Connect with us

Otomotiv Sektörü

SUV Segmentinde Yeni Bir Boyut: Toyota Corolla Cross Hybrid Türkiye’de          

Toyota, büyük bir merakla beklenen yeni SUV modeli Corolla Cross Hybrid’i Türkiye’de satışa sundu. Türkiye otomotiv sektöründe Adana’da gerçekleştirilen ilk binek otomobil lansmanına imza atan Toyota, kapsamlı bir test sürüşüyle Corolla Cross Hybrid’i basın mensuplarıyla tanıştırdı. Lansman dönemine özel olarak 835 bin TL’den başlayan fiyatlarla showroomlardaki yerini alan Corolla Cross Hybrid, “Efsane Bambaşka Bir Boyutta” sloganıyla yollara çıktı.

Toyota’nın SUV ürün gamını genişleten Corolla Cross Hybrid, rekabetin yoğun olduğu C-SUV segmentine yepyeni bir soluk getiriyor. Yenilenen GA-C platformu üzerinde üretilen Corolla Cross Hybrid, 5. Jenerasyon Hibrit teknolojisi, üstün güvenlik özellikleri sunan Toyota Safety Sense 3, yeni 10.5 inç yüksek çözünürlüklü multimedya ekranı ve 12.3 inç dijital kokpitiyle sınıfında eşsiz bir model olarak öne çıkıyor.

Corolla Cross Hybrid ile güçlü SUV tasarımı ve yeni standartlar

Toyota Corolla Cross Hybrid, modern, sofistike SUV görünümünü, etkileyici ve dinamik bir formla buluşturuyor. Toyota SUV ailesinin tasarımını taşıyan Corolla Cross Hybrid, karakteristik ön ızgarası, keskin hatlı premium far tasarımı ve aracın dinamik tasarımına katkı sağlayan 3 boyutlu etkiye sahip gövde yapısı ile dikkat çekiyor.

4,460 mm uzunluğa, 1,825 mm genişliğe, 1,620 mm yüksekliğe ve 2,640 mm aks aralığına sahip yeni Corolla Cross Hybrid, ölçüleriyle C-SUV segmentinin kalbine konumlandırıldı. Toyota ürün gamında Toyota C-HR Hybrid ve RAV4 Hybrid arasında yer alan Corolla Cross Hybrid, panoramik cam tavanı, geniş bagaj hacmi ve ferah yaşam alanıyla da farkını ortaya koyuyor.

Corolla Cross Hybrid, fonksiyonel yapısıyla hayatın her anında müşterilerinin yanında yer alacak şekilde tasarlandı. Geniş yan camları ve yüksek oturma pozisyonu ile aydınlık ve geniş görüş açısına sahip bir kabin sayesinde Corolla Cross Hybrid günlük yaşamı kolaylaştıracak detaylarla dikkat çekiyor. Corolla Cross geniş kapılarıyla kabine binmeyi kolaylaştırırken gerektiğinde çocuk koltuğunun rahatça çıkarılmasını ya da yerleştirilmesine imkan tanıyor. Ailelerin vazgeçilmezi olacak Yeni Corolla Cross Hybrid, kavisli profile sahip arka kapılarıyla daha fazla yaşam alanı sunarken ayarlanabilir arka koltuk sırtlıkları ile yolculuk konforunu daha da yükseltiyor.

Corolla Cross Hybrid’in 525 litrelik hacme sahip bagajı, arka koltuklar katlandığında 1,321 litreye kadar yükseliyor. Elektrikli bagaj kapısı özelliği ile fonksiyonel bir bagaj kullanımı sağlıyor.

Tüm versiyonlarda zengin ve teknolojik donanımlar

Toyota Corolla Cross Hybrid, Türkiye’de Flame, Flame X-Pack, Passion ve Passion X-Pack olmak üzere dört donanım seviyesiyle satışa sunuldu. Tüm ürün gamında 1.8 litre hibrit motorla sunulan Corolla Cross, yüksek standart donanımlarıyla herkese uygun alternatiflere sahip. Corolla Cross’un fiyatı versiyonlara göre lansman dönemi boyunca 835 bin TL ile 995 bin TL aralığında bulunuyor.

Corolla Cross Hybrid’in ürün gamında öne çıkan standart özellikler arasında 5. jenerasyon hibrit teknolojisi, Toyota T-Mate, Toyota Safety Sense 3 aktif güvenlik teknolojileri, kablosuz Apple CarPlay, 10.5 inç Toyota Touch Multimedya ekranı, 12.3 dijital göstergeler ve kablosuz şarj ünitesi yer alıyor.

Toyota modelleri arasında ilk kez Corolla Cross’ta yer verilen yeni 12.3 dijital göstergeler, ergonomik tasarımıyla birlikte tüm bilgilerin rahat bir şekilde okunmasını ve kontrol edilmesini sağlıyor. Farklı temalar seçilebilen dijital gösterge, sürücü tarafından direksiyondaki düğmelerle ayarlanabiliyor. Aynı zamanda kompakt yapısı ve yerleşimi sayesinde sürücünün iyi bir görüş açısı elde etmesine de katkı sağlıyor.

Yeni daha hızlı işlemciyle donatılan yüksek çözünürlüklü 10.5 inç dokunmatik multimedya ekranı ise, hem sürüş keyfini artırıyor ve hem de kolay kullanımıyla aracın tüm özelliklerine kolay erişim sağlıyor.

Zengin standart donanımlara ek olarak Corolla Cross Hybrid’in giriş seviyesi olan Flame versiyonu, 17 inç alaşım jantları, elektronik park freni, geri görüş kamerası, sürücü koltuğunda elektrikli bel desteği, çift bölgeli otomatik klima, kendiliğinden kararan iç dikiz aynası, kısa/uzun huzmeli LED ön farlar gibi özelliklerle öne çıkıyor. Flame X-Pack versiyonu ise panoramik cam tavan ve tavan rayı ile geliyor.

Corolla Cross Hybrid Passion versiyonunda, bunlara ek olarak 18 inç alaşım jantlar, elektrikli bagaj kapağı, ambiyans aydınlatması, premium tasarımlı led ön farlar, sıralı ön dönüş sinyali, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, karartılmış arka ve arka yan camlar bulunuyor.

Passion X-Pack ise Passion donanımlarına ek olarak tam deri koltuklar, kör nokta uyarı Sistemi, ön ve arka park sensörü, Nanoe teknolojili çift bölgeli otomatik klima, ısıtmalı direksiyon, sürücü ve yolcu koltuğu ısıtması ve elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğuna sahip.

Toyota’nın en gelişmiş hibrit teknolojisi ilk kez Corolla Cross’ta

Toyota, Corolla Cross modelinde global olarak ilk kez 5. jenerasyon hibrit teknolojisine yer verdi. Toyota’nın 25 yıldan bu yana sürekli olarak geliştirdiği hibrit teknolojisi, 5. jenerasyonuyla daha güçlü ve daha keyifli bir sürüş sunarken, daha düşük yakıt tüketimi ve daha düşük emisyon değerleri elde edilmesini sağlıyor.

1.8 litre hibrit motora sahip Corolla Cross Hybrid, yeni nesil sistemle birlikte yüzde 15 daha fazla güç üretiyor. Elektrik motoru ve benzinli motoru kombine eden 1.8 litre hibrit sistem, 140 HP güç ve 185 Nm tork üretiyor. Önden çekişli olarak sunulan Corolla Cross Hybrid, 170 km/s maksimum hıza çıkıyor ve 0-100 km/s hızlanmasını 9,9-10 sn saniyede tamamlıyor. WLTP ölçümlerinde birleşik yakıt tüketimi yalnızca 5,0-5,1 lt/100 km olan Corolla Cross Hybrid, 115-117 g/km CO2 emisyon değerine sahip.

Daha hafif ve kompakt olan 5. jenerasyon hibrit sistemi, verimliliği artırırken artan güç çıkışıyla da dikkat çekiyor. Sistemde yer alan yeni lityum-iyon batarya da, yüzde 14 daha hafif olmasına karşın yüzde 15 daha yüksek çıkışa sahip. Batarya soğutma sistemi de daha sessiz çalışma ve uzun batarya ömrü için optimize edildi.

Dinamizmden ödün vermeyen bir SUV

Corolla Cross Hybrid, heyecan verici SUV görünümüne ve yerden yüksek tasarımına karşın dinamik sürüşten ödün vermiyor. 5. jenerasyon hibrit sisteminin getirdiği daha iyi tepkilerle birlikte daha keyifli bir sürüş sunan Corolla Cross, GA-C platformunun sağladığı dinamiklikten ve rijitlikten de yararlanıyor. Önde MacPherson ve arkada bağımsız çift salıncaklı süspansiyon sistem ise, engebeli yollarda dahi yüksek sürüş konforu elde edilmesini sağlıyor. Corolla Cross Hybrid’in elektrik destekli direksiyon sistemi de sürücüye daha dinamik tepkiler verecek şekilde ayarlandı. Tüm bunların kombinasyonuyla Corolla Cross her yol şartında dinamik ve konforlu bir sürüş sağlıyor.

En gelişmiş Toyota Safety Sense güvenlik özellikleri

Toyota, her modelinde olduğu gibi Corolla Cross Hybrid modelinde de yüksek güvenlik seviyesine büyük önem verdi. Corolla Cross, son nesil Toyota Safety Sense 3.0 ile kombine edilen T-Mate ile donatıldı. Aktif sürüş ve park asistan sistemleri sürüşü daha kolay ve güvenli hale getirirken aktif güvenlik sistemleri de birçok farklı senaryoya göre kazaların önüne geçebiliyor.

Corolla Cross Hybrid modelinde araç ve motosiklet algılayan Ön Çarpışma Önleyici Sistemi, Acil Durum Direksiyon Sistemi, Kavşakta Çarpışma Önleme Sistemi, Akıllı Adaptif Hız Sabitleme Sistemi olmak üzere birçok aktif güvenlik özelliği yer alıyor.

Aynı zamanda TNGA-C platformunun getirdiği yüksek gövde rijitliği ve stratejik noktalarda kullanılan güçlü ancak hafif materyallerle çarpışma sırasında darbeleri etkili bir şekilde absorbe ediyor. Standart olarak sekiz hava yastığına sahip Corolla Cross’ta kaza sırasında önde yer alanların birbiriyle çarpışmasını önlemek için kullanılan ön orta hava yastığı da bulunuyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Cevher Jant ve Handtmann’dan daha hafif ve sürdürülebilir yeni nesil jant

Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jant üreticisi Cevher Jant, alüminyum alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliğiyle, otomotiv endüstrisine yeni bir yön verecek ürün geliştirdi. Cevher Jant ve Handtmann ortaklığı, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini, ilk kez alüminyum jant üretiminde başarıyla uygulayarak, sektörde hafiflik, performans ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir standart oluşturdu.

70 yılı aşkın mühendislik deneyimiyle alüminyum döküm teknolojilerinde öncü konumda bulunan Cevher Jant, dünyanın önde gelen alüminyum uzmanlarından Handtmann ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde alüminyum jant üretiminde yeni bir dönemi başlattı. İş birliği kapsamında, yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisi, ilk kez alüminyum jant üretiminin tüm aşamalarında uygulandı. İlk kez Euroguss Fuarı’nda görücüye çıkan jant için 2026 yılı içinde seri üretime geçilmesi planlanıyor.

Proje kapsamında, brüt jant dökümleri Handtmann’ın geliştirdiği yüksek basınçlı döküm süreçleriyle üretilirken, tasarım adaptasyonu, talaşlı imalat, yüzey kaplama, test ve doğrulama süreçleri Cevher Jant’ın entegre mühendislik altyapısıyla gerçekleştiriliyor. Yeni nesil jantlar, aerodinamik olarak optimize edilmiş ve yüksek boyutsal hassasiyete sahip geometrilerin üretimine olanak tanıyor. Bu sayede içten yanmalı araçlarda yakıt tüketimini, elektrikli araçlarda ise enerji kullanımı ve menzil kaybı azaltılıyor.

Daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha çevreci

Yüksek basınçlı dökümün neredeyse net şekilli döküm avantajı, malzeme kaybını ve ek işleme ihtiyaçlarını minimize ederek üretim sürecinin çevresel etkisini de önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu kazanımlar sayesinde, geleneksel alçak basınçlı döküm (LPDC) jantlara kıyasla %20 ila %30 oranında daha hafif, daha yüksek performanslı ve daha düşük çevresel etkiye sahip jant çözümlerinin önü açılmış oldu.

“Yenilikçi yaklaşımımızla mobilitenin geleceğinde de söz sahibi olmayı hedefliyoruz”

Geliştirdikleri teknolojiye ilişkin değerlendirmede bulunan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, şunları söyledi: “Yüksek basınçlı döküm (HPDC) teknolojisini ilk kez alüminyum jant üretimine uyarlamak, bizim için yalnızca başarısı değil; aynı zamanda Cevher’in kuruluşundan bu yana taşıdığı öncü ruhun ve geleceğin mobilitesine yönelik stratejik bakış açısının somut bir göstergesi.

70 yıldır sektörde birçok ilke imza atmış, Türkiye jant sanayisinin gelişiminde adeta bir ekol haline gelmiş bir şirket olarak, artan maliyetler, küresel rekabet baskısı ve Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rekabet gücünün zorlandığı bu dönemde, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı bir tercih değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bu anlayışla, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, mobilitenin dönüşümüne yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye’den küresel ölçekte rekabet edebilen teknolojiler geliştirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.

HPDC teknolojisi sayesinde daha hafif, daha dayanıklı ve daha verimli jant çözümleri geliştirirken, OEM’lere tasarım özgürlüğü, performans artışı ve karbon azaltımı açısından yeni bir alan açıyoruz. Bu yaklaşım elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen yarının mobilite dünyasına da güçlü bir yanıt niteliği taşıyor.

Handtmann ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği ile Cevher Jant’ın ileri mühendislik ve üretim kabiliyetlerini küresel ölçekte bir adım daha ileri taşıdık. Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğinde söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

 

 

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Grubu’ndan Çığır Açan Mobilite: Seri Üretim Robot MobED Tanıtıldı

Hyundai Motor Grubu, robotik alandaki en yeni atılımını, Japonya’nın Tokyo kentinde düzenlenen International Robot Exhibition (iREX) 2025’te gerçekleştirdi. Grubun Robotik LAB’ı tarafından geliştirilen ilk seri üretim mobilite robot platformu MobED (Mobile Eccentric Droid), yapay zekâ (AI) ile desteklenen yetenekleriyle teknoloji dünyasının odağına oturdu.

İlk kez Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2022’de konsept olarak sergilendikten sonra, MobED, tamamen otonom ve ticari kullanıma hazır hale getirildi. MobED, 3–6 Aralık tarihleri boyunca iREX 2025 kapsamında sergilenmeye devam ediyor.

Hyundai Motor Group Robotics LAB Başkanı, MobED’in sadece bir mobilite cihazı olmadığını vurgulayarak, “MobED, farklı endüstrilere ve günlük yaşama uyarlanabilir yeni nesil bir çözüm sunuyor. Küresel robotik pazarında yeni standartlar belirleyecek ve insanların ve robotların bir arada yaşadığı geleceğe ivme kazandıracak” dedi.

MobED’i Yenilikçi Yapan Üç Temel Özellik

MobED, robotik işlevselliğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı şu üç temel unsurla tanımlıyor: Adaptif Mobilite, Sezgisel Otonomi ve Sınırsız Yolculuk.

1. Adaptif Mobilite: Zemine Uyarlanabilen Hareket

Gelişmiş mekanizması sayesinde MobED, hareket kabiliyetini yeniden tanımlıyor. Hyundai’nin otomotiv mühendisliği uzmanlığıyla desteklenen bu özellikler:

  • Üstün Kontrol Mekanizması: Eğimli veya engebeli yüzeylerde duruşu ve yüksekliği dinamik olarak ayarlayarak platformu aktif şekilde dengeliyor.

  • Kesintisiz Geçişler: Dar iç mekânlardan zorlu açık hava koşullarına kadar her ortama sorunsuz adaptasyon sağlıyor.

  • DnL Teknolojisi: Duruş kontrolü, sürüş ve yönlendirme motorlarını tek bir modülde birleştiren özel Drive-and-Lift (DnL) yapısı, MobED’in dengesinin merkezini oluşturuyor.

2. Sezgisel Otonomi: Kullanım Kolaylığı

MobED, teknik bilgi gerektirmeden kullanım kolaylığı sağlamak amacıyla otonom navigasyonu sadeleştiriyor:

  • Güvenli Navigasyon: LiDAR ve kameraları birleştiren AI tabanlı sensörler ile engelleri algılama ve kaçınma işlevlerini gerçekleştiriyor.

  • Erişilebilir Arayüz: Geniş dokunmatik ekran kontrol cihazı ve sezgisel 3D UI/UX tasarımı sayesinde kontrolü kolaylaştırıyor.

3. Sınırsız Yolculuk: Modüler ve Çok Amaçlı Yapı

Modüler bir platform olarak tasarlanan MobED, lojistikten video prodüksiyonuna, kentsel ulaşımdan teslimata kadar geniş kullanım alanlarına uyarlanabiliyor. Evrensel montaj rayları ve API desteği, platformun özelleştirilebilir olmasını sağlıyor.

🛠️ İki Model Seçeneği ve Gelecek Planları

  • MobED Pro: Ticari ve dış mekân operasyonları için geliştirilen, ek sensörler ve ‘follow-me’ (beni takip et) modu gibi gelişmiş otonomi özellikleriyle donatılmış model.

  • MobED Basic: Araştırma ve geliştirme odaklı, özelleştirmeye açık temel modeldir.

Seri üretimine 2026 yılının ilk yarısında başlanması planlanan MobED hakkındaki tüm detaylar, Hyundai Motor Group Robotics LAB web sitesinde yer alacak.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

BYD Türkiye, “Teknoloji Şovu”na TEKNOFEST İstanbul’da Devam Ediyor

BYD Türkiye, Kemerburgaz’da inşa ettiği özel alanda YANGWANG U8 ve YANGWANG U9’un benzersiz yeteneklerini sergilediği nefes kesen teknoloji şovunun ardından, şimdi de bu modelleri ve teknolojik gücünü TEKNOFEST İstanbul’da katılımcılarla buluşturdu.

Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST İstanbul’da yerini aldı. 17-21 Eylül tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen festival, teknoloji tutkunlarını bir araya getirirken; BYD Türkiye de lüks segment markası YANGWANG U8 ve YANGWANG U9 modellerinin yanı sıra, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) Ocak – Ağustos verisine göre tüm elektrikli hatchback modeller içerisinde en fazla satış yapan BYD DOLPHIN modelini ziyaretçilerle buluşturdu.

 

BYD’nin devrim niteliğindeki Blade Batarya, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi başta olmak üzere ileri teknolojileri de fuar alanında kurulan özel stand alanında katılımcılara tanıtıldı.

 

TEKNOFEST’E gelen ziyaretçiler, BYD’nin inovasyon gücüyle donatılmış araçlarını ve ileri teknolojilerini yakından inceledi. Track Edition versiyonu ile dünyanın en hızlı elektrikli süper spor modeli unvanına sahip YANGWANG U9, BYD’nin kurduğu özel stand alanında sergilenirken, amfibi özelliği sayesinde hem karada hem de suda hareket edebilen YANGWANG U8 ise 360 derece Tank Dönüşü performansı ile nefes kesen bir şov sundu.

 

“BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra, ileri teknolojilerimizi TEKNOFEST’te tüm Türkiye ile buluşturuyoruz”

BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, markanın inovasyona olan güçlü bağlılığını her fırsatta yansıtmaya büyük önem verdiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliği olan TEKNOFEST, ülkemizin özellikle havacılık ve savunma sanayi alanında ulaştığı noktayı gösteren son derece değerli bir organizasyon. Ayrıca, gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisini destekleyerek, ülkemizin geleceğine de katkı sunuyor.

 

DNA’sında teknoloji ve inovasyon olan BYD ise, kendini sürekli gelişime adamış küresel bir teknoloji markası. 120 bini aşkın Ar-Ge mühendisiyle her gün ortalama 40 patent başvurusu gerçekleştiren şirket; bataryadan elektrikli motorlara, süspansiyon sistemlerinden akıllı sürüş teknolojilerine kadar birçok devrim niteliğindeki teknolojiyi otomotiv dünyasına kazandırıyor.

 

Türk tüketicisi, yeni teknolojilere olan ilgisi ve hızlı adaptasyon yeteneğiyle öne çıkıyor. Biz de BYD Türkiye olarak, 7 farklı modelden oluşan geniş ürün yelpazemizle en son teknolojileri kullanıcılarımızla buluşturuyoruz. Bugün burada teknoloji ve otomobil severlere BYD’nin inovasyon gücünü yakından tanıtmak için bulunuyoruz. 11 Eylül’de Kemerburgaz’da gerçekleştirdiğimiz, Avrupa’da bir ilk olma özelliği taşıyan etkinlikte YANGWANG U8 ve U9 modellerimizi kapsamlı bir teknoloji şovuyla tanıtmıştık. BYD Teknoloji Şovu’ndan sonra şimdi ileri teknolojilerimizle TEKNOFEST’te yer almak ve bu teknolojilerimizi tüm Türkiye ile buluşturmak bizim için ayrı bir mutluluk.”

 

BYD, teknoloji gücüyle fark yaratıyor

1995’te batarya üreticisi olarak yola çıkan BYD, bugün elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve akıllı teknolojiler alanında geliştirdiği çözümlerle daha temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışıyor. 2022’de fosil yakıtlı araç üretimini tamamen sonlandıran ilk otomotiv şirketi olan BYD, bugün dünyanın lider yeni enerjili araç üreticisi konumunda bulunuyor.

 

Batarya, elektrik motorları ve elektronik kontrol üniteleri gibi elektrikli araçların kalbinde yer alan bileşenlerdeki uzmanlığıyla öne çıkan BYD, son yıllarda geliştirdiği Blade Batarya, DM-i Süper Hibrit Teknolojisi, e4 Platform, CTB ve CTC Teknolojisi, BYD DiSus Akıllı Gövde Kontrol Sistemi ve DMO Süper Hibrit Sistemi gibi yenilikler, markayı sektörün öncüleri arasına taşıyor. Bir teknoloji lideri olarak BYD, yalnızca otomobil üretmekle kalmıyor; mobilitenin geleceğini yeniden tanımlıyor. YANGWANG U8 ve U9 modelleri, bu vizyonun en çarpıcı örneklerini temsil ediyor.

 

DOLPHIN: Gelişmiş teknoloji, uzun menzilli batarya gücü

Okyanus serisinin öne çıkan modellerinden BYD DOLPHIN, deniz yaşamından ilham alan tasarım detaylarıyla şık ve modern bir görünüm sunuyor. Gelişmiş teknolojisini uzun menzilli batarya gücüyle birleştiren BYD DOLPHIN, konfor ve verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sağlıyor.

Geniş iç hacmi ve yüksek teknoloji donanımlarıyla segmentinde öne çıkan BYD DOLPHIN, 2024 AutoBest Ödülü’nü kazanarak kalite ve verimliliğini tescilledi. BYD’nin kendi geliştirdiği e-Platform 3.0 üzerinde yükselen model, Lityum Demir Fosfat (LFP) teknolojisine sahip 60.4 kWsa kapasiteli Blade Batarya ile güvenlik, dayanıklılık ve performans konusunda yüksek standartlar sunuyor.

204 PS güç ve 310 Nm tork üreten elektrik motoruyla 0-100 km/s hızlanmasını 7 saniyede tamamlayan DOLPHIN, 160 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. WLTP ölçümlerine göre 427 km WLTP menzil ve 15.9 kWsa karma  enerji tüketimi sunan model, 110 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde bataryasını yüzde 30’dan yüzde 80’e 26 dakikada şarj edebiliyor. Gelişmiş enerji tasarrufu sağlayan ısı pompası sistemi ise standart olarak sunuluyor.

Euro NCAP’ten 5 yıldız alan BYD DOLPHIN, markanın diğer modellerinde olduğu gibi uzaktan bağlantı özellikleriyle kullanıcılarına üst düzey konfor sunuyor. Türkiye’deki BYD sahipleri ise uzaktan güncelleme (OTA) sistemi sayesinde araçlarını servise gitmeye gerek kalmadan güncelleyerek her zaman en güncel teknolojiye sahip olabiliyor.

 

YANGWANG U8: BYD’nin lüks ve son teknoloji SUV’u

YANGWANG markasının ilk seri üretim modeli olan U8, BYD’nin 20 yılı aşkın AR-GE birikiminin ve inovasyon vizyonunun bir sonucu olarak ortaya çıktı. Performans, güvenlik ve ileri teknolojiyi bir arada sunan U8, lüks SUV segmentinde “fütüristik teknoloji, olağanüstü off-road kabiliyeti ve premium yaşam alanı” kombinasyonu ile öne çıkıyor. YANGWANG’ın temeli, 2004’te tanıtılan BYD ET konseptine dayanıyor. ET, dört motorlu bağımsız aktarma sistemini dünyaya ilk kez tanıtmıştı. 20 yıl sonra bu vizyon, e4 platformu ile seri üretime taşındı.

 

Markanın logosu, “elektrik” anlamına gelen en eski Çince hiyerogliflerden Dian’dan esinlenmiş olup, ilerleme ve bilinmeyene cesurca yol almayı simgeliyor.

 

Dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden olan IF Tasarım Ödüllü U8’in öne çıkan teknolojileri arasında yüzme kabiliyeti dikkat çekiyor. Araç, bu özelliği sayesinde karada ilerledikten sonra su üzerinde de yol alabiliyor. Bir diğer yenilikçi özellik olan Tank Dönüşü ise dört tekerin ters yönlerde dönmesiyle aracın kendi etrafında 360 derece dönmesine imkân tanıyor.

 

49,05 kWh Blade Batarya ve CTC (Cell-to-Chassis) entegrasyonu ile 880 kW (1.196 PS) güç ve 1.280 Nm tork sunan araç, 0’dan 100 km/s hıza 3,6 saniyede ulaşıyor ve azami 200 km/s hız yapabiliyor. CLTC protokolünde, aracın karma sürüş menzili 1.000 km, elektrikli sürüş menzili ise 180 km olarak açıklanıyor.

 

Araç içi uydu iletişimi, gece görüş sistemi ve opsiyonel drone kitiyle donatılmış olan U8, aynı zamanda VtoL enerji paylaşımı ve 15+1 kişiselleştirilebilir off-road modu gibi özelliklerle de dikkat çekiyor. DiSus-P hidrolik gövde kontrol sistemi, 20 inç dövme alaşım jantlar, su geçirmez hava girişi ve sabit yan basamak gibi donanımlar da araca üstün bir kullanım deneyimi sağlıyor.

 

YANGWANG U9: BYD’nin elektrikli süper otomobil vizyonu

BYD YANGWANG U9, inovasyon, mühendislik, güvenlik ve estetiği bir araya getiren elektrikli süper spor otomobil vizyonunu temsil ediyor. 360 derece dönüş, zıplama ve dans etme kabiliyetleriyle otomotiv dünyasında yenilikçi bir performans deneyimi sunan bu model, ileri teknoloji ile estetiği bir araya getiriyor. Keskin hatlara sahip Time Gate tasarım dili, Interstellar far tasarımı ve dinamik ışık imzaları ile U9, aerodinamik ve sportif bir duruş sergiliyor. Çift kokpit iç düzen ve 127 renkli ambiyans aydınlatması, sürüş moduna göre değişerek yüksek teknoloji deneyimini pekiştiriyor.

 

Dört bağımsız motoruyla 1.305 PS güç ve 1.680 Nm tork üreten BYD YANGWANG U9, 0’dan 100 km/s hıza 2,36 saniyede ulaşabiliyor. 80 kWh yeni nesil Blade Batarya ile CLTC protokolünde 450 km menzil sağlayan araç, 500 kW çift girişli ultra hızlı şarj sistemi sayesinde yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 10 dakikada ulaşabiliyor.

 

BYD’nin e4 platformu üzerine inşa edilen U9, bağımsız tork kontrolü, DiSus-X akıllı gövde kontrol sistemi, karbon-seramik diskler ve gelişmiş süspansiyon yapısı ile hem pist performansı hem de günlük sürüş konforu sunuyor. Aerodinamik olarak ayarlanabilir ve opsiyonel karbon fiber “swan neck” spoiler yüksek yere basma kuvveti sağlayarak üstün yol tutuşu sağlarken, araçta ısı pompası ve Cell-to-Body entegrasyonu gibi ileri teknolojiler de yer alıyor.

 

YANGWANG U8 ve U9 modelleri, BYD’nin Ar-Ge gücünü, mühendislik vizyonunu ve teknoloji liderliğini doğrudan yansıtırken, şu an için Avrupa homologasyonu bulunmadığı için Türkiye pazarında kısa vadede satışa sunulmaları planlanmıyor.

 

 

 

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.