Otomotiv Sektörü
Emobilite Operatörleri Derneği (E-MOD) Başkanı Murat Pınar: Şarj istasyonu kurmak kolaylaşmalı
Emobilite Operatörleri Derneği (E-MOD) Başkanı Murat Pınar, şarj ağı operatörlerinin belediyelere ödediği bedeller ile otoyol üzeri alanlardaki yüksek kiraların düşürülmesini istedi, sektörde şirket evililikleri beklendiğini söyledi.
Şarj istasyonu kurmak kolaylaşmalı
Enerji Günlüğü – Elektrikli araçlar ve onlara enerji sağlayan şarj altyapısı giderek yayılıyor. Konuya ilgi de öyle. Yeni araç almayı düşünen her birey elektrikli otomobili de seçenekler arasında tutuyor artık. Ancak daha gidilecek çok yol var. Peki bu konuda insanlığı nasıl bir yol haritası bekliyor? Elektrikli araç şarj istasyonu işletme ağı ile alt yapısının ve elektrikli araç şarj hizmetinin geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla kurulan Emobilite Operatörleri Derneği EMOD’un Başkanı Murat Pınar, Enerji Günlüğü’nün sorularını cevapladı.
E-mobilite denilince tam olarak ne anlamalıyız?
Elektrikli mobilite veya kısaca e-mobilite denilince genel olarak elektrik enerjisiyle çalışan taşıtların ve bunların altyapısının kullanımını anlamalıyız. Bu terim, elektrikli araçlar, şarj istasyonları, enerji depolama sistemleri ve ilgili teknolojilerin geliştirilmesi, kullanımı ve entegrasyonuyla ilgili bir dönüşüm sürecini ifade ediyor.
Son zamanlarda neden herkesin dilinde, önemi nereden geliyor?
E-mobilite kavramı; çevresel etkileri azaltma, enerji verimliliğini arttırma, fosil yakıtlardan kaynaklanan kirliliği azaltma ve sürdürülebilirlik gibi hedeflere ulaşma çabalarının önemli bir parçası. Elektrikli araçlar, içten yanmalı motorlu araçlara göre genellikle daha düşük karbon emisyonlarına sahip ve enerji kullanımı açısından daha verimli. Bu da hem verimlilik hem de doğaya minimum etki açısından oldukça kritik. Dolayısıyla konunun hem Türkiye’nin hem de dünyanın odak noktalarından biri olması buradan ileri geliyor.
Konunun enerji dışı yönleri yok mu?
Var elbette. Örneğin e-mobilitenin en büyük faydalarından biri, daha fazla insan için erişilebilir ulaşım anlamına gelmesi. Hem sürdürülebilir kalkınma amaçlarına hizmet eden enerji yapısı hem de enerji verimliliği sayesinde getirdiği ekonomik tasarruf, bir tercih noktası haline geliyor.
Bu alandaki veriler nasıl ve bize ne söylüyor?
2022 yılında 10 milyon adedin üzerine çıkan dünya genelindeki elektrikli araç satışları 2023’te 14 milyon seviyelerinde gerçekleşti. 2023 sonu itibarıyla dünya genelinde 40 milyondan fazla elektrikli otomobil yollardaydı, bu da yüzde 40’lık bir artışı temsil ediyor.
Bu alanda önümüzdeki yıllarda neler bekleniyor?
Dünyanın 2030 net sıfır hedefi doğrultusunda ulaşılması gereken elektrikli araç satışı 59 milyon adet olarak hesaplanıyor. Bu da toplam satışların yüzde 67’sine tekabül ediyor. World Energy Outlook 2023 analizine göre 2030’da her iki araçtan birinin elektrikli olması bekleniyor. Yani 2035 için bahsettiğimiz senaryo mümkün.
Türkiye’deki eğilim nasıl?
Ülkemizde 2022 yılında satılan tüm araçlar içinde elektrikli araçların payı yüzde 1.7 iken 2023 yılında bu oran yüzde 13.5 ile rekor kırmıştı. 2023 sonu itibarıyla ülkemizde yaklaşık 80 bin adet elektrikli araç var. Hem global markaların elektrikli araç opsiyonları hem TOGG’un yayılımı, artışta etkili oldu ve bu etki daha çok hissedilecek gibi gözüküyor.
Şarj altyapısında durum nedir?
EPDK verilerine göre, 2023ün başında Türkiye çapında 1.719 olan şarj istasyonu sayısı 6.640’a, 3.081 olan şarj noktası (soketi) sayısı ise 14.859 adede yükseldi. Devam eden ve planlanan yatırımlarla, şarj istasyonu sayısının 2024 sonuna kadar 12.000’e yaklaşması, şarj noktası sayısının ise 25.000’i geçmesi bekleniyor.
Araç sayısı ile şarj noktası arasındaki denge nasıl?
Ülkemizde şarj istasyonu başına yaklaşık 5.3 araç düşerken Avrupa’da bu sayı 14 seviyesinde. Avrupa ölçeğinde araç başına düşen şarj istasyonu sayısında da, hızlı şarj noktası sayısında da birinciyiz. Şu an hızlı bir yatırım, dönüşüm sürecindeyiz. Şarj alt yapımız araç sayısındaki artışı karşılayabilecek bir ivme ile büyümeye devam ediyoruz. Araç başına düşen şarj istasyonu sayısında ülkemiz, Avrupa ülkeleri arasında birinci durumda. Türkiye’nin Avrupa’daki kritik konumunu ileride de koruyacağını düşünüyoruz.
Daha gidilecek çok yol var sanırım…
Henüz yolun başında olduğumuzu söyleyebilirim. Dünyanın net sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için 2030 yılında 59 milyonu bulmamız gerekiyor. Bu da tüm dünyanın hızla bir dönüşüm geçirmesi, şarj istasyon ağı ve altyapısının bu dönüşüme hazırlıklı olmasını gerektiriyor. Hem ekosistemdeki oyuncuların hem de ilgili kamu kurum ve kuruluşlara önemli roller düşüyor. Otomotiv firmaları daha uzun menzil sağlayabilen ve hızlı şarjlanan araçlar konusunda büyük ölçekli yatırımlarına devam ediyor. Hem yaygınlığın hem daha hızlı şarjlanma imkanının artırılması için çalışmalar sürüyor. Bu konularda regülasyon ve teşvikler önemli.
Ne tür regülasyonlardan söz ediyoruz?
Şarj ağında coğrafi açıdan dengeli bir yaygınlık sağlanması, özellikle karayollarında yüksek güçlü şarj cihazlarına erişim için gerekli planlamanın yapılması ve yüksek hizmet kalitesini garanti edecek sektörel standartlar getirilmesi ve denetlenmesi kritik öneme sahip.
Yurtdışı pazarına göre Türkiye’de halka açık alanlardaki şarjlanma ihtiyacı çok daha yüksek. Türkiye coğrafyası çok geniş ve 81 ilde rahatça yolculuk yapılabilmesi için gerekli yatırım ve şarj noktasına ulaşılması gerekiyor. Özellikle global markaların yeni elektrikli araç modelleri ve yerli otomobilimiz TOGG ile birlikte tüm Türkiye’de yaygınlaşma ekstra önem kazanıyor. Şehirler arası yollar ve yoğun güzergâhlar için mevcut istasyonların arttırılmasına ihtiyaç var.
E-mobilite yatırımcılara ne tür fırsatlar sunuyor?
Elektrikli araç parkının büyümesi, yatırımcılara sektörün üretim, servis ve işletmecilik tarafında pek çok imkân sunuyor. Bu yıl araç sayısının mevcut sayının iki katını aşması bekleniyor. Buradaki en kritik nokta, yatırım planlarını yaparken gelişen pazarda uzun vadeli ve sürdürülebilir iş modelleri oluşturabilmek ve tüketicinin ihtiyacı olan çözümleri güvenli ve kolay ulaşılır sunabilmek. Ayrıca, çeşitli dönemlerde kamu destek ve teşviklerinden de faydalanmak mümkün. İstihdam tarafında da yüksek nitelikli işgücü ve teknik personel talebi bulunuyor. Elektrikli araçların servis ve bakımı, şarj istasyonlarının kurulum, devreye alma ve saha yönetimi alanlarında yetişmiş işgücü ihtiyacı, yeni istihdam olanakları yaratıyor ve önümüzdeki dönemde de artarak devam edecektir.
Şarj ağı işletmeci sayısına dair neler söylemek istersiniz?
Bazılarının iptal edilmesinden sonra şarj ağı işletmeci lisansı sayısı şu anda 176. Bunların 50’ye yakını henüz şarj ağı oluşturma yükümlülüğünü yerine getirmemiş durumda. Artan denetimler ve mevzuatsal değişiklikler ile artan rekabet nedeniyle yakın zamanda lisanlı işletmeci sayısının 100’ün altına ineceğini öngörüyoruz. Son yıllarda otomotiv sektöründe olduğu gibi şarj operatörleri arasında da şirket evlilikleri görecek gibiyiz.
Mevzuat eksiği var mı? Varsa neler?
Ekosistemin büyümesi ve elektrikli araç kullanımının yaygınlaşması için hem araç üretim ve satış süreçlerini hem de şarj istasyonu üretimi ve şarj ağı kurulumunu kapsayan teşvikler sektörün hızla büyümesi için en önemli unsurlar. Şarj hizmeti ile ilgili düzenlemeler kapsamında ayrıca şarj ağı işletmeci lisansına sahip şirketlerin kurmakla yükümlü oldukları istasyon sayılarında bu yıl içinde değişikliğe gidilmesini bekliyoruz. EPDK tarafından lisans sahibi şirketlere ilişkin mevcut düzenlemede yer alan yükümlülükler ve kurulması gerekli ünite sayılarına ilave olarak, kademeli bir şekilde belli sayıda şarj ünite/soketi adetlerine ulaşma yükümlülüğünün getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bunu neden gerekli görüyorsunuz?
Bu düşüncemizin temelinde sektördeki gerçek yatırımcılarla yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketlerin ayrışması ihtiyacı ile elektrikli araç satışlarının 2024 yılında çok yüksek bir büyüme göstermesi beklentisi yatıyor. Bu kapsamda EPDK tarafından, şimdilik 15 lisansın sonlandırıldığı ve ilerleyen süreçte de yükümlülüklerini yerine getirmeyen lisans sahipleri hakkında benzer sonlandırma işlemlerinin yapılacağı ifade ediliyor.
Sayı artsın isteniyorsa istasyon kurmayı kolaylaştırmak gerekmez mi?
Lisans sahibi şirketleri yatırım süreçlerinde zorlayan şartlar var. Yüksek kira giderleri ve diğer yatırım maliyetleriyle özellikle belediyelere ödenen yüksek bedeller nedeniyle lisans sahiplerinin ciddi zorluklarla karşılaştığını belirtmem gerekir. Bu konuda kamudan yatırım süreçlerini kısaltacak ve maliyetleri azaltacak yasal düzenlemeler konusunda destek taleplerimizi ilgili kurumlara iletmiş durumdayız. Bu arada otoyollarda şarj istasyonlarına ayrılan özel alanlardaki alt yapı maliyetlerinin oldukça yüksek olması nedeni ile devlet desteğinin sağlanması da önem arz ediyor.
Bu alanda sağlıklı büyüme için neler yapılmalı?
Büyük bir ekosistemden bahsediyoruz. Şarj operatörlerinden dağıtım şirketlerine, yatırımcılardan kamu kuruluşlarına, düzenleyicilerden onlara doğru yönlendirme yapacak STK ve akademisyenlere kadar aslında çok büyük bir zincirden ve etki alanından bahsediyoruz. Doğru dönüşümü en optimum şekilde tamamlamak ve Türkiye’yi şarj ağları ile donatmak için hep beraber uyum içinde sağlamak durumundayız.
Peki kimlere ne görevler düşüyor?
Dağıtım şirketlerine düşen başlıca görev şebekeyi e-mobilite dönüşümünün getirdiği elektrifikasyona hazır hale getirmek. Otomotiv distrübütörlerinin yeteri kadar araç geçirmesi, yerli otomobil TOGG’un yaygınlaşması bir ihtiyaç doğuruyor ve bunun en iyi şekilde karşılanması da tekrar otomotiv firmalarının cesaretle Türkiye’de yaygınlaşmasını sağlıyor. Müşterilerin elektrikli araçlara inanması ve gelişen teknoloji ile hem menzil artırımı hem hızlı şarj konusunda iyi tecrübeler edinmesi çok önemli. Sadece istasyon sayısının artırılması yetmeyecek, müşteri memnuniyetini artıracak aksiyonlarla; örneğin dinlenme alanından sadece birkaç dakikada şarja, hızlı ve 7/24 ulaşılabilir destek hatlarına ihtiyaç var. Operatörlerin yaygınlaşma kadar bunlara da önem vermesi gerekiyor.
Mehmet KARA – Enerji Günlüğü
Kaynak: Pınar: Şarj operatörleri arası evlilikler bekleniyor
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Türkiye, Çocukların Hayallerini Gerçeğe Dönüştürdü
Hyundai Motor Türkiye’nin çocukların hayal gücünü desteklemek ve sürdürülebilir bir geleceğe dair farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği “Hyundai Resim Yarışması: Dünyayı İyileştiren Araçlar” projesinin ödül töreni gerçekleştirildi. Türkiye genelinden yoğun ilgi gören yarışma, çocukların dünyayı daha iyi bir yer haline getirme hayallerini sanatla ifade etmelerine olanak tanıdı.
Bu yıl ikinci kez düzenlenen yarışma, ilk yılında Kocaeli özelinde başlatıldı ve kısa sürede ülke geneline yayıldı. 60 farklı ilden başvuru alan proje kapsamında, çocukların sürdürülebilirlik, teknoloji ve toplumsal fayda odağında geliştirdiği yaratıcı fikirler dikkat çekti. Yarışmada çocuklar, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda dünyayı iyileştirecek araç fikirlerini özgün çizimlerle ortaya koydu ve kendi kelimeleriyle hikayeye dönüştürdü. Yüzlerce başvuru arasında yer alan kazanan eserler; sürdürülebilir bir dünya, teknolojiyle iyileştirilmiş yaşamlar ve umut dolu gelecek vizyonlarıyla öne çıktı.

Hyundai Motor Türkiye, küresel sosyal sorumluluk projelerini “Hyundai Continue” çatısı altında; doğa, mobilite ve umut odak alanlarıyla sürdürüyor. Resim Yarışması projesi de bu kapsamda, çocukların hayal gücünü destekleyen ve geleceğe dair umutlarını görünür kılan önemli bir platform sunarken gelecek neslin dünyadaki sorunları fark etmesi ve harekete geçerek bu sorunlara çözümler bulması yönünde farkındalık yaratma amacı taşıyor.
Ahmet Aydemir, Ayça Çizer, İdil Türkmenoğlu, Seydi Murat Koç ve Yalvaç Ural’ın katılımıyla kurulan bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda finale kalan eserler arasından seçilen çalışmalar, yaratıcılık, tema uygunluğu ve sanatsal ifade gücü kriterlerine göre belirlendi. Yarışma kapsamında ödüle layık görülen eserler ve sahipleri tören sırasında açıklanırken, seçilen 10 çalışma Hyundai Motor Türkiye tarafından 3 boyutlu maket araç olarak gerçeğe dönüştürüldü.
İzmir’den yarışmaya katılan Kerem Karaoğlan Hyundai Özel Ödülü’ne sahip olurken; Turna Nur Benk (Erzurum), Aylin Mercan Akpulat (Kastamonu), Efe Dükenmez (Zonguldak) birinciler arasında yer aldı.
3 ayrı kategoride değerlendirmeye giren çocuklar arasından ikincilik ödülünü kazanan Cemre Erkan (Manisa), Tuana Karakaş (Manisa), Çınar Öztaş (Kocaeli) ve üçüncülük ödülünü kazanan Eylül Asya Çetinkaya (İstanbul), Nehir Coşkun (Antalya), Ensar Düzenli (Kocaeli) oldu.
Hyundai Motor Türkiye CEO’su Alex Kim yarışmayla ilgili “Hyundai olarak, sadece otomobil üretmiyor, geliştirdiğimiz teknolojiyle geleceği şekillendirmeyi de hedefliyoruz. Geleceğe dair tüm çalışmalarımızda çocukların hayal gücünden ilham alıyoruz. Hyundai Resim Yarışması ise tam da bu nedenle bizim için çok değerli bir proje. Bize ulaşan yüzlerce resimle bize geleceğin ne kadar renkli ve yaşamaya değer olduğunu gösteren tüm çocuklara sonsuz minnetlerimizi iletiyorum.” dedi.
Hyundai Motor Türkiye, bu proje ile çocukların yalnızca sanatsal gelişimlerine katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma bilincini yaygınlaştırmayı ve geleceğe umutla bakan nesillerin yetişmesine destek olmayı hedefliyor.
Otomotiv Sektörü
Yeni Ford Tourneo Custom 9+1 Konfigürasyonu: Her Yolculuğu Merak Uyandıran Bir Deneyime Dönüştürüyor
Ford Türkiye, çok yönlülüğü ve konforuyla segmentine öncülük eden Tourneo Custom modelinin yeni 9+1 koltuk seçeneğini pazara sunuyor.
Yolcu taşıma regülasyonlarına tam uyumlu yapısıyla dikkat çeken Tourneo Custom 9+1, içinden kimlerin çıkacağını merak ettiren ferah ve esnek iç mekân kurgusuyla
yolcu taşımacılığında standartları yükseltiyor.
Ford Türkiye, ticari araç segmentindeki liderliğini, müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği bütüncül çözümlerle pekiştirmeye devam ediyor. Ford’un yenilikçi tasarım anlayışı ve ileri teknolojiyle donatılan Tourneo Custom modeli; şimdi de turizm taşımacılığı, servis hatları ve havalimanı transferleri gibi alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin tüm ihtiyaçlarını konforla karşılayacak 9+1 koltuk dizilimiyle yollara çıkıyor.
Zahmetsiz ve Mevzuata Tam Uyumlu Çözüm
Pazardaki mevcut 9+1 araç dönüşümlerinin aksine, Tourneo Custom 9+1 seçeneği satın alma sırasında veya sonrasında ek bir işlem gerektirmeksizin doğrudan kullanıma uygun şekilde sunuluyor. Yolcu taşıma belgeleri ve güncel regülasyonlarla tam uyumlu yapısı sayesinde işletmecilere hem zaman hem de operasyonel maliyet avantajı sağlayan ürün, “zahmetsiz ve hızlı” bir satın alma deneyimi vadediyor.
Premium Konfor ve Çok Yönlü Deneyim Odaklı Taşımacılık Dönemi
Tourneo Custom 9+1, sadece fonksiyonelliğiyle değil, sunduğu premium iç mekân detaylarıyla da hem araç sürücüsüne hem de yolculara yüksek standartlarda ve konforlu bir yolculuk deneyimi sunuyor. Konfor odaklı tasarım unsurları, esnek koltuk yerleşimi ve ileri seviye bağlantı teknolojileriyle donatılan araç, segmentindeki ferahlık ve kalite algısını bir üst seviyeye taşıyor.
Yeni Tourneo Custom güçlü motoru, gelişmiş sürüş teknolojileri ve konfor odaklı tasarımıyla ticari yolcu taşımacılığı ihtiyaçlarına kapsamlı bir çözüm sunuyor. Model, 2.0 litre EcoBlue dizel motor seçeneğiyle sunuluyor. 170 PS güç üreten araç ise 8 ileri otomatik şanzıman ile daha yüksek performans ve 390 Nm’ye varan tork değeri sağlıyor. Tamamen yenilenen 8 ileri otomatik şanzıman, sürüş konforunu artırırken yakıt verimliliğini optimize etmeye de yardımcı oluyor.
Geniş iç hacmi ve fonksiyonel koltuk düzeniyle farklı yolcu taşıma ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanan Tourneo Custom yüksek tavan yapısı ile ferah bir kabin deneyimi sunarken geniş yaşam alanı hem sürücü hem yolcular için konforlu bir yolculuk imkânı sağlıyor.
Model, ayrıca gelişmiş bağlantı ve sürüş destek teknolojileriyle donatılıyor. Yeni nesil dijital sistemler, sürüş sırasında kullanım kolaylığı sağlarken araç içi deneyimi daha verimli ve konforlu hale getiriyor.
Ford Türkiye’nin, Tourneo Custom 9+1 ile sağladığı katma değer, aracı teslim etmenin çok daha ötesine geçerken Ford Pro ekosistemi sayesinde işletmelerin tüm operasyonlarını tek çatı altında destekleyen entegre bir yapı sunuluyor. Tourneo Custom 9+1’in Ford Pro Filo Portalı’na bağlanabilmesi, araç konumundan bakım ihtiyacına kadar tüm kritik bilgileri tek ekrandan, ek bir donanıma gerek kalmadan takip etme kolaylığı sağlıyor. Teknoloji ve Müşteri Merkezi üzerinden araçların bakım ihtiyacını henüz kullanıcı fark etmeden tespit edip bilgi veren ve gerekli hazırlıkları önceden yaparak plansız duruşları minimuma indiren Ford Türkiye, böylelikle turizm sektörü açısından kritik önemde olan “kesintisiz çalışma süresi” beklentisine etkili şekilde cevap veriyor. Böylelikle, Tourneo Custom 9+1’in üst düzey konforunu Ford Pro’nun akıllı servis ve yönetim çözümleriyle birleştirerek işletmelerin sahadaki gücünü artırıyor.
Farklı, donanım ve kullanım senaryolarına uyum sağlayan yapısıyla yeni Tourneo Custom 9+1, hem şehir içi hem uzun yol taşımacılığı için sektörün ihtiyaçlarına çok yönlü bir çözüm sunuyor.
Otomotiv Sektörü
Opel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!
Üstün sürüş keyfini Alman kalitesi ve mühendisliğiyle bir araya getiren Opel, on yıllık bir aranın ardından otomotiv dünyasının en köklü etkinliklerinden biri olan Paris Otomobil Fuarı’na geri dönüyor. Marka, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’te düzenlenecek fuarda, başta yeni Opel Astra olmak üzere en güncel ürün gamını ve yenilikçi çözümlerini otomobil tutkunlarıyla buluşturacak.
Alman otomotiv üreticisi Opel, geçtiğimiz eylül ayında Münih’te gerçekleştirilen IAA Mobility’de sergilediği etkileyici dünya prömiyerlerinin ardından, bu kez 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Paris Otomobil Fuarı’nda sahne alarak ürün atağını sürdürüyor. Genişleyen model ailesi ve elektrikli mobilite vizyonu doğrultusunda marka, Fransa’nın başkentinde güçlü bir geri dönüşe hazırlanıyor.
Yeni Astra ve GSE ürün gamı fuarın odak noktası olacak
Opel’in Paris Otomobil Fuarı’ndaki odak noktasını, kısa süre önce Brüksel’de dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni Opel Astra oluşturuyor. Rüsselsheim’da tasarlanıp geliştirilen model, markanın güncel tasarım dili ve ileri teknolojileriyle dikkat çekiyor. Bununla birlikte Opel’in tamamen elektrikli yüksek performans vizyonunu temsil eden yeni Mokka GSE ve markanın geçtiğimiz günlerde duyurduğu yeni Corsa GSE de fuarda sergilenecek modeller arasında yer alıyor. Marka ayrıca fuar kapsamında, elektrikli mobiliteye yönelik yaklaşımını ortaya koyan farklı yeniliklerini ve geleceğe ışık tutan tasarım çalışmalarını da ziyaretçilerle buluşturacak. Opel standı, hem mevcut ürün gamını hem de markanın geleceğe yönelik stratejisini yansıtan önemli bir deneyim alanı sunacak.
Opel, ekim ayında Paris Otomobil Fuarı’na güçlü bir geri dönüş yapmaya hazırlanıyor. Marka, en yeni modellerini benzersiz bir atmosferde sergileyerek ziyaretçilere etkileyici bir deneyim sunarken, Paris’teki varlığıyla dikkat çekici ve kapsamlı bir katılıma imza atacak.
Otomotiv sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan Paris Otomobil Fuarı, geleceğin mobilite trendlerini ve bu alandaki en yeni teknolojileri bir araya getiren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. 91’inci kez düzenlenecek fuar, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Bir önceki etkinlik ise 2024 yılında gerçekleştirilmiş ve yarım milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamıştı.
-
Yük Taşıma2 hafta önceFord Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı
-
Otomotiv Sektörü3 hafta önceYeni Ford Tourneo Custom 9+1 Konfigürasyonu: Her Yolculuğu Merak Uyandıran Bir Deneyime Dönüştürüyor
-
Lojistik3 hafta önceMurat Lojistik’ten Soğuk Zincirde Güçlü Hamle
-
Sektörel3 hafta önceMotul Motobike İstanbul 2026’da Ana Sponsor Olarak Yerini Alıyor
-
Otomotiv Sektörü2 gün önceHyundai Motor Türkiye, Çocukların Hayallerini Gerçeğe Dönüştürdü
-
Otobüs1 gün önceMercedes-Benz Türk, BusStore Avrupa Ağı’nı İstanbul’da Ağırladı
-
Yeni Otomobiller1 gün önceBir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

