Connect with us

Deniz Yolu

İBB’nin 50 Deniz Taksi’sinin 8’i Suya İndi

  İBB, tamamı yerli ve milli olanaklarla üretilecek 50 adet yeni nesil ‘Deniz Taksi’den 8’ini suya indirdi. Deniz taksiler Haliç Tersanesi’nde inşa ediliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘24 Eylül Dünya Denizcilik Günü’nde, şehrin yeni nesil ‘Deniz Taksi’lerden 8’inin suya indiriliş törenine katıldı. Beyoğlu’ndaki Haliç Tersanesi’nde, muhteşem İstanbul silueti fonuyla gerçekleştirilen törende konuşan İmamoğlu, şu anda gurur verici bir tabloyla karşı karşıya olduklarını vurguladı.

“Bugün denize indirdiğimiz bu deniz taksiler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kendisine deniz vasıtası üretimine dönük belki de onlarca yıl sonra ilk adımı” diyen İmamoğlu, “Yani ilk defa böyle bir şeyi başarıyor. Bu gurur verici bir şey. Bu bir ekip işi. Ekibin katma değer yaratma, kendi üretim becerisini ortaya koyabilme kararlılığı, başka hiçbir niyet ortaya koymaksızın, tümden 16 milyon İstanbullunun kazanmasına dönük bir hamlesi. O bakımdan bugün gerçekten çok gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

“DENİZ TAKSİLER YENİ BİR SOLUK GETİRECEK”

imamoglu.jpgTörenin ‘24 Eylül Dünya Denizcilik Günü’ne denk gelmesinin de sevindirici olduğunu kaydeden İmamoğlu, “Haliç’iyle Marmara’sıyla çok önemli bir coğrafyadayız. Karadeniz’iyle, denizle iç içe bir ülkenin evlatlarıyız. Ulaşım alanında da denizlerimizde faydalanma noktasında ciddi adımlar atmalı ve denizin payını en üst seviyeye taşımalıyız. Hani bu konuda iyi durumda mıyız? Ne yazık ki iyi durumda değiliz. Özellikle insan taşınması, yolcu taşınması hususunda iyi durumda değiliz. Hem şehrimiz adına hem ülkemiz adına ciddi adımlar atmalıyız. Daha fazla faydalanmalı ve denizin payını mutlaka yukarılara taşımalıyız” dedi.

Bu anlamda İstanbul ulaşımında deniz taşımacılığının payını artırmaya dönük çalışmalardan örnekler veren İmamoğlu, “Deniz Taksi de aslında bu amaçla İstanbul’a hem nitelik, kalite hem de hızlı ulaşım açısından farklı bir soluk getirecek” diye konuştu.

“HALİÇ TERSANESİ, GÖREVE GELDİĞİMİZDE BOMBOŞTU”

Deniz Taksi projesinin, 2021 yılının Ocak ayında aldıkları kararla başladığını aktaran İmamoğlu, “Deniz taksilerin tümünün Haliç Tersanesi’nde üretilmesi çok çok değerli. Bu detayı, mutlaka ve mutlaka bütün İstanbullunun, bütün Türkiye’nin duyması lazım. Çünkü bu tersane, göreve geldiğimizde bomboş, terk edilmiş bir alandı. Buradaki ustalar, çalışanlar öyle kolay yetişen insanlar değil. Yani gerçekten işlerinin erbabı ve işini iyi yapan insanlar. Bu insanların geldiğimizde iş üretmedikleri için yüzlerindeki hüznü görmüş bir belediye başkanıyım. Bu manada buradaki ekibimiz en üst seviyede süreci ele aldı ve arkadaşlarımıza, o kabiliyetli arkadaşlarımıza tekrar üretebilme fırsatını onlara tanımış olduk. Sinem Hanım nezdinde, bütün o kocaman aileye teşekkürlerimi sunuyorum. Bir nevi, yerli ve milli bir ürünü de denize indirmenin keyfini yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

“KADİM KÜLTÜRE DUYDUĞUMUZ SAYGININ BAŞARISI”

İstanbul’u dünyanın hiçbir yerinde olmayan, muhteşem bir manzaraya sahip olduğunu belirten İmamoğlu, “İçinde farklı inançlar var. İçinde muazzam bir siluet var. Ve gerçekten olağanüstü bir coğrafya var. Bütün dünya buraya hayran. O zaman biz, bu topraklara, bu kadim kültüre layık olmalıyız. İşte tam da o anlamda, yüzyıllar öncesinde Fatih Sultan Mehmet’in döneminde üretime başlayan böylesi bir tersanenin, bugün üretebiliyor hale tekrar gelmesi de bizim hem bu topraklara hem bu kadim kültüre duyduğumuz saygının, ona duyduğumuz sorumluluğun karşılığında elde ettiğimiz bir başarıdır” dedi.

“AĞI BÜYÜTMEK İSTİYORUZ”

Deniz Taksi ağını büyütmek istediklerini vurgulayan İmamoğlu, farklı ruhsatlara sahip deniz araçlarını tek bir sistemde toplamayı amaçladıklarını bildirdi.

Geçmişte uygulanan Deniz Taksi modeline işlerlik kazandırılmadığını hatırlatan İmamoğlu, “Ne yazık ki yıllar boyu, tam şu karşıda, bir hurdaya dönmüş biçimiyle -ki zorla kaldırdık onları da buradan- bertaraf olmuş bir süreç değil, tam aksine işletilebilir, sürdürülebilir bir mekanizmayla hayatı kolaylaştıracak, akılcı bir sistemle İstanbullulara hizmet etmeye devam edecek. Bizim, bu hizmet tutkumuz büyük. Bu hizmet tutkumuzun önünde, hiçbir şey duramaz. Ne derlerse desinler; biz, İstanbul’a hizmet etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

sinem-dedetas.jpg“BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRMENİN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ”

Şehir Hatları AŞ Genel Müdürü Sinem Dedetaş da konuşmasında, Deniz Taksi sürecinde yaptıkları çalışmaları detaylarıyla anlattı.

Çalışmalara, İmamoğlu’nun talimatıyla Şehir Hatları’nın 170. kuruluş yıldönümünde başladıklarını aktaran Dedetaş, “1455’ten bu yana nice kadırga, kalyon, buharlı yolcu gemileri, arabalı vapur, hala seferde olan vapurlarımız gibi pek çok ilk üretimi gerçekleştirmiş olan Haliç Tersanemizde, bugün bir ilki daha gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün 8 adedini denize indirdiğimiz deniz taksilerimiz yıl sonunda 45, 2022 ilk çeyreğinde ise 50 sayısına ulaşacak” bilgilerini paylaştı.

“3,5 MİLYON EURO TASARRUF SAĞLADIK”

Daha önceki Deniz Taksi uygulamalarında yapılan hataları analiz ettiklerini vurgulayan Dedetaş, projenin finansal boyutuna şu sözlerle dikkat çekti:

“Tekne üretim malzemeleri dahil, tüm ihtiyaçların satın alma süreçleri şirketimiz tarafından yapıldı. Bu sayede ana ekipmanlarda yüzde 23’lük (1,5 milyon Euro) pazarlık performansı sağlayarak, aldığımız ekipmanlarda en yakın tedarikçi ile yüzde 17,5’luk (850 bin Euro) fark yakaladık. Şirketimizin pazarlık gücünü, ilk yerli ve milli Deniz Taksi üretiminde bu şekilde göstermiş olduk. Dışarıdan hazır tasarım alarak başka bir tersanede üretim yaptırmak yerine süreci bünyemizde yürütmemizin tekne başına kazancı, 70 bin Euro. Bu da bu projenin toplam bütçesinde 3,5 milyon Euro tasarruf anlamına geliyor. Kapanma noktasında iken devir aldığımız Haliç Tersanesinde bugün denizci vizyonumuzun en önemli göstergelerinden birine şahitlik ediyoruz.”

sinem-dedetas-ekrem-imamoglu.jpgİLK MÜŞTERİ İMAMOĞLU OLDU

Projede emeği geçen herkese teşekkürlerini ileten Dedetaş, sözlerini, “Pruvamız neta, rüzgarımız kolayına olsun” şeklinde tamamladı.

Konuşmaların ardından İmamoğlu ve Dedetaş, “Kırlangıç” isimli Deniz Taksi’nin ilk müşterileri oldu. Haliç Tersanesi’nden İBB İletişim Koordinatörlüğü’nün bulunduğu iskeleye kadar yolculuk yapan ikili, keyifli bir İstanbul turu attı.

50 TAKSİNİN 5’İ HİBRİT OLACAK

Haliç Tersanesi’nde, tamamen yerli olanaklarla üretilen toplam 50 taksinin 5’i ‘hibrit sevk sistemli’ olacak. Bugün suya indirilen 8 adet Deniz Taksi, Ekim ayında hizmete girecek. Yıl sonuna kadar 45 adet deniz taksinin üretimi gerçekleştirilecek. Hibrit sistemli deniz taksilerin üretimi ise, 2022 yılı Şubat ayında tamamlanacak. 10 yolcu kapasiteli Deniz Taksiler, bir uygulama ile ilk etapta 98 iskeleden çağrılabilecek. İleride paylaşımlı kullanım özelliği de eklenerek ‘Taksi Dolmuş’ gibi hizmet vermeye de başlayacak. Taksiler, ayrıca iskeleden bağımsız olarak yanaşabilecekleri her yere çağrılabilecek. Deniz Taksiler, yüksek hıza çıkabilme, baştan yanaşma özelliği ile her yere rahatlıkla yanaşabiliyor.

Ayrıca engelli rampası sayesinde fiziksel engelli yolcuların rahatlıkla kullanabileceği bir şekilde tasarlandı. Deniz Taksilerde, taksimetre modeli ile sabit bir açılış ücreti olacak. Belirli bir mil aşıldıktan sonra, mil başına ücret eklenecek.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Deniz Yolu

İDO, AVŞA’NIN BAĞBOZUMU COŞKUSUNDA BU YIL DA YERİNİ ALIYOR

Marmara’nın incisi Avşa Adası, kendine özgü bağcılık kültürünün en güzel dönemlerinden biri olan bağbozumunda yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Coğrafi İşaretli AdaKarası Üzümü Bağbozumu, 5-6 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da etkinliğin ulaşım sponsoru İDO olacak.

Avşa’ nın yüzyıllardır süregelen bağcılık kültürünü yaşatmayı ve adanın kendine özgü değerlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan etkinlik, bağbozumu geleneğini müzik, lezzet ve ada kültürüyle bir araya getirecek.

AdaKarası’nın hikâyesi bağlarda yeniden hayat buluyor

Marmara Denizi’nin ortasında yer alan Avşa Adası, doğal güzelliklerinin yanı sıra köklü bağcılık geleneğiyle de öne çıkıyor. Adanın simge değerlerinden biri olan AdaKarası Üzümü, Avşa’nın gastronomik ve kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Eylül ayıyla birlikte bağlarda başlayan hasat, yalnızca bir tarımsal üretim sürecini değil; aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir ada geleneğini temsil ediyor. Bağbozumu etkinliği de bu geleneği yerinde deneyimlemek, yerel üreticilerle bir araya gelmek ve Avşa’nın kendine özgü yaşam kültürünü keşfetmek isteyen ziyaretçilere farklı bir deneyim sunuyor.

Avşa’nın bağcılık geleneğinin tarihi 19. yüzyıla kadar uzanırken, AdaKarası üzümü ve buna bağlı şarap üretimi adanın önemli kültürel değerleri arasında yer alıyor.

İDO, Avşa’ya giden yolun da yolculuğun da bir parçası

İDO, İstanbul ile Marmara’nın sevilen adaları arasındaki ulaşımı güçlendirirken, bölgenin kültürel ve turistik değerlerini buluşturan etkinlikleri de desteklemeye devam ediyor.

Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen bağbozumu etkinliğinde de ulaşım sponsoru olarak yer alan İDO, bu yıl da ziyaretçilerin Avşa’nın bağlarına, AdaKarası’nın hikâyesine ve ada kültürüne ulaşmasına eşlik edecek. Geçtiğimiz yılki etkinlikte İDO’ nun ulaşım sponsorluğu özellikle vurgulanmış; şirketin Avşa’ya 1989 yılından beri düzenlediği seferler ile adanın turizm ve ticari faaliyetlerine katkısı öne çıkarılmıştı.

İDO her yıl Nisan ayında başlayan Ada sezonunu geçtiğimiz yıl 2 Kasımda Kapattı. Hava koşullarının uygun olması durumunda bu yıl da Kasım ayına kadar seferler düzenleyerek Marmara ve Avşa adalarını ulaşmak isteyen tatil severlere keyifli bir ulaşım hizmeti sunacak. Hafta içi 4 hafta sonları ise 5 adet karşılıklı sefer düzenleyerek yıllık 1.000’i aşkın sefer ve 300binin üstünde yolcu taşıyarak adanın kültürel, sosyolojik ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlamaya devam ediyor.

İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan, İDO’nun yalnızca bir ulaşım markası olmadığını, deniz ulaşımının sunduğu deneyimle birlikte İstanbul ve adalar arasındaki kültürel ve turistik bağın güçlenmesine de katkı sağladığını belirterek, Avşa’ nın önemli değerlerinden biri olan AdaKarası Üzümü’nün bağbozumu etkinliğinde yeniden yer almaktan duydukları memnuniyeti ifade etti.

“Bir Başkadır Avşa”

Avşa’da bağbozumu; toprağa, emeğe ve doğaya teşekkür etmenin yanı sıra ada kültürünün birlikte yaşandığı özel bir dönem olarak öne çıkıyor.

Bağlarda başlayan hasat, akşam saatlerinde dost sohbetlerine, lezzet sofralarına ve müziğe karışırken; ziyaretçiler Avşa’ nın kendine özgü atmosferini deneyimleme fırsatı buluyor.

“Bir Başkadır Avşa” anlayışıyla düzenlenen Coğrafi İşaretli AdaKarası Üzümü Bağbozumu, 5-6 Eylül tarihlerinde ziyaretçileri Avşa’nın bağlarında buluşturacak.

İDO da bu özel buluşmanın ulaşım sponsoru olarak, ziyaretçilerin İstanbul’dan Avşa ’ya uzanan yolculuğuna eşlik edecek.

Continue Reading

Deniz Yolu

MSC Cruises Türkiye’den Sektörde Bir İlk:  Online Rezervasyon Yapılabilen Yeni Web Sitesi Yayında

MSC Cruises Türkiye, cruise tatili satış sürecini dijitale taşıyan ve online rezervasyon imkânı sunan yeni web sitesini kullanıma açtı. Türkiye’de cruise satış deneyiminde önemli bir dönüşüm yaratan platform, ilk etapta İngilizce olarak hizmet verirken kısa süre içinde Türkçe dil seçeneğiyle de erişilebilir olacak.

Dünyanın lider cruise markalarından MSC Cruises, Türkiye pazarında müşteri deneyimini ve dijital satış kanallarını yeniden tanımlayan önemli bir adım attı. MSC Cruises Türkiye tarafından hayata geçirilen yeni web sitesi, Türkiye’de cruise tatili planlamasında ilk kez uçtan uca online rezervasyon yapılabilen dijital satış platformu olarak öne çıkıyor.

Bu gelişme, Türkiye’de yıl boyu kesintisiz konumlandırdığı gemilerinin yanı sıra Türkiye cruise pazarında dijitalleşme açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Cruise rezervasyonunda yeni dönem: Uçtan uca dijital deneyim

Yeni platform ile kullanıcılar artık yalnızca bilgi almakla kalmıyor; aynı zamanda tüm rezervasyon sürecini baştan sona online olarak tamamlayabiliyor.

Kullanıcılar web sitesi üzerinden:

  • Cruise rotalarını detaylı olarak inceleyebiliyor
  • Gemi ve kabin seçeneklerini karşılaştırabiliyor
  • Güncel kampanyalara erişebiliyor
  • Fiyatları görüntüleyebiliyor
  • Ve doğrudan online rezervasyon yapabiliyor

Mobil uyumlu altyapı sayesinde tüm süreçler her cihazdan kesintisiz şekilde yönetilebiliyor.

Türkiye cruise pazarında stratejik yatırım

Türkiye’de cruise turizmine olan talebin istikrarlı şekilde artması, markaların dijital satış altyapılarını güçlendirmesini hızlandırıyor. MSC Cruises Türkiye’nin yeni web sitesi de bu kapsamda, pazara yönelik uzun vadeli stratejik bir yatırım olarak konumlanıyor.

Platform, bireysel yolcular için daha hızlı, daha erişilebilir ve daha şeffaf bir rezervasyon deneyimi sunmayı hedefliyor.

MSC Cruises Türkiye Ülke Müdürü Işın Hekimoğlu, yeni platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“Bugünün yolcuları seyahatlerini hızlı, şeffaf ve tamamen dijital bir deneyimle planlamak istiyor. Türkiye pazarında değişen tüketici davranışları ve dijitalleşme beklentileri, seyahat planlama süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Biz de MSC Cruises Türkiye olarak bu dönüşüme uyum sağlayan değil, onu yönlendiren bir yapı kurmayı hedefledik. Online rezervasyon altyapısına sahip yeni web sitemiz ve yakında devreye alacağımız Türkçe dil seçeneği, bu yaklaşımın somut bir yansımasıdır.”

Türkiye’de cruise deneyiminde dijitalleşme hızlanıyor

Küresel cruise turizmi büyümesini sürdürürken, Türkiye pazarı da özellikle Akdeniz rotalarına olan ilgiyle dikkat çekiyor. Dijital rezervasyon alışkanlıklarının artması, sektörde kullanıcı beklentilerini de yeniden şekillendiriyor.

MSC Cruises Türkiye’nin yeni web sitesi, bu değişen beklentilere yanıt vermek üzere tasarlanarak cruise tatili planlamasını daha hızlı, daha sade ve daha erişilebilir hale getiriyor.

Continue Reading

Deniz Yolu

KRUVAZİYER TURİZMİNDE KIŞ AYI REKORU! 3 YILDA 6 KAT ARTIŞ

Türkiye, kruvaziyer turizminde tarih yazıyor. “Ölü sezon” olarak bilinen kış aylarında yolcu trafiği 3 yılda 6 kat arttı, Şubat 2025’te 29 bin 826 yolcu ile tüm zamanların kış rekoru kırıldı. 2023’ün Ocak–Şubat döneminde yalnızca 10 bin 480 yolcu ağırlayan Türkiye limanları, 2024’te 24 bin 881’e, 2025’te ise 62 bin 512 yolcuya ulaştı. Kış aylarındaki bu büyük artış, kruvaziyer turizminin artık yılın 12 ayına yayıldığının kanıtı olduğunu belirten Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, ‘‘Bu sadece rakam meselesi değil, bütün bir ekosistemin canlanması demektir. Kruvaziyer artık turizmden öte, milli bir meseledir.” dedi. 

Türkiye kruvaziyer turizmi, son üç yılda tarihi bir ivme yakaladı. Özellikle “ölü sezon” olarak bilinen kış aylarında yolcu trafiği 6 kat artarak rekor kırdı. 2023 yılının Ocak-Şubat döneminde 10 bin 480 yolcu ağırlayan Türkiye limanları, 2025’te bu sayıyı 62 bin 512’ye çıkardı. Şubat 2025’te 29 bin 826 yolcu ile tüm zamanların kış rekoru kırıldı. Türkiye kruvaziyer limanları, 2023 Ocak–Ağustos döneminde 906 bin 582 yolcuya ev sahipliği yaparken, 2024’te bu rakam %32 artışla 1 milyon 196 bin 617’ye, 2025’te ise %18,4 artışla 1 milyon 416 bin 398’e ulaştı. Böylece 2023’ten 2025’e toplamda %56’lık bir artış gerçekleşti.

Bir Yolcu Yüzlerce İnsana Dokunuyor

Türkiye genelinde kruvaziyer yolcu sayısı da rekor seviyelere ulaştı. Sektörün yalnızca turistik bir faaliyet değil, ekonomik bir ekosistem olduğuna dikkat çeken Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, bireysel katkısının bile ülke ekonomisinde nasıl çarpan etkisi yarattığını şu sözlerle ifade etti;

‘‘Bugüne kadar 250 bin yolcuyu Türkiye’ye kazandırdım. Bu, sadece rakamlardan ibaret değil; yüz binlerce kişinin işine, esnafın dükkanına, tedarikçilerin kasasına canlılık katmak demek. Çarpan etkisi tam da budur: bir yolcunun bıraktığı her kuruş, zincirleme bir şekilde yüzlerce insana dokunur, hayatlara değer katar. Türkiye’nin Akdeniz’de yeniden parlayan bir cazibe merkezi haline gelmesinin arkasında yalnızca küresel trendler değil, meslektaşlarımızla birlikte inançla verdiğimiz mücadele de var. Kruvaziyer turizmi artık sadece bir sektör değil, ülke ekonomisi için stratejik bir fırsat ve milli bir vizyondur.” 

İstanbul ve Kuşadası Zirvede

2025 yılında büyümenin lokomotifi İstanbul ve Kuşadası oldu. Bu iki liman birlikte toplam yolcuların %77’sini karşılarken, 286 bin ek yolcu sağladı. İstanbul, üç yılda yolcu sayısını %89 artırarak 410 bin 577 yolcuya ulaştı ve Türkiye’nin yeni kruvaziyer başkenti olma yolunda ilerledi. Kuşadası ise %27 artışla 144 bin ek yolcu kazandı ve liderliğini pekiştirdi.

Transit yolcular hâlâ baskın olmakla birlikte, gelen/giden yolcu sayısı iki yılda iki kat artarak Türkiye limanlarının homeport olarak kullanılmaya başlandığını ortaya koydu. İstanbul ve Çeşme, bu gelişimde öne çıkan limanlar oldu.

İstanbul Limanları Geliş-Gidiş Yolcu Sayısı ile 3 Yılda %89 Büyüdü

İstanbul, son üç yılda kruvaziyer turizminin yükselen yıldızı haline geldi. 2025’te 400 bini aşan yolcu ve artan liman kapasitesiyle Türkiye’nin yeni kruvaziyer başkenti olma yolunda ilerliyor. Transit yolculardan daha hızlı artan geliş-gidiş trafiği, üç yılda %89 büyüme sağladı. 2023’te 217.337 yolcu ağırlayan şehir, 2024’te 268.227’ye, 2025’te ise 410.577 yolcuya ulaştı. Gelen ve giden yolcu sayısı 47.736’dan 140.187’ye çıkarak üç kat artış gösterdi. Transit yolcu sayısı ise 169.601’den 270.390’a yükseldi. Bu da yüzde 59’luk bir artışa denk geliyor.

 

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.