Connect with us

Elektrikli Araçlar

Opel, Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleriyle Avrupa Standartlarına Hazır!

Alman otomotiv üreticisi Opel, ürün gamında sunduğu gelişmiş sürüş destek sistemleri ile Avrupa Birliği standartlarını hali hazırda karşılıyor. Temmuz ayından itibaren Avrupa’da ruhsat alacak yeni araçlarda ek destek sistemleri bulunması zorunlu hale geldi. Zorunlu sürüş destek sistemleri arasında Gelişmiş Acil Fren Sistemi, Akıllı Hız Asistanı, Şerit Takip Asistanı, Arka Park Sensörü ve Sürücü Dikkat Uyarısı gibi sistemler yer alıyor. Bu zorunluluk yollardaki kaza sayısını azaltmayı ve dolayısıyla hayat kurtarmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Opel, binek otomobiller sınıfında Corsa’dan Mokka’ya ve Astra’dan Grandland’e, hafif ticari araçlar sınıfında ise yeni Opel Combo’dan Vivaro ve Movano’ya kadar sürücülerin ve yolcuların yanı sıra yoldaki diğer kullanıcılar için de trafiğin daha güvenli olmasına yönelik çeşitli elektronik destek fonksiyonları sunuyor. Sözü edilen sistemlerin birçoğu yıllardır Opel modellerinde yer alıyordu. Ayrıca Opel tarafından sunulan en yeni aydınlatma inovasyonu olan sektörün öncüsü Intelli-Lux Pixel Matrix HD Light yeni Opel Grandland modeli ile yollara çıkmaya hazırlanıyor.

Avrupa Birliği Temmuz 2024’ten itibaren yeni ruhsat verilecek binek otomobillerde ve hafif ticari araçlarda ilave sürüş destek sistemlerinin bulunmasını zorunlu kılıyor. Bu zorunluluk yollardaki kaza sayısını azaltmak ve dolayısıyla hayat kurtarmayı amaçlıyor. Alman otomotiv üreticisi Opel ise bu konuda oldukça iyi bir pozisyona sahip olmasıyla öne çıkıyor. Opel, binek otomobiller sınıfında Corsa’dan Mokka’ya ve Astra’dan Grandland’e, hafif ticari araçlar sınıfında ise yeni Opel Combo’dan Vivaro ve Movano’ya kadar sürücülerin ve yolcuların yanı sıra yoldaki diğer kullanıcılar için de trafiğin daha güvenli olmasına yönelik çeşitli elektronik destek fonksiyonları sunuyor. B-HB segmentinin en çok satan otomobili Corsa da dahil olmak üzere her Opel modelinde birçok sistem yasal zorunluluktan çok daha önce standart olarak sunuluyordu. Yeni otomobilleri geliştirirken Opel’in sloganı “önce güvenlik” oldu. Bu slogana örnek olan modellerden biri de, bir kez daha sektörün öncüsü Intelli-Lux Pixel HD Light aydınlatma sistemi ile tasarlanan yeni Opel Grandland modeli. Güvenlik, 125 yıldır Rüsselheim’da otomobil üretimi gerçekleştiren Opel markasında bir gelenek olmayı sürdürüyor.

Opel’de güvenlik sistemleri şimdiden standart

Uzun süredir yasanın gerektirdiği güvenlik sistemlerine ek olarak temmuz ayından itibaren ruhsat alacak yeni araçlarda ek destek sistemleri bulunması gerekiyor. Bunlar arasında Gelişmiş Acil Fren Sistemi, Akıllı Hız Asistanı, Şerit Takip Sistemi, Arka Park Sensörü ve Sürücü Dikkat Uyarısı yer alıyor. Acil Durum Freni Işığı ve “Kara Kutu” veri kaydedici de gelecekte zorunlu hale gelecek özellikler arasında bulunuyor.

Opel sözü edilen sistemlerin birçoğunu yıllardır modellerinde sunuyor. “Şimşek” logosunu taşıyan araçlar için güvenlik özellikleri araç sınıfıyla sınırlı değil. Opel’in ürün gamında yer alan ve birkaç yıldır Almanya’da sınıfının en çok satan otomobili olan Opel Corsa da dahil olmak üzere her Opel modelinde çeşitli destek sistemleri standart olarak bulunuyor. Modern elektronik yardımcıların kapsamlı yelpazesi şimdiden şunları içeriyor:

  • Yaya algılama özelliğiyle aktif acil fren sistemi ve ön çarpışma ikazı: Bu sistem öndeki araçla aradaki mesafeyi takip ediyor. Corsa önde ilerleyen araca veya bir yayaya çok hızlı yaklaşırsa sürücü bir uyarı sinyali ve sürücü bilgi ekranında yer alan bir görüntüyle uyarılıyor. Bir çarpışma riski varsa sistem acil durum frenini etkinleştiriyor ve 30 km/sa altındaki hızlarda aracı tamamen durduruyor.
  • Hız sabitleyici ve sınırlayıcı: Sistem hızın seri olarak ayarlanmasını sağlıyor.
  • Şerit koruma özellikli aktif şerit takip sistemi: Sürücü istem dışı olarak şeridinden ayrılırsa (65 ve 180 km/sa arasındaki hızlar için) sürücü bilgi ekranında bir işaret ışığı yanıyor. Şeritte tutma yardımı aynı zamanda geçici olarak direksiyona hafifçe karşı kuvvet uygulayarak tehlikeye dikkat çekiyor. Bu özellik sürekli hafifçe karşıt direksiyon kuvveti uygulayarak (iki elin de direksiyonda tutulması zorunludur) aracı aktif olarak şerit içindeki daha önce seçilmiş pozisyonunda tutuyor.
  • Sürücü dikkat uyarı sistemi: Sistem direksiyon davranışını ve yolculuğun uzunluğunu temel alarak sürücünün yorgunluk belirtilerini tespit eder ve kademeli olarak artan şekilde üç görsel ve işitsel uyarıda bulunur.

Opel’in sunduğu ek sistemler arasında, sesli/görsel uyarı ile ön/arka park sensörü, 180o geri görüş kamerası (aynı zamanda Astra ve Grandland modellerindeki 360o çevre görüş kamerası) ve düşük hızlardaki dönüşler sırasında aracın etrafındaki engelleri gösteren yan kameralar dahil olmak üzere manevra sırasında çok daha kapsamlı bir genel görüş sunuyor. Ek olarak donanım seviyesine bağlı olarak olarak sunulan yan kör nokta uyarısı, ilgili dış aynada yaklaşan kör noktadaki araçlar hakkında sürücüye uyarıda bulunmak için kullandığı sembol sayesinde güvenliği daha da artırıyor. Aynı zamanda dur-kalk fonksiyonuna sahip adaptif hız sabitleyici de önde ilerleyen araca göre belirlenen hız ve mesafenin trafik durumuna göre korunmasını sağlıyor. Otomobil gerektiğinde otomatik fren yapıyor ve önde seyreden araçla aradaki mesafe artar artmaz yeniden hızlanıyor. Astra Elektrik ve Mokka Elektrik modellerinde sistem aynı zamanda bir tehlike durumunda otomobil hareketsiz hale gelene kadar otomatik fren yaptıran ve trafik sıkışıklıkları sırasında öndeki aracı bağımsız olarak takip edebilen bir fonksiyona sahip.

Kompakt sınıfın en çok satan modeli Opel Astra ise Intelli-Drive sistemi dahilinde yukarıda sözü edilen destek sistemlerinin birçoğunu bir araya getiriyor ve arka çapraz trafik uyarı sistemini de kapsayacak şekilde güvenlik yelpazesini genişletiyor. Bu sistem geri manevra sırasında hareket eden nesneleri (yaya, bisiklet, motosiklet, otomobil, kamyon vb.) tespit etmek üzere radar sensörlerini kullanıyor, ayrıca görsel ve işitsel sinyallerle sürücüyü uyarıyor.

Aracın önündeki yolun uygun şekilde aydınlatılması görüşün zayıf olduğu durumlarda güvenli ve rahat bir yolculuk için büyük önem taşıyor. Opel, yeni Combo modelinde de kullanılmaya başlanan adaptif Intelli-Lux LED Matrix aydınlatma teknolojisiyle bu alanda yıllardır öncülük yapıyor. Opel tarafından sunulan en yeni aydınlatma inovasyonu ise sektörün öncüsü Intelli-Lux Pixel Matrix HD Light yeni Opel Grandland modeli ile prömiyerini gerçekleştiriyor. Sistem ilk kez 50.000’in üzerinde LED hücreden oluşuyor ve ışığın yüksek çözünürlüklü olarak dağıtılmasını mümkün kılıyor. Trafik durumuna bağlı olarak kamera yoldaki kullanıcıları ve karşıdan gelen trafiği algılıyor ve Intelli-Lux Pixel Matrix HD Light daha önceki matris ışık teknolojisine göre bu nesneleri daha hassas bir şekilde dışarıda bırakıyor. Sistem diğer sürücülerin gözlerinin kamaşmasına neden olmadan çok daha parlak ve eşit bir ışık dağıtımı sunuyor.

Yeni Opel Grandland’de; Astra, Corsa ve diğer modellerde sürdürülen güvenlik geleneği devam ediyor

Opel markası her zaman “herkes için en yüksek güvenlik standartlarını sunmak” vizyonunu temsil ediyor. Bu gelenek 125 yıl önce kesintisiz, hassas bir kullanım için zincir kontrolüne sahip Opel Patentmotorwagen “System Lutzmann” ile başladı. İzleyen yıllarda dört tekerlekten frenli Opel 10 PS ve yekpare tamamen çelik gövdeli Opel Olympia 1935 gibi modellerdeki gelişmeler bunu takip etti.

Opel Rekord C modeli de arka aks üzerinde yer alan helezonik yayları, önde disk frenleri, fren takviyesi ve ciddi yaralanmalara karşı koruma sağlayan “Opel güvenli direksiyon” gibi özellikleriyle 1967 yılı için önemli yeniliklere sahipti. 1973 gibi erken bir yılda üretici standart olarak tüm modellerine emniyet kemeri taktı. Opel Astra F modelinde yer alan emniyet kemeri gergileri, kemerin bir çarpışma anında milisaniyede yaklaşık 16 santimetre çekilmesini sağladı ve böylece yolcunun güvenli bir şekilde koltuğunda kalmasını mümkün kıldı.

1993 yılında Corsa B, kapılarda yandan çarpmalara karşı koruma sağlayan çift çelik kiriş takviyesi ve yaralanma riskini daha da azaltan tam boy sürücü hava yastığı ile güvenlik açısından çifte inovasyon geçekleştirdi. 1995 yılında Opel tüm yeni modellerinde sürücü ve ön yolcu için tam boy hava yastığı sunan ilk Alman üretici oldu.

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

Elektrikli Araçlar Konusunda Kaygılar Neler?

Çevre dostu bir geleceğe adım atan Türkiye’de elektrikli araçlar her geçen gün popülerleşiyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre de trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı son bir yılda 32.777 adetten 131.127 adede yükseldi. Ancak bu dönüşümde kullanıcıların aklında hala bazı soru işaretleri bulunabiliyor. Türkiye’nin ilk online ilan platformu arabam.com’un 717 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, elektrikli araçlarla ilgili tüketicilerin endişelerini paylaştı. Araştırmaya göre, kullanıcıların %36’sı elektrikli araçlarla ilgili menzil kaygısı yaşadığını belirtirken, %31’i ise yetersiz şarj altyapısının bu araçların kullanımını zorlaştırdığını ifade etti. Katılımcılar, elektrikli araç alımında en önemli gerekçe olarak ise %38,5 oranı ile bu araçların çevre dostu olmasını gösterdi.

Elektrikli Araçların Tercih Edilme Sebepleri

arabam.com’un gerçekleştirdiği araştırmaya katılanların büyük bir çoğunluğu, elektrikli araçları çevreye duyarlı olmaları nedeniyle tercih ediyor. ‘Elektrikli otomobil alacak olsanız, en önemli gerekçeleriniz neler olur?’ sorusuna katılımcıların %38,5’i bu araçların çevre dostu yapısını en önemli avantaj olarak öne çıkarıyor. Bunun yanı sıra, düşük işletme maliyetleri %24,9 oranıyla kullanıcıların tercihlerinde etkili olan bir diğer önemli faktör. Performans ve hız %19 ile, vergi avantajları da %17,6 ile elektrikli araçların tercih edilmesinde rol oynayan diğer etkenler arasında yer alıyor.

Elektrikli Araç kullanımında menzil endişesi ve şarj alt yapı eksikliği dikkat çekiyor


arabam.com, elektrikli otomobillerin kullanımındaki zorlukların neler olduğu konusunda çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, ‘Elektrikli otomobil kullanımında en büyük zorluk sizce nedir?’ sorusuna katılımcıların %36’sı menzil endişesini ve %31’i yetersiz şarj alt yapısını en büyük gerekçe olarak belirtti. Bu durum, elektrikli araçların şarj altyapısının yetersizliği ve uzun yolculuklarda yaşanabilecek menzil kaygılarının hala önemli bir sorun olduğunu gösteriyor. Ayrıca, yüksek fiyatlar %18 ve servis ağının yetersizliği %15 olarak kullanıcıların karşılaştığı diğer zorluklar arasında yer alıyor.

Gerçekleştirilen araştırmada ‘Elektrikli otomobillerin gelecekte yaygınlaşmasını sağlamak için sizce hangi faktörler önemlidir?’ sorusuna katılımcıların %38,1’i daha uzun batarya ömrünün bu araçların yaygınlaşmasında belirleyici olacağını ifade etti. Bu durum, elektrikli araçları günlük yaşantıda daha kullanışlı hale getirmek için uzun batarya ömrünün tüketici gözündeki önemini gösteriyor. Yanıtların %22,6’sı da daha düşük fiyatların önemine dikkat çekti. Ayrıca, daha hızlı şarj altyapısının geliştirilmesi %23,3 ve daha fazla model seçeneğinin sunulması %12,2 ile kullanıcıların elektrikli araçlara geçişini kolaylaştıracak diğer unsurlar olarak öne çıktı.

Tüketici elektrikli araçları pahalı buluyor

Fiyatlar, elektrikli araçların benimsenmesinde kritik bir rol oynuyor. Anket sonuçlarına göre, ‘Diğerleriyle kıyasladığınızda elektrikli otomobillerin fiyatlarını nasıl buluyorsunuz?’ sorusuna katılımcıların %32’si elektrikli otomobillerin fiyatlarını ‘pahalı’ olarak değerlendirirken, %27’si ise ‘çok pahalı’ buluyor. Yalnızca %8’lik bir kesim fiyatları ‘ucuz’ olarak nitelendirirken cevaplayanların %23’ü fiyatları ‘normal’ olarak görüyor. Katılımcıların %11’i se kararsız.

arabam.com İlan Platformu & Garaj Genel Müdür Yardımcısı Emrah Şahinkonuyla ilgili “Gerçekleştirdiğimiz araştırmamız, elektrikli araçlara olan ilginin giderek arttığını bizlere gösteriyor. Tüketicilerin büyük bir kısmı elektrikli araçları çevre dostu olduğu için kullanabileceğini söylüyor. Çevre dostu teknolojilere olan bilinçlenmenin arttığını söyleyebiliriz. Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) yıllık yayımladığı küresel elektrikli araç görünümü raporuna göre de 2024’ün ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre elektrikli araç satışları %25 artış gösterdi. Ancak menzil endişesi ve şarj altyapısında hissedilen eksiklik, bu araçların daha geniş kitlelere yayılmasının önündeki en büyük zorluklardan biri. Dolayısıyla devlet ve özel sektör olarak hepimiz elektrikli araçları güçlendirmek adına çalışmaları hızlandırmalıyız. Şarj sürelerinin kısalmasına yönelik çalışmalar, daha uzun menzilli batarya üretimleri, daha uygun fiyatlı elektrikli araç seçeneklerinin çoğalması elektrikli araçların yaygınlaşması için son derece önemli” dedi.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Raşit Kırkağaç: Küresel elektrikli araç pazarı büyüyor

Enerji sektörünün araştırmacı gazetecisi Raşit Kırkağaç’ın kaleme aldığı özel habere göre Uluslararası verilere göre 2023 yılında elektrikli otomobil satışları küresel düzeyde 14 milyona yaklaştı. Bu satışların yüzde 95’i Çin, Avrupa ve ABD’de gerçekleşti. Türkiye’de elektrikli araç pazarı büyürken 2023 yılında elektrikli araç satışları bir önceki yıla göre 5 kattan fazla arttı ve 80 bin 826’ya yükseldi. İklim değişikliği ve enerji dönüşümü kapsamında hareket eden ülkeler ulaşım ve taşımacılıkta içten yanmalı motorlar yerine elektrikli motorların pazar payını artırma hedefiyle hareket ediyorlar. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı ve Ortadoğu’da yaşanan belirsizliklerle birlikte giderek istikrarsızlaşan petrol sektörüne ulaşımda alternatifler arayan ülkeler bir yandan da şehir içi ulaşımda karbon emisyonları azaltma hedefiyle hareket ediyorlar. Verilere göre 2023 yılında haftada 250 binden fazla yeni kayıt yapıldı ve bu rakam 2013 yılındaki toplam rakamdan daha fazla. Türkiye’deki elektrikli araç satışlarına bakıldığında 2022 yılında 14 bin 896 olan elektrikli araç satış rakamları 2023 yılında 5 kattan fazla artarak 80 bin 826’ya yükseldi. Toplam şarj noktası soket sayısı ise 2023 Aralık sonu itibarıyla 11 bin 812 oldu.

ÇİN 2023’TE 1,2 MİLYON ELEKTRİKLİ ARAÇ İHRAÇ ETTİ

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), Global Enerji Monitör (GEM), OECD ve OPEC verilerine göre elektrikli otomobil satışları küresel pazarda artmaya devam etti.

2023 yılında piyasaya çıkan elektrikli araçların yaklaşık yüzde 60’ı Çin’de, yaklaşık yüzde 25’i Avrupa’da ve yüzde 10’u ise ABD’de gerçekleşti. 2023 yılında Çin’de satılan otomobillerin 3’te 1’inden fazlası elektrikli araç olarak kayıtlara geçti.

Çin’de yeni elektrikli araç tescillerinin sayısı 2023’te 8,1 milyona ulaşarak 2022’ye göre yüzde 35 arttı. Bununla birlikte Çin, 2023’te 4 milyondan fazla araç ihraç etti ve bu araçların da 1,2 milyonu elektrikli araç olarak kayıtlara geçti.

ASYA-PASİFİK’TE VERİLER YÜKSELMEYE DEVAM ETTİ

Raporlarda Çin dışı verilere bakıldığında Hindistan’daki elektrikli araç satışları yıllık yüzde 70 artışla 80 bine ulaştı ve satılan araçların yüzde 2’si elektrikli olarak gerçekleşti. Elektrikli araçların teşvikini artırma kapsamında FAME II planı devreye sokuldu ve vergi avantajlarıyla son yıllarda talebin artması sağlandı.

Tayland’da ise elektrikli otomobil kayıtları bir önceki yıla göre 4 kattan fazla arttı ve yaklaşık 90 bin adete ulaştı. Vietnam’da ise otomobil satışları 2023’te yüzde 25 daraldı fakat buna rağmen elektrikli araç satışları 2022’de 7 bin iken 2023’te 30 binin üzerine çıkarak yüzde 15 paya ulaştı.

Malezya’da vergi indirimleri ve ithalat vergisi muafiyetleriyle birlikte şarj altyapısının yaygınlaşması elektrikli araç satışlarını 3 kattan fazla artırdı ve 10 bine yükseltti.

Güney Amerika’da elektrikli araç satışları 90 bine ulaştı. Brezilya, Kolombiya, Kosta Rika ve Meksika 2023 yılında elektrikli araç pazarında bölgeye liderlik etti. Brezilya’da elektrikli araç satışları bir önceki yıla göre yaklaşık 3 kat artarak 50 binin üzerine çıktı ve yüzde 3’lük pazar payına ulaştı. Meksika’ya bakıldığında elektrikli araç satışları yıllık yüzde 80 artışla 15 bine çıktı ve pazardaki pay oranı da yüzde 1’in üzerinde seyretti. Afrika, Avrasya ve Ortadoğu’da elektrikli otomobil satışları, toplam otomobil satışlarının yüzde 1’inden daha az gerçekleşti.

 

ABD VE AVRUPA, ELEKTRİKLİ ARAÇ SATIŞLARINDA ÖNEMLİ PAYA SAHİP

ABD’de yeni elektrikli araç kayıtları 2023’te 1,4 milyona ulaşarak 2022’ye göre yüzde 40’tan fazla arttı. 2023 yılında yıllık büyüme önceki iki yıla göre yavaş olsa da elektrikli araç pazarındaki büyüme devam etti. Avrupa’da 2023’te elektrikli araç pazarı 3,2 milyona ulaştı ve 2022’ye göre yaklaşık olarak yüzde 20 arttı.

Özellikle Almanya, Çin ve ABD’den sonra bir yılda yarım milyon yeni elektrikli aracı piyasaya sürerek en fazla elektrikli otomobil kaydı gerçekleştiren üçüncü ülke oldu. Fakat Almanya’da çeşitli satın alma sübvansiyonlarının aşamalı olarak kaldırılması büyümeyi yavaşlatan etkenler arasında yer aldı. Almanya’da elektrikli otomobillerin satış payı 2022’de yüzde 30’dan 2023’te yüzde 25’e düştü. Buna rağmen Avrupa’nın genelinde elektrikli araç satışları artmaya devam etti.

Fransa ve Birleşik Krallık’ta satılan tüm otomobillerin yaklaşık yüzde 25’i Hollanda’da, yüzde 30’u İsveç’te satıldı. Yani satılan araçların yüzde 60’ı elektrikli araç olarak gerçekleşti. Norveç’e bakıldığında ise satış payının artış hızı az olmasına rağmen yüzde 95’le Avrupa’nın en yüksek satış payı olarak kayıtlara geçti.

VERGİ TEŞVİKLERİ PAZARIN BÜYÜMESİNE DESTEK OLUYOR

Dünyanın birçok ülkesi elektrikli araçların yaygınlaşmasını sağlamak için vergi teşviklerine devam ediyor. ABD’de belirli modeller için 7 bin 500 dolara kadar vergi kredisi sunuluyor.

Fakat bu kredi her bir otomobil için belirli satış oranına ulaşıldığında kademeli olarak azaltılıyor. Kanada’da 5 bin dolarlık bir federal vergi indirimi bulunuyor. Almanya’da ise 9 bin euro’ya kadar teşvik paketi sunulurken bu rakamın 6 bin euro’su hükümet tarafından, 3 bin euro’su da üretici tarafından sağlanıyor. Norveç’te elektrikli araçlar için KDV muafiyeti sağlanıyor. Fransa’da ise aracın maliyetine bakılarak 7 bin euro’ya kadar teşvik sunuluyor.

Tüm bu teşvik paketlerine bakıldığında elektrikli araç pazarının büyümeye ve teşvik mekanizmalarıyla desteklenmeye devam edeceği görülüyor. Ülkeler içten yanmalı motorların aksine elektrikli araçların şehir merkezlerinde daha fazla kullanılması için yeni teşvik paketleri üzerinde de çalışmayı sürdürüyor.

TÜRKİYE ELEKTRİKLİ ARAÇ SATIŞLARINDA NE DURUMDA?

Elektrikli araç satışlarında Türkiye’ye bakıldığında 2022 yılında 14 bin 896 olarak gerçekleşen satış oranları 2023’te 80 bin 826 ve 2024 Haziran ayında ise 123 bin 977 olarak gerçekleşti. Toplam şarj noktası soket sayısı ise 2023 yılında 11 bin 812 olurken Haziran 2024’te bu rakam 20 bin 65’e yükseldi. 2023 yılı sonu itibarıyla AC şarj noktası sayısı 8 bin 320’den 2024 yılı Haziran ayında 12 bin 755’e yükseldi. DC şarj noktası sayısı ise 2023’te 3 bin 492’den 2024 yılı Haziran ayında 7 bin 310’a yükseldi. Şarj istasyonları toplam kurulu gücü 2023 yılında 645 MW olurken Haziran 2024’te bu rakam 1.209 MW’a çıktı.

Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un devreye girmesi ve son olarak BYD’nin 1 milyar dolar değerindeki yatırım anlaşması çerçevesinde Türkiye’de yıllık 150 bin araçlık bir üretim tesisi ve AR-GE merkezi kurma çalışmalarına başlamasının, ülkedeki elektrikli araç pazarını da hareketlendireceği üzerinde duruluyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) da elektrikli araç ve şarj altyapısıyla ilgili önemli adımlar atıyor. EPDK, 25/12/2021 tarihinde yapılan kanun değişikliğiyle ilk yasal düzenlemeleri hayata geçirdi. Bu süreçte şarj ağı işletmeci lisansı konusunda da birçok başvuruyu değerlendiren EPDK, uygun şirketlere lisans vermeye başladı. Bu zamana kadar birçok lisans veren kurum, görevlerini yerine getirmediğini tespit ettiği bazı şirketlerin ise lisanslarını iptal etti. Bugün itibarıyla 169 şirket piyasada faaliyet gösteriyor. Mevzuata yeşil şarj istasyonları kavramının eklenmesiyle birlikte yenilenebilir enerji üretim tesisiyle bütünleşik şarj istasyonlarının kurulması ve sürdürülebilir, çevreye uyumlu bir ulaşım imkanı hedefleniyor.

EPDK’nın yayımladığı Elektrikli Araç ve Şarj Altyapısı Projeksiyonuna göre 3 farklı senaryo belirlendi. Bu kapsamda 2025’te düşük senaryoya göre 202 bin 30, orta senaryoya göre 269 bin 15 ve yüksek senaryoya göre 361 bin 893 elektrikli araç sayısına ulaşılacak. Elektrikli araç sayısında 2030’da düşük senaryoda 776 bin 362, orta senaryoda 1 milyon 321 bin 932 ve yüksek senaryoda 1 milyon 679 bin 600’e ulaşılacak.

2035’te ise elektrikli araç sayısı düşük senaryoda 1 milyon 779 bin 488, orta senaryoda 3 milyon 307 bin 577, yüksek senaryoda ise 4 milyon 214 bin 273’e çıkacak. Öte yandan, şarj altyapısına yönelik çalışmaların geliştirilmesiyle şarj istasyon ve soket sayılarında da artış bekleniyor. Şarj soketi sayısı 2025’te düşük senaryoya göre 34 bin 278, orta senaryoya göre 46 bin 70, yüksek senaryoya göre ise 61 bin 897 olarak hesaplanıyor.

2030 öngörüleri şarj soket sayısının düşük senaryoda 83 bin 543, orta senaryoda 142 bin 824 ve yüksek senaryoda 181 bin 274 olacağını işaret ediyor. Şarj soket sayısının 2035’te ise düşük senaryoya göre 146 bin 916, orta senaryoya göre 273 bin 76, yüksek senaryoya göre ise 347 bin 934 olması bekleniyor.

TÜRKİYE ELEKTRİKLİ ARAÇ PAZARINDA ÜST SIRALARDA OLABİLİR

Türkiye son yıllarda yükselen elektrikli araç satışları ve şarj altyapı çalışmalarıyla küresel arenada oyuncu olma yolunda ilerliyor. Bunun en büyük göstergesi de araç pazarının 2020’den itibaren hızla büyümeye başlaması. Pazarın büyümesinin en önemli faktörlerinden biri de Türkiye’nin ilk yerli ve milli otomobili Togg’un 2023 yılında seri üretime geçerek piyasaya sunulmasıyla hissedildi. Togg’un piyasaya girmesi elektrikli araçlar konusunda Türkiye’nin küresel rekabette önemli bir oyuncu olabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda Türkiye, 2025 yılına kadar batarya üretim kapasitesini yıllık 15 GWh seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Dış pazar potansiyeline bakıldığında ise AB’nin 2035 yılına kadar içten yanmalı motorlu araçların satışını yasaklama kararı Türkiye için önemli bir fırsat sunuyor. 2023 yılında Avrupa’ya 500 milyon dolar değerinde elektrikli araç ihracatı gerçekleştiren Türkiye’nin bu rakamı 2025 yılına kadar 2 milyar dolara çıkarabileceği tahmin ediliyor.

Continue Reading

Blog

5. Elektrikli ve Hibrid Araçlar Sürüş Haftası’nın Finans Sponsoru Akbank Oldu!

Türkiye’nin alanında ilk ve en büyük etkinliği Elektrikli ve Hibrid Sürüş Haftası için geri sayım başladı. Bu yıl 5’incisi gerçekleştirilecek olan etkinlik için son bir aylık sürece girildi. 14-15 Eylül tarihleri arasında İstanbul – Autodrom yarış pistinde gerçekleştirilecek olan etkinliğin bu yılki finans sponsoru ise Akbank oldu. TEHAD’ın desteğiyle, Electric Hybrid Cars Dergisi tarafından düzenlenen etkinlik kapsamında, otomobil ve teknoloji meraklıları hafta sonu boyunca, elektrikli araçları pist üzerinde deneyimleme şansı bulacak.

Türkiye’nin ilk ve tek tüketici deneyim odaklı sürüş etkinliği olan Elektrikli ve Hibrid Araçlar Sürüş Haftası, halka açık ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Etkinliğin geçtiğimiz yıl 7 bin 500 kayıtlı ziyaretçiyi ağırladığını söyleyen TEHAD Başkanı Berkan Bayram, “Son 4 yılda toplam 20 bini aşkın kişiye doğrudan, basın yayın organları aracılığıyla ise yaklaşık 5,4 milyon kişiye dolaylı olarak ulaşmayı başardık. Son 4 yılda 20 bini aşkın ziyaretçi, 40’ın üzerinde markanın 100’e yakın modelini test alanımızda deneyimleme şansına sahip oldu. Bu açıdan etkinliğimiz, elektrikli ve hibrid araçların doğrudan kullanıldığı, tüketici deneyim odaklı, Türkiye’nin ilk ve en büyük etkinliği olmayı başardı. Daha önce hiç yapılmamış ve her yıl artarak devam eden marka ve katılımcı kitlesi ile büyük bir rekora imza attık. Otomotiv, enerji, teknoloji, şarj ve mikromobilite sektörlerini temsil eden, ücretsiz olarak katılabileceğiniz etkinliğimizin kapıları, tüm meraklılara açıktır. Tüm bunlara ek olarak tamamen elektrikli Volvo Trucks için özel bir test sürüşü organize edilecek. Bu organizasyonun çok dikkat çekeceğini düşünüyoruz. Ayrıca bu yıl motosiklet bölümünü genişletiyoruz. Elektrikli motosikletler için ayrıca özel bir alan ayırdık” dedi.

Otomotiv endüstrisini bir sonraki çağın ulaşım teknolojisiyle buluşturan elektrikli ve hibrid araçlar, gün geçtikçe daha popüler hale geliyor. Artan menziller, gelişen teknolojiler ve tüm bunların beraberinde getirdiği yeni sürüş deneyimiyle yeni nesil elektrikli ve hibrid araçlar dünyada olduğu gibi Türk kullanıcıların da ilgisini her geçen gün daha fazla çekmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 65 bin adetlik satış rakamıyla yükselişini sürdüren elektrikli araçların, bu yıl satış verisi anlamında çok daha büyük bir hacme ulaşması bekleniyor. Sektördeki büyümeyi desteklemek ve elektrikli mobiliteyi bizzat deneyimleyerek tanışmak isteyenler için 4 yıl önce başlatılan, Elektrikli ve Hibrid Araçlar Sürüş Haftası için ise geri sayım başladı.

Electric Hybrid Cars Dergisi ile Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) tarafından düzenlenen etkinlik, 14-15 Eylül tarihlerinde 5. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Organizasyonun bu yılki finans sponsoru Akbank!

Türkiye’nin alanında ilk ve en büyük etkinliğinin bu yılki finans sponsoru Akbank oldu. İki gün sürecek olan 5. Elektrikli ve Hibrid Araçlar Sürüş Haftası’nda otomotiv ve şarj işetmeciliğinin güçlü markaları ilk etapta katılımcı olarak yerlerini aldı. Sektörün diğer iddialı oyuncularının da etkinlikte yer alması bekleniyor. İstanbul Autodrom yarış pistinde gerçekleştirilecek olan etkinliğe katılanlar, Türkiye’de satışa sunulan tüm elektrikli araçları inceleme ve daha da önemlisi deneyimlenme fırsatı yakalayacak.

Geçtiğimiz 4 yılda 20 binden fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapan Elektrikli ve Hibrid Araçlar Sürüş Haftası’nın, bu yıl da büyük bir ilgiyle takip edilmesi bekleniyor. Bu yıl 5.si düzenlenecek olan Elektrikli ve Hibrid Araçlar Sürüş Haftası’nın, Türkiye’de satışı bulunan tüm markalara ev sahipliği yapacağını söyleyen TEHAD Başkanı Berkan Bayram, “Geçtiğimiz yıl 7 bin 500 kayıtlı ziyaretçiyi ağırlayan etkinliğimiz, son 4 yılda toplam 20 bini aşkın kişiye doğrudan, basın yayın organları aracılığıyla ise yaklaşık 5,4 milyon kişiye dolaylı olarak ulaşmayı başardı. Son 4 yılda 20 bini aşkın ziyaretçi, 40’ın üzerinde markanın 100’e yakın modelini test alanımızda deneyimleme şansına sahip oldu. Bu açıdan etkinliğimiz, elektrikli ve hibrid araçların doğrudan kullanıldığı, tüketici deneyim odaklı, Türkiye’nin ilk ve en büyük etkinliği olmayı sürdürüyor. Daha önce hiç yapılmamış ve her yıl artarak devam eden marka ve katılımcı kitlesi ile büyük bir rekora imza attık. Otomotiv, enerji, teknoloji, şarj ve mikromobilite sektörlerini temsil eden, ücretsiz olarak katılabileceğiniz etkinliğimizin kapıları, tüm meraklılara açıktır” dedi.

Sadece araçlar değil teknolojiler de görücüye çıkıyor!

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de elektrikli ve hibrid araç satışlarının hızla arttığını ifade eden Berkan Bayram, “Bu satış rakamlarına rağmen elektrikli otomobil ile tanışma şansına ulaşamamış büyük bir çoğunluğun olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda yeni bir otomobil alma sürecinde kararsız kalan da büyük bir kesim de var. Elektrikli ve Hibrid Araçlar Sürüş Haftası ile bu ihtiyaca cevap vermek konusunda, yardımcı olmayı hedefliyoruz. Ziyaretçilerimiz sadece otomobillerle değil, elektrikli motosiklet kullanımı, şarj istasyonları, güneş panelleri ve teknolojisi ile de tanışma şansına sahip olacaklar. Elektrikli Volvo Trucks için özel bir test sürüşü organize edilecek. Bu organizasyonun çok dikkat çekeceğini düşünüyoruz. Ayrıca bu yıl motosiklet bölümünü de genişletiyoruz. Elektrikli motosikletler için ayrıca özel bir alan ayırdık” diye konuştu.

 

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ulaşım Gündemi markası tescilli bir markadır.