları daha uzun menzil sağlayabilen ve hızlı şarjlanan araçlar konusunda büyük ölçekli yatırımlarına devam ediyor. Hem yaygınlığın hem daha hızlı şarjlanma imkanının artırılması için çalışmalar sürüyor. Bu konularda regülasyon ve teşvikler önemli.

Ne tür regülasyonlardan söz ediyoruz?

Şarj ağında coğrafi açıdan dengeli bir yaygınlık sağlanması, özellikle karayollarında yüksek güçlü şarj cihazlarına erişim için gerekli planlamanın yapılması ve yüksek hizmet kalitesini garanti edecek sektörel standartlar getirilmesi ve denetlenmesi kritik öneme sahip.

Yurtdışı pazarına göre Türkiye’de halka açık alanlardaki şarjlanma ihtiyacı çok daha yüksek. Türkiye coğrafyası çok geniş ve 81 ilde rahatça yolculuk yapılabilmesi için gerekli yatırım ve şarj noktasına ulaşılması gerekiyor. Özellikle global markaların yeni elektrikli araç modelleri ve yerli otomobilimiz TOGG ile birlikte tüm Türkiye’de yaygınlaşma ekstra önem kazanıyor. Şehirler arası yollar ve yoğun güzergâhlar için mevcut istasyonların arttırılmasına ihtiyaç var.

E-mobilite yatırımcılara ne tür fırsatlar sunuyor?

Elektrikli araç parkının büyümesi, yatırımcılara sektörün üretim, servis ve işletmecilik tarafında pek çok imkân sunuyor. Bu yıl araç sayısının mevcut sayının iki katını aşması bekleniyor. Buradaki en kritik nokta, yatırım planlarını yaparken gelişen pazarda uzun vadeli ve sürdürülebilir iş modelleri oluşturabilmek ve tüketicinin ihtiyacı olan çözümleri güvenli ve kolay ulaşılır sunabilmek. Ayrıca, çeşitli dönemlerde kamu destek ve teşviklerinden de faydalanmak mümkün. İstihdam tarafında da yüksek nitelikli işgücü ve teknik personel talebi bulunuyor. Elektrikli araçların servis ve bakımı, şarj istasyonlarının kurulum, devreye alma ve saha yönetimi alanlarında yetişmiş işgücü ihtiyacı, yeni istihdam olanakları yaratıyor ve önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir.

Şarj ağı işletmeci sayısına dair neler söylemek istersiniz?

Bazılarının iptal edilmesinden sonra şarj ağı işletmeci lisansı sayısı şu anda 176. Bunların 50’ye yakını henüz şarj ağı oluşturma yükümlülüğünü yerine getirmemiş durumda. Artan denetimler ve mevzuatsal değişiklikler ile artan rekabet nedeniyle yakın zamanda lisanlı işletmeci sayısının 100’ün altına ineceğini öngörüyoruz. Son yıllarda otomotiv sektöründe olduğu gibi şarj operatörleri arasında da şirket evlilikleri görecek gibiyiz.

Mevzuat eksiği var mı? Varsa neler?

Ekosistemin büyümesi ve elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması için hem araç üretim ve satış süreçlerini hem de şarj istasyonu üretimi ve şarj ağı kurulumunu kapsayan teşvikler sektörün hızla büyümesi için en önemli unsurlar. Şarj hizmeti ile ilgili düzenlemeler kapsamında ayrıca şarj ağı işletmeci lisansına sahip şirketlerin kurmakla yükümlü oldukları istasyon sayılarında bu yıl içinde değişikliğe gidilmesini bekliyoruz. EPDK tarafından lisans sahibi şirketlere ilişkin mevcut düzenlemede yer alan yükümlülükler ve kurulması gerekli ünite sayılarına ilave olarak, kademeli bir şekilde belli sayıda şarj ünite/soketi adetlerine ulaşma yükümlülüğünün getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bunu neden gerekli görüyorsunuz?

Bu düşüncemizin temelinde sektördeki gerçek yatırımcılarla yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketlerin ayrışması ihtiyacı ile elektrikli araç satışlarının 2024 yılında çok yüksek bir büyüme göstermesi beklentisi yatıyor. Bu kapsamda EPDK tarafından, şimdilik 15 lisansın sonlandırıldığı ve ilerleyen süreçte de yükümlülüklerini yerine getirmeyen lisans sahipleri hakkında benzer sonlandırma işlemlerinin yapılacağı ifade ediliyor.

Sayı artsın isteniyorsa istasyon kurmayı kolaylaştırmak gerekmez mi?

Lisans sahibi şirketleri yatırım süreçlerinde zorlayan şartlar var. Yüksek kira giderleri ve diğer yatırım maliyetleriyle özellikle belediyelere ödenen yüksek bedeller nedeniyle lisans sahiplerinin ciddi zorluklarla karşılaştığını belirtmem gerekir. Bu konuda kamudan yatırım süreçlerini kısaltacak ve maliyetleri azaltacak yasal düzenlemeler konusunda destek taleplerimizi ilgili kurumlara iletmiş durumdayız. Bu arada otoyollarda şarj istasyonlarına ayrılan özel alanlardaki alt yapı maliyetlerinin oldukça yüksek olması nedeni ile devlet desteğinin sağlanması da önem arz ediyor.

Bu alanda sağlıklı büyüme için neler yapılmalı?

Büyük bir ekosistemden bahsediyoruz. Şarj operatörlerinden dağıtım şirketlerine, yatırımcılardan kamu kuruluşlarına, düzenleyicilerden onlara doğru yönlendirme yapacak STK ve akademisyenlere kadar aslında çok büyük bir zincirden ve etki alanından bahsediyoruz. Doğru dönüşümü en optimum şekilde tamamlamak ve Türkiye’yi şarj ağları ile donatmak için hep beraber uyum içinde sağlamak durumundayız.

Peki kimlere ne görevler düşüyor?

Dağıtım şirketlerine düşen başlıca görev şebekeyi e-mobilite dönüşümünün getirdiği elektrifikasyona hazır hale getirmek. Otomotiv distrübütörlerinin yeteri kadar araç geçirmesi, yerli otomobil TOGG’un yaygınlaşması bir ihtiyaç doğuruyor ve bunun en iyi şekilde karşılanması da tekrar otomotiv firmalarının cesaretle Türkiye’de yaygınlaşmasını sağlıyor. Müşterilerin elektrikli araçlara inanması ve gelişen teknoloji ile hem menzil artırımı hem hızlı şarj konusunda iyi tecrübeler edinmesi çok önemli. Sadece istasyon sayısının artırılması yetmeyecek, müşteri memnuniyetini artıracak aksiyonlarla; örneğin dinlenme alanından sadece birkaç dakikada şarja, hızlı ve 7/24 ulaşılabilir destek hatlarına ihtiyaç var. Operatörlerin yaygınlaşma kadar bunlara da önem vermesi gerekiyor.

 

Mehmet KARA – Enerji Günlüğü

Kaynak: Pınar: Şarj operatörleri arası evlilikler bekleniyor

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu

Hyundai, 2026/27 sezonunda başlayacak ve uzun yıllar devam edecek iş birliği kapsamında UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri oldu. Avrupa kulüp futbolunun standartlarını belirleyen UEFA Champions League, futbolun en iyilerini bir araya getiriyor ve Hyundai de kendi sektöründe aynı yüksek standartları benimsiyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan IONIQ 3, Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da tanıtacağı beş önemli modelin ilki ve markayı bu iş birliğinde temsil edecek ilk model olacak.

Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olduğunu ve bu kapsamda uzun yıllar sürecek bir anlaşmaya imza attığını duyurdu. Hyundai’ın Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine olan bağlılığını ortaya koyan iş birliği, 2026/27 sezonunda başlayarak 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek.

Futbol, Hyundai için oldukça tanıdık bir alan. Yaklaşık 30 yıldır dünyanın en büyük uluslararası turnuvalarından farklı ülkelerdeki kulüp ve federasyonlara kadar futbolu en üst seviyede destekleyen Hyundai, UEFA Champions League ile bu bağlılığını Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor.

UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki benzerlikler, sahip oldukları ölçeğin çok daha ötesine uzanıyor. Bu organizasyonda mücadele eden takımlar, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’nın en üst seviyesinde rekabet ediyor.

Hyundai de Avrupa’da araçlar tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; modellerini kıta genelinde satışa sunuyor. Böylece faaliyetleri açısından tartışmasız biçimde Avrupalı, etkileri bakımından ise uluslararası iki organizasyon bir araya geliyor.

Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Futbol, yaklaşık 30 yıldır Hyundai’ın bir parçası. Dilleri, sınırları ve nesilleri aşarak insanları başka çok az şeyin başarabileceği kadar güçlü bir biçimde bir araya getiriyor. UEFA Champions League, her hafta Avrupa’nın en tutkulu taraftarlarının karşısında oynanan, dünyanın en iyi kulüp futbolu organizasyonu. Hyundai’nin bu yaz Dünya Kupası’nda gerçekleştirdiği çalışmaların ardından UEFA Champions League, güzel tasarımlara ve taraftarların seveceği özelliklere sahip araçlarımızı sergilemek için ideal bir platform sunuyor. Madridliyim ve bu nedenle bu organizasyonu hayatım boyunca takip ettim. Avrupa genelindeki taraftarlarla bir araya gelecek olmaktan kişisel olarak da büyük heyecan duyuyorum. Futbolun güzelliğini Hyundai ile kutlamak için harika bir dönemdeyiz”.

Hyundai, “İnsanlık için İlerleme” marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeyi ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmayı hedefliyor. UEFA ile Avrupa Futbol Kulüpleri’nin ortak girişimi olan UC3 ile gerçekleştirilen bu iş birliği kapsamında Hyundai; UEFA Champions League’in gücünü ve mobilite çözümlerini kullanarak Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Hyundai, milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu bir etki yaratmayı da hedefliyor.

Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise şunları söyledi: “UEFA Champions League ve Hyundai; ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefiyle hareket ediyor. Bu iş birliğine bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla adım atıyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, geleceğin ürün gamımıza öncülük edecek modelimiz”.

UEFA Champions League, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin ilgi gösterdiği ve dünyada en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu olarak öne çıkıyor. 36 kulübün mücadele ettiği turnuva, tutkulu futbolseverlerden oluşan geniş bir kitleyle iletişim kurmak için önemli bir platform sunuyor. Aynı zamanda Hyundai’nin robotik ve fiziksel yapay zekâdan yazılım teknolojilerine ve Avrupalı müşterilere özel akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek vizyonunu aktarmasına imkân tanıyor.

Hyundai, 30 yılı aşkın süredir Avrupa’da güçlü bir varlığa sahip küresel bir marka olarak faaliyet gösteriyor. Markanın Almanya’nın Rüsselsheim kentindeki Avrupa Teknik Merkezi, Hyundai modellerinin geliştirme ve mühendislik çalışmalarını yürütürken aynı tesiste bulunan Avrupa Tasarım Merkezi de araçların görsel tasarımını ve kimliğini şekillendiriyor. Üretim faaliyetleri Çekya ve Türkiye’deki fabrikalarda gerçekleştirilirken Hyundai modelleri, 42 Avrupa ülkesindeki 2.000’den fazla satış ve satış sonrası hizmet noktası aracılığıyla müşterilerle buluşuyor. Hyundai’ın tasarım, mühendislik, üretim ve iş ortağı ağı, her gün müşterilere ve taraftarlara hizmet sunuyor.

IONIQ 3 Sahaya Çıkıyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan tamamen elektrikli IONIQ 3, Hyundai’ın bu iş birliğindeki ilk temsilcisi olacak. Bu yıl Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren kompakt hatchback model, Ağustos ayında üretimin başlamasıyla birlikte Hyundai’ın İzmit Fabrikası’nda üretilen ilk bataryalı elektrikli araç oldu. IONIQ 3 aynı zamanda Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da satışa sunacağı beş önemli yeni modelin ilkini oluşturuyor.

Hyundai, IONIQ 3 ile Avrupa’nın rekabetin en yoğun olduğu kompakt sınıfına, Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına cevap veren sınıfının öncüsü özelliklerle giriş yapıyor. IONIQ 3’ün Aero Hatch gövde yapısı, 0,263 Cd’lik hava sürtünme katsayısı ve 497 kilometreye varan WLTP menziliyle sınıfının öncüsü verimlilik ve menzil sunmak üzere geliştirildi. 441 litrelik bagaj hacmi, sınıfının en geniş iç mekânı, Hyundai’ın en yeni PLEOS Connect bilgi-eğlence sistemini içeren segmentinin öncüsü 14,6 inçlik ekranı ve güçlü fiyat-değer dengesiyle IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobiliteyi Avrupalı müşterileri için daha erişilebilir hâle getirme kararlılığını temsil ediyor.

Hyundai’ın ürün gamı; bataryalı elektrikli, hibrit, şarj edilebilir hibrit, hidrojen yakıt hücreli elektrikli ve içten yanmalı motor seçeneklerini kapsıyor. Bu geniş ürün yelpazesi, müşterilerin araç sahibi olma ve araçlarını kullanma biçimleri göz önünde bulundurularak şekillendiriliyor.

IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobilite alanındaki kapsamlı çalışmalarını ortaya koyan önemli ödüllerle güçlenen Avrupa’daki EV başarısını daha ileriye taşıyor. Hyundai INSTER, 2025 Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili seçilirken IONIQ 9 ise Almanya’da 2026 Yılının Premium Otomobili unvanına layık görüldü.

Hyundai’ın müşteri odaklı yaklaşımı, markanın UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak imza attığı yeni iş birliğinin de temelini oluşturuyor.

UC3 Eş Genel Müdürü Guy-Laurent Epstein ise iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hyundai’yi UEFA Champions League’in resmi partnerleri arasında görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hyundai, futbolu en üst seviyede destekleme konusunda köklü bir geçmişe ve futbolun insanları bir araya getirme gücüne yönelik güçlü bir inanca sahip. Önümüzdeki yıllarda bu ortak hedefi dünyanın dört bir yanındaki taraftarlar için hayata geçirecek bir iş birliği geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz”.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Karsan’da Üst Düzey Görev Değişimi  

Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markalarından Karsan’da üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Son on yıldır Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak görev yapan Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanmak üzere görevlerinden ayrıldı. Karsan Yönetim Kurulu kararıyla, Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.

Türkiye otomotiv sanayisinin öncü kuruluşlarından Karsan’da üst yönetimde görev değişimi yaşandı. Şirketin CEO’su ve Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi Okan Baş, profesyonel yaşamında yeni bir döneme odaklanma kararı doğrultusunda görevlerinden ayrıldı. Okan Baş, son on yılda Karsan’ın global bir mobilite markasına dönüşüm sürecine liderlik ederek, şirketin elektrikli ve otonom toplu ulaşım çözümleriyle uluslararası pazarlarda daha görünür ve güçlü bir konuma ulaşmasında önemli rol üstlendi. Görev süresi boyunca Karsan’ın global mobilite vizyonunun güçlenmesine, dönüşüm stratejisinin hayata geçirilmesine ve sürdürülebilir büyüme yolculuğuna önemli katkılar sundu. Karsan Yönetim Kurulu, şirkete sağladığı katkılar dolayısıyla Okan Baş’a teşekkür etti.

Okan Baş’ın görevlerinden ayrılmasının ardından, Karsan Yönetim Kurulu tarafından Kıraça Holding Grup CEO’su ve Karsan Yönetim Kurulu Üyesi Utku Can Ayyarkın, Karsan Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve CEO’su olarak atandı.

Lojistik sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Utku Can Ayyarkın, sahadan başlayarak üst yönetime uzanan güçlü liderlik birikimi, operasyonel yetkinliği ve stratejik yönetim deneyimiyle; Karsan’ın yeni döneminde şirketin büyüme stratejisine, dönüşüm vizyonuna ve sürdürülebilir başarı yolculuğuna liderlik edecek.

Karsan, Utku Can Ayyarkın liderliğinde; 60 yıllık köklü mirasından aldığı güçle elektrikli ve otonom mobilite alanında global bir marka olma yolculuğunu yeni başarılarla büyütmeye, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecek.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Prometeon, Dünya Şampiyonu Motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu ile İş Birliğini Yeniledi  

Üç kez Superbike Dünya Şampiyonası şampiyonu olan Toprak Razgatlıoğlu, yeni sezonda MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışan ilk Türk sporcu olarak pistlere çıkıyor.

Dünyanın endüstriyel ve ticari lastik odaklı tek lastik şirketi Prometeon, 2022 yılından bu yana iş birliği yaptığı Türk motosiklet yarışçısı Toprak Razgatlıoğlu ile olan sponsorluk anlaşmasını bir yıl daha uzattı. Daha önce Dünya Superbike Şampiyonası’nda Toprak Razgatlıoğlu’na verdiği destekle motor sporlarındaki varlığını ortaya koyan Prometeon, yenilenen anlaşma kapsamında Razgatlıoğlu’nu desteklemeye devam ediyor.

İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Prometeon Geniş Avrupa Bölge CEO’su Gökçe Şenocak şunları söyledi: “Toprak Razgatlıoğlu’na verdiğimiz desteği ve sürdürdüğümüz iş birliğini bir yıl daha uzatmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Toprak’ın olağanüstü başarıları, kararlılığı ve sınırları zorlayan yaklaşımı, Prometeon’un değerlerini en iyi şekilde yansıtıyor. Üç kez dünya şampiyonu olarak Türk motor sporları tarihindeki yerini şimdiden sağlamlaştıran Toprak’ın, MotoGP’de de önemli başarılara imza atacağına inanıyoruz. Prometeon olarak, onun bu yeni yolculuğunda da yanında olmaktan gurur duyuyoruz.”

Milli sporcu Toprak Razgatlıoğlu ise iş birliğiyle ilgili şunları kaydetti: “Prometeon ile uzun yıllardır devam eden iş birliğimizin sürmesinden büyük memnuniyet duyuyorum. 2022 yılından bu yana verdikleri destek için Prometeon’a teşekkür ederim. MotoGP Dünya Şampiyonası’nda yarışmak ve ülkemi bu seviyede temsil eden ilk Türk sporcu olmak benim için büyük bir gurur kaynağı. Bu yeni yolculukta da birlikte önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum.”

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.