Otomotiv Sektörü
Honda Yapay Zeka Destekli Yeni Mobilite Teknolojilerini Tanıttı
Honda, yapay zeka destekli yeni mobilite teknolojilerini ve makinelerini tanıttı. Honda’nın geliştirdiği ve tanıttığı bu yeni teknolojiler için insanların, makinelerin ve toplumun iş birliğini destekleyen ve orijinal bir yapay zeka olan Honda CI (iş birlikçi Zeka) kullanıldı.
Bu kapsamda Honda’nın haritasız iş birlikçi sürüş teknolojisi ile kullanıcı amacı anlayışı ve iletişim teknolojisi öne çıktı. Teknolojilerin test sürecinde ise mobilite aracı CiKoMa ve mikro mobilite robotu WaPOCHI kullanılacak. Testlerin ise, Kasım ayı içerisinde Japonya’nın Ibaraki eyaleti Joso şehrinde başlaması planlanıyor. Honda, CI destekli mikro mobilite teknolojilerini yaklaşık 2030 yılına kadar pratik uygulamalarla hayata geçirme amacıyla araştırma ve geliştirme çalışmalarına devam edecek.
Mühendislik ve Ar-Ge çalışmalarını sürdüren Honda R&D, yapay zeka destekli yeni mobilite teknolojilerini ve makinelerini tanıttı. Honda’nın geliştirdiği bu yeni teknolojiler kapsamında insanların, makinelerin ve toplumun iş birliğini destekleyen orijinal AI (yapay zeka) olan Honda CI (İş birlikçi Zeka) kullandı. Testlerin, Kasım ayı içerisinde Japonya’nın Ibaraki eyaleti, Joso şehrinde başlaması planlanıyor. Joso’daki testler, Kasım ayında Mitsukaido Asunaro no Sato Kamp ve Konaklama Parkı’nda ve 2023’ün ilkbahar aylarında Tarım-Bilim Vadisi’nde gerçekleştirilecek.

Honda, insanların ve nesnelerin hareketliliğinin her yerde çarpışma olmadan ve stres yaşanmadan gerçekleşmesi amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Bu amacı doğrultusunda da iki temel teknoloji üzerine odaklanıyor. Bunlar; mikro mobilite makinesinin yüksek hassasiyetli haritalara güvenmeden çevresini tanırken kendi kendini sürmesini sağlayan haritasız iş birlikçi sürüş teknolojisi ve mikro mobilite makinesinin diyaloglar ve jestlerle insan benzeri iletişim gerçekleştirmesini sağlayan kullanıcı amacını anlama ve iletişim teknolojisi olarak geliştirildi. Bu temel teknolojilerin kullanıldığı CiKoMa binilebilir mikro mobilite aracının ve WaPOCHI mikro mobilite robotunun teknoloji testleri Japonya’da başlıyor.

Yapay zeka destekli mikro mobilite teknolojileri
Mikro mobilite makinesinin yüksek çözünürlüklü haritalara güvenmeden kameraları tarafından yakalanan bilgilere dayanarak çevresini tanımasını ve güvenliği sağlarken hedefe kendi kendine gitmesini sağlayan haritasız iş birlikçi sürüş teknolojisi, Honda mühendisleri tarafından geliştirildi. Gerçek zamanlı yol yapısını anlama işlevi, mekansal tanıma/yüksek hızlı sürüş haritası dönüştürme işlevi ve İnsan/çevre-iş birliği eylem planlama işlevi sunan bu yeni teknoloji sayesinde makinelerin günlük hayata adaptasyonu hız kazanıyor.

Honda mühendisliği ile geliştirilen bir diğer teknoloji ise kullanıcı amacını anlama ve iletişim teknolojisi mikro mobilite makinesinin söz ve jestleri insan benzeri bir anlayışa sahip olmasını, kendi başına düşünmesini ve önerilerde bulunmasını sağlıyor. Amaç-bilgi alışverişi işlevi, diyalog tabanlı kullanıcı tanımlama işlevi ve kullanıcı-makine görüşmesi/teklif işlevi bulunan bu teknoloji sayesinde makineler insan davranışlarına karşılık verme konusuna yönelik önemli gelişmeler kaydediyor.
Mikro mobilite makineleri: CiKoMa ve WaPOCHI
Honda R&D tarafından geliştirilen teknolojilerin kullanıldığı yapay zeka destekli binilebilir elektrikli yeni mikro mobilite araçlarından biri olan CiKoMa ile kullanıcılar aracı selamlayabiliyor. Sürüş sırasında, kullanıcı joysticki çalıştırarak CiKoMa’nın rotasını yönlendirebiliyor. Bu sayede hem sürücü kendi istediği rotada ilerleyebiliyor hem de isterse CiKoMa’nın otomatik sürüş teknolojisine dayalı olarak iş birlikçi sürüşünü kullanabiliyor. Kullanıcıların ihtiyaç duyduklarında binebilecekleri ve istedikleri yerde inip bırakabilecekleri bir araç olarak geliştirilen CiKoMa’nın şehir içinde veya diğer alanlarda hızlı bir gezinti için rahat bir ulaşım aracı olarak kullanılarak popülerlik kazanması hedefleniyor.

CiKoMa’nın yanı sıra Honda tarafından tanıtılan diğer makine olan yapay zeka destekli elektrikli mikro mobilite robotu WaPOCHI, kullanıcının ayırt edici özelliklerini tanıyor, hatırlıyor ve kullanıcıyı kalabalıkta bile takip etmeye devam edebiliyor. WaPOCHI kullanıcıyı avuç içi damar doğrulaması ile tanımlıyor ve ardından kameraları tarafından çekilen görüntüler ile kullanıcının kıyafetleri, saçlarının rengi, boyu gibi ayırt edici özelliklerini algılayarak kaydediyor. WaPOCHI, kullanıcı için çanta vb. küçük eşyaları taşırken; kullanıcıyı bir evcil hayvan gibi arkasından takip edebiliyor. İlerleyen dönem için WaPOCHI’nin kullanıcıya yürüme kolaylığı konusunda yol göstermesini sağlayan işlevi üzerinde de çalışmalar devam ediyor.
Honda, hareket etmenin keyfini ve özgürlüğünü tüm bireylerin yaşayabileceği bir toplumu hayata geçirmek amacıyla CI destekli mikro mobilite teknolojilerinin geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Honda, CI destekli mikro mobilite teknolojilerini yaklaşık 2030 yılına kadar pratik uygulamalarla hayata geçirmeyi amaçlıyor. Ayrıca hem bireylerin günlük mobilitesini desteklemek hem de trafik kazalarındaki çarpışmaları sıfıra indirmek için çalışmalarına devam ediyor.
Otomotiv Sektörü
İkinci El Araç Alacaklara Müjde: Ekspertizde “Dijital Takip” Dönemi Başlıyor!
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, ikinci el araç alım-satımında yaşanan mağduriyetleri bitirmeyi ve her aracın geçmişini dijital bir sistemle güvence altına almayı hedefliyor.
Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.
Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi
Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.
Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.
Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi
Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:
- Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
- Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
- Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
- QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları
geliyor.
Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.
Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor
Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.
Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.
Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor
Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.
Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.
“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”
TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”
“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”
TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:
“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”
Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:
- Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
- Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
- Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
- Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek
Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

TOED Başkanı Ozan Ayözger,TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş
Otomotiv Sektörü
Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant
Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.
70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.
Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımını ve menzil kaybını azaltılıyor.
Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci
Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”
Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.
70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.
Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı
Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.
İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.
Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.
MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik
MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.
1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket
Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:
-
Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.
-
Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.
-
DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.
2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı
MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:
-
Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.
-
Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.
3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı
Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.
🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları
-
MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.
-
MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.
Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

