Connect with us
https://www.peugeot.com.tr/peugeot-modelleri/208.html?utm_source=direct&utm_medium=DIS-RES&utm_campaign=peugeot208_sektorel_mart23_TR_AP_VN_2008-P24_OnGoing_DIS-RES_A_BRD_CLICKS_NA_ICE_&utm_content=direct_display&partner_uid=HashedMail

Otomotiv Sektörü

“Otomotivde seyirci değil, yönetmen koltuğunda oturmalıyız”

TAYSAD Başkanı Albert Saydam, “Otomotiv sektörü için yazılan senaryolarda, çekilen filmlerde bize düşen seyirci olmak değil; yönetmen koltuğunda oturmak ya da başrolde oynamaktır” diye konuştu.

Türkiye otomotiv tedarik sanayinin çatı kuruluşu Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) 45’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı, üyeler ile paydaş kurum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Genel Kurulda; mobilite değil hareketlilik sloganıyla yakın geçmiş hakkında bilgiler ve TAYSAD vizyonu bir kere daha paydaşlarla paylaşıldı.

Üretimimizin yarısından fazlasını 190 ülkeye ihraç ediyoruz!

Toplantının açılışında TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Albert Saydam, “Cumhuriyet’in 100’üncü yılında sektör ihracatında rekor kırdık. 1990’larda ihracat payımızı yüzde 15’lere çıkarmak gibi bir hedefimiz vardı. Bugün ise fiilen satışlarımızın, üretimimizin yüzde 50’den fazlasını 190 ülkeye ihraç eder duruma geldik. Sadece ihraç etmiyoruz, kapısında Türk bayrağı dalgalanan Bursa’da, İzmir’de, Kocaeli’de, Sakarya’da, Sivas’ta geliştirilmiş ürünleri, 200’e yakın tesiste yurt dışında üretiyoruz. Bu hepimizin gurur duyacağı bir tablo” dedi. Bu tablonun devamı için yurt dışında önünde Türk bayrağı

dalgalanan tesislerde yapılan faaliyetlerin de en az doğrudan ihracat kadar önemli olduğunu ve devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Albert Saydam, “Üyelerimize en son Kasım 2023’te sormuştuk, beklentileriniz ve sektörün durumu nedir, ana probleminiz nedir diye. Burada gündem sürekli değişiyor, 2022’de yaptığımız bir başka ankette lojistik çok önemli bir problemdi ama Aralık 2023’te hiç kimse lojistikle ilgili bir problem ifade etmedi fakat ocak ayında öyle şeyler oldu ki, en önemli problemlerimizden biri neredeyse lojistik oldu. Biz hedefe odaklanmış durumdayız ama bir de şu prangalardan kurtulabilsek. Her şirkete göre doğal olarak bu pranga farklıdır. Prangalar farklı ama bunlardan dolayı ne yazık ki hedefimize ulaşmakta zorlanıyoruz. Zorlanmanın da sınırlarını biraz fazla zorluyoruz gibi” diye konuştu.

Fransa’yı da Tayland’ı da geçebiliriz!

Üretimde rekor senenin 2017 yılı olduğunu hatırlatan TAYSAD Başkanı Albert Saydam, “O zaman 1,7 milyon adedi aşmıştık ve böylece dünya üretimindeki payımız yüzde 1,8’e yükselmişti. Şu anda bir gerileme var. Üretimde rekabetçiliği veya pazarımızı kaybediyoruz. Satış ise 2017’de yaklaşık 1 milyondu. 2023’te 1 milyon 270 bin adedi geçerek dünyada satışlardaki payımız yüzde 1,4’e yaklaştı. 2024 ve 2025 tahminleri ise hiç iyi değil. Bu tahminleri biz yapmıyoruz, uluslararası raporlardan derliyoruz. İlk 10 veya 10’unculuğu neden hep zikrediyoruz çünkü strateji ve vizyon-misyon çalışmalarında ülkemiz otomotiv sektörünü ilk 10’a çıkarma hedefi koyduk ve şu anda da bu hedefin sektördeki tüm paydaşlar tarafından sahiplenilmesini büyük bir mutlulukla takip ediyoruz. Rekor senemizde 14’üncü sıradaydık. 2023’te 12’nciliğe çıktık. 11’inci Fransa 2023’te bizi 5 bin adetle geçmişti. 2024 tahminlerinde de 23 bin adetle önümüzde. Esasında 2,3 milyon adetlik kurulu kapasitemizle, 10’uncu sıradaki Tayland’ı geçmek de çok kolay. Eğer 9’uncu kim diye merak ediyorsanız cevabı, 2,3 milyon adetle İspanya. 10’dan 9’a atlamak daha zor olacak” dedi. Rakip ülkeler incelendiğinde ilk 15 içerisinde belli özelliklerde gruplaşma olduğunu ifade eden Albert Saydam, şunları söyledi: “Bizim grubumuza girenler son dönemde ciddi yatırım çeken ve yurt içi talebi de yerli markalarla karşılayan ülkeler. Burada bir sorun olduğunu söyleyebilirim. Ülkemizdeki geçen yılki 1 milyon 270 bin adedin üzerindeki pazarın büyük bir çoğunluğu ne yazık ki ithal araçlar. Bunların bir kısmını yerli araçlara çevirmiş olursak kalıcı olarak pazarın büyüyeceğine inanıyoruz. İhracatta ise tedarik sanayi olarak olumlu bir tablo var. Rekor sene olan 2017’de 10 milyonun altındayken, 2023’te tedarik sanayi ihracatı nerdeyse yüzde 50 arttı. Toplam ihracatımızdaki artış ise yüzde 20’nin biraz altında kaldı. Peki önümüzdeki senelerde tahminler ne? Ne yazık ki tedarik sanayinde yatay bir seyir öngörüyoruz. Bunun iki nedeni var: Bunlardan ilki tedarik sanayi ciddi sorunlar yaşıyor, ihracata kaynak ayırmakta zorlanıyor. İkincisi de rekabetçiliğimizi kaybediyoruz. Rekabetçiliğimizi neden kaybediyoruz? Bir kere dünya eski dünya değil. Eskiden daha centilmence kurallar varken artık kurallar sürekli değiştiriliyor. Almanya’dan örnek verebilirim; Almanya’da enerji maliyetleri 10 Cent’in üzerindeyken sadece 5 sektörü destekleyip istihdamı korumak üzere, elektrik o sektörlerde 1 yıldır sübvanse edilerek 7 Euro/Cent’e sabitlenmiş durumda. Bazı sektörlerde elektrik girdi oranı yüzde 10’lar mertebesinde oluyor. Yüzde 12,13 rekabet kaybımız var ama bununla da sınırlı değil. Şu anda iş gücü maliyetlerimiz çeşitli nedenlerle artmış durumda ve o yüzden artık ülkemizle ilgili bazı yatırım kararları tartışıldığında sadece Bulgaristan, Sırbistan değil Çekya, Slovenya, Slovakya masada konuşuluyor. Şimdi hepimizin yapması gerekenler var. Pandemiden sonra düzensiz talep karşısında birinci önceliğimiz, yeter ki üretim durmasın oldu ve bu yüzden de verimliliği bir kenara bıraktık. Tabii ki öncelikle ev ödevlerimizi yapmamız gerektiğinin ve verimsizliğin tekrar mercek altına alınması gerektiğinin altını çizmek istiyorum ama bazı yapısal problemlerimiz de var.”

Sanayici için pozisyon almak çok zor!

Elektriklileşmenin bir gerçek olduğunu, bunun önünde durulamayacağını söyleyen Albert Saydam, “Ama elektriklileşme ile 2050’deki sıfır emisyon hedefine ulaşılamaz çünkü elektriğin kaynağı yine büyük oranda fosil yakıtlardan oluşuyor. Yine Çin’i merkeze alarak bir bilgi paylaşmak istiyorum. Elektrikli araçlar bu hızla giderse, Uluslararası Enerji Geçiş Komisyonu’nun açıklamasına göre 2030’da bugünkünün 6 misli lityum iyon pile ihtiyaç duyulacak. Peki bunu karşılayacak kaynaklarımız var mı? Şu anda kobaltta yüzde 40, lityumda yüzde 30 eksiklik var. Bunlar bilinenler. Yani mevcut teknolojide bir değişiklik olması şart veya aynı 2-3 sene evvel yaşadığımız gibi çip krizi üretimle aşağı inecek ki ana sanayiciler de bunu görüyor. Pozisyon almak çok zor. Elektrikli araç, peki hangi malzemelerle, hangi madenlerle? İhracat yapalım, hangi kurla? Yurt içine satış yapalım, hangi vade ve maaliyetlerle? İşimiz zor, buna rağmen otomotiv sektöründe yazılan senaryolarda, çekilen filmlerde bize düşen seyirci olmak değil; yönetmen koltuğunda oturmak ya da başrolde oynamaktır” dedi.

taysad-odul-toreni.jpg

TAYSAD Başarı Ödülleri sahiplerini buldu!

Toplantı TAYSAD Başarı Ödülleri ile devam etti. “En fazla ihracat yapan üyeler” kategorisinde Bosch birincilik ödülünü alırken, CMS Jant ikincilik, Maxion İnci Jant ise üçüncülük ödülüne layık görüldü. “İhracatını en fazla artıran üyeler” kategorisinde de Doku-San Otomotiv birincilik, Linde Opsan Otomotiv ikincilik, Özer Toprak da üçüncülük ödülünün sahibi oldu. “Patent” kategorisinde birincilik ödülü Tırsan Treyler’e takdim edilirken, Vestel Elektronik ikincilik, Bosch da üçüncülük ödülünü aldı. TAYSAD tarafından organize edilen eğitimlere en çok katılım sağlayan Ermetal Otomotiv bu alanda birincilik ödülüne layık görülürken; ikincilik ödülü Pimsa Adler Otomotiv’e, üçüncülük ödülü ise Base Studio’ya verildi. Sinerji ödülü de Olgunçelik’in oldu. Ayrıca törende TAYSAD’ın kurumsal sosyal sorumluluk alanında yürüttüğü Fırsatı Eşitle Yeteneği Çeşitle FEYÇ projesinin 2. grubunda yer alan; Alpplas Endüstriyel Yatırımlar, Assan Hanil Otomotiv, Ma-Pa Makine Parçaları, Olgunçelik ve Sanel Sanayi Elektronik firmaları da ödüllerini aldı.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Financial Times: Çinli markalar limanları otoparkları gibi kullanıyor

Gazete, limanlardaki yığılmanın sebebini Çin menşeli elektrikli otomobillerin yarattığı birikme olarak açıkladı. Antwerp-Bruges Limanı, otomobil distribütörlerinin, araçlarını bayilerinde saklamak yerine limanı otopark gibi kullanmalarından şikayetçi.

Otomobil üreticileri ve distribütörler, satışlardaki yavaşlama ve nakliye konusunda yaşanan aksaklıklar ile mücadele ederken ithal araçlar Avrupa limanlarını “otoparklara” dönüştürdü.

Financial Times’ta yer alan habere göre, liman ve otomobil endüstrisi yöneticileri, yaşanan yığılmanın nedenlerinden biri olarak Çin menşeli elektrikli otomobillerin yarattığı birikmeyi gösterdi. Limanlarda yaşanan yığılmanın nedenleri arasında bazı şirketlerin nakliye siparişi vermeden nakliye teslim yerlerini rezerve etmesi ve lojistik desteğin yetersizliği yer aldı.

Avrupa’nın en işlek limanı olan Antwerp-Bruges Limanı “Otomobil distribütörlerinin, araçlarını bayilerinde saklamak yerine limanı otopark olarak kullanması” sebebiyle “sıkışlıkla” mücadele ediyor.

Sektör yöneticilerine göre, bazı Çin markalı elektrikli araçlar 18 aya kadar Avrupa limanlarında bekletilirken, bazı limanlar ise ithalatçılardan ileriye dönük nakliye kanıtı sunmalarını istedi.

Çin Binek Otomobil Birliği Genel Sekreteri Cui Dongshu, “Avrupa pazarlarında iç nakliye [Çinli elektrikli araç markaları için] zor” açıklamasında bulundu.

Markaların “satış sonrası” hizmetlerini geliştirmeleri gerektiğini vurgulayan Dongshu, “Kendimizi olumsuz bir duruma sokacak olan gerilla savaşı benzeri otomobil ihracatını değiştirmemiz gerekiyor” dedi

Avrupa’nın ikinci en yoğun araç limanı olan Almanya’nın Bremerhaven limanında terminal işleten BLG Logistics, Almanya federal hükümetinin geçen yıl Aralık ayında elektrikli araç alımlarını sübvanse etmeyi durdurmasının ardından tesislerinde daha uzun bekleme süreleri yaşadıklarını söyledi.

Çin’in 2023 yılındaki otomobil ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 58 artarak araç pazarının önemli ölçüde yeniden şekillenmesine yol açtı.
Bu yılın ilk iki ayında Çin’in araçlarının en çok ihraç edildiği ülkeler arasında Belçika, İngiltere, Almanya ve Hollanda yer aldı.

Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao, “kapasite fazlası” suçlamalarına ilişkin “temelsiz” iddialar olduğunu söyledi.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Elektrikli araç pazarında Hozon Neta ve Eşarj işbirliği

Çinli elektrikli araç şirketi Hozon Neta’nın elektrikli Neta U modelini satın alanlar Eşarj istasyonlarında 20 bin TL değerinde Eşarj şarj kartı veya bireysel kullanıma uygun şarj istasyonu hediyesinden yararlanabilecekler.

Çin’nin en büyük elektrikli start-up otomobil markası Hozon Neta, Türkiye’nin ilk ve en fazla hızlı şarj istasyonuna sahip ve Enerjisa Enerji’nin markası Eşarj ile tüketicileri mutlu edecek önemli bir iş birliğine imza attı. Neta U satın alan tüm müşteriler 20 bin TL değerinde Eşarj şarj kartı veya Eşarj bireysel kullanıma uygun şarj istasyonu hediyesinden faydalanabiliyor. Eşarj, ayrıca ülke çapında en fazla DC (hızlı şarj) istasyon adediyle de yarattığı yaygın ağ ile müşterilerine hayatı kolaylaştırıyor.

KENDİ SINIFININ İDDİALI MODELLERİ ARASINDA

Geçtiğimiz günlerde GRS Automobility güvencesiyle ülkemizde satışa sunulan Hozon Neta U; zengin güvenlik, teknoloji ekipmanları, yüksek kalite ve işçilik seviyesi ile 420 kilometre menzile sahip CATL bataryasıyla kendi sınıfının iddialı modelleri arasında yerini alıyor. Yüzde yüz elektrikli kompakt SUV ayrıca üstün güvenlik donanımları ve sınıfının en geniş arka diz mesafesiyle adından söz ettiriyor. V2L fonksiyonu sayesinde tıpkı bir jeneratör gibi enerji kaynağı haline dönüşerek farklı elektronik cihazları şarj edebilen dinamik SUV modelde tek pedal sürüş modu, ileri düzey konfor ve teknoloji donanımları, her biri 8 inç olan iki ayrı dokunmatik ekran, premium materyallerle bezenmiş iç mekân öne çıkıyor. Birçok aktif ve pasif güvenlik ekipmanıyla donatılan Neta U’nun ayrıca C-NCAP testlerinden 5 yıldız aldığı belirtiliyor. Sadece 30 dakikada yüzde 30’dan yüzde 80’e hızlı şarj özelliğiyle donatılan kompakt SUV modelde, mevsimsel farklılıklarda sürüş menzilini koruma altına alan Hozon Neta’nın patentli batarya ısı yönetim sistemi de standart olarak sunuluyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Mercedes-Benz G: Off-road ikonu modernize edildi

2019 yılında Mercedes-Benz önemli ölçüde modernize edilmiş bir G-Serisi’ni tanıttı, hatta bu otomobilin temelleri 1979’dan bu yana pek değişmemiş olsa da yeni bir nesilden bile bahsedebiliriz.

Off-road simgesinin satışları yaşlandıkça artıyor. Eh, bu klasik bile zaman içinde dondurulamadığı için modernizasyonla birlikte beş yıl sonra geliyor. Yine evrimseldir çünkü bu durumda deneyler affedilmez. Bunu zaten tasarımda görebilirsiniz. Zarif bir şekilde yeniden tasarlanan radyatör ızgarasında artık üç yerine dört yatay çubuk bulunuyor. Yuvarlak tampon da yeni. Aerodinamik gürültüyü azaltması beklenen yeni ön sütun kaplamasının yakında çıkacak olan tamamen elektrikli EQG versiyonundan alındığı söyleniyor. Tavan spoyleri ile aynı şey.

Arkada ise daha az değişiklik oldu. Yeni tamponun dışında, tanımlayıcı tek unsur aracın plaka numarasının üzerinde bulunan ve yağmurlama sistemiyle desteklenen geri görüş kamerasıdır. Kabindeki akustik konforu artırmak için eklenen yalıtım malzemeleri gözle görülemez. Çift kollu 18 inç jantlar da aerodinamik olarak optimize edildi. Ancak çapı 20 inçe kadar olan tekerlekler mevcuttur. Makyaj, yeni sodalit mavisi boyayla sona eriyor. Off-road karakteri, G-Serisi’ne reflektörler için koruyucu bir ızgara, çamurluklar ve özel off-road lastikleri getiren Profesyonel paket ile geliştirilebilir. Gümüş ızgarası, yan basamakları ve paslanmaz çelik stepne kapağıyla Exclusive serisi, şıklığı tercih eden müşterileri hedefliyor. Ayrıca AMG Line spor paketi de var.

Arkada yeni bir tampon, tavan spoyleri ve...

Arkada yeni bir tampon, tavan spoyleri ve plaka numarasının üzerine taşınmış bir geri görüş kamerası yer alıyor.

Reflektörlerin dairesel şeklini çağrıştıran aydınlatmalı havalandırma delikleri kabinde ilk kez karşımıza çıkıyor. Panjurların yanı sıra off-road kokpitine hızlı erişim sağlayan “gösterge panelinin” ortasındaki yolcunun önündeki ön paneldeki tutamak veya off-road konsolu yeniden tasarlandı. Çok işlevli direksiyon simidi standart olarak kapasitif kontrollere ve Nappa deriye sahipti. İlk defa, Gecko’nun tüm versiyonları, artırılmış gerçeklik navigasyonu ve gelişmiş ses kontrolüne sahip MBUX bilgi-eğlence sistemi ile donatılacak. Burmester donanımı, temperli bardak tutucular veya arkadaki yolcular için sürüş bilgilerini de görüntüleyebilen iki ekrana sahip eğlence sistemi gibi lüks özellikler mevcuttur. Manufaktur programı, müşterilere bir milyondan fazla kaplama malzemesi, renk, dekorasyon veya donanım öğesi kombinasyonuyla aracın kapsamlı bir şekilde kişiselleştirilmesini sunuyor.

Kabin premium bir atmosfer yayıyor. Örneğin...

Kabin premium bir atmosfer yayıyor. Örneğin, yeni arkadan aydınlatmalı havalandırma delikleri sayesinde. Ancak en büyük haber, dokunmatik kontrollere sahip direksiyon simidi ve artırılmış gerçeklik, arazi ekranı ve gelişmiş ses kontrolü de dahil olmak üzere MBUX bilgi-eğlence sisteminin en son sürümü.

Sağlam bir arka aksa sahip dayanıklı şasi şasisi artık standart olarak uyarlanabilir sönümleme ile donatılmıştır; bu, önceden ekstra maliyetlerin yalnızca bir parçasıydı. Sadece daha fazla konfor sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda arazide avantaj sağlıyor ve gövdenin daha az eğilmesini sağlıyor. Ancak arazi sürüşü için en büyük yenilik, yapay ufuk, eğimler, pusula, yükseklik, tekerlek dönüş açısı, motor gibi ilgili arazi bilgilerini doğrudan sürücünün önünde veya merkezi ekranda görüntüleyen arazi kokpitidir. tork, anlık güç, lastik basıncı veya diferansiyel kilitlerinin durumu. Şeffaf kaput işlevi aracın ön kısmının altında bir görünüm sunar. Sürüş yolunun görselleştirilmesi, en uygun yörüngenin seçilmesine yardımcı olur. Her ne kadar tamamen elektrikli EQG sınıfını beklemek zorunda kalacak olsak da mevcut olanda bile elektrifikasyonun önüne geçilemedi.

Off-road, yenilenen G sınıfı adaptif özelliklerden yararlanıyor...Off-road’da yenilenen G sınıfı, şimdiye kadar yalnızca ekstralar listesinde yer alan uyarlanabilir sönümleme özelliğinden faydalanıyor.

Tüm motorlar 15 kilovatlık yarı hibrit marş jeneratörüne bağlı. Temel, sıralı üç litrelik 6 silindirli G 450d’nin (270 kW) dizel versiyonudur. Bununla birlikte, orijinal dört litrelik 8 silindirli motor artık G500 (330 kW) adı altında değil, üç litrelik sıralı 6 silindirli motor olarak gizleniyor. AMG G63’ün (430 kW) sportif 8 silindirli versiyonu zirvede yer alacak ve bu da 2.550 ila 2.640 kg ağırlığa sahip bu dev aracın 100 km/saat hıza 4,3 saniyede ulaşmasını sağlayacak. Tüm motorlar, 9 ileri otomatik şanzımana ve sürüş torkunu kalıcı olarak dört tekerleğe de ileten 4Matic sistemine bağlı. Arka aks lehine 40:60 oranında bölünmüştür. Elbette, 70 km/saat hıza kadar sürüş sırasında bile etkinleştirilebilen bir redüksiyon dişli kutusu da mevcuttur. Üç panjur da kontrol edilebilir. Sonuç olarak inanılmaz arazi yetenekleri elde edilir; örneğin %100 tırmanma yeteneği, maksimum 35 derecelik eğim veya 700 mm sudan geçme kapasitesi.

Ancak G-Serisi güvenlik açısından da gelişme kaydetti. Yardım sistemleri paketi, bir direksiyon asistanı, aktif bir acil durum durdurma asistanı ve hızı trafik işaretlerine ve rota profiline göre ayarlayan akıllı hız sabitleyiciyi içeriyor. Yeniliğin zaten bir Slovak fiyatı var. Temel versiyonun fiyatı 133.764 Euro’dan başlıyor.

Teknik özellikler

Sürüm G 450d G 500 AMG G63
Silindir/valf sayısı 6/24 6/24 8/32
Yer değiştirme (ccm) 2.989 2.999 3.982
Motor gücü (kW) 270 330 430
Tork (Nm) 750 560 585
Marş-jeneratör gücü (kW) 155 15 15
Marş-jeneratör torku (Nm) 200 200 200
Vites kutusu 9G-Tronik 9G-Tronik 9G-Tronik
Hızlanma 0 – 100 km/saat (s) 5.8 5.4 4.3
Maks. hız (km/saat) 210 210 220
Boş ağırlık (kg) 2.555 2.485 2.640
100 km başına tüketim (l) 8.7-10.0 10.9 – 12.3 14.7 – 15.7
Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2023